TMK 179'a göre boşanmada mallar, eşlerin bağlı olduğu mal rejiminin kurallarına göre paylaştırılır; sözleşme yapmamış eşler için bu, 01.01.2002'den sonra edinilen mallarda edinilmiş mallara katılma, öncesinde ise 743 sayılı Kanun'daki mal ayrılığıdır. Hukuk Genel Kurulu'na göre 01.01.2002'de evli olan eşlerin önceki dönemde edindikleri mallar eski Kanun'a, sonrasında edindikleri mallar yeni Kanun'a göre tasfiye edilir (Yargıtay HGK, 2022/1273 E., 2023/1238 K., 13.12.2023). Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer; tasfiye için boşanma kararının kesinleşmesi beklenir (Yargıtay HGK, 2017/1673 E., 2018/251 K., 21.02.2018).
- Mal rejimi
- Eşlerin evlenmeden önce ve evlilik içinde sahip oldukları malvarlığı üzerindeki hak ve yükümlülüklerini ve evlilik sona erdiğinde bu malvarlığının akıbetini düzenleyen kurallar.
- Edinilmiş mallara katılma
- 01.01.2002'den beri yasal mal rejimi; evlilik içinde karşılığı verilerek edinilen malların artık değerine eşler yarı yarıya katılır (TMK m. 202, 236).
- Mal ayrılığı
- 743 sayılı Kanun döneminin yasal rejimi; her eşin malları kendisine aittir, diğer eşin katkısı katkı payı alacağıyla karşılanır.
- Katkı payı alacağı
- Mal ayrılığı döneminde bir eşin, diğer eşin malının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yaptığı esaslı katkının karşılığı olan alacak.
- Katılma alacağı
- Yasal rejimde, eşin diğer eşin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerindeki alacak hakkı (TMK m. 236).
TMK 179 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Uygulanacak kurallar | Eşlerin bağlı olduğu rejimin tasfiye hükümleri | TMK m. 179 |
| 01.01.2002 öncesi | Mal ayrılığı; katkı payı alacağı | Yargıtay HGK, 2023/1238 K. |
| 01.01.2002 sonrası | Edinilmiş mallara katılma; katılma alacağı ve değer artış payı | 4722 s. K. m. 10; AYM, K. 2008/141 |
| Sona erme | Boşanma davasının açıldığı tarih | Yargıtay HGK, 2018/251 K. |
| Dava şartı | Boşanma kararının kesinleşmesi; birlikte açılırsa tefrik ve bekletici mesele | Yargıtay HGK, 2018/251 K. |
| Harç | Başvurma harcı yatırılmadıkça dava açılmış sayılmaz | Yargıtay HGK, 2014/991 K. |
| Protokol | Açık ve onaylanmış düzenleme bağlar; müphem ifade feragat değildir | Yargıtay HGK, 2025/498 K. |
| Zamanaşımı | On yıl; TMK 178'deki bir yıl uygulanmaz | Yargıtay HGK, 2016/959 K. |
| Yurt dışında boşanma | Zamanaşımının başlangıcında Hukuk Genel Kurulu kararları farklı | Yargıtay HGK, 2021/1586 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 146. maddesinin yerine, eşlerin bağlı olduğu rejimin tasfiye hükümlerine yollama yapan kısa bir kural getirmiştir; eski maddedeki mirasçılığa ilişkin hüküm TMK m. 181'e taşınmıştır.
Anlaşmalı boşanıyorsanız mal rejimini protokolde açıkça, malları ve alacakları sayarak düzenleyin ve bu düzenlemenin boşanma kararında onaylanıp hüküm fıkrasına geçirildiğini kontrol edin; "mal talebimiz yok" gibi belirsiz ifadeler Hukuk Genel Kurulu kararlarında farklı sonuçlara yol açmıştır (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025). Mal paylaşımını boşanma davasıyla birlikte isteyecekseniz ayrı bir dava olarak başvurma harcını yatırın. Mal rejimi alacakları on yıllık zamanaşımına tabidir; yurt dışında boşandıysanız süreyi yabancı kararın kesinleştiği tarihten hesaplamak güvenlidir.
Hangi mal rejimi uygulanır?
- Yollama kuralı: TMK m. 179 tasfiyenin nasıl yapılacağını kendisi düzenlemez; eşlerin bağlı olduğu rejimin tasfiye hükümlerine gönderir. Sözleşmeyle başka bir rejim seçmemiş eşler için yasal rejim edinilmiş mallara katılmadır (TMK m. 202); eşler mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığını sözleşmeyle seçebilir.
- 01.01.2002'den önce evlenenler: Eşler o tarihe kadar tabi oldukları rejimde kalır; bir yıl içinde başka rejim seçmedilerse 01.01.2002'den itibaren yasal rejime geçmiş sayılırlar (4722 sayılı Kanun m. 10). Anayasa Mahkemesi bu geçiş kuralını oyçokluğuyla Anayasa'ya uygun bulmuştur (AYM, E. 2006/37, K. 2008/141, 18.09.2008).
