TMK 425, vasinin göreve başlama anını düzenler. Atama kararı kesinleşince vesayet makamı vasinin göreve başlaması için gerekli işlemleri yapar. Kesinleşme, kaçınma ve itiraz sürecinin de dayanağıdır: Yargıtay'a göre denetim makamı ancak atama kararı kesinleşmişse atananın sıfatına ilişkin itirazları ve kaçınma sebeplerini inceleyip kesin olarak karara bağlayabilir (Yargıtay 2. HD, 2010/19715 E., 2011/8468 K., 16.05.2011). Kısıtlanması istenen kişi adına görülen davalarda da vesayet kararının kesinleşmesi beklenir. Gerekçeye göre madde eski Kanun'un 375. maddesini karşılar; kenar başlığı İsviçre Medeni Kanunu'ndaki aslına uygun olarak "Görevin verilmesi" olmuş, "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır ve hüküm değişikliği yoktur.
- Kesinleşme
- Atama kararına karşı kanun yollarının tükenmesi veya kullanılmaması sonucu kararın değiştirilemez hâle gelmesi.
- Görevin verilmesi
- Kesinleşen atama kararı üzerine vesayet makamının vasinin göreve başlaması için gerekli işlemleri yapması.
- Bekletici sorun
- Bir davanın sonucunun başka bir davanın sonucuna bağlı olması nedeniyle o davanın sonucunun beklenmesi.
- Temsil kayyımı
- Yasal temsilciyle menfaat çatışması bulunan bir işte kısıtlıyı temsil etmek üzere atanan kayyım (TMK m. 426).
- Devir ve teslim
- Eski Kanun'da tayinin kesinleşmesiyle sulh mahkemesi aracılığıyla vasiye yapılan işlem.
TMK 425 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Koşul | Atama kararının kesinleşmesi | TMK m. 425 |
| Görevli makam | Vesayet makamı | TMK m. 425 |
| İşlem | Vasinin göreve başlaması için gerekli işlemler | TMK m. 425 |
| Kesinleşmeden önce | Atanan kişi kaçınabilir, ilgililer itiraz edebilir | TMK m. 422 |
| Ara dönem | Atanan kişi yerine başkası atanıncaya kadar görevini sürdürür | TMK m. 423 |
| Göreve başlayan vasi | Kısıtlıyı bütün hukuki işlemlerinde temsil eder | TMK m. 448 |
| Kaynak | 743 m. 375 | Gerekçe, s. 143 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 375. maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı, İsviçre Medeni Kanunu'nun 391. maddesindeki aslıyla uyumlu olmak üzere "Görevin verilmesi" şeklinde değiştirilmiş; maddedeki "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur. Tasarının 425. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 463).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, vasinin göreve başlamasının atama kararının kesinleşmesine bağlanmasıdır. İkinci nokta, kesinleşmenin kaçınma ve itiraz sürecini de etkilemesi; denetim makamının kararının ancak atama kararı kesinleştikten sonra kesinlik kazanmasıdır. Üçüncü nokta, kısıtlı adına görülen davalarda vesayet kararının kesinleşmesinin beklenmesi ve taraf teşkilinin vasi aracılığıyla sağlanmasıdır (Yargıtay 1. HD, 2010/5255 E., 2010/5998 K., 27.05.2010).
Kesinleşme ve göreve başlama
- Koşul: Atama kararı kesinleşmelidir.
- Vesayet makamı: Göreve başlama için gerekli işlemleri yapar.
- Sonuç: Vasi, kısıtlıyı bütün hukuki işlemlerinde temsil etmeye başlar.
425. madde, vasi atama sürecinin son adımını düzenler: atama kararı kesinleşince vesayet makamı vasinin göreve başlaması için gerekli işlemleri yapar. Kesinleşmeden önce atama kararı vasiye tebliğ edilir (TMK m. 421), atanan kişi kaçınabilir ve ilgililer itiraz edebilir (TMK m. 422); bu süreçte atanan kişi yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait görevleri yerine getirir (TMK m. 423). Göreve başlayan vasi, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK m. 448).
Eski Kanun, tayin kesinleşince sulh mahkemesi aracılığıyla vasiye "devir ve teslim muamelesi" yapılacağını öngörüyordu. Gerekçeye göre yeni metin, İsviçre Medeni Kanunu'ndaki aslına uygun olarak "Görevin verilmesi" kenar başlığını almış ve "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimini kullanmıştır; hüküm değişikliği yoktur.
