TMK 233'e göre bir eşin bizzat işlettiği veya bir bütün olarak özgülenmesi istenebilecek tarımsal işletmede değer artış payı ve katılma alacağı, işletmenin gelir değeri göz önünde tutularak hesaplanır; işletmenin maliki veya mirasçıları ise alacağın yalnız sürüm değeri üzerinden hesaplanmasını isteyebilir. Maddenin üçüncü fıkrasının yollama yaptığı miras hukuku kuralları 2014 yılında değiştirilmiş ve tarımsal arazilerin devri 5403 sayılı Kanun'a taşınmıştır (Yargıtay 14. HD, 2017/1289 E., 2021/226 K., 21.01.2021).
- Gelir değeri
- İşletmenin sürdürülebilir net gelirine göre bulunan değer (TMK m. 233/1).
- Sürüm değeri
- Malın serbest piyasadaki alım satım değeri (TMK m. 232).
- Özgüleme
- Tarımsal işletmenin bölünmeden bir kişiye verilmesi (TMK m. 233/1).
- Seçimlik hak
- Malikin veya mirasçıların sürüm değeri üzerinden hesap isteme yetkisi (TMK m. 233/2).
TMK 233 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kural | Gelir değeri esas alınır | TMK m. 233/1 |
| Kapsam | Bizzat işletilen veya özgülenebilir tarımsal işletme | TMK m. 233/1 |
| Alacak türleri | Değer artış payı ve katılma alacağı | TMK m. 233/1 |
| Seçimlik hak | Malik veya mirasçılar sürüm değeri isteyebilir | TMK m. 233/2 |
| Yollama | Miras hukuku hükümleri kıyasen uygulanır | TMK m. 233/3 |
| 2014 değişikliği | Tarımsal arazilerde devir 5403 s. K.'ya taşındı | Yargıtay 14. HD, 2021/226 K. |
| Yetki | Ölenin son yerleşim yeri mahkemesi | Yargıtay 14. HD, 2020/7785 K. |
| Görev | Devir istemlerinde sulh hukuk mahkemesi | Yargıtay 7. HD, 2022/1157 K. |
| Hesap yöntemi | Net gelir ve resmî veri cetvelleri | Yargıtay 18. HD, 2008/6821 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 212. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, birinci fıkranın bir bütün olarak özgülenecek bir tarımsal işletme söz konusu olduğunda değer artışından alınacak pay ve katılma alacağının gelir değerine göre hesaplanacağını öngördüğünü belirtir; buna göre eşlerden biri bir tarımsal işletmeyi bizzat işletmeye devam ettiğinde ya da böyle bir işletme sağ kalan eşe veya altsoyundan birine bir bütün olarak özgülendiğinde, değer artışından bu kişinin alacağı pay ve katılma alacağı işletmenin gelir değeri esas alınarak hesaplanacaktır. İkinci fıkra bakımından gerekçe, tarımsal işletmenin malik veya mirasçılarına, diğer eşe karşı ileri sürebilecekleri değer artışı payının veya katılma alacağının işletmenin sadece sürüm değeri üzerinden hesaplanmasını isteme yetkisinin tanındığını açıklar. Üçüncü fıkra bakımından ise gerekçe, bu gibi hâllerde değerlendirmeye ve işletmenin kazancından mirasçılara pay ödenmesine ilişkin miras hukuku hükümlerinin de amaca elverişli olduğu oranda uygulanacağını öngördüğünü belirtir. Madde, Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313).
Bu madde, tasfiyede tarımsal işletmeleri koruyan bir istisnadır. Kural olarak tasfiyede malların sürüm değeri esas alınır; oysa tarım arazisinin piyasa değeri çoğu kez getirisinin çok üzerindedir. Sürüm değeri üzerinden hesaplanan bir katılma alacağı, işletmeyi sürdüren eşin araziyi satmak zorunda kalmasına yol açabilir. Kanun bu nedenle işletmenin gelir değerini, yani sürdürülebilir net getirisine göre bulunan değeri esas almıştır. Ancak dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı vardır: sürüm değeri üzerinden hesap isteme hakkı yalnız işletmenin maliki veya mirasçılarına tanınmıştır; diğer eş bunu talep edemez. Bu nedenle tarım arazisi bulunan dosyalarda hangi tarafın hangi değeri isteyebileceğini baştan belirlemek, talebin doğru kurulması bakımından belirleyicidir.
Maddenin uygulama alanı
- İki hâl: Madde, bir eşin malik olarak bizzat işletmeye devam ettiği tarımsal işletmede ve sağ kalan eş ya da altsoyundan birinin bir bütün olarak özgülenmesini istemeye haklı olduğu tarımsal işletmede uygulanır (TMK m. 233/1).