- İki dönemli tasfiye: Hukuk Genel Kurulu'na göre TMK 179 gereği bu eşlerin 01.01.2002'den önce edindikleri mallar 743 sayılı Kanun'a, sonra edindikleri mallar 4721 sayılı Kanun'a göre tasfiye edilir (Yargıtay HGK, 2022/1273 E., 2023/1238 K., 13.12.2023). Önceki dönem için katkı payı alacağı, sonraki dönem için katılma alacağı ve değer artış payı hesaplanır.
- Katkı payı: Mal ayrılığı döneminde her eşin malı kendisine aittir; diğer eşin katkısı, malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yönelik, para veya parayla ölçülebilen ve basit katkıyı aşan esaslı bir katkı ise alacak olarak istenebilir. Hukuk Genel Kurulu, ev hanımı olan kadının ziynetleriyle taşınmazın edinilmesine katkı yapmasının olağan olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2022/1273 E., 2023/1238 K., 13.12.2023). Mal ayrılığı döneminde mallar kişisel olduğundan katkının ispat yükü katkıyı iddia eden eştedir.
Mal rejiminin sona ermesi ve değer tarihi
- Sona erme: Boşanmada mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK m. 225/2). Bu tarihten sonra edinilen mallar tasfiyeye girmez.
- Değer tarihi: Hukuk Genel Kurulu'na göre katılma alacağına konu malların değeri karar tarihine yakın bir tarihteki gerçek sürüm değeriyle belirlenir (TMK m. 235); tasfiye anı, mal rejimiyle ilgili kararın verildiği tarihtir (Yargıtay HGK, 2017/1673 E., 2018/251 K., 21.02.2018). 743 sayılı Kanun dönemine ilişkin katkı payı hesabında ise Kurul malların dava tarihindeki değerini esas almıştır (Yargıtay HGK, 2014/47 E., 2014/991 K., 26.11.2014).
- Anayasal denetim: Anayasa Mahkemesi, katkı payı alacağının hesaplanmasına ilişkin şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun bulmuş, yalnız davanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, Emine Ergün, B. No: 2014/6052, 14.09.2017).
Tasfiye davası ve boşanma davası
- Boşanmanın kesinleşmesi: Hukuk Genel Kurulu'na göre açılıp kabulle sonuçlanan ve kesinleşen bir boşanma kararı olmadıkça mal rejiminin tasfiyesi istenemez; boşanma davası reddedilirse mal rejimi davası da görülebilirlik ön koşulu gerçekleşmediği için reddedilir (Yargıtay HGK, 2017/1673 E., 2018/251 K., 21.02.2018).
- Birlikte açılan davalar: Mal rejimi davası boşanma davasıyla birlikte açılabilir; bu durumda boşanma davasından ayrılarak (tefrik) ayrı esasa kaydedilir ve boşanmanın sonucu bekletici mesele yapılır (Yargıtay HGK, 2017/1673 E., 2018/251 K., 21.02.2018).
- Harç ve dava tarihi: Mal rejiminin tasfiyesi istemi boşanmanın fer'isi değil bağımsız bir davadır. Hukuk Genel Kurulu, boşanma davası içinde dilekçeyle ileri sürülen mal paylaşımı isteminin, başvurma harcı yatırılmadıkça dava hâline gelmeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2014/47 E., 2014/991 K., 26.11.2014).
- Doğmamış haktan feragat: Tasfiye hakkı boşanmanın kesinleşmesiyle doğduğundan, önceki bir boşanma davasıyla birlikte açılan mal rejimi davasından feragat, sonradan açılan davayı engellemez (Yargıtay HGK, 2017/1673 E., 2018/251 K., 21.02.2018).
- Mal kaçırma: Eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yaptığı devirler ve rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası dışında yaptığı olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar tasfiyede edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229). Yargıtay, bu tür davalarda önce kazandırmanın bu amaçla yapılıp yapılmadığının araştırılmasını istemektedir (Yargıtay 2. HD, 2025/9563 E., 2026/7000 K., 23.06.2026). Hukuk Genel Kurulu, malın muvazaalı olarak üçüncü kişiye devredildiği iddiasıyla açılan tapu iptali davasında, alacağın varlığı için eşler arasındaki mal rejimi davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2023/618 E., 2025/231 K., 16.04.2025).
- Görev ve yetki: Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür. Boşanma hâlinde boşanma davasında yetkili olan mahkeme, yani eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (TMK m. 214, TMK m. 168).
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejimi
- Açık ve onaylanmış düzenleme: Eşler anlaşmalı boşanmada mal rejimini de tasfiye edebilir. Hukuk Genel Kurulu, protokoldeki mal rejimi hükümlerinin mahkeme kararında yer alması veya protokolün mahkemece onaylanması gerektiğini, onaylanan anlaşmaya rağmen sonradan tasfiye istemenin dürüstlük kuralına aykırı olabileceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2010/2-96 E., 2010/106 K., 24.02.2010).
