TMK 450, vasinin önemli işlerde vesayet altındaki kişinin görüşünü almasını düzenler. Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse, vasi önemli işlerde karar vermeden önce, olanak ölçüsünde onun görüşünü almakla yükümlüdür. Maddede yaş sınırı yoktur: gerekçe, İsviçre Medeni Kanunu'ndaki on altı yaş ölçüsünün isabetli görülmediğini ve Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesi doğrultusunda görüş alma yeteneğinin ölçü alındığını açıklar. İkinci fıkraya göre vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz. Yargıtay, kısıtlının da imzaladığı bir satış sözleşmesine ilişkin davada bu hükmü hatırlatarak vasinin temsil yetkisini kötüye kullanıp kullanmadığının araştırılmasını istemiştir (Yargıtay 1. HD, 2009/385 E., 2009/1852 K., 16.02.2009). Madde eski Kanun'un 393. maddesini karşılar.
- Görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneği
- Maddenin görüş alma yükümlülüğü için aradığı ölçü; gerekçeye göre bir yaş sınırının yerine getirilmiştir.
- Önemli iş
- Kanun'un tanımlamadığı, vasinin görüş alma yükümlülüğünün kapsamını belirleyen kavram.
- Olanak ölçüsünde
- Görüş almanın koşullar elverdiği ölçüde yerine getirilmesi.
- Vasinin sorumluluğu
- Vasinin görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumlu olması (TMK m. 467).
TMK 450 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Koşul | Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip olmalı | TMK m. 450/1 |
| Kapsam | Önemli işler; karar vermeden önce | TMK m. 450/1 |
| Ölçü | Olanak ölçüsünde | TMK m. 450/1 |
| Yaş | Yaş sınırı yoktur | Gerekçe, s. 149 |
| Sorumluluk | İşi uygun bulma vasiyi sorumluluktan kurtarmaz | TMK m. 450/2, 467 |
| Eski Kanun | 743 sayılı Kanun m. 393 | Gerekçe, s. 149 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 393. maddesini karşılar ve vasinin önemli işlerde vesayet altındaki kişinin görüşünü alma yükümlülüğünü getirir. Gerekçe, İsviçre Medeni Kanunu'nun 409. maddesinde küçük için getirilen on altı yaş ölçüsünün isabetli görülmediğini, Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesinin (1) numaralı bendine ve Alman Medeni Kanunu'ndaki yedi yaş sınırının kaldırılmasına değinerek bir yaş sınırı konulmadan "görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip" olma ölçüsünün getirildiğini açıklar. İkinci fıkra eski metinden anlaşılır kılınarak aynen alınmıştır (S. Sayısı 723, s. 149). Tasarının 450. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 470).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, görüş alma yükümlülüğünün bir yaş sınırına değil, vesayet altındaki kişinin görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine bağlanmasıdır. İkinci nokta, yükümlülüğün önemli işlerle ve olanak ölçüsüyle sınırlı olmasıdır. Üçüncü nokta, vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmasının vasinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamasıdır; vasi görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla verdiği zarardan sorumludur (TMK m. 467).
Görüş alma yükümlülüğü
- Koşul: Vesayet altındaki kişinin görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip olması.
- Kapsam: Önemli işler.
- Zaman: Vasi karar vermeden önce.
- Ölçü: Olanak ölçüsünde.
Birinci fıkraya göre vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse, vasi önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde onun görüşünü almakla yükümlüdür. Madde hem küçükler hem kısıtlılar bakımından uygulanır; Kanun "vesayet altındaki kişi" ifadesini kullanır. Madde, vasinin temsil yetkisini düzenleyen "Temsil" başlığı altında yer alır (TMK m. 448).
Kanun "önemli iş" kavramını tanımlamaz. Eski Kanun, görüş alma yükümlülüğünü vesayet altındaki kimsenin mallarını yönetmeye ilişkin önemli tasarruflarla sınırlıyordu (743 s. K. m. 393); yeni metin böyle bir sınırlama içermeden "önemli işlerde" görüş alınmasını öngörür.
Yaş sınırı yerine görüş oluşturma yeteneği
- Eski Kanun: Temyiz kudretine sahip ve en az on altı yaşında olma.
- İsviçre Medeni Kanunu: Küçük için on altı yaş ölçüsü.
- Yeni düzenleme: Yaş sınırı yok; görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneği.
Eski Kanun, temyiz kudretine sahip olan ve en az on altı yaşında bulunan vesayet altındaki kimsenin görüşünün alınmasını öngörüyordu (743 s. K. m. 393). Gerekçe, İsviçre Medeni Kanunu'nun 409. maddesindeki on altı yaş ölçüsünün isabetli görülmediğini belirtir; Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesinin (1) numaralı bendinde görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendisini ilgilendiren her konuda görüşlerini açıklaması ve bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluğuna göre gereken özenin gösterilmesi öngörülmüştür. Gerekçeye göre bu nedenle Alman Medeni Kanunu'nda da görüşe başvurma konusundaki yedi yaş sınırı kaldırılmış, Türk Medeni Kanunu'na da bir yaş sınırı konulmadan "görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip" olma ölçüsü getirilmiştir (S. Sayısı 723, s. 149).
