TMK 180'e göre ayrılığa karar veren mahkeme, eşlerin sözleşmeyle seçtiği mal rejimini ayrılığın süresine ve eşlerin durumuna göre kaldırabilir; sözleşme yapmamış eşlerde yasal rejim ayrılık süresince devam eder. Ayrılık, TMK m. 225'te mal rejimini sona erdiren sebepler arasında sayılmamıştır. Eşlerden biri mal ayrılığına geçilmesini istiyorsa haklı bir sebebe dayanarak TMK m. 206'ya göre ayrıca istemde bulunmalıdır; Yargıtay'a göre eşlerin uzun süre ayrı yerlerde yaşaması bunun için tek başına yeterli değildir (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).
- Ayrılık kararı
- Evlilik birliğini sona erdirmeden eşlerin bir yıldan üç yıla kadar ayrı yaşamasına imkân veren mahkeme kararı (TMK m. 170, 171).
- Sözleşmeli mal rejimi
- Eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle seçtiği mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimi (TMK m. 202, 205).
- Olağanüstü mal rejimi
- Haklı sebep varsa eşlerden birinin istemiyle hâkim kararıyla, mal ortaklığında ise iflas veya haciz hâlinde geçilen mal ayrılığı (TMK m. 206-211).
- Mal ayrılığı
- Eşlerden her birinin, yasal sınırlar içinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını koruduğu mal rejimi (TMK m. 242).
TMK 180 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kapsam | Yalnız sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejimi | TMK m. 180 |
| Karar veren | Ayrılığa karar veren mahkeme | TBMM gerekçesi |
| Ölçüt | Ayrılığın süresi ve eşlerin durumu; kaldırma hâkimin takdirinde | TMK m. 180 |
| Yasal rejim | Ayrılıkla sona ermez | TMK m. 225 |
| Usul | Kaldırma istemi ayrı esasa alınabilir; ayırma kararı tek başına temyiz edilemez | Yargıtay 2. HD, 2023/877 K. |
| Mal ayrılığı | Haklı sebeple TMK 206 istemi; ayrı yaşama tek başına yetmez | Yargıtay 8. HD, 2021/2097 K. |
| Sona erme | Hâkim kararında dava tarihi, sözleşmede noterde sözleşme tarihi | Yargıtay 8. HD, 2014/7833 K. |
| Tasfiye | Mal ayrılığı davasının sonucu ve kesinleşmesi beklenir | Yargıtay 8. HD, 2013/1760 K. |
| Harç | TMK 206 istemi boşanmanın eki değil, ayrıca harca tabi | Yargıtay 2. HD, 2014/5701 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 147. maddesini karşılar ve kaldırma kararını ayrılığa karar veren mahkemeye bırakır. Eski maddedeki, eşlerden birinin istemi üzerine hâkimin malları ayırmakla yükümlü olduğuna ilişkin cümle yeni Kanun'a alınmamıştır; mal ayrılığı artık TMK m. 206'daki haklı sebeplere bağlıdır.
Ayrılık kararı yasal mal rejimini sona erdirmez; rejim sürdüğü için ayrılık süresince edinilen mallar da boşanma davası açılıncaya kadar yasal rejimin kurallarına tabidir. Eşinizin malları elden çıkarmasından veya borç altına girmesinden endişe ediyorsanız TMK 206'ya göre mal ayrılığına geçilmesini ya da TMK 199'a göre belirli mallar üzerindeki tasarrufların rızanıza bağlanmasını isteyebilirsiniz. Mal ayrılığı istemi için haklı sebebi somut delillerle ispatlamanız gerekir; eşlerin ayrı yaşaması tek başına yeterli sayılmamaktadır (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).
Ayrılık kararı mal rejimini sona erdirir mi?
- Yasal rejim devam eder: Mal rejimi eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle ya da mahkemece evliliğin iptaline, boşanmaya veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesiyle sona erer (TMK m. 225). Ayrılık kararı bu sebepler arasında yoktur. Sözleşme yapmamış eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi ayrılık süresince de uygulanır (TMK m. 202).
- Sözleşmeli rejim kaldırılabilir: Eşler sözleşmeyle mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığını seçmişse, ayrılığa karar veren mahkeme ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre bu rejimin kaldırılmasına karar verebilir. Kanun kaldırmayı zorunlu tutmaz; karar hâkimin takdirindedir.
- Ayrılık süresi bitince: Süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172). Yasal rejim, boşanmaya karar verilirse, boşanma kararının verildiği davanın açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer (TMK m. 225/2).
- Fiilî ayrılık da yetmez: Yargıtay, on yılı aşkın süredir ayrı ülkelerde yaşayan eşlerin davasında, eşlerin ayrı yerlerde ikamet etmesinin tek başına mal ayrılığına geçiş için yeterli olmadığına karar vermiştir (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).
Kaldırma istemi nasıl ileri sürülür?
- Ayrılığa karar veren mahkemede: Gerekçeye göre sözleşmeli rejimin kaldırılmasına ayrılığa karar veren mahkeme karar verir. Kaldırma istemi ayrılık davasında ileri sürülür; ayrılık hâlinde nafaka, velayet ve diğer sonuçlar TMK m. 167 ve TMK m. 171 sayfalarındadır.
- Ayrı esasa alınabilir: İlk derece mahkemesi, cevaba cevap dilekçesinde ileri sürülen kaldırma istemini ayırarak ayrı esasa kaydetmiş; Yargıtay bu ayırma kararına karşı tek başına temyiz yoluna gidilemeyeceğini belirterek ayrılık kararını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/9891 E., 2023/877 K., 08.03.2023).
- Sözleşmenin varlığı: Kaldırma yalnız sözleşmeyle kabul edilmiş rejim için söz konusudur. Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır; eşler hangi rejimi seçtiklerini evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak da bildirebilir (TMK m. 205). Kaldırma isteyen eş sözleşmeyi veya bildirimi dosyaya sunmalıdır.
- Geçici önlemler: Ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK m. 169). Ailenin ekonomik varlığının korunması gerekiyorsa eşlerden biri, belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların kendi rızasına bağlanmasını da isteyebilir; hâkim taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırırsa durumun tapu kütüğüne şerhine re'sen karar verir (TMK m. 199).
Mal ayrılığına geçiş (TMK 206)
- Haklı sebep: Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Kanun; diğer eşin malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olmasını, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmesini, gereken rızasını haklı sebep olmadan esirgemesini, malvarlığı, geliri ve borçları hakkında bilgi vermekten kaçınmasını ve sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olmasını örnek olarak sayar (TMK m. 206).
- Sayım sınırlayıcı değildir: Maddedeki sebepler sınırlı değildir. Yargıtay, şirket borçları nedeniyle malları haczedilen eşe karşı açılan davada haklı sebebin gerçekleştiğini kabul etmiş, davalının davayı kabul etmesinin davacı aleyhine değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2013/11089 E., 2014/7833 K., 22.04.2014).
- Esaslı zarar ölçütü: Aynı Daire'ye göre olağanüstü rejime, eşlerden birinin evlilik birliğinde edinilen malvarlığına esaslı zarar verdiği ya da verme olasılığının yüksek olduğu durumlarda geçilmelidir; tanıkların yalnız bir inşaata ilişkin bilgi verdiği dosyada haklı sebep ispatlanmış sayılmamıştır (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).
- Ayrı dava ve yetki: Boşanma veya ayrılık davası sürerken de mal ayrılığı için ayrı dava açılabilir; bu istemin yalnız boşanma davasının açıldığı mahkemeden istenebileceğine ilişkin bir düzenleme yoktur (Yargıtay 8. HD, 2015/13424 E., 2017/4445 K., 28.03.2017). Görevli mahkeme aile mahkemesi, yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 207).
- Harç: Mal ayrılığı istemi boşanma dilekçesinde ileri sürülse bile boşanmanın eki sayılmaz; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu istem için ayrıca maktu karar ve ilam harcı alınmasını aramış, harç tamamlanmadan esas hakkında hüküm kurulmasını bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/22263 E., 2014/5701 K., 13.03.2014).
