TMK 235'e göre mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır; edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri ise malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır. Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihidir; bu nedenle yıllar önce yapılmış bir keşifte belirlenen değer esas alınarak hüküm kurulamaz (Yargıtay 2. HD, 2022/8918 E., 2024/451 K., 24.01.2024).
- Tasfiye anı
- Değerlendirmede esas alınan an; uygulamada karar tarihidir (Yargıtay 2. HD, 2022/8918 E., 2024/451 K., 24.01.2024).
- Mevcut mal
- Rejimin sona erdiği tarihte eşin malvarlığında bulunan edinilmiş mal (TMK m. 235/1).
- Eklenecek değer
- Elden çıkarılmasına rağmen hesaba katılan değer (TMK m. 229).
- Devir tarihi
- Eklenecek değerin hesabında esas alınan tarih (TMK m. 235/2).
TMK 235 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Mevcut mallar | Tasfiye anındaki değer | TMK m. 235/1 |
| Tasfiye anı | Karar tarihi | Yargıtay 2. HD, 2024/451 K. |
| Eklenecek değerler | Malın devredildiği tarih | TMK m. 235/2 |
| Uygulamadaki ikinci çizgi | Devir tarihindeki durum + karar tarihindeki değer | Yargıtay 8. HD, 2018/14565 K. |
| Bozma | Değer güncelliğini yitirir, yenilenir | Yargıtay 2. HD, 2024/5363 K. |
| Faiz | Tasfiye tarihi olan karar tarihinden | Yargıtay 8. HD, 2020/7736 K. |
| Mevcut olmayan mal | İspat yükü elden çıkaran eşte | Yargıtay 8. HD, 2018/19246 K. |
| Belirsiz alacak | Sonraki dilekçe talep açıklamadır | Yargıtay 8. HD, 2021/5201 K. |
| Islah | Aynı davada yalnız bir kez | Yargıtay 2. HD, 2023/4997 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 214. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, birinci fıkranın katılma rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılacağını öngördüğünü; burada malların sürüm değerlerinin hangi andaki sürüm değeri olduğunun hükme bağlanmak istendiğini ve maddede bu anın tasfiye anı olarak öngörüldüğünü belirtir. İkinci fıkra bakımından gerekçe, yapılacak hesaplamada edinilmiş mallara eklenecek olan malların değerinin ise bu malın temlik edildiği tarihe göre belirleneceğini açıklar. Tasarının 235. maddesinin ikinci fıkrasındaki "temlik edildiği" ibaresi Adalet Komisyonunca "devredildiği" şeklinde değiştirilmiştir (S. Sayısı 723, s. 313).
Bu madde iki farklı an belirler ve karıştırılmaları en sık rastlanan hesap hatasıdır. Elinizde duran mallar için tasfiye anı, yani uygulamada karar tarihi esas alınır: eşinizin adına kayıtlı ev bugünkü değeriyle hesaba girer. Kaçırılmış, devredilmiş mallar için ise kanun devir tarihini esas almıştır. Uygulamada bu ikinci fıkra iki farklı biçimde yorumlanmaktadır: kimi kararlar doğrudan devir tarihindeki sürüm değerini, kimi kararlar ise malın devir tarihindeki durumunu esas alıp değeri karar tarihine göre hesaplamaktadır. Aradaki fark, yıllar önce devredilmiş bir taşınmazda alacağın katına çıkmasına yol açabilir. Bu nedenle dilekçenizde her iki yönteme göre de hesap yapılmasını isteyin. Son olarak: yargılama uzarsa dosyadaki değer raporu eskir; karardan önce mutlaka güncelleme talep edin.
Mevcut mallarda değerlendirme anı
- Kural: Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235/1).
- Gerekçedeki amaç: Gerekçe, sürüm değerinin hangi andaki değer olduğunu belirlemek istemiş ve bu anı tasfiye anı olarak öngörmüştür (TMK m. 232).
- Tasfiye anı: Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihidir (Yargıtay 2. HD, 2022/8918 E., 2024/451 K., 24.01.2024).
- İkili ölçüt: Malın durumu rejimin sona erdiği tarihe, değeri ise tasfiye tarihine göre belirlenir (TMK m. 228).
- Eskimiş rapor: Beş yıl önce yapılmış bir keşifte belirlenen değer esas alınarak hüküm kurulamaz (Yargıtay 2. HD, 2022/8918 E., 2024/451 K., 24.01.2024).
- Bozma sonrası: Bozma ile önceki karar ortadan kalktığından, yeni karara en yakın tarihteki değer belirlenir (Yargıtay 2. HD, 2023/4239 E., 2024/5363 K., 04.07.2024).
Eklenecek değerlerde değerlendirme anı
- Kural: Edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır (TMK m. 235/2).
- Kapsam: Bu fıkra, rejimin sona ermesinden önce kaçırılan mallara uygulanır (TMK m. 229).
- İkinci çizgi: Bir kısım kararlarda malın devir tarihindeki durumu esas alınarak tasfiye yani karar tarihindeki sürüm değerinin hesaplanacağı belirtilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2016/5631 E., 2018/14565 K., 28.06.2018).
- Pratik sonuç: İki yöntem arasındaki fark, yıllar önce devredilmiş mallarda alacağı önemli ölçüde değiştirir.
- Talep biçimi: Bu nedenle dava dilekçesinde her iki yönteme göre hesap yapılması istenmelidir.
- Komisyon değişikliği: Tasarıdaki "temlik edildiği" ibaresi Adalet Komisyonunca "devredildiği" biçimine getirilmiştir (S. Sayısı 723, s. 313).
Hangi mallar hesaba girer?
- Mevcut olma: Malın rejimin sona erdiği tarihte eşin malvarlığında bulunması aranır (TMK m. 235/1).
- Mevcut olmayan mal: Bedelin evlilik birliğinin ihtiyaçları için harcandığını ispat yükü, malı elden çıkaran eştedir (Yargıtay 8. HD, 2016/17903 E., 2018/19246 K., 26.11.2018).
- Konu belirsizse: Tasfiyeye girecek değerin mal mı yoksa onun yerine geçen bedel mi olduğu, derdest dava sonucu beklenerek saptanmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2023/6244 E., 2024/4100 K., 30.05.2024).
- İkame değerler: Satılan malın yerine geçen değer de edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219).
- Alım bedeli: Katkı oranı alım bedeline göre bulunduğundan, dosyadaki belgelerle çelişen bilirkişi rakamı esas alınamaz (Yargıtay 8. HD, 2014/7687 E., 2014/18283 K., 14.10.2014).
- Değer eksilmesi: Borçlar malları aşarsa artık değer sıfır kabul edilir (TMK m. 231).
Faiz, talep ve ıslah
- Faiz kuralı: Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür (TMK m. 239).
- Faiz başlangıcı: Hesaplamada hangi karar tarihine en yakın değer kullanıldıysa faiz de o tarihten işler (Yargıtay 8. HD, 2020/2692 E., 2020/7736 K., 01.12.2020).
- Belirsiz alacak: Mal rejiminden doğan alacak davaları belirsiz alacak davası niteliğindedir; sonradan verilen dilekçe ıslah değil talep açıklama dilekçesidir (Yargıtay 8. HD, 2021/1976 E., 2021/5201 K., 17.06.2021).
- Faize etkisi: Bu nitelendirme sayesinde kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülür.
- Islah sınırı: Aynı davada ancak bir kez ıslah yapılabilir (Yargıtay 2. HD, 2022/6640 E., 2023/4997 K., 31.10.2023).
- Yargılama giderleri: Dava kısmen kabul edilmişse giderler haklılık oranına göre paylaştırılır (Yargıtay 2. HD, 2022/8918 E., 2024/451 K., 24.01.2024).
