Türk Medeni Kanunu · II. Temsil

TMK Madde 448: Vasinin Temsil Yetkisi

Türk Medeni Kanunu'nun 448. maddesine göre vasi, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder. Bu sayfada vasinin temsil yetkisinin kapsamını ve sınırlarını, vesayet makamından alınması gereken izinleri, davalarda taraf teşkilini ve tebligatı, kısıtlamanın vekâlet ilişkisine etkisini, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 9 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › İkinci Bölüm: Vesayetin Yürütülmesi › Birinci Ayırım: Vasinin Görevleri › B. Özen ve temsil › II. Temsil

1. Genel olarak

Madde 448

  1. (1)Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil eder.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 448 ne düzenler?
  3. Vasinin temsil yetkisi
  4. Vesayet dairelerinin yetkileri saklıdır
  5. Ayırt etme gücüne sahip kısıtlının kendi işlemleri
  6. Davalarda temsil: taraf teşkili ve tebligat
  7. Kısıtlamanın vekâlet ilişkisine etkisi
  8. Yargıtay kararları
  9. Madde gerekçesi
  10. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  11. Değişiklik geçmişi
  12. İlgili maddeler
  13. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 448, vasinin temsil yetkisini düzenler. Vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder; ancak vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklıdır. Bu nedenle vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açması, sulh olması veya taşınmaz satması gibi işlemler vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462). Kısıtlının taraf olduğu davalarda taraf teşkili vasi aracılığıyla sağlanır ve tebligat vasiye yapılır. Kısıtlama, kısıtlının daha önce verdiği vekâletnameyi kendiliğinden sona erdirir. Yargıtay, kısıtlıya karşı açılan davada tebligatın vasiye yapılması ve davanın vasi huzuruyla görülmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 2021/1331 E., 2021/2930 K., 10.11.2021). Madde eski Kanun'un 391. maddesini karşılar.

Yasal temsil
Fiil ehliyeti bulunmayan kişi adına, kanunun yetki verdiği kişinin hukuki işlem yapması.
Fiil ehliyeti
Kendi fiilleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme ehliyeti; küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur (TMK m. 14).
Husumet izni
Vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açabilmesi veya davayı sürdürebilmesi için vesayet makamından aldığı izin (TMK m. 462).
Kişiye sıkı sıkıya bağlı hak
Boşanma davası açmak gibi, kural olarak kişinin kendisinin kullanabileceği haklar.

TMK 448 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
TemsilVasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil ederTMK m. 448
SınırVesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklıdırTMK m. 448, 462, 463
İzin yoksaİşlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedirTMK m. 465
Kendi işlemleriAyırt etme gücüne sahip kısıtlı, vasinin izni veya onamasıyla borç altına girebilirTMK m. 16, 451
TebligatKanuni temsilcisi bulunanlara tebligat temsilciye yapılır7201 s. K. m. 11
Eski Kanun743 sayılı Kanun m. 391Gerekçe, s. 148

TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 391. maddesini karşılar ve hüküm değişikliği yoktur (S. Sayısı 723, s. 148). Eski metin vasinin "bütün tasarruflarında küçüğü" temsil edeceğini söylerken, yeni metin vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil etmesinden söz eder. Tasarının 448. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 469).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, vasinin temsil yetkisinin vesayet dairelerinin izin yetkileriyle sınırlı olmasıdır; vasi kısıtlı adına dava açmak için vesayet makamından husumet izni almalıdır (Yargıtay 9. HD, 2024/235 E., 2024/1474 K., 26.01.2024). İkinci nokta, davalı yargılama sırasında kısıtlanırsa daha önce verdiği vekâletnamenin kendiliğinden sona ermesidir (Yargıtay 2. HD, 2016/15926 E., 2016/15341 K., 29.11.2016). Üçüncü nokta, boşanma gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalarda vasinin avukata verdiği vekâletnamenin özel yetki içermesi gerektiğidir (Yargıtay 2. HD, 2017/2702 E., 2018/13317 K., 21.11.2018).

Vasinin temsil yetkisi

  • Kural: Vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder.
  • Sınır: Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklıdır.
  • Neden: Küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.

Maddeye göre vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder. Vasinin genel görevi de vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmektir (TMK m. 403). Temsil ihtiyacı fiil ehliyetinin yokluğundan doğar: ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur (TMK m. 14).

Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 391. maddesini karşıladığını ve hüküm değişikliği bulunmadığını belirtir (S. Sayısı 723, s. 148). Eski Kanun, vesayet dairelerinin müdahale haklarına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla vasinin bütün tasarruflarında küçüğü temsil edeceğini öngörüyordu (743 s. K. m. 391). Aynı "saklı kalma" kaydı, küçüklerde kişiye özene ilişkin maddede de yer alır (TMK m. 445).

Vesayet dairelerinin yetkileri saklıdır

  • Vesayet makamının izni: Taşınmaz işlemleri, dava açma, sulh, tahkim ve Kanun'da sayılan diğer işler.
  • Denetim makamının da izni: Evlat edinme, mirasın reddi, vasi ile yapılacak sözleşme ve diğerleri.
  • İzin yoksa: İşlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.
  • Yasak işlemler: Kefil olmak, vakıf kurmak, önemli bağışlarda bulunmak.

Vasinin temsil yetkisi, Kanun'un vesayet dairelerine tanıdığı izin ve denetim yetkileriyle sınırlıdır. Taşınmazların alımı, satımı ve rehnedilmesi, acele hâllerde vasinin geçici önlem alma yetkisi saklı kalmak üzere dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması ile Kanun'da sayılan diğer işler vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462); bazı işlerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gerekir (TMK m. 463). Kanunen gerektiği hâlde yetkili vesayet dairelerinin izni alınmadan yapılan işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465). Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak ise yasaktır (TMK m. 449).

Yargıtay, 448. maddenin vesayet altındaki kişinin taraf olduğu davalarda vasi tarafından temsil edileceğini öngörmekle birlikte, vasinin bu görevi yerine getirebilmesi için vesayet makamından husumet izni alması gerektiğini belirtmiş; izin için süre verilmeden karar verilmesini kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 9. HD, 2024/235 E., 2024/1474 K., 26.01.2024). Hukuk Genel Kurulu da vasinin ancak vesayet makamından izin almak koşuluyla kısıtlı adına dava açabileceğini, bu eksikliğin giderilebilir bir dava şartı eksikliği olduğunu ve hükümlülük nedeniyle kısıtlılık sona ermişse husumet iznine gerek kalmayacağını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2024/766 E., 2025/751 K., 26.11.2025).

Ayırt etme gücüne sahip kısıtlının kendi işlemleri

  • Rıza: Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı, yasal temsilcisinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez.
  • Rıza gerekmeyenler: Karşılıksız kazanma ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılması.
  • Onama: Vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla işlem geçerlilik kazanır.

Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez; karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir (TMK m. 16). Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir; işlem, diğer tarafın belirlediği veya hâkimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur (TMK m. 451). Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir (TMK m. 452).

Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse, vasi önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde onun görüşünü almakla yükümlüdür (TMK m. 450).

Davalarda temsil: taraf teşkili ve tebligat

  • Taraf teşkili: Kısıtlının taraf olduğu davada yargılama vasi huzuruyla yürütülür.
  • Tebligat: Kanuni temsilcisi bulunanlara tebligat, bizzat kendilerine yapılması gerekmedikçe temsilciye yapılır.
  • Yargılama sırasında kısıtlanma: Vasi davaya katılmadan işin esası hakkında karar verilemez.

Kanuni temsilcisi bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat, kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması gerekmedikçe bu temsilcilere yapılır (7201 s. K. m. 11). Yargıtay, kısıtlıya karşı açılan davada dava dilekçesi ve gerekçeli karar kısıtlının kendisine tebliğ edilerek yürütülen yargılamayı bozmuş; duruşma davetiyesinin kısıtlıyı temsilen vasisine tebliğ edilmesi ve davanın vasi huzuruyla görülmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 2021/1331 E., 2021/2930 K., 10.11.2021).

Boşanma davasında davalı eşin kısıtlı olduğu anlaşıldığında yargılamaya davalı vasisi huzuruyla devam edilmesi gerekir (Yargıtay 2. HD, 2014/24349 E., 2014/23895 K., 26.11.2014). Davalı yargılama sırasında kısıtlanırsa, kendisine atanan vasi davaya dahil edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilemez (Yargıtay 8. HD, 2020/847 E., 2020/8188 K., 14.12.2020).

