TMK 451, ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin kendi yaptığı işlemleri düzenler. Böyle bir kişi, vasinin açık veya örtülü izniyle ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir. İşlem, diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur. Gerekçe, eski metindeki "vasi icazet vermezse, o tasarruf hükümsüz kalır" ifadesinin, işlemin onamaya kadar yalnız vesayet altındaki kişi hakkında etkisiz olduğunu belirtmek üzere düzeltildiğini açıklar. Hukuk Genel Kurulu, ihtara rağmen susan vasinin, ayırt etme gücüne sahip kısıtlının kendi yaptığı temyize onay vermiş sayılacağını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2016/1511 E., 2018/757 K., 11.04.2018). Madde eski Kanun'un 394. maddesini karşılar.
- Açık izin
- Vasinin işlemden önce veya işlem sırasında açıkça verdiği rıza.
- Örtülü izin
- Vasinin davranışlarından anlaşılan rıza.
- Sonraki onama
- Vasinin, yapılmış işlemi sonradan kabul etmesi (icazet).
- Kişiye sıkı sıkıya bağlı hak
- Ayırt etme gücüne sahip kısıtlının yasal temsilcinin rızası olmadan kullanabileceği haklar (TMK m. 16).
TMK 451 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kimin işlemi | Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi | TMK m. 451/1 |
| Rıza | Vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onaması | TMK m. 451/1 |
| İşlemin konusu | Yükümlülük altına girme veya bir haktan vazgeçme | TMK m. 451/1 |
| Onama süresi | Diğer tarafın belirlediği veya hâkimin belirleyeceği uygun süre | TMK m. 451/2 |
| Onanmazsa | Diğer taraf bağlı olmaktan kurtulur; verilenler geri istenebilir | TMK m. 451/2, 452 |
| Rıza gerekmeyen | Karşılıksız kazanma ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılması | TMK m. 16 |
| Eski Kanun | 743 sayılı Kanun m. 394 | Gerekçe, s. 149 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 394. maddesini karşılar. Gerekçe, maddenin kenar başlıklarının içeriğiyle uygun hâle getirildiğini ve eski maddenin ikinci fıkrasındaki "vasi icazet vermezse, o tasarruf hükümsüz kalır" ifadesinin, işlemin onamaya kadar sadece vesayet altındaki kişi hakkında etkisiz olduğunu belirtmek üzere, işlem onanmazsa "diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur" şeklinde düzeltildiğini açıklar (S. Sayısı 723, s. 149). Tasarının 451. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 470).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, maddenin yalnız ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi için uygulanmasıdır. İkinci nokta, kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılmasında vasinin rızasının aranmamasıdır (TMK m. 16); hükümlülük nedeniyle vesayet altındaki kişinin babalığın tespiti davasını kendisinin açması usulsüz sayılmamıştır (Yargıtay 18. HD, 2015/9434 E., 2016/5188 K., 29.03.2016). Üçüncü nokta, vasinin onaması vesayet makamının iznini gerektiren işlemlerde tek başına yeterli değildir; vasi bulunmaksızın ve vesayet makamının izni alınmadan kısıtlı tarafından imzalanan miras payının devri sözleşmesi geçersiz sayılmıştır (Yargıtay 7. HD, 2021/2182 E., 2022/734 K., 07.02.2022).
Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin işlemleri
- Kural: Vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.
- Koşul: Ayırt etme gücüne sahip olmak.
- Genel kural: Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez.
Birinci fıkraya göre ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir. Madde, genel hükümlerdeki şu kuralla birlikte uygulanır: ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez; karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir (TMK m. 16). Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiilleri ise, Kanun'da gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere hukuki sonuç doğurmaz (TMK m. 15).
Eski Kanun, vesayete tabi ve temyize muktedir kimsenin vasinin açık veya örtülü muvafakati ya da sonradan vereceği icazetle bir borç altına girebileceğini veya bir haktan feragat edebileceğini öngörüyordu (743 s. K. m. 394). Gerekçe, maddenin kenar başlıklarının içeriğiyle uygun hâle getirildiğini belirtir (S. Sayısı 723, s. 149); eski Kanun'daki "Küçüğün tasarrufu" başlığı yerine bugünkü metin "Vesayet altındaki kişinin yapabileceği işler" ve "Vasinin rızası" başlıklarını taşır.
Onama süresi ve onanmamanın sonucu
- Süre: Diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun süre.
- Onanmazsa: Diğer taraf bağlı olmaktan kurtulur.
- İade: Taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir; kısıtlı zenginleşmesiyle sınırlı sorumludur.
İkinci fıkraya göre yapılan işlem, diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa, diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur. Gerekçeye göre eski metindeki "vasi icazet vermezse, o tasarruf hükümsüz kalır" ifadesi, işlemin onamaya kadar sadece vesayet altındaki kişi hakkında etkisiz olduğunu belirtmek üzere bu şekilde düzeltilmiştir (S. Sayısı 723, s. 149).
Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir; ancak vesayet altındaki kişi, yalnız kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur (TMK m. 452).
Kanun yolu başvurularında vasinin onayı
- Kısıtlının kendi temyizi: Kararı temyiz etmek kısıtlıyı borç altına sokan bir işlem sayılmamıştır.
- Vasinin susması: İhtarlı muhtıraya cevap vermeyen vasi onay vermiş sayılmıştır.
- Birden fazla vasi: Vasilere ihtarlı tebligat yapılması istenmiştir.
Hukuk Genel Kurulu, hükümlülük nedeniyle kısıtlanan davacının kendisinin yaptığı temyiz başvurusunda, vasiye onay verip vermediğini bildirmesi, cevap vermezse temyizin kabul edilmiş sayılacağı ihtar edildiği hâlde vasi cevap vermediğinden, ayırt etme gücüne sahip kısıtlının temyizine vasinin 451. madde uyarınca onay vermiş sayılacağını ve kısıtlının tek başına kararı temyiz etmesinin kendisini borç altına sokan bir eylem olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2016/1511 E., 2018/757 K., 11.04.2018). Birden fazla vasisi bulunan hükümlü kısıtlının kendi yaptığı temyizde ise dosya, vasilere kararı ayrıca temyiz edebileceklerini ve susarlarsa kısıtlının temyizine icazet vermiş sayılacaklarını ihtar eden bir tebligat yapılması için geri çevrilmiştir (Yargıtay HGK, 2025/536 E., 2025/918 K., 25.12.2025).
Hükümlü iken vekâletname vererek dava açan kişiye sonradan vasi atandığında da gerekçeli kararın vasiye, vekâlete ve temyize icazet verip vermediğini açıkça bildirmesi gerektiği ihtarıyla tebliğ edilmesi istenmiştir (Yargıtay 10. HD, 2021/8065 E., 2022/1275 K., 27.01.2022). Hükümlülük hâli sona ermişse vesayet kendiliğinden ortadan kalkar (TMK m. 471).
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar
- Kural: Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı bu hakları vasinin rızası olmadan kullanabilir.
- Örnek: Babalığın tespiti davası.
Ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada yasal temsilcinin rızasına ihtiyaç duymaz (TMK m. 16). Yargıtay, hükümlülük nedeniyle vesayet altında bulunan kişinin babalığın tespiti davasını kendisinin açmasında usulsüzlük görmemiş, davanın niteliğinin davacının şahsına sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2015/9434 E., 2016/5188 K., 29.03.2016).
Vesayet makamının iznini gerektiren işlemler
- Kural: Vasinin rızası, vesayet makamının iznini gerektiren işlemlerde izni karşılamaz.
- Örnek: Miras payının devri sözleşmesi.
Vasinin rızası, Kanun'un ayrıca vesayet makamının iznine bağladığı işlemlerde bu iznin yerine geçmez. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri gibi işlemler vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462); izin alınmadan yapılan işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465). Yargıtay, yurt dışında kısıtlı bulunduğu dönemde vasisi bulunmaksızın ve vesayet makamının izni alınmadan imzalanan miras payının devri sözleşmesini geçersiz saymıştır (Yargıtay 7. HD, 2021/2182 E., 2022/734 K., 07.02.2022).
Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı bir kişiyle sözleşme yapıyorsanız, vasinin iznini önceden alın; işlem yapıldıktan sonra vasiye uygun bir süre vererek onaylayıp onaylamadığını sorun (TMK m. 451). İşlem vesayet makamının iznine bağlıysa, vasinin onayıyla yetinmeyin (TMK m. 462). Vasi olarak kısıtlının kendi başına yaptığı bir temyiz veya istinaf başvurusuna ilişkin ihtarlı bir tebligat aldıysanız, onay verip vermediğinizi süresi içinde açıkça bildirin.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, ayırt etme gücüne sahip kısıtlının kendi yaptığı kanun yolu başvurularında vasinin onayını, kısıtlamadan önce verilen vekâletnameye vasinin icazetini, kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ve vesayet makamının iznini gerektiren işlemlerde vasinin rızasının sınırını gösteren kararlardan seçilmiştir. İlgililerin kimlik ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Ayırt etme gücüne sahip kısıtlının kendi yaptığı temyiz, ihtara rağmen susan vasinin onayıyla yapılmış sayılır; kararı temyiz etmek kısıtlıyı borç altına sokan bir işlem değildir
Bir tazminat davasının yargılaması sırasında davacı, kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti nedeniyle cezaevine girdi ve hükümlülük nedeniyle kısıtlanarak eşi vasi olarak atandı. Gerekçeli karar vasiye tebliğ edildi; vasi temyiz etmedi, ancak kısıtlı davacı kararı kendisi temyiz etti ve harcı yatırdı. Özel Daire vasiye, kısıtlının temyizine onay verip vermediğini iki hafta içinde bildirmesini, cevap vermezse temyizin kabul edilmiş sayılacağını ihtar etti; vasi cevap vermedi.
“Ancak, ayırt etme gücüne, dolayısıyla medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunan kısıtlı davacı tarafından yapılmış olan temyize, vasinin Türk Medeni Kanunu'nun 451. maddesi hükmüne göre onay vermiş sayılması gerektiğinden ve davacı asilin tek başına kararı temyiz etmesinin kendisini borç altına sokan bir eylem olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından, davacının temyiz isteminin incelenmesi gerektiği oy birliği ile kabul edilmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 451. maddenin kanun yoluna başvurudaki uygulamasını gösterir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez (TMK m. 16); 451. maddeye göre ise vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir. Kurul, ihtarlı muhtıraya cevap vermeyen vasinin kısıtlının temyizine onay vermiş sayılacağını ve kısıtlının tek başına kararı temyiz etmesinin kendisini borç altına sokan bir eylem olarak kabul edilemeyeceğini belirterek temyiz isteminin incelenmesi gerektiğini ön sorun olarak oy birliğiyle kabul etmiştir.
Hükümlü kısıtlının kendi yaptığı temyizde vasiye, ayrıca temyiz edebileceği ve susarsa kısıtlının temyizine icazet vermiş sayılacağı ihtarıyla tebligat yapılmalıdır
Hükümlülük nedeniyle kısıtlanan ve birden fazla vasisi bulunan bir davacının açtığı davada, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek karar, cezaevi aracılığıyla davacının kendisine tebliğ edildi. Davacı kararı kendisi temyiz etti ve dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderildi.
“Yukarıda yapılan açıklamalar ile somut olaya ilişkin maddi ve hukuki olgular kapsamında ön sorun değerlendirildiğinde; davacının cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu ve kısıtlı olduğu, birden fazla vasisinin mevcut olduğu anlaşılmakla vesayet kararı da celbedilerek davacının vasisine veya vasilerine"kanuni süre içinde mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde kısıtlı tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş sayılacağı, temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği" açıklama ve ihtaratı içerir biçimde tebligat çıkarıldıktan sonra sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 451. maddenin temyiz aşamasında nasıl işletileceğini gösterir. Kurul, ayırt etme gücüne sahip küçüklerin ve kısıtlıların kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada yasal temsilcinin rızasına gerek olmadığını (TMK m. 16), diğer işlemlerde ise vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasının arandığını hatırlatmıştır. Davacının birden fazla vasisi bulunduğundan, vesayet kararı getirtilerek vasilere kısıtlının temyizine icazet verip vermediklerini soran ihtarlı tebligat yapılması için dosya Özel Daireye geri çevrilmiştir.