Dava dilekçenizde iki ayrı liste yapın: rejimin sona erdiği tarihte eşinizin elinde bulunan mallar ve bu tarihten önce elden çıkardığı mallar. Birinci liste için "karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri", ikinci liste için hem "devir tarihindeki sürüm değeri" hem de "devir tarihindeki durum üzerinden karar tarihindeki değer" üzerinden hesap yapılmasını talep edin; uygulamadaki iki çizgi nedeniyle bu, aleyhinize sonuç doğmasını önler. Yargılama bir yılı aşmışsa ve karar aşamasına gelinmişse mutlaka değer güncellemesi isteyin; aksi hâlde lehinize çıkan karar bozulur. İstemi baştan belirsiz alacak davası olarak kurun ve talep artırımını tek seferde, değer raporu kesinleştikten sonra yapın. Faiz isteminizi dilekçede açıkça yazın ve tasfiye tarihinden itibaren talep edin. Eşiniz malı sattığını ve parayı evin ihtiyaçlarına harcadığını savunuyorsa, bunu ispat etmesi gerektiğini hatırlatın; ispat yükü sizde değildir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Tasfiye tarihi karar tarihidir; beş yıl önceki keşifte belirlenen değere göre katılma alacağı hesaplanamaz
İlk derece mahkemesi, 24.05.2022 tarihli kararında taşınmazın değerini 12.05.2017 tarihli keşifte belirlenen 405.256,00 TL üzerinden esas alarak katılma alacağını hesapladı.
“somut olayda, İlk Derece Mahkemesince tasfiye konusu taşınmazın yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, karar tarihinden (24.05.2022) yaklaşık beş yıl önceki, taşınmazın 12.05.2017 keşif tarihinde belirlenen 405.256,00 TL güncel değerine göre katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır. O halde, Mahkemece, tasfiye konusu taşınmazın tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, talep miktarı ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Aynı kararda ilke şöyle formüle edilmiştir: artık değere katılma alacağı hesaplanırken mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan mallar, o tarihteki durumlarına göre ancak tasfiye tarihindeki sürüm değerleriyle hesaba katılır ve Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihidir. Kararda ayrıca dava kısmen kabul edilmişse yargılama giderlerinin haklılık oranına göre paylaştırılması gerektiği de belirtilmiştir.
Eklenecek değerlerde malın devir tarihindeki durumu esas alınarak tasfiye yani karar tarihindeki sürüm değeri hesaplanır
Tasfiyeye konu taşınmazlar mal rejimi sona ermeden devredilmişti. Mahkeme, eklenecek değer kabulünde isabet etmiş ancak değerlendirmede hangi tarihi esas alacağını belirlememişti.
“Bu itibarla. Mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, tasfiyeye konu taşınmazların devir tarihindeki durumu esas alınarak tasfiye tarihindeki (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihindeki) sürüm (rayiç) değeri belirlenerek bu değer üzerinden talep miktarı da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. İkinci fıkranın bu yorumuna göre malın niteliği, seviyesi ve yaşı devir tarihine göre saptanır; parasal değer ise tasfiye tarihine göre bulunur. Kanun metni eklenecek değerlerde "malın devredildiği tarih"i esas aldığından uygulamada iki çizgi bulunmaktadır: bir kısım kararlar doğrudan devir tarihindeki sürüm değerini, bir kısmı ise devir tarihindeki durum üzerinden karar tarihindeki değeri esas almaktadır. Bu nedenle dilekçede her iki yönteme göre hesap istenmesi yerinde olur.
Karar bozulduğunda değer güncelliğini yitirir; yeni karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri belirlenmelidir
Bölge adliye mahkemesi, tasfiyeye konu aracın değerini karar tarihinden yaklaşık beş yıl önce, 09.01.2018 tarihinde belirlenen güncel değerlere göre esas alarak değer artış payı ve katılma alacağını hesapladı.