- Kapsanan alacaklar: Değer artışından alınacak pay (TMK m. 227) ve katılma alacağı (TMK m. 236) bu maddeye göre hesaplanır.
- İşletme bütünlüğü: Amaç, tarımsal işletmenin bölünmeden ve satılmadan işletilmeye devam edebilmesidir.
- Sürüm değerinden ayrılma: Genel kural malların sürüm değerinin esas alınmasıdır (TMK m. 232); bu madde tarımsal işletmeler için istisna getirir.
- Ölüm hâli: Mal rejimi ölümle sona ermişse sağ kalan eşin özgüleme isteme hakkı bu maddenin uygulanmasını gerektirebilir (TMK m. 225).
- Sınır: Madde yalnız tarımsal işletmeler için geçerlidir; ticari işletme veya şirket payları genel kurallara tabidir.
Gelir değeri ile sürüm değeri farkı
- Gelir değeri: İşletmenin sürdürülebilir net getirisine göre bulunan değerdir; piyasa fiyatından genellikle düşüktür.
- Hesap yöntemi: Arazinin sulu ya da kuru niteliği belirlenir, münavebe ürünleri saptanır, resmî veri cetvelleriyle dekar başına verim, üretim gideri ve satış fiyatları bulunur (Yargıtay 18. HD, 2008/4282 E., 2008/6821 K., 09.06.2008).
- Sürüm değeri: Malın serbest piyasadaki alım satım değeridir; imar, konum ve spekülatif beklentiler değeri yükseltir.
- Seçimlik hak: Tarımsal işletmenin maliki veya mirasçıları, alacağın yalnız sürüm değeri üzerinden hesaplanmasını isteyebilir (TMK m. 233/2).
- Hakkın sahibi: Bu yetki diğer eşe tanınmamıştır; talep yalnız malik ya da mirasçılardan gelebilir.
- Bilirkişi: Gelir değerinin belirlenmesi ziraat mühendisi veya tarım ekonomisi uzmanı bilirkişi gerektirir.
Miras hukukuna yollama ve 2014 değişikliği
- Yollama: Değerlendirmeye ve işletmenin kazancından mirasçılara pay ödenmesine ilişkin miras hukuku hükümleri kıyas yoluyla uygulanır (TMK m. 233/3).
- Eski düzen: Bu yollama, Türk Medeni Kanunu'nun tarımsal işletmenin özgülenmesine ilişkin miras hükümlerini hedefliyordu.
- Değişiklik: Söz konusu maddeler 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılmış, tarımsal arazilerin mirasta devri 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/A ve devamı maddelerine taşınmıştır.
- Yeni ölçüt: 5403 sayılı Kanun'un 8/C maddesinde de arazinin ehil mirasçıya "tarımsal gelir değeri üzerinden" devri öngörülmüştür; böylece gelir değeri ölçütü korunmuştur.
- Zaman bakımından uygulama: Yeni hükümler 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir; ölüm bu tarihten önceyse uygulanmaz (Yargıtay 14. HD, 2017/1289 E., 2021/226 K., 21.01.2021).
- Sonuç: TMK m. 233/3'ün yollaması bugün 5403 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine yapılmış sayılır.
Görev, yetki ve usul
- Tasfiye davası: Mal rejiminin tasfiyesinden doğan değer artış payı ve katılma alacağı istemleri aile mahkemesinde görülür.
- Devir istemi: Tarımsal arazinin ehil mirasçıya devri istemi sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır (Yargıtay 7. HD, 2021/2336 E., 2022/1157 K., 17.02.2022).
- Yetki: Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (Yargıtay 14. HD, 2020/3979 E., 2020/7785 K., 25.11.2020).
- Talep: Gelir değeri ya da sürüm değeri talebinin dilekçede açıkça belirtilmesi gerekir.
- Deliller: Tapu kayıtları, ÇKS kayıtları, il tarım müdürlüğü veri cetvelleri, ürün ve verim belgeleri, destekleme ödemeleri.
- Değer artırımı: Özel hâller gerektirdiğinde hesaplanan değer uygun bir miktarda artırılabilir (TMK m. 234).
