Türk Medeni Kanunu · 4. Vesayet altındaki kişinin yapabileceği işler

TMK Madde 452: Vasinin Onamadığı İşlemlerin Sonucu

Türk Medeni Kanunu'nun 452. maddesine göre vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir. Ancak vesayet altındaki kişi, yalnız kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur. Fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmışsa, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur. Bu sayfada geri isteme hakkını, sorumluluğun sınırlarını, yanıltma sorumluluğunu, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 1 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › İkinci Bölüm: Vesayetin Yürütülmesi › Birinci Ayırım: Vasinin Görevleri › B. Özen ve temsil › II. Temsil › 4. Vesayet altındaki kişinin yapabileceği işler

b. Onamamanın sonucu

Madde 452

  1. (1)Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir. Ancak, vesayet altındaki kişi, sadece kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur.
  2. (2)Vesayet altındaki kişi, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış ise, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 452 ne düzenler?
  3. Onanmayan işlemde geri isteme
  4. Vesayet altındaki kişinin sınırlı iade sorumluluğu
  5. Fiil ehliyeti konusunda yanıltma
  6. Vasinin ve Devletin sorumluluğuyla ilişkisi
  7. Yargıtay kararları
  8. Madde gerekçesi
  9. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  10. Değişiklik geçmişi
  11. İlgili maddeler
  12. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 452, vasinin onamadığı işlemlerin sonuçlarını düzenler. Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir. Vesayet altındaki kişinin iade sorumluluğu ise sınırlıdır: yalnız kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktarla sorumludur. Vesayet altındaki kişi fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmışsa, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur. Gerekçe, sorumluluğun "geri isteme zamanındaki" zenginleşmeyle sınırlı olduğunun vurgulandığını ve hüküm değişikliği bulunmadığını belirtir. Yargıtay, sözleşme tarihinde fiil ehliyeti bulunmayan kişinin kendisine hiçbir yarar sağlamayan kefalet sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağını kabul etmiştir (Yargıtay 13. HD, 2008/9584 E., 2009/1772 K., 16.02.2009). Madde eski Kanun'un 395. maddesini karşılar.

Onamamak
Vasinin, ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin yaptığı işlemi kabul etmemesi (TMK m. 451).
Geri isteme
İşlem geçerlilik kazanmadığı için tarafların birbirine verdiklerinin iadesini istemesi.
Zenginleşme
Vesayet altındaki kişinin malvarlığında işlem nedeniyle meydana gelen artış.
Yanıltma
Vesayet altındaki kişinin, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanlış kanıya düşürmesi.

TMK 452 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Geri istemeTaraflardan her biri verdiğini geri isteyebilirTMK m. 452/1
Sorumluluğun sınırıKendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında mevcut zenginleşmeTMK m. 452/1
İyiniyetsiz elden çıkarmaElden çıkarılan miktarla sorumlulukTMK m. 452/1
YanıltmaFiil ehliyeti konusunda yanıltılan tarafın zararından sorumlulukTMK m. 452/2
OnamaUygun süre içinde onanmayan işlemde diğer taraf bağlılıktan kurtulurTMK m. 451
Eski Kanun743 sayılı Kanun m. 395Gerekçe, s. 149

TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 395. maddesini karşılar. Gerekçe, kısıtlının sorumluluğunun "geri isteme zamanında"ki zenginleşmesi ile sınırlı olduğunun vurgulandığını ve hüküm değişikliği bulunmadığını belirtir (S. Sayısı 723, s. 149). Tasarının 452. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 470).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, geri isteme hakkının her iki tarafa tanınmasıdır. İkinci nokta, vesayet altındaki kişinin iade sorumluluğunun zenginleşmeyle sınırlı olmasıdır; iyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktar ise bu sınırın dışında kalır. Üçüncü nokta, yanıltma sorumluluğunun fiil ehliyetinin yokluğu kuralını ortadan kaldırmamasıdır: ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiilleri, Kanun'da gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere hukuki sonuç doğurmaz (TMK m. 15); Yargıtay, fiil ehliyeti bulunmayan kefilin, kendisine yarar sağlamayan kefalet sözleşmesinden sorumlu olmadığını ileri sürmesini dürüstlük kuralına aykırı bulmamıştır (Yargıtay 13. HD, 2008/9584 E., 2009/1772 K., 16.02.2009).

Onanmayan işlemde geri isteme

  • Kural: Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir.
  • Önceki adım: İşlem uygun süre içinde onanmazsa diğer taraf bağlı olmaktan kurtulur.

