TMK 239'a göre katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; derhâl ödeme ciddi güçlük doğuracaksa erteleme istenebilir ve aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür. Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihi olduğundan faiz de dava tarihinden değil karar tarihinden işler (Yargıtay 8. HD, 2016/20961 E., 2020/111 K., 14.01.2020).
- Aynî ödeme
- Alacağın para yerine mal verilerek ödenmesi (TMK m. 239/1).
- Erteleme
- Derhâl ödemenin ciddi güçlük doğurması hâlinde süre verilmesi (TMK m. 239/2).
- Tasfiyenin sona ermesi
- Faizin başladığı an; uygulamada karar tarihi (Yargıtay 8. HD, 2016/20961 E., 2020/111 K., 14.01.2020).
- Güvence
- Durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan istenebilecek teminat (TMK m. 239/3).
TMK 239 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ödeme biçimi | Ayın veya para | TMK m. 239/1 |
| Aynî ödemede değer | Sürüm değeri | TMK m. 239/1 |
| Bütünlük | Meslek birimi ve işletme bütünlüğü gözetilir | TMK m. 239/1 |
| Erteleme | Ciddi güçlük hâlinde uygun süre | TMK m. 239/2 |
| Faiz | Tasfiyenin sona ermesinden | TMK m. 239/3 |
| Faiz başlangıcı | Karar tarihi, dava tarihi değil | Yargıtay 8. HD, 2020/111 K. |
| Bozma hâli | Değerler hangi karara göreyse o tarih | Yargıtay 8. HD, 2020/4146 K. |
| İstinaf hâli | İlk derece raporları esas alınmışsa o tarih | Yargıtay 8. HD, 2019/11672 K. |
| Ölüm hâli | Mirasçılar payları oranında sorumlu | Yargıtay 8. HD, 2019/10859 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 218. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, eşlerden birinin katılma alacağının derhâl ödenmesinin borçluyu ciddi güçlüklere sokabileceğini; borçlunun bir ticari işletme işletmesi ve nakit sıkıntısı çekmesi hâlinde böyle bir durumun söz konusu olduğunu belirtir. Gerekçeye göre bu tür sakıncaları gidermek amacıyla borçlu eşe ödemelerin uygun süre ertelenmesini isteme yetkisi tanınmış; ayrıca katılma alacağı ve değer artış payına aksine anlaşma olmadıkça faiz yürütülmesi ve durum ile koşulların gerektirmesi hâlinde borçlu eşten güvence istenmesi kabul edilmiştir. Maddenin bugünkü birinci fıkrası Tasarıda yoktu: Adalet Komisyonu, maddenin "Ödemenin ertelenmesi" olan kenar başlığını "Ödeme ve ertelenmesi" olarak değiştirmiş; katılma alacağı ve değer artış payının para yanında ayın olarak da ödenmesine olanak getirmek, esas alınacak değerin sürüm değeri olduğunu belirlemek ve bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğünün gözetilmesini sağlamak amacıyla maddeye birinci fıkrayı eklemiştir (S. Sayısı 723, s. 313).
Bu maddenin uygulamadaki en tartışmalı yanı faizdir ve buradaki kural sezgiye aykırıdır: katılma alacağına faiz dava tarihinden değil karar tarihinden işler. Bunun nedeni, mallar karar tarihine en yakın değerleriyle hesaplandığından alacağın da o anda doğmuş sayılmasıdır. Bu yüzden uzun süren davalarda geçen yıllar için faiz alınamaz; buna karşılık malın değeri güncellendiği için enflasyon kaybı büyük ölçüde karşılanır. Karar bozulmuşsa ölçüt şudur: hesaba esas değerler hangi karar tarihine göre belirlendiyse faiz de o tarihten işler. Bozmadan sonra yeni değer raporu alınmışsa yeni karar tarihi, alınmamışsa eski karar tarihi esas alınır; aynı hükümde farklı mallar için farklı faiz başlangıçları bulunabilir. Borçlu tarafsanız, ödemenin ertelenmesi ve taksitlendirme talebinizi cevap dilekçesinde açıkça ileri sürün.
