TMK 167'ye göre boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. Ayrılık evliliği sona erdirmez; hâkim bir yıldan üç yıla kadar bir süre için ayrılığa karar verir ve bu süre kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m. 171). Yargıtay'a göre ayrılık kararı için de bir boşanma sebebinin ispatlanması gerekir (Yargıtay 2. HD, 2012/3023 E., 2013/3849 K., 18.02.2013); dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez ve ortak hayatın yeniden kurulma olasılığı aranmaz (Yargıtay 2. HD, 2026/858 E., 2026/3553 K., 02.04.2026). Süre bitince ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172).
- Ayrılık kararı
- Evliliği sona erdirmeden eşlere bir yıldan üç yıla kadar ayrı yaşama imkânı veren mahkeme kararı; ayrılık süresince eşler evli kalır.
- Ayrılık süresi
- Hâkimin bir yıl ile üç yıl arasında belirlediği süre; ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m. 171).
- Boşanma sebebi
- TMK m. 161-166'da sayılan sebeplerden biri; hâkim ancak bu sebeplerden biri ispatlanırsa boşanmaya veya ayrılığa karar verebilir (TMK m. 170/1).
- Taleple bağlılık
- Hâkimin istenenden fazlasına veya başka bir şeye karar verememesi (HMK m. 26); dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez (TMK m. 170/2).
- Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı
- Boşanma istenen davada hâkimin boşanma yerine ayrılığa karar verebilmesi için aranan şart (TMK m. 170/3).
- Terditli istem
- Aralarında sıra kurularak ileri sürülen istemler; örneğin öncelikle ayrılık, bu kabul edilmezse boşanma istenmesi (HMK m. 111).
- Tedbir nafakası
- Boşanma veya ayrılık davası süresince hâkimin eş ve çocuklar için re'sen hükmettiği nafaka (TMK m. 169).
TMK 167 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Davanın konusu | Dava hakkı olan eş boşanma veya ayrılık isteyebilir | TMK m. 167 |
| Ayrılığın şartı | Bir boşanma sebebi ispatlanmalıdır | TMK m. 170/1; Yargıtay 2. HD, 2013/3849 K. |
| Yalnız ayrılık istenmişse | Boşanmaya karar verilemez | TMK m. 170/2; Yargıtay 2. HD, 2012/29082 K. |
| Ortak hayat olasılığı | Yalnız ayrılık istenen davada aranmaz | Yargıtay 2. HD, 2026/3553 K.; Yargıtay 2. HD, 2010/18727 K. |
| Boşanma istenmişse | Ayrılığa ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa karar verilebilir | TMK m. 170/3; Yargıtay 2. HD, 2022/5408 K. |
| Tam kusurlu eşin davası | Tamamen kusurlu eşin boşanma davası reddedilir, kusursuz eşin ayrılık davası kabul edilir | Yargıtay 2. HD, 2015/12828 K. |
| Ayrılık süresi | Bir yıldan üç yıla kadar; süre kararın kesinleşmesiyle işler | TMK m. 171; Yargıtay 2. HD, 2018/2327 K. |
| Süre bitince | Ortak hayat kurulmamışsa her eş boşanma davası açabilir; süre bittikten sonra bir araya gelinmişse bu dava reddedilir | TMK m. 172/2; Yargıtay 2. HD, 2019/11166 K. |
| Sonuçların belirlenmesi | İlk davada ispatlanan olaylar ve ayrılık süresindeki durumlar gözetilir; kesinleşen kusur bağlayıcıdır | TMK m. 172/3; Yargıtay 2. HD, 2025/1264 K. |
| Süre dolmadan yeni dava | Ayrılık süresi içinde açılan boşanma davasında yeni bir kusurun ispatı gerekir | Yargıtay 2. HD, 2018/10693 K. |
| İstemin değiştirilmesi | Boşanma istemi ayrılığa daraltılabilir; ayrılık istemi ıslahla boşanmaya genişletilebilir | Yargıtay 2. HD, 2007/11393 K.; Yargıtay 2. HD, 2016/10752 K. |
| Terditli istem | Öncelikle ayrılık, olmazsa boşanma istenebilir; davacı fer'î boşanma isteminin olmadığını açıkça bildirirse yalnız ayrılık incelenir | HMK m. 111; Yargıtay 2. HD, 2025/8886 K. |
| Tazminat | Ayrılıkla birlikte istenen tazminat genel hükümlere dayanır | Yargıtay 2. HD, 2013/2602 K. |
| Feragat | Ayrılık davasından feragat, o tarihe kadarki olayların affı sayılır | Yargıtay 2. HD, 2015/15990 K. |
| Ölüm | Karar kesinleşmeden eş ölürse dava konusuz kalır; mirasçılar sağ eşin kusurunun tespitini isteyebilir | TMK m. 181/2; Yargıtay 2. HD, 2017/13770 K. |
| Uygulanacak hukuk | Yabancılık unsuru varsa eşlerin ortak millî hukuku, yoksa ortak mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku | MÖHUK m. 14 |
TBMM gerekçesine göre madde, 743 sayılı eski Kanun'un 135. maddesini sadeleştirerek yeniden yazmış ve davacıya dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteme yetkisini korumuştur. Ayrılığın şartları ve sonuçları ise 170-172. maddelerde düzenlenmiştir; bu maddeler 167'den ayrı düşünülemeyeceği için bu sayfada birlikte anlatılmıştır.
Ayrılık kararı evliliği bitirmez: eşler evli kalır, bu nedenle yeniden evlenemez (TMK m. 130) ve evliliğin genel hükümlerine bağlı kalır (TMK m. 185). Ayrılık kararı almak için de bir boşanma sebebini ispatlamanız gerekir; Yargıtay affedilen olaylara veya duyuma dayalı tanık beyanlarına dayanılarak ayrılık kararı verilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/3023 E., 2013/3849 K., 18.02.2013). Süre bitince boşanma kendiliğinden gerçekleşmez; ortak hayat kurulmamışsa ayrıca boşanma davası açılmalıdır (TMK m. 172/2).
Davanın konusu: boşanma mı, ayrılık mı?
- Seçim davacıya aittir: Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir (TMK m. 167). Yargıtay, yalnız ayrılık isteyen ve kocasının hakaret ve şiddetini kanıtlayan kadının davasında 167 ve 170. maddeler gözetilerek ayrılığa karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/21175 E., 2010/1208 K., 21.01.2010).
- "Dava hakkı olan eş" ne demektir? Ayrılık ayrı bir sebebe değil, 161-166. maddelerdeki boşanma sebeplerinden birine dayanır. Bu nedenle ayrılık isteyen eşin, o sebebe dayanarak boşanma davası açabilecek durumda olması gerekir. Zina, terk veya akıl hastalığı gibi özel sebeplerde dava hakkı kanunun gösterdiği eşe aittir (TMK m. 161, 164, 165); affeden eşin dava hakkı da yoktur (TMK m. 161/3).
- Tamamen kusurlu eşe karşı ayrılık: Yargıtay, sadakatsiz davranışları ispatlanan ve tamamen kusurlu olan kocanın boşanma davasının reddini, kusursuz kadının ayrılık davasının ise kabulünü gerekli görmüştür (Yargıtay 2. HD, 2014/27118 E., 2015/12828 K., 17.06.2015). Kocanın boşanma davası tam kusuru nedeniyle reddedilip kesinleşen bir dosyada, boşanmak istemeyen kadının sonradan açtığı ayrılık davasında verilen iki yıllık ayrılık kararı da onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/9891 E., 2023/877 K., 08.03.2023).
- Kısıtlı eş: Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan kadına kusur yüklenemeyeceğini belirten Yargıtay, kocanın 166'ya dayanan davasının kabulünü yanlış bulmuş, kocası tamamen kusurlu olan kadın adına istenen ayrılığın kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/6687 E., 2013/7025 K., 15.03.2013).
- Karşı dava olarak ayrılık: Boşanma davasına karşı ayrılık davası açılabilir. Mahkeme her iki dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurmalıdır; kocanın boşanma davasını kabul edip kadının karşı ayrılık davası hakkında karar vermeyen hüküm bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2015/24847 E., 2017/3508 K., 29.03.2017).
- Görülmekte olan boşanma davası engel değildir: Yargıtay'a göre kadının açtığı ve henüz kesinleşmemiş bir boşanma davasının bulunması, kocanın ayrılık davası açmasına engel değildir; mahkeme hukuki yarar yokluğundan davayı reddetmemeli, iki dava arasındaki bağlantıyı değerlendirmelidir (Yargıtay 2. HD, 2017/4259 E., 2017/12926 K., 16.11.2017).
Ayrılık kararının şartı: boşanma sebebinin ispatı
- Kural: Boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir (TMK m. 170/1). Ayrılık, boşanma sebebi ispatlanamayan davada başvurulacak bir ara çözüm değildir.
- Boşanma davasında: Yargıtay'a göre ayrılığa karar verilebilmesi için de boşanma sebebinin mevcut ve sabit olması zorunludur; boşanma sebebini ispatlayamayan davacının davasında ayrılığa karar verilmesi bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2013/6031 E., 2013/17672 K., 24.06.2013). Daire bu ilkeyi farklı yıllarda istikrarla uygulamıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/1403 E., 2011/24021 K., 29.12.2011; Yargıtay 2. HD, 2016/585 E., 2016/12328 K., 27.06.2016).
- Yalnız ayrılık istenen davada: Ayrılık davasında da boşanma sebebi, boşanma davasındaki ispat kurallarıyla kanıtlanmalıdır. Yargıtay, affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylara dayanılarak ayrılık kararı verilemeyeceğini, duyuma dayalı veya taraf sözlerini aktaran tanık beyanlarıyla olayların sabit kabul edilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/3023 E., 2013/3849 K., 18.02.2013).
- Dilekçede dayanılan vakıalar: Ayrılık kararı da ancak usulüne uygun ileri sürülen vakıalara dayanabilir. Yargıtay, davacının ön inceleme duruşmasından sonra verdiği dilekçeyle ileri sürdüğü vakıanın iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğunu ve bu vakıaya dayanılarak ayrılık kararı verilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/26239 E., 2016/2250 K., 10.02.2016).
- Gerekçe: Ayrılık kararının gerekçesinde tarafların hangi kusurlu davranışlarına dayanıldığı, hangi vakıanın kabul edildiği Yargıtay denetimine elverişli biçimde açıklanmalıdır; bunu göstermeyen ayrılık kararı bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/4541 E., 2016/11616 K., 13.06.2016).
Dava yalnız ayrılığa ilişkinse (TMK m. 170/2)
- Boşanmaya karar verilemez: Dava yalnız ayrılığa ilişkinse hâkim istenenden fazlasına, yani boşanmaya karar veremez (TMK m. 170/2; HMK m. 26). Yargıtay, açtığı boşanma davasını dilekçeyle ayrılık davasına dönüştüren kocanın davasında da boşanmaya karar verilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/20662 E., 2012/29082 K., 04.12.2012).
- Ortak hayat olasılığı aranmaz: 170/3'teki "ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı" şartı, boşanma istenen davada hâkimin ayrılığa karar verebilmesi içindir. Yargıtay, yalnız ayrılık istenen davada boşanma sebebi ispatlandığı hâlde eşlerin yeniden bir araya gelme ihtimali kanıtlanamadı diye davanın reddedilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2026/858 E., 2026/3553 K., 02.04.2026). Daire aynı görüşü ıslahla ayrılığa dönüştürülen bir davada da açıkça belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/16843 E., 2010/18727 K., 08.11.2010). Bazı kararlarda ise ayrılık davası için de bu olasılıktan söz edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/10443 E., 2008/10405 K., 14.07.2008; Yargıtay 2. HD, 2014/12628 E., 2014/19229 K., 02.10.2014); en yeni ve açık karar, olasılığın aranmayacağı yönündedir.