Kısıtlamanın vekâlet ilişkisine etkisi

  • Sona erme: Vekâlet, vekâlet verenin ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona erer.
  • Yeni vekâletname: Kısıtlıyı temsilen avukata vekâletnameyi vasi verir.
  • Özel yetki: Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar için vekâletnamede açık yetki gerekir.

Vekâlet sözleşmesi, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet verenin ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona erer (TBK m. 513). Yargıtay, ayrılık davasında yargılama sırasında kısıtlanan davalının daha önce kendisinin atadığı vekilin görevinin kısıtlama kararıyla sona erdiğini, vasinin bu avukata verdiği bir vekâletname bulunmadığından temyiz incelemesi yapılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/15926 E., 2016/15341 K., 29.11.2016). Hukuk Genel Kurulu da yargılama sırasında kısıtlıya vasi atanması üzerine, işin esasını incelemeden önce vasi tarafından verilmiş vekâletnamenin dosyaya sunulması için dosyayı geri çevirmiştir (Yargıtay HGK, 2014/341 E., 2016/598 K., 11.05.2016).

Açıkça yetki verilmemiş ise vekil, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m. 74). Vasinin kısıtlı adına verdiği genel dava vekâletnamesi, boşanma davasını açma ve takip etme yetkisi içermez (Yargıtay 2. HD, 2017/2702 E., 2018/13317 K., 21.11.2018). Evlenmenin iptali davasında da özel yetkili vekâletname sunulmazsa gerekçeli kararın asıla, yani vasiye tebliğ edilmesi gerekir (Yargıtay 2. HD, 2026/2307 E., 2026/4085 K., 14.04.2026).

Uygulamada

Vasi olarak kısıtlı adına dava açacaksanız, önce vesayet makamından husumet izni alın ve izin kararını dava dilekçesiyle birlikte sunun (TMK m. 462). Görülmekte olan bir davada taraflardan biri kısıtlandıysa, vasinin davaya katılmasını ve tebligatların vasiye yapılmasını sağlayın. Kısıtlı adına boşanma veya evliliğin iptali davası için avukat görevlendirecekseniz, vekâletnameye bu davalar için özel yetki yazdırın (HMK m. 74).

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar, 448. maddedeki temsil yetkisinin davalarda taraf teşkiline ve tebligata etkisini, kısıtlamanın vekâlet ilişkisine etkisini, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalarda özel yetki şartını ve vasinin dava açabilmesi için gereken husumet iznini gösteren kararlardan seçilmiştir. İlgililerin kimlik ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2014/24349 E. · 2014/23895 K.26.11.2014

Boşanma davasında davalı eş kısıtlıysa taraf teşkili vasi aracılığıyla sağlanır; yargılamaya vasi huzuruyla devam edilir

Bir boşanma davasında davalı eşin daha önce sulh hukuk mahkemesince kısıtlanarak kendisine vasi atandığı anlaşıldı. Mahkemenin verdiği hüküm davacı tarafından tamamı yönünden temyiz edildi.

“Türk Medeni Kanununun 448. maddesi uyarınca; "vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder." O halde davalı vasisi huzuru ile yargılamaya devam edilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 448. maddenin davalarda taraf teşkiline etkisini gösterir. Daire, davada taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğunu belirterek, kısıtlı davalı eşin vasisi davaya katılmadan verilen hükmü, yargılamaya vasi huzuruyla devam edilmesi için bozmuştur. Daire, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarını incelememiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2020/847 E. · 2020/8188 K.14.12.2020

Görevden alınması istenen davalı yargılama sırasında kısıtlanmışsa vasisi davaya katılmadan işin esası hakkında karar verilemez

Bir vakfın yöneticisinin görevden alınması istendi; mahkeme davayı kabul etti ve hüküm davalı vekilince temyiz edildi. Temyiz incelemesinde, nüfus kayıtlarından davalının yargılama sırasında sulh hukuk mahkemesince kısıtlandığı anlaşıldı.

“Aynı Kanun'un 448. maddesine göre de, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil eder. Re'sen UYAP ortamında temin edilen nüfus kayıtlarının incelenmesinden, azli istenen davalı ...'nun Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/257-2018/604 sayılı, 12.06.2018 kesinleşme tarihli kararı ile kısıtlanmasına karar verildiğine anlaşıldığına göre, davalıya atanan vasi davaya dahil edildikten sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.”

Ne anlama geliyor? Karar, kısıtlamanın görülmekte olan bir davaya etkisini gösterir. Daire, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil ettiğini belirterek, davalıya atanan vasi davaya dahil edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan verilen hükmü bozmuştur. Daire, kısıtlama kararını UYAP ortamından re'sen temin ettiği nüfus kayıtlarından tespit etmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi2021/1331 E. · 2021/2930 K.10.11.2021

Kısıtlıya karşı açılan davada dava dilekçesi, duruşma davetiyesi ve gerekçeli karar vasiye tebliğ edilmelidir; kısıtlının kendisine yapılan tebligatla yürütülen yargılama bozulur

Bir bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ve tescili için elbirliği maliklerine karşı dava açıldı. Davalılardan biri dava açılmadan önce kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmıştı; buna rağmen dava dilekçesi ve gerekçeli karar kısıtlının kendisine tebliğ edildi ve hüküm kesinleşmiş sayılarak infaz edildi. Kısıtlının vasisi vekili, yıllar sonra hükmü temyiz etti.

“TMK'nun 448. maddesi hükmüne göre kısıtlının tüm hukuki işlemlerinde vasisi tarafından temsil edilmesi zorunlu olup duruşma davetiyesinin kısıtlıyı temsilen vasisine tebliğ edilmesi ve davanın vasi huzuruyla görülmesi gerekir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 448. madde ile tebligat kuralları arasındaki bağı gösterir. Kanuni temsilcisi bulunanlara yapılacak tebligat, bizzat kendilerine yapılması gerekmedikçe temsilcilerine yapılır (7201 s. K. m. 11). Daire, kısıtlıların fiil ehliyeti bulunmadığını (TMK m. 14) ve kısıtlının tüm hukuki işlemlerinde vasisi tarafından temsil edilmesinin zorunlu olduğunu belirterek, doğrudan kısıtlıya tebligat yapılarak yürütülen yargılamayı hukuki dinlenilme hakkına aykırı bulmuş ve hükmü bozmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2026/2307 E. · 2026/4085 K.14.04.2026

Evlenmenin iptali davası kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımıdır; vekilin özel yetkisi yoksa gerekçeli karar asıla, yani vasiye tebliğ edilmelidir

Evlenmenin mutlak butlan sebebiyle iptali davasında, davalıyı temsil eden vekillerin genel vekâletnamesi bulunduğu, ancak bu dava için özel yetki veren vekâletnamenin dosyada ve UYAP'ta bulunmadığı anlaşıldı. Davalının yasal temsilcisi vasisiydi.

“Boşanma ve evliliğin iptali davalarını açmak ve açılan davayı takip etmek kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74 üncü maddesi gereğince vekâletnamenin özel yetki içermesi gerektiğinden; özel yetkiyi içeren vekâletnamenin aslı veya onaylı örneğinin dosyaya sunulması için taraf vekillerine kesin süre verilmesi, b) Vekâletname sunulmaz ise 6100 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince taraflara yapılan işlemlere muvafakat verdiğini açıkça belirtmediği takdirde gerekçeli kararın asıla (vasiye) tebliği sağlanıp, yasal temyiz süresi beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine geri çevrilmesi gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, vasinin temsil yetkisinin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalardaki usulünü gösterir. Açıkça yetki verilmemiş ise vekil, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m. 74). Daire, özel yetkili vekâletnamenin sunulması için kesin süre verilmesini; sunulmazsa ve yapılan işlemlere muvafakat edilmezse gerekçeli kararın asıla, yani vasiye tebliğ edilip temyiz süresinin beklenmesini istemiş ve dosyayı bölge adliye mahkemesine geri çevirmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2016/15926 E. · 2016/15341 K.29.11.2016

Davalı yargılama sırasında kısıtlanırsa kendisinin atadığı vekilin yetkisi kendiliğinden sona erer; vasinin vekâletnamesi olmadan yapılan temyiz incelenmez

Bir ayrılık davasında davalı, yargılama sırasında sulh hukuk mahkemesince kısıtlandı ve kendisine vasi atandı. Karar, davalının kısıtlanmadan önce kendisinin atadığı avukat tarafından temyiz edildi. Daire'nin önceki iade kararından sonra da vasinin bu avukata verdiği bir vekâletname dosyaya sunulmadı ve vasi ayrıca temyiz yoluna başvurmadı.

“Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil eder (TMK m. 448). Davalının ehliyetini kaybetmesi vekilin vekalet görevini kendiliğinden sona erdirir (TBK m. 513). Bu bakımdan, daha önce davalının bizzat kendisi tarafından tayin edilen vekilin vekalet görevi kısıtlama kararı ile sona ermiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 448. maddenin davadaki vekâlet ilişkisine etkisini gösterir. Vekâlet sözleşmesi, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet verenin ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona erer (TBK m. 513). Kısıtlanan davalıyı artık vasisi temsil ettiğinden, kısıtlamadan önce verilmiş vekâletnameye dayanan temyiz incelenmemiş ve dosya mahkemesine iade edilmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2014/341 E. · 2016/598 K.11.05.2016

Yargılama sırasında kısıtlıya vasi atanırsa, işin esası incelenmeden önce vasinin verdiği vekâletname dosyaya sunulmalıdır

Velayet altında bırakılan kısıtlı bir borçlu adına, velayet sahibi ebeveynin verdiği vekâletnameyle icra takibinin iptali istendi. Yargılama sürerken ebeveynin velayeti kaldırıldı ve kısıtlıya bir yakını vasi olarak atandı. İcra mahkemesi şikâyeti kabul etti; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararı bozdu, mahkeme önceki kararında direndi ve direnme kararı alacaklı vekilince temyiz edildi.

“Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 448. maddesi uyarınca; vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder. Kural olarak, vekâletten azil veya istifa her zaman olanaklıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 448. maddenin Hukuk Genel Kurulu önündeki usule etkisini gösterir. Genel Kurul, dava açıldıktan sonra kısıtlıya vasi atanmasıyla temsil yetkisinin vasiye geçtiğini kabul ederek, işin esasını incelemeden önce vasi tarafından verilmiş vekâletnamenin aslı veya onaylı örneğinin dosyaya sunulması için dosyayı yerel mahkemeye geri çevirmiştir. Karar oyçokluğuyla verilmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2017/2702 E. · 2018/13317 K.21.11.2018

Vasinin kısıtlı adına avukata verdiği genel vekâletname boşanma davasını takip yetkisi vermez; boşanma için özel yetki gerekir

Bir boşanma davasında davalı, davanın devamı sırasında hükümlülük nedeniyle kısıtlanarak vesayet altına alındı. Vasi, kısıtlı adına genel dava vekâletnamesiyle bir avukat görevlendirdi; gerekçeli karar bu avukata tebliğ edildi ve hüküm davalı adına temyiz edildi.

“Açıkça yetki verilmemiş ise vekil, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m. 74).”

Ne anlama geliyor? Karar, vasinin temsil yetkisini avukat aracılığıyla kullandığı durumda vekâletnamenin içeriğini gösterir. Vasinin verdiği vekâletname kısıtlının lehine ve aleyhine açılmış veya açılacak dava ve takiplere ilişkin genel vekâletname olduğundan, davalı adına boşanma davası açma ve açılmış boşanma davasını takip etme yetkisi içermez. Daire, özel yetkili vekâletname sunulması için süre verilmesini, sunulmazsa gerekçeli kararın kısıtlının yasal temsilcisine ihtaratlı olarak tebliğ edilmesini istemiş ve dosyayı mahkemesine iade etmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi2024/235 E. · 2024/1474 K.26.01.2024

Vasi vesayet altındaki kişiyi davada temsil eder, ancak bu görevi yerine getirebilmesi için vesayet makamından husumet izni alması gerekir

Vesayet altındaki bir işçi adına, vasisinin yetkilendirdiği vekil tarafından işverene karşı alacak davası açıldı. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti ve karar kesin olarak verildi. Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına temyizen incelenmesini istedi.

