TMK 465, izin şartına uyulmamasının sonucunu belirler. Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yaptığı işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir. Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir; vesayet altındaki kişi ise yalnız kendi menfaatine harcanan veya malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla sorumludur (TMK m. 452). Yargıtay, vasinin izin almadan verdiği kabul beyanına dayanılarak hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır (Yargıtay 7. HD, 2021/7979 E., 2022/1516 K., 01.03.2022). Madde eski Kanun'un 408. maddesini karşılar.
- Yetkili vesayet daireleri
- Vesayet makamı (sulh hukuk mahkemesi) ve denetim makamı (asliye hukuk mahkemesi) (TMK m. 397).
- İzinsiz işlem
- Kanunen izin gerektiği hâlde izin alınmadan yapılan işlem.
- Onama
- Vesayet altındaki kişinin yaptığı işleme vasinin sonradan verdiği rıza (TMK m. 451).
- Zenginleşme tutarı
- Vesayet altındaki kişinin menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan değer (TMK m. 452).
TMK 465 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kapsam | Kanunen vesayet dairelerinin iznine bağlı işlemler | TMK m. 462, 463 |
| Eksiklik | Yetkili vesayet dairelerinin izni alınmamış olması | TMK m. 465 |
| Sonuç | Vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir | TMK m. 465 |
| Geri isteme | Onanmayan işlemde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir | TMK m. 452 |
| Vesayet altındaki kişinin sorumluluğu | Zenginleşme tutarıyla sınırlı | TMK m. 452 |
| Eski Kanun | 743 sayılı Kanun m. 408 | Gerekçe, s. 152 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 408. maddesini karşılar; eski madde sulh mahkemesinin izni alınmadan yapılan tasarrufları düzenlerken yeni metin, İsviçre Medenî Kanununun 424. maddesi göz önünde tutularak asliye mahkemesinin (denetim makamının) izninin bulunmaması hâlini de kapsayacak biçimde kaleme alınmıştır (S. Sayısı 723, s. 152). Adalet Komisyonu kenar başlığı "İzin veya onayın bulunmaması" olarak değiştirip metne "veya onayını" ibaresini eklemiş (S. Sayısı 723, s. 315, 474); yürürlükteki metinde ise kenar başlık "İznin bulunmaması"dır ve bu ibare yer almaz.
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, izinsiz işlemin vesayet altındaki kişiyi bağlamamasıdır; Yargıtay kararlarında bu sonuç açıkça ifade edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2020/3553 E., 2020/5294 K., 04.11.2020). İkinci nokta, izinsiz açılan davada eksikliğin giderilmesi için vasiye süre verilmesi, verilen sürede izin alınmazsa davanın esasına girilmemesidir (Yargıtay 3. HD, 2020/7607 E., 2021/3784 K., 07.04.2021). Üçüncü nokta, vasinin izinsiz kabul beyanına dayanılarak hüküm kurulamamasıdır (Yargıtay 7. HD, 2021/7979 E., 2022/1516 K., 01.03.2022).
İzinsiz işlemin hükmü
- Kural: İzinsiz işlem, vesayet altındaki kişinin izinsiz işlemi hükmündedir.
- Geri isteme: Taraflar verdiklerini geri isteyebilir.
- Sınır: Vesayet altındaki kişi zenginleşme tutarıyla sorumludur.
Maddeye göre kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yaptığı işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir. Böyle bir işlemin sonuçları için 451 ve 452. maddelere bakılır. Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir; yapılan işlem diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur (TMK m. 451). Onanmayan işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir; vesayet altındaki kişi ise yalnız kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur (TMK m. 452).
Yargıtay, vesayet makamının izni alınmadan yapılan işlemle kısıtlının bağlı olmadığını, ancak kendi menfaatine yapılan işlem nedeniyle zenginleşme tutarıyla sorumlu olacağını kabul ederek hükmü onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/13437 E., 2012/18283 K., 02.07.2012).
Hangi izinler?
- Vesayet makamı: 462. maddede sayılan işler.
- Denetim makamı: 463. maddede sayılan işler.
- Gerekçe: Denetim makamının izninin bulunmaması da kapsama alınmıştır.
Madde, "yetkili vesayet dairelerinin" izninden söz eder. Vesayet makamının iznine bağlı işler 462. maddede (TMK m. 462), vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznine bağlı işler 463. maddede sayılır (TMK m. 463). Gerekçeye göre eski Kanun yalnız sulh mahkemesinin izni alınmadan yapılan tasarrufları düzenlemekteydi; yeni metin, İsviçre Medenî Kanununun 424. maddesi göz önünde tutularak denetim makamının izninin bulunmaması hâlini de kapsayacak biçimde yazılmıştır (S. Sayısı 723, s. 152).
İzinsiz açılan dava
- Kural: Vasinin dava açması izne bağlıdır.
- Süre: Eksikliğin giderilmesi için vasiye süre verilir.
- Kapsam: Başka bir dosya için verilen izin, açılan davayı kapsamaz.
Vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açabilmesi vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462). Yargıtay, vesayet makamının iznine tabi olan işlem izin alınmaksızın yapılırsa vasinin yaptığı bu işlemin vesayet altındaki kişiyi bağlamadığını belirterek, vasinin vesayet altındaki çocuklar adına açtığı nafaka davasında vasiye izin alması için süre verilmeden hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/4041 E., 2016/9194 K., 05.05.2016). Aynı gerekçe vasinin eşe karşı açtığı tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ve tedbir nafakası davasında da uygulanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/2906 E., 2025/5146 K., 15.05.2025).
İzin kararı, izin verilen işle sınırlıdır. Yargıtay, vasiye başka bir dosyada verilmiş husumete izin kararının vasinin açtığı boşanma davasını kapsamadığını belirterek hükmü bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2020/3553 E., 2020/5294 K., 04.11.2020). Vasiye izin alması için süre verildiği ve izin alınmadığı anlaşıldığı hâlde yargılamaya devam edilerek davanın esastan reddedilmesi de doğru bulunmamıştır (Yargıtay 3. HD, 2020/7607 E., 2021/3784 K., 07.04.2021). İzin belgesi alınması için verilen kesin süre içinde mahkemeye başvurulmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m. 54).
İzinsiz kabul ve feragat
- Kabul: Vasinin davayı kabulü izne bağlıdır.
- Sonuç: İzinsiz ve onaylanmamış kabul beyanı geçerli sonuç doğurmaz.
- Feragat: Feragat için de izin aranmıştır.
Vasi vesayet altındaki kişiyi davalarda temsil eder (TMK m. 448); ancak Yargıtay, vasinin vesayet altındaki kişiye karşı açılan davayı kabul edebilmesi için vesayet makamının izni gerektiğini ve izin bulunmadan verilen kabul beyanına dayanılarak hüküm kurulamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 2021/7979 E., 2022/1516 K., 01.03.2022). Başka bir dosyada vasinin izin almadan verdiği ve sonradan onaylanmayan kabul beyanının hukuken geçerli sonuç doğurmadığı kabul edilmiş; bu beyanı geçerli sayan önceki bozma kararının maddi hataya dayandığı gerekçesiyle hüküm karar düzeltme aşamasında bozulmuştur (Yargıtay 14. HD, 2015/6016 E., 2015/5646 K., 20.05.2015).
Dava açma izne bağlı olduğundan davaya son veren feragat için de vesayet makamının izni gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 1. HD, 2021/4328 E., 2022/4214 K., 26.05.2022).
Vasiyle işlem yapacaksanız, işlemin 462 veya 463. maddede sayılan işlerden olup olmadığını kontrol edin ve vesayet dairelerinin izin kararını isteyin (TMK m. 462, 463, 465). Karşı taraf vesayet altındaysa ve vasisi davayı kabul ediyorsa, kabul beyanı için vesayet makamının izninin dosyaya sunulmasını isteyin. İzinsiz bir işlem nedeniyle verdiğinizi geri isteyecekseniz, vesayet altındaki kişinin yalnız zenginleşme tutarıyla sorumlu olduğunu göz önünde tutun (TMK m. 452).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 465. madde uyarınca vesayet dairelerinin izni alınmadan yapılan işlemlerin sonucunu; izinsiz açılan dava, izinsiz kabul beyanı ve zenginleşme sorumluluğunu gösteren kararlardan seçilmiştir. İlgililerin kimlik ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
İzinsiz işlem kısıtlıyı bağlamaz; ancak kısıtlı kendi menfaatine yapılan işlem nedeniyle zenginleşme tutarıyla sorumludur
Asliye hukuk mahkemesinde görülen davada, vasinin vesayet makamının izni olmaksızın kısıtlı adına yaptığı işlemin sonuçları tartışıldı. Mahkemenin kararı temyiz edildi.
“kanunen gerektiği halde vasinin yetkili vesayet dairelerinin izni olmaksızın kısıtlı adına yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmünde olup (TMK m. 465), vesayet makamının izni alınmadan yapılan işlemde kısıtlı bağlı değil ise de, kendi menfaatine yapılan işlem nedeniyle zenginleşme tutarı ile sorumlu olacağının tabii bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA”
Ne anlama geliyor? Karar, 465. maddenin sonucunu 452. maddeyle birlikte uygular. İzinsiz işlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir; vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir, ancak vesayet altındaki kişi yalnız kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla sorumludur (TMK m. 452). Daire, kısıtlının izinsiz işlemle bağlı olmamakla birlikte kendi menfaatine yapılan işlem nedeniyle zenginleşme tutarıyla sorumlu olacağını kabul ederek hükmü onamıştır.
Vasi vesayet makamının izni olmadan vesayet altındaki kişiye karşı açılan davayı kabul edemez; izinsiz kabul beyanına dayanılarak hüküm kurulamaz
Tapu iptali ve tescil davasında davalılardan birine vasi atanmıştı. Vasi, bir duruşmada davayı kabul ettiğini bildirdi; mahkeme davayı kabul etti. Karar davalının vasisi tarafından temyiz edildi.
“Vasi, vesayeti altındaki kişinin taraf olduğu davalarda onu temsil eder (TMK m. 448). Ancak vasi, yalnız vesayet kararı ile vesayeti altındaki kişi adına davayı kabul edemez. Vasinin vesayeti altındaki kişiye karşı açılan davayı kabul edebilmesi için, vasiye sulh mahkemesi tarafından izin verilmiş olması gerekir (TMK m. 462/8). Dava ehliyeti olmayan davalıya karşı veya onun tarafından yapılan usul işlemleri geçersizdir. Ancak kanuni temsilci davalıya karşı veya onun tarafından yapılan işlemlere icazet verebilir ise de davada vasinin vesayet makamından alınmış bir izni bulunmadığından mahkemece yukarıda belirtilen Yasa hükümlerine aykırı şekilde vasinin davayı takip etmesi ve davayı kabul beyanı esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 465. maddenin davayı kabul beyanına uygulanmasıdır. Vasi, vesayet altındaki kişiyi davalarda temsil eder (TMK m. 448); ancak davayı kabul, 462. maddenin 8. bendi uyarınca vesayet makamının iznine bağlıdır ve izinsiz yapılan işlem vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir. Daire, vesayet makamından alınmış bir izin bulunmadığı hâlde vasinin kabul beyanı esas alınarak hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.
Vasinin izinsiz ve sonradan onaylanmamış kabul beyanı hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz
Tapu iptali ve tescil davasında kısıtlı davalının vasisi, vesayet makamının izni olmadan davayı kabul etti. Daire'nin önceki bozma kararında bu kabul geçerli sayılmış, mahkeme bozmaya uymuş ve hüküm onanmıştı. Davacı vekili kararın düzeltilmesini istedi.
“Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi gereğince vesayet makamının izni gereken hallerde, vasi tarafından bu izin alınmaksızın yapılan işlemlerle ilgili aynı kanunun 465. maddesinde vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmünde olduğu belirtilmiştir. Buna göre davalı ... vasisinin vesayet makamından izin almaksızın kısıtlı aleyhine sonuç doğuracak şekilde kabul beyanı, sonradan onaylanmadığı da dosya kapsamından anlaşılmakla hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz.”
Ne anlama geliyor? Karar, izinsiz kabul beyanının hukuki değerini ve bunun usul bakımından önemini gösterir. Daire, vasinin vesayet makamından izin almaksızın kısıtlı aleyhine sonuç doğuracak şekilde yaptığı ve sonradan onaylanmayan kabul beyanının geçerli olmadığını belirtmiştir. Kabulü geçerli sayan önceki bozma kararının maddi hataya dayandığını, bu nedenle usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini kabul ederek onama kararını kaldırmış ve hükmü bozmuştur.
Vasiye başka bir dosya için verilmiş husumete izin kararı, açılan boşanma davasını kapsamaz
Vesayet altındaki eş adına vasi tarafından boşanma davası açıldı. Vasinin elindeki husumete izin kararı, sulh hukuk mahkemesinde başka bir dosyada verilmişti. İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu üzerine verilen bölge adliye mahkemesi kararı, davalı kadın tarafından temyiz edildi.
“Vasinin, vesayeti altındaki kişi adına dava açması için vesayet makamından "Dava açma izni" kararı alması zorunludur (TMK m. 462/8). Vesayet makamının iznine tabi olan işlem, izin alınmaksızın yapılırsa, vasinin yaptığı bu muamele vesayet altındaki kişiyi bağlamaz (TMK m.465). Vasiye İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/881 esas sayılı dosyasında 05/12/2014 tarihinde verilen husumete izin kararı, bu dosyayı kapsamamaktadır. Vesayet makamı tarafından husumete izin için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar alınmadan vasi tarafından açılan davaya bakılması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, dava açma izninin kapsamına ilişkin bir sınır koyar. Daire, vasiye başka bir dosyada verilmiş husumete izin kararının eldeki davayı kapsamadığını, vesayet makamınca usulüne uygun olarak verilmiş bir izin bulunmadan vasinin açtığı davaya bakılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiş; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Vasinin vesayet altındaki çocuklar adına açtığı nafaka davasında da husumet izni gerekir; izin için süre verilmelidir
Boşanma kararıyla velayetleri anneye verilen çocukların velayeti sonradan anneden kaldırılmış ve babaanneleri vasi olarak atanmıştı. Vasi, çocuklar adına nafaka davası açtı; anne de velayetin kendisine verilmesi için dava açtı ve davalar birleştirildi. Karar her iki dava yönünden temyiz edildi.
“Vesayet altındaki çocuklara nafaka bağlanmasına dair olan dava vasi tarafından açılmıştır. Vasinin, vesayeti altındaki kişi adına dava açması için vesayet makamından "husumet izni" kararı alması zorunludur (TMK m. 462/8). Vesayet makamının iznine tabi olan işlem, izin alınmaksızın yapılırsa, vasinin yaptığı bu muamele vesayet altındaki kişiyi bağlamaz (TMK m. 465). Vasiye, dava açma yönünde izin kararı alması için süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 465. maddenin çocuklar adına açılan davalardaki sonucunu gösterir. Daire, vasinin vesayeti altındaki kişi adına dava açabilmesi için vesayet makamından husumet izni alması gerektiğini (TMK m. 462), izin alınmadan yapılan işlemin vesayet altındaki kişiyi bağlamadığını belirtmiş; vasiye izin alması için süre verilmeden hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.
Vasiye verilen sürede dava açma izni alınmadığı anlaşıldığında davanın esasına girilerek ret kararı verilemez
Kısıtlı adına vasisi tarafından ayıplı mala ilişkin dava açıldı. Yargılama sırasında vasiye dava açma izni alması için iki haftalık kesin süre verildi; daha sonra vasiye dava açma yetkisi verilmediği bildirildi. Mahkeme yargılamaya devam ederek davayı esastan reddetti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti; karar davacı vekilince temyiz edildi.
“Yukarıda açıklandığı üzere vasiye, dava açma yönünde izin kararı alması için süre verilmesine ve vasiye dava açma konusunda yetki verilmediğinin belirtilmesine rağmen Mahkemece yargılamaya devam olunup davanın esastan reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Vesayet makamı tarafından husumete izin için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar alınmadan vasi tarafından açılan davaya bakılması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, izin eksikliğinin davanın esasına girilmesine engel olduğunu gösterir. Daire, vasiye izin alması için süre verildiği ve izin alınmadığı anlaşıldığı hâlde yargılamaya devam edilerek davanın esastan reddedilmesini doğru bulmamış; vesayet makamınca usulüne uygun olarak verilmiş bir izin bulunmadan vasinin açtığı davaya bakılmasını bozma nedeni saymıştır. İzin belgesi alınması için verilen kesin sürede mahkemeye başvurulmaması hâlinde dava açılmamış sayılır (HMK m. 54/3).
Madde gerekçesi
Madde 465- Yürürlükteki Kanunun 408 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki madde sulh mahkemesinin izni alınmadan yapılan tasarrufların hukuksal durumunu düzenlemiştir. Maddenin aslı olan İsviçre Medenî Kanununun 424 üncü maddesi göz önünde tutularak, madde, asliye mahkemesinin (denetim makamının) izninin bulunmaması hâlini de kapsayacak şekilde kaleme alınmış ve yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapılan işlemlerin hukuksal durumu belirlenmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 152- Tasarının 465 inci maddesinin "İznin bulunmaması" olan kenar başlığı, vesayet dairelerinden asliye hukuk mahkemesinin görevinin izin değil onay olduğu düşünülerek, "İzin veya onayın bulunmaması" şeklinde değiştirilmiş ve maddede yer alan "iznini" kelimesinden sonra bu değişikliğe paralel olarak "veya onayını" ibaresi ilave edilmiştir.
Gerekçe Tasarı metnini anlatır. Adalet Komisyonu kenar başlığı ve metni değiştirmiş, ancak yürürlükteki metin Tasarı metniyle aynıdır; Komisyonun eklediği "veya onayını" ibaresi Kanun metninde yer almaz. Aynı terim farkı 463. maddede de görülür: Tasarıdaki "denetim makamının da onayı" ifadesi Kanun metninde "denetim makamının da izni" olarak yer almıştır (TMK m. 463).
| Tasarı m. 465 | Komisyon metni m. 465 | Kanun m. 465 | |
|---|---|---|---|
| Kenar başlık | İznin bulunmaması | İzin veya onayın bulunmaması | İznin bulunmaması |
| Metin | "...vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler..." | "...vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini veya onayını almadan yapmış olduğu işlemler..." | "...vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler..." |
| Dayanak | Tasarı metni, s. 474 | Komisyon değişikliği, s. 315; Komisyon metni, s. 474 | 4721 s. K. |
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 408. maddeydi; madde "İznin bulunmaması" kenar başlığını taşıyordu.
Sulh Mahkemesinin kanunen muktazi müsaadesi alınmadan yapılan tasarrufun vesayet altındaki kimseye karşı hükmü; böyle bir kimsenin, vasisinin muvafakati olmaksızın yaptığı tasarrufun hükmü gibidir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 408 | 4721 sayılı Kanun m. 465 | |
|---|---|---|
| Kapsam | Sulh mahkemesinin kanunen gerekli izni alınmadan yapılan tasarruf | Yetkili vesayet dairelerinin kanunen gerekli izni alınmadan yapılan işlem |
| Sonuç | Vesayet altındaki kimsenin vasinin rızası olmadan yaptığı tasarruf gibi | Vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmünde |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarı aşaması | Adalet Komisyonu kenar başlığı "İzin veya onayın bulunmaması" olarak değiştirdi ve "veya onayını" ibaresini ekledi | S. Sayısı 723, s. 315, 474 |
| 01.01.2002 | Madde Tasarı metniyle aynı biçimde, "İznin bulunmaması" kenar başlığıyla yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 465. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 448: Vasinin temsil yetkisi.
- TMK m. 451: Vasinin rızası.
- TMK m. 452: Onamamanın sonucu.
- TMK m. 462: Vesayet makamının izni.
- TMK m. 463: Denetim makamının izni.
- TMK m. 467: Vasinin sorumluluğu.
Vasinin izinsiz işlemleri, vesayet altındaki bir yakınınızla ilgili davalar ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 465 ne diyor?
Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yaptığı işlemlerin, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmünde olduğunu düzenler.
Vasi izin almadan kısıtlının taşınmazını satarsa ne olur?
Taşınmaz satışı vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462); izin alınmadan yapılan satış vesayet altındaki kişinin izinsiz işlemi hükmündedir ve onanmayan işlemde taraflar verdiklerini geri isteyebilir (TMK m. 452, 465).
Kısıtlı izinsiz işlemden hiç sorumlu olmaz mı?
Kendi menfaatine harcanan veya malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla sorumludur (Yargıtay 2. HD, 2012/13437 E., 2012/18283 K., 02.07.2012).
Vasi izin almadan boşanma davası açarsa ne olur?
Vasiye izin alması için süre verilmesi gerekir; başka bir dosya için verilmiş izin kararı da bu davayı kapsamaz (Yargıtay 2. HD, 2020/3553 E., 2020/5294 K., 04.11.2020).
Süre verildiği hâlde izin alınmazsa ne olur?
Davanın esasına girilemez; bu durumda verilen esastan ret kararı bozulmuştur (Yargıtay 3. HD, 2020/7607 E., 2021/3784 K., 07.04.2021).
Vasi davayı izinsiz kabul edebilir mi?
Hayır; izinsiz kabul beyanına dayanılarak hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır (Yargıtay 7. HD, 2021/7979 E., 2022/1516 K., 01.03.2022).
İzinsiz kabul beyanı sonradan geçerli sayılabilir mi?
Sonradan onaylanmayan izinsiz kabul beyanının hukuken geçerli sonuç doğurmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 14. HD, 2015/6016 E., 2015/5646 K., 20.05.2015).
Denetim makamının izni gereken işlerde de aynı sonuç doğar mı?
Evet; madde yetkili vesayet dairelerinin iznini kapsar ve gerekçeye göre denetim makamının izninin bulunmaması hâli de kapsama alınmıştır (S. Sayısı 723, s. 152).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 408. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır; Adalet Komisyonunun eklediği "veya onayını" ibaresi Kanun metninde yer almamıştır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 397, 448, 451, 452, 462, 463, 465, 467
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 54
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 408 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 465 gerekçesi s. 152, Komisyon değişiklikleri s. 315, Tasarı ve Komisyon metni s. 474
- Yargıtay 2. HD, 2025/2906 E., 2025/5146 K., 15.05.2025
- Yargıtay 2. HD, 2020/3553 E., 2020/5294 K., 04.11.2020
- Yargıtay 2. HD, 2016/4041 E., 2016/9194 K., 05.05.2016
- Yargıtay 2. HD, 2012/13437 E., 2012/18283 K., 02.07.2012
- Yargıtay 1. HD, 2021/4328 E., 2022/4214 K., 26.05.2022
- Yargıtay 3. HD, 2020/7607 E., 2021/3784 K., 07.04.2021
- Yargıtay 7. HD, 2021/7979 E., 2022/1516 K., 01.03.2022
- Yargıtay 14. HD, 2015/6016 E., 2015/5646 K., 20.05.2015