Ödeme biçimi
- Seçim: Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir (TMK m. 239/1).
- Kimin hakkı: Aynî ödeme borçlu eşe tanınmış bir imkândır; alacaklı eş ayın verilmesini dayatamaz (TMK m. 227).
- Değer: Aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır (TMK m. 232).
- Bütünlük: Bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir; muayenehane, atölye ya da işletme parçalanamaz.
- Komisyon eklemesi: Bu fıkra Tasarıda yoktu; Adalet Komisyonunca eklenmiştir (S. Sayısı 723, s. 313).
- İstisnalar: Paylı malda üstün yararın kanıtlanması ve aile konutu ile ev eşyası bakımından özel hükümler uygulanır (TMK m. 226, TMK m. 240).
Ödemenin ertelenmesi ve güvence
- Koşul: Derhâl ödeme borçlu eş için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir (TMK m. 239/2).
- Gerekçedeki örnek: Borçlunun bir ticari işletme işletmesi ve nakit sıkıntısı çekmesi böyle bir durumdur.
- Talep gerekir: Erteleme kendiliğinden yapılmaz; cevap dilekçesinde ya da yargılama sırasında açıkça istenmelidir.
- Ölçü: Süre "uygun" olmalıdır; alacaklıyı belirsiz biçimde bekletecek uzunlukta olamaz.
- Güvence: Durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan ayrıca güvence istenebilir (TMK m. 239/3).
- Faize etkisi: Erteleme faizi ortadan kaldırmaz; aksine anlaşma yoksa faiz işlemeye devam eder.
Faiz başlangıcı
- Kural: Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür (TMK m. 239/3).
- Tasfiye tarihi: Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihidir; faiz dava tarihinden işletilemez (Yargıtay 8. HD, 2016/20961 E., 2020/111 K., 14.01.2020).
- Değer artış payı: Aynı kural değer artış payı için de geçerlidir; bu kaleme dava tarihinden faiz işletilmesi hatalıdır (Yargıtay 8. HD, 2018/14294 E., 2020/895 K., 04.02.2020).
- Ölçüt: Belirleyici olan, hesaba esas değerlerin hangi karar tarihine göre saptandığıdır; bilirkişi raporlarının tarihleri bu belirlemede kullanılır (Yargıtay 8. HD, 2017/15545 E., 2020/4146 K., 29.06.2020).
- Bozma sonrası: Yeni değer raporu alınmışsa yeni karar tarihi, alınmamışsa bozma öncesi karar tarihi esas alınır (Yargıtay 8. HD, 2019/6642 E., 2020/1505 K., 18.02.2020).
- İstinaf: Bölge adliye mahkemesi ilk derece raporlarına dayanmışsa faiz ilk derece karar tarihinden işler (Yargıtay 8. HD, 2019/5176 E., 2019/11672 K., 23.12.2019).
Katkı payı alacağından farkı ve ölüm hâli
- Katkı payı: 01.01.2002 öncesi döneme ilişkin katkı payı alacağında faiz dava tarihinden işler; bu ayrım karıştırılmamalıdır (TMK m. 236).
- Aynı dosyada iki kalem: Katkı payı ve katılma alacağı birlikte istenmişse her biri için ayrı faiz başlangıcı gösterilir.
- Faiz türü: Aksine anlaşma yoksa yasal faiz uygulanır; talep dilekçede açıkça yer almalıdır.
- Ölüm hâli: Tasfiyeden doğan alacak tereke borcudur; mirasçılar miras payları oranında sorumludur (Yargıtay 8. HD, 2018/15634 E., 2019/10859 K., 03.12.2019).
- Hüküm fıkrası: Mirasçıların sorumluluk oranları hüküm fıkrasında açıkça gösterilmelidir.
Faiz istemini dava dilekçenizde açıkça yazın ve başlangıcı "tasfiye tarihinden itibaren" biçiminde kurun; "dava tarihinden itibaren" yazmanız hükmün bu yönden aleyhinize kurulmasına yol açabilir. Dosyada birden çok kalem varsa her biri için ayrı faiz başlangıcı talep edin: 2002 öncesi döneme ilişkin katkı payı alacağında dava tarihi, katılma alacağı ve değer artış payında karar tarihi. Karar bozulup dosya geri gelirse, güncel değer raporu alınıp alınmadığını takip edin; yeni rapor alınmışsa faiz başlangıcı da yeni karar tarihi olur ve bunu hüküm fıkrasına yazdırmanız gerekir. Borçlu tarafsanız erteleme talebinizi somut verilerle destekleyin: nakit akışı, işletmenin durumu, satış hâlinde doğacak kayıp gibi ölçülebilir veriler sunun. Alacaklı tarafsanız ve tahsil riski görüyorsanız güvence istemenizi ayrıca ileri sürün.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Katılma alacağına faiz dava tarihinden değil, tasfiye tarihi olan karar tarihinden yürütülür
Tasfiye davası 2010 yılında açılmış, karar 2012 yılında verilmişti. Mahkeme, hükmedilen katılma alacağına davanın açıldığı tarihten itibaren faiz işletti.
“TMK'nin 239/son maddesinde; "…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…" hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Mahkemece, tasfiye tarihi olan 30.03.2012 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, tasfiye davasının açıldığı tarih olan 24.09.2010'dan itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Katılma alacağında mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katıldığından, alacak da ancak o anda doğar; faizin dava tarihinden işletilmesi alacaklıya çifte yarar sağlar. Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi karar tarihi olduğundan faiz başlangıcı da karar tarihidir.
Bozmadan sonra yeni bir değer tespiti yapılmamışsa faiz, bozmadan önceki karar tarihinden işler
Alacakların hesabında kullanılan bilirkişi raporları bozmadan önce alınmış ve değerler 18.11.2014 tarihli karara göre belirlenmişti. Mahkeme buna rağmen faizi bozmadan sonra verdiği karar tarihinden başlattı.
“Mahkemece, TMK'nin 239/son maddesi ile alacakların hesabında dikkate alınan değerlerin belirlendiği bilirkişi raporlarının tarihleri de dikkate alındığında, tasfiye tarihi olan (bozmadan önceki karar tarihi) 18.11.2014 tarihinden itibaren alacaklara faiz yürütülmesi gerekirken, katılma alacağına bozmadan sonra verilen karar tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Faiz başlangıcı, hesapta hangi tarihteki değerlerin kullanıldığına bağlıdır. Değerler bozma öncesi karara göre belirlenmişse tasfiye tarihi o karardır ve faiz o tarihten işler. Bilirkişi raporlarının tarihleri bu belirlemede doğrudan ölçüt olarak kullanılır.
Değer artış payına dava tarihinden, katılma alacağına bozma sonrası karar tarihinden faiz işletilmesi birlikte hatalıdır
Alacakların hesabına esas alınan değerler bozmadan önceki 30.07.2013 tarihli karara göre belirlenmişti. Mahkeme, değer artış payına dava tarihinden, katılma alacağına ise bozmadan sonra verdiği karar tarihinden faiz yürüttü.
“Mahkemece, TMK'nin 239/son maddesi ile alacakların hesabında dikkate alınan değerlerin belirlendiği bilirkişi raporlarının tarihleri de dikkate alındığında, tasfiye tarihi olan (bozmadan önceki karar tarihi) 30.07.2013 tarihinden itibaren alacaklara faiz yürütülmesi gerekirken, değer artış payına dava tarihi, katılma alacağına ise bozmadan sonra verilen karar tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Karar, iki yaygın hatayı birlikte düzeltmesi bakımından öğreticidir: değer artış payı da katılma alacağı gibi tasfiye tarihinden faiz doğurur, dava tarihinden değil; ayrıca aynı dosyadaki iki kalem için farklı başlangıç tarihleri belirlenemez. Belirleyici olan, hesaba esas değerlerin hangi karar tarihine göre saptandığıdır.
Değeri bozmadan sonra yeniden belirlenen mal için faiz, bozma sonrası karar tarihinden işler
Asıl davada alacak bozma öncesi 28.04.2016 tarihli karara göre hesaplanmış; birleşen davada ise araç için bozmadan sonra yeni bir sürüm değer raporu alınmıştı. Mahkeme her iki alacağa da dava tarihlerinden faiz işletti.
“Hükmedilen 1.000,00 TL alacağa bozma öncesi verilen karar tarihi olan 28.04.2016 tarihi yerine karşı dava tarihi olan 14.10.2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olmuştur. Birleşen dava yönünden ise bozmaya konu edilen araç için bozmadan sonra alınan sürüm (rayiç) değer raporuna istinaden davacının katılma alacağı belirlendiğine göre tespit edilen 27.350,00 TL alacağa bozma sonrası karar tarihi olan 24.10.2019 yerine birleşen dava tarihi 10.06.2019'dan itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Bu karar, faiz başlangıcının dosya bütününe göre değil her mal için ayrı belirlendiğini gösterir: değeri bozma öncesi karara göre saptanan mal için o karar tarihi, bozmadan sonra yeniden değerlenen mal için yeni karar tarihi esas alınır. Dolayısıyla aynı hükümde farklı faiz başlangıçları bulunması mümkündür.
Bölge adliye mahkemesi ilk derece raporlarına dayanarak karar vermişse faiz, istinaf karar tarihinden değil ilk derece karar tarihinden işler
Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesince alınan raporlar ve hesaplamalara göre hüküm kurmuştu. Buna rağmen alacağa istinaf kararının verildiği tarihten itibaren faiz yürütüldü.
“Dosya kapsamına göre Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince alınan raporlar ve hesaplamalara göre hüküm kurulduğu da gözetilerek İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 18.04.2017 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, istinaf karar tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. İstinaf incelemesinde yeni bir değer tespiti yapılmamış, ilk derece mahkemesinin raporlarına dayanılmışsa tasfiye tarihi ilk derece karar tarihidir. Karar, istinaf aşamasında geçen sürenin alacaklı aleyhine faiz kaybına yol açmaması sonucunu doğurur.
Tasfiyeden doğan alacak tereke borcu olduğundan mirasçılar miras payları oranında sorumludur
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak, eşin ölümü üzerine mirasçılar arasında görülen davada hüküm altına alındı. Mahkeme, mirasçıların sorumluluk oranlarını hüküm fıkrasında göstermedi.
“eşin mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle talep ettiği ve terekeye ait borç sayılan alacak miktarından, davanın mirasçılar arasında görülmesi nedeniyle, davacı da dahil bütün mirasçılar miras payları oranında sorumludurlar. Buna göre, somut olayda hüküm altına alınan tereke borcundan davacının da miras payı oranında sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak temyiz eden davalıların miras payları oranında sorumlu olduğunun hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Ödeme yükümlülüğü ölümle sona ermez, terekeye geçer. Davacının kendisi de mirasçı ise kendi miras payı oranında bu borçtan sorumludur ve bu durum hüküm fıkrasında ayrıca gösterilmelidir. Aksi hâlde icra aşamasında kimin ne kadar ödeyeceği belirsiz kalır.
Madde gerekçesi
Madde 239- Madde İsviçre Medenî Kanununun 218 inci maddesini karşılamaktadır. Eşlerden birinin katılma alacağının derhâl ödenmesi, borçluyu ciddî güçlüklere sokabilir. Borçlunun bir ticarî işletme işletmesi ve nakit sıkıntısı çekmesi hâlinde böyle bir durum söz konusudur. Bu tür sakıncaları gidermek amacıyla maddenin birinci fıkrasında katılma alacağının ve değer artış payının derhâl ödenmesinin borçlu eş için ciddî güçlükler doğuracağı hâllerde, borçlu eşe ödemelerin uygun süre ertelenmesini isteme yetkisi tanınmıştır. Maddenin ikinci fıkrası katılma alacağı ve değer artış payına, aksine anlaşma olmadıkça faiz yürütülmesini ve durum ve koşulların gerektirmesi hâlinde borçlu eşten güvence istenmesini kabul etmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 94Gerekçe iki fıkralı bir maddeyi açıklar; oysa yürürlükteki metin üç fıkralıdır. Aradaki fark Komisyon aşamasında doğmuştur: Adalet Komisyonu maddenin "Ödemenin ertelenmesi" olan kenar başlığını "Ödeme ve ertelenmesi" olarak değiştirmiş, son fıkradaki "güvence de" ibaresini "güvence" biçimine getirmiş ve maddeye bugünkü birinci fıkrayı eklemiştir. Eklemenin amacı gerekçede şöyle belirtilmiştir: katılma alacağı ve değer artış payının para yanında ayın olarak ödenmesine olanak getirmek, esas alınacak değerin sürüm değeri olduğunu belirlemek ve bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğünün gözetilmesini sağlamak (S. Sayısı 723, s. 313). Bu nedenle birinci fıkraya ilişkin bir madde gerekçesi bulunmamaktadır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da katılma alacağı ve değer artış payı bulunmadığından, bunların ödenmesine, ertelenmesine ve faizine ilişkin bir hükme de yer verilmemişti. Kural mal rejimi mal ayrılığı olduğundan (743 s. K. m. 170) boşanmada her eş kendi mallarını geri alıyor, bir ödeme yükümlülüğü doğmuyordu.
Karı koca, evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri takdirde veya kabul edipte kanunda gösterilen sebeplerden birinin hüdusu halinde, aralarında mal ayrılığı cereyan eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 239 | |
|---|---|---|
| Ödeme | Söz konusu değildi | Ayın veya para |
| Erteleme | — | Ciddi güçlük hâlinde |
| Faiz | — | Tasfiyenin sona ermesinden |
| Güvence | — | Koşulları varsa istenebilir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir; birinci fıkrası kanunlaşma aşamasında Adalet Komisyonunca eklenmiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 226: Paylı malın özgülenmesi.
- TMK m. 227: Değer artış payı.
- TMK m. 231: Artık değer.
- TMK m. 232: Sürüm değeri.
- TMK m. 235: Değerlendirme anı.
- TMK m. 236: Katılma alacağı.
- TMK m. 240: Aile konutu ve ev eşyası.
- TMK m. 241: Üçüncü kişilere karşı dava.
Katılma alacağınızın faiz başlangıcının doğru belirlenmesi, ödemenin ertelenmesi veya güvence istenmesi konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 239 ne diyor?
TMK m. 239'a göre katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; derhâl ödeme ciddi güçlük doğuracaksa erteleme istenebilir ve aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür.
Faiz hangi tarihten işler?
Tasfiyenin sona ermesinden, yani uygulamada karar tarihinden (Yargıtay 8. HD, 2016/20961 E., 2020/111 K., 14.01.2020).
Dava tarihinden faiz isteyemez miyim?
Hayır. Katılma alacağında dava tarihinden faiz yürütülmesi bozma sebebidir (Yargıtay 8. HD, 2016/20961 E., 2020/111 K., 14.01.2020).
Neden karar tarihi?
Mallar karar tarihine en yakın değerleriyle hesaplandığından alacak da o anda doğmuş sayılır.
Değer artış payında faiz farklı mı?