Hükümlülük nedeniyle vesayet altında bulunan kişinin babalığın tespiti davasını kendisinin açması usulsüz değildir; dava kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakka ilişkindir
Hükümlülük nedeniyle vesayet altında bulunan bir kişi babalığın tespiti davası açtı. Aile mahkemesi davayı kabul etti; karar davalı vekilince temyiz edildi.
“Bu düzenlemelere göre, hükümlülük sebebiyle vesayet altında bulunan davacının doğrudan kendisinin dava açmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 451. maddenin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardaki sınırını gösterir. Daire, ayırt etme gücüne sahip kısıtlıların karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada yasal temsilcinin rızasına ihtiyaç duymadığını (TMK m. 16) ve 451. maddedeki onama kuralını birlikte değerlendirerek, açılan davanın davacının şahsına sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğunu belirtmiş ve hükmü onamıştır (TMK m. 301).
Hükümlü iken vekâletname vererek dava açan kişiye sonradan vasi atanırsa, gerekçeli karar vasiye vekâlete ve temyize icazet verip vermediğini soran ihtarla tebliğ edilmelidir
Bir kişi hükümlü iken verdiği vekâletnameyle, emeklilik işlemlerine esas alınacak doğum tarihinin tespiti için dava açtı. Yargılama sırasında kendisine sulh hukuk mahkemesince vasi atandı. Davanın sonunda verilen karar davacı vekilince temyiz edildi.
“hükümlülük halinin devam edip etmediği araştırılarak hükümlülük halinin devam etmesi halinde gerekçeli kararın vasiye "kanuni süre içinde Mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde söz konusu vekalete ve temyize icazet verip vermediğini açıkça bildirmesi gerektiği" şerhini içerir biçimde usulüne uygun muhtıra düzenlenerek yöntemince tebliğ edildikten sonra, vasinin kararı temyiz etmesi halinde temyiz talebi de değerlendirildikten, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3'üncü maddesi gereğince, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun anılan (434) maddesinde öngörülen prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere; dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE”
Ne anlama geliyor? Karar, 451. maddedeki sonraki onamanın vekâlet ilişkisindeki uygulamasını gösterir. Daire, ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebileceğini hatırlatarak, hükümlülük hâli sürüyorsa vasiye kararı ayrıca temyiz edebileceğinin ve vekâlete ve temyize icazet verip vermediğini açıkça bildirmesi gerektiğinin ihtar edilmesini istemiş ve dosyayı mahalline geri çevirmiştir. Hükümlülük hâli sona ermişse vesayet kendiliğinden ortadan kalkar (TMK m. 471).
Kısıtlı mirasçının vasisi bulunmaksızın ve vesayet makamının izni alınmadan imzaladığı miras payının devri sözleşmesi geçersizdir
Yurt dışında kısıtlı bulunduğu dönemde davacı, bir başkonsoloslukta düzenlenen feragatname başlıklı belgeyle mirasbırakandan intikal eden ve edecek miras hak ve paylarını diğer bir mirasçıya devretti. Davacı, belgenin hileyle imzalatıldığını ileri sürerek sözleşmenin iptalini istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti ve karar davacı vekilince temyiz edildi.
“Yukarıda anlatılanlar ışığında Türk Hukukuna göre Amerika'da kısıtlı bulunan davacının vasisi bulunmaksızın ve vesayet makamının izni alınmadan imzalamış olduğu sözleşme geçersizdir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 451. maddenin vesayet makamının iznine bağlı işlemlerle sınırını gösterir. Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi vasinin rızasıyla yükümlülük altına girebilir; ancak miras payının devri sözleşmeleri ayrıca vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462). Daire, uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanacağını belirterek, vasi bulunmaksızın ve vesayet makamının izni alınmadan kısıtlı tarafından imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu ve iptaline karar verilmesi gerektiğini kabul etmiş, hükmü bozmuştur (TMK m. 465).
Madde gerekçesi
Madde 451-Yürürlükteki Kanunun 394 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlıkları içeriğiyle uygun hâle getirilmiştir. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasının son cümlesindeki “vasi icazet vermezse, o tasarruf hükümsüz kalır” şeklindeki ifade, maddede yapılan işlemin onamaya kadar sadece vesayet altındaki kişi hakkında etkisiz olduğunu belirtmek üzere, işlem onanmazsa “diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur” şeklinde düzeltilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 149Tasarının 451. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 470).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 394. maddeydi; madde "Küçüğün tasarrufu" başlığı altında "İcazet" kenar başlığını taşıyordu.