“O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada tasfiye konusu aracın tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, talep miktarı ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek araç yönünden değer artış payı ve artık değere katılma alacağına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Bozma ile önceki karar ortadan kalktığından, o karara esas alınan değer tespiti de güncelliğini yitirir. Bozma sonrası verilecek yeni karara en yakın tarihteki sürüm değeri belirlenmeli, talep miktarı ve usuli kazanılmış haklar birlikte gözetilmelidir.
Tasfiye tarihi hangi karar tarihiyse faiz de o tarihten işler; bozma sonrası karar tarihi esas alınamaz
Katılma alacağı, bozma öncesi verilen karara en yakın tarihteki sürüm değerleri üzerinden belirlenmişti. Mahkeme ise faizi bozma sonrası verdiği 12.03.2020 tarihli karardan itibaren işletti.
“Katılma alacağında, malların kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad. 227/1 ve 235/1), sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad. 232, 239/1) hesaba katılır. TMK'nin 239/son maddesinde; "…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…" kuralı hüküm altına alınmıştır. Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Somut olayda, bozma öncesi verilen karara en yakın tarihteki sürüm değerleri üzerinden katılma alacağı belirlendiğine göre tasfiye tarihinin bozma öncesi karar tarihi olduğunun kabulü gerekir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. TMK m. 239/son uyarınca aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihidir. Bu karara göre hesaplamada hangi karar tarihine en yakın değer kullanıldıysa, faiz de o karar tarihinden başlatılmalıdır. Aksi hâlde alacaklı eş, değeri eski tarihe göre hesaplanan bir alacak için geç faiz almış olur.
Rejimin sona erdiği tarihte mevcut olmayan malda, bedelin birlik ihtiyaçları için harcandığını ispat yükü malı elden çıkaran eştedir
Tasfiyeye konu araç boşanma dava tarihinde mevcut değildi. Mahkeme, aracın bu tarihte bulunmadığını ve TMK m. 229/1'in kendiliğinden dikkate alınamayacağını belirterek istemi reddetti.
“Davaya konu araç boşanma dava tarihinde mevcut değil ise de, TMK'nin 229/1 maddesi dikkate alınarak elde edilen bedelin evlilik birliğinin ihtiyaçları için harcandığı konusunda ispat yükünün de davalıda olduğu gözetilerek, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece aracın mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olmadığı ve TMK'nin 229/1 maddesinin re'sen dikkate alınamayacağı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Malın rejimin sona erdiği tarihte bulunmaması istemi tek başına sonuçsuz bırakmaz. Elde edilen bedelin evlilik birliğinin ihtiyaçları için harcandığını ispat yükü, malı elden çıkaran eşe aittir. Bu nedenle taraf delilleri toplanmadan, salt malın mevcut olmadığı gerekçesiyle ret kararı verilemez.
Tasfiyeye konu değerin taşınmazın kendisi mi yoksa onun yerine geçen bedel mi olduğu, derdest davanın sonucu beklenerek belirlenmelidir
Tasfiyeye konu taşınmaz hakkında inşaat şirketiyle devam eden ayrı bir dava vardı; bu davanın sonucuna göre eşin elinde taşınmazın kendisinin mi yoksa onun karşılığı bir alacağın mı kalacağı belirsizdi.
“tasfiye edilecek mal (taşınmaz mı ikamesi olan bedel mi) belirlenmesi gerekli olup davalı erkek lehine alacağa karar verilmesi ve işbu kararın kesinleşmesi halinde davalı erkek tarafından makul süre içinde alacağın tahsilinin beklenerek tasfiyeye dahil edilecek malın belirlenerek tasfiyenin yapılması, davalı erkek tarafından inşaat şirketinden alacağın tahsili edilememesi halinde alacağın temliki (kanuni) hükümleri de gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Değerlendirme yapılabilmesi için önce neyin tasfiye edileceğinin belirlenmesi gerekir. Derdest bir dava varsa sonucu beklenmeli; alacak tahsil edilemezse alacağın temliki hükümleri gözetilerek sonuca gidilmelidir. Karar, tasfiye hesabının konusu belirsizken değer tespiti yapmanın eksik inceleme sayılacağını göstermektedir.
