Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini iki grupta düzenler. Özel sebepler zina (TMK m. 161), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163), terk (TMK m. 164) ve akıl hastalığıdır (TMK m. 165). Genel sebep evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır (TMK m. 166); anlaşmalı boşanma ve önceki davanın reddinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamaması da bu maddenin karineleridir. Özel sebepte kanunda tarif edilen olgunun ispatı esastır; genel sebepte ise evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez kılacak derecede sarsıldığı ve davalının az da olsa kusurlu olduğu ispatlanmalıdır. Zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde dava, öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl içinde açılmalıdır; affeden eşin dava hakkı yoktur.
Boşanmaya karar veren birinin ilk sorusu "Hangi sebeple boşanabilirim?" olur. Kanun bu soruya sınırlı bir listeyle cevap verir; hangi sebebe dayandığınız ise neyi ispatlayacağınızı, davayı ne kadar sürede açmanız gerektiğini ve tazminat ile nafaka sonucunu belirler.
Meslek hayatım boyunca dava dilekçesine geçmeden önce müvekkillerimle olayları tarih sırasıyla yazıp hangi sebebe dayanacağımızı birlikte seçtim; çünkü yanlış seçilen bir sebep ya da dilekçeye yazılmayan bir olay, haklı bir davayı zayıflatabilir. Bu rehberde beş özel sebebi ve genel sebebi şartları, süreleri ve ispat kurallarıyla, 2025 yılı dava sayılarıyla birlikte anlatıyorum.
- Boşanma sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Beş özel sebep ve bir genel sebep vardır.
- Genel sebep geniş bir sebeptir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, kanunun tek tek saymadığı bütün geçimsizlik hâllerini kapsar.
- Özel sebeplerin kendi süreleri vardır. Zina ve pek kötü davranışta öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde beş yıl.
- Affedilen olay dava ya da kusur sebebi olmaz. Olaydan sonra birlikte yaşamaya devam etmek af veya hoşgörü sayılabilir.
- Dilekçede dayanılmayan olay kusur sayılmaz. Bütün olayları sıra numarasıyla yazmak gerekir.
- Terk ayrı bir sebeptir. Terk sebebine dayanmadıysanız, eşin evden ayrılması tek başına kusur olarak yüklenemeyebilir.
- Kimse yalnız kendi kusuruyla boşanma elde edemez. Davalının az da olsa kusuru ispatlanmalıdır.
- Davaların yüzde 96'sı genel sebebe dayanır. 2025'te açılan 309.479 boşanma davasının 298.025'i evlilik birliğinin sarsılmasına dayandı.
Boşanma sebepleri tek tabloda
Aşağıdaki tablo her sebebin dayanağını, öğretideki niteliğini, temel şartlarını ve dava açma süresini gösteriyor. Öğretide olgunun ispatıyla boşanmaya karar verilen sebeplere mutlak, ayrıca ortak hayatın çekilmez hâle geldiğinin de gösterilmesi gereken sebeplere nispi sebep denir.
| Sebep | Dayanak | Niteliği | Temel şart | Süre |
|---|---|---|---|---|
| Zina | TMK m. 161 | Özel, mutlak | Eşin zina etmesi | Öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde eylemden itibaren beş yıl |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış | TMK m. 162 | Özel, mutlak | Hayata kastedilmesi, pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunulması | Öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl |
| Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme | TMK m. 163 | Özel, nispi | Küçük düşürücü suç ya da haysiyetsiz hayat ve bu yüzden birlikte yaşamanın beklenememesi | Dava süresi yok |
| Terk | TMK m. 164 | Özel, mutlak | Yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla terk, en az altı aylık ayrılık, sonuçsuz ihtar | İhtar dördüncü ay bitince istenir; ihtardan iki ay sonra dava açılır |
| Akıl hastalığı | TMK m. 165 | Özel, nispi | Ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespiti | Yok |
| Evlilik birliğinin temelinden sarsılması | TMK m. 166/1-2 | Genel, nispi | Ortak hayatı sürdürmeyi beklenemez kılacak derecede sarsılma ve davalının kusuru | Yok |
| Anlaşmalı boşanma | TMK m. 166/3 | Genel, karine | En az bir yıllık evlilik, anlaşma ve eşlerin bizzat dinlenmesi | Yok |
| Ortak hayatın yeniden kurulamaması | TMK m. 166/4 | Genel, karine | Önceki boşanma davasının reddinin kesinleşmesinden itibaren bir yıl ve ortak hayatın kurulamaması | Yok |
Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma yerine ayrılık da isteyebilir (TMK m. 167). Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar karar verilebilir; süre bitince ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 171, 172).
Hangi sebeple kaç dava açılıyor? 2025 verileri
Adalet Bakanlığının Nisan 2026'da yayımladığı Adalet İstatistikleri 2025, hukuk mahkemelerinde açılan boşanma davalarını boşanma sebebine göre veriyor (Adalet Bakanlığı, Adalet İstatistikleri 2025, Tablo 48). 2025'te açılan 309.479 boşanma davasının dağılımı şöyledir:
| Boşanma sebebi | 2025'te açılan dava | Oranı |
|---|---|---|
| Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (anlaşmalı) | 171.850 | %55,5 |
| Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (çekişmeli) | 126.175 | %40,8 |
| Zina | 6.672 | %2,2 |
| Hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış | 1.904 | %0,6 |
| Fiili ayrılık | 863 | %0,3 |
| Ortak hayatın yeniden kurulmaması | 843 | %0,3 |
| Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme | 625 | %0,2 |
| Terk | 339 | %0,1 |
| Akıl hastalığı | 208 | %0,1 |
| Toplam | 309.479 | %100 |
Tablo, boşanma davalarının yüzde 96'sının genel sebebe, yani evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayandığını gösteriyor. Özel sebepler içinde öne çıkan zinadır: zinaya dayanan dava sayısı 2016'da 1.148 iken 2025'te 6.672'ye çıktı. Terke dayanan davalar ise aynı dönemde 917'den 339'a indi. Bakanlık, açılan dava sayısına o yıl açılan davaların yanında bozularak gelen dosyaları da katıyor; oranlar yuvarlanmıştır.
Genel sebep: evlilik birliğinin temelinden sarsılması
Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166/1-2Bu sebep, kanunun tek tek saymadığı bütün geçimsizlik hâllerini kapsar. Dava dilekçelerinde kusur olarak ileri sürülen davranışlar arasında eşe ya da ailesine karşı aşağılayıcı söz ve tutumlar, evin ihtiyaçlarıyla ilgilenmeme, eşi ailesiyle yaşamaya zorlama, ilgisizlik, aşırı kıskançlık ve güven sarsıcı davranışlar sayılabilir. Hangi davranışın kusur olduğu ve kimin daha ağır kusurlu sayılacağı somut olaya göre belirlenir; bu değerlendirme tazminat ve yoksulluk nafakası sonucunu da belirler.
Genel sebep kapsamında tartışılan durumlar
Aşağıdaki durumların boşanma sebebi sayılıp sayılmadığını ve hangi şartlarla kusur olarak değerlendirildiğini ayrı rehberlerde, mahkeme kararlarıyla anlattım:
| Durum | Ayrıntılı rehber |
|---|---|
| Hakaret ve aşağılayıcı sözler | Hakaret boşanma sebebi mi? |
| Psikolojik şiddet | Psikolojik şiddet boşanma sebebi mi? |
| Ekonomik şiddet | Ekonomik şiddet boşanma sebebi mi? |
| Aşırı kıskançlık | Aşırı kıskançlık boşanma sebebi mi? |
| İlgisizlik | İlgisizlik boşanma sebebi mi? |
| Ev işlerini yapmamak | Ev işi yapmamak boşanma sebebi mi? |
| Kayınvalide ve aile müdahalesi | Kayınvalide müdahalesi boşanma sebebi mi? |
| Cinsel birliktelikten kaçınma | Evlilikte cinsellik yoksa boşanma |
| Sanal aldatma | Sanal aldatma boşanma sebebi mi? |
| Kumar | Eşim kumar oynuyor, boşanmak istiyorum |
| Alkol bağımlılığı | Alkolik eşten boşanma |
| Dinî baskı | Dinî baskı boşanma sebebi mi? |
| Çocuk olmaması | Çocuk olmaması boşanma sebebi mi? |
| Evlilik öncesi olaylar | Evlilik öncesi olaylar boşanma sebebi mi? |
Genel sebepte iki kural önemlidir. Birincisi, davacı daha fazla kusurlu olsa bile dava açabilir; ama boşanmaya karar verilebilmesi için davalının da az da olsa kusurlu olduğu belirlenmelidir. İkincisi, terk kanunda ayrı bir boşanma sebebi olarak düzenlendiğinden, terke dayalı bir dava açılmadıysa terk vakıası tek başına kusur olarak yüklenemeyebilir:
Erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak açtığı boşanma davasında ilk derece mahkemesi, birlik görevlerini yerine getirmekten kaçınmak amacıyla erkeği terk edip bir daha dönmediği gerekçesiyle kadını kusurlu buldu ve boşanmaya karar verdi; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığının ve bunun belirlenmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Erkeğin TMK m. 164'teki terk sebebine dayalı açılmış bir boşanma davası bulunmadığından kadına terk vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceğini, kadının başka bir kusurunun da ispatlanamadığını belirterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.
Aynı yaklaşım başka bir kararda da tekrarlandı: terke dayalı boşanma davası bulunmadığı için kadına terk nedeniyle kusur yüklenemeyeceği belirtildi (Yargıtay 2. HD, 2025/3401 E., 2025/10070 K., 24.11.2025). Tamamen kendi kusuruyla evlilik birliğini sarsan eşin açtığı davanın ise reddedilmesi gerekir; hiç kimse yalnız kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemez (Yargıtay 2. HD, 2025/5291 E., 2025/11719 K., 23.12.2025).
Dilekçede dayanılmayan olay kusur sayılmaz
Boşanma davasında hâkim, tarafların dilekçelerinde dayanmadıkları bir olayı kendiliğinden kusur olarak yükleyemez. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia ve savunma, ıslah ya da karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça genişletilemez (HMK m. 141). Bu yüzden dava ve cevap dilekçesine bütün olayları sıra numarasıyla, tarih ve yer belirterek yazmak gerekir:
İstanbul Anadolu 7. Aile Mahkemesinde görülen karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesi erkeğin güven sarsıcı davranışlarını esas alarak kadının davasını kabul etti. Bölge adliye mahkemesi, kadının da evliliğin son yıllarında eşine soğuk davrandığını ve evde temizlik ve yemek yapmadığını kabul ederek tarafları eşit kusurlu saydı ve kadının tazminat taleplerini reddetti. Yargıtay, erkeğin "evde temizlik ve yemek yapmama" vakıasına cevap ve karşı dava dilekçesinde usulüne uygun şekilde dayanmadığını, dayanılmayan vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtti. Kadının eşine soğuk davranmasının erkeğin güven sarsıcı davranışlarına karşı tepkisel olduğunu, erkeğin ağır, kadının az kusurlu kabul edilmesi ve kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiğini söyleyerek kararı bozdu.
Dava ve cevap dilekçesini hazırlarken nelere dikkat edeceğinizi boşanma dilekçesi nasıl yazılır ve boşanma davasında cevap dilekçesi rehberlerinde anlattım.
Af ve hoşgörü
Bir olaydan sonra eşler birlikte yaşamaya devam ettiyse, o olay affedilmiş ya da en azından hoşgörüyle karşılanmış sayılabilir ve artık kusur olarak ileri sürülemez:
İstanbul Anadolu 10. Aile Mahkemesinde görülen karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesi, kadını uzun yıllar kendi ailesiyle birlikte yaşamaya zorladığını da erkeğe kusur olarak yükledi. Yargıtay, eşlerin evliliklerinin ilk yıllarında erkeğin annesiyle birlikte yurt dışında yaşadığını, daha sonra annenin Türkiye'de yaşamaya başladığını ve eşlerin birlikte yaşamaya devam ettiğini belirterek bu vakıanın af kapsamında kaldığını ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğini kabul etti. Gerçekleşen diğer kusurlara göre erkeğin yine tam kusurlu olduğunu belirterek kararı onadı.
Af, özel sebeplerde daha keskin bir sonuç doğurur: zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m. 161/3, 162/3).
Genel sebebin iki karinesi: anlaşma ve ortak hayatın kurulamaması
Anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3): Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde kusur tartışılmaz; hâkim eşleri bizzat dinler ve protokolü denetler. Şartlarını anlaşmalı boşanma şartları, duruşmada sorulanları anlaşmalı boşanmada hâkim ne sorar rehberinde anlattım; bir yıl dolmadan izlenecek yolları evliliğin 1. yılı dolmadan boşanma rehberinde bulabilirsiniz.
Ortak hayatın yeniden kurulamaması (TMK m. 166/4): Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan dava reddedilmiş ve bu kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu süre 7532 sayılı Kanunla üç yıldan bir yıla indirildi; bir yıllık sürenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verildi (Anayasa Mahkemesi, E.2025/203, K.2026/39, 12.02.2026).
Özel boşanma sebepleri
Zina (TMK m. 161)
Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur. Zina aynı zamanda kusur değerlendirmesini ve tazminat taleplerini doğrudan etkiler. Süre kısa olduğu için öğrenme tarihini ve delilleri erkenden belirlemek gerekir; delil elde ederken hukuka aykırı yöntemlerden kaçının, çünkü hukuka aykırı elde edilen delil hükme esas alınamaz (HMK m. 189/2). Zinanın hangi delillerle ispatlanabileceğini aldatma nasıl ispatlanır rehberinde anlattım.
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162)
Eşlerden her biri, diğer eşin hayatına kastetmesi, kendisine pek kötü davranması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması sebebiyle boşanma davası açabilir. Süre ve af kuralı zinadakiyle aynıdır: öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl; affeden tarafın dava hakkı yoktur. Aile içinde şiddet söz konusuysa, boşanma davasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun uyarınca koruma kararı da istenebilir; darp raporunun ve uzaklaştırma kararının boşanma davasındaki yerini darp raporu ve uzaklaştırma kararı rehberinde anlattım.
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163)
Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş boşanma davası açabilir. Burada kanun iki şart arar: suçun küçük düşürücü olması ya da hayatın haysiyetsiz olması ve bu yüzden birlikte yaşamanın beklenememesi. Zina ve pek kötü davranıştan farklı olarak bu sebep için kanunda bir dava açma süresi yoktur.
Terk (TMK m. 164)
Terk, şartları en ayrıntılı düzenlenmiş sebeptir:
Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 164Terk sebebine dayanmak için sırasıyla şunlar gerekir:
- Terk.
Eş, evlilik yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla ortak konutu terk etmiş ya da haklı bir sebep olmadan dönmüyor olmalıdır. Diğerini evden çıkmaya zorlayan ya da dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
- Dört ay.
Ayrılığın dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez.
- İhtar.
Hâkim ya da noter aracılığıyla, iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmezse doğacak sonuçlar terk eden eşe bildirilir.
- İki ay.
İhtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz; bu sürede eş dönmezse terk edilen eş dava açabilir.
- Altı aylık ayrılığın devamı.
Dava açıldığında ayrılık en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olmalıdır.
Terke dayanmıyorsanız, eşin evden ayrılması yukarıdaki kararlarda görüldüğü gibi genel sebebe dayalı davada tek başına kusur olarak yüklenemeyebilir. Eşiniz evi terk ettiyse, hangi sebebe dayanacağınızı bu ayrımı gözeterek seçin.
Akıl hastalığı (TMK m. 165)
Eşlerden biri akıl hastası olup bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilirse, diğer eş boşanma davası açabilir. Kanun burada kusur aramaz; ama hastalığın niteliği ve iyileşme ihtimali resmî raporla ortaya konmalıdır.
Hangi sebebe dayanmalısınız?
Aynı dilekçede birden fazla sebebe birlikte dayanabilirsiniz. Terkte ise dikkatli olun: hem terke hem evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan kocanın, birliğin sarsıldığını ileri sürdüğü için ihtarında samimi olmadığı ve ihtar göndermekle eşinin önceki kusurlarını affettiği kabul edildi (Yargıtay 2. HD, 2014/4749 E., 2014/15268 K., 02.07.2014). Terkin ayrıntılarını terk nedeniyle boşanma rehberinde anlattım. Seçim yaparken şu sorular yol gösterir:
| Soru | Neden önemli? |
|---|---|
| Olayı ne zaman öğrendiniz? | Zina ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışta altı aylık süre işler |
| Olaydan sonra birlikte yaşadınız mı? | Af veya hoşgörü, olayı dava ya da kusur sebebi olmaktan çıkarabilir |
| Eşiniz evi terk mi etti? | Terk, ihtar ve bekleme süreleri olan ayrı bir sebeptir |
| Hangi delilleriniz var? | Tanık, yazışma ve belge ile ispat edilemeyen olay sonuç doğurmaz |
| Önceki bir boşanma davanız reddedildi mi? | Kesinleşmeden bir yıl sonra ortak hayat kurulamadıysa TMK m. 166/4 yolu açılır |
| Eşinizle anlaşabiliyor musunuz? | Evlilik en az bir yıl sürdüyse anlaşmalı boşanma kusur tartışmasını ortadan kaldırır |
Hangi sebebe dayanırsanız dayanın, olayları dilekçede eksiksiz yazmanız ve delillerini göstermeniz gerekir. Çekişmeli davanın aşamalarını çekişmeli boşanma davası rehberinde, davanın nasıl açılacağını boşanma davası nasıl açılır rehberinde anlattım.
Boşanma sebebinin tazminat ve nafakaya etkisi
Sebep ve kusur, boşanmanın malî sonuçlarını belirler. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddî tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevî tazminat isteyebilir (TMK m. 174). Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası isteyebilir (TMK m. 175). Yukarıdaki 2026/5086 K. sayılı kararda da kusur dağılımı değişince kadının tazminat taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği kabul edildi.
Boşanma sebebi seçerken yapılan beş hata
- Süreyi kaçırmak. Zina ve pek kötü davranışta öğrenmeden itibaren altı ay geçerse dava hakkı düşer.
- Affettikten sonra aynı olaya dayanmak. Olaydan sonra birlikte yaşamaya devam etmek af veya hoşgörü sayılabilir.
- Olayları dilekçeye yazmamak. Dayanılmayan olay kusur olarak yüklenemez.
- Terki genel sebep içinde bırakmak. Terk sebebine dayanmadan eşin evden ayrılmasını tek kusur olarak göstermek sonuç vermeyebilir.
- Yalnız kendi tarafındaki sorunlara dayanmak. Karşı tarafın az da olsa kusuru ispatlanmadan boşanma kararı verilmez.
Yazıda dayandığım kararlar
| Karar | Konu | Sonuç |
|---|---|---|
| Yargıtay 2. HD, 2025/6860 E., 2026/1395 K., 10.02.2026 | Terke dayanmayan davada kadına terk kusuru yüklenmesi | Yüklenemez; dava reddedilmeliydi, bozuldu |
| Yargıtay 2. HD, 2025/3401 E., 2025/10070 K., 24.11.2025 | Terk davası olmadan terk vakıasının kusur sayılması | Yüklenemez; kadın yararına bozuldu |
| Yargıtay 2. HD, 2025/5291 E., 2025/11719 K., 23.12.2025 | Tamamen kendi kusuruyla birliği sarsan eşin davası | Reddedilmeliydi; bozuldu |
| Yargıtay 2. HD, 2025/10019 E., 2026/5086 K., 05.05.2026 | Dilekçede dayanılmayan "temizlik ve yemek yapmama" vakıası | Kusur sayılmaz; kadın yararına bozuldu |
| Yargıtay 2. HD, 2026/1065 E., 2026/6923 K., 22.06.2026 | Birlikte yaşamaya devam edilen dönemdeki olay | Af kapsamında; onandı |
| Yargıtay 2. HD, 2014/4749 E., 2014/15268 K., 02.07.2014 | Hem terke hem genel sebebe dayanan dava | İhtar samimi değil, önceki kusurlar affedilmiş; ret onandı |
| AYM, E. 2025/203, K. 2026/39, 12.02.2026 | TMK m. 166/4'teki bir yıllık süre | Anayasa'ya aykırı değil; itiraz reddedildi |
Sonuç
Boşanma davası açmadan önce olayları tarih sırasıyla yazın ve her olayın hangi sebebe girdiğini belirleyin. Zinaya ya da pek kötü davranışa dayanacaksanız altı aylık süreyi, terke dayanacaksanız ihtar ve bekleme sürelerini kaçırmayın; olaydan sonra birlikte yaşamaya devam ettiyseniz af ve hoşgörü itirazına hazırlıklı olun. Davaların yüzde 96'sı genel sebebe dayanıyor; ama genel sebepte de karşı tarafın az da olsa kusurlu olduğunu ispatlamanız gerekir.
Size hangi boşanma sebebinin uygun olduğunu dosyanızdaki olaylar ve deliller üzerinden değerlendirmek için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Boşanma sebepleri nelerdir?
Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır (TMK m. 161–166).
Özel ve genel boşanma sebebi arasındaki fark nedir?
Özel sebepte kanunda tarif edilen olgunun ispatı esastır; genel sebepte evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve davalının az da olsa kusuru ispatlanmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2025/6860 E., 2026/1395 K., 10.02.2026).
Şiddetli geçimsizlik bir boşanma sebebi midir?
Kanundaki adı evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır; günlük dilde "şiddetli geçimsizlik" diye anılan durum bu genel sebebe girer (TMK m. 166/1).
Zina nedeniyle boşanma davası ne zaman açılmalı?
Zinayı öğrendiğiniz tarihten itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl içinde; affettiyseniz dava hakkınız yoktur (TMK m. 161).
Eşim evi terk etti, hemen dava açabilir miyim?
Terk sebebiyle dava için ayrılığın en az altı ay sürmesi, dördüncü ay bittikten sonra ihtar istenmesi ve ihtardan sonra iki ay beklenmesi gerekir (TMK m. 164). Genel sebebe dayanan dava için ise böyle bir bekleme süresi yoktur (TMK m. 166/1).
Evden ayrılan eşe kusur yüklenir mi?
Terk sebebine dayalı dava açılmadıysa terk vakıası tek başına kusur olarak yüklenemeyebilir (Yargıtay 2. HD, 2025/6860 E., 2026/1395 K., 10.02.2026).
Affettiğim bir olaya dayanabilir miyim?
Hayır. Olaydan sonra birlikte yaşamaya devam ettiyseniz olay af kapsamında kalabilir ve kusur olarak yüklenemez (Yargıtay 2. HD, 2026/1065 E., 2026/6923 K., 22.06.2026).
Dilekçemde yazmadığım bir olay sonradan dikkate alınır mı?
Hayır. Dilekçede usulüne uygun dayanılmayan vakıa kusur olarak yüklenemez (Yargıtay 2. HD, 2025/10019 E., 2026/5086 K., 05.05.2026).
Tamamen kusurlu eş boşanma davası açabilir mi?
Dava açabilir; ama karşı tarafın hiçbir kusuru yoksa dava reddedilir. Hiç kimse yalnız kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemez (Yargıtay 2. HD, 2025/5291 E., 2025/11719 K., 23.12.2025).
Eşim boşanmak istemiyorsa boşanabilir miyim?
Evet. Evlilik birliği temelinden sarsılmışsa eşinizin rızası gerekmez; ancak sizin kusurunuz daha ağırsa eşinizin itiraz hakkı vardır ve bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değilse dava reddedilebilir (TMK m. 166/2).
Boşanma davası reddedilirse ne olur?
Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir (TMK m. 166/4).
Boşanma davaları hangi sebeplere dayanıyor?
2025'te açılan 309.479 boşanma davasının 171.850'si anlaşmalı, 126.175'i çekişmeli olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayandı; özel sebepler içinde zina 6.672 davayla öne çıktı (Adalet İstatistikleri 2025, Tablo 48).
Boşanma yerine ayrılık istenebilir mi?
Evet. Dava açmaya hakkı olan eş ayrılık isteyebilir; ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar karar verilir (TMK m. 167, 171).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 161–167, 171, 172, 174, 175
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 141, 189
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/6860 E., 2026/1395 K., 10.02.2026
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/10019 E., 2026/5086 K., 05.05.2026
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/1065 E., 2026/6923 K., 22.06.2026
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/3401 E., 2025/10070 K., 24.11.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/5291 E., 2025/11719 K., 23.12.2025
- Anayasa Mahkemesi, E.2025/203, K.2026/39, 12.02.2026
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2014/4749 E., 2014/15268 K., 02.07.2014
- Adalet Bakanlığı, Adalet İstatistikleri 2025 (Tablo 48)