- "Mal talebimiz yok" ifadesi: Hukuk Genel Kurulu, onaylanan protokoldeki "tarafların birbirinden mal talepleri yoktur" hükmünü mal rejimi alacaklarını da kapsayan bir düzenleme saymış (Yargıtay HGK, 2013/8-185 E., 2013/1601 K., 27.11.2013); buna karşılık yalnız duruşmada söylenen "paylaşacak bir malımız yoktur" sözünü feragat saymamıştır (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025). Protokoldeki "başkaca maddi ve manevi talepleri yoktur" ifadesi de mal rejiminin tasfiye edildiği anlamına gelmez (Yargıtay HGK, 2019/335 E., 2022/850 K., 07.06.2022).
- Tasdik edilmeyen protokol: Hukuk Genel Kurulu'na göre mahkemece tasdik edilmeyen ve boşanma kararının eki hâline getirilmeyen protokol yok hükmündedir; protokole konu mallar satılmışsa tasfiye yasal rejime göre yapılır (Yargıtay HGK, 2013/1542 E., 2015/1110 K., 27.03.2015).
Zamanaşımı
- On yıl: Mal rejiminden doğan alacaklar TMK 178'deki bir yıllık süreye değil, on yıllık genel zamanaşımına tabidir (Yargıtay HGK, 2016/1061 E., 2016/959 K., 05.10.2016). Yargıtay sürenin boşanma kararının kesinleştiği tarihten başladığını kabul etmektedir (Yargıtay 8. HD, 2013/6793 E., 2013/19427 K., 19.12.2013). Ayrıntılar TMK m. 178 sayfasındadır.
- Yurt dışında boşanma: Hukuk Genel Kurulu 2021'de on yıllık sürenin tanıma-tenfiz kararının kesinleşmesinden başladığını kabul etmiş (Yargıtay HGK, 2018/471 E., 2021/1586 K., 07.12.2021), 2023'te ise sürenin yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarihten işlediğini oyçokluğuyla benimsemiştir (Yargıtay HGK, 2022/1205 E., 2023/1188 K., 29.11.2023).
Mal paylaşımı davası açmadan önce evlilik tarihini, 01.01.2002'de evli olup olmadığınızı ve bir mal rejimi sözleşmesi yapılıp yapılmadığını belirleyin; her malın hangi tarihte, kimin adına ve hangi parayla edinildiğini tapu, banka ve kredi kayıtlarıyla ortaya koyun. 01.01.2002'den önce edinilen mallar için katkınızı (maaş, ziynet, miras parası, kredi ödemesi) ispatlayacak belgeleri ve tanıkları hazırlayın. Boşanma davasıyla birlikte açacaksanız ayrı harç yatırın ve davanın boşanmadan ayrılıp beklemeye alınacağını bilin. Anlaşmalı boşanıyorsanız protokolde mal rejimini açıkça düzenleyin ve onaylandığını kontrol edin. Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıllık süreyi kaçırmayın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
01.01.2002'den önce evlenenler için yasal mal rejimi o tarihten itibaren uygulanır; geçiş kuralı Anayasa'ya uygundur
Aile mahkemesi sıfatıyla davalara bakan mahkemeler, 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 01.01.2002'den önce evlenen eşler arasında o tarihe kadar eski rejimin, sonrasında yasal rejimin uygulanmasına yol açtığını, bunun iki farklı mal rejimi doğurduğunu ve yasal rejimin evlenme tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini ileri sürerek kuralın Anayasa'nın 2., 10. ve 41. maddelerine aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurdu.
“Yasa koyucu, yasaların geriye yürümezliği ilkesi gereğince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yer alan yasal mal rejimine ilişkin hükümlerin Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarih olan 1.1.2002 tarihinden sonra uygulanacağını kabul etmiş, ancak, toplumun; dünya görüşü, evlilik ve parasal konulardaki düşünceleri, evlilikten beklentileri, ihtiyaç ve arzuları birbirinden tamamen farklı olan bireylerden ve bu bireylerin oluşturduğu değişik aile tiplerinden meydana geldiğini, yasal mal rejimi olarak öngörülecek tek bir mal rejiminin bütün aile tiplerinin ihtiyaçlarına cevap veremeyeceğini de göz önünde bulundurarak, eşlere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul etme konusunda seçimlik bir hak tanımış ve bu şekilde Yasa'nın geçmişe etkili olarak yürütülmemesinden doğabilecek sakıncaları giderme yolunu tercih etmiştir.”
Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi 10. maddenin birinci fıkrasını Anayasa'ya uygun bulmuş ve itirazı dört üyenin karşıoyuyla, oyçokluğuyla reddetmiştir. Mahkeme'ye göre kural eşler arasında ayrım yapmamakta, her iki eşe eşit haklar tanımaktadır; yasaların geriye yürümezliği hukuk güvenliğinin gereğidir. Sonuç olarak 01.01.2002'den önce evlenen ve başka bir rejim seçmeyen eşlerde o tarihe kadar edinilen mallar 743 sayılı Kanun'daki mal ayrılığına, sonrasında edinilenler edinilmiş mallara katılma rejimine göre tasfiye edilir. Eşler 2002 yılı içinde yapacakları sözleşmeyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olmasını kararlaştırabilirlerdi.
TMK 179 gereği 01.01.2002'den önce edinilen mallar eski Kanun'a, sonra edinilenler yeni Kanun'a göre tasfiye edilir; ev hanımı kadının ziynetleriyle katkısı kabul edilmelidir
Taraflar 1982'de evlenmiş, 2013'te boşanmıştı. Kadın, düğünde takılan ziynetlerinin eşine verildiğini ve evlilik içinde edinilen mallarda katkısı bulunduğunu ileri sürerek alacak davası açtı. Uyuşmazlık, 2000 yılında, mal ayrılığı döneminde erkek adına alınan bir daireye ilişkindi. Düğünde takılan ziynetlerle önce erkek adına bir araç alınmış, bu aracın satış bedeliyle kadın adına alınan evin kalan borcu ödenmiş, o evin satışından elde edilen parayla da uyuşmazlık konusu daire alınmıştı. Mahkeme kadının katkısının ispatlanmadığını kabul etti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
“Türk Medeni Kanunu'nun 179 uncu maddesinde mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağı açıklanmıştır. Bu düzenleme gereğince 4721 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinde evli olan eşlerin; önceki dönemde edindikleri mallarının tasfiyesi Medeni Kanun (743 sayılı kanun) hükümlerine göre, bu tarihten sonra edinilen malların tasfiyesi ise 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oybirliğiyle bozmuştur. Kurul'a göre 743 sayılı Kanun'da mal ayrılığı rejiminde katkının tasfiyesine ilişkin hüküm bulunmadığından, eşlerin katkısı Borçlar Kanunu'ndan yararlanılarak Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilen "katkı payı alacağı" ile karşılanır; katkı, malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yönelik, para veya parayla ölçülebilen ve basit katkıyı aşan esaslı nitelikte olmalıdır. Kurul, erkeğin kadının ziynetlerini başka bir amaçla harcadığı iddiasını ispatlayamadığını, ev hanımı olan kadının var olan ziynetleriyle taşınmazın edinilmesine katkı yapmasının olağan olduğunu belirtmiştir.
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer; tasfiye için boşanma kararının kesinleşmesi beklenir, önceden yapılan feragat bağlamaz
Taraflar 2005'te evlendi. Eşlerden biri, evliliğin ilk aylarında borçları olduğunu söyleyen eşine kendi adına kayıtlı iki daireyi satarak bedellerini gönderdiğini, diğer eşin bu paralarla kendi adına bir daire ve bir otomobil aldığını ileri sürdü. Davacının daha önce açtığı ilk boşanma davası ve onunla birlikte açtığı mal rejimi davası, her iki davadan feragat etmesiyle sonuçlanmıştı. Taraflar ikinci boşanma davasıyla 2010'da boşandı ve davacı ardından alacak davası açtı. Mahkeme feragatin davacıyı bağladığı gerekçesiyle davayı reddetti; Özel Daire, doğmamış haktan feragat edilemeyeceği gerekçesiyle bozdu, mahkeme direndi.
“Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erdiğine göre kural olarak, açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanıp kesinleşmedikçe, mal rejiminin tasfiyesinin yapılamayacağı kabul edilmektedir. Bu durum karşısında mal rejimi davaları ancak açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanması ve kesinleşmesinden itibaren zamanaşımı süresi içerisinde açılması mümkündür. Yani hak açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanması ve kesinleşmesiyle doğar. Boşanma davası ile mal rejimi davası birlikte açılmış ise mal rejimi davasının boşanma davasından tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılması ve boşanma davasının sonucunun beklenmesi bakımından bekletici mesele yapılması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını değişik gerekçeyle oyçokluğuyla bozmuştur. Kurul'a göre mal rejiminin tasfiyesi hakkı, boşanma davasının kabulle sonuçlanıp kesinleşmesiyle doğar; henüz doğmamış bir haktan feragat edilemeyeceğinden, ilk davadaki feragat sonradan açılan mal rejimi davasını engellemez. Kurul ayrıca tasfiyede malların karar tarihine yakın gerçek sürüm değerinin esas alınacağını, davadaki istemin katılma alacağı değil değer artış payı olduğunu belirterek Özel Daire kararındaki nitelendirmeyi düzeltmiştir. Azınlık, önceki feragat dilekçesinin mahkeme içi ikrar ve kesin delil olduğunu savunmuştur.