Dosyadaki belgelerle uyumlu olmayan bilirkişi değeri esas alınamaz; malın gerçek alım bedeli belirlenmelidir
Dava konusu meskenin alım bedeli konusunda davacının da imzasını taşıyan elle yazılı bir belge, banka kayıtları ve birbirini doğrulayan tanık beyanları bulunuyordu. Bilirkişi ise bunlarla uyuşmayan çok daha yüksek bir değeri esas almıştı.
“Tüm bu deliller karşısında davacının da imzası bulunan elle yazılı belge ve bu belgeyi destekleyen delillere değer verilerek dava konusu meskenin 57.000 TL bedelle alındığının kabulü ve bu miktarın hesaplamalarda dikkate alınması gerektiği gözden kaçırılarak bilirkişi tarafından belirlenen ve dosyadaki delillerle uyum göstermeyen 120.000 TL.nin dikkate alınması doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Değerlendirme anına ilişkin kurallar, malın alım bedelinin doğru saptanması zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Katkı oranı alım bedeline göre bulunduğundan, dosyadaki belgelerle çelişen bir bilirkişi rakamının esas alınması sonucu bütünüyle bozar. Taraf imzası taşıyan belgeler ve banka kayıtları, bilirkişi tahmininden önce gelir.
Belirsiz alacak davasında sonradan verilen dilekçe ıslah değil talep açıklama dilekçesidir; faiz alacağın tamamına dava tarihinden işler
Katkı payı alacağı davasında davacı, yargılama sırasında 12.02.2021 tarihli bir dilekçeyle talebini somutlaştırdı. Mahkeme bu dilekçeyi ıslah sayarak faizi buna göre belirledi.
“Dava, katkı payı alacağı isteğine ilişkin olup, belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan davacı tarafça sunulan 12.02.2021 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi değil, talep açıklama dilekçesi olduğu kabul edilmelidir. O halde, Mahkemece, kabul edilen alacak miktarının tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Mal rejiminden doğan alacak davaları belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan, değer belirlendikten sonra verilen dilekçe ıslah değil talep açıklama dilekçesidir. Bunun pratik sonucu faizde ortaya çıkar: kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülür, yalnız başlangıçtaki sembolik tutara değil.
Aynı davada ancak bir kez ıslah yapılabilir; ikinci ıslahla artırılan tutara hükmedilemez
Davacı, 27.05.2015 tarihli dilekçesiyle talebini artırmış, yıllar sonra 26.05.2022 tarihli ikinci bir dilekçeyle talep miktarını yeniden yükseltmişti. Mahkeme ikinci dilekçedeki tutarı esas alarak davayı kabul etti.
“Mahkeme, aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği göz ardı edilerek davacının 26.05.2022 tarihli dilekçesindeki talep miktarı gözetilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, davacının 27.05.2015 tarihli birinci ıslah dilekçesindeki talep miktarı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, ikinci ıslah dilekçesindeki artırılan talep miktarına göre alacağa hükmedilmesi hatalı olmuş”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Değerler yargılama uzadıkça yükselse de ıslah hakkı bir kez kullanılabilir. Bu nedenle mal rejimi davalarında istemin baştan belirsiz alacak davası olarak kurulması ve artırımın doğru zamanda, tek seferde yapılması belirleyicidir.
Madde gerekçesi
Madde 235- Madde İsviçre Medenî Kanununun 214 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrası katılma rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılacağını öngörmüştür. Burada malların 232 nci maddede öngörülen sürüm değerlerinin hangi andaki sürüm değeri olduğu hükme bağlanmak istenmiştir. Maddede bu an, tasfiye anı olarak öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrası yapılacak hesaplamada, edinilmiş mallara eklenecek olan malların değerinin ise, bu malın temlik edildiği tarihe göre belirleneceğini öngörmüştür.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 93Gerekçenin birinci fıkraya ilişkin açıklaması, maddenin sürüm değeri kuralını tamamladığını gösterir: hangi değerin esas alınacağı 232. maddede, bu değerin hangi ana ait olduğu ise bu maddede belirlenmiştir. İkinci fıkra bakımından Tasarı metninde geçen "temlik edildiği" ibaresi, Adalet Komisyonunca terim birliği sağlanması amacıyla "devredildiği" şeklinde değiştirilmiştir (S. Sayısı 723, s. 313). Uygulamada bu fıkranın yorumu tartışmalıdır: kimi kararlar doğrudan devir tarihindeki sürüm değerini esas alırken, kimi kararlar malın devir tarihindeki durumundan hareketle karar tarihindeki değeri hesaplamaktadır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktu. Kural mal rejimi mal ayrılığı olduğundan (743 s. K. m. 170) eşlerin malvarlıkları tasfiyeye tabi tutulmuyor, dolayısıyla değerlendirme anına ilişkin bir kurala da ihtiyaç duyulmuyordu. Katkı payı alacağı uygulamasında değerin hangi tarihe göre bulunacağı uzun süre tartışma konusu olmuş; 4721 sayılı Kanun bu belirsizliği tasfiye anı ve devir tarihi ayrımıyla gidermiştir.
Karı koca, evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri takdirde veya kabul edipte kanunda gösterilen sebeplerden birinin hüdusu halinde, aralarında mal ayrılığı cereyan eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 235 | |
|---|---|---|
| Mevcut mallar | Kural yoktu | Tasfiye anındaki değer |
| Eklenecek değerler | Kural yoktu | Devir tarihindeki değer |
| Amaç | — | Sürüm değerinin anını belirlemek |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 219: Edinilmiş mallar.
- TMK m. 227: Değer artış payı.
- TMK m. 228: Malların ayrılması.
- TMK m. 229: Eklenecek değerler.
- TMK m. 230: Denkleştirme.
- TMK m. 231: Artık değer.
- TMK m. 232: Sürüm değeri.
- TMK m. 233: Gelir değeri.
- TMK m. 236: Katılma alacağı.
- TMK m. 239: Ödeme ve ertelenmesi.
Tasfiyede hangi tarihteki değerin esas alınacağını doğru kurmak, değer güncellemesi ve faiz başlangıcı için dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 235 ne diyor?
TMK m. 235'e göre mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır; eklenecek olanların değeri ise malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır.
Tasfiye anı ne demek?
Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihidir (Yargıtay 2. HD, 2022/8918 E., 2024/451 K., 24.01.2024).
Evin bugünkü değeri mi yoksa alındığı günkü değeri mi esas alınır?
Rejimin sona erdiği tarihte mevcutsa bugünkü, yani karar tarihine en yakın değeri esas alınır.
Malın durumu hangi tarihe göre belirlenir?
Rejimin sona erdiği tarihe göre; değeri ise tasfiye tarihine göre (TMK m. 228).
Eşim malı boşanmadan önce devretmişse hangi değer esas alınır?
Kanun devir tarihini esas alır (TMK m. 235/2); ancak uygulamada devir tarihindeki durum üzerinden karar tarihindeki değerin hesaplandığı kararlar da vardır (Yargıtay 8. HD, 2016/5631 E., 2018/14565 K., 28.06.2018).
İki yöntem arasındaki fark ne kadar olur?
Yıllar önce devredilmiş bir taşınmazda alacak katına çıkabilir; bu nedenle her iki yönteme göre hesap istenmelidir.
Dosyadaki değer raporu eskimişse ne yapmalıyım?
Karardan önce güncelleme talep edin; eski değere göre kurulan hüküm bozulur (Yargıtay 2. HD, 2022/8918 E., 2024/451 K., 24.01.2024).
Karar bozulursa değer yeniden mi belirlenir?