Birinci fıkranın ilk cümlesine göre vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir. Madde, ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin vasinin izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebileceğini düzenleyen 451. maddenin devamıdır; işlem diğer tarafın belirlediği veya hâkimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur (TMK m. 451). Kanunen gerektiği hâlde yetkili vesayet dairelerinin izni alınmadan vasinin yaptığı işlemler de vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465).

Eski Kanun da vasi tarafından icazet verilmezse akitlerden her birinin verdiğini geri isteyebileceğini öngörüyordu (743 s. K. m. 395).

Vesayet altındaki kişinin sınırlı iade sorumluluğu

  • Menfaatine harcanan: Kendi menfaatine harcanan miktar.
  • Mevcut zenginleşme: Geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarı.
  • İyiniyetsiz elden çıkarma: İyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktar.

Birinci fıkranın ikinci cümlesine göre vesayet altındaki kişi, sadece kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur. Gerekçe, kısıtlının sorumluluğunun "geri isteme zamanında"ki zenginleşmesi ile sınırlı olduğunun vurgulandığını belirtir (S. Sayısı 723, s. 149). Eski Kanun'a göre de vesayete tabi kimse ancak yararlandığı miktar veya iade zamanına kadar mallarında meydana gelen artış oranında ya da kötüniyetle elden çıkardığı miktarla sorumluydu (743 s. K. m. 395).

Fiil ehliyeti konusunda yanıltma

  • Kural: Vesayet altındaki kişi, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmışsa bu yüzden doğan zarardan sorumludur.
  • Genel kural: Ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludur.
  • Sınır: Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiilleri kural olarak hukuki sonuç doğurmaz.

İkinci fıkraya göre vesayet altındaki kişi, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmışsa, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur. Eski Kanun, vesayet altındaki kimsenin gerçeğe aykırı olarak kendisini ehil göstermesi hâlinde bu yüzden başkasına verdiği zararı tazmin edeceğini öngörüyordu (743 s. K. m. 395). Genel hükümlere göre ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludur (TMK m. 16); ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri ise Kanun'da gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere hukuki sonuç doğurmaz (TMK m. 15).

Yargıtay, bir taşıt kredisine müteselsil kefil olan ve sözleşme tarihinde fiil ehliyeti bulunmadığı Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenen kişiyi, kimlik bilgilerini vererek kendisini ehil gösterdiği gerekçesiyle sorumlu tutan kararı bozmuştur (Yargıtay 13. HD, 2008/9584 E., 2009/1772 K., 16.02.2009). Daire'ye göre ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiili hukuki sonuç doğurmaz ve bunun istisnası dürüstlük kuralıdır; kendisine hiçbir yarar sağlamayan, yalnız külfet ve risk taşıyan kefalet sözleşmesinden sorumlu olmadığını ileri sürmek dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmaz.

Vasinin ve Devletin sorumluluğuyla ilişkisi

  • Vasi: Görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla verdiği zarardan sorumludur.
  • Devlet: Vasiye tazmin ettirilemeyen zararlardan sorumludur.

452. madde vesayet altındaki kişi ile işlem yaptığı diğer taraf arasındaki ilişkiyi düzenler. Vasinin vesayet altındaki kişiye karşı sorumluluğu ise ayrıca düzenlenmiştir: vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur (TMK m. 467); Devlet de vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan sorumludur (TMK m. 468).

Uygulamada

Kısıtlı bir kişiyle yaptığınız işlem vasi tarafından onaylanmadıysa, verdiğinizi geri isteyebilirsiniz; ancak kısıtlıdan yalnız kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarını ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktarı isteyebileceğinizi göz önünde tutun (TMK m. 452). Kısıtlının fiil ehliyeti konusunda sizi yanılttığını düşünüyorsanız, zararınızı ve yanıltmayı gösteren belgeleri saklayın.

Yargıtay kararları

Bu sayfa hazırlanırken 452. maddeyi doğrudan uygulayan az sayıda karara rastlanmıştır. Aşağıdaki karar, fiil ehliyeti bulunmayan bir kişinin kendisini ehil gösterdiği gerekçesiyle sorumlu tutulmasının sınırını gösterir. İlgililerin kimlik ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi2008/9584 E. · 2009/1772 K.16.02.2009

Sözleşme tarihinde fiil ehliyeti bulunmayan kişi, kendisine hiçbir yarar sağlamayan kefalet sözleşmesinden sorumlu tutulamaz; sorumsuzluğunu ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı değildir

Bir kişi, bir bankanın başka bir kişiye kullandırdığı taşıt kredisine müteselsil kefil oldu. Kişi daha sonra kısıtlanarak kendisine vasi atandı; Adli Tıp Kurumu raporuyla sözleşme tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı belirlendi. Asıl borç ödenmeyince kefil hakkında icra takibi başlatıldı ve kefil adına borçlu olmadığının tespiti istendi. Mahkeme, kefilin kimlik bilgilerini vererek kendisini ehil bir kişi gibi gösterdiğini ve bankanın zarara uğramasına neden olduğunu kabul ederek davayı reddetti.