Vesayete tabi ve temyize muktedir kimse vasinin sarih veya zımni muvafakati ile yahut lahik olacak icazeti ile bir borcu iltizam veya bir haktan feragat edebilir. Diğer tarafın bizzat tayin edeceği veya hakime tayin ettireceği münasip bir müddet zarfında, vasi icazet vermezse, o tasarruf hükümsüz kalır.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 394 | 4721 sayılı Kanun m. 451 | |
|---|---|---|
| Kenar başlık | Küçüğün tasarrufu; İcazet | Vesayet altındaki kişinin yapabileceği işler; Vasinin rızası |
| Kimin işlemi | Vesayete tabi ve temyize muktedir kimse | Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi |
| Rıza | Açık veya örtülü muvafakat ya da sonraki icazet | Açık veya örtülü izin ya da sonraki onama |
| Onanmazsa | Tasarruf hükümsüz kalır | Diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 451. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 452: Onamamanın sonucu.
- TMK m. 448: Vasinin temsil yetkisi.
- TMK m. 450: Vesayet altındaki kişinin görüşünün alınması.
- TMK m. 462: Vesayet makamının izni.
- TMK m. 465: İznin bulunmaması.
- TMK m. 407: Özgürlüğü bağlayıcı ceza.
- TMK m. 471: Hükümlülerde vesayetin sona ermesi.
Kısıtlı bir yakınınızın yaptığı işlemler, vasinin onayı, kısıtlının kendi başına açtığı davalar ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 451 ne diyor?
Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebileceğini veya bir haktan vazgeçebileceğini; işlem uygun bir süre içinde onanmazsa diğer tarafın bununla bağlı olmaktan kurtulacağını düzenler.
Kısıtlı kendi başına sözleşme yapabilir mi?
Ayırt etme gücüne sahipse, vasinin izni veya sonraki onamasıyla yapabilir; ayırt etme gücü yoksa fiilleri kural olarak hukuki sonuç doğurmaz (TMK m. 15).
Vasi işlemi onaylamazsa ne olur?
Diğer taraf bağlı olmaktan kurtulur; taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir (TMK m. 452).
Onay için ne kadar süre beklenir?
Diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun bir süre.
Vasinin onayı hangi işlemlerde yeterli değildir?
Vesayet makamının iznine bağlı işlemlerde; örneğin miras payının devri sözleşmesi (Yargıtay 7. HD, 2021/2182 E., 2022/734 K., 07.02.2022).
Kısıtlı vasinin onayı olmadan dava açabilir mi?
Kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada vasinin rızası gerekmez; hükümlü kısıtlının babalığın tespiti davasını kendisinin açması usulsüz sayılmamıştır (Yargıtay 18. HD, 2015/9434 E., 2016/5188 K., 29.03.2016).
Kısıtlı kararı kendisi temyiz ederse ne olur?
Vasiye onay verip vermediği sorulur; ihtara rağmen cevap vermeyen vasi onay vermiş sayılmıştır (Yargıtay HGK, 2016/1511 E., 2018/757 K., 11.04.2018).
Kısıtlanmadan önce verilen vekâletname ne olur?
Kısıtlama ile kendiliğinden sona erer (TBK m. 513); davada vasinin icazeti aranır (Yargıtay 10. HD, 2021/8065 E., 2022/1275 K., 27.01.2022).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 394. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 15, 16, 301, 407, 448, 450, 451, 452, 462, 465, 471
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 513
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 394 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 451 gerekçesi s. 149, Tasarı ve Komisyon metni s. 470
- Yargıtay HGK, 2025/536 E., 2025/918 K., 25.12.2025
- Yargıtay HGK, 2016/1511 E., 2018/757 K., 11.04.2018
- Yargıtay 7. HD, 2021/2182 E., 2022/734 K., 07.02.2022
- Yargıtay 10. HD, 2021/8065 E., 2022/1275 K., 27.01.2022
- Yargıtay 18. HD, 2015/9434 E., 2016/5188 K., 29.03.2016