Tarım arazisi bulunan bir tasfiye dosyasında ilk iş, arazinin gerçekten tarımsal işletme niteliği taşıyıp taşımadığını ortaya koymaktır: ÇKS kaydı, destekleme ödemeleri, ürün satış belgeleri ve muhtarlık kayıtları bu konuda belirleyicidir. Sadece tapuda "tarla" görünen, fiilen işletilmeyen ve imara açılmış bir parsel bu maddenin kapsamına girmeyebilir. Gelir değeri talebinde bulunacaksanız mahkemeden ziraat mühendisi bilirkişi atanmasını ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden değerlendirme yılına ait münavebe, verim, üretim gideri ve satış fiyatı cetvellerinin getirtilmesini isteyin. Karşı taraf sürüm değeri talep ediyorsa bu hakkın yalnız işletmenin maliki veya mirasçılarına tanındığını hatırlatın. Miras yoluyla gelen tarım arazilerinde ölüm tarihine dikkat edin: 15.05.2014 öncesindeki ölümlerde eski kurallar uygulanır. Son olarak tasfiye davası ile arazinin devri davasının ayrı mahkemelerde görüldüğünü göz önünde bulundurarak yol haritanızı buna göre kurun.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Tarımsal arazinin ehil mirasçıya devrine ilişkin hükümler 15.05.2014'te yürürlüğe girmiştir; ölüm bu tarihten önceyse uygulanamaz
Miras bırakan 02.05.2014 tarihinde ölmüş, 5403 sayılı Kanun'un 8/C ve geçici 5. maddeleri ise 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmişti. Mahkeme buna rağmen yeni hükümlere dayanarak karar verdi.
“Maddelerin yürürlüğe girdiği tarihte mirasçılar arasında henüz paylaşım yapılmamıştır, murisin ölüm tarihinde Yasanın 8/c maddesi yürürlüğe girmediğinden bu maddeye dayanarak hüküm tesis edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. TMK m. 233/3'ün yollama yaptığı miras hukuku kuralları 2014 yılında köklü biçimde değişmiş; tarımsal işletmenin özgülenmesine ilişkin eski maddeler yürürlükten kaldırılarak yerlerine 5403 sayılı Kanun'un 8/A ve devamı maddeleri getirilmiştir. Bu karara göre yeni hükümler, ölüm tarihi 15.05.2014'ten önce olan miras ilişkilerine uygulanmaz; hangi kuralların geçerli olduğu ölüm tarihine göre belirlenir.
Tarımsal arazinin devri istemine ilişkin davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir
5403 sayılı Kanun'un 8/C maddesine dayalı mülkiyetin devri davasında mahkeme, miras bırakanın son yerleşim yerini tespit etmeden yetkisizlik kararı verdi.
“Dava, 5403 sayılı Yasanın 8/c maddesine dayalı mülkiyetin devri istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki miras ilişkisinden kaynaklanmaktadır. HMK'nun 11(1-b) maddesi gereğince terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Mahkemece, tarafların ortak murisinin öldüğünde son yerleşim yeri tespit edilmeden yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Bu tür istemler taraflar arasındaki miras ilişkisinden kaynaklandığından, HMK m. 11/1-b uyarınca terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak davalarda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Mal rejiminin tasfiyesi davası ise aile mahkemesinde görülür; iki yolu birbirine karıştırmamak gerekir.
Tarımsal arazinin ehil mirasçıya devri istemi sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır
Tarımsal arazinin ehil mirasçıya devri istemiyle açılan davada bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvuruldu; karar temyizi kabil olmayan kesin kararlardandı.
“Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren tarımsal arazinin ehil mirasçıya devri isteğine ilişkin olan ve temyizi kabil olmayan bölge adliye mahkemesinin kesin kararına ilişkin temyiz dilekçesinin reddi yönündeki Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 19/01/2021 tarihli ek kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararı onamıştır. Karar, tarımsal arazinin ehil mirasçıya devri isteminin sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğini ve bu tür kararların kanun yolu bakımından sınırlı olduğunu göstermektedir. TMK m. 233'e dayanan tasfiye istemi ise mal rejimi davası içinde aile mahkemesinde ileri sürülür.
Tarım arazisinin gelir değeri, münavebe ürünlerinin dekar başına verimi ile üretim gideri ve satış fiyatlarını gösteren resmî veri cetvellerine göre hesaplanır
Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında bilirkişi raporu, arazinin getireceği net gelire göre değil başka ölçütlere göre düzenlenmişti. İl Tarım Müdürlüğünden veri cetvelleri getirtilmemişti.
“Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (f) bendine göre; arazi, kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlara ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerlendirilir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında taşınmazın sulu ya da kuru niteliğine göre münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatlarını içeren veri cetvellerinin Tarım Müdürlüğünden getirtilip değerlendirmenin bu verilere uygun biçimde yapılması ilkesi benimsenmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire kararı bozmuştur. Bu karar kamulaştırma davasına ilişkindir; ancak TMK m. 233'te geçen "gelir değeri" kavramının uygulamadaki hesap yöntemini göstermesi bakımından yol göstericidir. Yöntem şudur: arazinin sulu ya da kuru niteliği belirlenir, münavebeye alınacak ürünler saptanır, İl Tarım Müdürlüğünden dekar başına ortalama verim, üretim giderleri ve kilogram başına satış fiyatlarını içeren veri cetvelleri getirtilir ve net gelir bu verilere göre hesaplanır.
Madde gerekçesi
Madde 233- Madde İsviçre Medenî Kanununun 212 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrası, bir bütün olarak özgülenecek bir tarımsal işletme söz konusu olduğunda değer artışından alınacak pay ve katılma alacağının, bunların gelir değerine göre hesaplanacağını öngörmektedir. Eşlerden biri, bir tarımsal işletmeyi bizzat işletmeye devam ettiği veya böyle bir tarımsal işletmenin sağ kalan eşe ya da altsoyundan birine bir bütün olarak özgülendiğinde, tarımsal işletme için değer artışından bu kişinin alacağı pay ve katılma alacağı bu tarımsal işletmenin gelir değeri esas alınarak hesaplanacaktır. Maddenin ikinci fıkrası tarımsal işletmenin malik veya mirasçılarına, diğer eşe karşı ileri sürebilecekleri değer artışı payının veya katılma alacağının, işletmenin sadece sürüm değeri üzerinden hesaplanmasını isteme yetkisini tanımıştır. Maddenin üçüncü fıkrası bu gibi hâllerde değerlendirmeye ve işletmenin kazancından mirasçılara pay ödenmesine ilişkin olan miras hukukunun ilgili hükümlerinin de amaca elverişli olduğu oranda uygulanacağını öngörmüştür.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 92-93Gerekçedeki "amaca elverişli olduğu oranda" ifadesi, üçüncü fıkradaki yollamanın mutlak değil kıyasen olduğunu gösterir. Bu nokta bugün ayrıca önem taşır: yollamanın hedefi olan tarımsal işletmenin özgülenmesine ilişkin miras hükümleri 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılmış; tarımsal arazilerin mirasta devri 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/A ve devamı maddelerinde yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenlemede de arazinin ehil mirasçıya tarımsal gelir değeri üzerinden devri öngörülerek gelir değeri ölçütü korunmuştur. Madde, Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 312-313).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da mal rejiminin tasfiyesi bakımından tarımsal işletmelere ilişkin böyle bir hüküm yoktu; kural mal rejimi mal ayrılığı olduğundan (743 s. K. m. 170) değer artış payı ve katılma alacağı kurumları da bulunmuyordu. Buna karşılık mirasta tarımsal işletmelerin bölünmeden bir mirasçıya verilmesi düşüncesi eski Kanun'da da yer alıyordu; 4721 sayılı Kanun bu düşünceyi mal rejimi tasfiyesine de taşımıştır.
Karı koca, evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri takdirde veya kabul edipte kanunda gösterilen sebeplerden birinin hüdusu halinde, aralarında mal ayrılığı cereyan eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun dönemi | 4721 sayılı Kanun m. 233 | |
|---|---|---|
| Tasfiye | Yoktu | Değer artış payı ve katılma alacağı |
| Ölçüt | — | Gelir değeri |
| Seçimlik hak | — | Malik veya mirasçılar sürüm değeri isteyebilir |
| Yollama | — | Miras hukuku hükümleri kıyasen |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
| 15.05.2014 | Yollama yapılan miras hükümleri kaldırıldı, tarımsal arazilerde devir 5403 s. K.'ya taşındı | 6537 s. K. |
Maddenin kendi metni yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir; ancak üçüncü fıkrasının yollama yaptığı hükümler 2014 yılında değişmiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 225: Mal rejiminin sona ermesi.
- TMK m. 227: Değer artış payı.
- TMK m. 231: Artık değer.
- TMK m. 232: Sürüm değeri.
- TMK m. 234: Özel hâller.
- TMK m. 235: Değerlendirme anı.
- TMK m. 236: Katılma alacağı.
- TMK m. 240: Aile konutu ve ev eşyası.
Tarım arazisi bulunan bir mal rejimi tasfiyesinde gelir değeri ile sürüm değeri arasındaki farkın doğru kurulması için dosyanızı değerlendirmek isterseniz boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 233 ne diyor?