Kesinleşmenin kaçınma ve itiraz sürecine etkisi
- Denetim makamı: Atama kararı kesinleşmişse sıfata itirazı ve kaçınmayı kesin karara bağlar.
- Kesinleşmeden önce: Denetim makamının kararı kesinlik kazanmaz.
- Temyiz: Atama kararının esasına ilişkin itirazlar kanun yolunda incelenir.
Yargıtay, kamu vesayetinde denetim makamının ancak atama kararının kesinleşmiş olması hâlinde atananın sıfatına ilişkin itirazları ve ileri sürülen kaçınma sebeplerini inceleyip karara bağlayabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/19715 E., 2011/8468 K., 16.05.2011). Atama kararı henüz kesinleşmeden veya bu karara yönelik temyiz itirazları sonuçlanmadan denetim makamının verdiği kararın kesinlik kazanmayacağı ve kanun yolu denetimine engel olmayacağı da aynı kararda kabul edilmiştir. Denetim makamının itiraz üzerine verdiği karar kesindir (TMK m. 488).
Kısıtlı adına görülen davalarda kesinleşmenin beklenmesi
- Temsil: Hukuki ehliyeti bulunmayan kişi adına dava vasi aracılığıyla yürütülür.
- Bekletici sorun: Derdest vesayet davasının sonucu beklenir.
- Menfaat çatışması: Vasi davanın karşı tarafıysa temsil kayyımı atanır.
Kısıtlanması istenen kişi adına veya aleyhine görülen davalarda vesayet kararının kesinleşmesi, kişinin davada kim tarafından temsil edileceğini belirler. Yargıtay, tapu iptali davasında davalı eşin kısıtlıya vasi atandığı bir dosyada vasiliğin kesinleşmesinin beklenmesi, kesinleşirse dava yönünden temsil kayyımı atanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 1. HD, 2010/5255 E., 2010/5998 K., 27.05.2010).
Taraflardan biri hakkında derdest vesayet davası bulunan bir ortaklığın giderilmesi davasında, mahkemenin vesayet davasının kesinleşmesini bekletici sorun yapması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 6. HD, 2013/3163 E., 2013/4642 K., 18.03.2013). Davayla ilgili vesayet dosyası kesinleşmeden temyiz incelemesi yapılmayarak dosyanın kesinleşmenin beklenmesi için geri çevrildiği de görülmektedir (Yargıtay 1. HD, 2012/15003 E., 2012/13138 K., 16.11.2012).
Dava şartının kesinleşmeyle tamamlanması
- Tamamlanabilir dava şartı: Kanuni temsil eksikliği yargılama sırasında giderilebilir.
- Vasi kimliği: Atanacak vasinin davayı açan kişi olması gerekmez.
- Acele işler: Vasi atanıncaya kadar hâkim gerekli önlemleri alabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, vasi tayininin gecikmeksizin yapılması gerekmekle birlikte uygulamada zaman alabildiğini, bu süreçte acele işler için hâkimin gerekli önlemleri re'sen alabileceğini ve kısıtlanması istenen kişi adına açılan davada vesayet davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2020/465 E., 2022/1416 K., 02.11.2022). Vesayet kararı kesinleşip atanan vasi davayı takip ettiğinde dava şartının tamamlanacağı, vesayet altına alınan kişiye atanacak vasinin davayı açan kişi olmasının zorunlu olmadığı da kabul edilmiştir (Yargıtay 1. HD, 2020/1275 E., 2021/2240 K., 14.04.2021).
Vasi olarak atandıysanız, atama kararının kesinleştiğini ve vesayet makamının göreve başlamanız için gerekli işlemleri yaptığını takip edin (TMK m. 425). Bir yakınınız adına dava açtıysanız ve vesayet davası sürüyorsa, mahkemenin vesayet davasının kesinleşmesini beklemesini isteyin; kesinleşince vasinin davayı takip etmesini sağlayın. Karşı taraf sizin vesayetinizdeki kişiyse, o dava için temsil kayyımı atanması gerektiğini göz önünde tutun (TMK m. 426).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 425. maddedeki kesinleşme aşamasını kaçınma ve itiraz süreci ile kısıtlı adına görülen davalar yönünden gösteren kararlardan seçilmiştir. Maddeyi doğrudan uygulayan kararların sayısı sınırlıdır; bir kısmı başka maddelerin sayfalarında da yer alır. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Denetim makamı ancak atama kararı kesinleşmişse atananın sıfatına ilişkin itirazları ve kaçınma sebeplerini inceleyebilir; aksi hâlde verdiği karar kesinlik kazanmaz
Sulh hukuk mahkemesi, bir mirasçının miras payını temsil etmek üzere kayyım atadı. Kendisine kayyım atanan mirasçı, hem kararın esasına hem de atanan kayyımın şahsına itiraz etti; dosya denetim makamına gönderildi ve denetim makamı kayyımın şahsına yönelik itirazı reddetti. Mirasçı bu kararı da temyiz etti.
“Kamu vesayetinde denetim makamı, ancak atama kararının kesinleşmiş olması halinde atananın sıfatına ilişkin itirazları ve ileri sürülen kaçınma sebeplerini inceleyip karara bağlayabilir. (TMK. m.422) Bu halde denetim makamının verdiği kararlar "kesin" niteliktedir. Kayyım atanmasına ilişkin vesayet makamınca verilen karar henüz kesinleşmeden veya bu karara yönelik temyiz itirazları Yargıtay'ca incelenip sonuca bağlanmadan denetim makamının görevi başlamaz ve böyle bir durumda "sıfata itirazı" ya da "kaçınma sebeplerini" incelemesi ve sonuçlandırması, tesis ettiği karara "kesinlik" vasfını vermez ve kanun yolu denetimine engel olmaz.”
Ne anlama geliyor? Karar, 425. maddedeki kesinleşme aşamasının kaçınma ve itiraz sürecindeki önemini gösterir. Daire, vesayet makamının atama kararının esasına yönelik temyiz itirazlarını inceleme görevinin Yargıtay'a ait olduğunu, denetim makamının ancak atama kararı kesinleşmişse atananın sıfatına ilişkin itirazları ve kaçınma sebeplerini inceleyip kesin olarak karara bağlayabileceğini belirtmiştir. Atama kararı kesinleşmeden veya temyiz itirazları sonuçlanmadan denetim makamının verdiği kararın kesinlik kazanmayacağı ve kanun yolu denetimine engel olmayacağı açıklanarak her iki karar da bozulmuştur. Vasi hakkındaki hükümler, aksi belirtilmedikçe kayyım hakkında da uygulanır (TMK m. 403).
Tapu iptali davasında davalı eş kısıtlının vasisi olarak atanmışsa vasiliğin kesinleşmesi beklenmeli, ardından davada temsil kayyımı atanmalıdır
Taşınmazı devreden kişinin ehliyetsizliğine dayanılarak tapu iptali ve tescil davası açıldı. Yargılama sırasında devreden kişiye eşi olan davalı vasi olarak atandı; davacı bu vasi atama kararını da temyiz ettiğini bildirdi.
“Kural olarak, hukuksal ehliyeti bulunmayan kişi adına dava, atanan vasi aracılığıyla yürütülür. O halde vasilik durumunun kesinleşmesinin beklenmesi, davalının vasiliğinin kesinleşmesi halinde eldeki dava yönünden Türk Medeni Kanununun 426.maddesi hükmünce temsil kayyımı tayini cihetine gidilmesi, böylece taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekeceği de açıktır.”
Ne anlama geliyor? Karar, vasi atama kararının kesinleşmesinin görülmekte olan davalara etkisini gösterir. Daire, hukuki ehliyeti bulunmayan kişi adına davanın atanan vasi aracılığıyla yürütüleceğini, bu nedenle vasiliğin kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı eşin vasiliği kesinleşirse, dava yönünden kısıtlı ile vasisi arasında menfaat çatışması bulunduğundan 426. madde uyarınca temsil kayyımı atanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği açıklanmıştır (TMK m. 426).
Taraflardan biri hakkında derdest vesayet davası varsa, mahkeme vesayet davasının kesinleşmesini bekletici sorun yapmalıdır
Banka mevduatı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında davalılar, davacının ayırt etme gücü ve fiil ehliyeti bulunmadığını ve hakkında derdest bir vesayet davası olduğunu ileri sürdü. Vesayet davasında kısıtlama istemi reddedilmiş, karar temyiz edilmişti; mahkeme bu davanın sonucunu beklemeden hüküm kurdu.
“Bir davada taraf olarak yer alan kişinin fiil ehliyetinin bulunması zorunludur. Bu durumda mahkemenin vesayet davasının kesinleşmesini bekletici mesele yapması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”
Ne anlama geliyor? Karar, vesayet davasının kesinleşmesinin başka davalar üzerindeki etkisini gösterir. Daire, dava ve taraf ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, bir davada taraf olarak yer alan kişinin fiil ehliyetinin bulunmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Kısıtlama istemi reddedilmiş olsa da karar temyiz edilmiş ve vesayet davası derdest olduğundan, mahkemenin bu davanın kesinleşmesini bekletici sorun yapması gerektiği açıklanarak hüküm bozulmuştur (TMK m. 419).
Davayla ilgili vesayet dosyası kesinleşmeden temyiz incelemesi yapılmaz; dosya kesinleşmenin beklenmesi için geri çevrilir
Tapu iptali ve tescil davasında verilen karar temyiz edildi. Davayla ilgili bir vesayet dosyası sulh hukuk mahkemesinde görülüyordu ve henüz kesinleşmemişti.
“Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/980 sayılı vesayet dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi ve kesinleştiği takdirde mahkemesinden getirtilerek evraka eklenmesi, ondan sonra gönderilmesi için de dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,”
Ne anlama geliyor? Karar, vesayet dosyasının kesinleşmesinin başka bir davanın temyiz incelemesine etkisini gösterir. Daire, vesayet dosyasının kesinleşmesinin beklenmesini, kesinleştiği takdirde dosyanın getirtilerek evraka eklenmesini ve ancak bundan sonra dosyanın temyiz incelemesi için gönderilmesini istemiştir. Vesayet kararının kesinleşmesi, kişinin davada kim tarafından temsil edileceğini belirler (TMK m. 421).
Kısıtlanması istenen kişi adına açılan davada vesayet kararı kesinleşip atanan vasi davayı takip ediyorsa dava şartı tamamlanmış olur; vasinin davayı açan kişi olması gerekmez
Davacı, babasının taşınmazını muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek babası adına tapu iptali ve tescil davası açtı; babası için vasi atanmasını da istemişti. Daire önceki kararında vesayet davasının kesinleşmesinin beklenmesini ve vasiye tebligat yapılmasını istemişti. Vesayet davasında davacı değil bir avukat vasi atandı ve karar kesinleşti; mahkeme, davayı açanın vasi olarak atanmadığı gerekçesiyle davayı husumetten reddetti.
“Kaldı ki, somut olayda olduğu gibi, vesayet altına alınan kişiye atanacak vasinin davayı açan kişi olmasında da bir zorunluluk yoktur.”
Ne anlama geliyor? Karar, vesayet kararının kesinleşmesiyle dava şartının nasıl tamamlanacağını gösterir. Daire, dava açılırken bulunmayan dava şartlarının yargılama sırasında tamamlanması hâlinde davanın esasına girilmesi gerektiğini, vesayet altına alınan kişiye atanacak vasinin davayı açan kişi olmasının zorunlu olmadığını belirtmiştir. Vesayet kararı kesinleşip atanan vasi davayı takip ettiğinden davanın bu gerekçeyle reddi doğru bulunmamış; kısıtlının temyiz aşamasında ölmesi nedeniyle mirasçıların davada yer almasının sağlanması için hüküm bozulmuştur (TMK m. 462).
Vasi tayini zaman alabileceğinden bu süreçte acele işler için hâkim re'sen önlem alabilir; kısıtlanması istenen kişi adına açılan davada vesayet davasının sonucu beklenmelidir
Davacılar, hukuki işlem ehliyeti bulunmadığını ileri sürdükleri babalarının taşınmazlarını davalılara devrettiğini belirterek babaları adına tapu iptali ve tescil davası açtı; babaları için vasi tayini de istediler. Dava tarihinde babaya henüz vasi atanmamıştı. Mahkeme davacıların sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti, Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi; direnme kararından sonra baba öldü ve vesayet davasında karar verilmesine yer olmadığına karar verildi.
“Vasi ataması TMK'nın 419/1. maddesi gereğince gecikmeksizin yapılmalıdır. Gerek bu hüküm gerekse HMK'nın 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesinin bir sonucu olarak vasi tayini gecikmeksizin yapılması gereken işlerden olsa da pratikte; vasi tayinini gerektirecek hâlin tespiti, vasi olarak atanacak kişi veya kişilerin belirlenmesi, bunların vasiliğe engel bir durum içinde olup olmadığının araştırılması, bir kısım resmi makamlardan istenen evrakların gelmesi ya da doktor raporlarının alınması gibi işlemler sonucunda vasi tayini gerçekleştiğinden uzun zaman alabilmektedir. İşte bu süreç içerisinde eğer TMK'nın 420/1. maddesine göre bazı acele işlerin görülmesi gerekiyorsa hâkim, gerekli önlemleri re'sen alabilir.”
Ne anlama geliyor? Karar, vasi atamasının kesinleşmesinin beklenmesi gereken durumlarda başka davaların nasıl yürütüleceğini Hukuk Genel Kurulu düzeyinde açıklar. Genel Kurul, vasi atamasının gecikmeksizin yapılması gerektiğini ancak uygulamada zaman alabildiğini, bu süreçte acele işler için hâkimin 420. maddeye göre gerekli önlemleri re'sen alabileceğini belirtmiştir. Kısıtlanması istenen kişi adına açılan davada kanuni temsil eksikliğinin yargılama sırasında tamamlanabilecek bir dava şartı olduğu, vesayet davasının sonucunun beklenmesi gerektiği kabul edilmiş; kişinin ölümüyle bu imkân ortadan kalktığından ret kararı değişik gerekçeyle onanmıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir (TMK m. 420).
Madde gerekçesi
Madde 425- Yürürlükteki Kanunun 375 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı İsviçre Medenî Kanununun 391 inci maddesindeki aslıyla uyumlu olmak üzere "Görevin verilmesi" şeklinde değiştirilmiştir. Maddedeki "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 143Tasarının 425. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 463).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 375. maddeydi.
Tayin kat'ileşince sulh mahkemesi marifetiyle vasiye devir ve teslim muamelesi yapılır.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 375 | 4721 sayılı Kanun m. 425 | |
|---|---|---|
| Kenar başlığı | Devir ve teslim | Görevin verilmesi |
| Koşul | Tayinin kesinleşmesi | Atama kararının kesinleşmesi |
| İşlem | Sulh mahkemesi aracılığıyla devir ve teslim | Vesayet makamı göreve başlama için gerekli işlemleri yapar |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 425. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 421: Tebliğ ve ilân.
- TMK m. 422: Kaçınma ve itiraz usulü.
- TMK m. 423: Geçici görev.
- TMK m. 424: Denetim makamının kararı.
- TMK m. 448: Vasinin temsil yetkisi.
- TMK m. 426: Temsil kayyımı.
Bir yakınınıza vasi atanması, vasinin göreve başlaması, kısıtlı adına görülen davalar, boşanma davasında vasilik veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 425 ne diyor?
Atama kararı kesinleşince vesayet makamının vasinin göreve başlaması için gerekli işlemleri yapacağını düzenler.
Vasi ne zaman göreve başlar?
Atama kararı kesinleştikten sonra, vesayet makamının yaptığı işlemlerle.
Kesinleşmeden önce vasi hiçbir iş yapmaz mı?
Atanan kişi kaçınmış veya atanmasına itiraz edilmiş olsa bile, yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait görevleri yerine getirmekle yükümlüdür (TMK m. 423).
Denetim makamı kaçınma ve itirazı ne zaman kesin karara bağlar?
Yargıtay'a göre atama kararı kesinleşmişse; kesinleşmeden verilen karar kesinlik kazanmaz (Yargıtay 2. HD, 2010/19715 E., 2011/8468 K., 16.05.2011).
Vesayet davası sürerken başka bir dava görülebilir mi?
Mahkeme, taraflardan biri hakkındaki derdest vesayet davasının kesinleşmesini bekletici sorun yapmalıdır (Yargıtay 6. HD, 2013/3163 E., 2013/4642 K., 18.03.2013).
Vasi davanın karşı tarafıysa ne olur?
Vasiliğin kesinleşmesi beklenir ve dava yönünden temsil kayyımı atanır (Yargıtay 1. HD, 2010/5255 E., 2010/5998 K., 27.05.2010).
Davayı açan kişinin vasi atanması gerekir mi?
Hayır; vesayet altına alınan kişiye atanacak vasinin davayı açan kişi olması zorunlu değildir (Yargıtay 1. HD, 2020/1275 E., 2021/2240 K., 14.04.2021).
Göreve başlayan vasi neler yapar?
Vesayet dairelerinin yetkileri saklı kalmak kaydıyla vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK m. 448).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 375. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 403, 419, 420, 421, 422, 423, 425, 426, 448, 462, 488
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 375 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 425 gerekçesi s. 143, Tasarı ve Komisyon metni s. 463
- Yargıtay HGK, 2020/465 E., 2022/1416 K., 02.11.2022
- Yargıtay 2. HD, 2010/19715 E., 2011/8468 K., 16.05.2011
- Yargıtay 1. HD, 2020/1275 E., 2021/2240 K., 14.04.2021
- Yargıtay 1. HD, 2012/15003 E., 2012/13138 K., 16.11.2012
- Yargıtay 1. HD, 2010/5255 E., 2010/5998 K., 27.05.2010
- Yargıtay 6. HD, 2013/3163 E., 2013/4642 K., 18.03.2013