- Sözleşmeyle geçiş: Eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir rejimi kabul edebilir (TMK m. 208). Yargıtay'a göre sözleşmeyle başka bir rejim seçildiğinde mal rejimi noterde sözleşmenin yapıldığı tarihte, hâkim kararıyla mal ayrılığına geçildiğinde ise dava tarihinde sona erer (Yargıtay 8. HD, 2013/11089 E., 2014/7833 K., 22.04.2014).
- Eski rejime dönme: Mal ayrılığına geçişi gerektiren sebep ortadan kalkarsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir (TMK m. 208/2).
Sona erme, tasfiye ve yetki
- Sona erme tarihi: Mahkemece mal ayrılığına geçilmesine karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erer (TMK m. 225/2); kişisel ve edinilmiş mallar bu andaki durumlarına göre ayrılır (TMK m. 228).
- Tasfiye davası beklenir: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, mal ayrılığı davası derdestken açılan katılma alacağı davasının ön şart yokluğundan reddini bozmuş, o davanın sonucunun ve kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2012/3453 E., 2013/1760 K., 19.02.2013). Aynı Daire, boşanma davası sürerken açılan mal rejimi davasında da boşanma davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını istemiştir (Yargıtay 8. HD, 2012/11893 E., 2013/7825 K., 23.05.2013).
- Şartlı hüküm kurulamaz: Yargıtay, mal ayrılığı kararının kesinleşmesine bağlı olarak tasfiyenin ileride ayrı esasa kaydedileceği şeklinde kurulan hükmü infazda tereddüt doğuran şartlı hüküm saymıştır (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021).
- Yetki: Boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, mal rejiminin tasfiyesi davasında bu davalarda yetkili olan mahkeme yetkilidir (TMK m. 214/2). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'ne göre bu davalarda yetki HMK'ya göre değil TMK'daki özel düzenlemeye göre belirlenir; boşanma davasındaki yetki uyuşmazlığı sürüyorsa bu durum bekletici sorun yapılmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2025/4366 E., 2025/11436 K., 17.12.2025). Yargıtay 5. Hukuk Dairesi ise davalının cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmadığı bir tasfiye davasının, açıldığı aile mahkemesinde görülmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 5. HD, 2025/14347 E., 2026/4749 K., 23.03.2026).
Yurt dışında verilen ayrılık ve mal ayrılığı kararları
- Boşanma kararı değildir: Yabancı mahkemenin eşlerin ayrı yaşamasına ve mal ayrılığına ilişkin kararı boşanma kararı değildir. Yargıtay, "evlilik koruma" davasında verilen denetim altında ayrı yaşama ve mal ayrılığı kararını boşanma kararı gibi tanıyan hükmü kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2019/3826 E., 2019/6209 K., 16.05.2019).
- Uygulanacak hukuk ve tanıma: Yabancılık unsuru taşıyan davalarda boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri 5718 sayılı Kanun m. 14'e, evlilik mallarına uygulanacak hukuk ise m. 15'e göre belirlenir. Yabancı mahkeme kararının Türkiye'de kesin hüküm veya kesin delil olarak kabul edilebilmesi tanıma kararına bağlıdır (5718 sayılı Kanun m. 58).
Ayrılık davası açacaksanız önce aranızda bir mal rejimi sözleşmesi olup olmadığını belirleyin; sözleşme varsa kaldırılmasını dava dilekçesinde açıkça isteyin ve sözleşmeyi dosyaya sunun. Sözleşme yoksa yasal rejim ayrılık süresince devam eder; ayrılık süresince edinilen mallar için tapu, banka ve maaş kayıtlarını saklayın. Eşinizin malları elden çıkardığını, borç altına girdiğini veya malvarlığı hakkında bilgi vermediğini düşünüyorsanız haciz, icra ve tapu kayıtlarıyla TMK 206'ya göre mal ayrılığı isteyin ve bu istem için harcı ayrıca yatırın. Mal ayrılığı kararı verilirse mal rejimi o davanın açıldığı tarihte sona erer; tasfiye davasını bu kararın kesinleşmesini gözeterek açın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Sözleşmeyle kabul edilen mal rejiminin kaldırılması istemi ayrılık davasından ayrılabilir; ayırma ara kararı tek başına temyiz edilemez
Kadın ayrılık davası açtı; cevaba cevap dilekçesinde ayrılığa karar verilmesiyle birlikte eşler arasındaki mal rejiminin kaldırılmasını da istedi. İlk derece mahkemesi ara kararla, sözleşmeyle belirlenen mal rejiminin kaldırılması istemini ayırarak ayrı esasa kaydetti; asıl kararla iki yıl süreyle ayrılığa, çocukların geçici velayetinin anneye verilmesine, babayla kişisel ilişki kurulmasına ve tedbir nafakasına hükmetti. Davalı erkek, eşler arasında bir mal rejimi sözleşmesi bulunmadığını ve dava dilekçesinde böyle bir istem yer almadığını ileri sürerek ayırma kararına da itiraz etti. Bölge adliye mahkemesi ayrılık kararında ve kaldırma isteminin ayrı esasa kaydedilmesinde isabetsizlik görmedi, nafakaları artırdı.
“Bu yasal düzenleme karşısında, davalı vekilinin sözleşme ile belirlenen mal rejiminin kaldırılması isteminin tefriki ara kararının temyizi mümkün olmadığından, davalı vekilinin sözleşme ile belirlenen mal rejiminin kaldırılması talebine yönelik tefrik kararına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, HMK m. 168'e göre ayırma kararlarına karşı ancak hükümle birlikte kanun yoluna gidilebileceğini belirterek ayırma kararına yönelik temyiz dilekçesini reddetmiş, ayrılık kararını ise oybirliğiyle onamıştır. Kararda kaldırma isteminin esası ve eşler arasında bir mal rejimi sözleşmesi bulunup bulunmadığı tartışılmamıştır; bu konular ayrı esasa kaydedilen dosyada incelenir. TMK 180'e dayanan istem, ayrılık davasıyla birlikte ileri sürülebilir; ancak ayrı bir dosyada görülmesi mümkündür.
Haklı sebep varsa mal ayrılığına dönüşme istenebilir; davalının davayı kabul etmesi davacı aleyhine yorumlanamaz
Taraflar 2000 yılında evlenmişti ve aralarında yasal rejim geçerliydi. Davacı eş, diğer eşin ortağı olduğu şirketin 2008'de faaliyetlerine son verdiğini, şirket borçları nedeniyle diğer eşin mallarının haczedildiğini ve düzenli bir işi bulunmadığını ileri sürerek edinilmiş mallara katılma rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini istedi. Davalı eş davayı kabul etti. Mahkeme, TMK m. 206'nın uygulanması için eşler arasında bir çekişme bulunması gerektiğini, eşlerin TMK m. 208'e göre her zaman sözleşmeyle mal ayrılığını kabul edebileceklerini ve davacının hukuki yararı olmadığını belirterek davayı reddetti.
“Her ne kadar davalının davayı kabulü sebebiyle taraflar arasında ihtilaf olmadığı ve TMK'nun 208.maddesine göre her zaman tarafların mal rejimi sözleşmesi yapabilecekleri gerekçe gösterilmiş ise de TMK'nun 206.maddesinde yazılı koşulların oluşması durumunda davalının yargılamanın devamı sırasında davayı kabul etmesi davacı aleyhine değerlendirilemez.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre TMK m. 206'da sayılan sebepler sınırlayıcı değildir; somut olayda haciz belgeleri ve ortaklığın menfaatinin tehlikeye düşürülmesi karşısında haklı sebepler gerçekleşmiştir. Daire ayrıca, hâkim kararıyla mal ayrılığına geçilmesinde mal rejiminin dava tarihinde, sözleşmeyle başka bir rejim seçilmesinde ise noterde sözleşmenin yapıldığı tarihte sona ereceğini, bu farkın davacıya dava açmakta hukuki yarar sağladığını belirtmiştir.
Eşlerin uzun süre ayrı yerlerde yaşaması tek başına mal ayrılığına geçiş için haklı sebep değildir
Taraflar 1965'te evlenmişti; evlilik kayden sürüyordu, eşler ise on yılı aşkın süredir fiilen ayrıydı ve biri Türkiye'de, diğeri yurt dışında yaşıyordu. Davacı eş, ortak gelirlerle alınan arsa üzerine yapılan binanın diğer eş adına tescil edildiğini, kira gelirlerinin tamamını diğer eşin aldığını ileri sürerek mal ayrılığına geçilmesini ve taşınmazın yarı payının adına tescilini istedi. Mahkemenin ret kararı, TMK m. 206'daki sebeplerin örnek olarak sayıldığı ve eşlerin uzun yıllardır ayrı ülkelerde yaşadıkları gözetilerek tanıkların yeniden dinlenmesi için bozuldu. Bozmadan sonra mahkeme mal ayrılığına geçilmesine karar verdi ve tasfiyenin, bu karar kesinleşince ayrı esasa kaydedilerek yapılmasını hükme bağladı.
“Gerek TMK'nin 206. maddesinde örnekleme yoluyla sayılan nedenler gözetildiğinde gerek bu kurumun düzenleniş amacı düşünüldüğünde eşlerin ayrı yerlerde ikamet etmelerinin tek başına olağanüstü mal rejimine geçiş için yeterli olamayacağının kabulü gerekir.”
Ne anlama geliyor? Daire, tanıkların bilgisinin yalnız arsa üzerindeki inşaata ilişkin olduğunu, davacının haklı sebebi ispatlayamadığını belirterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararı oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre olağanüstü rejime, eşlerden birinin edinilen malvarlığına esaslı zarar verdiği ya da verme olasılığının yüksek olduğu durumlarda geçilmelidir. Mal ayrılığı kararının kesinleşmesine bağlanan tasfiye hükmünü ise infazda tereddüt doğuran şartlı hüküm saymıştır (HMK m. 297). İlk bozma kararı: Yargıtay 8. HD, 2016/12480 E., 2018/2048 K., 13.02.2018.
Boşanma davası sürerken de mal ayrılığına dönüşme için ayrı dava açılabilir
Evlilik birliği devam ederken eşlerden biri, eşlerin ortak olduğu bir diş kliniği bulunduğunu ve diğer eşin ortaklık menfaatini tehlikeye düşüren eylemlerde bulunduğunu ileri sürerek mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini istedi. Mahkeme, eşler arasında derdest bir boşanma davası bulunduğunu, mal rejiminin sona ermesine ilişkin ve tedbir niteliğindeki taleplerin her zaman esas davanın görüldüğü mahkemeden istenebileceğini belirterek davayı usulden reddetti.
“Söz konusu talep yönünden görevli mahkeme Aile mahkemeleri olup, taraflar arasında devam eden bir boşanma davası var ise bu talebin sadece boşanma davasının açıldığı Mahkemeden istenebileceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuş, mahkemenin davaya kaldığı yerden devam ederek, dava tarihinde derdest olan boşanma davasını da gözeterek talep hakkında karar vermesini istemiştir. Mal ayrılığına dönüşme istemi boşanma veya ayrılık davası sürerken de ayrı bir dava olarak açılabilir; görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Mal ayrılığına dönüşme davası sürerken açılan tasfiye davası reddedilmez, o davanın sonucu beklenir
Evlilik devam ederken eşlerden biri, kazancıyla diğer eş adına alınan bir daire ve bir aracın edinilmesine katkıda bulunduğunu, diğer eşin bu malları kaçırmak amacıyla bir akrabasına devrettiğini ve bunun üzerine mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesi için dava açtığını ileri sürerek katılma alacağı istedi. Başka bir aile mahkemesi mal ayrılığı davasını kabul ederek yasal rejimin 07.06.2011 tarihinden itibaren mal ayrılığına dönüştürülmesine karar vermiş, bu karar temyiz edilmiş ve henüz kesinleşmemişti. Mahkeme, evlilik sürdüğü için tasfiyenin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle alacak davasını reddetti.
“Yasanın bu açık hükmü karşısında taraflar arasında yasal mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesine ilişkin açılan davanın olumlu sonuçlanması ve kesinleşmesi halinde 7.6.2011 dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki mal rejiminin sona ereceği ve mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasının görülebilirlik koşulu olan ön şartın gerçekleşeceği açıktır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı oybirliğiyle bozmuştur. Mahkemece mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi de mal rejimini sona erdiren bir sebeptir ve rejim o davanın açıldığı tarihte sona erer (TMK m. 225/2); kişisel ve edinilmiş mallar bu andaki durumlarına göre ayrılır (TMK m. 228/1). Bu nedenle mal ayrılığı davası sürerken açılan tasfiye davası reddedilmemeli, o davanın sonucu ve kesinleşmesi beklenmelidir. Ayrılık kararı ise TMK m. 225'te mal rejimini sona erdiren sebepler arasında sayılmamıştır.
Boşanma dilekçesinde istenen mal ayrılığına dönüşme boşanmanın eki değildir, ayrıca harca tabidir
Davacı koca aynı dava dilekçesinde öncelikle yanılma ve aldatma sebeplerine dayanarak evliliğin iptalini, bu olmazsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmayı ve mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesini (TMK m. 206) istedi. Mahkeme yanılmaya dayalı iptal istemini reddetti; aldatmaya dayalı iptal ve boşanma istemleri hakkında karar vermedi, mal rejimine ilişkin istem hakkında ise harcı alınmadan esastan hüküm kurdu.
“Bu talep boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, ayrıca harca tabidir. Yatırılan başvurma harcı dava dilekçesindeki tüm talepleri kapsar. Davacının mal rejiminin değiştirilmesi yönündeki talebi ile ilgili maktu peşin harç (karar ve ilam harcı) alınmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bu yönden oybirliğiyle bozmuştur. Daire'ye göre yatırılan başvurma harcı dilekçedeki tüm talepleri kapsar; ancak mal ayrılığına dönüşme istemi için ayrıca maktu karar ve ilam harcı alınmalı, harç tamamlanmadan isteğin esası hakkında hüküm kurulmamalıdır (Harçlar Kanunu m. 30-32). Mahkeme, eksik harcın tamamlanması için süre vermelidir.
Yabancı mahkemenin ayrı yaşama ve mal ayrılığı kararı boşanma kararı gibi tanınamaz
Davacı kadın, yabancı bir aile mahkemesinin (Uster Sulh Hukuk Mahkemesi) "evlilik koruma" davasında verdiği, eşlerin denetim altında ayrı yaşamalarına ve yasal rejimin mal ayrılığına dönüşmesine ilişkin kararın tanınmasını istedi; aynı davada taşınmazlar üzerinden alacağının hesaplanmasını da talep etti. Mahkeme tanıma istemini ayırarak ayrı esasa kaydetti ve kararı, eşlerin boşanmalarına ilişkin bir yabancı mahkeme kararı olarak tanıdı; hüküm temyiz edilmeden kesinleşti. Adalet Bakanlığı'nın istemi üzerine hükmün kanun yararına bozulması istendi.
“Mahkemece, davacı kadının tanımasına karar verilmesini istediği yabancı mahkeme kararının "Boşanmaya" ilişkin olmayıp evlilik koruma davasına yönelik olduğu halde; yabancı mahkeme kararının boşanma ilamına ilişkin olduğu belirtilerek tarafların yabancı mahkeme kararının tanınmasına şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”
Ne anlama geliyor? Daire kanun yararına bozma istemini kabul ederek hükmü sonuca etkili olmamak üzere oybirliğiyle bozmuştur. Yabancı mahkemenin ayrı yaşamaya ve mal ayrılığına ilişkin kararı boşanma kararı değildir; tanıma kararında kararın niteliği doğru gösterilmelidir. Daire aynı dosyada 2018'de verdiği ilk kanun yararına bozma kararını, gerekçesindeki maddi hata nedeniyle kaldırarak bu kararı vermiştir.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 147 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddeyi karşılayan bu madde ile mahkemece eşlerin ayrılığına karar verilmesi hâlinde, aynı mahkemenin, hükmedilecek ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilecektir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 75Adalet Komisyonu maddeyi Tasarıdaki gibi aynen kabul etmiştir (S. Sayısı 723, s. 404). Gerekçeye göre kaldırma kararını ayrılığa karar veren mahkeme verir ve bu karar, ayrılığın süresine ve eşlerin durumuna göre hâkimin takdirine bırakılmıştır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Ayrılık vukuunda hakim ayrılığın müddetine, karı ve kocanın vaziyetlerine göre mallarının idaresi hakkında kabul ettikleri usulün feshini veya ipkasını emreder. Fakat karı ve kocadan biri tarafından talep vukuunda hakim mallarını ayırmakla mükelleftir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 147 | 4721 sayılı Kanun m. 180 | |
|---|---|---|
| Kapsam | Eşlerin kabul ettikleri mal rejimi | Sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejimi |
| Hâkimin yetkisi | Rejimin feshine veya devamına karar verir | Rejimin kaldırılmasına karar verebilir |
| Ölçüt | Ayrılığın süresi ve eşlerin durumu | Aynı |
| Eşlerden birinin istemi | Hâkim malları ayırmakla yükümlüdür | Bu kural yoktur; haklı sebep varsa TMK m. 206'ya göre mal ayrılığı istenebilir |
Yeni düzenlemede eski Kanun'daki, eşlerden birinin istemi üzerine hâkimin malları ayırmakla yükümlü olduğuna ilişkin cümle yer almaz. Eşlerden biri mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesini istiyorsa, bunu TMK m. 206'daki haklı sebeplere dayanarak ayrıca istemelidir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 170: Boşanma veya ayrılık kararı.
- TMK m. 171: Ayrılık süresi.
- TMK m. 172: Ayrılık süresinin bitimi.
- TMK m. 179: Boşanmada mal rejiminin tasfiyesi.
- TMK m. 206: Hâkim kararıyla mal ayrılığına geçilmesi.
- TMK m. 214: Mal rejiminin tasfiyesinde yetki.
- TMK m. 225: Mal rejiminin sona erme anı.
Ayrılık davasında mal rejimi, mal ayrılığına geçiş veya ayrılık sonrasında mal paylaşımı konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 180 ne diyor?
TMK m. 180'e göre ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir. Madde yalnız sözleşmeli rejimi kapsar ve kaldırmayı hâkimin takdirine bırakır.
Ayrılık kararı verilince mal rejimi sona erer mi?
Hayır. Mal rejimini sona erdiren sebepler TMK m. 225'te sayılmıştır ve ayrılık bunlar arasında yoktur. Sözleşme yapmamış eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi ayrılık süresince de devam eder.
Ayrılık süresince aldığım mallar da paylaşılır mı?
Aranızda mal rejimi sözleşmesi yoksa yasal rejim ayrılık süresince sürer. Boşanmaya karar verilirse rejim, boşanma kararının verildiği davanın açıldığı tarihte sona erer (TMK m. 225/2); bu tarihe kadar karşılığı verilerek edinilen mallar edinilmiş mal olarak tasfiyede değerlendirilir (TMK m. 219).
Mal rejimi sözleşmemiz var; ayrılık davasında kaldırılmasını isteyebilir miyim?
Evet. İstemi ayrılık davasında açıkça ileri sürün ve sözleşmeyi dosyaya sunun. Yargıtay'ın onadığı bir dosyada mahkeme bu istemi ayrılık davasından ayırarak ayrı esasa kaydetmiş ve ayırma kararına karşı tek başına temyiz yoluna gidilemeyeceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/9891 E., 2023/877 K., 08.03.2023).
Ayrılık davasında mal ayrılığına geçilmesini de isteyebilir miyim?
Haklı bir sebep varsa TMK m. 206'ya göre isteyebilirsiniz. Bu istem boşanma veya ayrılık dilekçesinde ileri sürülse bile ayrıca harca tabidir (Yargıtay 2. HD, 2013/22263 E., 2014/5701 K., 13.03.2014); boşanma davası sürerken ayrı bir dava olarak da açılabilir (Yargıtay 8. HD, 2015/13424 E., 2017/4445 K., 28.03.2017).
Eşimle yıllardır ayrı yaşıyoruz; bu mal ayrılığı için yeterli mi?
Tek başına yeterli değil. Yargıtay, on yılı aşkın süredir ayrı ülkelerde yaşayan eşlerin davasında ayrı ikametin olağanüstü mal rejimine geçiş için yeterli olmadığına karar vermiştir (Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021). Malvarlığına esaslı zarar verildiğini veya verilme olasılığının yüksek olduğunu gösteren somut deliller gerekir.
Eşim malları elden çıkarıyor; ayrılık davası sürerken ne yapabilirim?
Hâkim ayrılık davası süresince eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK m. 169). Belirli mallar üzerindeki tasarrufların rızanıza bağlanmasını isteyebilirsiniz; taşınmazlarda bu durum tapuya şerh edilir (TMK m. 199). Eşiniz menfaatlerinizi tehlikeye düşürüyor veya malvarlığı hakkında bilgi vermekten kaçınıyorsa mal ayrılığı da isteyebilirsiniz (TMK m. 206).
Eşim davayı kabul ederse mal ayrılığına karar verilir mi?
Haklı sebep koşulları oluşmuşsa, davalının davayı kabul etmesi davacı aleyhine değerlendirilemez (Yargıtay 8. HD, 2013/11089 E., 2014/7833 K., 22.04.2014). Eşler ayrıca noterde yapacakları bir mal rejimi sözleşmesiyle de mal ayrılığını seçebilir (TMK m. 208); bu durumda rejim sözleşme tarihinde sona erer.
Mal ayrılığına karar verilirse mal rejimi hangi tarihte sona erer?
Mal ayrılığı davasının açıldığı tarihte (TMK m. 225/2). Yargıtay, sözleşmeyle başka bir rejime geçildiğinde ise noterde sözleşmenin yapıldığı tarihi esas almıştır (Yargıtay 8. HD, 2013/11089 E., 2014/7833 K., 22.04.2014).
Mal ayrılığı davası sürerken katılma alacağı davası açabilir miyim?
Açılan dava ön şart yokluğundan reddedilmemeli, mal ayrılığı davasının sonucu ve kesinleşmesi beklenmelidir (Yargıtay 8. HD, 2012/3453 E., 2013/1760 K., 19.02.2013). Güvenli olan, tasfiye davasını mal ayrılığı kararının kesinleşmesini gözeterek açmaktır.
Mal ayrılığı ve tasfiye davası hangi mahkemede açılır?
Aile mahkemesinde. Mal ayrılığı davasında eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi (TMK m. 207), sonraki tasfiye davasında ise mal ayrılığı davasında yetkili olan mahkeme yetkilidir (TMK m. 214/2).
Mal ayrılığından sonra eski rejime dönülebilir mi?
Mal ayrılığına geçişi gerektiren sebep ortadan kalkarsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine eski rejime dönülmesine karar verebilir; eşler yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle de önceki rejimi kabul edebilir (TMK m. 208).
Yurt dışında verilen ayrı yaşama kararı Türkiye'de boşanma sayılır mı?
Hayır. Yargıtay, yabancı mahkemenin "evlilik koruma" davasında verdiği ayrı yaşama ve mal ayrılığı kararını boşanma kararı gibi tanıyan hükmü kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2019/3826 E., 2019/6209 K., 16.05.2019). Böyle bir kararın Türkiye'de sonuç doğurması tanıma kararına bağlıdır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 167, 169-172, 180, 199, 202, 205-208, 214, 219, 225, 228, 242
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 168, 297
- 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 30-32
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 14, 15, 58
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 147 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 180 gerekçesi s. 75, Komisyon metni s. 404
- Yargıtay 2. HD, 2025/4366 E., 2025/11436 K., 17.12.2025
- Yargıtay 2. HD, 2022/9891 E., 2023/877 K., 08.03.2023
- Yargıtay 2. HD, 2019/3826 E., 2019/6209 K., 16.05.2019
- Yargıtay 2. HD, 2013/22263 E., 2014/5701 K., 13.03.2014
- Yargıtay 5. HD, 2025/14347 E., 2026/4749 K., 23.03.2026
- Yargıtay 8. HD, 2020/1407 E., 2021/2097 K., 09.03.2021
- Yargıtay 8. HD, 2016/12480 E., 2018/2048 K., 13.02.2018
- Yargıtay 8. HD, 2015/13424 E., 2017/4445 K., 28.03.2017
- Yargıtay 8. HD, 2013/11089 E., 2014/7833 K., 22.04.2014
- Yargıtay 8. HD, 2012/11893 E., 2013/7825 K., 23.05.2013
- Yargıtay 8. HD, 2012/3453 E., 2013/1760 K., 19.02.2013