Hayır. Değer artış payına da tasfiye tarihinden faiz işler (Yargıtay 8. HD, 2018/14294 E., 2020/895 K., 04.02.2020).
Katkı payı alacağında da karar tarihi mi?
Hayır. 01.01.2002 öncesi döneme ilişkin katkı payı alacağında faiz dava tarihinden işler (TMK m. 236).
Karar bozulursa faiz başlangıcı değişir mi?
Hesaba esas değerler hangi karar tarihine göre belirlendiyse o tarih esas alınır (Yargıtay 8. HD, 2017/15545 E., 2020/4146 K., 29.06.2020).
Bozmadan sonra yeni değer raporu alınırsa?
O zaman yeni karar tarihinden faiz işler (Yargıtay 8. HD, 2019/6642 E., 2020/1505 K., 18.02.2020).
Aynı kararda farklı faiz başlangıçları olabilir mi?
Evet. Her mal için değerin hangi tarihe göre belirlendiğine bakılır (Yargıtay 8. HD, 2019/6642 E., 2020/1505 K., 18.02.2020).
İstinafta geçen süre için faiz alabilir miyim?
Bölge adliye mahkemesi ilk derece raporlarına dayanmışsa faiz ilk derece karar tarihinden işler (Yargıtay 8. HD, 2019/5176 E., 2019/11672 K., 23.12.2019).
Alacak para yerine mal olarak ödenebilir mi?
Evet. Ödeme ayın olarak da yapılabilir; aynî ödemede sürüm değeri esas alınır (TMK m. 239/1).
Ayın olarak ödenmesini ben isteyebilir miyim?
Aynî ödeme borçlu eşe tanınmış bir imkândır; alacaklı bunu dayatamaz.
İşletme bölünerek ödeme yapılabilir mi?
Hayır. Bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir (TMK m. 239/1).
Ödemeyi erteletebilir miyim?
Derhâl ödeme sizin için ciddi güçlükler doğuracaksa uygun bir süre erteleme isteyebilirsiniz (TMK m. 239/2).
Erteleme nasıl istenir?
Cevap dilekçenizde açıkça talep edip nakit durumunuzu belgelerle ortaya koymanız gerekir.
Erteleme faizi durdurur mu?
Hayır. Aksine anlaşma yoksa faiz işlemeye devam eder.
Alacağım için teminat isteyebilir miyim?
Durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan güvence istenebilir (TMK m. 239/3).
Borçlu eş ölürse alacağım ne olur?
Alacak tereke borcudur; mirasçılar miras payları oranında sorumludur (Yargıtay 8. HD, 2018/15634 E., 2019/10859 K., 03.12.2019).
Mirasçıların payları hükümde gösterilir mi?
Evet. Sorumluluk oranlarının hüküm fıkrasında açıkça yazılması gerekir (Yargıtay 8. HD, 2018/15634 E., 2019/10859 K., 03.12.2019).
Eski Kanun'da böyle bir düzenleme var mıydı?
Hayır. 743 sayılı Kanun'da kural mal rejimi mal ayrılığıydı (743 s. K. m. 170) ve ödenecek bir katılma alacağı doğmuyordu.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 226, 227, 231, 232, 235, 236, 239, 240, 241
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 170
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107, 176, 326
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 239 gerekçesi s. 94, Komisyon değişiklik gerekçesi s. 313
- Yargıtay 8. HD, 2017/15545 E., 2020/4146 K., 29.06.2020
- Yargıtay 8. HD, 2019/6642 E., 2020/1505 K., 18.02.2020
- Yargıtay 8. HD, 2018/14294 E., 2020/895 K., 04.02.2020
- Yargıtay 8. HD, 2016/20961 E., 2020/111 K., 14.01.2020
- Yargıtay 8. HD, 2019/5176 E., 2019/11672 K., 23.12.2019
- Yargıtay 8. HD, 2018/15634 E., 2019/10859 K., 03.12.2019