“Oysa 4721 ... Kanun'un 448 inci maddesi, vesayet altındaki kişinin taraf olduğu davalarda vasi tarafından temsil edileceğini öngörmekle birlikte vasinin anılan temsil görevini yerine getirebilmesi için vesayet makamı tarafından vasiye, 4721 ... Kanun'un 462 nci maddesinin birinci fıkrasının (8) inci bendi uyarınca husumet izni verilmesi gerekir. Yargılamanın vesayet makamından izin alınmadan sürdürülerek sonuçlandırılması usul ve kanuna aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 448. maddedeki "vesayet dairelerinin yetkileri saklı" kaydının davalardaki sonucunu gösterir. Vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açması vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462); izin gereken hâllerde kanuni temsilci izin belgesini dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorundadır. Daire, vasiye husumet izni alması için süre verilmeden karar verilmesini yürürlükteki hukuka aykırı bularak kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2024/766 E. · 2025/751 K.26.11.2025

Vasi kısıtlı adına ancak vesayet makamının izniyle dava açabilir; hükümlülük nedeniyle kısıtlılık sona ermişse husumet iznine gerek kalmaz

Hükümlülük nedeniyle kısıtlanan bir kişi adına vasisi tarafından vasiyetnamenin iptali davası açıldı; dosyada vesayet makamından alınmış bir husumet izni bulunmuyordu. Kısıtlı kişi bazı duruşmalara bizzat katılmıştı. Mahkeme davayı reddetti; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı bozdu, mahkeme önceki kararında direndi.

“4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 448. maddesinde, vasinin, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil edeceği; 462. maddesinin sekizinci bendinde de vasinin, vesayet makamından izin almak koşuluyla kısıtlı adına dava açabileceği hususları düzenlenmiştir. Dava ehliyeti, taraf sıfatı ve kanunî temsil 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca dava şartı olup aynı Kanunun 115/2. maddesi uyarınca da dava şartı eksikliğinin giderilmesi mümkündür.”

Ne anlama geliyor? Karar, vasinin dava açma yetkisinin vesayet makamının iznine bağlı olduğunu ve bu eksikliğin giderilebilir bir dava şartı eksikliği sayıldığını gösterir. Kurul, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalktığını (TMK m. 471), kısıtlılık sona ermişse davanın fiil ehliyetini kazanan kişi tarafından takip edilebileceğini ve husumet iznine gerek kalmayacağını belirtmiştir. Kısıtlının duruşmalara katılmış olması kısıtlılığın kalktığını göstermediğinden, hapis hâlinin devam edip etmediğinin araştırılması gerektiği kabul edilmiş ve direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 448- Yürürlükteki Kanunun 391 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 148

Tasarının 448. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 469).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 391. maddeydi; madde "Temsil" başlığı altında "Umumi" kenar başlığını taşıyordu.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 391 (mülga)

Vesayet dairelerinin müdahale haklarına mütedair hükümler baki kalmak şartiyle vasi, bütün tasarruflarında küçüğü temsil eder.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3914721 sayılı Kanun m. 448
Temsil edilenKüçükVesayet altındaki kişi
KapsamBütün tasarruflarBütün hukuki işlemler
SınırVesayet dairelerinin müdahale hakları saklıVesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 448. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Kısıtlı bir yakınınız adına dava açılması, vasinin temsil yetkisi, boşanma davasında vesayet ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 448 ne diyor?

Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil edeceğini düzenler.

Vasi kısıtlı adına her işlemi tek başına yapabilir mi?

Hayır; Kanun'da sayılan işlemler vesayet makamının, bazıları ayrıca denetim makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462, 463). Kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak ise yasaktır (TMK m. 449).

Vasi kısıtlı adına dava açabilir mi?

Evet; ancak acele hâllerde geçici önlem alma yetkisi dışında vesayet makamından husumet izni alması gerekir (Yargıtay 9. HD, 2024/235 E., 2024/1474 K., 26.01.2024).

İzin alınmadan yapılan işlem geçerli midir?

Kanunen gereken izin alınmadan yapılan işlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465).

Kısıtlıya karşı açılan davada tebligat kime yapılır?

Vasiye; kısıtlının kendisine yapılan tebligatla yürütülen yargılama bozulur (Yargıtay 7. HD, 2021/1331 E., 2021/2930 K., 10.11.2021).

Dava sırasında taraflardan biri kısıtlanırsa ne olur?

Vasi davaya katılmadan işin esası hakkında karar verilemez; kısıtlının daha önce verdiği vekâletname de kendiliğinden sona erer (TBK m. 513).

Vasinin avukata verdiği genel vekâletname boşanma davası için yeterli midir?

Hayır; boşanma kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2017/2702 E., 2018/13317 K., 21.11.2018).

Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı kendisi işlem yapabilir mi?

Vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir; karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekmez (TMK m. 16, 451).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 391. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp