TMK 184'e göre boşanma davasında hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz; taraflara yemin öneremez, tarafların ikrarı onu bağlamaz ve delilleri serbestçe takdir eder. İkrar yine de delildir; Yargıtay'a göre ikrarın hâkimi bağlamaması ikrarın hükme esas alınamayacağı anlamına gelmez (Yargıtay 2. HD, 2024/6273 E., 2025/2174 K., 03.03.2025). Hukuka aykırı elde edilen delil ise hükme esas alınamaz; Yargıtay, eşin WhatsApp Web oturumu açılarak elde edilen yazışmaları bu nedenle kusur belirlemesinde dikkate almamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/5012 E., 2024/1780 K., 14.03.2024). Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz; taraflardan birinin istemi üzerine duruşma gizli yapılabilir.
- Vicdani kanaat
- Hâkimin dosyadaki bütün delilleri birlikte değerlendirerek boşanma sebebini oluşturan olayların gerçekleştiğine ulaştığı iç inanç; boşanma davasında ispatın ölçüsüdür (TMK m. 184/1).
- İkrar
- Tarafın, aleyhine sonuç doğuran bir vakıanın doğru olduğunu mahkeme önünde kabul etmesi; genel kurala göre ikrar edilen vakıanın ispatı gerekmez (HMK m. 188/1), boşanma davasında ise ikrar hâkimi bağlamaz (TMK m. 184/3).
- Yemin
- Davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar hakkında tarafın yeminli açıklaması (HMK m. 225); boşanma sebebi olan olgular hakkında taraflara yemin önerilemez (TMK m. 184/2).
- Hukuka aykırı delil
- Kişilik hakları, özel hayat veya haberleşmenin gizliliği gibi hukukun koruduğu bir değer ihlal edilerek elde edilen delil; mahkeme bu delili bir vakıanın ispatında dikkate alamaz (HMK m. 189/2).
- Fer'î sonuçlar
- Boşanma veya ayrılığa bağlı nafaka, tazminat, velayet ve kişisel ilişki gibi sonuçlar; bunlara ilişkin anlaşmalar hâkim onayıyla geçerlilik kazanır (TMK m. 184/5).
TMK 184 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Uygulanacak usul | Maddedeki kurallar saklı kalmak üzere HMK uygulanır | TMK m. 184; HMK m. 447/2 |
| Vicdani kanaat | Olguların varlığına vicdanen kanaat getirilmedikçe ispatlanmış sayılmaz | TMK m. 184/1 |
| Yemin | Boşanma olguları hakkında yemin önerilemez; ziynet gibi mali taleplerde yemin mümkündür | TMK m. 184/2; Yargıtay 2. HD, 2026/6720 K. |
| İkrar | Hâkimi bağlamaz ama delildir; anlaşmalı boşanmada bu kural uygulanmaz | TMK m. 184/3, 166/3; Yargıtay 2. HD, 2025/2174 K. |
| Serbest takdir | Hâkim delilleri serbestçe takdir eder ve gerekçesini gösterir | TMK m. 184/4; Yargıtay HGK, 2021/1676 K. |
| Hukuka aykırı delil | Hükme esas alınmaz; mahkeme re'sen gözetir | HMK m. 189/2; Yargıtay 2. HD, 2024/1780 K. |
| Eşin bildiği çekim | Eşin bilgisi dâhilindeki çekim hukuka aykırı sayılmamıştır | Yargıtay HGK, 2022/1434 K. |
| Delil bildirme | Tensiple kesin süre verilip tanık beklenemez; silahların eşitliği gözetilir | Yargıtay HGK, 2016/63 K. |
| Anlaşmalar | Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşma hâkim onayı olmadan geçerli olmaz | TMK m. 184/5; Yargıtay 2. HD, 2018/9664 K. |
| Gizli duruşma | Taraflardan birinin istemi üzerine; istem yoksa HMK m. 28 koşulları | TMK m. 184/6; Yargıtay 2. HD, 2016/9300 K. |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 150. maddesini karşılar; maddede belirtilenler dışında boşanmada yargılama usul kanununa tabidir. Gizli duruşmaya ilişkin altıncı bent Tasarıda yoktu; Adalet Komisyonu bu bendi özel hayata saygı esası gözetilerek eklemiştir.
Boşanma davasında delil toplarken hukuka uygun yollar kullanın. Eşinizin telefonunu zorla almak, şifresini kırmak, WhatsApp Web oturumunu açmak, telefonuna dinleme programı yüklemek veya eve gizli kamera ve ses kayıt cihazı yerleştirmek yoluyla elde edilen kayıtlar hükme esas alınmaz; bu yollar ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir (TCK m. 132-134). Dilekçenizde her vakıayı tarihi ve yeriyle anlatın, tanıklarınızı ve belgelerinizi süresinde bildirin; ziynet gibi mali taleplerde yemin deliline açıkça dayanın. Anlaşmalı boşanmada bütün mali konuları mahkemeye sunulacak protokole yazın; hâkimin onaylamadığı ek anlaşmalar boşanma kararının parçası olmaz.
Vicdani kanaat ve delillerin serbestçe takdiri
- İspatın ölçüsü: Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 184/1, 4). İspat yükü ise kural olarak hakkını dayandırdığı olguları ileri süren taraftadır (TMK m. 6; HMK m. 190/1).
- Gerekçe zorunludur: Hukuk Genel Kurulu'na göre tanık beyanını serbestçe takdir eden hâkim yalnız vicdani kanaatinden söz etmekle yetinemez; tanığın ifadesini hangi nedenlerle hükme esas aldığını veya almadığını gerekçesinde göstermelidir (Yargıtay HGK, 2018/1095 E., 2021/1676 K., 14.12.2021). Kurul aynı kararda soyut, yer ve zaman içermeyen, diğer tanığın anlatımıyla çelişen bir beyana dayanılarak kusur yüklenemeyeceğini belirtmiştir.
- Hangi delillerle: Hukuk Genel Kurulu, eylemli ayrılığa dayanan davada ortak hayatın yeniden kurulamadığının tanık anlatımları, zabıta araştırması, taraflar arasındaki nafaka, ceza ve icra dosyaları, otel ve pasaport kayıtları gibi delillerle ispatlanabileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2021/825 E., 2023/136 K., 01.03.2023).
- Gösterilen tanık dinlenir: Yargıtay, davacının gösterdiği tanık dinlenmeden, tanıktan açıkça vazgeçilmemişken ve HMK m. 241 uyarınca dinlenmemesine karar da verilmemişken hüküm kurulmasını eksik inceleme saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/10289 E., 2015/25022 K., 24.12.2015).
- Ceza kararının etkisi: Hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusurun değerlendirilmesine ilişkin kararıyla bağlı değildir (TBK m. 74). Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin hüküm sonuçları doğurmadığını ve bu kararla hakaret kusurunun ispatlanmış sayılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/9244 E., 2024/5576 K., 10.09.2024). Hukuk Genel Kurulu da ceza davasında hakkında haksız tahrik indirimi uygulanan kadının, eşinin tekme ve yumruğuna karşı gerçekleştirdiği tırnakla yaralama eylemini savunma ve tepki niteliğinde sayarak boşanmayı gerektiren bir kusur olarak kabul etmemiştir (Yargıtay HGK, 2023/382 E., 2024/244 K., 15.05.2024).
Yemin yasağı
- Boşanma olguları hakkında yemin yok: Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olgular hakkında gerek re'sen gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez (TMK m. 184/2). Eski Kanun, bu olgular hakkında yemin yerine geçecek bir beyanda bulunulmasının istenmesini de ayrıca yasaklıyordu (743 s. K. m. 150/2).
- Mali taleplerde yemin mümkün: Yasak, boşanma sebebi olan olgulara ilişkindir. Yargıtay, karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasında, ziynetler konusunda yemin deliline de dayanan kadına yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve teklif ederse karşı tarafa usulüne uygun yemin yaptırılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/136 E., 2026/6720 K., 16.06.2026).
- Yemin deliline açıkça dayanın: Yargıtay, ziynet alacağı için usulüne uygun olarak yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle yemin teklif edilmeden verilen ret kararını onamıştır; davacı, dilekçesindeki "her türlü delil" ifadesinin yemin delilini de kapsadığını ileri sürmüştü (Yargıtay 2. HD, 2023/2949 E., 2023/6157 K., 13.12.2023).
İkrar
- Kural: Tarafların boşanma olgularına ilişkin her türlü ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK m. 184/3). Genel usul kuralında ise mahkeme önünde ikrar edilen vakıa çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez (HMK m. 188/1).
- Kuralın amacı: Yargıtay'a göre bu kuralın temel amacı, eşlerin kanunun öngördüğü koşullara (TMK m. 166/3) uymaksızın anlaşarak boşanmalarını önlemektir; tarafların boşanma sebebi olarak ileri sürülen maddi olayların varlığını kabul etmeleri kuralın kapsamı dışındadır, ancak bu olayların boşanmayı gerektirip gerektirmediğini yine hâkim değerlendirir (Yargıtay 2. HD, 2024/101 E., 2024/7537 K., 16.10.2024).
- İkrar da delildir: Yargıtay'a göre ikrarın hâkimi bağlamaması, ikrarın mahkemece hükme esas alınamayacağı anlamına gelmez (Yargıtay 2. HD, 2024/6273 E., 2025/2174 K., 03.03.2025). Yargıtay, eşini defalarca aldattığını duruşmada kabul eden kocanın beyanını adli sicil kaydı ve dosyanın bütünüyle birlikte değerlendiren ilk derece hâkiminin vicdani kanaatini yerinde bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2022/881 E., 2022/5950 K., 16.06.2022). Hukuk Genel Kurulu da ikinci bir evlilik yaptığını aşamalarda kabul eden ve nüfus kaydında başka bir kadından çocukları görünen kocayı tam kusurlu saymıştır (Yargıtay HGK, 2024/129 E., 2025/499 K., 10.09.2025).
- Tek başına ikrar yetmeyebilir: Yargıtay, eşinin kusuru olmadığını ve onu aldattığını duruşmada söyleyen kocaya yalnız bu ikrarla kusur yüklenemeyeceğini, kadının olayları başka bir delille kanıtlayamadığını belirtmiş; bu yön temyiz edilmediği için yanlışlığa değinmekle yetinmiştir (Yargıtay 2. HD, 2021/8723 E., 2021/10134 K., 27.12.2021). Cevap dilekçesinde kızgınlıkla söylendiği belirtilen ve sebebi açıklanamayan bir sözün kabul edilmesi de kusurun ispatı için yeterli görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/6453 E., 2024/4164 K., 03.06.2024).
- Anlaşmalı boşanmada istisna: Anlaşmalı boşanmada tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz (TMK m. 166/3); Anayasa Mahkemesi bu istisnayı Anayasa'ya aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2005/26, K. 2008/105, 15.05.2008). Anlaşmalı boşanma koşulları oluşmamışsa ikrar yine hâkimi bağlamaz; Yargıtay, davalının kusuru ispatlanmadan tarafların ikrarına dayanılarak boşanmaya karar verilmesini yanlış bulmuş, bu yön temyiz edilmediği için yanlışlığa değinmekle yetinmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/14139 E., 2016/5017 K., 15.03.2016).
Hukuka aykırı delil: kayıtlar, mesajlar ve kameralar
- Kural: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz; delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir (HMK m. 189/2, 4). Yargıtay'a göre mahkeme delilin elde ediliş biçimini re'sen gözetir ve delilin hukuka aykırı elde edildiğini tespit ederse karşı taraf itiraz etmese bile onu dosya kapsamında değerlendirmez (Yargıtay 2. HD, 2024/101 E., 2024/7537 K., 16.10.2024).
- Elde etme ile yaratma farkı: Hukuk Genel Kurulu'na göre usulsüz elde edilen bir delil somut olayın özelliğine göre değerlendirilebilirse de, usulsüz olarak yaratılan bir delil hiçbir şekilde delil olarak kabul edilemez; Kurul, davalının rızası dışında ve sırf davada kullanılmak amacıyla bir kurgu sonucu oluşturulan kaydı bu nedenle hükme esas almamıştır (Yargıtay HGK, 2011/2-703 E., 2012/70 K., 15.02.2012).
- Eşin bilgisi dâhilindeki çekim: Hukuk Genel Kurulu, çekim sırasında eşine neden sürekli çekim yaptığını ve görüntüleri mahkemede delil olarak kullanıp kullanmayacağını soran kadının çekimden haberdar olduğunu, bu nedenle görüntülerin hukuka aykırı yolla elde edildiğinden söz edilemeyeceğini kabul etmiştir; Kurul'a göre değerlendirme her olayda dürüstlük kuralı esas alınarak yapılmalıdır (Yargıtay HGK, 2020/26 E., 2022/1434 K., 02.11.2022).
- Eşle konuşmaların kaydı: Yargıtay, kocanın eşiyle arasındaki konuşmaları kaydederek elde ettiği ses kayıtlarını, başka türlü ispat imkânı bulunmadığı gerekçesiyle hukuka uygun sayan ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2023/9244 E., 2024/5576 K., 10.09.2024).
- Telefon, şifre ve WhatsApp Web: Yargıtay, telefonu zorla alınıp şifresi kırılarak elde edilen yazışmaları (Yargıtay 2. HD, 2024/101 E., 2024/7537 K., 16.10.2024) ve eşin WhatsApp Web oturumu açılarak elde edilen yazışmaları hukuka aykırı delil saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/5012 E., 2024/1780 K., 14.03.2024). Yargıtay, eşinin telefonuna dinleme programı yükleyerek elde edilen görüşme kayıtlarını hukuka aykırı sayan bölge adliye mahkemesi kararını da, başka delille ispat imkânı bulunmadığını ileri süren kocanın itirazlarına rağmen onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/4207 E., 2024/2433 K., 04.04.2024).
- Ortak bilgisayar: Yargıtay, ortak kullanılan bilgisayardan elde edildiği ileri sürülen fotoğraflar için bilgisayarın eşlerin ortak kullanımında olup olmadığının, şifresinin bulunup bulunmadığının ve şifrenin eşlerce bilinip bilinmediğinin araştırılması, delilin hukuka uygunluğunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/9995 E., 2025/5421 K., 28.05.2025).
- Gizli kamera ve ses kayıt cihazı: Yargıtay, kadının eşinden habersiz eve kamera yerleştirerek elde ettiği görüntüleri hukuka aykırı delil saymış, ancak ispatlanan diğer davranışlarına göre kocanın yine tam kusurlu olduğunu belirterek kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/8252 E., 2024/4452 K., 10.06.2024). Yargıtay'a göre eşin haberi ve rızası olmadan ortak konuta yerleştirilen ses kayıt cihazıyla alınan kayıtlar ve bu kayıtları dinleyen tanığın aktarımları da hükme esas alınamaz (Yargıtay 2. HD, 2024/658 E., 2024/8815 K., 19.11.2024).
- Hukuka aykırı delile dayanan tanık: Yargıtay, kocanın ilişki yaşadığı ileri sürülen kadının eşinin, o kadının WhatsApp uygulamasını habersiz olarak bilgisayara yükleyip yazışmaları takip ederek elde ettiği delilleri ve bu delillere ilişkin tanık beyanlarını hükme esas almamış, zinanın hukuka uygun delillerle ispatlanamadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/8411 E., 2024/3919 K., 28.05.2024).
- Kaydın hukuka uygunluğu önce tartışılır: Yargıtay, dava sırasında eşlerin birlikte vakit geçirdiğini göstermek için sunulan video kayıtlarının hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilmeden af ve hoşgörü sonucuna varılmasını bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/6646 E., 2024/3348 K., 09.05.2024).
- Anayasa Mahkemesinin denetimi: Anayasa Mahkemesi, eşler arasındaki bir tartışma sırasında kaydedilen diskin boşanma davasında delil olarak kullanıldığı başvuruda delilleri değerlendirme yetkisinin derece mahkemelerine ait olduğunu belirtmiş ve yargılamayı bütün olarak hakkaniyete uygun bularak ihlal olmadığına karar vermiştir (AYM, Nilgün Kaya, B. No: 2012/1146, 31.12.2014).
Dava tarihinden sonraki olaylar
- Kural dava tarihidir: Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma davaları da açıldığı tarihteki olgulara göre sonuçlandırılır; TMK m. 184'te dava sonrası olguların esas alınacağına dair bir istisna yoktur ve dava tarihinden sonraki olay ancak yeni bir davanın konusu olabilir (Yargıtay HGK, 2010/2-227 E., 2010/324 K., 16.06.2010).
- Islahla eklenemez: Hukuk Genel Kurulu, dava açıldıktan sonra gerçekleşen zina olayının ıslah yoluyla da o davanın boşanma sebebi yapılamayacağını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2020/362 E., 2022/1514 K., 15.11.2022).
- Sadakat yükümlülüğü sürer: Eşler birbirine sadık kalmakla yükümlüdür (TMK m. 185/3); Yargıtay'a göre bu yükümlülük evlilik birliği sona erinceye kadar devam eder (Yargıtay 2. HD, 2025/6951 E., 2026/4133 K., 14.04.2026).
Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşmaların onayı
- Onay geçerlilik şartıdır: Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184/5). Gerekçe, bu anlaşmaların eşler dışında bazı durumlarda vasinin katılmasını da gerektirebileceğini belirterek hâkim onayını geçerlilik şartı yapmıştır.
- Onaylanmayan protokol: Yargıtay'a göre anlaşmalı boşanma görüşmeleri sırasında düzenlenen protokol hâkim tarafından onaylanmadıkça bağlayıcı değildir; reddedilen anlaşmalı boşanma davasındaki protokol gereği yapılan ödeme, sonradan açılan çekişmeli davada tazminat istenmesine engel olmaz (Yargıtay 2. HD, 2016/21681 E., 2018/9664 K., 20.09.2018).
- Karardan sonra yapılan ek protokol: Yargıtay, anlaşmalı boşanma kararından sonra yapılan ve hâkimin onayından geçmeyen ek protokolü genel hükümlere tabi bir sözleşme saymış, bu protokolden doğan uyuşmazlıkta aile mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2017/3517 E., 2018/13958 K., 04.12.2018).
- Onaylanan protokolün ifası: Yargıtay, onaylanan protokolde eşe devredileceği kararlaştırılan taşınmaz payı için, boşanmadan sonra ölen eşin mirasçılarına karşı açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne ilişkin kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/2433 E., 2024/2082 K., 26.03.2024).
- Mahkeme içi ikrar niteliği: Hukuk Genel Kurulu'na göre mahkemece onaylanan protokoldeki mal rejimine ilişkin düzenleme mahkeme içi ikrar niteliğindedir ve aksini ileri sürmek dürüstlük kuralına aykırı olabilir (Yargıtay HGK, 2010/2-96 E., 2010/106 K., 24.02.2010). Protokolün kapsamına ve yorumuna ilişkin diğer kararlar TMK m. 166 şerhinde yer alır.
- Hâkimin değişiklik yetkisi: Anlaşmalı boşanmada hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmolunur (TMK m. 166/3).
Gizli duruşma
- Kural aleniyettir: Duruşma ve kararların bildirilmesi alenidir (HMK m. 28/1). Boşanma davasında hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir (TMK m. 184/6). Adalet Komisyonu bu bendi Tasarıya özel hayata saygı esası gözetilerek eklemiştir.
- İstem yoksa HMK m. 28: Taraf istemi bulunmadıkça gizlilik ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde mümkündür (HMK m. 28/2). Yargıtay, bu koşullar yokken duruşmanın gizli yapılmasını bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/16788 E., 2016/9300 K., 05.05.2016).
- Talebin incelenmesi: Tarafların gizlilik talebi ön sorunlar hakkındaki hükümler çerçevesinde gizli duruşmada incelenir; hâkim bu kararın gerekçesini esas hakkındaki kararla birlikte açıklar ve gizli duruşmada hazır bulunanları edindikleri bilgileri açıklamamaları konusunda uyarır (HMK m. 28/3, 4).
- Yargıtay duruşmaları: Yargıtay da duruşmalı temyiz incelemesinde taraf istemi üzerine duruşmayı TMK m. 184/6 uyarınca gizli yapmaktadır (Yargıtay 2. HD, 2025/2346 E., 2026/903 K., 02.02.2026). Boşanma dışındaki bir aile davasında, çocukla kişisel ilişki ve iştirak nafakası davasında ise gizlilik istemi HMK m. 28 gözetilerek reddedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/4053 E., 2024/9347 K., 02.12.2024).
Delil bildirme ve silahların eşitliği
- Tensiple kesin süre: Hukuk Genel Kurulu'na göre tarafların uyuştukları ve ayrıştıkları hususlar belirlenmeden dava başında tensiple kesin süre verilerek tanık bildirilmesinin istenmesi TMK m. 184, 4787 sayılı Kanun m. 7 ve Anayasa m. 41 gözetildiğinde doğru değildir; bir tarafın hazır ettiği tanıkları dinleyip diğer tarafın delil bildirme istemini reddetmek silahların eşitliğine aykırıdır (Yargıtay HGK, 2014/433 E., 2016/63 K., 22.01.2016).
- Cevap vermeyen davalı: Süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128); Yargıtay'a göre böyle bir davalı karşı tarafın kusurlu olduğuna yönelik bir vakıa ileri süremez (Yargıtay 2. HD, 2015/22831 E., 2017/3929 K., 06.04.2017). Hukuk Genel Kurulu'nun benimsediği görüşe göre ise bu davalı, davacının dayandığı vakıaların gerçekleşmediğini ispat için süresi içinde delil bildirebilir (Yargıtay HGK, 2014/433 E., 2016/63 K., 22.01.2016).
- Sonradan delil: Taraflar kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremez; ancak delilin sonradan gösterilmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde gösterilememesi tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkeme izin verebilir (HMK m. 145). Yargıtay, davalının beyanlarını içeren ceza dosyası getirtilip HMK m. 145 ve TMK m. 184 yönünden değerlendirilmeden davanın reddedilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/6273 E., 2025/2174 K., 03.03.2025).
- Sulhün teşviki: Aile mahkemeleri esasa girmeden önce eşlerin ve çocukların karşı karşıya oldukları sorunları tespit ederek bunların sulh yoluyla çözümünü, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanarak teşvik eder; sulh sağlanamazsa yargılamaya devam edilir (4787 sayılı Kanun m. 7).
Boşanma davasında her vakıayı dilekçenizde tarihi, yeri ve tanığıyla ayrı ayrı yazın; dilekçede dayanmadığınız bir vakıa sonradan kusur olarak ileri sürülemeyebilir. Tanıklarınızı ve belgelerinizi süresinde bildirin, tanıkla hangi vakıayı ispat edeceğinizi belirtin. Mesaj, fotoğraf ve kayıt sunacaksanız bunları nasıl elde ettiğinizi açıklayabilecek durumda olun; eşinizin telefonuna, hesaplarına veya kişisel bilgisayarına izinsiz erişerek elde ettiğiniz deliller hükme esas alınmaz. Karşı tarafın sunduğu delilin hukuka aykırı elde edildiğini düşünüyorsanız bunu ilk fırsatta, gerekçesiyle ileri sürün. Ziynet ve mal talepleriniz için yemin deliline açıkça dayanın. Anlaşmalı boşanmada bütün mali ve çocuklara ilişkin konuları protokole yazın ve protokolün onaylandığını karardan kontrol edin. Özel hayatınıza ilişkin konuların konuşulacağı duruşmada gizlilik talep edebilirsiniz.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Eşin bilgisi dâhilinde yapılan çekim hukuka aykırı delil sayılmaz; hukuka aykırılık her olayda dürüstlük kuralı gözetilerek değerlendirilir
Eşler 1992'de evlenmişti ve iki çocukları vardı. Kadın, eşinin kendisini yıllardır aşağıladığını, hakaret ettiğini ve manevi baskı uyguladığını ileri sürerek boşanma ve manevi tazminat istedi. Koca iddiaları inkâr etti; eşlerin dava açıldıktan sonra da birlikte yaşadığını gösterdiğini belirttiği, evde çektiği görüntüleri içeren diskleri dosyaya sundu. Mahkeme, tanıkların anlattığı olaylardan sonra eşlerin birlikte yaşamayı sürdürdüğünü, kadının bu olayları affetmiş sayılacağını ve disklerdeki görüntülere göre dava açıldıktan sonra da aynı evde birlikte yaşandığını belirterek davayı reddetti. Özel Daire, kocanın aşağılayıcı ve hakaret içeren davranışlarının süreklilik gösterdiğini, diskin kadının rızasına aykırı olarak elde edildiğini ve hukuka aykırı delille af olgusunun ispatlanamayacağını belirterek bozdu; mahkeme direndi.
“Uygulamada kişilik haklarının, özel yaşam alanı ve sır alanının ihlâli sonucu elde edilen kayıtların delil olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmektedir. Burada özenle üzerinde vurgulanması gereken husus; "hukuka aykırı olarak elde edilen delilin değerlendirilmesi konusunda" medeni usul hukukunda da geçerli olan dürüstlük kuralı esas alınarak karar verilmesi ve bu konuda her somut olayda, o olayın özelliğine göre değerlendirme yapılması gerektiğidir. Bu konuda ihlâl edilen kanun hükmü ile ispatlanmak istenen menfaat arasında amaca uygunluk hususu da esas alınmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur. Kurul'a göre kadın, çekim sırasında eşine neden sürekli çekim yaptığını ve görüntüleri mahkemede delil olarak kullanıp kullanmayacağını sormuştur; çekimin kadının bilgisi dâhilinde yapıldığı anlaşıldığından diskin hukuka aykırı yolla elde edildiğinden söz edilemez. Tanıkların görgüye dayanan anlatımlarına göre koca eşini süreklilik gösterecek şekilde aşağılamış ve ona hakaret etmiştir; kadının bu davranışları affettiğine veya hoşgörüyle karşıladığına dair bir kanıt da yoktur. Bu nedenle boşanmaya karar verilmelidir. Kurulda diskin hukuka aykırı delil olduğu ve direnme kararının onanması gerektiği yönünde görüşler ileri sürülmüş, çoğunlukça benimsenmemiştir.
Eşin WhatsApp Web oturumu açılarak elde edilen yazışmalar hukuka aykırı delildir ve kusur belirlemesinde dikkate alınamaz
Koca, eşinin başka bir erkekle duygusal ilişki yaşadığını ileri sürerek boşanma davası açtı ve eşinin WhatsApp Web oturumunu kendi bilgisayarında açarak elde ettiği yazışmaları sundu; kadın da karşı dava açtı. Mahkeme, yazışmalara dayanarak kadını tam kusurlu saydı; kocanın davasını kabul, kadının davasını reddetti. Bölge adliye mahkemesi, eşinin sadakatinden kuşkulanan kocanın yazışmaları başka yolla elde etme olanağı bulunmadığını ve korunan hukuki yararlar dengelendiğinde delilin hükme esas alınmasında hukuka aykırılık olmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetti.
“Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin eşinin Whatsapp web oturumu ile elde edilen görüşme kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Daire, kocanın davasının kabulüne ilişkin kararı oybirliğiyle bozmuş, kadının kendi davasının reddine yönelik temyiz itirazlarını ise yerinde görmemiştir. Daire'ye göre mahkeme delilin elde ediliş biçimini re'sen gözetir ve hukuka aykırı elde edildiğini tespit ederse karşı taraf itiraz etmese bile delili dosya kapsamında değerlendirmez (HMK m. 189/2, 4). Daire, bölge adliye mahkemesinin menfaat dengesine dayanan gerekçesine rağmen yazışmaları hukuka aykırı delil saymıştır. Bu yazışmalar dışlandığında kadına yüklenebilecek başka bir kusur ispatlanmadığından kocanın davası reddedilmelidir.
Eşiyle arasındaki konuşmaları kaydederek elde edilen ses kaydı hükme esas alınamaz; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da kusuru ispatlamaz
Koca, eşinin yalnız kaldıklarında kendisine ve ailesine ağır hakaretlerde bulunduğunu ileri sürerek boşanma davası açtı ve tartışmalar sırasında kaydettiği ses kayıtlarını sundu. Kadın, ses kayıtlarının hukuka aykırı olarak alındığını savundu. Kadın hakkında bu sözler nedeniyle açılan ceza davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişti. Mahkeme, hakaretlerin baş başa kalındığında söylendiğini, başka şekilde ispatlanmalarının mümkün olmadığını ve kaydın yalnız ispat amacıyla alındığını belirterek kayıtları hukuka uygun saydı; kocayı ağır, kadını az kusurlu bularak boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.
“6100 sayılı Kanun'un 189 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re'sen göz önüne alınacağı ve delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi hâlinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verileceği düzenlenmiş olup gerçekleşen bu durum karşısında hükme esas alınan ses kaydı delili hukuka aykırı nitelikte olduğundan kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Ayrıca dosya içerisine alınan ceza dosyasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin hüküm sonuçlarını doğurmayacağından, davacıya ve yakınlarına birden fazla kere hakaret, aşağılama içerir sözler sarf etmek kusuru ispat edilmiş sayılamaz ve davalıya kusur olarak yüklenemez.”
Ne anlama geliyor? Daire, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını oybirliğiyle bozmuştur. Daire, ilk derece mahkemesinin başka ispat imkânı bulunmadığı gerekçesine rağmen kocanın eşiyle arasındaki konuşmaları kaydederek elde ettiği ses kayıtlarını hukuka aykırı delil saymıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin hüküm sonuçları doğurmadığından hakaret kusuru bu kararla da ispatlanmış sayılamaz. Kadının boşanmaya sebep olan başka bir kusuru ispatlanmadığından dava reddedilmelidir.
İkrarın hâkimi bağlamaması kuralı anlaşmaya dayalı boşanmayı önlemeye yöneliktir; telefon zorla alınıp şifresi kırılarak elde edilen yazışmalar hukuka aykırıdır
Kadın boşanma davası açtı; koca da birleşen davayla boşanma istedi ve kadının başka bir erkekle telefon ve sosyal medya üzerinden yazıştığını ileri sürdü. Kadın dilekçesinde, eşine ders vermek amacıyla sosyal medyadan gelen konuşma teklifini bile bile kabul ettiğini, telefonunu eşinin görebileceği şekilde açık bıraktığını ve kocanın telefonu elinden zorla aldığını belirtmişti. Koca yazışmaları dosyaya sundu. Mahkeme, kadının güven sarsıcı eylemini sabit sayarak kadını tam kusurlu buldu; kadının davasını reddetti, kocanın davasını kabul etti. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetti.
“Öte yandan 4721 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "tarafların her türlü ikrarının hakimi bağlamayacağına" ilişkin kuralın temel amacı eşlerin yasanın öngördüğü kurallara (TMK md. 166/3) uymaksızın anlaşma ile boşanmalarının önlenmesidir. Tarafların boşanma sebebi olarak ileri sürülen maddi olayların varlığını kabul etmeleri bu kuralın kapsamı dışındadır. Taraflarca maddi olayların varlığının kabulü halinde başkaca kanıt aramaya gerek bulunmayabilir. Ancak, maddî olayların boşanmayı gerektirip gerektirmeyeceği konusunu yine hâkim takdir edip değerlendirecektir.”
Ne anlama geliyor? Daire, kocanın birleşen davasının kabulüne ilişkin kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre kadının telefonu zorla alınarak ve şifresi kırılarak elde edilen yazışmalar kadının rızası dışında hukuka aykırı yolla elde edilmiştir ve hükme esas alınamaz; mahkeme bu durumu karşı taraf itiraz etmese bile re'sen gözetir. Kadının dilekçesindeki beyanı tek başına güven sarsıcı eylemi ispata elverişli değildir; dinlenen tanıkların beyanları da soyut, duyuma ve yoruma dayalıdır. Kadının ispatlanmış bir kusuru bulunmadığından kocanın davası da reddedilmelidir.
İkrar delildir: aldattığını duruşmada kabul eden eşin beyanı, adli sicil kaydı ve dosyanın bütünüyle birlikte hâkimin vicdani kanaatine dayanak olabilir
Kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ileri sürerek boşanma davası açtı ve delil olarak nüfus ve adli sicil kayıtlarına dayandı. Koca duruşmaya katılarak eşini defalarca aldattığının doğru olduğunu, ancak pişman olduğunu belirterek davanın reddini istedi. İlk derece mahkemesi kocayı tam kusurlu sayarak boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, kadının usulüne uygun şekilde tanık deliline dayanmadığını ve dinlenmemesi gereken tanıkların anlatımlarına dayanılarak karar verildiğini belirterek davayı reddetti.
“Yukarıda anlatılanlar ışığında; davalı erkeğin adli sicil kaydı ve dosya bütünü dikkate alındığında ilk derece mahkemesi hakiminin davalı erkeğin beyanları ve ikrarını samimi bulduğu, boşanmanın dayandığı olguların gerçekleştiği konusunda vicdani kanaate sahip olduğu ve davanın kabulüne karar verildiği halde bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, bölge adliye mahkemesi kararını oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre tarafların her türlü ikrarının hâkimi bağlamayacağı kuralı (TMK m. 184/3), boşanmayı kabul etmenin veya bir vakıayı ikrar etmenin tek başına hâkimi bağlamayacağı anlamına gelir. Madde bir bütün olarak değerlendirildiğinde ikrar delil olma özelliğini yitirmez ve hâkime dosyanın bütününü serbestçe değerlendirme yetkisi verir (TMK m. 184/1, 4). Kocanın duruşmadaki kabulünü samimi bulan ve bunu adli sicil kaydı ile dosya kapsamıyla birlikte değerlendiren ilk derece hâkiminin vicdani kanaati yerindedir.
Tanık beyanını serbestçe takdir eden hâkim, beyanı neden hükme esas aldığını gerekçesinde göstermelidir; soyut ve çelişkili beyanla kusur yüklenemez
Eşler 1992'de evlenmişti. Koca boşanma davası açtı; kadın da karşı dava açarak kocanın güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, ekonomik ve psikolojik baskı uyguladığını ileri sürdü. Aile mahkemesi, evde çalışan tanığın bir olaya ilişkin beyanına dayanarak kocaya güven sarsıcı davranış yükledi; kocayı ağır, kadını az kusurlu sayarak her iki davayı kabul etti ve kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetti. Özel Daire, güven sarsıcı davranışların kanıtlanamadığını, eşlerin eşit kusurlu olduğunu ve kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceğini belirterek bozdu; mahkeme, tanık beyanıyla vakıanın sabit olduğunu belirterek direndi.
“Tanık delili; HMK'nın 240 ilâ 265. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, bu delil, koşullarını ve hükümlerini kanunun tayin etmediği, hâkimi bağlamayan, hâkimin üzerinde serbestçe takdir hakkını kullanabildiği bir delildir. Hâkimin; tanık delili altında yer alan beyanları hükmün gerekçe bölümünde serbestçe takdir ederken, sadece kendi vicdani kanaatinden bahsetmesi yeterli olmayıp ayrıca dinlenen tanığın ifadesinin, hangi nedenlerle hükme esas alınıp alınmadığını da belirtmesi gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden oy çokluğuyla, yoksulluk nafakası yönünden oybirliğiyle bozmuştur. Kurul'a göre kadın, sadakatsizlik vakıasına dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında açıkça dayanmamış, bu iddiayı tanık dinlendikten sonra verdiği beyan dilekçesinde ileri sürmüştür. Tanık da diğer tanığın anlatımıyla çelişki nedeniyle sorulan soruya ilk anlatımından farklı bir cevap vermiştir; soyut, yer ve zaman içermeyen ve olayın gerçekleştiği iddia edilen tarihle uyuşmayan bu beyan inandırıcı değildir ve kusur olarak yüklenemez. Eşlerin karşılıklı hakaretleri ve ispatlanan diğer kusurlu davranışları karşılaştırıldığında eşler eşit kusurludur; kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez.
Dava başında tensiple kesin süre verilerek tanık bildirilmesi beklenemez; bir tarafın hazır ettiği tanıkları dinleyip diğerine delil bildirme imkânı tanımamak silahların eşitliğine aykırıdır
Eşlerden biri, diğerinin şiddet uyguladığını ve ailesini ziyarete göndermediğini ileri sürerek boşanma davası açtı. Mahkeme, dava açıldıktan hemen sonra düzenlediği tensip tutanağıyla davalıya bütün delillerini ve tanıklarını bildirmesi için iki haftalık kesin süre verdi; davalı bu sürede delil bildirmedi. Sonraki bir duruşmada, dilekçesinde tanık bildirmemiş olan davacının hazır ettiği tanıklar dinlendi; davalının delillerini bildirmek için süre istemi ise kesin sürede delil bildirilmediği gerekçesiyle reddedildi ve dava kabul edildi. Özel Daire bozdu; mahkeme direndi.
“Mahkemece, tarafların henüz uyuştukları ve ayrıştıkları hususlar belirlenmeden tensip ile birlikte kesin süre verilerek tanıkların bildirilmesinin evliliği sonlandıran ve istenmesi kamu düzenini ilgilendiren boşanmaya ilişkin Türk Medeni Kanununun 184. ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 7. maddesinde düzenlenen usul kuralları ve özellikle Anayasanın 41. maddesinde yer verilen amaç gözetildiğinde doğru olmadığı gibi tensip tutanağı ile verilen kesin süreye rağmen tanıklarını bildirmeyen davacı tanıklarının dinlenmesine karar verilmesine karşın davalı tanıklarının bildirilmesi isteminin reddine karar verilmesi silahların eşitliği ilkesi gereğince de doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını ilave gerekçeyle oyçokluğuyla bozmuştur. Kurul, boşanmada yargılama usulünü düzenleyen TMK m. 184'ü, aile mahkemelerine sulhü teşvik görevi veren 4787 sayılı Kanun'un 7. maddesini ve aileyi koruyan Anayasa'nın 41. maddesini birlikte değerlendirmiştir. Kurul'un benimsediği Özel Daire kararına göre davaya süresinde cevap vermeyen davalı davacıya kusur yükleyemese de, davacının dayandığı vakıaların gerçekleşmediğini ispat için süresi içinde delil bildirebilir; çekişmeli hususlar ön inceleme duruşmasında belirlendiğinden dava başında tensiple verilen kesin süre hukuki sonuç doğurmaz. Kurulda, delil gösterme zamanı bakımından boşanma davaları için HMK'dan ayrılmayı gerektiren bir boşluk bulunmadığı görüşü ileri sürülmüş, çoğunlukça benimsenmemiştir.
Taraflardan birinin istemi yoksa ve genel ahlak ya da kamu güvenliği kesin olarak gerektirmiyorsa boşanma davasının duruşması gizli yapılamaz
Aile mahkemesi, boşanma davasında taraflardan hiçbirinin istemi bulunmadan duruşmalardan birini gizli yaptı ve davayı karara bağladı. Karar temyiz edildi.
“Türk Medeni Kanununun 184/6. maddesinde ise boşanma davalarında taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılabileceği öngörülmüştür. Somut olaya gelince; tarafların duruşmanın gizli yapılmasına dair talebi bulunmamakla birlikte kamu güvenliği ve genel ahlakın kesin olarak gerekli kıldığı bir hal de mevcut değildir. Hal böyle iken duruşmanın gizli yapılması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire hükmü oybirliğiyle bozmuş, diğer temyiz itirazlarını bu aşamada incelememiştir. Duruşma kural olarak alenidir (HMK m. 28/1). Boşanma davasında taraflardan birinin istemi hâkime duruşmanın gizli yapılmasına karar verme imkânı tanır (TMK m. 184/6); istem yoksa gizlilik ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde mümkündür (HMK m. 28/2). Daire, bu koşullar olmadan gizli duruşma yapılmasını tek başına bozma sebebi saymıştır.
Hâkimin onaylamadığı protokol bağlayıcı değildir; reddedilen anlaşmalı boşanma davasındaki protokol gereği yapılan ödeme sonraki davada tazminat istemeye engel olmaz
Eşler daha önce anlaşmalı boşanma davası açmış, bu dava reddedilmişti. Koca, o davada sunulan protokol gereği çocukların hesabına bir miktar para yatırmıştı. Daha sonra karşılıklı olarak açılan boşanma davalarında mahkeme kocayı ağır kusurlu sayarak kadının davasını kabul etti. Kadının maddi ve manevi tazminat istemini ise, protokol gereği çocukların hesabına yatırılan paranın tazminat niteliğinde olduğu ve anlaşmalı boşanma davası reddedilmiş olsa da tazminatın yeniden istenmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu gerekçesiyle reddetti.
“Anlaşmalı boşanma görüşmeleri sırasında, tarafların aralarında düzenlemiş oldukları protokol hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz, bu şekilde onaylanmamış bir protokol taraflar için bağlayıcı değildir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre onaylanmamış protokolde yer alan tazminata ilişkin beyan ve bu beyandaki edimlerin yerine getirilmiş olması, tazminat hakkından feragat veya hakkın kötüye kullanılması sayılamaz. Mahkemece belirlenen ve koca tarafından temyiz edilmediği için kesinleşen kusurlu davranışlara göre koca tamamen kusurludur ve bu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir; kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmelidir (TMK m. 174/1-2).
Boşanma kararından sonra yapılan ve hâkimin onaylamadığı ek protokol genel hükümlere tabi bir sözleşmedir; bu protokolden doğan uyuşmazlıkta aile mahkemesi görevsizlik kararı verir
Eşler anlaşmalı olarak boşanmıştı. Boşanma kararından sonra, protokolün uygulanmasına ilişkin ek bir protokol düzenleyerek annenin adına kayıtlı konutun ortak çocuk ergin oluncaya kadar üçüncü kişilere satılmamasını kararlaştırdılar. Baba, velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasında bu ek protokole dayanarak tapu kaydına satış yasağı şerhi konulmasını da istedi. Aile mahkemesi, bu istem hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma kararından sonra istemi kabul etti.
“Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece temyize konu bu uyuşmazlık hakkında uyuşmazlığın genel yetkili mahkemelerin görev alanı kapsamında kaldığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire hükmü oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184/5). Mahkemece onaylanan protokolde ve boşanma kararında konuta ilişkin bir düzenleme yoktur; ek protokol boşanma davası sırasında hâkimin onayından geçmediği ve hükme esas alınmadığı için genel hükümlere tabi bir sözleşmedir ve uyuşmazlık aile hukukundan kaynaklanmaz. Görev kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir (HMK m. 1).
Delillerin değerlendirilmesi derece mahkemelerine aittir; Anayasa Mahkemesi yargılamanın bütün olarak hakkaniyete uygun olup olmadığını denetler
Başvurucunun eşi boşanma ve tazminat davası açtı; delil olarak eşler arasındaki bir tartışma sırasında kaydedilen ve başvurucunun sözlerini içeren bir disk sundu. Aile mahkemesi diski bilirkişiye çözümletti; konuşmaların eşlerin ortak hayatlarını sürdürdüğü evde yapıldığını ve bu yerin eşler bakımından özel alan sayılmasının evlilik kurumuyla bağdaşmayacağını belirterek diske değer verdi. Mahkeme tanık beyanlarıyla birlikte başvurucuyu ağır kusurlu sayarak boşanmaya ve başvurucu aleyhine tazminata hükmetti; başvurucunun ortak çocuğu tanık olarak dinletme istemini, çocuk delil listesinde gösterilmediği için reddetti. Yargıtay kararı onadı.
“Derece mahkemeleri nezdindeki yargılamalarda izlenilen delil kuralları ve bunların yorumlanması kural olarak belirtilen hususların değerlendirilmesi açısından daha elverişli konumda olan söz konusu mahkemelere aittir. Bununla birlikte, delillerin incelenme ve değerlendirilme yönteminin açık bir hakkaniyetsizlik veya keyfilik ihtiva etmesi veya bu değerlendirmelerin "silahların eşitliği" ve "çelişmeli yargılama" ilkeleri gözetilerek yapılmaması durumunda, adil yargılanma hakkının gereklerine uygun bir delil değerlendirilmesinden söz edilemez.”
Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi adil yargılanma hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle karar vermiştir. Mahkeme'ye göre disk çelişmeli bir yargılamada tarafların iddia ve beyanları kapsamında incelenmiş, başvurucu içeriğe ulaşarak itirazlarını bildirebilmiş ve taraf tanıkları da dinlenmiştir; ek tanık dinletme istemi ise gerekli usul aşamasından sonra ileri sürülmüştür. Anayasa Mahkemesi delilin hukuka uygunluğunu yeniden değerlendirmemiş, yargılamanın bütün olarak hakkaniyete uygun olup olmadığını incelemiştir. Yargıtay'ın yeni tarihli kararlarında ise eşiyle arasındaki konuşmaları kaydederek elde edilen ses kayıtları hukuka aykırı delil sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/9244 E., 2024/5576 K., 10.09.2024).
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 150 nci maddesini karşılamaktadır. Bu maddede belirtilenler dışında, boşanmada yargılama usulünün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbi olduğu açıklanmıştır. Maddenin beşinci bendinde "iki taraf arasında" ifadesi mehaza uygun olarak metinden çıkarılmıştır. Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşma, eşler dışında, çocuğun velayet altında bulunduğu durumlarda vasisinin de katılmasını gerektirebileceğinden, bu anlaşmaların hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 76-77Tasarı metni beş bentten oluşuyordu. Adalet Komisyonu, maddenin birinci fıkrasına özel hayata saygı esası gözetilerek taraflardan birinin istemi üzerine hâkimin duruşmanın gizli yapılmasına karar verebileceğini öngören (6) numaralı bendi eklemiştir (S. Sayısı 723, s. 312; Komisyon metni s. 405). Maddedeki "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu" yollaması, 6100 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra bu Kanun'un karşılık gelen hükümlerine yapılmış sayılır (HMK m. 447/2).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Boşanma ve ayrılık davalarında, hakim, aşağıdaki kaidelere riayetle mükelleftir: 1 – Hakim, boşanma veya ayrılık için sebep gösterilen hadiseleri mevcudiyetlerine vicdanen kani olmadıkça sabit addedemez. 2 – Bu hadiseler hakkında gerek resen gerek iki tarafın talebi ile yemin teklif olunamıyacağı gibi yemin makamına kaim beyanatta bulunulması dahi istenilemez. 3 – İki tarafın bu bapta sebkedecek her türlü ikrarları dahi hakimi takyit etmez. 4 – Hakim beyyinatı serbestçe takdir eder. 5 – Boşanma veya ayrılığın fer'i hükümlerine dair iki taraf arasında akdedilen mukavelat, hakimin tasdikına iktiran etmedikçe muteber olmaz.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 150 | 4721 sayılı Kanun m. 184 | |
|---|---|---|
| Genel usul | Hâkimin uyacağı kaideler sayılmıştı | Kurallar saklı kalmak üzere usul kanunu uygulanır |
| Vicdani kanaat | Vicdanen kani olmadıkça olay sabit sayılamaz | Vicdanen kanaat getirilmedikçe ispatlanmış sayılamaz |
| Yemin | Yemin teklif edilemez; yemin yerine geçen beyan da istenemez | Taraflara yemin önerilemez |
| İkrar | Hâkimi bağlamaz | Hâkimi bağlamaz |
| Delillerin takdiri | Hâkim delilleri serbestçe takdir eder | Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder |
| Anlaşmalar | "İki taraf arasında" yapılan sözleşmeler hâkimin onayıyla geçerli olur | "İki taraf arasında" ibaresi çıkarıldı; onay şartı sürüyor |
| Gizli duruşma | Düzenleme yoktu | Taraflardan birinin istemi üzerine mümkün |
Yeni madde eski metnin beş kuralını korumuş ve dilini sadeleştirmiştir. Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşmalardan "iki taraf arasında" ifadesi çıkarılmış, gizli duruşmaya ilişkin altıncı bent eklenmiştir. Eski metindeki yemin yerine geçecek beyan yasağı yeni metinde ayrıca sayılmamıştır.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
| 01.10.2011 | Maddenin yollama yaptığı 1086 sayılı Kanun'un yerini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu aldı | 6100 s. K. m. 447/2 |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 6: İspat yükü.
- TMK m. 161: Zina.
- TMK m. 166: Evlilik birliğinin sarsılması ve anlaşmalı boşanma.
- TMK m. 170: Boşanma veya ayrılık kararı.
- TMK m. 174: Maddi ve manevi tazminat.
- TMK m. 182: Boşanmada çocuklar bakımından ana ve babanın hakları.
- TMK m. 185: Evliliğin genel hükümleri; birlikte yaşama ve sadakat yükümlülüğü.
Boşanma davanızda delillerin toplanması, hukuka aykırı delil itirazı veya anlaşmalı boşanma protokolü konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 184 ne diyor?
TMK m. 184'e göre boşanmada yargılama Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na tabidir; ancak hâkim boşanma olgularının varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz, bu olgular hakkında taraflara yemin öneremez, tarafların ikrarı onu bağlamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder. Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz; taraflardan birinin istemi üzerine duruşma gizli yapılabilir.
Boşanma davasında hangi delillerle ispat yapılır?
Tanık, belge, yazışma, fotoğraf, resmî kayıtlar, ceza ve icra dosyaları gibi hukuka uygun her türlü delil kullanılabilir; hâkim bunları serbestçe takdir eder (TMK m. 184/4). Hukuk Genel Kurulu'na göre hâkim, tanık beyanını hangi nedenlerle hükme esas aldığını veya almadığını gerekçesinde göstermelidir (Yargıtay HGK, 2018/1095 E., 2021/1676 K., 14.12.2021).
Eşimin telefonundaki mesajları delil olarak sunabilir miyim?
Mesajları nasıl elde ettiğiniz belirleyicidir. Yargıtay, telefonu zorla alınıp şifresi kırılarak elde edilen yazışmaları (Yargıtay 2. HD, 2024/101 E., 2024/7537 K., 16.10.2024) ve eşin WhatsApp Web oturumu açılarak elde edilen yazışmaları hukuka aykırı delil saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/5012 E., 2024/1780 K., 14.03.2024). Hukuka aykırı delil hükme esas alınmaz (HMK m. 189/2).
Eşimle aramızdaki konuşmaları kaydedersem delil olur mu?
Yargıtay, kocanın eşiyle arasındaki konuşmaları kaydederek elde ettiği ses kayıtlarını hukuka aykırı delil saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/9244 E., 2024/5576 K., 10.09.2024). Buna karşılık Hukuk Genel Kurulu, eşin bilgisi dâhilinde yapılan çekimi hukuka aykırı saymamıştır (Yargıtay HGK, 2020/26 E., 2022/1434 K., 02.11.2022). Kaydın hukuka uygunluğu her olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Eve gizli kamera koyarak elde ettiğim görüntüler kullanılır mı?
Hayır. Yargıtay, eşinden habersiz eve kamera yerleştirerek elde edilen görüntüleri hukuka aykırı delil saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/8252 E., 2024/4452 K., 10.06.2024). Bu tür kayıtlar ayrıca cezai sorumluluk doğurabilir (TCK m. 132-134).
Ortak kullandığımız bilgisayardaki fotoğraflar delil olur mu?
Somut duruma bağlıdır. Yargıtay, bilgisayarın eşlerin ortak kullanımında olup olmadığının, şifresinin bulunup bulunmadığının ve şifrenin eşlerce bilinip bilinmediğinin araştırılması, delilin hukuka uygunluğunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/9995 E., 2025/5421 K., 28.05.2025).
Hukuka aykırı elde edilen kaydı gören tanık dinlenir mi?
Tanık hukuka aykırı elde edilen kayıtları aktarıyorsa beyanı da hükme esas alınmayabilir. Yargıtay, bir başkasının WhatsApp uygulamasını habersiz olarak bilgisayara yükleyip yazışmaları takip eden tanığın elde ettiği delilleri ve bu delillere ilişkin tanık beyanlarını hükme esas almamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/8411 E., 2024/3919 K., 28.05.2024).
Eşim duruşmada aldattığını kabul etti; bu yeterli mi?
İkrar hâkimi bağlamaz ama delildir. Yargıtay, aldattığını duruşmada kabul eden kocanın beyanını adli sicil kaydı ve dosyanın bütünüyle birlikte değerlendiren ilk derece hâkiminin vicdani kanaatini yerinde bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2022/881 E., 2022/5950 K., 16.06.2022). Başka bir dosyada ise kocanın duruşmadaki ikrarı tek başına kusur yüklemeye yeterli görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2021/8723 E., 2021/10134 K., 27.12.2021). İkrarı başka delillerle desteklemeniz önemlidir.
Anlaşmalı boşanmada ikrar hâkimi bağlar mı?
Evet. Anlaşmalı boşanmada tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz (TMK m. 166/3). Bunun için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Boşanma davasında yemin teklif edilebilir mi?
Boşanma sebebi olan olgular hakkında taraflara yemin önerilemez (TMK m. 184/2). Ziynet eşyası gibi mali talepler için ise yemin deliline dayanılabilir; Yargıtay, ziynetler konusunda yemin deliline de dayanan kadına yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/136 E., 2026/6720 K., 16.06.2026).
Cevap dilekçesi vermedim; delil sunabilir miyim?
Süresinde cevap vermeyen davalı davacının iddialarını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128) ve karşı tarafa kusur yükleyen bir vakıa ileri süremez (Yargıtay 2. HD, 2015/22831 E., 2017/3929 K., 06.04.2017). Ancak davacının dayandığı olayların gerçekleşmediğini ispat için süresi içinde delil bildirebilir (Yargıtay HGK, 2014/433 E., 2016/63 K., 22.01.2016).
Tanıklarımı sonradan bildirebilir miyim?
Kural olarak delil kanundaki süre içinde gösterilir; sonradan gösterilmesine ancak yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde gösterilememesi tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa izin verilebilir (HMK m. 145). Anayasa Mahkemesi, delil listesinde gösterilmeyen ortak çocuğun sonradan tanık olarak dinletilmesi isteminin reddini adil yargılanma hakkının ihlali saymamıştır (AYM, Nilgün Kaya, B. No: 2012/1146, 31.12.2014).
Mahkemenin onaylamadığı protokol geçerli mi?
Hayır. Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m. 184/5). Yargıtay'a göre onaylanmamış protokol taraflar için bağlayıcı değildir ve bu protokol gereği yapılan ödeme sonraki davada tazminat istemeye engel olmaz (Yargıtay 2. HD, 2016/21681 E., 2018/9664 K., 20.09.2018).
Boşandıktan sonra eski eşimle ek protokol yaptım; aile mahkemesine başvurabilir miyim?
Hâkimin onaylamadığı ek protokol genel hükümlere tabi bir sözleşmedir. Yargıtay, boşanma kararından sonra yapılan ek protokolden doğan uyuşmazlıkta aile mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2017/3517 E., 2018/13958 K., 04.12.2018).
Boşanma duruşmasının gizli yapılmasını isteyebilir miyim?
Evet. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir (TMK m. 184/6). İstem yoksa gizlilik ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde mümkündür; Yargıtay, bu koşullar yokken yapılan gizli duruşmayı bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/16788 E., 2016/9300 K., 05.05.2016).
Dava açıldıktan sonra yaşanan olaylar delil olur mu?
Kural olarak o davada hayır. Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma davası açıldığı tarihteki olgulara göre sonuçlandırılır ve dava tarihinden sonraki olay ancak yeni bir davanın konusu olabilir (Yargıtay HGK, 2010/2-227 E., 2010/324 K., 16.06.2010); böyle bir olay ıslahla da o davaya eklenemez (Yargıtay HGK, 2020/362 E., 2022/1514 K., 15.11.2022).
Ceza davasındaki karar boşanma davasını etkiler mi?
Hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusurun değerlendirilmesine ilişkin kararıyla bağlı değildir (TBK m. 74). Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin hüküm sonuçları doğurmadığını ve bu kararla kusurun ispatlanmış sayılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/9244 E., 2024/5576 K., 10.09.2024).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6, 161, 166, 174, 184, 185
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 1, 28, 128, 145, 188, 189, 190, 225, 241, 447
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 132-134
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 7
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36, 41
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 150 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 184 gerekçesi s. 76-77, Komisyon raporu s. 312, Komisyon metni s. 405
- Anayasa Mahkemesi, Nilgün Kaya, B. No: 2012/1146, 31.12.2014
- Anayasa Mahkemesi, E. 2005/26, K. 2008/105, 15.05.2008
- Yargıtay HGK, 2024/129 E., 2025/499 K., 10.09.2025
- Yargıtay HGK, 2023/382 E., 2024/244 K., 15.05.2024
- Yargıtay HGK, 2021/825 E., 2023/136 K., 01.03.2023
- Yargıtay HGK, 2020/362 E., 2022/1514 K., 15.11.2022
- Yargıtay HGK, 2020/26 E., 2022/1434 K., 02.11.2022
- Yargıtay HGK, 2018/1095 E., 2021/1676 K., 14.12.2021
- Yargıtay HGK, 2014/433 E., 2016/63 K., 22.01.2016
- Yargıtay HGK, 2011/2-703 E., 2012/70 K., 15.02.2012
- Yargıtay HGK, 2010/2-227 E., 2010/324 K., 16.06.2010
- Yargıtay HGK, 2010/2-96 E., 2010/106 K., 24.02.2010
- Yargıtay 2. HD, 2026/136 E., 2026/6720 K., 16.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/6951 E., 2026/4133 K., 14.04.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/2346 E., 2026/903 K., 02.02.2026
- Yargıtay 2. HD, 2024/9995 E., 2025/5421 K., 28.05.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/6273 E., 2025/2174 K., 03.03.2025
- Yargıtay 2. HD, 2023/4053 E., 2024/9347 K., 02.12.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/658 E., 2024/8815 K., 19.11.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/101 E., 2024/7537 K., 16.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/9244 E., 2024/5576 K., 10.09.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/8252 E., 2024/4452 K., 10.06.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/6453 E., 2024/4164 K., 03.06.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/8411 E., 2024/3919 K., 28.05.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/6646 E., 2024/3348 K., 09.05.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/4207 E., 2024/2433 K., 04.04.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/2433 E., 2024/2082 K., 26.03.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/5012 E., 2024/1780 K., 14.03.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/2949 E., 2023/6157 K., 13.12.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/881 E., 2022/5950 K., 16.06.2022
- Yargıtay 2. HD, 2021/8723 E., 2021/10134 K., 27.12.2021
- Yargıtay 2. HD, 2017/3517 E., 2018/13958 K., 04.12.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/21681 E., 2018/9664 K., 20.09.2018
- Yargıtay 2. HD, 2015/22831 E., 2017/3929 K., 06.04.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/16788 E., 2016/9300 K., 05.05.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/14139 E., 2016/5017 K., 15.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/10289 E., 2015/25022 K., 24.12.2015