TMK m. 233'e göre bir eşin bizzat işlettiği veya bir bütün olarak özgülenmesi istenebilecek tarımsal işletmede değer artış payı ve katılma alacağı gelir değeri göz önünde tutularak hesaplanır; işletmenin maliki veya mirasçıları ise sadece sürüm değeri üzerinden hesap isteyebilir.
Gelir değeri nedir?
İşletmenin sürdürülebilir net getirisine göre bulunan değerdir; genellikle piyasa değerinden düşüktür.
Neden sürüm değeri değil de gelir değeri?
Piyasa değeri üzerinden hesaplanan alacak, işletmeyi sürdüren eşin araziyi satmak zorunda kalmasına yol açabilir; madde işletme bütünlüğünü korur.
Gelir değeri nasıl hesaplanır?
Arazinin sulu ya da kuru niteliği, münavebe ürünleri, dekar başına verim, üretim gideri ve satış fiyatları resmî veri cetvelleriyle belirlenir (Yargıtay 18. HD, 2008/4282 E., 2008/6821 K., 09.06.2008).
Hangi bilirkişi görevlendirilir?
Ziraat mühendisi ya da tarım ekonomisi alanında uzman bilirkişi; genel emlak bilirkişisi bu hesabı yapamaz.
Sürüm değerini ben de isteyebilir miyim?
Hayır. Bu yetki yalnız tarımsal işletmenin maliki veya mirasçılarına tanınmıştır (TMK m. 233/2).
Her tarla bu maddeye girer mi?
Hayır. Madde tarımsal işletme için geçerlidir; fiilen işletilmeyen, imara açılmış parseller genel kurallara tabi olabilir.
İşletmenin tarımsal niteliği nasıl ispatlanır?
ÇKS kayıtları, destekleme ödemeleri, ürün satış belgeleri, muhtarlık ve ziraat odası kayıtlarıyla.
Ticari işletme veya şirket payı da bu maddeye girer mi?
Hayır. Onlarda genel kural olan sürüm değeri uygulanır (TMK m. 232).
Üçüncü fıkradaki miras hükümleri hangileri?
Tarımsal işletmenin özgülenmesine ilişkin miras hükümleriydi; bunlar 2014 yılında yürürlükten kaldırılmıştır.
Şimdi hangi kurallar uygulanıyor?
Tarımsal arazilerin mirasta devri 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/A ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Yeni kurallar ne zaman yürürlüğe girdi?
15.05.2014 tarihinde; ölüm bu tarihten önceyse uygulanmaz (Yargıtay 14. HD, 2017/1289 E., 2021/226 K., 21.01.2021).
Gelir değeri ölçütü korundu mu?
Evet. 5403 sayılı Kanun'da da arazinin ehil mirasçıya tarımsal gelir değeri üzerinden devri öngörülmüştür.
Arazinin devri davası hangi mahkemede görülür?
Sulh hukuk mahkemesinde (Yargıtay 7. HD, 2021/2336 E., 2022/1157 K., 17.02.2022).
Mal rejimi tasfiyesi hangi mahkemede görülür?
Aile mahkemesinde; iki dava birbirinden ayrıdır.
Miras davalarında yetkili mahkeme hangisi?
Terekenin kesin paylaşımına kadar ölenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (Yargıtay 14. HD, 2020/3979 E., 2020/7785 K., 25.11.2020).
Hesaplanan değer artırılabilir mi?
Evet. Özel hâller gerektirdiğinde hesaplanan değer uygun bir miktarda artırılabilir (TMK m. 234).
Bu madde uygulamada sık kullanılıyor mu?
Hayır. Tarımsal işletmenin bir bütün olarak özgülenmesi koşulu arandığından maddenin uygulama alanı dardır; doğrudan bu hükme dayanan yayımlanmış bir mahkeme kararı bulunmamaktadır.
Eski Kanun'da böyle bir kural var mıydı?
Mal rejimi tasfiyesi bakımından hayır; 743 sayılı Kanun'da kural mal rejimi mal ayrılığıydı (743 s. K. m. 170).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 225, 227, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 240
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 170
- 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8/A-8/K
- 6537 sayılı Kanun (30.04.2014)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 11
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 233 gerekçesi s. 92-93, Komisyon değişiklik listesi s. 312-313
- Yargıtay 7. HD, 2021/2336 E., 2022/1157 K., 17.02.2022
- Yargıtay 14. HD, 2017/1289 E., 2021/226 K., 21.01.2021
- Yargıtay 14. HD, 2020/3979 E., 2020/7785 K., 25.11.2020
- Yargıtay 18. HD, 2008/4282 E., 2008/6821 K., 09.06.2008