- Diğer eşin boşanma davası: Bir eşin ayrılık istemesi, diğer eşin kanıtlanan boşanma davasının kabulüne engel değildir. Yargıtay, kadının ıslahla ayrılık istediği, kocanın ise boşanma davasını kanıtladığı dosyada barışma olasılığını gösteren delil bulunmadığı için kocanın davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/14166 E., 2013/1123 K., 21.01.2013).
Boşanma istenmişse hâkim ayrılığa karar verebilir mi? (TMK m. 170/3)
- Kural: Dava boşanmaya ilişkinse hâkim ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verebilir (TMK m. 170/3). Bu, hâkime tanınmış istisnai bir takdir yetkisidir.
- Olasılık kuvvetli ve denetlenebilir olmalı: Yargıtay'a göre barışma ihtimali gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle görülmeli, sağlam bir olasılığa dayanmalı, bir tarafın ikrarından veya hareket tarzından anlaşılmalı ve kararda Yargıtay denetimine olanak verecek açıklıkta gösterilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2008/8576 E., 2009/10441 K., 01.06.2009). Aynı kararda olayların ağırlığı ve eşlerin uzun süredir ayrı yaşaması bu ihtimali ortadan kaldıran unsurlar olarak gösterilmiştir. Barışma ihtimaline ulaşılırken eşlerin sosyal ve kültürel durumları ile fiili ayrılık süreleri de dikkate alınmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2008/3052 E., 2009/5621 K., 26.03.2009).
- Davalının boşanmak istememesi yetmez: Yargıtay, davalı kadının boşanmak istememesini ve evliliğin kısa sürmüş olmasını ayrılık kararı için yeterli görmemiş, ortak hayatın yeniden kurulma olasılığı ortaya konmadığı için boşanmaya karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/4012 E., 2022/5408 K., 06.06.2022). Davalının sorunları çözebilecekleri konusundaki yoğun ısrarına dayanılarak verilen ayrılık kararı da bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2015/20551 E., 2016/14209 K., 31.10.2016).
- Çocukların varlığı ve eski barışmalar: Yargıtay, ortak çocukların varlığını gözeterek ayrılığa karar veren mahkemenin kararını, tam kusurlu kocanın hakaret ve aşağılamaları karşısında eşlerin yeniden bir araya gelme ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/18276 E., 2018/6645 K., 24.05.2018). Otuz yıllık evlilikte eşlerin daha önce ayrılıp barışmış olmaları da, sürekli fiziksel şiddet karşısında ayrılık kararı için yeterli görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/6839 E., 2017/12314 K., 07.11.2017).
- Çelişkili gerekçe: Mahkemenin boşanma talebinin kanıtlanamadığını söyleyip aynı zamanda ayrılığa karar vermesi çelişkilidir. Yargıtay, kocanın kadının ailesine silahla ateş ettiği dosyada bu gerekçeyle verilen ayrılık kararını bozarak boşanmaya karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2014/8334 E., 2014/19284 K., 02.10.2014).
- Ayrılığın yerinde görüldüğü dosyalar: Yargıtay, davacının son duruşmada eşiyle barış için görüştüklerini ve boşanmak isteyip istemediğinden emin olmadığını söylemesini ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı saymış ve ayrılığa karar verilmesinin uygun olacağını belirtmiştir; bu karar gerekçe yönünden oyçokluğuyla verilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/11686 E., 2013/16998 K., 18.06.2013). Davacının boşanma yerine ayrılık kararı verilmesine itiraz ettiği başka bir dosyada ise Daire ayrılık kararını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/12738 E., 2013/943 K., 17.01.2013).
- İstinafta kaldırılan ayrılık kararı: İlk derece mahkemesinin iki boşanma davasını kabul edip ayrılığa karar verdiği bir dosyada bölge adliye mahkemesi, eşlerin eşit kusurlu eylemlerinin evlilik birliğini çekilmez hâle getirdiğini belirterek boşanmaya karar vermiş, Yargıtay bu kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/4597 E., 2024/3110 K., 02.05.2024).
Ayrılık süresi (TMK m. 171)
- Süre: Hâkim ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verebilir; süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m. 171). TBMM gerekçesine göre bu kural, sürenin başlangıcına açıklık getirmek için konulmuştur.
- Karar tarihi değil, kesinleşme tarihi: Yargıtay, ayrılığa "karar tarihinden itibaren" hükmeden kararı, sürenin kararın kesinleşmesinden itibaren işleyeceğini belirterek düzeltmiş ve onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/11933 E., 2018/2327 K., 21.02.2018).
- Tebliğ edilmeyen karar: Ayrılık süresi kesinleşmeyle başladığından, tebliğe çıkarılmayan karar kesinleşmez ve süre de işlemez. Yargıtay, 2012'de verilen bir ayrılık kararını uzun süre tebliğe çıkarmayan, davalının kararı yıllar sonra tebliğ ettirmesi üzerine ayrılık süresinin kısa olduğunu ileri sürerek temyiz eden davacının vekili hakkında kötüniyetli temyiz nedeniyle idari para cezasına hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/10693 E., 2017/2568 K., 09.03.2017).
Ayrılık süresince eşlerin durumu ve ayrılığın sonuçları
- Evlilik devam eder: Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez. Eşler evli kalır, bu nedenle yeniden evlenemez (TMK m. 130) ve evliliğin genel hükümlerine bağlı kalır (TMK m. 185). Boşanan eşlerin birbirinin yasal mirasçısı olamayacağına ilişkin kural (TMK m. 181/1) ayrılık için öngörülmemiştir.
- Velayet ve kişisel ilişki: Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 336/2). Yargıtay, ayrılık kararı verilirken çocuğun ayrılık süresince geçici velayeti ve kişisel ilişki hakkında karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/23278 E., 2011/1786 K., 07.02.2011). Bu düzenleme ayrılık süresiyle sınırlı, tedbir ve geçici niteliktedir (Yargıtay 2. HD, 2012/12738 E., 2013/943 K., 17.01.2013).
- Nafaka: Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin geçimi ve çocukların bakımı için gerekli önlemleri re'sen alır (TMK m. 169). Yargıtay, ayrılık kararı verildiğinde tedbir nafakasının yalnız kararın kesinleşmesine kadar değil, ayrılık süresinin sonuna kadar devam etmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/20232 E., 2012/4124 K., 28.02.2012). Ayrılık kararında çocuk yararına hükmedilen nafaka da iştirak nafakası değil tedbir nafakası niteliğindedir (Yargıtay 2. HD, 2016/25608 E., 2018/12021 K., 25.10.2018).
- Kanundaki boşluk: 2012 tarihli kararın karşı oy yazısında, ayrılık süresi için alınacak önlemler konusunda kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle TMK m. 197'deki önlemlerin kıyasen uygulanması ve bu önlemlerin ayrılık kararının fer'i olarak harç gerekmeden düzenlenmesi gerektiği savunulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2010/20232 E., 2012/4124 K., 28.02.2012).
- Tazminat: Boşanmada maddi ve manevi tazminat TMK m. 174'e göre istenir. Yargıtay'a göre ayrılık istemiyle birlikte istenen manevi tazminat bu hükme değil Borçlar Hukuku'nun genel hükümlerine dayanır, aile mahkemesinin görevi dışında kalır ve tefrik edilerek asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla incelenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2012/16225 E., 2013/2602 K., 31.01.2013). Daha eski bir kararda da TMK m. 174/1 kapsamına girmeyen maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2006/15445 E., 2007/11393 K., 17.07.2007).
- Mal rejimi: Ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir (TMK m. 180). Yasal mal rejiminin sona erdiği hâller TMK m. 225'te sayılmıştır ve ayrılık bunlar arasında yoktur; haklı bir sebep varsa eşlerden biri ayrıca mal ayrılığına geçilmesini isteyebilir (TMK m. 206). Yargıtay'ın onadığı bir dosyada sözleşmeyle belirlenen mal rejiminin kaldırılması istemi ayrılık davasından ayrılarak ayrı dosyada incelenmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/9891 E., 2023/877 K., 08.03.2023).
Ayrılık süresi bitince: yeniden boşanma davası (TMK m. 172)
- Kural: Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir; boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur (TMK m. 172). Boşanma kendiliğinden gerçekleşmez; ayrıca dava açılmalıdır.
- Her eş dava açabilir: Yargıtay, bir yıllık ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra bir yıl boyunca bir araya gelmedikleri tanıklarla sabit olan eşlerden kadının, ayrılık kararına dayanarak açtığı boşanma davasının da kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/13442 E., 2016/4168 K., 03.03.2016).
- Nitelendirme hâkime aittir: Yargıtay'ın onadığı bir kararda, ayrılık süresi dolduktan sonra evlilik birliğinin sarsılmasına veya fiili ayrılığa dayanarak boşanma isteyen kocanın davası 172. madde kapsamında değerlendirilmiş, eşlerin özel günlerde çocuklar için bir araya gelmesinin ortak hayatın kurulması sayılamayacağı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/10142 E., 2024/6886 K., 07.10.2024). Bir dosyada Daire, davanın 172 yerine 166'ya göre değerlendirildiği gerekçesiyle verdiği bozma kararını, mahkemenin 172. maddeye göre de inceleme yaptığını gözden kaçırdığı için karar düzeltme aşamasında kaldırmıştır (Yargıtay 2. HD, 2018/5630 E., 2019/6112 K., 15.05.2019).
- Süre bittikten sonra bir araya gelmek: Ayrılık süresi sona erdikten sonra eşler bir araya gelip karı koca olarak birlikte yaşamışsa 172/2'ye dayanan boşanma davası reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2019/7178 E., 2019/11166 K., 11.11.2019).
- Süre dolmadan açılan dava: Ayrılık süresi dolmadan ve 172'ye dayanmadan açılan boşanma davasında, davalıya atfedilebilecek yeni bir kusurun ispatı gerekir. Yargıtay, ayrılık kararının gerekçesinde boşanma şartlarının koca yönünden gerçekleştiği kabul edilen dosyada, kadının süre dolmadan açtığı davada kocaya atfedilebilecek bir kusur ispatlanmadığı için davanın reddi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/24367 E., 2018/10693 K., 08.10.2018).
- Kesinleşen kusur bağlayıcıdır: Yargıtay'a göre ayrılık kararındaki kusur belirlemesi temyiz edilmeyip kesinleşmişse sonraki boşanma davasında lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturur; tam kusurlu sayılan kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemez, erkek yararına maddi tazminat değerlendirilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2024/4229 E., 2025/1264 K., 11.02.2025).
- Nafaka ve tazminat: Hukuk Genel Kurulu, ayrılık davasında eşit kusurlu bulunan ve asgari ücretle çalışan kadının, ayrılık süresinden sonra açılan boşanma davasında yoksulluk nafakası isteyebileceğini kabul etmiştir; asgari ücretle çalışmak tek başına yoksulluk nafakasına engel değildir (Yargıtay HGK, 2017/1584 E., 2018/503 K., 21.03.2018). 172'ye dayanan boşanmada kusur durumuna göre maddi ve manevi tazminata da hükmedilebilir (Yargıtay 2. HD, 2018/5630 E., 2019/6112 K., 15.05.2019).
- Ayrılık ve fiili ayrılık birlikte: Ayrılık kararının verildiği davada bir eşin boşanma davası reddedilmişse, ret kararının kesinleşmesinden sonra 166/4'teki fiili ayrılık yolu da gündeme gelebilir. Yargıtay'ın 2024 tarihli kararında aktarıldığına göre, kadının ayrılık davasının kabul edilip kocanın karşı boşanma davasının reddedildiği bir dosyada Daire, kocanın sonradan 166/4'e dayanarak açtığı davanın şartlarının oluştuğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/479 E., 2024/1226 K., 27.02.2024). Fiili ayrılığın şartları TMK m. 166 sayfasında anlatılmıştır.
İstemin değiştirilmesi, terditli istem, feragat ve ölüm
- Boşanmadan ayrılığa: Boşanma istemi talep sonucunun daraltılmasıyla ayrılığa çevrilebilir; bu durumda dava yalnız ayrılığa ilişkin sayılır (Yargıtay 2. HD, 2006/15445 E., 2007/11393 K., 17.07.2007). Islahla ayrılığa dönüşen davada hükümde ayrıca "boşanma davasının reddine" denmemelidir (Yargıtay 2. HD, 2015/4596 E., 2015/18548 K., 19.10.2015).
- Geri dönüş yok: Yargıtay, duruşmada boşanma talebinden vazgeçip ayrılık isteyen kadının sonraki duruşmada yeniden boşanma istemesini sonuç doğurmaz saymıştır; boşanma isteminden vazgeçme feragat niteliğinde olduğundan irade sakatlığı ileri sürülmedikçe dönülemez ve dava ayrılık davasına dönüşür (Yargıtay 2. HD, 2015/25690 E., 2017/4093 K., 10.04.2017).
- Ayrılıktan boşanmaya: Ayrılık istemi ıslahla boşanma istemine çevrilebilir; ıslah harcı yatırılmamışsa mahkeme süre vermelidir (Yargıtay 2. HD, 2015/17856 E., 2016/10752 K., 31.05.2016).
- Sonradan dilekçeyle ayrılık istemi: Ayrılık istemi dava dilekçesinde yer almıyor ve sonradan verilen dilekçeyle ileri sürülüyorsa, karşı taraf iddianın genişletilmesine onay vermemiş ve ıslah da yapılmamışsa bu istem incelenemez (Yargıtay 2. HD, 2014/21803 E., 2015/6319 K., 01.04.2015). Aynı dosyada karar düzeltme incelemesinde Daire, usulüne uygun açılmış bir ayrılık davası bulunmadığı hâlde kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesini de hatalı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2015/24319 E., 2016/1211 K., 21.01.2016).
- Terditli istem: "Öncelikle ayrılık, bu kabul edilmezse boşanma" şeklinde terditli istemde bulunulabilir (HMK m. 111). Yargıtay, fer'î boşanma istemi olmadığını açıkça bildiren kadının davasının ayrılık istemi olarak incelenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/1346 E., 2025/8886 K., 16.10.2025).
- Feragat: Davacı davasından tamamen feragat etmişse hâkim ayrılığa karar veremez; dava feragat nedeniyle reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2008/7420 E., 2008/9434 K., 26.06.2008). Yargıtay'a göre boşanma veya ayrılık davasından feragat, feragat eden tarafından o tarihe kadarki olayların affedildiğini, en azından hoşgörüyle karşılandığını gösterir (Yargıtay 2. HD, 2015/2389 E., 2015/15990 K., 15.09.2015).
- Ölüm: Ayrılık kararı kesinleşmeden eşlerden biri ölürse evlilik ölümle sona erer ve dava konusuz kalır. Yargıtay, bu durumda davaya devam etmek isteyen mirasçıların talebi üzerine sağ eşin kusurunun tespiti bakımından yargılamaya devam edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/8087 E., 2017/13770 K., 04.12.2017). Kusuru ispatlanan sağ eş, boşanan eşler gibi yasal mirasçılık hakkını yitirir (TMK m. 181).
Ayrılık kararı ile TMK 197'deki ayrı yaşama hakkı arasındaki fark
- Ayrı yaşama hakkı: Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir; birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim istem üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır (TMK m. 197). Bu yol boşanma veya ayrılık davası açmayı gerektirmez; koşullar değişirse hâkim önlemleri değiştirebilir veya kaldırabilir (TMK m. 200).
- Ayrılık kararı ayrı bir istemdir: Yargıtay, TMK m. 197'ye dayanarak ayrı yaşamakta haklılık ve nafaka isteyen kadının davasında talep dışına çıkılarak eşlerin üç yıl süreyle ayrılıklarına karar verilmesini hatalı bulmuş, tedbir nafakasını ise onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/10321 E., 2011/12511 K., 18.07.2011).
- Hangisi ne sağlar? TMK m. 197 bir boşanma sebebinin ispatını gerektirmez ve önlemler tehlike sürdüğü müddetçe devam eder. Ayrılık kararı ise bir boşanma sebebinin ispatına bağlıdır, bir ile üç yıl arasında bir süre için verilir ve süre sonunda ortak hayat kurulmamışsa her eşe boşanma davası açma imkânı verir (TMK m. 172).
Yabancılık unsuru ve ayrılık yoluna erişim
- Uygulanacak hukuk: Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir; eşler ayrı vatandaşlıktaysa müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Ayrılık hâlinde nafaka talepleri de bu hukuka tâbidir; geçici tedbir taleplerine ise Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 14).
- İnsan hakları boyutu: AİHM, boşanmanın mümkün olmadığı İrlanda'da mahkemeden ayrılık kararı almak isteyen, ancak dava masraflarını karşılayamadığı için avukat bulamayan başvurucunun davasında ayrılık davasının sonucunun medeni haklar bakımından belirleyici olduğunu, hangi hukuki yola başvurulacağını seçmenin kişiye ait olduğunu ve ayrılık yoluna etkili erişim sağlanmamasının Sözleşme'nin 6/1 ve 8. maddelerini ihlal ettiğini kabul etmiştir (AİHM, Airey/İrlanda, B. No: 6289/73, 09.10.1979). Türkiye'de dava giderlerini karşılayamayan kişi adli yardımdan yararlanmak için başvurabilir (HMK m. 334-340).
Ayrılık istiyorsanız dava dilekçenizde bunu açıkça yazın ve dayandığınız boşanma sebebini, olayları tarihi, yeri ve tanığıyla gösterin; ayrılık kararı da boşanma sebebinin ispatına bağlıdır. Boşanma mı ayrılık mı istediğinizden emin değilseniz "öncelikle ayrılık, olmazsa boşanma" şeklinde terditli istemde bulunabilirsiniz. Boşanma talebinden vazgeçip ayrılık istediğinizde bu beyandan dönmenin mümkün olmayabileceğini unutmayın. Ayrılık kararı verilirse kararın tebliğ edilip kesinleşmesini takip edin; süre ancak kesinleşmeden sonra işler. Ayrılık süresince çocukların velayeti, kişisel ilişki ve nafakanın kararda açıkça düzenlendiğini kontrol edin. Süre bittiğinde ortak hayat kurulmamışsa boşanma davası açmanız gerekir; bu dönemde eşinizle birlikte yaşamaya başlarsanız 172. maddeye dayanan dava hakkınızı kaybedebilirsiniz.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Dava hakkı olan eş dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir
Kadın yalnız ayrılık istemiyle dava açtı. Kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, eşine hakaret edip şiddet uyguladığı, kadının ise geçimsizlikte bir kusurunun olmadığı anlaşılmıştı. Mahkemenin kararı temyiz edildi ve Yargıtay kararı bozdu.
“Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. (TMK.md.167) Dava Türk Medeni Kanununun 170.maddesinden kaynaklanan ayrılık kararı verilmesi istemine ilişkindir.Toplanan delillerden davalının birlik görevlerini yerine getirmediği, eşine hakaret edip şiddet uyguladığı, davacı kadının ise geçimsizlikte bir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanununun 167.ve 170.maddesi nazara alınarak davacının davasının kabulü ile ayrılığa karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Seçim davacıya aittir; davacı ayrılık istemişse ve boşanma sebebi ispatlanmışsa hâkim ayrılığa karar vermelidir. Daire kararında 167. maddeyi doğrudan dayanak göstermiştir.
Ayrı yaşama (TMK 197) davasında ayrılık kararı verilemez
Kadın TMK m. 197'ye dayanarak ayrı yaşamakta haklı olduğunun tespitini ve kendisine parasal katkı yapılmasını istedi. Mahkeme kadını ayrı yaşamakta haklı bularak tedbir nafakasına hükmetti, ayrıca eşlerin üç yıl süreyle ayrılıklarına karar verdi. Daire ilk incelemede kararı başka bir gerekçeyle bozmuş, tarafların karar düzeltme istemleri üzerine bozma gerekçesini değiştirdi.
“Davacının Türk Medeni Kanununun 170/2.maddesi uyarınca "ayrılık kararı verilmesi" yönünde bir talebinin bulunmadığı gözetilmeden, talep dışına çıkılarak "tarafların üç yıl süreyle ayrılıklarına" karar verilmesi doğru değildir.”
Ne anlama geliyor? TMK m. 197'deki ayrı yaşama hakkı, boşanma veya ayrılık davası açılmadan ayrı yaşamanın ve nafakanın düzenlenmesini sağlar; 167 ve 170'teki ayrılık kararı ise ayrıca istenmesi gereken bir hükümdür. Daire bu davada kadın yararına tedbir nafakasının onanmasına, ayrılık kararının ise bozulmasına karar vermiştir.
Tamamen kusurlu eşin boşanma davası reddedilir, kusursuz eşin ayrılık davası kabul edilir
Koca boşanma davası, kadın ayrılık davası açtı. Mahkeme kocanın davasını kabul ederek boşanmaya karar verdi, kadının ayrılık davasını reddetti. Mahkemenin de kabulüne göre koca sadakatsiz davranmış ve tamamen kusurlu olmuştu; kadının kusurlu bir davranışı kanıtlanmamıştı. Yargıtay kararı iki yönden bozdu.
“Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı-davalı erkeğin sadakatsiz davranışları ispatlanmış ve boşanma sebebi gerçekleşmiştir. Şu halde davalı-davacı kadının ayrılık davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Tamamen kusurlu eş 166'ya dayanarak boşanma kararı elde edemez; kusursuz eş ise boşanmak istemiyorsa ayrılık isteyebilir. Kocanın sadakatsizliği kadın için bir boşanma sebebi olduğundan ayrılık davası kabul edilmelidir.
Boşanmak istemeyen kusursuz eş ayrılık davası açabilir
Kocanın açtığı boşanma davası, evlilik birliği temelinden sarsılmış olsa da bu sonuca tamamen kocanın sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarıyla ulaşıldığı gerekçesiyle reddedilip kesinleşmişti. Kadın bu kez ayrılık davası açtı. İlk derece mahkemesi iki yıl süreyle ayrılığa, çocukların ayrılık süresince tedbiren anneye verilmesine, babayla kişisel ilişki kurulmasına ve ayrılık süresi sonuna kadar tedbir nafakasına karar verdi; sözleşmeyle belirlenen mal rejiminin kaldırılması isteğini ayrı dosyaya aldı. Bölge adliye mahkemesi nafakaları artırdı. Yargıtay kararı onadı.
“davalının tam kusurlu davranışları nedeniyle tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, ancak davacının davalıdan boşanmak istemediği, bu haliyle tarafların evliliği devam ettirme ihtimalinin mevcut olduğu ve ayrılığa ilişkin yasal şartların gerçekleştiği”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı ilk derece mahkemesi kararındandır. Mahkeme tedbir nafakasına TMK m. 169 ve 197'ye dayanarak hükmetmiştir. Sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejiminin kaldırılması ayrılık hâlinde TMK m. 180'e göre ayrıca istenebilir.
Kısıtlı eş adına istenen ayrılık kabul edilmelidir
Koca evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açtı. Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan ve annesinin velayeti altında bırakılan kadının birleşen davasında ayrılık istendi. Mahkeme kocanın davasını kabul, kadının ayrılık davasını reddetti. Akıl hastalığına dayanan bir dava yoktu ve boşanmaya neden olan olaylarda koca tamamen kusurlu kabul edilmişti. Yargıtay kararı iki yönden bozdu.
“Ancak, kadın boşanma yerine "ayrılık" talep ettiğinden (TMK.m.170/2), ayrılık davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Akıl hastasının davranışları iradi olmadığından ona kusur yüklenemez; bu nedenle kocanın 166'ya dayanan davası da kabul edilemezdi. Kadının davasında 166/1'deki boşanma koşulları gerçekleştiğinden ayrılık istemi kabul edilmelidir.
Görülmekte olan boşanma davası ayrılık davası açmaya engel değildir
Kadının açtığı boşanma davası kesinleşmemişken koca ayrılık davası açtı. Mahkeme, Yargıtay'da bulunan kesinleşmemiş bir boşanma davası olduğu için kocanın hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay kararı bozdu.
“Davalı kadın tarafından 05.12.2013 tarihinde ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinde açılmış ve görülmekte olan boşanma davasının bulunması erkeğin ayrılık davası açmasına engel değildir. Davacının ayrılık davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Daire, iki dava arasındaki bağlantının da değerlendirilmesini ve delillerin toplanarak işin esası hakkında karar verilmesini istemiştir.
Karşı ayrılık davası hakkında da hüküm kurulmalıdır
Kocanın açtığı boşanma davasına karşı kadın ayrılık davası açtı. Mahkeme kocanın davasını kabul ederek boşanmaya karar verdi, ancak kadının ayrılık talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmadı. Yargıtay kararı bozdu.
“Yasal gereklilik böyleyken, davalı-karşı davacı kadının ayrılık davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karşılıklı davalarda her dava için ayrı hüküm kurulmalıdır (HMK m. 297/2). Bozma nedeniyle kocanın boşanma davası hakkında da yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Affedilen olaylara ve duyuma dayalı beyanlara dayanılarak ayrılık kararı verilemez
Kadın yalnız ayrılık istedi ve ayrılığa esas boşanma sebebi olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayandı. Mahkeme talebi kabul ederek ayrılığa karar verdi. Tanıkların anlattığı şiddet olayından sonra eşler uzun süre birlikte yaşamıştı; sonraki olaylara ilişkin tanık beyanları ise duyuma ve davacının anlattıklarına dayanıyordu. Yargıtay kararı bozdu.
“Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylara dayalı olarak boşanma veya ayrılık kararı verilemeyeceği gibi; duyuma dayalı veya taraf sözlerinin aktarılması niteliğindeki beyanlara dayalı olan olaylar da sabit kabul edilemez.”
Ne anlama geliyor? Yargıtay'a göre ayrılığa karar verebilmek için boşanma sebebinin ispatlanmış olması gerekir; sebep gerçekleşmemişse ayrılık talebi de reddedilmelidir. Bu dosyada 166/2'deki koşullar bile gerçekleşmemiştir.
Boşanma sebebi ispatlanamazsa ayrılık kararı da verilemez
Davacı boşanma davası açtı. Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren bir olgu ortaya konamamış, boşanma sebebi ispatlanamamıştı. Mahkeme buna rağmen ayrılığa karar verdi. Yargıtay kararı bozdu.
“Şu halde, ayrılığa karar verilebilmesi için de boşanma sebebinin, mevcut ve sabit olması zorunludur. Dava, boşanmaya ilişkindir.Davacı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösterir nitelikte bir olguyu ortaya koyamamış, boşanma sebebini ıspatlayamamıştır. Öyleyse davanın reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile ayrılığa karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Ayrılık, boşanma sebebi ispatlanamayan davada başvurulacak bir ara çözüm değildir; ispat yoksa dava reddedilmelidir.
Ayrılık kararının gerekçesinde kusurlu davranışlar gösterilmelidir
Mahkeme kadının davasını kabul ederek bir yıl süreyle ayrılığa karar verdi, ancak gerekçeli kararda hangi kusurlu davranışlara dayanıldığını belirtmedi. Yargıtay kararı bozdu.
“Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur.”
Ne anlama geliyor? Ayrılık kararı da bir boşanma sebebinin ispatına dayandığından hangi vakıaların sabit görüldüğü gerekçede açıkça yazılmalıdır (Anayasa m. 141/3; HMK m. 297).
Dilekçede dayanılmayan vakıaya dayanılarak ayrılık kararı verilemez
Koca boşanma davası açtı. Mahkeme, kadının eşini sürekli işinde ve sosyal hayatında arayarak rahatsız ettiği gerekçesiyle bir yıl süreyle ayrılığa karar verdi. Koca bu vakıayı dava dilekçesinde ve dilekçeler aşamasında değil, ön inceleme duruşmasından sonra verdiği bir dilekçeyle ileri sürmüştü. Kadının temyizi üzerine Yargıtay kararı bozdu.
“Olayımızda davacı, dava dilekçesinde ve dilekçeler teatisi aşamasında mahkemece davalıya kusur olarak yüklenilen vakıaya dayanmamıştır. Bu vakıayı ön inceleme duruşmasından sonra verilen 04.07.2014 tarihli dilekçe ile ileri sürmüş olup, bu durum iddianın genişletilmesi niteliğindedir.”
Ne anlama geliyor? Ön inceleme tamamlandıktan sonra karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah olmadan iddia genişletilemez (HMK m. 141). Usulüne uygun ileri sürülmeyen vakıaya dayanılarak karar verilemeyeceğinden bu dosyada davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
Yalnız ayrılık istenmişse ortak hayat olasılığı aranmaz
Kadın yalnız ayrılık istemiyle dava açtı. İlk derece mahkemesi, kocanın kadından DNA testi isteyerek çocuk yönünden sadakatsizlik ithamında bulunduğunu kabul edip üç yıl süreyle ayrılığa karar verdi. Bölge adliye mahkemesi bu kusuru yerinde bulduğu hâlde, eşlerin yeniden bir araya gelme ihtimalinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay kararı bozdu.
“Somut olayda dava; boşanma davası olmayıp münhasıran ayrılığa ilişkindir. Bu durumda davacı kadın tarafından açılan ayrılık davasında boşanma sebebi olduğundan ayrılık davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı, 170/3'e göre boşanma istenen davada hâkimin ayrılığa karar verebilmesi için aranır. Yalnız ayrılık istenmişse boşanma sebebinin ispatı yeterlidir; kocanın temyiz etmeyerek kesinleştirdiği kusur kadın için bir boşanma sebebi sayılmıştır.
Islahla ayrılığa dönüşen davada ortak hayat olasılığı aranmaz
Davacı evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle açtığı boşanma davasını ıslah ederek ayrılık davasına dönüştürdü. Mahkeme eşlerin birbirine fiziksel şiddet uyguladığını ve ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunmadığını belirterek davayı reddetti. Yargıtay kararı bozdu.
“Dava yalnız ayrılığa ilişkinse "ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı" ayrılık kararı için gerekli değildir. (TMK.m.170/3) Davanın kabulü ile Türk Medeni Kanununun 170/1 ve 171. maddeleri uyarınca ayrılığa karar verilmesi gerekirken kanun maddesinin hatalı yorum ve değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde ret hükmü kurulması doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Yargıtay'ın bazı kararlarında ayrılık davası için de bu olasılıktan söz edilmişse de Daire bu kararda ve 2026 tarihli bir kararında münhasıran ayrılık istenen davada olasılığın aranmayacağını açıkça belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/858 E., 2026/3553 K., 02.04.2026).
Davasını ayrılığa dönüştüren eşin davasında boşanmaya karar verilemez
Koca evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle açtığı boşanma davasını sonradan verdiği dilekçeyle ayrılık davasına dönüştürdü. Mahkeme karşılıklı davalarda kadının boşanma davasını kabul ederken kocanın davasında da boşanmaya karar verdi. Yargıtay kararı bozdu.
“Davacı-davalı kocanın ayrılık talebi değerlendirilip, bu talep yönünden bir hüküm kurulması gerekirken, bu yön nazara alınmadan, kocanın davasında da boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez (TMK m. 170/2); mahkeme kocanın ayrılık talebi hakkında ayrıca hüküm kurmalıdır.
Boşanma istemi ayrılığa daraltılabilir
Davacı evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açtı, daha sonra talebini daraltarak ayrılık kararı verilmesini istedi. Boşanma sebepleri kanıtlandığı hâlde mahkeme ret kararı verdi; davacının TMK m. 174/1 kapsamına girmeyen ve nispi harcı tamamlanan maddi tazminat istemi hakkında da karar vermedi. Yargıtay kararı iki yönden bozdu.
“Davacı evlilik birliğinin sarsılması hukuksal nedenine ( TMK. md. 166/1-2) dayalı olarak boşanma davası açmış, daha sonra talebini daraltarak ayrılık kararı verilmesini istemiştir. Şu halde dava yalnızca ayrılığa ilişkindir.”
Ne anlama geliyor? Talep ayrılığa daraltıldıktan sonra dava yalnız ayrılığa ilişkin sayılır ve boşanma sebepleri kanıtlanmışsa ayrılık istemi kabul edilmelidir. Ayrılıkla birlikte istenen tazminat TMK m. 174'e dayanmasa da mahkeme bu istem hakkında da karar vermelidir.
Boşanmadan vazgeçip ayrılık isteyen davacı yeniden boşanmaya dönemez
Kadın evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açtı. Tahkikat sırasında bir duruşmada boşanma talebinden vazgeçerek ayrılık istedi, sonraki duruşmada ise yeniden boşanma kararı verilmesini istediğini bildirdi. Mahkeme boşanmaya karar verdi. Yargıtay kararı bozdu.
“Gerçekleşen duruma göre; dava ayrılık davasına dönüşmüş olup, toplanan delillerin bu çerçevede değerlendirilerek gerçekleşecek sonucu uyarınca ayrılık kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamış hükmün bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Yargıtay boşanma isteminden vazgeçmeyi feragat saymıştır; feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan irade sakatlığı ileri sürülmedikçe bu beyandan dönülemez (HMK m. 309, 311).
Barışma ihtimali kuvvetli olmalı ve gerekçede gösterilmelidir
Davacı evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma istedi; mahkeme iki yıl süreyle ayrılığa karar verdi. Kocanın sürekli alkol alıp eşine şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği ve başka bir kadınla ilişkisi bulunduğu anlaşılmıştı; dosyada eşlerin barışma olasılığını gösteren bir kanıt yoktu. Yargıtay kararı bozdu.
“Eşlerin barışma ihtimali, gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle görülmeli, varlığı makul surette kabul edilebilmeli, böyle bir kanaat sağlam olasılığa dayandırılmalı, hatta barışma ihtimali varlığı bir tarafın ikrarından ya da hareket tarzından anlaşılmış olmalıdır. Özellikle barışma ihtimali kuvvetli bulunmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Daire'ye göre davacı mutlak bir boşanma sebebini kanıtlamış olsa bile hâkim barışma olasılığını görürse ayrılığa karar verebilir; ancak bu takdir kesin ve denetime elverişli olmalı, olayların ağırlığı ve eşlerin uzun süredir ayrı yaşaması gibi durumlar gözetilmeli ve barışma olasılığına götüren nedenler kararda açıkça gösterilmelidir. Daire bu konuda 1978 tarihli bir içtihadı birleştirme kararının gerekçesine atıf yapmıştır.
Davalının boşanmak istememesi ayrılık kararı için yetmez
Koca evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açtı. İlk derece mahkemesi, kadının evliliğinden pişman olduğunu söylemesini ve kocasına bağırmasını boşanmayı gerektirecek düzeyde bulduğu hâlde, kadının boşanmak istememesi ve evliliğin üzerinden kısa bir zaman geçmesi gibi gerekçelerle boşanma davasını reddedip bir yıl süreyle ayrılığa karar verdi; bölge adliye mahkemesi istinafı reddetti. Yargıtay kararları kaldırıp bozdu.
“Somut olayda, davalı kadının boşanmak istememesi ve davalı tanıklarının tarafların geçimsizliğine yönelik görgüye dayalı beyanlarının olmaması ayrılık kararı verilebilmesi için yeterli değildir. Dosya kapsamından ortak hayatın yeniden kurulma olasılığının ortaya konulamadığı, evlilik birliğinin yeniden tesis olunamayacak şekilde temelinden sarsıldığı sabittir.”
Ne anlama geliyor? Hâkimin boşanma istenen davada ayrılığa karar verebilmesi için ortak hayatın yeniden kurulma olasılığının dosyadaki delillerle ortaya konması gerekir. Bozmaya uyularak verilen yeni karar da Daire tarafından onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/1896 E., 2023/1277 K., 23.03.2023).
Uzun evlilikteki eski barışmalar ayrılık kararı için yetmez
Kadın boşanma davası açtı. Mahkeme, otuz yıllık evlilikte eşlerin daha önce de şiddet nedeniyle ayrılıp yeniden bir araya geldiklerini ve son olayda kadının darp edildiğinin kanıtlanmadığını belirterek bir yıl süreyle ayrılığa karar verdi. Kocanın süresinde cevap vermediği ve eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmıştı. Yargıtay kararı bozdu.
“Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklı olup, boşanmanın şartları gerçekleşmiştir. Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kadından kaynaklanan bir kusur tespit edilememiştir. Mahkemece boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile ayrılığa karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Eşlerin geçmişte barışmış olması, ortak hayatın yeniden kurulma olasılığını tek başına göstermez. Sürekli şiddet gibi ağır olaylar karşısında boşanmaya karar verilmelidir.
Diğer eşin boşanma davası kanıtlanmışsa ayrılık istemi boşanmayı engellemez
Karşılıklı boşanma davalarında kadın talebini ıslah ederek boşanma yerine ayrılık istedi. Mahkeme iki yıl süreyle ayrılığa karar verdi ve kocanın birleşen boşanma davasını kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddetti. Barışmadan sonraki dönemde kocanın eşine hakaret ettiği, onu maddi olarak kısıtladığı, kapı kilidini değiştirip eşyalarını attığı; kadının da aile mahremiyetine ilişkin olayları başkalarına anlattığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmıştı. Yargıtay kararı bozdu.
“Davalı-davacı kocanın birleşen boşanma davasının kanıtlandığı, taraflar arasındaki geçimsizlik nedeni ile evlilik birliğinin çekilmez hale geldiği ve tarafların bu olaylardan sonra yeniden barışıp bir araya gelerek evlilik birliğini devam ettireceklerine ilişkin kanaat oluşturacak nitelikte bir delil bulunmadığına göre, davacı-davalı kocanın davasının kabulü suretiyle tarafların boşanmalarına karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davacı-davalı kadının davasının kabulü ile ayrılığa karar verilmesi isabetsizdir.”
Ne anlama geliyor? Bir eşin ayrılık istemesi, diğer eşin kanıtlanan boşanma davasının kabulüne engel değildir; barışma olasılığını gösteren delil yoksa boşanmaya karar verilmelidir. Yargıtay eşleri eşit kusurlu saymıştır.
Davacının kararsızlığını bildiren beyanı barışma olasılığı sayılmıştır
Kadın boşanma davası açtı. Kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmıştı. Kadın son duruşmada eşiyle barış için bir araya geldiklerini, boşanmak isteyip istemediğinden emin olmadığını söyledi. Mahkemenin kararı temyiz edildi ve Yargıtay kararı bozdu.
“Davacının son oturumdaki "barış hususunda biraraya geldik, görüştük. Bu aşamada boşanmak isteyip istemediğimden emin değilim, tam kararımı veremedim" şeklindeki beyanı, ilerde barışmaları ve ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğunu göstermektedir. Bu beyan karşısında ayrılığa (TMK.md.171) karar verilmesi uygun olacaktır.”
Ne anlama geliyor? Karar bozma sonucu yönünden oybirliğiyle, gerekçe yönünden oyçokluğuyla verilmiştir. Karşı oy yazısına göre boşanma yerine ayrılık tercihi yerel mahkemeye aittir; taraflar ayrılık istemediği için bozma, boşanma veya ayrılık kararı verilmek üzere yapılmalıydı.
Boşanma yerine verilen ayrılık kararının onandığı dosya
Davacı boşanma davası açtı; mahkeme boşanma yerine ayrılığa karar verdi ve ortak çocuğun velayetini anneye bıraktı. Davacı boşanma yerine ayrılık kararı verilmesine, tazminatlara ve nafaka miktarlarına; davalı davanın reddi gerektiğine ve velayete itiraz etti. Yargıtay kararı onadı.
“velayetinin ayrılık süresince geçerli olmak üzere, tedbiren ve geçici olarak davalı anneye bırakıldığı şeklinde anlaşılmasının gerekmesine göre”
Ne anlama geliyor? Yargıtay bu dosyada boşanma yerine ayrılığa karar verilmesini yerinde bulmuştur. Ayrılık evliliği sona erdirmediği için velayet düzenlemesi ayrılık süresiyle sınırlı, tedbir ve geçici niteliktedir (TMK m. 336/2).
Ayrılık süresi kararın kesinleşmesinden başlar
Mahkeme kocanın davasını kısmen kabul ederek karar tarihinden itibaren bir yıl süreyle eşlerin ayrı yaşamalarına karar verdi. Karar temyiz edildi. Yargıtay hükmü düzelterek onadı.
“Ayrılık kararının kararın kesinleşmesinden itibaren verilmesi gerekirken karar tarihinden itibaren ayrılık kararı verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir”
Ne anlama geliyor? 171. maddeye göre ayrılık süresi kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar; TBMM gerekçesi de bu kuralın sürenin başlangıcına açıklık getirmek için konulduğunu belirtir. Daire hükümdeki "karar tarihinden itibaren" ibaresini "kararın kesinleşmesinden itibaren" olarak düzeltmiştir.
Yıllarca tebliğ edilmeyen ayrılık kararı ve kötüniyetli temyiz
Mahkeme 30.05.2012'de eşlerin bir yıl altı ay süreyle ayrılıklarına, çocukların velayetinin ayrılık süresince davacıya verilmesine, babayla kişisel ilişki kurulmasına ve nafakaya karar verdi. Karar davacı tarafça uzun süre tebliğe çıkarılmadı; davalının kararı yıllar sonra tebliğe çıkarması üzerine davacı vekili, karar tarihinden yaklaşık dört yıl sonra ayrılık süresinin kısa ve nafakanın az olduğunu ileri sürerek temyiz etti. Yargıtay kararı onadı ve davacı vekili hakkında idari para cezasına hükmetti.
“Dava ayrılık (TMK m.170) davası olup mahkemece 30/05/2012 tarihli karar ile tarafların "1 yıl 6 ay süre ile ayrılıklarına, ortak çocukların velayetlerinin ayrılık süresince davacıya verilmesine, çocuklarla baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, davacı ve ortak çocuklar için mahkemece belirlenen nafakanın davalı tarafça ödenmesine" karar verildiği”
Ne anlama geliyor? Ayrılık süresi kararın kesinleşmesiyle işlediğinden, karar tebliğ edilip kesinleşmedikçe süre de başlamaz (TMK m. 171). Kararda velayet, kişisel ilişki ve nafaka ayrılık süresi için düzenlenmiştir.
Tedbir nafakası ayrılık süresinin sonuna kadar sürer
Kadın yalnız ayrılık istedi. Mahkeme bir yıl süreyle ayrılığa ve kadın yararına dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakasına karar verdi; ayrılık süresi için istenen nafaka hakkında harç yatırılmadığı gerekçesiyle karar vermedi. Kocanın güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, birlik görevlerini ihmal ettiği ve ortak konutun kilidini değiştirdiği anlaşılmıştı. Yargıtay kararı nafaka yönünden bozdu.
“Mahkemece, ayrılık kararı verildiğine göre, davacı lehine takdir edilen tedbir nafakasının, 1 yıllık ayrılık süresinin sonuna kadar devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hükmün kesinleşmesine kadar devamına şeklinde karar tesisi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar gerekçe yönünden oyçokluğuyla verilmiştir. Karşı oy yazısına göre ayrılık süresi için alınacak önlemler konusunda kanunda açık bir düzenleme yoktur; TMK m. 197'deki önlemler kıyasen uygulanmalı, ayrılık süresince eş ve çocuklar için tedbir nafakası ve geçici velayet ayrılık kararının fer'i olarak harç gerekmeden düzenlenmelidir.
Ayrılık kararında geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlenmelidir
Mahkeme eşlerin ayrılığına karar verdi, ancak ortak çocuğun ayrılık süresince velayetinin kimde olacağı hakkında karar vermedi. Karar temyiz edildi. Yargıtay kararı bu yönden bozdu.
“Ayrılık kararı verilmesi durumunda hakim, ana babanın hakları, velayetin tedbiren hangi tarafça kullanılacağı ve çocukla olan kişisel ilişkilerin düzenlenmesine de karar verir (TMK.md.182/1). Bu yön gözetilmeksizin müşterek çocuğun ayrılık süresince geçici velayeti konusunda karar verilmemesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 336/2). Ayrılık kararıyla birlikte velayet ve kişisel ilişki ayrılık süresi için düzenlenmelidir (TMK m. 182/1).
Ayrılık kararında çocuk için hükmedilen nafaka tedbir nafakasıdır
Mahkeme eşlerin ayrılığına karar vermiş, ortak çocuk yararına kararın kesinleşmesinden itibaren ödenmek üzere hükmettiği nafakayı iştirak nafakası olarak yazmıştı. Karar temyiz edildi. Yargıtay kararı onadı.
“tarafların ayrılıklarına karar verilmesi nedeniyle, ortak çocuk lehine kararın kesinleşmesinden itibaren hükmedilen 250 TL'nin iştirak nafakası olmayıp tedbir nafakası olduğunun ve karara iştirak nafakası olarak yazılmasının mahallinde her zaman için düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre”
Ne anlama geliyor? Evlilik ayrılık süresince devam ettiği için çocuk yararına hükmedilen nafaka tedbir nafakası niteliğindedir; karara iştirak nafakası yazılması mahkemece her zaman düzeltilebilecek bir maddi hatadır.
Ayrılıkla birlikte istenen manevi tazminat genel hükümlere dayanır
Kadın ayrılık davası açtı ve ayrılık istemiyle birlikte manevi tazminat istedi. Mahkeme bu istek hakkında da aile mahkemesi sıfatıyla karar verdi. Yargıtay kararı bu yönden bozdu.
“Davacı kadının ayrılık talebiyle birlikte istemiş olduğu manevi tazminat Borçlar Hukuku ve genel hükümlerden kaynaklanmaktadır. İstek bu haliyle Aile Mahkemesinin görevi dışındadır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Açıklanan sebeple davacının manevi tazminat isteğinin tefrik edilip bu davaya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılması gerekirken, bu yönün nazara alınmaması doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Yargıtay'a göre bu istem TMK m. 174'e değil Borçlar Hukuku'nun genel hükümlerine dayanır; bu nedenle aile mahkemesinin görevi dışındadır ve tefrik edilerek asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla incelenmelidir.
Ayrılık süresi dolunca her eş boşanma davası açabilir
Eşlerin karşılıklı boşanma davaları, geçimsizliğin evliliği sonlandıracak derecede olmadığı kanaatiyle reddedilmiş ve bir yıl süreyle ayrılığa karar verilmişti; karar 18.04.2013'te kesinleşti. Eşler yeniden karşılıklı boşanma davaları açtı. Mahkeme kocanın davasını kabul, kadının davasını reddetti; oysa kadın dava dilekçesinde ayrılık kararına dayanarak boşanma istemişti. Yargıtay kararı bozdu.
“oysa davalı-karşı davacı kadının bir yıllık ayrılık kararından bahsettiği dava dilekçesi ile boşanma talep ettiği ve bu talebinin Türk Medeni Kanununun 172. madde kapsamında olduğu, tarafların ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık sürede bir araya gelmediklerinin tanık beyanları ile sabit olduğu anlaşılmıştır.”
Ne anlama geliyor? 172/2'deki dava hakkı eşlerden her birine tanınmıştır; ortak hayat kurulmamışsa ayrılık kararını isteyen veya ona karşı çıkan eş fark etmeksizin boşanma davası açılabilir. Kadının davası da kabul edilmeliydi.
Süre bittikten sonra birlikte yaşayan eşler 172'ye dayanamaz
Eşlerden biri, ayrılık süresi sona ermesine rağmen ortak hayatın yeniden kurulamadığını ileri sürerek 172/2'ye dayanan boşanma davası açtı ve mahkeme boşanmaya karar verdi. Toplanan delillerden eşlerin ayrılık süresi bittikten sonra bir araya geldikleri ve karı koca olarak birlikte yaşadıkları anlaşılmıştı. Yargıtay kararı bozdu.
“mahkemece belirlenen ayrılık süresi sona erdikten sonra tarafların biraraya geldikleri ve karı koca olarak birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? 172/2'deki dava hakkı ortak hayatın yeniden kurulmamış olmasına bağlıdır. Süre bittikten sonra eşler birlikte yaşamaya başlamışsa bu sebep ortadan kalkar.
Çocuklar için bir araya gelmek ortak hayatın kurulması sayılmaz
Eşler hakkında 30.05.2012'de bir yıl altı ay süreyle ayrılık kararı verilmiş, karar 25.05.2017'de kesinleşmişti. Koca ayrılık süresi dolduktan sonra evlilik birliğinin sarsılması, olmazsa fiili ayrılık nedeniyle boşanma istedi. İlk derece mahkemesi hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu belirterek davayı 172. madde kapsamında değerlendirdi; eşleri eşit kusurlu sayarak boşanmaya, velayetin anneye verilmesine ve nafakalara karar verdi. Bölge adliye mahkemesi istinafı reddetti; Yargıtay kararı onadı.
“ayrılık kararı sonrasında evlilik birliğini sürdürmek adına bir araya gelmedikleri, özel günlerde çocuklar için bir araya gelmelerinin bir araya gelmek kapsamına sokulamayacağı”
Ne anlama geliyor? Alıntı, Yargıtay'ın onadığı ilk derece mahkemesi kararındandır. Mahkeme ayrılık kararını isteyip sonrasında bir araya gelmekten kaçınan kadını da, reddedilen boşanma davasından sonra birliği kurmak için çaba göstermeyen kocayı da kusurlu saymıştır.
Ayrılık süresi dolmadan açılan boşanma davasında yeni kusur ispatlanmalıdır
Koca terk nedeniyle açtığı boşanma davasının son duruşmasında boşanmadan vazgeçip ayrılık istemiş, mahkeme bir yıl süreyle ayrılığa karar vermiş ve karar 03.03.2015'te kesinleşmişti. O kararın gerekçesinde boşanma şartlarının koca yönünden gerçekleştiği kabul edilmişti. Kadın ayrılık süresi dolmadan evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle dava açtı ve mahkeme, kocanın aileye uygun konut sağlamadığını kusur sayarak boşanmaya karar verdi. Yargıtay kararı bozdu.
“Davacı kadının açtığı dava da TMK 172 maddesine dayalı olmadığı gibi, ayrılık süresi de dolmamıştır. O halde davalı erkeğe atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmediğinden davanın reddi gerekirken kanun hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Yargıtay, ayrılık davasında incelenen konut meselesini yeni davada kocaya kusur olarak yüklememiş; ayrılık süresi dolmadan ve 172'ye dayanmadan açılan davada kocaya atfedilebilecek yeni bir kusur ispatlanmadığı için davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Ayrılık kararındaki kesinleşmiş kusur sonraki boşanma davasında bağlayıcıdır
Kocanın açtığı ilk boşanma davasında kadın, ailesinin evliliğe müdahalesi nedeniyle tam kusurlu sayılmış ve iki yıl süreyle ayrılığa karar verilmişti. Yargıtay o dosyada boşanma sebebinin ispatlanmadığını, ancak kadın temyiz etmediği için bunun bozma sebebi yapılmadığını belirtmiş; ayrılık kararı 2015'te kesinleşmişti. Süre bitince eşler karşılıklı boşanma davaları açtı. Bölge adliye mahkemesi tarafları kusursuz sayarak erkeğin tazminat isteklerini reddetti ve kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetti. Yargıtay kusur belirlemesi, erkeğin maddi tazminat isteğinin reddi ve yoksulluk nafakası yönlerinden bozdu.
“Somut olayda taraflarca kusur durumu Kaş Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 14.03.2013 tarih, 2012/22 Esas ve 2013/196 Karar sayılı kararında temyiz edilmediği için kesinleşmiş, erkek lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu durumda "kendi ailesinin sözünden çıkmayan" kadın tam kusurludur.”
Ne anlama geliyor? 172/3'e göre boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanan olaylar ve ayrılık süresindeki durumlar gözetilir. Ayrılık kararındaki kusur belirlemesi temyiz edilmeyip kesinleşmişse lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturur; tam kusurlu eş yararına yoksulluk nafakasına da hükmedilemez.
Ayrılıktan sonra açılan boşanma davasında yoksulluk nafakası
Eşler arasındaki ilk boşanma davasında tarafların eşit kusurlu olduğu, ancak evlilik birliğinin yeniden kurulabileceği gerekçesiyle bir yıl süreyle ayrılık kararı verilmiş ve bu kusur belirlemesi Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmişti. Ayrılık süresince eşler bir araya gelmedi ve koca boşanma davası açtı. Yerel mahkeme boşanmaya karar verdi, ancak asgari ücretle çalışan kadının yoksulluk nafakası isteğini reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oybirliğiyle bozdu.
“Belirtildiği üzere asgari ücretle çalışılıyor olması, tek başına yoksulluk nafakasının istenmesini engelleyen bir durum değildir. Ancak bu durum nafaka miktarının değerlendirilmesinde dikkate alınacak bir olgudur.”
Ne anlama geliyor? Kurula göre yoksulluk nafakası bir ceza veya tazminat değildir; eşit kusurlu eş de boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse bu nafakayı isteyebilir (TMK m. 175). Ayrılık davasında kesinleşen eşit kusur belirlemesi bu davada da esas alınmıştır.
Ayrılıktan sonra açılan boşanma davasında tazminat da değerlendirilir
Kocanın açtığı ilk boşanma davasında eşlerin barışarak evliliği sürdürebileceği kanaatiyle bir yıl süreyle ayrılığa karar verilmiş, karar 2014'te kesinleşmişti. Koca ayrılık süresi dolduktan sonra ortak hayatın kurulamadığını ileri sürerek dava açtı; mahkeme boşanmaya, kadın yararına nafakaya ve maddi ve manevi tazminata karar verdi. Daire kararı önce, davanın 172. madde yerine 166'ya göre değerlendirildiği gerekçesiyle bozmuş; kocanın karar düzeltme isteği üzerine bu bozmayı kaldırdı ve tazminat miktarlarını az bularak kadın yararına bozdu.
“Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır.”
Ne anlama geliyor? Daire, ilk incelemede mahkemenin 172. maddeye göre de inceleme yaptığını gözden kaçırdığını kabul etmiştir. Ayrılıktan sonra açılan boşanma davasında da kusur durumuna göre maddi ve manevi tazminata hükmedilebilir (TMK m. 172/3, 174).
Terditli istemde davacı fer'î boşanma isteminden vazgeçerse yalnız ayrılık incelenir
Koca evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açtı. Kadın karşı davada öncelikle üç yıl süreyle ayrılık, bu kabul edilmezse boşanma istedi. İlk derece mahkemesi ayrılık isteğini reddedip iki davayı da kabul ederek boşanmaya karar verdi. Kadın istinafta ayrılık kararı verilmesini istedi; bölge adliye mahkemesinin geri çevirmesi üzerine boşanma talebi olmadığını açıkça bildirdi. Bölge adliye mahkemesi bu beyanı feragat saymayıp kadının boşanma talebinin de sürdüğünü kabul etti. Yargıtay kararı bozdu.
“Kadın vekilinin dava dilekçesi aralarında aslilik ve fer'îlik ilişkisi kurularak oluşturulan terditli taleplerden ibarettir. Dava dilekçesinde fer'î talep olarak belirlediği boşanma talebine yönelik olarak ibraz edilen açıklama dilekçesinde "boşanma talebi" olmadığını açıkça belirttiğine göre artık feri olarak belirlediği talebi yönünden değerlendirme yapılması doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Terditli istemde asıl istem ayrılık, fer'î istem boşanmadır (HMK m. 111). Davacı fer'î istemin olmadığını açıkça bildirdiğinde bu istem yönünden inceleme yapılamaz; bölge adliye mahkemesi kadının davasını ayrılık istemi olarak incelemelidir.
Ayrılık istemi ıslahla boşanmaya çevrilebilir
Kadın karşı davasında ayrılık istemiş, sonra davasını ıslah ederek evlilik birliğinin sarsılması ve zina nedeniyle boşanma istemişti; ancak ıslah harcını yatırmamıştı. Mahkeme harç için süre vermeden karar verdi. Yargıtay kararı bozdu.
“Davalı-karşı davacının boşanmaya ilişkin ıslah talebi ile ilgili olarak maktu ıslah harcını yatırması için süre verilmesi ve gerçekleşecek sonucu uyarınca talep hakkında karar verilmesi gerekirken , yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Ayrılık isteminden boşanma istemine geçiş ıslahla yapılabilir ve ıslah harcının yatırılması gerekir; harç eksikse mahkeme süre vermelidir.
Islahla ayrılığa dönüşen davada boşanma davasının reddi yazılmaz
Kadın evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle açtığı boşanma davasını ıslah ederek ayrılık davasına dönüştürdü ve duruşmada boşanmak istemediğini, üç yıl süreyle ayrılığa karar verilmesini istediğini imzalı beyanla bildirdi. Mahkeme ayrılık davası hakkında hüküm kurarken ayrıca "boşanma davasının reddine" hükmü de kurdu. Yargıtay hükmü düzelterek onadı.
“Hal böyle olunca davacı kadının ayrılık davası hakkında hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, boşanma davası bulunmadığı halde "boşanma davasının reddine" şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Islahla ayrılığa dönüşen davada artık boşanma davası yoktur; hükümde boşanma davası hakkında ret kararı yer almamalıdır. Daire bu ibareyi hükümden çıkarmıştır.
Usulüne uygun ayrılık davası yoksa ret hükmü de kurulmaz
Kadının tedbir nafakası davası ile kocanın boşanma davası birleştirilmişti. Kadın sonradan verdiği bir dilekçeyle ayrılık istedi; koca iddianın genişletilmesine onay vermedi ve kadın ıslah da yapmadı. Mahkeme hükümde kadının ayrılık talebini reddetti. Daire ilk incelemede bu yönü onamış, tarafların karar düzeltme istemi üzerine onama kararını bu yönden kaldırıp hükmü bozdu.
“Davacı-davalı kadının ayrılığa ilişkin bir davası bulunmadığı halde kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu husus ilk incelemede gözden kaçmış hüküm bu yönden de onanmıştır.”
Ne anlama geliyor? Usulüne uygun açılmamış veya iddianın genişletilmesi yasağına takılan ayrılık istemi incelenemez; ancak mahkeme böyle bir istemi reddederek kesin hüküm doğuracak bir karar da kurmamalıdır. Daire'nin ilk kararı Yargıtay 2. HD, 2014/21803 E., 2015/6319 K., 01.04.2015 sayılı karardır.
Ayrılık davasından feragat önceki olayların affı sayılır
Kadın önce ayrılık, sonra evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davası açtı ve davalar birleştirildi. Kadın vekili daha sonra birleştirilen ayrılık talebinden vazgeçtiklerini bildirdi. Mahkeme bu beyanı feragat sayarak boşanmaya ve kadın yararına tazminata hükmetti. Yargıtay kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden bozdu.
“Boşanma veya ayrılık davalarından feragat, feragat eden tarafından o tarihe kadar ki olayların affedildiğini en azından hoşgörüyle karşılandığını gösterir, feragatten sonra davalı erkekten kaynaklanan boşanmayı gerektirir bir hadisenin varlığı kanıtlanamadığına göre, feragat tarihinden önceki olaylar artık kocaya kusur olarak yüklenemeyecektir.”
Ne anlama geliyor? Feragatten sonra kocadan kaynaklanan yeni bir olay kanıtlanmadığı için taraflara boşanmayı sağlayan kusur yüklenemez ve kusura dayanan maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Yoksulluk nafakası ise kusur şartı aranmadığı için onanmıştır.
Karar kesinleşmeden eş ölürse ayrılık davası konusuz kalır
Mahkeme kadının ayrılık davasını kabul etmiş, kocanın boşanma davasını da ayrılık talebi olarak kabul etmişti. Karar kesinleşmeden koca öldü; mirasçıları TMK m. 181/2 uyarınca davaya devam etmek istediklerini bildirdi. Yargıtay kararı bozdu.
“Bu durumda, mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ve Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesi gereğince, sağ eşin kusurunun tespiti bakımından devam edilerek, toplanan deliller çerçevesinde sağ eşin kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Ölümle evlilik sona erdiğinden ayrılık veya boşanma kararına gerek kalmaz. Mirasçılar davaya devam ederek sağ eşin kusurunu ispat ederse sağ eş, boşanan eşler gibi yasal mirasçılık hakkını yitirir (TMK m. 181).
Davadan feragat edilmişse ayrılık kararı verilemez
Davacı bir duruşmada davasından feragat etti. Mahkeme feragate rağmen ayrılığa karar verdi. Yargıtay kararı bozdu.
“Davacı 02.10.2006 tarihli oturumda davasından feragat etmiştir. Feragat kesin hüküm sonucunu doğurur. (HUMK. 95 md.) Mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrılık kararı verilmesi usul ve yasal aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur; davadan tamamen feragat edilmişse hâkim ne boşanmaya ne ayrılığa karar verebilir, davanın feragat nedeniyle reddine karar verir.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 135 inci maddesini karşılamaktadır. Bu maddeyle davacıya dilerse boşanma dilerse ayrılığa karar verilmesini isteme yetkisi tanınmıştır. Mevcut maddedeki hüküm sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 73Adalet Komisyonu maddeyi Tasarıdaki gibi aynen kabul etmiştir (S. Sayısı 723, s. 401); ayrılığı düzenleyen 170, 171 ve 172. maddeler de Komisyonca aynen kabul edilmiştir (s. 402). Aynı gerekçe metnine göre 171. madde ayrılık süresinin alt ve üst sınırını korumuş, ancak sürenin ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren işleyeceğini açıkça kabul etmiştir. 172. maddenin gerekçesinde ise ayrılık süresi sonunda her iki eşe de herhangi bir kayda bağlı olmaksızın boşanma isteme hakkı tanındığı için eski Kanun'un 140. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına gerek kalmadığı belirtilmiştir (s. 73).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Boşanma davasını ikameye hakkı olan taraf; dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trEski Kanun'da ayrılığın sonuçları 138-140. maddelerde düzenleniyordu. 743 m. 138'e göre dava boşanmaya dairse "karı kocanın barışmaları ihtimali" bulunduğunda ayrılığa hükmedilebilirdi; 4721 sayılı Kanun bu ölçütü "ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı" olarak yeniden yazmıştır. Asıl değişiklik ayrılık süresinin sonundadır: 743 m. 140'a göre süre bitiminde boşanmaya ancak ayrılık hükmüne esas olan olaylar münhasıran isteyenin aleyhine değilse ya da diğer eş ortak hayata dönmekten kaçınırsa hükmedilebiliyordu. 4721 sayılı Kanun bu kayıtları kaldırmış, ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her birine boşanma davası açma hakkı tanımıştır (TMK m. 172).
| 743 sayılı Kanun | 4721 sayılı Kanun (bugün) | |
|---|---|---|
| Davanın konusu | Dava hakkı olan taraf dilerse boşanma, dilerse ayrılık ister (m. 135) | Aynı (m. 167) |
| Yalnız ayrılık istenmişse | Boşanmaya hükmolunamaz (m. 138/2) | Boşanmaya karar verilemez (m. 170/2) |
| Boşanma istenmişse | Barışma ihtimali varsa ayrılığa hükmedilebilir (m. 138/2) | Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa ayrılığa karar verilebilir (m. 170/3) |
| Ayrılık süresi | Bir yıldan üç yıla kadar (m. 139/1) | Aynı; süre kararın kesinleşmesiyle işler (m. 171) |
| Süre bitince | Barışılmamışsa boşanma istenebilir, ancak m. 140'taki kayıtlarla | Ortak hayat kurulmamışsa her eş boşanma davası açabilir (m. 172/2) |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Anayasa yargısının norm denetimi kararları arasında 167. madde veya ayrılığa ilişkin 170-172. maddeler hakkında verilmiş bir karara rastlamadım.
İlgili maddeler
- TMK m. 161: Zina.
- TMK m. 162: Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış.
- TMK m. 163: Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme.
- TMK m. 164: Terk.
- TMK m. 165: Akıl hastalığı.
- TMK m. 166: Evlilik birliğinin sarsılması.
- TMK m. 168: Boşanma veya ayrılık davalarında yetki.
- TMK m. 169: Dava süresince geçici önlemler.
- TMK m. 170: Boşanma veya ayrılık kararı.
- TMK m. 171: Ayrılık süresi.
- TMK m. 172: Ayrılık süresinin bitimi.
- TMK m. 174: Maddi ve manevi tazminat.
- TMK m. 175: Yoksulluk nafakası.
- TMK m. 180: Ayrılık hâlinde mal rejimi.
- TMK m. 182: Çocuğun velayeti ve kişisel ilişki.
- TMK m. 184: Boşanmada yargılama usulü.
- TMK m. 197: Birlikte yaşamaya ara verilmesi.
- TMK m. 206: Eşlerden birinin istemiyle mal ayrılığı.
- TMK m. 336: Ayrılık hâlinde velayetin eşlerden birine verilmesi.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 111, 141 ve 176-182: Taleple bağlılık, terditli istem, iddianın genişletilmesi yasağı ve ıslah.
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 14: Boşanma ve ayrılığa uygulanacak hukuk.
Ayrılık veya boşanma davası, ayrılık süresinin sonunda açılacak dava ya da aile hukukundan doğan diğer konularda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 167 ne diyor?
TMK m. 167'ye göre boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. Madde 743 sayılı eski Kanun'un 135. maddesini sadeleştirerek almıştır ve 2002'de yürürlüğe girdiğinden beri değiştirilmemiştir. Ayrılığın şartları ve sonuçları 170, 171 ve 172. maddelerde düzenlenir.
Ayrılık kararı nedir, boşanmadan farkı ne?
Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez; eşlere bir yıldan üç yıla kadar ayrı yaşama imkânı verir (TMK m. 171). Ayrılık süresince eşler evli kalır ve yeniden evlenemez (TMK m. 130). Süre bitince ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172).
Ayrılık kararı almak için hangi şartlar gerekir?
Bir boşanma sebebinin ispatlanması gerekir (TMK m. 170/1). Yargıtay, boşanma sebebini ispatlayamayan davacının davasında ayrılığa karar verilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/6031 E., 2013/17672 K., 24.06.2013). Yalnız ayrılık istenen davada da affedilen olaylara veya duyuma dayalı tanık beyanlarına dayanılarak ayrılık kararı verilemez (Yargıtay 2. HD, 2012/3023 E., 2013/3849 K., 18.02.2013).
Boşanma davası açtım; hâkim benim isteğim dışında ayrılığa karar verebilir mi?
Ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa verebilir (TMK m. 170/3). Yargıtay'a göre bu olasılık gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle görülmeli, sağlam bir olasılığa dayanmalı ve kararda denetlenebilir biçimde gösterilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2008/8576 E., 2009/10441 K., 01.06.2009). Karşı tarafın boşanmak istememesi bu olasılığı tek başına göstermez (Yargıtay 2. HD, 2022/4012 E., 2022/5408 K., 06.06.2022).
Ayrılık istedim; hâkim boşanmaya karar verebilir mi?
Dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez (TMK m. 170/2). Yargıtay, davasını ayrılığa dönüştüren kocanın davasında boşanmaya karar verilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/20662 E., 2012/29082 K., 04.12.2012). Ancak eşiniz boşanma davası açmış ve kanıtlamışsa, barışma olasılığını gösteren delil yoksa onun davası kabul edilerek boşanmaya karar verilebilir (Yargıtay 2. HD, 2012/14166 E., 2013/1123 K., 21.01.2013).
Yalnız ayrılık istediğim davada eşimle barışma ihtimalini ispatlamam gerekir mi?
Hayır. Yargıtay'a göre ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı, boşanma istenen davada hâkimin ayrılığa karar verebilmesi için aranır; yalnız ayrılık istenen davada boşanma sebebinin ispatı yeterlidir (Yargıtay 2. HD, 2026/858 E., 2026/3553 K., 02.04.2026).
Ayrılık kararı ne kadar sürer ve ne zaman başlar?
Hâkim bir yıldan üç yıla kadar bir süre belirler ve süre kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m. 171). Yargıtay, "karar tarihinden itibaren" ayrılığa hükmeden kararı kesinleşme tarihine göre düzeltmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/11933 E., 2018/2327 K., 21.02.2018). Karar tebliğ edilip kesinleşmedikçe süre de başlamaz.
Ayrılık süresi bitince ne olur?
Ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172). Yargıtay, ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra bir yıl bir araya gelmedikleri sabit olan eşlerden kadının açtığı davanın da kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/13442 E., 2016/4168 K., 03.03.2016). Boşanma kendiliğinden gerçekleşmez; dava açmanız gerekir.
Ayrılık süresi bittikten sonra eşimle birlikte yaşarsam ne olur?
Süre bittikten sonra bir araya gelip karı koca olarak birlikte yaşarsanız 172. maddeye dayanan boşanma davası reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2019/7178 E., 2019/11166 K., 11.11.2019). Yargıtay'ın onadığı bir kararda ise özel günlerde çocuklar için bir araya gelmenin ortak hayatın kurulması sayılamayacağı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/10142 E., 2024/6886 K., 07.10.2024).
Ayrılık süresi dolmadan boşanma davası açabilir miyim?
Açabilirsiniz, ancak bu dava 172'ye dayanamaz ve eşinize atfedilebilecek yeni bir kusuru ispatlamanız gerekir. Yargıtay, ayrılık süresi dolmadan açılan ve kocaya atfedilebilecek bir kusur ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/24367 E., 2018/10693 K., 08.10.2018).
Ayrılık döneminde nafaka alabilir miyim?
Dava süresince hâkim eşlerin geçimi için gerekli önlemleri re'sen alır (TMK m. 169). Yargıtay, ayrılık kararı verildiğinde tedbir nafakasının ayrılık süresinin sonuna kadar devam etmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/20232 E., 2012/4124 K., 28.02.2012). Çocuk yararına hükmedilen nafaka da ayrılıkta tedbir nafakası niteliğindedir (Yargıtay 2. HD, 2016/25608 E., 2018/12021 K., 25.10.2018).
Ayrılık kararında çocukların velayeti ne olur?
Ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 336/2). Yargıtay, ayrılık kararı verilirken çocuğun ayrılık süresince geçici velayeti ve kişisel ilişki hakkında karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/23278 E., 2011/1786 K., 07.02.2011). Bu düzenleme ayrılık süresiyle sınırlı ve geçicidir.
Ayrılık davasında tazminat isteyebilir miyim?
Boşanmaya bağlı tazminat TMK m. 174'te düzenlenmiştir. Yargıtay'a göre ayrılık istemiyle birlikte istenen manevi tazminat Borçlar Hukuku'nun genel hükümlerine dayanır ve aile mahkemesinin görevi dışında kalır; bu istem tefrik edilerek asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla incelenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2012/16225 E., 2013/2602 K., 31.01.2013). Ayrılık süresinden sonra açılan boşanma davasında ise kusur durumuna göre TMK m. 174'teki maddi ve manevi tazminata hükmedilebilir (Yargıtay 2. HD, 2018/5630 E., 2019/6112 K., 15.05.2019).
Ayrılık süresinden sonraki boşanmada tazminat ve nafaka nasıl belirlenir?
İlk davada ispatlanan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur (TMK m. 172/3). Yargıtay'a göre ayrılık kararındaki kusur belirlemesi kesinleşmişse sonraki davada bağlayıcıdır (Yargıtay 2. HD, 2024/4229 E., 2025/1264 K., 11.02.2025). Hukuk Genel Kurulu, eşit kusurlu ve asgari ücretle çalışan kadının bu davada yoksulluk nafakası isteyebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1584 E., 2018/503 K., 21.03.2018).
Boşanma davasını ayrılığa, ayrılık davasını boşanmaya çevirebilir miyim?
Boşanma istemi ayrılığa daraltılabilir (Yargıtay 2. HD, 2006/15445 E., 2007/11393 K., 17.07.2007); ancak Yargıtay'a göre boşanmadan vazgeçip ayrılık isteyen davacı, irade sakatlığı ileri sürmedikçe bu beyanından dönemez (Yargıtay 2. HD, 2015/25690 E., 2017/4093 K., 10.04.2017). Ayrılık istemi ise ıslahla boşanma istemine çevrilebilir; ıslah harcı eksikse mahkeme süre vermelidir (Yargıtay 2. HD, 2015/17856 E., 2016/10752 K., 31.05.2016).
"Önce ayrılık, olmazsa boşanma" diye dava açılabilir mi?
Evet, terditli istemde bulunulabilir (HMK m. 111). Yargıtay, fer'î boşanma istemi olmadığını açıkça bildiren kadının davasının yalnız ayrılık istemi olarak incelenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/1346 E., 2025/8886 K., 16.10.2025).
Eşim boşanma davası açtı; ben ayrılık isteyebilir miyim?
Karşı dava olarak ayrılık isteyebilirsiniz; mahkeme her iki dava hakkında ayrı hüküm kurmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2015/24847 E., 2017/3508 K., 29.03.2017). Yargıtay'a göre eşinizin açtığı ve kesinleşmemiş bir boşanma davasının bulunması, ayrı bir ayrılık davası açmanıza da engel değildir (Yargıtay 2. HD, 2017/4259 E., 2017/12926 K., 16.11.2017).
Ayrılık kararı ile TMK 197'deki ayrı yaşama arasındaki fark nedir?
TMK m. 197, ortak hayat kişiliğinizi, ekonomik güvenliğinizi veya ailenin huzurunu ciddi biçimde tehlikeye düşürüyorsa boşanma davası açmadan ayrı yaşama hakkı ve nafaka gibi önlemler sağlar. Ayrılık kararı ise bir boşanma sebebinin ispatına bağlıdır ve süre sonunda boşanma davası açma imkânı verir. Yargıtay, TMK m. 197'ye dayanan davada talep dışına çıkılarak ayrılık kararı verilmesini hatalı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2011/10321 E., 2011/12511 K., 18.07.2011).
Ayrılık kararı kesinleşmeden eşim ölürse ne olur?
Evlilik ölümle sona erer ve dava konusuz kalır. Yargıtay'a göre mirasçılar davaya devam etmek isterse sağ eşin kusurunun tespiti bakımından yargılamaya devam edilir (Yargıtay 2. HD, 2016/8087 E., 2017/13770 K., 04.12.2017); kusuru ispatlanan sağ eş yasal mirasçı olamaz (TMK m. 181). Ayrılık kararı kesinleşmişse evlilik sürer; boşanan eşlerin yasal mirasçılığını kaldıran TMK m. 181/1 ayrılık için öngörülmemiştir.
Eşlerden biri yabancıysa hangi hukuk uygulanır?
Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir; eşler ayrı vatandaşlıktaysa müşterek mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Ayrılık hâlinde nafaka talepleri de bu hukuka tâbidir; geçici tedbir taleplerine ise Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 14).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 130, 161-172, 174, 175, 180-182, 184, 185, 197, 200, 206, 225, 336
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 111, 141, 176-182, 297, 309, 311, 334-340
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 14
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 135, 138-140 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 167 gerekçesi s. 73, Komisyon metni s. 401-402
- AİHM, Airey/İrlanda, B. No: 6289/73, 09.10.1979
- Yargıtay HGK, 2017/1584 E., 2018/503 K., 21.03.2018
- Yargıtay 2. HD, 2026/858 E., 2026/3553 K., 02.04.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/1346 E., 2025/8886 K., 16.10.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/4229 E., 2025/1264 K., 11.02.2025
- Yargıtay 2. HD, 2023/10142 E., 2024/6886 K., 07.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/4597 E., 2024/3110 K., 02.05.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/479 E., 2024/1226 K., 27.02.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/1896 E., 2023/1277 K., 23.03.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/9891 E., 2023/877 K., 08.03.2023
- Yargıtay 2. HD, 2022/4012 E., 2022/5408 K., 06.06.2022
- Yargıtay 2. HD, 2019/7178 E., 2019/11166 K., 11.11.2019
- Yargıtay 2. HD, 2018/5630 E., 2019/6112 K., 15.05.2019
- Yargıtay 2. HD, 2016/25608 E., 2018/12021 K., 25.10.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/24367 E., 2018/10693 K., 08.10.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/18276 E., 2018/6645 K., 24.05.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/11933 E., 2018/2327 K., 21.02.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/8087 E., 2017/13770 K., 04.12.2017
- Yargıtay 2. HD, 2017/4259 E., 2017/12926 K., 16.11.2017
- Yargıtay 2. HD, 2016/6839 E., 2017/12314 K., 07.11.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/25690 E., 2017/4093 K., 10.04.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/24847 E., 2017/3508 K., 29.03.2017
- Yargıtay 2. HD, 2016/10693 E., 2017/2568 K., 09.03.2017
- Yargıtay 2. HD, 2015/20551 E., 2016/14209 K., 31.10.2016
- Yargıtay 2. HD, 2016/585 E., 2016/12328 K., 27.06.2016
- Yargıtay 2. HD, 2016/4541 E., 2016/11616 K., 13.06.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/17856 E., 2016/10752 K., 31.05.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/13442 E., 2016/4168 K., 03.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/26239 E., 2016/2250 K., 10.02.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/24319 E., 2016/1211 K., 21.01.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/4596 E., 2015/18548 K., 19.10.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/2389 E., 2015/15990 K., 15.09.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/27118 E., 2015/12828 K., 17.06.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/21803 E., 2015/6319 K., 01.04.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/12628 E., 2014/19229 K., 02.10.2014
- Yargıtay 2. HD, 2014/8334 E., 2014/19284 K., 02.10.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/6031 E., 2013/17672 K., 24.06.2013
- Yargıtay 2. HD, 2013/11686 E., 2013/16998 K., 18.06.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/6687 E., 2013/7025 K., 15.03.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/3023 E., 2013/3849 K., 18.02.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/16225 E., 2013/2602 K., 31.01.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/14166 E., 2013/1123 K., 21.01.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/12738 E., 2013/943 K., 17.01.2013
- Yargıtay 2. HD, 2011/20662 E., 2012/29082 K., 04.12.2012
- Yargıtay 2. HD, 2010/20232 E., 2012/4124 K., 28.02.2012
- Yargıtay 2. HD, 2011/1403 E., 2011/24021 K., 29.12.2011
- Yargıtay 2. HD, 2011/10321 E., 2011/12511 K., 18.07.2011
- Yargıtay 2. HD, 2010/23278 E., 2011/1786 K., 07.02.2011
- Yargıtay 2. HD, 2009/16843 E., 2010/18727 K., 08.11.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/21175 E., 2010/1208 K., 21.01.2010
- Yargıtay 2. HD, 2008/8576 E., 2009/10441 K., 01.06.2009
- Yargıtay 2. HD, 2008/3052 E., 2009/5621 K., 26.03.2009
- Yargıtay 2. HD, 2008/10443 E., 2008/10405 K., 14.07.2008
- Yargıtay 2. HD, 2008/7420 E., 2008/9434 K., 26.06.2008
- Yargıtay 2. HD, 2006/15445 E., 2007/11393 K., 17.07.2007