Boşanma davası içinde dilekçeyle istenen mal paylaşımı, başvurma harcı yatırılmadıkça ayrı bir dava sayılmaz
Kadın, tedbir nafakası ve boşanma davaları birleştirilerek görülürken verdiği dilekçeyle, evlilik süresince edinilip eşi adına kayıtlı tarlaların, evin, zeytinliğin ve traktörün yarı yarıya paylaşılmasını istedi. Daha sonra değişik tarihlerde katkı payı ve katılma alacağı talep ederek farklı miktarlarda harç yatırdı, ancak başvurma harcı yatırmadı. Aile mahkemesi mal rejimi istemini kısmen kabul etti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
“Şu halde istek konusunda başvuru harcı yatırılmadığına göre, peşin karar ve ilam harcının sonradan yatırılmış olması tek başına, bağımsız nitelikteki bu talebi dava haline getirmez.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını değişik gerekçeyle oyçokluğuyla bozmuştur. Kurul'a göre mal rejiminin tasfiyesi istemi bağımsız bir davadır ve harca tabi davalarda dava, başvurma harcının yatırıldığı tarihte açılmış sayılır; dava şartları ve değerlendirme bu tarihe göre yapılır. Kurul, 743 sayılı Kanun döneminde edinilen mallar için katkı payı hesabında malların dava tarihindeki değerinin esas alınacağını da belirtmiştir. Mal rejimi alacağını boşanma davasıyla birlikte ileri sürecekseniz, ayrı bir dava olarak harcını yatırın; mahkeme bu davayı boşanma davasından ayırır ve boşanmanın sonucunu bekler.
Mahkemece onaylanan protokoldeki "mal talebimiz yoktur" hükmü mal rejiminden doğan alacakları da kapsar
Eşlerden biri, evlilik içinde kooperatif üyeliğiyle edinilen ve diğer eş adına tescil edilen konuta, kendi geliri ve ailesinden aldığı parayla katkıda bulunduğunu ileri sürerek katkı payı alacağı istedi. Davalı, anlaşmalı boşanma protokolünün 3. maddesinde tarafların birbirinden mal taleplerinin olmadığının kararlaştırıldığını ve protokolün onaylanarak kesinleştiğini savundu. Mahkeme davayı reddetti; Özel Daire karar düzeltme aşamasında bozdu, mahkeme direndi.
“Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle tarafların boşanmalarına ilişkin Söğüt Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi'nin 2009/160-244 sayılı kesinleşen kararı ile onanan protokol hükmü uyarınca tarafların karşılıklı mal taleplerinin bulunmadığına ilişkin protokoldeki ifadenin mal rejiminden kaynaklanan alacağı da kapsadığının anlaşılmasına göre, yerel mahkemenin aynı hususları gözeterek yazılı şekilde karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, direnme kararının onanması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oyçokluğuyla onamıştır. Karar, protokole açıkça yazılan ve mahkemece onaylanan "mal talebi yoktur" hükmünü mal rejimi alacaklarını da kapsayan bir düzenleme saymıştır. Kurul, protokolde mal rejimine ilişkin maddeler bulunan ve mahkemece onaylanan bir anlaşmaya rağmen sonradan tasfiye istemenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu daha önce de kabul etmişti (Yargıtay HGK, 2010/2-96 E., 2010/106 K., 24.02.2010). Daha yeni tarihli kararlarda ise belirsiz ifadelerin yeterli görülmediğine dikkat edin.
Anlaşmalı boşanma duruşmasında "paylaşacak bir malımız yok" demek, mal rejimi tasfiyesinden feragat sayılmaz
Taraflar 1989'da evlenmiş, 2005'te anlaşmalı olarak boşanmıştı. Duruşmada her iki eş de "paylaşacak bir malımız ve eşya talebimiz yoktur" dedi; protokolde ve hüküm fıkrasında mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir düzenleme yoktu. Boşanmanın kesinleşmesinden yaklaşık dokuz yıl sonra taraflar karşılıklı olarak mal rejiminden doğan alacak davaları açtı. Mahkeme iki davayı da reddetti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
“Önemle belirtmek gerekir ki; boşanma davasında mal rejiminin tasfiyesi hususunda da anlaşma yapılmak isteniyorsa, bu hususun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olması çok önemlidir. Anlaşma metninde, soyut, muğlâk, her anlama gelebilen, farklı şekilde yorumlanmaya açık, müphem kelime ve cümleler kullanılmamalıdır.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oyçokluğuyla bozmuştur: yalnız duruşmadaki bu beyanlardan eşlerin mal varlıklarını paylaştıkları veya tasfiye haklarından feragat ettikleri sonucuna varılamaz. Azınlık, "mal" sözcüğünün mal rejimi alacaklarını ifade ettiğini ve davanın dokuz yıl sonra açıldığını vurgulamıştır. Kurul, protokolde "birbirlerinden başkaca maddi ve manevi talepleri yoktur" denmesinin de mal rejiminin tasfiye edildiği anlamına gelmediğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2019/335 E., 2022/850 K., 07.06.2022). Protokol hazırlarken mal rejimini açıkça, taşınmazları ve alacakları sayarak düzenleyin.
Mahkemece tasdik edilmeyen protokol yok hükmündedir; mallar satılmışsa tasfiye yasal rejime göre yapılır
Evlilik sırasında iki mesken ve bir araç satın alınarak eşlerden biri adına kaydedilmişti. Boşanma davası sırasında taraflar bu mallar hakkında bir protokol imzaladı; ancak protokol mahkemece tasdik edilmedi ve boşanma kararının eki hâline getirilmedi. Mallar adına kayıtlı olan eş, boşanmadan sonra meskenleri ve aracı üçüncü kişilere sattı. Diğer eş, mal rejiminden doğan alacağını istedi; mahkeme protokolü esas alarak davayı reddetti, Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.
“Bilindiği üzere TMK'nın 166/3.maddesinde düzenlenen boşanma davalarında yapılan protokollerin geçerliliği hakimin protokolü uygun bularak tasdikine bağlıdır. Tasdik edilmeyen ve böylece boşanma kararının eki haline getirilmeyen protokol ise yok hükmündedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oyçokluğuyla bozmuştur. Kurul'a göre protokole konu mallar evlilik içinde edinilmiş ve boşanmanın kesinleşmesinden sonra elden çıkarılmıştır; protokolün infaz kabiliyeti kalmadığından taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu kabul edilerek deliller toplanmalı ve gerekirse bilirkişi incelemesiyle tasfiye yapılmalıdır. Azınlık, anlaşmalı boşanmada protokolün hüküm fıkrasında yer almasına gerek olmadığını savunmuştur. Protokolün boşanma kararında açıkça onaylandığını ve hüküm fıkrasına geçirildiğini kontrol edin.
Yurt dışında boşananlarda mal rejimi alacağının zamanaşımı tanıma-tenfiz kararının kesinleşmesiyle başlar (2021)
Taraflar 1977'de evlenmiş, 12.09.2001'de Hollanda'da bir mahkemenin kararıyla boşanmıştı; bu karar daha sonra Türkiye'de tenfiz edildi. Eşlerden biri 2012'de evlilik içinde edinilen araç ve taşınmazlar için katkı payı alacağı istedi. Davalı, yabancı kararın kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık sürenin dolduğunu savundu; mahkeme davayı zamanaşımı nedeniyle reddetti. Özel Daire karar düzeltme üzerine bozdu, mahkeme direndi.
“Hâl böyle olunca, tarafların yabancı mahkeme kararı ile boşanmalarına karar verilmiş olması durumunda; eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasında zamanaşımı süresinin başlangıcında, yabancı mahkeme ilamının tenfizine ilişkin kararın kesinleşmesi tarihinin esas alınması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu direnme kararını oyçokluğuyla bozmuştur. Kurul'a göre eşler Türk mahkemelerince tanıma-tenfiz kararı verilmedikçe Türk hukukuna göre boşanmış sayılmaz; evlilik sürdükçe eşler arasında zamanaşımı işlemez ve alacağı Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânı bulunmadığı sürece zamanaşımı başlamaz (TBK m. 153). Azınlık, yabancı kararın kesin hüküm etkisinin kesinleştiği andan itibaren doğduğunu (5718 sayılı Kanun m. 59) savunmuştur. Kurul 2023'te bu azınlık görüşünü oyçokluğuyla benimsemiş ve sürenin yabancı kararın kesinleşmesinden başladığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2022/1205 E., 2023/1188 K., 29.11.2023). İki karar karşısında güvenli olan, davayı yabancı kararın kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde açmaktır.
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 146 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde yürürlükteki hüküm yerine daha kısa ve öz bir ifadeyle boşanma hâlinde eşler arasındaki mal rejimi ne ise bu rejimin tasfiyesine ilişkin hükme yollama yapmak suretiyle mal rejiminin tasfiyesi sorununu çözümlemiştir. Maddenin ikinci fıkrası 181 inci maddede hükme bağlanmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 75Adalet Komisyonu maddeyi Tasarıdaki gibi aynen kabul etmiştir (S. Sayısı 723, s. 404). Gerekçeye göre madde bir yollama hükmüdür: boşanmada mal rejiminin nasıl tasfiye edileceğini kendisi düzenlemez, eşlerin bağlı olduğu rejimin tasfiye kurallarına gönderir. Eski Kanun'un 146. maddesinin mirasçılığa ve ölüme bağlı tasarruflara ilişkin ikinci kısmı ise TMK m. 181'e taşınmıştır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Karı koca, mallarının idaresi hakkında hangi usulü kabul etmiş olursa olsun boşanma vukuunda her biri kendi şahsi emvalini geri alır. Husule gelmiş olan ziyade, kabul ettikleri usulün hükümlerine tevfikan aralarında taksim olunur. Zuhur eden noksan, karısı tarafından sebebiyet verildiğini ispat etmedikçe kocaya aittir. Boşanan karı koca, birbirinin kanuni mirasçısı olamaz ve evlenme mukavelesi ile veya boşanmadan evvel yapılmış ölüme bağlı bir tasarruf ile temin olunan menfaatleri zayi eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 146 | 4721 sayılı Kanun m. 179 | |
|---|---|---|
| Kişisel mallar | Her eş kendi şahsi mallarını geri alır | Bağlı olunan rejimin tasfiye hükümleri uygulanır |
| Artık değer | Kabul edilen usule göre paylaşılır | Yasal rejimde katılma alacağı ve değer artış payı |
| Eksik (açık) | Karının sebep olduğu ispatlanmadıkça kocaya ait | Özel bir kural yok; rejimin hükümlerine göre |
| Yasal rejim | Mal ayrılığı | Edinilmiş mallara katılma |
| Mirasçılık ve ölüme bağlı tasarruflar | Aynı maddede | TMK m. 181 |
Eski Kanun'daki, ortaya çıkan eksiğin kural olarak kocaya ait olduğuna ilişkin hüküm yeni metinde yer almaz; tasfiye her iki eş için aynı kurallara göre yapılır.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma oldu | 4721 ve 4722 s. K. |
| 18.09.2008 | Geçiş hükmüne (4722 s. K. m. 10) yönelik iptal istemi reddedildi | AYM, E. 2006/37, K. 2008/141, 18.09.2008 |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. 01.01.2002'den önce evlenen eşler için geçiş kuralı 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesindedir: eşler o tarihe kadar tabi oldukları rejimde kalır, bir yıl içinde başka bir rejim seçmedilerse 01.01.2002'den itibaren yasal rejime tabi olur. Anayasa Mahkemesi bu kuralı oyçokluğuyla Anayasa'ya uygun bulmuştur (AYM, E. 2006/37, K. 2008/141, 18.09.2008).
İlgili maddeler
- TMK m. 180: Ayrılık hâlinde mal rejimi.
- TMK m. 181: Boşanmada miras hakları.
- TMK m. 202: Yasal mal rejimi.
- TMK m. 214: Mal rejiminin tasfiyesinde yetki.
- TMK m. 218: Edinilmiş mallara katılma rejiminin kapsamı.
- TMK m. 225: Rejimin sona ermesi.
- TMK m. 227: Değer artış payı.
- TMK m. 235: Tasfiyede değerlendirme ölçüsü.
- TMK m. 236: Katılma alacağı.
- 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 10: Mal rejimlerinde geçiş.
Boşanmada mal paylaşımı, katkı payı veya katılma alacağı ya da anlaşmalı boşanma protokolündeki mal rejimi hükümleri konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 179 ne diyor?
TMK m. 179'a göre boşanmada mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Madde bir yollama hükmüdür; paylaşımın ayrıntıları seçilen ya da yasal rejimin kurallarında düzenlenmiştir.
Mal rejimi sözleşmesi yapmadık; hangi rejime göre paylaşım yapılır?
01.01.2002'den sonra edinilen mallar için yasal rejim olan edinilmiş mallara katılmaya göre (TMK m. 202). Bu tarihten önce evlendiyseniz, önceki dönemde edinilen mallar 743 sayılı Kanun'daki mal ayrılığına göre tasfiye edilir (Yargıtay HGK, 2022/1273 E., 2023/1238 K., 13.12.2023).
2002'den önce alınan evde hakkım var mı?
Mal ayrılığı döneminde edinilen mal kimin adına kayıtlıysa onundur; ancak edinilmesine esaslı bir katkıda bulunduysanız katkı payı alacağı isteyebilirsiniz. Hukuk Genel Kurulu, ev hanımı olan kadının ziynetleriyle taşınmazın edinilmesine katkı yaptığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2022/1273 E., 2023/1238 K., 13.12.2023).
01.01.2002'den önceki dönem için yasal rejimi geriye uygulatabilir miyim?
Hayır. Geçiş kuralına göre yasal rejim 01.01.2002'den itibaren uygulanır; eşler ancak 2002 yılı içinde yapacakları sözleşmeyle evlenme tarihinden geçerli olmasını kararlaştırabilirdi. Anayasa Mahkemesi bu kuralı Anayasa'ya uygun bulmuştur (AYM, E. 2006/37, K. 2008/141, 18.09.2008).
Mal rejimi ne zaman sona erer? Boşanma davası açıldıktan sonra alınan mallar paylaşılır mı?
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK m. 225/2); bu tarihten sonra edinilen mallar tasfiyeye girmez. Hukuk Genel Kurulu, malların değerinin ise karar tarihine yakın bir tarihteki gerçek sürüm değeriyle belirleneceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1673 E., 2018/251 K., 21.02.2018).
Mal paylaşımı davasını boşanma davasıyla birlikte açabilir miyim?
Açabilirsiniz; ancak mahkeme bu davayı boşanma davasından ayırır ve boşanma kararının kesinleşmesini bekler. Hukuk Genel Kurulu'na göre kesinleşmiş bir boşanma kararı olmadıkça tasfiye yapılamaz (Yargıtay HGK, 2017/1673 E., 2018/251 K., 21.02.2018).
Boşanma davasında verdiğim dilekçeyle mal paylaşımı istedim; bu yeterli mi?
Değil. Hukuk Genel Kurulu, başvurma harcı yatırılmadan dilekçeyle ileri sürülen mal paylaşımı isteminin dava hâline gelmeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2014/47 E., 2014/991 K., 26.11.2014).
Önceki boşanma davasında mal davasından feragat ettim; yeniden dava açabilir miyim?
Evet. Hukuk Genel Kurulu'na göre tasfiye hakkı boşanmanın kesinleşmesiyle doğar; henüz doğmamış bir haktan feragat, sonradan açılan davayı engellemez (Yargıtay HGK, 2017/1673 E., 2018/251 K., 21.02.2018).
Anlaşmalı boşanırken "mal talebimiz yok" dedik; mal paylaşımı davası açabilir miyim?
Kullanılan ifadeye ve onaylanıp onaylanmadığına bağlıdır. Hukuk Genel Kurulu, onaylanan protokoldeki "mal talepleri yoktur" hükmünü mal rejimi alacaklarını da kapsar saymış (Yargıtay HGK, 2013/8-185 E., 2013/1601 K., 27.11.2013); yalnız duruşmada söylenen "paylaşacak bir malımız yoktur" sözünü ise feragat saymamıştır (Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025).
Protokol mahkemece onaylanmadıysa ne olur?
Hukuk Genel Kurulu'na göre mahkemece tasdik edilmeyen ve boşanma kararının eki hâline getirilmeyen protokol yok hükmündedir; bu durumda mallar yasal rejime göre tasfiye edilir (Yargıtay HGK, 2013/1542 E., 2015/1110 K., 27.03.2015).
Mal paylaşımı davasını ne kadar süre içinde açmalıyım?
Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde. TMK 178'deki bir yıllık süre mal rejimi alacaklarına uygulanmaz (Yargıtay HGK, 2016/1061 E., 2016/959 K., 05.10.2016).
Yurt dışında boşandım; on yıllık süre ne zaman başlar?
Hukuk Genel Kurulu'nun kararları farklıdır: 2021'de tanıma-tenfiz kararının kesinleşmesi (Yargıtay HGK, 2018/471 E., 2021/1586 K., 07.12.2021), 2023'te yabancı mahkeme kararının kesinleşmesi esas alınmıştır (Yargıtay HGK, 2022/1205 E., 2023/1188 K., 29.11.2023). Güvenli olan, davayı yabancı kararın kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde açmaktır.
Eşim boşanmadan önce malları başkasına devretti; ne yapabilirim?
Katılma alacağınızı azaltmak amacıyla yapılan devirler tasfiyede edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229). Malın muvazaalı olarak üçüncü kişiye devredildiği iddiasıyla açılan tapu iptali davasında Hukuk Genel Kurulu, eşler arasındaki mal rejimi davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2023/618 E., 2025/231 K., 16.04.2025).
Mal paylaşımı davası hangi mahkemede açılır?
Aile mahkemesinde. Boşanma hâlinde boşanma davasında yetkili olan mahkeme yetkilidir (TMK m. 214).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166, 168, 179, 202, 214, 225, 229, 235, 236
- 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 10
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146, 153
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 59
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 146, 170 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 179 gerekçesi s. 75, Komisyon metni s. 404
- Anayasa Mahkemesi, Emine Ergün, B. No: 2014/6052, 14.09.2017
- Anayasa Mahkemesi, E. 2006/37, K. 2008/141, 18.09.2008
- Yargıtay HGK, 2024/7 E., 2025/498 K., 10.09.2025
- Yargıtay HGK, 2023/618 E., 2025/231 K., 16.04.2025
- Yargıtay HGK, 2022/1273 E., 2023/1238 K., 13.12.2023
- Yargıtay HGK, 2022/1205 E., 2023/1188 K., 29.11.2023
- Yargıtay HGK, 2019/335 E., 2022/850 K., 07.06.2022
- Yargıtay HGK, 2018/471 E., 2021/1586 K., 07.12.2021
- Yargıtay HGK, 2017/1673 E., 2018/251 K., 21.02.2018
- Yargıtay HGK, 2016/1061 E., 2016/959 K., 05.10.2016
- Yargıtay HGK, 2013/1542 E., 2015/1110 K., 27.03.2015
- Yargıtay HGK, 2014/47 E., 2014/991 K., 26.11.2014
- Yargıtay HGK, 2013/8-185 E., 2013/1601 K., 27.11.2013
- Yargıtay HGK, 2010/2-96 E., 2010/106 K., 24.02.2010
- Yargıtay 2. HD, 2025/9563 E., 2026/7000 K., 23.06.2026
- Yargıtay 8. HD, 2013/6793 E., 2013/19427 K., 19.12.2013