Evet. Bozma ile önceki karar ortadan kalkar ve yeni karara en yakın tarihteki değer bulunur (Yargıtay 2. HD, 2023/4239 E., 2024/5363 K., 04.07.2024).
Faiz hangi tarihten işler?
Tasfiye tarihinden; hesaplamada hangi karar tarihine en yakın değer kullanıldıysa faiz de o tarihten başlar (Yargıtay 8. HD, 2020/2692 E., 2020/7736 K., 01.12.2020).
Bozma sonrası karar tarihinden faiz işletilebilir mi?
Hayır. Değer bozma öncesi karara göre belirlenmişse faiz de o tarihten yürütülür (Yargıtay 8. HD, 2020/2692 E., 2020/7736 K., 01.12.2020).
Eşim malı sattı ve parayı harcadığını söylüyor, ne olur?
Bedelin evlilik birliğinin ihtiyaçları için harcandığını ispat yükü ona aittir (Yargıtay 8. HD, 2016/17903 E., 2018/19246 K., 26.11.2018).
Taşınmaz hakkında başka bir dava sürüyorsa?
Tasfiyeye girecek değerin mal mı yoksa onun yerine geçen bedel mi olduğu, o davanın sonucu beklenerek belirlenir (Yargıtay 2. HD, 2023/6244 E., 2024/4100 K., 30.05.2024).
Bilirkişinin belirlediği alım bedeli bağlayıcı mı?
Hayır. Dosyadaki belgelerle çelişen bilirkişi rakamı esas alınamaz (Yargıtay 8. HD, 2014/7687 E., 2014/18283 K., 14.10.2014).
Davayı nasıl açmalıyım?
Belirsiz alacak davası olarak; mal rejiminden doğan alacak davaları bu niteliktedir (Yargıtay 8. HD, 2021/1976 E., 2021/5201 K., 17.06.2021).
Sonradan verdiğim dilekçe ıslah mı sayılır?
Belirsiz alacak davasında talep açıklama dilekçesi sayılır; bu nedenle alacağın tamamına dava tarihinden faiz işler (Yargıtay 8. HD, 2021/1976 E., 2021/5201 K., 17.06.2021).
Talebimi kaç kez artırabilirim?
Islah yoluyla yalnız bir kez (Yargıtay 2. HD, 2022/6640 E., 2023/4997 K., 31.10.2023).
Dava kısmen kabul edilirse giderler ne olur?
Yargılama giderleri tarafların haklılık oranına göre paylaştırılır (Yargıtay 2. HD, 2022/8918 E., 2024/451 K., 24.01.2024).
Borçlar mallardan fazlaysa ne olur?
Artık değer sıfır kabul edilir; değer eksilmesi göz önüne alınmaz (TMK m. 231).
Eski Kanun'da böyle bir kural var mıydı?
Hayır. 743 sayılı Kanun'da kural mal rejimi mal ayrılığıydı (743 s. K. m. 170); değerlendirme anına ilişkin bir hüküm bulunmuyordu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 235, 236, 239
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 170
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107, 176, 326
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 235 gerekçesi s. 93, Komisyon değişiklik gerekçesi s. 313
- Yargıtay 2. HD, 2023/4239 E., 2024/5363 K., 04.07.2024
- Yargıtay 2. HD, 2023/6244 E., 2024/4100 K., 30.05.2024
- Yargıtay 2. HD, 2022/8918 E., 2024/451 K., 24.01.2024
- Yargıtay 2. HD, 2022/6640 E., 2023/4997 K., 31.10.2023
- Yargıtay 8. HD, 2021/1976 E., 2021/5201 K., 17.06.2021
- Yargıtay 8. HD, 2020/2692 E., 2020/7736 K., 01.12.2020
- Yargıtay 8. HD, 2016/17903 E., 2018/19246 K., 26.11.2018
- Yargıtay 8. HD, 2016/5631 E., 2018/14565 K., 28.06.2018
- Yargıtay 8. HD, 2014/7687 E., 2014/18283 K., 14.10.2014