“Somut olayda davacı kendisi için hiçbir yarar sağlamayan sadece kendisi için külfet ve risk taşıyan kefalet sözleşmesini imzalamıştır. Böyle bir sözleşmede, davacının sorumlu olmadığını iddia etmekte MK. 2.maddesine aykırılık teşkil etmez.”

Ne anlama geliyor? Karar, 452. maddenin ikinci fıkrasındaki yanıltma sorumluluğu ile fiil ehliyetinin yokluğu arasındaki ilişkiyi gösterir. Yerel mahkeme, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltan vesayet altındaki kişinin bu yüzden doğan zarardan sorumlu olacağına ilişkin hükmü de anarak kefili sorumlu tutmuştu. Daire ise ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiillerinin hukuki sonuç doğurmadığını (TMK m. 15), bunun istisnasının dürüstlük kuralı olduğunu (TMK m. 2) belirtmiş; kendisine hiçbir yarar sağlamayan ve yalnız külfet ve risk taşıyan kefalet sözleşmesinden sorumlu olmadığını ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı olmadığını kabul ederek hükmü bozmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 452- Yürürlükteki Kanunun 395 inci maddesini karşılamaktadır. Kısıtlının sorumluluğunun “geri isteme zamanında”ki zenginleşmesi ile sınırlı olduğu vurgulanmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 149

Tasarının 452. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 470).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 395. maddeydi; madde "Küçüğün tasarrufu" başlığı altında "İcazetin fıkdanı" kenar başlığını taşıyordu.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 395 (mülga)

Vasi tarafından icazet verilmezse akitlerden herbiri, verdiğini geri isteyebilir. Şukadar ki vesayete tabi kimse ancak intifa eylediği miktar veya iade zamanına kadar mallarında hasıl olan ziyade nisbetinde yahut suiniyetle elden çıkardığı miktar ile mesuldür. Vesayet altındaki kimse hakikata muhalif olarak kendini ehil göstermiş ise, bu yüzden başkasına iras eylediği zararı zamin olur.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3954721 sayılı Kanun m. 452
Kenar başlıkİcazetin fıkdanıOnamamanın sonucu
Geri istemeAkitlerden her biri verdiğini geri isteyebilirTaraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir
Sorumluluğun sınırıYararlanılan miktar, iade zamanına kadar artış, kötüniyetle elden çıkarılan miktarMenfaatine harcanan, geri isteme zamanında mevcut zenginleşme, iyiniyetsiz elden çıkarılan miktar
YanıltmaKendini gerçeğe aykırı olarak ehil göstermişse verdiği zararFiil ehliyeti konusunda yanıltmışsa diğer tarafın zararı

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 452. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Kısıtlı bir kişiyle yapılan işlemler, vasinin onayı, iade ve tazminat konuları ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 452 ne diyor?

Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her birinin verdiğini geri isteyebileceğini, vesayet altındaki kişinin iade sorumluluğunun sınırlı olduğunu ve fiil ehliyeti konusunda diğer tarafı yanıltan vesayet altındaki kişinin bu yüzden doğan zarardan sorumlu olacağını düzenler.

Vasi işlemi onaylamazsa verdiğimi geri alabilir miyim?

Evet; taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir.

Kısıtlı aldığını harcadıysa ne olur?

Kısıtlı yalnız kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktarla sorumludur.

"Geri isteme zamanı" neden önemlidir?

Gerekçeye göre madde, kısıtlının sorumluluğunun geri isteme zamanındaki zenginleşmesiyle sınırlı olduğunu vurgular (S. Sayısı 723, s. 149).

Kısıtlı kendini ehil gösterdiyse sorumlu olur mu?

Fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmışsa, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur (TMK m. 452/2).

Ayırt etme gücü olmayan kişi de yanıltmadan sorumlu mudur?

Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiilleri kural olarak hukuki sonuç doğurmaz (TMK m. 15); fiil ehliyeti bulunmayan kefilin, kendisine yarar sağlamayan kefalet sözleşmesinden sorumlu tutulmaması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 13. HD, 2008/9584 E., 2009/1772 K., 16.02.2009).

Onay için ne kadar beklemek gerekir?

Diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun bir süre (TMK m. 451).

Vasi de sorumlu olur mu?

Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur (TMK m. 467).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 395. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp