TMK 164'e göre eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk eder veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse, ayrılık en az altı ay sürmüş, devam ediyor ve hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa terk edilen eş boşanma davası açabilir. Hukuk Genel Kurulu'na göre usulüne uygun ihtar bu davanın dava şartıdır; ihtarda iki aylık süre yerine "60 gün" gibi farklı bir süre verilmesi bile ihtarı geçersiz kılar (Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008). Eşini kovan veya terke zorlayan eş kanunen terk etmiş sayılır ve terk sebebiyle dava açamaz (Yargıtay HGK, 2017/2727 E., 2020/846 K., 04.11.2020). 164'e dayalı bir dava açılmamışsa, eşin evi terk etmiş olması tek başına 166. maddedeki boşanma sebebini oluşturmaz (Yargıtay 2. HD, 2021/2924 E., 2021/4292 K., 02.06.2021).
- Terk
- Eşin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konuttan ayrılması veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi.
- Kanuni terk
- Diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmesini engelleyen eşin de terk etmiş sayılması.
- Eve dön ihtarı
- Terk edilen eşin istemi üzerine hâkim veya noter tarafından terk eden eşe yapılan, iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini ve dönmemenin sonuçlarını bildiren uyarı; uygulamada terk ihtarı da denir.
- Ortak konut
- Eşlerin birlikte seçtikleri veya kanundaki hâllerde eşlerden birinin seçtiği ya da hâkimin belirlediği, oturmaya elverişli ve bağımsız konut.
- Haklı sebep
- İhtara rağmen ortak konuta dönmemeyi hukuken meşru kılan durum; ispat yükü dönmeyen eştedir.
- Dava şartı
- Mahkemenin davanın esasına girebilmesi için bulunması gereken ve kendiliğinden incelenen şart; terk davasında usulüne uygun ihtar.
- Samimi ihtar
- Boşanmayı değil, evlilik birliğini sürdürmeyi amaçlayan gerçek bir arzuyla gönderilen ihtar.
TMK 164 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Davayı kim açar? | Yalnız terk edilen eş | TMK m. 164/1; Yargıtay HGK, 2012/1073 K. |
| Terkin unsurları | Yükümlülükleri yerine getirmeme amacı, haklı sebep yokluğu, altı ay süren ayrılık | Yargıtay HGK, 2023/514 K. |
| Kanuni terk | Terke zorlayan veya dönmeyi engelleyen eş terk etmiş sayılır ve terk davası açamaz | TMK m. 164/1; Yargıtay HGK, 2020/846 K. |
| Ayrılık süresi | En az altı ay sürmüş ve dava tarihinde devam ediyor olmalı | TMK m. 164/1 |
| İhtar zamanı | Ayrılığın dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez | TMK m. 164/2; Yargıtay 2. HD, 2009/7281 K. |
| Dava zamanı | İhtarın tebliğinden sonra iki ay geçmeden dava açılamaz | TMK m. 164/2 |
| İhtarı yapan | Aile mahkemesi (değişik iş) veya 01.10.2011'den beri noter | TMK m. 164/2; Noterlik K. m. 71/A; Yargıtay 2. HD, 2013/19258 K. |
| İhtarın içeriği | Açık adres, anahtarın yeri, yol gideri, iki aylık süre ve dönmemenin sonuçları | Yargıtay HGK, 2008/117 K.; Yönetmelik m. 8 |
| Süre değiştirilemez | İki ay yerine "60 gün" yazılması ihtarı geçersiz kılar | Yargıtay HGK, 2008/117 K. |
| Davet edilen konut | Birlikte seçilmiş veya kanuna uygun belirlenmiş, oturmaya elverişli ve bağımsız olmalı | Yargıtay 2. HD, 2015/16447 K. |
| Samimiyet | İhtar evliliği sürdürme arzusunun ürünü olmalı | Yargıtay 2. HD, 2024/1593 K. |
| İspat yükü | Dönmemekte haklı olduğunu davalı ispat eder; terkte haklı olmak yetmez | Yargıtay HGK, 2012/1073 K.; Yargıtay 2. HD, 2015/21617 K. |
| İkinci ihtar | İlk ihtarın iki ayı dolduktan sonra yeniden dört ay beklenir | Yargıtay 2. HD, 2011/10061 K. |
| Başka dava sürerken | Aleyhine boşanma davası açılan eş dava sürerken ayrı yaşamaya hak kazanır | Yargıtay 2. HD, 2014/25 K. |
| Af | İhtar çeken eş, ihtardan önceki olayları affetmiş veya hoşgörüyle karşılamış sayılır | Yargıtay 2. HD, 2017/11 K. |
| Davayı kabul | Terk davasında davalının davayı kabul beyanı sonuç doğurmaz | TMK m. 184; Yargıtay HGK, 2008/117 K. |
| 166 davasında terk | 164'e dayalı dava yoksa terk vakıası tek başına kusur olarak yüklenemez | Yargıtay 2. HD, 2026/1395 K. |
| Tazminat | Terk edilmiş olmak kişilik haklarına saldırı sayılmaz; maddi tazminat şartları ayrıca incelenir | Yargıtay HGK, 2021/761 K.; Yargıtay 2. HD, 2016/5627 K. |
| Mal paylaşımı | Artık değerde payın azaltılması yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada mümkündür | TMK m. 236/2 |
TBMM gerekçesine göre madde, 743 sayılı eski Kanun'un 132. maddesini karşılar ve iki önemli değişiklik içerir: terk süresi üç aydan altı aya, ihtardan sonra dava açılabilmesi için aranan süre bir aydan iki aya çıkarılmıştır. Gerekçeye göre sürenin uzatılması, ortak konutu terk eden eşe düşünme süresi sağlamak içindir. Eski Kanun'dan farklı olarak dava hakkı açıkça "terk edilen eşe" verilmiş, terke zorlayan veya dönmeyi engelleyen eşin de terk etmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. 2011'de 6217 sayılı Kanunla ihtarın noter tarafından da yapılabilmesi sağlanmıştır.
Terk davası çok sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Yargıtay, ihtarın dört ay dolmadan istenmesi, farklı bir dönüş süresi verilmesi, tebliğin belgelenememesi veya bağımsız olmayan bir konuta davet gibi eksikliklerde işin esasına girmeden davanın reddini aramaktadır (Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008). Buna karşılık yalnız 166. maddeye dayanan bir davada eşin evi terk etmiş olması tek başına kusur sayılmamaktadır (Yargıtay 2. HD, 2025/6860 E., 2026/1395 K., 10.02.2026). Terk edilen eş hangi yolu izleyeceğini baştan planlamalıdır.
Terk nedir?
- Maddi ve usul şartları: Hukuk Genel Kurulu'na göre terk sebebiyle açılan davalarda dava koşulları ile yargılama usulü iç içe geçmiştir; hâkim terk eyleminin maddi unsurlarını ve ihtarın usul şartlarını ayrı ayrı incelemelidir (Yargıtay HGK, 2022/400 E., 2023/514 K., 24.05.2023). Aynı karara göre terk eylemi, evlilik birliğinin yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeme amacı ve ortak hayata son verme kastı taşımalı, haklı ve hukuka uygun bir nedene dayanmamalı ve altı ay süreyle devam etmelidir.
- Aynı ev içinde ayrılık: Hukuk Genel Kurulu, öğretiden aktardığı görüşle, eşlerin aynı evde oturma ve yatak odalarını ayırmalarının terk sayılmadığını, eşlerden birinin diğerinin yakınlarıyla oturmayı reddetmesinin de terk olmadığını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2727 E., 2020/846 K., 04.11.2020).
- İzinle ayrılma: Yargıtay, hasta babasına bakmak için kocasının izniyle baba evine giden kadının bu ayrılışını terk başlangıcı saymamış; terkin, kadının dönmeyeceğini söylediği tarihte gerçekleştiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/4114 E., 2013/7662 K., 20.03.2013).
- Davayı kim açar: Hukuk Genel Kurulu'na göre 743 sayılı Kanun'da dava hakkı "diğerine" tanınmışken 4721 sayılı Kanun dava açacak olanın terk edilen eş olduğunu açıkça belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2012/2-636 E., 2012/1073 K., 05.12.2012).
- Başlangıçtaki haklılık süresiz değildir: Hukuk Genel Kurulu'na göre başlangıçta evi terk etmekte haklı olan eşin bu haklılığı ona süresiz olarak konuta dönmeme hakkı vermez (Yargıtay HGK, 2012/2-686 E., 2013/67 K., 16.01.2013).
Terke zorlama ve dönmeyi engelleme
- Kanuni terk: Hukuk Genel Kurulu, eşini terke zorlayan veya dönmesini engelleyen eşin terk etmiş sayılmasını "kanuni terk" olarak adlandırmış; bu eşin gerçekte terk eden eş olduğunu, terk davası açma hakkı bulunmadığını ve davasının aktif husumet yokluğundan esastan reddedileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2727 E., 2020/846 K., 04.11.2020). Bu dosyada eşine sürekli hakaret eden ve onu evden kovan erkeğin noter aracılığıyla gönderdiği ihtara dayanan davası reddedilmiştir.
- Terke zorlayanın ihtarı: Hukuk Genel Kurulu, ihtar gönderdikten sonra eşi tarafından 166. maddeye göre dava açılan erkeğin, eşini ortak konutu terke zorladığı sabit olduğundan terk eden eş konumunda bulunduğunu belirterek 166'ya göre verilen boşanma kararını onamıştır (Yargıtay HGK, 2013/1688 E., 2015/1032 K., 13.03.2015). Yargıtay başka bir kararında da eşini kovarak terke zorlayan eşin terk sebebiyle dava açamayacağını tekrarlamıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/22498 E., 2017/1843 K., 22.02.2017).
- Ekonomik şiddet ve "kızınızı boşadım" sözü: Hukuk Genel Kurulu, evine bakmayan, eşinin boğazını sıkan ve kadının dayısını arayarak kızlarını boşadığını söyleyip götürmelerini isteyen erkeğin kusurlu davranışları nedeniyle kadının terke zorlandığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2022/400 E., 2023/514 K., 24.05.2023).
- Hasta eşle ilgilenmemek: Yargıtay, MS hastası eşinin tedavisiyle yeterince ilgilenmeyen ve onun ailesinin yanına dönmesine neden olan kocanın eşini terke zorladığını, gönderdiği ihtarın samimi olmadığını belirterek terk davasının reddi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/25412 E., 2013/30558 K., 24.12.2013).
- Dönmek isteyeni eve almamak: Yargıtay, ortak konuttan ayrıldıktan sonra noter aracılığıyla dönmek istediğini bildiren ve iki ay içinde eve gelen eşi içeri almayan kadının, diğer eşin ortak konuta dönmesini haklı bir sebep olmadan engellediğini kabul etmiştir; karar oyçokluğuyla verilmiş, karşı oyda terk eden eşin çektiği ihtarın sonuç doğurmayacağı savunulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2013/12846 E., 2013/30720 K., 24.12.2013).
- Terke zorlanan eşin ihtarı: Hukuk Genel Kurulu'na göre terke zorlanan eş ihtar isterken, kendisinin ortak konuta tekrar dönmesini ve bunun için gerekli koşulların sağlanmasını terk etmiş sayılan eşten istemelidir (Yargıtay HGK, 2017/2727 E., 2020/846 K., 04.11.2020). Noter ihtarına ilişkin yönetmelik de terke zorlayan veya dönmeyi engelleyen eşe ihtar gönderilebileceğini öngörür.
Süreler: altı ay, dört ay, iki ay
- Dört ay dolmadan ihtar: Yargıtay'a göre ihtarın hukuki sonuç doğurabilmesi için ihtar isteğinden önceki dört ay içinde ihtar edilen eşin haklı bir sebep olmaksızın birlik dışında yaşamış olması gerekir; terk tarihinden itibaren dördüncü ay bitmeden istenen ihtar sonuç doğurmaz ve dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2008/4623 E., 2009/7281 K., 15.04.2009). Aynı sonuca ulaşan çok sayıda karar vardır (Yargıtay 2. HD, 2014/10013 E., 2015/1314 K., 10.02.2015; Yargıtay 2. HD, 2016/1616 E., 2017/7101 K., 08.06.2017).
- İhtardan sonra iki ay: Kanun ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamayacağını söyler. Yargıtay, ihtarın tebliğinden itibaren iki ay geçmeden açılan davanın reddini onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2009/15594 E., 2010/17175 K., 19.10.2010). Buna karşılık ihtardan sonra dört ay geçmediği gerekçesiyle davayı reddeden kararı, kanunun iki ay aradığını gözeterek bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2013/16415 E., 2013/20966 K., 16.09.2013).
- Süreler kendiliğinden gözetilir: Hukuk Genel Kurulu'na göre kanundaki süreler hâkim veya taraflarca değiştirilemez, karşı tarafça ileri sürülmese bile hâkim tarafından kendiliğinden gözetilmelidir (Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008).
- İkinci ihtar: Yargıtay'a göre yeni bir ihtar çekmek isteyen eş, ilk ihtarın tebliğinden itibaren iki aylık sürenin dolmasını ve bundan sonra ayrıca dört aylık yeni bir ayrı yaşama süresinin geçmesini beklemelidir (Yargıtay 2. HD, 2011/9395 E., 2011/10061 K., 08.06.2011).
- Önceki boşanma davası: Yargıtay'a göre aleyhine boşanma davası açılan eş dava sürerken ayrı yaşamaya hak kazanır; bu nedenle ihtarın geçerli olması için önceki davanın reddine ilişkin hükmün kesinleşmesinden itibaren en az dört ay geçmelidir (Yargıtay 2. HD, 2013/25833 E., 2014/25 K., 13.01.2014). Önceki dava reddedilen bir terk davası olduğunda da dört aylık süre ret kararının kesinleşmesinden sonra aranmıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/19626 E., 2013/5705 K., 05.03.2013).
- Nafaka davası: Yargıtay, kadının tedbir nafakası davasının kocanın ihtar isteğinden önce açılmış olduğu dosyada, ihtar tarihinde kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu ve dört aylık süre dolmadan istenen ihtarın iyiniyete dayalı sayılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/4909 E., 2012/24343 K., 11.10.2012).
İhtarı kim yapar: mahkeme mi, noter mi?
- Mahkeme: Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi bir çekişmesiz yargı işidir (HMK m. 382/2-b-5). Uygulamada ihtar aile mahkemesinden değişik iş olarak istenir. Hukuk Genel Kurulu'na göre ihtarı yapan mahkeme olayın esasını ve isteğin haklı olup olmadığını incelemeden ihtar kararı vermekle yükümlüdür ve bu karar temyiz edilemez; ancak boşanma davasına bakan hâkim ihtarın kanundaki unsurları taşıyıp taşımadığını kendiliğinden incelemelidir (Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008).
- İhtar isteği reddedilemez: Yargıtay, ihtar isteğinin yasal dayanağı olmayan gerekçelerle reddedilmesini bozmuş ve istek hâlinde hâkimin uyarı isteğini yerine getirmek zorunda olduğunun 27.03.1957 tarihli, 10/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla da vurgulandığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2007/17337 E., 2009/3324 K., 26.02.2009). Karar oyçokluğuyla verilmiş, karşı oyda dört ay dolmadan istenen ihtarın reddedilmesi gerektiği savunulmuştur. Bu İçtihadı Birleştirme Kararının tam metnine resmî kaynaklarda ulaşamadım.
- Noter: 6217 sayılı Kanunla 164. maddeye "veya noter" ibaresi eklenmiş, Noterlik Kanunu'nun 71/A maddesi terk eden eşin ortak konuta davet edilmesini noterlerin yapabileceği işlemler arasında saymıştır. Yargıtay, noter ihtarını yetkili makamca yapılmadığı gerekçesiyle geçersiz sayan kararları bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2013/7001 E., 2013/19258 K., 08.07.2013; Yargıtay 2. HD, 2014/24761 E., 2015/16598 K., 28.09.2015).
- Noter ihtarının içeriği: Yönetmeliğe göre noter ihtarı, gönderen ve gönderilen eşin kimlik ve adres bilgilerini, davet edilen ortak konutun adresini, dönüş için ve konuta kabul edilmeme hâlinde geri dönüş için gereken yol ve konaklama giderlerini karşılayacak paranın konutta teslim şeklinde gönderildiğine ilişkin açıklamayı, anahtarın bulunduğu yeri ve iki ay içinde dönülmezse 164. maddeye göre dava açılabileceğini içerir. İhtar Tebligat Kanunu'na göre tebliğ edilir.
- İhtar kararı dosyaya getirilmeli: Yargıtay, dava dilekçesinde dayanılan ihtarın noter veya mahkeme dosyası getirtilmeden karar verilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/8065 E., 2024/5839 K., 12.09.2024).
İhtarın geçerlilik şartları
- İçerik: Hukuk Genel Kurulu'na göre ihtar kararında davet edilen evin açık ve ayrıntılı adresi gösterilmeli, davet eden eş evde bulunmayacaksa anahtarın bulunduğu yer belirtilmeli, yol gideri konutta ödemeli olarak gönderilmeli ve iki ay içinde dönülmesi gerektiği ile dönmemenin sonuçları açıklanmalıdır (Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008). Yeni tarihli bir kararda da davet edilen konutun adresi, dönüş süresi, ihtara uymamanın sonuçları, yol giderlerinin karşılanması ve kararın tebliği geçerlilik şartları olarak sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/4147 E., 2024/1593 K., 07.03.2024).
- "60 gün" yazılması: Hukuk Genel Kurulu, ihtarda "iki ay" yerine "60 gün" süre verilmesini kanunun emredici hükmüne aykırı bularak ihtarı geçersiz saymış ve davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008).
- Tebliğ: Yargıtay, noter ihtarı adresten ayrıldığı gerekçesiyle tebliğ edilmeden iade edilen ve tebliğin ne zaman, nasıl yapıldığı belli olmayan dosyada, davalının ihtarı aldığını söylemesine rağmen iki aylık sürenin geçip geçmediği anlaşılamadığı için ihtarı geçersiz saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2014/8867 E., 2014/20669 K., 23.10.2014). Buna karşılık davalı ihtarın kendisine tebliğ edilmediğini savunmamışsa, Yargıtay'a göre tebligattaki usulsüzlük kendiliğinden gözetilmez ve tebligat yapılmış sayılır (Yargıtay 2. HD, 2014/22908 E., 2015/10022 K., 12.05.2015). Yol giderinin konutta ödemeli gönderildiği ve ihtarın Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine uygun tebliğ edildiği bir dosyada da Yargıtay, aksi gerekçeyle verilen ret kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2012/22724 E., 2013/8358 K., 27.03.2013).
- Yol gideri başkasına ödenmişse: Yargıtay'ın karar düzeltme üzerine verdiği bir kararda, ihtara uyması için gönderilen yol masrafının kadınla aynı adı taşıyan başka bir kişiye ödendiği de dikkate alınmıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/23331 E., 2013/27534 K., 25.11.2013).
- İlan yoluyla tebliğ: Kanuna göre ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Yargıtay, eve dön ihtarının tebliğ edilemediği, kolluk araştırması yapılan ve tüm araştırmalara rağmen kadının adresi bulunamadığı için dava belgelerinin ilanen tebliğ edildiği terk dosyasında, lehine karar verilen erkeğin hileli davranışta bulunduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek yargılamanın yenilenmesi davasının reddi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/3568 E., 2015/10354 K., 14.05.2015).
- Başlığı ihtarname olan her belge terk ihtarı değildir: Yargıtay, erkeğin noter aracılığıyla gönderdiği ve kadının onun ortak konuta girmesine ve çocuklarla görüşmesine engel olduğunu bildiren belgenin terk ihtarının şartlarını taşımadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/4147 E., 2024/1593 K., 07.03.2024).
Davet edilen konut bağımsız olmalı
- Kural: Yargıtay'a göre eşlerin birlikte seçtikleri veya kanundaki şartlarla eşlerden birinin seçtiği ya da hâkimin belirlediği, oturmaya elverişli ve bağımsız bir evleri yoksa terk eden eşin davranışı haklı sebebe dayanır; terk edilen eş diğerini bu kurallara uygun ortak konuta çağırmakla yükümlüdür (Yargıtay 2. HD, 2015/14288 E., 2015/16447 K., 28.09.2015). Bu dosyada eşler davet edilen konutta hiç birlikte yaşamamıştı.
- Kayınvalideyle aynı mutfak: Yargıtay, tek mutfağı ve tek buzdolabı bulunan, kayınvalide ve başka bir eşten olan ergin çocukla oturulan konutun manevi bağımsızlığı olmadığını ve bu konuta yapılan davetin samimi olmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2006/5552 E., 2006/5766 K., 18.04.2006).
- Yeni kiralanan ev: Yargıtay, bağımsız konut olmaması nedeniyle ayrılan kadını, kocanın tek başına kiraladığı yeni bir eve davet ettiği dosyada kadının ihtara uymamakta haklı olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/23331 E., 2013/27534 K., 25.11.2013). Hukuk Genel Kurulu'nun incelediği bir dosyada ise ikinci ihtarla yeni kiralanan eve yapılan davet kanuna uygun görülmemiş, ancak ilk ihtarın ortak konuta yapıldığı ve usulüne uygun olduğu belirlenmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2717 E., 2021/761 K., 15.06.2021).
- Tahliyeden sonra annesinin köy evi: Yargıtay, tutuklu kaldığı dönemde eşi daha ucuz bir eve taşınan ve tahliyeden sonra köydeki annesinin yanına yerleşerek eşini oraya davet eden kocanın ihtarını geçersiz saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/17445 E., 2013/29861 K., 17.12.2013).
- Yurt dışında çalışan eş: Yargıtay'a göre yurt dışında çalışan ve orada oturan kocanın eşini çalıştığı yere değil de Türkiye'deki eve davet etmesi hâlinde ihtar hukuki sonuç doğurmaz (Yargıtay 2. HD, 2008/2154 E., 2009/4483 K., 12.03.2009).
- Bağımsız olmayan köy evi ve af: Yargıtay, eşi istemediği hâlde kendi ayrı evlerinden bağımsız olmayan köy evine taşınan kocanın, ihtar göndermekle önceki olayları affetmiş sayılacağını da gözeterek tam kusurlu olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/4506 E., 2013/7213 K., 18.03.2013).
İhtarın samimi olması
- Kural: Yargıtay'a göre 164. madde gereğince çekilen ihtarın hukuki sonuç doğurması için samimi bir arzunun ürünü olması gerekir (Yargıtay 2. HD, 2012/10079 E., 2012/29935 K., 11.12.2012). Bu dosyada koca ihtardan sonra eşini arayıp ihtarı sinirle çektiğini ve vazgeçtiğini söylemiş, eşler yeni bir ev tutmak üzere anlaşmış, ancak ev tutulmadan dava açılmıştı.
- Salt boşanmak için ihtar: Yargıtay, ihtardan sonra eşine "eve gelmen birşeyi değiştirmez" diyen ve eşini çağırdığı konutta erkek arkadaşlarını barındıran kocanın gerçekte barışma iradesiyle hareket etmediğini, salt boşanmayı sağlamak için ihtar çektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/19682 E., 2013/6156 K., 07.03.2013).
- İhtara uyan eşi eve almamak: Yargıtay, davet üzerine eve giden kadını eve almayan kocanın ihtarında samimi olmadığını belirterek terk davasının reddi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2006/5156 E., 2006/6380 K., 27.04.2006).
- Başka biriyle yaşamak veya görüşmeyi sürdürmek: Yargıtay, başka bir kadınla birlikte yaşayan kocanın ihtarını samimi saymamıştır (Yargıtay 2. HD, 2006/4659 E., 2006/10651 K., 03.07.2006). Başka bir dosyada, kadın evden ayrıldıktan sonra da başka bir kadınla görüşmeyi sürdüren ve eşine dönmesi için ailesine sık gitmemesi gibi koşullar ileri süren kocanın ihtarı samimi bulunmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/8580 E., 2012/28405 K., 27.11.2012).
- Uzun bekleme: Yargıtay, ihtar isteğinden yaklaşık üç yıl sekiz ay sonra dava açılmasını ihtarın samimi olmadığının göstergesi saymış; ihtardan sonra açılıp kabul edilen bağımsız nafaka davasıyla kadının ayrı yaşamakta haklılığını kanıtladığını da belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/17490 E., 2018/5662 K., 25.04.2018).
- Göstermelik dönüş: Samimiyet dönen eşten de aranır. Yargıtay, ihtardan sonra eve dönen ve üç gün sonra eşi hakkında savcılığa şikâyette bulunup evden ayrılan kadının eve dönmekte samimi olmadığını, ortak yaşamın kurulmadığını belirterek terk davasının kabulü gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2020/3426 E., 2020/6373 K., 10.12.2020).
- Aynı davada 166'ya da dayanmak: Yargıtay, hem 164'e hem 166'ya dayanarak dava açan kocanın, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ileri sürdüğü için ihtarında samimi olmadığını ve ihtar gönderdiği için eşinin önceki kusurlarını affetmiş sayıldığını belirterek ret kararını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2014/4749 E., 2014/15268 K., 02.07.2014).
Haklı sebep ve ispat yükü
- Davete uymamada haklılık: Hukuk Genel Kurulu'na göre terk davasında ortak haneyi terk eden eş, terkte haklılığını değil davete uymamada haklılığını kanıtlamalıdır; bu durumun ispat yükü davalıdadır (Yargıtay HGK, 2012/2-636 E., 2012/1073 K., 05.12.2012). Yargıtay'a göre terk davasının reddi için terkte haklı olmak yetmez, usulüne uygun ihtara rağmen haklı bir sebeple dönülmediği gerçekleşmelidir (Yargıtay 2. HD, 2015/4855 E., 2015/21617 K., 17.11.2015).
- Bu formülün sınırı: Hukuk Genel Kurulu, terke zorlayan eşin açtığı davada, davalının eve dönmemekte haklı olduğunu kanıtlaması gerektiği yönündeki görüşün kurul çoğunluğunca benimsenmediğini açıkça belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2727 E., 2020/846 K., 04.11.2020). Yani ayrılığa ihtar gönderen eş sebep olmuşsa, dönmemede haklılık tartışmasına gelinmeden dava reddedilir.
- Eski olaylar ve kayınvalide: Yargıtay, ihtar talebinden dört aydan daha önce yaşanan ve kocanın bulunmadığı sırada kayınvalide ve kayınpederle kadın arasında geçen olayın kocanın sorumluluğunu doğurmadığını, kadının dönmemekte haklı olduğunu ispatlayamadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/4855 E., 2015/21617 K., 17.11.2015).
- Nafaka kararıyla belirlenen haklılık: Yargıtay, kadının TMK m. 197'ye dayanan nafaka davasında ayrı yaşamakta haklı olduğu hükümle belirlenmişse, kadının altı aylık süre içinde haklı sebeple birlik dışında bulunduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/13510 E., 2011/14466 K., 29.09.2011).
- Nafaka davası tek başına yetmeyebilir: Hukuk Genel Kurulu ise nafaka davasının açılmasından dört ay geçtikten sonra ihtar istenen bir dosyada, nafaka davasının varlığı nedeniyle kadının eve dönmemekte haklı sayılmasını yerinde görmemiştir (Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008).
- Nafaka davasının zamanı: Yargıtay'a göre nafaka hükmü, lehine nafakaya hükmedilenin ancak o davanın tarihi itibarıyla ayrı yaşamakta haklı olduğunu gösterir; dört aylık ayrılık döneminden önce açılan nafaka davası terk davasına engel değildir, aksi görüş nafaka alan eş hakkında hiç terk davası açılamaması sonucunu doğurur (Yargıtay 2. HD, 2017/6538 E., 2019/3363 K., 25.03.2019).
- Cevap vermeyen davalı: Yargıtay'a göre davaya cevap vermeyen davalı dava dilekçesindeki vakıaları inkâr etmiş sayılır, ancak bağımsız konut temin edilmediği gibi yeni bir vakıayı ileri süremez; mahkeme de bu gerekçeyle davayı reddedemez, çünkü davete uymamanın haklı sebebe dayandığının ispat yükü davalıdadır (Yargıtay 2. HD, 2017/656 E., 2017/8751 K., 11.07.2017).
- Tanıklar süresinde gösterilmeli: Yargıtay, cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde tanık deliline dayanılmamışsa sonradan bildirilen tanığın beyanıyla davalının ihtara uymamakta haklı sayılamayacağını belirterek önceki bozma kararını kaldırmış ve terk davasının kabulünü onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2018/916 E., 2018/12666 K., 07.11.2018).
İhtar ve af
- Kural: Yargıtay'a göre bir eş terk ihtarı çekmekle eşinin ihtar istek tarihinden önceki kusurlu davranışlarını affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış olur; bu olaylar 166. maddeye dayalı davada boşanma sebebi olarak kabul edilemez (Yargıtay 2. HD, 2015/21712 E., 2017/11 K., 09.01.2017). Aynı ilke eski tarihli kararlarda da yer almaktadır (Yargıtay 2. HD, 2007/5522 E., 2008/2601 K., 03.03.2008).
- İhtar geçersiz olsa bile: Yargıtay'a göre terk ihtarının geçersiz olması bu sonucu değiştirmez; ihtardan önceki olaylar affedilmiş sayılır (Yargıtay 2. HD, 2013/26583 E., 2014/10696 K., 08.05.2014).
- Sonradan 166 davası açan eş: Yargıtay, eşine eve dön çağrısı gönderdikten sonra 166. maddeye göre dava açan kocanın, eşinin önceki kusurlarını affettiğini, sonrasında yeni bir olay da ispatlanamadığından kadının kusursuz sayılması gerektiğini belirterek kocanın davasının reddi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/6409 E., 2013/18712 K., 03.07.2013).
- Her belge af sayılmaz: Yargıtay, terk ihtarı şartlarını taşımayan ve af iradesi içermeyen bir noter belgesinden erkeğin eşinin tüm kusurlarını affettiği sonucunun çıkarılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/4147 E., 2024/1593 K., 07.03.2024).
- Kesinleşen ret gerekçesi: Yargıtay, önceki terk davası "ihtar isteğinin samimi olmadığı, davalının dönmemekte haklı olduğu" gerekçesiyle reddedilip kesinleşmişse, bu gerekçe karşısında davalıya evlilik birliğini yeniden başlatmak için girişimde bulunmaması nedeniyle de kusur yüklenemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/18903 E., 2014/1137 K., 22.01.2014).
166 davasında evi terk kusur sayılır mı?
- Yerleşik görüş: Yargıtay'a göre eşlerden birinin evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi terk edilene 164'e göre boşanmayı isteme hakkı verirse de, terk olgusu tek başına 166/1. maddedeki boşanma sebebini oluşturmaz (Yargıtay 2. HD, 2021/2924 E., 2021/4292 K., 02.06.2021).
- Kusur olarak yüklenemez: Yargıtay'a göre davacının 164'e dayalı açılmış bir davası yoksa, eşin evi terk etmesi ona kusur olarak yüklenemez (Yargıtay 2. HD, 2021/7597 E., 2021/8687 K., 23.11.2021; Yargıtay 2. HD, 2025/6860 E., 2026/1395 K., 10.02.2026). Bu yönde 2017'den bu yana verilmiş başka kararlar da vardır (Yargıtay 2. HD, 2015/23063 E., 2017/2369 K., 06.03.2017; Yargıtay 2. HD, 2022/353 E., 2022/2789 K., 23.03.2022; Yargıtay 2. HD, 2023/2521 E., 2023/6447 K., 25.12.2023; Yargıtay 2. HD, 2024/8501 E., 2025/6723 K., 01.07.2025; Yargıtay 2. HD, 2025/1773 E., 2025/8899 K., 16.10.2025; Yargıtay 2. HD, 2025/4585 E., 2025/11327 K., 16.12.2025).
- Başka kusur yoksa dava reddedilir: Bu kararlarda terk dışında davalıya yüklenebilecek başka bir kusur ispatlanamamışsa 166'ya dayalı davanın reddi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/6860 E., 2026/1395 K., 10.02.2026).
- Dava sırasında ölüm: Yargıtay, davacı eşin ölümünden sonra kusur tespiti için davaya devam eden mirasçıların dosyasında da, ölen eşin 164'e dayalı bir davası bulunmadığından sağ kalan eşe terk vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/5938 E., 2026/603 K., 20.01.2026). Bu tespit, sağ kalan eşin yasal mirasçılığını doğrudan etkiler (TMK m. 181/2).
- Terk davasında 166'ya göre karar verilemez: Yargıtay, yalnız 164'e dayanan ve ıslahla değiştirilmeyen davada mahkemenin 166. maddeye göre karar vermesini doğru bulmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/6714 E., 2015/21393 K., 16.11.2015).
- İhtardan sonra açılan 166 davası: Yargıtay'a göre terk davası kabul edilirse kadının eve dönmemekte haklı olmadığı sabit olacağından, ihtardan sonra boşanma sebebi olacak yeni bir vakıa kanıtlanmadıkça kadının 166'ya dayalı davasının da reddi gerekir (Yargıtay 2. HD, 2015/4855 E., 2015/21617 K., 17.11.2015).
Kusur, tazminat ve nafaka
- Mutlak sebebin sonucu: Hukuk Genel Kurulu'na göre mutlak bir boşanma sebebine dayanan davada şart gerçekleşince hâkim ortak hayatın çekilmezliğini incelemeden boşanmaya karar verir ve tarafların başka kusurlu davranışlarını dikkate alamaz; ayrıca bağımsız bir boşanma davası bulunmayan davalı, tazminat ve yoksulluk nafakası isteyemez (Yargıtay HGK, 2022/400 E., 2023/514 K., 24.05.2023).
- Manevi tazminat: Hukuk Genel Kurulu'na göre terk sebebiyle verilen boşanmada boşanmaya sebep olan olay davalının haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesidir; terk edilmiş olmak kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığından manevi tazminata hükmedilemez (Yargıtay HGK, 2017/2717 E., 2021/761 K., 15.06.2021).
- Maddi tazminat: Yargıtay ise terk sebebiyle boşanmada davalıyı tam kusurlu sayarak terk edilen eş yararına 174/1. maddeye göre uygun miktarda maddi tazminat takdir edilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/14848 E., 2016/5627 K., 22.03.2016).
- Terke zorlayan eşin sorumluluğu: Terke zorlama sabit olduğunda sonuç tersine döner; Yargıtay, eşini aile bireyleriyle yaşamaya zorlayan ve annesiyle tartışma olursa valizini alıp çıkmasını söyleyen kocayı tamamen kusurlu saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/23331 E., 2013/27534 K., 25.11.2013). MS hastası eşiyle ilgilenmeyen kocanın dosyasında da kadın yararına maddi ve manevi tazminat verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/25412 E., 2013/30558 K., 24.12.2013).
- Yoksulluk nafakası: Yoksulluk nafakası, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe verilir (TMK m. 175). Yargıtay, kendi gönderdiği ihtarla kocasının önceki kusurlarını affetmiş sayılan ve boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu bulunan kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/26583 E., 2014/10696 K., 08.05.2014).
- Mal paylaşımı: Artık değerdeki payın azaltılması veya kaldırılması yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada mümkündür (TMK m. 236/2). Terk sebebiyle boşanma bu sonucu doğurmaz; katılma alacağı genel hükümlere göre hesaplanır.
Ayrılık tarihini ve ayrılığın nasıl gerçekleştiğini belgeleyin; ihtarı dördüncü ay dolduktan sonra isteyin ve tebliğden sonra iki ay geçmeden dava açmayın. İhtarda ortak konutun açık adresi, anahtarın yeri, yol gideri, iki aylık süre ve dönmemenin sonuçları eksiksiz yer almalıdır; noter ihtarında tebliğ şerhini ve PTT makbuzunu saklayın. Davet edilen konut eşlerin birlikte seçtiği, oturmaya elverişli ve bağımsız bir ev olmalıdır; kayınvalideyle aynı mutfağın paylaşıldığı ev veya yurt dışında çalışırken Türkiye'deki ev yetmeyebilir. İhtardan sonra şiddet, hakaret veya çelişkili sözler ihtarın samimiyetini ortadan kaldırabilir; ihtara uyup gelen eş eve alınmalıdır. İhtar göndermenin ihtardan önceki olayları affetmek sayılacağını unutmayın. Terk sizden kaynaklanmıyorsa ama ayrılığa eşinizin davranışları yol açtıysa terke zorlama savunmasını delillerle destekleyin.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sisteminden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Terkin maddi unsurları ve terke zorlanan eş
Kadın evlilik birliğinin sarsılması, erkek terk sebebiyle dava açtı. Erkek evine bakmamış, işlerde sebat etmemiş, bir tartışmada eşinin boğazını sıkmış ve kadının dayısını arayıp kızlarını boşadığını söyleyerek götürmelerini istemişti; eşler bir süre sonra yeniden bir araya gelmiş, kadın dört ay sonra ailesinin yanına dönmüştü. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin kusurlu davranışları nedeniyle kadının terke zorlandığını kabul ederek direnme kararını bozdu.
“Maddi hukuk açısından “terk eylemi” evlilik birliğinin yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeme maksadı ve ortak hayata son verme kastı taşımalı, haklı ve hukuka uygun bir nedene dayanmamalı ve son olarak altı ay süreyle devam ediyor olmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Aynı kararda terke zorlayan eşin terk davası açamayacağı ve bağımsız bir boşanma davası bulunmayan davalının tazminat ve yoksulluk nafakası isteyemeyeceği de belirtilmiştir.
İzinle ayrılma terk başlangıcı sayılmaz
Koca, eşinin babasına bakmak için kendi izniyle baba evine gittiğini ihtar ve dava dilekçesinde bizzat anlatmıştı; kadın sonra telefonda dönmeyeceğini söylemişti. Koca bu tarihten dört ay geçmeden ihtar istedi. Yargıtay, izinle ayrılmanın dört aylık süreye başlangıç alınamayacağını, terkin kadının dönmeyeceğini söylediği tarihte gerçekleştiğini ve ihtarın bu tarihe göre de erken istendiğini belirterek ret kararını onadı.
“Bu açıklama karşısında davalının kocasının izni ve isteğiyle evden ayrılışı, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacına matuf olmadığına göre 10.04.2010 tarihi dört aylık süreye başlangıç olarak alınamaz.”
Ne anlama geliyor? Terkin başladığı tarih, ayrılmanın amacına göre belirlenir. Ortak kararla veya izinle yapılan ayrılıklarda sürenin başlangıcı ayrıca kanıtlanmalıdır.
Kanuni terk: eşini kovan eş terk davası açamaz
Otuz yılı aşkın evli olan erkek, noter aracılığıyla eşine eve dön ihtarı göndererek terk davası açtı. Kadın, eşinin kendisine sürekli ağır hakaretler ettiğini ve son olarak evden kovduğunu savundu. Yerel mahkeme davayı reddetti, Özel Daire bozdu, yerel mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin eşini terke zorladığını ve gerçekte terk eden eş olduğunu belirterek ret kararını isabetli buldu.
“Buradaki “terk etmiş sayılma hâli” kanunun kabul ettiği bir hukuki sonuç olması sebebiyle “kanuni terk” olarak isimlendirilmelidir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu'na göre terke zorlayan eşin davası aktif husumet yokluğundan esastan reddedilir. Görüşmeler sırasında davalının eve dönmemekte haklı olduğunu kanıtlaması gerektiği yönündeki görüş çoğunlukça benimsenmemiştir.
İhtar gönderen eş terke zorlamışsa terk edilen eş değildir
Erkek eşine terk ihtarı gönderdi; kadın ihtarın tebliğinden sonra 166. maddeye göre dava açtı. Özel Daire, ihtardan sonra 166 davası açılmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını belirterek terk davasının kabulü gerektiğini söylemişti. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin eşini ortak konutu terke zorladığının tanık beyanlarıyla sabit olduğunu belirterek 166'ya göre verilen boşanma kararını onadı.
“Bu açıklamalar karşısında terke dayalı boşanma davasında dava açma hakkı, kanunun açık deyimiyle sadece terk edilen eşe ait bulunduğundan, diğer eşi ortak konutu terke zorlayan veya ortak konuta dönmesini engelleyen eş “terk eden eş” konumunda olmakla, terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? İhtarı kimin gönderdiği değil, ayrılığa kimin sebep olduğu belirleyicidir. Terke zorlanan eş ihtara rağmen 166'ya göre boşanabilir.
MS hastası eşiyle ilgilenmeyen eşin ihtarı samimi değildir
Koca terk davası, kadın 166'ya dayanan dava açtı. MS hastası olan kadın, kocasının tedavisiyle yeterince ilgilenmemesi üzerine baba evine gitmek zorunda kalmıştı. Yargıtay ilk incelemede kararı kısmen onamış, kısmen bozmuştu; kadının karar düzeltme istemi üzerine bu kararını tamamen kaldırdı, kocanın eşini terke zorladığını ve tam kusurlu olduğunu belirterek terk davasının reddi ile kadın yararına tazminat verilmesi gerektiğine karar verdi.
“MS hastası olan eşinin tedavisi ile yeterince ilgilenmeyerek, eşinin ailesinin yanına dönmesine neden olan davacı-davalı kocanın, gönderdiği ihtar samimi olmadığından, davacı-davalı kocanın terk hukuki sebebine (TMK 164) dayalı olarak açtığı boşanma davasının reddi yerine kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Terke zorlama yalnız kovma veya şiddetle olmaz; hasta eşin bakım ve tedavisinin ihmal edilmesi de ayrılığı haklı kılabilir.
Dönmek isteyen eşi eve almamak dönmeyi engellemektir
Ortak konuttan ayrılan ve açtığı boşanma davası reddedilen eş, noter aracılığıyla ortak konuta dönmek istediğini bildirdi ve iki aylık süre içinde eve gitti; diğer eş onu eve almadı. Yerel mahkeme terk davasını reddetti. Yargıtay, diğer eşin haklı bir sebep olmadan dönmeyi engellediğini belirterek kararı oyçokluğuyla bozdu.
“Bu durumda davalının haklı bir sebep olmaksızın davacının ortak konuta dönmesini engellediği sabittir.”
Ne anlama geliyor? Karşı oyda, ayrılan eşin gönderdiği ihtarın sonuç doğurmayacağı, eve alınmadığı tarihten itibaren dört ay geçtikten sonra yeni bir ihtar çekilmesi gerektiği savunulmuştur. Bu durumda en güvenli yol, eve alınmama olayını belgeleyip yeni bir ihtar istemektir.
İhtar dava şartıdır; "60 gün" yazılan ihtar geçersizdir
Koca, dokuz aydır babasının yanında kalan eşine mahkemeden ihtar gönderdi ve iki ay geçtikten sonra terk davası açtı. İhtar kararında dönüş süresi "60 gün" olarak yazılmıştı. Hukuk Genel Kurulu, kanundaki iki aylık sürenin hâkim veya taraflarca değiştirilemeyeceğini belirterek ihtarı geçersiz saydı ve davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle ret kararını değişik gerekçeyle onadı.
“Dolayısıyla, hakim tarafından yapılan "ihtar", terk sebebine dayalı boşanma davasının, dava şartıdır.”
Ne anlama geliyor? Kararda ihtarın içermesi gereken unsurlar (açık adres, anahtarın yeri, yol gideri, iki aylık süre, sonuçlar) sayılmış; terk davasında davayı kabul beyanının sonuç doğurmadığı da belirtilmiştir.
Dördüncü ay bitmeden istenen ihtar sonuç doğurmaz
Koca, eşinin ortak konutu terk ettiğini bildirdiği tarihten dört ay geçmeden mahkemeye başvurarak ihtar istedi. Mahkeme terk davasını kabul etti. Yargıtay, ihtarın geçersiz olduğunu belirterek kararı bozdu.
“İhtarın hukuki sonuç doğurabilmesi için, ihtar isteğinden önceki dört ay içinde, ihtar edilen eşin haklı bir sebep olmaksızın birlik dışında yaşadığının gerçekleşmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Dört ay terk tarihinden itibaren hesaplanır. Davacının kendi dilekçesinde gösterdiği terk tarihi de bu hesapta esas alınır.
İkinci ihtar için yeniden dört ay beklenir
Koca eşine bir ihtar gönderdi, tebliğden sonra iki aylık süre doldu. Bundan iki ay sonra ikinci bir ihtar gönderdi ve buna dayanarak dava açtı. Yargıtay, ikinci ihtarın dört aylık yeni ayrılık süresi dolmadan gönderildiğini belirterek kararı bozdu.
“Yeni bir ihtar çekerek, bu ihtara dayalı olarak terk nedenli boşanma davası açmak isteyen eşin; ilk ihtarın davalıya tebliğ tarihinden başlayarak belirtilen iki aylık bekleme/değerlendirme süresinin geçmesini ve bu sürenin tamamlanmasından sonra ayrıca dört aylık yeni bir ayrı yaşama süresinin de geçmiş olmasını beklemesi gereklidir.”
Ne anlama geliyor? İlk ihtarın iki aylık süresi içinde davalı haklı sebep olmadan birlik dışında yaşamış sayılmaz. İlk ihtara dayanılarak dava açılmadıysa yeni ihtarın zamanı buna göre hesaplanmalıdır.
Boşanma davası sürerken ayrı yaşamak haklıdır
Koca daha önce 166'ya dayanarak dava açmış, dava reddedilip kesinleşmişti. Ret kararının kesinleşmesinden dört ay geçmeden eşine ihtar gönderdi ve terk davası açtı. Yargıtay, ret kararının kesinleşmesinden itibaren dört ay geçmeden istenen ihtarın geçersiz olduğunu belirterek ret kararını değişik gerekçeyle onadı.
“Aleyhine boşanma davası açılan eş bu dava sürerken ayrı yaşamaya hak kazanır.”
Ne anlama geliyor? Önceki davanın sürdüğü dönem terk süresine sayılmaz. Dört ay, önceki davadaki hükmün kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanır.
Noter terk ihtarı yapmaya yetkilidir
Koca, eşine İzmir'deki bir noterlik aracılığıyla eve dön ihtarı gönderip terk davası açtı. Yerel mahkeme, ihtarın yetkili makam tarafından yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay, 6217 sayılı Kanunla Noterlik Kanunu'na eklenen 71/A maddesine dikkat çekerek kararı bozdu.
“Açıklanan Kanun maddesi gereğince noterler terk ihtarı çekme konusunda yetkili makam olduklarından mahkemece Türk Medeni Kanununun 164. maddedeki diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden tarafların gösterdiği delillerin değerlendirilip, gerçekleşecek sonucuna göre boşanma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Noter ihtarı 01.10.2011'den beri mümkündür. Noter ihtarı da mahkeme ihtarı gibi içerik, süre ve tebliğ şartlarını taşımalıdır.
Tebliğ belgelenemiyorsa ihtar geçersizdir
Noter ihtarı, davalı adresten ayrıldığı gerekçesiyle tebliğ edilmeden geri döndü. Davalı duruşmada ihtarı aldığını söyledi. Yerel mahkeme davayı reddetti. Yargıtay, tebliğin nasıl ve ne zaman yapıldığı belli olmadığı için iki aylık sürenin geçip geçmediğinin anlaşılamadığını belirterek ret kararını bu gerekçeyle onadı.
“Her ne kadar davalı eve dön ihtarının kendisine tebliğ edildiğini belirtilmiş ise de, tebligatın ne şekilde ve ne zaman yapıldığı, 2 aylık sürenin geçip geçmediği belli olmamakla”
Ne anlama geliyor? İki aylık süre tebliğ tarihinden hesaplandığından tebliğ tarihi belgelenmelidir. Tebliğ edilemeyen ihtar için adres araştırması veya ilan yoluna gidilmelidir.
İhtarın geçerlilik şartları ve samimiyet
Karşılıklı boşanma davalarında Bölge Adliye Mahkemesi, erkeğin noter aracılığıyla gönderdiği bir yazıyı birlikte yaşama talepli ihtar sayarak erkeğin kadını affettiğini kabul etmiş ve erkeği tam kusurlu bulmuştu. Yazı ise kadının, erkeğin ortak konuta girmesine ve çocuklarla görüşmesine engel olduğunu bildiriyordu. Yargıtay, bu belgenin terk ihtarının şartlarını taşımadığını, af iradesi de içermediğini belirterek kusur belirlemesini bozdu.
“Diğer yandan ihtar kararının boşanmayı değil de evlilik birliğini sürdürmeyi amaçlayan samimi bir arzunun ürünü olması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Aynı kararda davet edilen konutun adresi, dönüş süresi, ihtara uymamanın sonuçları, yol giderlerinin karşılanması ve tebliğ geçerlilik şartları olarak sayılmıştır.
Hiç birlikte yaşanmamış eve davet geçersizdir
Eşler 8-10 yıldır ayrıydı; erkek yıllar önce ortak konuttan ayrılıp babasına ait eve yerleşmişti. Erkek eşini, taraflarının hiç birlikte yaşamadığı bu eve davet ederek terk davası açtı ve dava kabul edilip onandı. Yargıtay, kadının karar düzeltme istemi üzerine onama kararını kaldırdı ve ihtarın geçersiz olduğunu belirterek hükmü bozdu.
“Tarafların birlikte seçtikleri (TMK.md.186) veya Türk Medeni Kanununun 188.maddesi şartlarının oluşması sebebiyle eşlerden birinin seçtiği, ya da hakim tarafından belirlenen (TMK.md.195) hallerine uygun, oturmaya elverişli, bağımsız bir evleri yoksa , terk eden eşin bu davranışı haklı sebebe dayanır.”
Ne anlama geliyor? Terk edilen eş diğerini kanuna uygun ortak konuta çağırmakla yükümlüdür. Konut seçiminde anlaşılamıyorsa hâkimin müdahalesi istenebilir (TMK m. 195).
Kayınvalideyle aynı mutfağın paylaşıldığı ev bağımsız değildir
Koca eşini, kayınvalide ve başka bir eşten olan ergin çocukla birlikte oturulan, tek mutfaklı eve davet ederek terk davası açtı; mahkeme davayı kabul etti. Yargıtay, davet edilen konutun manevi bağımsızlığı olmadığını ve ihtarın samimi olmadığını belirterek kararı oyçokluğuyla bozdu.
“Davet edilen ortak konutun tek mutfağı , tek buzdolobı bulunan, kayınvalide ve başka eşten olan ergin çocukla oturulan, manevi bağımsızlığı olmayan bir konut olduğu belirlenmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karşı oy da sonuca katılmış, yalnız davanın samimiyet yerine geçerli bir ihtar bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Konutun bağımsızlığı yalnız fiziksel değil, manevi yönden de aranmaktadır.
Tahliyeden sonra annesinin köy evine davet
Koca tutuklu kaldığı sırada kadın kirayı ödeyemediği için daha ucuz bir eve taşınmıştı. Tahliye edilen koca, köydeki annesinin yanına yerleşti ve eşini bu konuta davet eden ihtara dayanarak terk davası açtı; dava kabul edildi. Yargıtay, eşlerin kanuni koşullara uygun ortak konutu olmadığını belirterek kararı bozdu.
“Bu itibarla tarafların kanuni koşullara uygun ortak konutunun olmadığı anlaşıldığından ihtar geçersiz olmakla, davanın reddi gerektiğinin düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Eşlerden biri cezaevindeyken diğerinin ekonomik zorunlulukla taşınması terk sayılmamış; asıl sorun, davet edilen konutun bağımsız ortak konut olmaması olmuştur.
Yurt dışında yaşayan eşin Türkiye'deki eve daveti
Yurt dışında çalışan ve orada oturan koca, eşini Türkiye'deki eve davet eden ihtara dayanarak terk davası açtı; mahkeme boşanmaya karar verdi. Yargıtay, kocanın eşini yaşamını sürdürdüğü ve çalıştığı yerde hazırladığı eve çağırmakla yükümlü olduğunu belirterek kararı bozdu.
“Yurt dışında çalışan ve orada oturan kocanın eşini, çalıştığı yere değil de Türkiye'deki eve daveti halinde, ihtar hukuki sonuç doğurmaz.”
Ne anlama geliyor? Davet edilen konut, davet eden eşin gerçekten yaşadığı ve ortak hayatın kurulabileceği yer olmalıdır. Kararın dayanağı eşlerin birlikte yaşama yükümlülüğüdür (TMK m. 185/3).
Yeni kiralanan eve davet ve başkasına ödenen yol parası
Kadın bağımsız konut olmaması nedeniyle ortak evi terk etmişti. Koca yeni bir ev kiralayıp eşini bu eve davet etti; ihtara uyması için gönderilen yol masrafı kadınla aynı adı taşıyan başka bir kişiye ödenmişti. Yargıtay, kadının karar düzeltme istemi üzerine önceki kararını kısmen kaldırdı; kadının ihtara uymamakta haklı olduğunu, eşini aile bireyleriyle yaşamaya zorlayan kocanın tamamen kusurlu olduğunu kabul etti.
“Davacı-davalı kadın; tarafların birlikte (TMK.md. 186) veya Türk Medeni Kanununun 188.maddesindeki şartların oluşması sebebiyle eşlerden biri tarafından seçilen ya da hakim tarafından belirlenen (TMK.md. 195) bağımsız bir eve davet edilmediğinden ihtara uymamakta haklıdır.”
Ne anlama geliyor? Kocanın eşine annesiyle tartışma olursa valizini alıp evden çıkmasını söylediği de sabit görülmüştür. İhtarın şekli kadar arkasındaki aile düzeni de değerlendirilir.
Salt boşanmak için çekilen ihtar
Koca, eşinin kişisel eşyalarına zarar vermiş, kapıyı kilitleyerek özgürlüğünü kısıtlamaya çalışmıştı; kadın ortak konuttan ayrıldı. Koca ihtar gönderdi, ancak ihtardan sonra eşine "eve gelmen birşeyi değiştirmez" dedi ve eşini çağırdığı konutta erkek arkadaşlarını barındırdı. Yargıtay, terk davasının reddini onadı; kadının 166 davasının kabulü gerektiğini belirterek kararı bu yönden oyçokluğuyla bozdu.
“Davacı-davalı kocanın, gerek ihtar öncesi,gerekse ihtar sonrasındaki davranışları değerlendirildiğinde; kocanın gerçekte barışma, birlikte yaşama iradesiyle hareket etmediği, salt boşanmayı sağlamak için terk ihtarı çektiğinin kabulü gerekir.”
Ne anlama geliyor? Yargıtay bu durumu hakkın açıkça kötüye kullanılması olarak nitelemiştir (TMK m. 2/2). Karşı oyda terke zorlayan eşin zaten dava hakkı olmadığı belirtilmiştir.
İhtara uyup gelen eşi eve almamak
Koca eşini eve davet etti. Kadın davet edilen eve gitti, ancak koca onu eve almadı. Mahkeme terk davasını kabul etti. Yargıtay, kocanın ihtarında samimi olmadığını belirterek kararı bozdu.
“Toplanan delillerden davet edilen kadın davet edilen eve gitmiş koca tarafından eve alınmamıştır.”
Ne anlama geliyor? İhtara uyan eşin gelişini ve eve alınmayışını belgelemesi, davanın reddi için güçlü bir delildir.
"Sinirle çektim, vazgeçtim" diyen eşin ihtarı
Koca ihtardan sonra eşini arayıp ihtarı sinirle çektiğini, vazgeçtiğini ve iptal ettiğini söyledi; eşler yeni bir ev tutmak üzere anlaştı ve koca emlakçılarla görüştü. Ev tutulmadan terk davası açıldı ve kabul edildi. Yargıtay, dönülebilecek bir ortak konut bulunmadığını ve kocanın ihtarında samimi olmadığını belirterek kararı bozdu.
“Türk Medeni Kanununun 164. maddesi gereğince çekilen ihtarın hukuki sonuç doğurması için, samimi bir arzunun ürünü olması gerekir.”
Ne anlama geliyor? İhtardan sonraki söz ve davranışlar ihtarın samimiyetini ortadan kaldırabilir. Yeni ev konusunda anlaşılmışsa eski konuta davet sonuç doğurmaz.
İhtardan yıllar sonra açılan dava
Kadın ortak konuttan ayrılmış, koca yaklaşık dokuz ay sonra ihtar istemişti. Kadın ihtardan sonra bağımsız nafaka davası açtı ve dava kabul edilip kesinleşti. Koca terk davasını ihtardan yaklaşık üç yıl sekiz ay sonra açtı; dava kabul edildi. Yargıtay, bu gecikmenin ihtarın samimi olmadığını gösterdiğini ve kadının ayrı yaşamakta haklılığını kanıtladığını belirterek kararı bozdu.
“Davacı erkek tarafından 13.02.2012 tarihinde ihtar talebinde bulunulduğu halde, aradan çok uzun bir süre geçtikten sonra 02.11.2015 tarihinde terk nedenine dayanarak boşanma davası açılması, davacı erkeğin eve dön ihtarında samimi olmadığını göstermektedir.”
Ne anlama geliyor? Kanun iki aylık süreden sonra dava için üst sınır koymasa da, çok geç açılan dava ihtarın amacını sorgulatır. Dava, ayrılık devam ederken ve makul sürede açılmalıdır.
Göstermelik dönüş ihtarı sonuçsuz bırakmaz
Koca terk davası açtı; ilk derece mahkemesi davayı kabul etti. Bölge Adliye Mahkemesi, kocanın karakoldaki beyanına dayanarak ihtarın samimi olmadığını kabul edip davayı reddetti. Oysa kadın ihtardan sonra eve dönmüş, üç gün sonra kocası hakkında hakaret iddiasıyla şikâyette bulunup evden ayrılmıştı; şikâyette kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişti. Yargıtay, kadının eve dönmekte samimi olmadığını belirterek kararı bozdu.
“terk ihtarından sonra eve dönen kadının kısa süre içerisinde davacı eşi hakkında savcılığa şikayette bulunup evden ayrıldığı, ortak yaşamın kurulmadığı, davalı kadının eve dönmekte samimi olmadığı anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor? İhtara uyuyormuş gibi kısa süre dönmek ihtarı sonuçsuz bırakmaz. Dönüşün gerçek bir ortak yaşam kurma amacı taşıması aranır.
Terkte değil, davete uymamada haklılık ispatlanmalı
Koca, eşinin ortak konutu terk ettiğini ve ihtara rağmen dönmediğini ileri sürerek dava açtı. Kadın, kocanın davranışları nedeniyle evi terk etmek zorunda kaldığını savundu. Yerel mahkeme davayı reddetti, Özel Daire bozdu, yerel mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, kadının ihtara uymamakta haklı olduğunu kanıtlayamadığını belirterek direnme kararını oyçokluğuyla bozdu.
“Öte yandan terk hukuki sebebine dayalı boşanma davasında, müşterek haneyi terk eden eşin, terkte haklılığını değil, davete uymamada haklılığını kanıtlaması gerekmektedir”
Ne anlama geliyor? Bu ilke, ayrılığa ihtar gönderen eşin sebep olmadığı dosyalarda uygulanır. Terke zorlama ispatlanırsa Hukuk Genel Kurulu davayı doğrudan reddetmektedir.
Eski olaylar ve kayınvalidelerle yaşanan tartışma
Erkek terk davası, kadın 166'ya dayanan dava açtı. Mahkeme, ihtar talebinden dört aydan daha önce kadın ile erkeğin anne ve babası arasında, erkeğin bulunmadığı sırada yaşanan bir olayı esas alarak kadının davasını kabul etti. Yargıtay, bu olayın erkeğin sorumluluğunu doğurmadığını, kadının dönmemekte haklı olduğunu ispatlayamadığını belirterek terk davasının kabulü, kadının davasının reddi gerektiğine karar verdi.
“Terk sebebine dayanan boşanma davasının reddedilebilmesi için terkte haklı olmak yetmez, usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen ihtar edilen eşin haklı bir sebeple aile birliğine dönmediğinin gerçekleşmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor? Terk davası kabul edilirse, ihtardan sonra yeni bir vakıa kanıtlanmadıkça davalının 166'ya dayalı davası da reddedilir.
Nafaka kararıyla belirlenen haklılık
Koca ihtar istedi, ihtar tebliğ edildi ve terk davası açıldı. Kadın ihtar sürecinde TMK m. 197'ye dayanan bağımsız nafaka davası açmış, mahkeme kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu kabul etmiş ve bu karar kesinleşmişti. Yargıtay, karar düzeltme üzerine önceki bozma kararını kaldırdı; kadının altı aylık süre içinde haklı sebeple birlik dışında bulunduğunu belirterek terk davasının reddini onadı.
“Bu durumda davalı eşin, nafaka davasının açıldığı tarih itibarıyla ve bunun öncesinde ayrı yaşamakta haklı olduğu hükümle belirlendiğine göre, davalı altı aylık süre zarfında haklı sebeple birlik dışındadır.”
Ne anlama geliyor? Nafaka kararının etkisi zamanına bağlıdır. Dört aylık dönemden önce açılan nafaka davası terk davasına engel olmayabilir (2. HD, 2017/6538 E., 2019/3363 K.).
İhtar gönderen eş önceki olayları affetmiş sayılır
Erkek eşine terk ihtarı tebliğ ettirdikten sonra 166'ya dayanarak dava açtı ve dava kabul edildi. Yargıtay, ihtardan önceki kusurlu davranışların affedilmiş sayılacağını, bu olayların 166'ya dayalı dava için boşanma sebebi olamayacağını belirterek kararı bozdu.
“Bir eş, terk ihtarı çekmekle eşinin ihtar istek tarihinden önceki kusurlu davranışlarını affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış olur.”
Ne anlama geliyor? İhtar göndermeden önce bu sonucu tartmak gerekir. Yargıtay'a göre ihtarın geçersiz olması da af sonucunu değiştirmez (2. HD, 2013/26583 E., 2014/10696 K.).
Evi terk etmek tek başına 166 sebebi değildir
Erkek 166'ya dayanarak dava açtı ve yargılama sırasında öldü; mirasçıları kusur tespiti için davaya devam etti. Mahkeme, eşini ve onun çevresini benimsemeyen, birlikte yaşama yükümlülüğünü ihlal eden kadının ağır kusurlu olduğunu tespit etti. Yargıtay, erkeğin dava dilekçesinde yalnız terk olgusuna dayandığını belirterek kadının kusursuz olduğunun tespiti gerektiğine karar verdi.
“Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmesi, terk edilene terk sebebiyle (TMK.md.164) boşanmayı isteme hakkı verirse de, terk olgusu tek başına Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesindeki boşanma sebebini oluşturmaz.”
Ne anlama geliyor? Aynı kararda dava dilekçesinde ileri sürülmeyen vakıaların mirasçılar tarafından sonradan öne sürülemeyeceği de belirtilmiştir.
164 davası yoksa terk vakıası kusur olarak yüklenemez
Erkek 166'ya dayanarak dava açtı. İlk derece mahkemesi, birlik görevlerinden kaçınmak amacıyla evi terk edip dönmeyen kadını kusurlu sayarak boşanmaya karar verdi; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı reddetti. Yargıtay, erkeğin terk sebebine dayalı açılmış bir davası bulunmadığını ve kadına başka bir kusur da ispatlanamadığını belirterek kararı bozdu.
“Bu sebeple kadına terk vakıası kusur olarak yüklenemez.”
Ne anlama geliyor? Bu çizgi 2017'den bu yana birçok kararla tekrarlanmıştır. Terk edilen eş boşanmak istiyorsa ya 164'ün ihtar yolunu izlemeli ya da 166'da terk dışındaki kusurlu davranışları ispatlamalıdır.
Terk edilmiş olmak manevi tazminat gerektirmez
Kadın annesinin yanına gitmiş, erkek önce noter aracılığıyla ortak konuta, sonra mahkeme aracılığıyla tek başına kiraladığı yeni eve davet eden iki ihtar göndermişti. Terk davası kabul edildi ve erkek yararına manevi tazminata hükmedildi. Özel Daire ikinci ihtarın bağımsız eve davet içermediğini, ama ilk noter ihtarının usule uygun olduğunu kabul etmişti. Hukuk Genel Kurulu, erkek yararına manevi tazminat verilmesini bozdu.
“terk edilmiş olmanın kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı”
Ne anlama geliyor? Mutlak sebebe dayalı terk davasında hâkim, dava konusu dışındaki hakaret gibi olayları tazminat için esas alamaz. Salt boşanmış olmak veya bunun verdiği üzüntü manevi tazminatı gerektirmez.
Terk davasında maddi tazminat verilebilir
Eşler terk sebebiyle boşandı; erkeğin maddi ve manevi tazminat istekleri reddedildi. Yargıtay, manevi tazminatın reddini onadı; ancak haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmeyen kadının tam kusurlu olduğunu belirterek erkek yararına uygun miktarda maddi tazminat takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bu yönden bozdu.
“gerçekleşen bu durumun kişilik haklarına saldırı oluşturmadığının anlaşılmasına göre”
Ne anlama geliyor? Terk edilen eş mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenmişse maddi tazminat isteyebilir (TMK m. 174/1). Manevi tazminat için ise ayrıca kişilik haklarına saldırı gerekir.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 132 nci maddesini karşılamaktadır. Maddede iki önemli değişiklik yapılmıştır. Yürürlükteki maddede üç ay olarak öngörülmüş olan terk süresi altı aya çıkarılmıştır. Sürenin uzatılması, ortak konutu terk etmiş olan eşe düşünme süresi olarak daha fazla zaman sağlayacaktır. Pek de önemli olmayan sebeplerle ortak konutu terk eden eşler, zaman geçtikçe yaptıkları davranışın doğru olmadığını, böyle bir sebeple evliliği sona erdirmenin giderilmesi (telafisi) mümkün olmayacak bir hata olacağını anlayacaklardır. Kaynak Kanunda bu süre iki yıl olarak öngörülmüştür. İkinci değişiklik ihtardan sonra dava açılabilmesi için aranan sürenin bir aydan iki aya çıkarılmış olmasıdır. Eğer davada hakkı olan eş, terk eden eşin eve dönmesinin yararlı olacağına inanıyorsa, mahkeme kanalıyla dördüncü ayın sonunda, iki ay içerisinde ortak konuta dönmesi için ihtarda bulunabilecektir. Maddede ayrıca bu ihtarın gerektiğinde ilân yoluyla da yapılmasına imkân tanınmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 72Tasarı'da ikinci fıkranın son cümlesi "Şu kadar ki" ifadesiyle başlıyordu; Adalet Komisyonu bu ifadeyi "Ancak," olarak değiştirmiş, maddenin geri kalanını Tasarı'daki gibi kabul etmiştir (S. Sayısı 723, s. 400). Tasarı'da ve 2002'de yürürlüğe giren metinde ihtarı yalnız hâkim yapabiliyordu; "veya noter" ibaresi 2011'de eklenmiştir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Karı kocadan biri, evlenmenin kendisine tahmil ettiği vazifeleri ifa etmemek maksadiyle diğerini terkettiği veya muhik bir sebep olmaksızın evine dönmediği takdirde, ayrılık en az üç ay sürmüş ve devam etmekte bulunmuş ise diğeri boşanma davasında bulunabilir. Davaya hakkı olan tarafın talebi ile hakim, diğer tarafa bir ay zarfında evine avdet etmesini ihtar eder. Bu ihtar icabında ilan tarikiyle yapılır. Şu kadar ki boşanma davasını ikame için muayyen müddetin ikinci ayı hitam bulmadıkça ihtar talebinde bulunulamaz ve ihtar vukuunda bir ay bitmeden dava ikame olunamaz.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 132 | 4721 sayılı Kanun m. 164 | |
|---|---|---|
| Ayrılık süresi | En az üç ay | En az altı ay |
| İhtar istemi | İkinci ay bitmedikçe istenemez | Dördüncü ay bitmedikçe istenemez |
| Dönüş için süre | Bir ay | İki ay |
| İhtarı yapan | Hâkim | Hâkim veya noter (2011'den beri) |
| Davayı açan | "Diğeri" | Terk edilen eş |
| Terke zorlama | Düzenlenmemişti | Terke zorlayan veya dönmeyi engelleyen eş de terk etmiş sayılır |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişiklik | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
| 01.10.2011 | Birinci ve ikinci fıkralardaki "hâkim" ibarelerinden sonra "veya noter" ibareleri eklendi | 6217 s. K. m. 19 ve m. 32 (RG 14.04.2011, sayı 27905) |
6217 sayılı Kanun Resmî Gazete'de 14.04.2011 tarihinde yayımlanmış, ancak Kanun'un 32. maddesine göre bu değişiklik 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Aynı Kanun'un 14. maddesiyle Noterlik Kanunu'na eklenen 71/A maddesi, terk eden eşin ortak konuta davet edilmesini noterlerin yapabileceği işlemler arasında saymıştır. Noter ihtarının şekli, 04.10.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelikle düzenlenmiştir. mevzuat.gov.tr'deki güncel metinde bu maddeye ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal notu yer almamaktadır.
İlgili maddeler
- TMK m. 161: Zina.
- TMK m. 162: Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış.
- TMK m. 163: Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme.
- TMK m. 166: Evlilik birliğinin sarsılması.
- TMK m. 174: Maddi ve manevi tazminat.
- TMK m. 175: Yoksulluk nafakası.
- TMK m. 181: Boşanmada mirasçılık ve dava sırasında ölüm.
- TMK m. 184: Boşanmada yargılama usulü; davayı kabul beyanı.
- TMK m. 185: Evliliğin genel hükümleri; birlikte yaşama yükümlülüğü.
- TMK m. 186: Konutun birlikte seçimi.
- TMK m. 195: Evlilik birliğinin korunmasında hâkimin müdahalesi.
- TMK m. 197: Birlikte yaşamaya ara verilmesi, ayrı yaşama hakkı.
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 71/A ve 71/B: Terk eden eşin noter aracılığıyla ortak konuta davet edilmesi.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382: Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi bir çekişmesiz yargı işidir.
Terk nedeniyle boşanma, eve dön ihtarının hazırlanması, terke zorlama savunması ya da aile hukukundan doğan diğer konularda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 164 ne diyor?
TMK m. 164'e göre eşlerden biri evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk eder veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse, ayrılık en az altı ay sürmüş, devam ediyor ve hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa terk edilen eş boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmadan dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Terk nedeniyle boşanma için ne kadar beklemek gerekir?
Ayrılığın dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez, ihtarın tebliğinden sonra iki ay geçmeden de dava açılamaz; dava tarihinde ayrılık en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olmalıdır. Yargıtay, dört ay dolmadan istenen ihtarın sonuç doğurmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/4623 E., 2009/7281 K., 15.04.2009).
Eve dön ihtarı noterden çekilebilir mi?
Evet. 01.10.2011'den beri ihtar aile mahkemesinin yanı sıra noter tarafından da yapılabilir (TMK m. 164; Noterlik Kanunu m. 71/A). Yargıtay, noter ihtarını yetkisiz makamca yapılmış sayan kararları bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2013/7001 E., 2013/19258 K., 08.07.2013).
Eve dön ihtarında neler bulunmalı?
Hukuk Genel Kurulu'na göre ihtarda davet edilen evin açık adresi, anahtarın bulunduğu yer, konutta ödemeli gönderilen yol gideri, iki ay içinde dönülmesi gerektiği ve dönmemenin sonuçları yer almalıdır; "iki ay" yerine "60 gün" yazılması bile ihtarı geçersiz kılar (Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008). Noter ihtarının içeriği ayrıca yönetmelikle düzenlenmiştir.
Eşimi ailemin yaşadığı eve davet edebilir miyim?
Davet edilen konut bağımsız olmalıdır. Yargıtay, kayınvalideyle tek mutfağın ve tek buzdolabının paylaşıldığı evin manevi bağımsızlığı olmadığını ve bu eve yapılan davetin samimi olmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2006/5552 E., 2006/5766 K., 18.04.2006). Eşlerin hiç birlikte yaşamadığı bir eve davet de geçersiz sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/14288 E., 2015/16447 K., 28.09.2015).
Beni evden kovan eşim bana eve dön ihtarı çekebilir mi?
İhtar çekebilir, ancak buna dayanarak terk sebebiyle boşanamaz. Hukuk Genel Kurulu'na göre eşini terke zorlayan veya dönmesini engelleyen eş kanunen terk etmiş sayılır ve terk davası açma hakkı yoktur (Yargıtay HGK, 2017/2727 E., 2020/846 K., 04.11.2020). Terke zorlandığınızı tanık ve belgelerle ispatlamanız gerekir.
İhtar gelince eve dönmek zorunda mıyım?
Dönmemek için haklı bir sebebiniz olmalı ve bunu siz ispat etmelisiniz. Hukuk Genel Kurulu'na göre ortak haneyi terk eden eş terkte haklılığını değil, davete uymamada haklılığını kanıtlamalıdır (Yargıtay HGK, 2012/2-636 E., 2012/1073 K., 05.12.2012). Bağımsız olmayan konuta davet, samimi olmayan ihtar veya ayrı yaşamada haklılığı belirleyen bir nafaka kararı haklı sebep olabilir.
İhtardan sonra eve dönüp kısa süre sonra tekrar ayrılırsam ne olur?
Göstermelik bir dönüş ihtarı sonuçsuz bırakmaz. Yargıtay, ihtardan sonra eve dönen ve üç gün sonra eşi hakkında şikâyette bulunup ayrılan kadının eve dönmekte samimi olmadığını belirterek terk davasının kabulü gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2020/3426 E., 2020/6373 K., 10.12.2020).
Eve dön ihtarı göndermek önceki olayları affetmek mi demektir?
Yargıtay'a göre terk ihtarı çeken eş, ihtar istek tarihinden önceki kusurlu davranışları affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış olur (Yargıtay 2. HD, 2015/21712 E., 2017/11 K., 09.01.2017). İhtar geçersiz olsa bile bu sonuç değişmez (Yargıtay 2. HD, 2013/26583 E., 2014/10696 K., 08.05.2014).
Evi terk eden eşe 166. madde davasında kusur yüklenebilir mi?
Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre 164'e dayalı bir dava açılmamışsa terk vakıası tek başına kusur olarak yüklenemez ve 166'daki boşanma sebebini oluşturmaz (Yargıtay 2. HD, 2021/2924 E., 2021/4292 K., 02.06.2021; Yargıtay 2. HD, 2025/6860 E., 2026/1395 K., 10.02.2026). Terk dışındaki kusurlu davranışların ayrıca ispatlanması gerekir.
Terk nedeniyle boşanmada tazminat ve nafaka alınabilir mi?
Hukuk Genel Kurulu'na göre terk edilmiş olmak kişilik haklarına saldırı sayılmadığından manevi tazminata hükmedilemez (Yargıtay HGK, 2017/2717 E., 2021/761 K., 15.06.2021). Yargıtay ise haklı sebep olmadan dönmeyen eşi tam kusurlu sayarak terk edilen eş yararına maddi tazminat verilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/14848 E., 2016/5627 K., 22.03.2016). Bağımsız boşanma davası bulunmayan davalı ise tazminat ve yoksulluk nafakası isteyemez (Yargıtay HGK, 2022/400 E., 2023/514 K., 24.05.2023).
Davalı davayı kabul ederse hemen boşanma kararı çıkar mı?
Hayır. Terk sebebine dayanan boşanma davasında davalının davayı kabul beyanı sonuç doğurmaz (TMK m. 184); Hukuk Genel Kurulu da direnme aşamasındaki kabul beyanını bu nedenle sonuca etkili görmemiştir (Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008). Eşler anlaşıyorsa 166/3'teki anlaşmalı boşanma yolu ayrıca değerlendirilebilir.
Yurt dışında yaşıyorum, eşimi Türkiye'deki eve davet edebilir miyim?
Yargıtay'a göre yurt dışında çalışan ve orada oturan kocanın eşini çalıştığı yere değil de Türkiye'deki eve davet etmesi hâlinde ihtar hukuki sonuç doğurmaz (Yargıtay 2. HD, 2008/2154 E., 2009/4483 K., 12.03.2009). Davet, fiilen yaşanan ve ortak hayatın kurulabileceği konuta yapılmalıdır.
İhtardan sonra davayı ne zamana kadar açmalıyım?
Kanun iki aylık bekleme süresinden sonrası için bir üst sınır koymamıştır; ancak ayrılık dava tarihinde de devam etmelidir. Yargıtay, ihtardan yaklaşık üç yıl sekiz ay sonra açılan davada bu gecikmeyi ihtarın samimi olmadığının göstergesi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/17490 E., 2018/5662 K., 25.04.2018).
Önceki boşanma davam reddedildi; hemen ihtar çekebilir miyim?
Hayır. Yargıtay'a göre aleyhine boşanma davası açılan eş dava sürerken ayrı yaşamaya hak kazanır; ihtarın geçerli olması için ret kararının kesinleşmesinden itibaren en az dört ay geçmelidir (Yargıtay 2. HD, 2013/25833 E., 2014/25 K., 13.01.2014).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 164, 166, 174, 175, 181, 184, 185, 186, 195, 197, 236
- 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 14, 19, 32
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 71/A, 71/B
- Mirasçılık Belgesi Verilmesi ve Terk Eden Eşin Ortak Konuta Davet Edilmesi İşlemlerinin Noterler Tarafından Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 7-9 (RG 04.10.2011, sayı 28074)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 132 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 164 gerekçesi s. 72, Komisyon metni s. 400
- Yargıtay HGK, 2022/400 E., 2023/514 K., 24.05.2023
- Yargıtay HGK, 2017/2717 E., 2021/761 K., 15.06.2021
- Yargıtay HGK, 2017/2727 E., 2020/846 K., 04.11.2020
- Yargıtay HGK, 2013/1688 E., 2015/1032 K., 13.03.2015
- Yargıtay HGK, 2012/2-686 E., 2013/67 K., 16.01.2013
- Yargıtay HGK, 2012/2-636 E., 2012/1073 K., 05.12.2012
- Yargıtay HGK, 2008/2-136 E., 2008/117 K., 13.02.2008
- Yargıtay 2. HD, 2025/6860 E., 2026/1395 K., 10.02.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/5938 E., 2026/603 K., 20.01.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/4585 E., 2025/11327 K., 16.12.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/1773 E., 2025/8899 K., 16.10.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/8501 E., 2025/6723 K., 01.07.2025
- Yargıtay 2. HD, 2023/8065 E., 2024/5839 K., 12.09.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/4147 E., 2024/1593 K., 07.03.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/2521 E., 2023/6447 K., 25.12.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/353 E., 2022/2789 K., 23.03.2022
- Yargıtay 2. HD, 2021/7597 E., 2021/8687 K., 23.11.2021
- Yargıtay 2. HD, 2021/2924 E., 2021/4292 K., 02.06.2021
- Yargıtay 2. HD, 2020/3426 E., 2020/6373 K., 10.12.2020
- Yargıtay 2. HD, 2017/6538 E., 2019/3363 K., 25.03.2019
- Yargıtay 2. HD, 2018/916 E., 2018/12666 K., 07.11.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/17490 E., 2018/5662 K., 25.04.2018
- Yargıtay 2. HD, 2017/656 E., 2017/8751 K., 11.07.2017
- Yargıtay 2. HD, 2016/1616 E., 2017/7101 K., 08.06.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/23063 E., 2017/2369 K., 06.03.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/22498 E., 2017/1843 K., 22.02.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/21712 E., 2017/11 K., 09.01.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/14848 E., 2016/5627 K., 22.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/4855 E., 2015/21617 K., 17.11.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/6714 E., 2015/21393 K., 16.11.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/24761 E., 2015/16598 K., 28.09.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/14288 E., 2015/16447 K., 28.09.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/3568 E., 2015/10354 K., 14.05.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/22908 E., 2015/10022 K., 12.05.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/10013 E., 2015/1314 K., 10.02.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/8867 E., 2014/20669 K., 23.10.2014
- Yargıtay 2. HD, 2014/4749 E., 2014/15268 K., 02.07.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/26583 E., 2014/10696 K., 08.05.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/18903 E., 2014/1137 K., 22.01.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/25833 E., 2014/25 K., 13.01.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/12846 E., 2013/30720 K., 24.12.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/25412 E., 2013/30558 K., 24.12.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/17445 E., 2013/29861 K., 17.12.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/23331 E., 2013/27534 K., 25.11.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/16415 E., 2013/20966 K., 16.09.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/7001 E., 2013/19258 K., 08.07.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/6409 E., 2013/18712 K., 03.07.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/22724 E., 2013/8358 K., 27.03.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/4114 E., 2013/7662 K., 20.03.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/4506 E., 2013/7213 K., 18.03.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/19682 E., 2013/6156 K., 07.03.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/19626 E., 2013/5705 K., 05.03.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/10079 E., 2012/29935 K., 11.12.2012
- Yargıtay 2. HD, 2012/8580 E., 2012/28405 K., 27.11.2012
- Yargıtay 2. HD, 2012/4909 E., 2012/24343 K., 11.10.2012
- Yargıtay 2. HD, 2011/13510 E., 2011/14466 K., 29.09.2011
- Yargıtay 2. HD, 2011/9395 E., 2011/10061 K., 08.06.2011
- Yargıtay 2. HD, 2009/15594 E., 2010/17175 K., 19.10.2010
- Yargıtay 2. HD, 2008/4623 E., 2009/7281 K., 15.04.2009
- Yargıtay 2. HD, 2008/2154 E., 2009/4483 K., 12.03.2009
- Yargıtay 2. HD, 2007/17337 E., 2009/3324 K., 26.02.2009
- Yargıtay 2. HD, 2007/5522 E., 2008/2601 K., 03.03.2008
- Yargıtay 2. HD, 2006/4659 E., 2006/10651 K., 03.07.2006
- Yargıtay 2. HD, 2006/5156 E., 2006/6380 K., 27.04.2006
- Yargıtay 2. HD, 2006/5552 E., 2006/5766 K., 18.04.2006