Velayet hükümlerinde de benzer bir kural vardır: ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutar (TMK m. 339).
Vesayet altındaki kişinin katılımına ilişkin diğer hükümler
- Defter: Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi, olanak bulunursa defter tutulurken hazır bulundurulur.
- Şikâyet: Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabilir.
- Görevden alma: Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi, vasinin görevden alınmasını isteyebilir.
Kanun, vesayet altındaki kişinin vesayetin yürütülmesine katılımını başka hükümlerde de öngörür. Vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu takdirde malvarlığının defteri tutulurken hazır bulundurulur (TMK m. 438). Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabilir (TMK m. 461); ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi vasinin görevden alınmasını da isteyebilir (TMK m. 484).
İşi uygun bulma vasiyi sorumluluktan kurtarmaz
- Kural: Vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.
- Vasinin sorumluluğu: Kusurlu davranışla verilen zarardan.
- Devletin sorumluluğu: Vasiye tazmin ettirilemeyen zararlardan.
İkinci fıkraya göre vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz. Gerekçe, bu fıkranın eski Kanun'daki ikinci fıkradan anlaşılır kılınarak aynen alındığını belirtir (S. Sayısı 723, s. 149); eski metne göre de vesayet altındaki kimsenin görüşü vasiyi sorumluluktan kurtaramazdı (743 s. K. m. 393). Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur (TMK m. 467); Devlet, vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur (TMK m. 468).
Yargıtay, vasinin kısıtlıya ait taşınmazı izin kararındaki asgari bedelin altında bir bedelle sattığı ileri sürülen davada, taşınmaz satışının ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığında yapılabileceğini ve vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olmasının vasiyi sorumluluktan kurtarmayacağını hatırlatmıştır (Yargıtay 1. HD, 2009/385 E., 2009/1852 K., 16.02.2009). Daire'ye göre taşınmazı edinen kişi vasinin temsil yetkisini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa sözleşmeyle bağlı sayılmaz.
Vasi olarak önemli bir karar vermeden önce, örneğin kısıtlıya ait bir taşınmazın satışı veya küçüğün eğitimiyle ilgili önemli bir değişiklik söz konusuysa, vesayet altındaki kişi görüşünü oluşturup açıklayabiliyorsa onun görüşünü alın (TMK m. 450). Vesayet altındaki kişinin onay vermiş olmasına güvenmeyin; bu onay sizi sorumluluktan kurtarmaz ve işlem yine Kanun'un aradığı izin ve menfaat koşullarına bağlıdır (TMK m. 444, 462).
Yargıtay kararları
Bu sayfa hazırlanırken 450. maddenin birinci fıkrasındaki görüş alma yükümlülüğünü doğrudan uygulayan bir karara rastlanmamıştır. Aşağıdaki karar, ikinci fıkradaki kuralın, yani vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmasının vasiyi sorumluluktan kurtarmamasının uygulandığı bir karardır. İlgililerin kimlik ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Kısıtlının satış sözleşmesini kendisinin de imzalamış olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz; temsil yetkisinin kötüye kullanılıp kullanılmadığı araştırılmalıdır
Vasi, kısıtlıya ait bir taşınmazın izin kararında belirtilen asgari bedelden aşağı olmamak üzere satışı için izin aldı. Taşınmaz ise daha önce kısıtlının, vasinin ve alıcının imzaladığı adi bir sözleşmede kararlaştırılan daha düşük bir bedelle satıldı; resmî senette izin kararındaki bedel gösterildi. Vasi, hataya düşürüldüğünü ileri sürerek tapu kaydının iptalini ve kısıtlı adına tescilini istedi; yargılamaya daha sonra kısıtlının mirasçıları devam etti. Mahkeme davayı reddetti.
“Kaldı ki, Türk Medeni Kanununun 444. maddesinde " taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hallerde mümkün olduğu" öngörülmüş, öte yandan Türk Medeni Kanununun 450/2 maddesinde " vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olmasının vasiyi sorumluluktan kurtarmayacağı" hükmüne yer verilmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 450. maddenin ikinci fıkrasını uygular. Daire, taşınmaz satışının ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığında yapılabileceğini (TMK m. 444) ve vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olmasının vasiyi sorumluluktan kurtarmayacağını hatırlatmıştır. Taşınmazı edinen kişi vasinin temsil yetkisini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa sözleşmeyle bağlı sayılmaz (TMK m. 2). Bu nedenle satış bedelinin kısıtlı veya vasi adına yatırılıp yatırılmadığının ve alıcının kısıtlının zarara uğratıldığını bilip bilmediğinin araştırılması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Madde gerekçesi
Madde 450- Yürürlükteki Kanunun 393 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddede vasinin önemli işlerde vesayet altındaki kişinin görüşünü alma yükümlülüğü getirilmiştir. İsviçre Medenî Kanununun 409 uncu maddesinde bu görüşün alınmasında küçük için bir yaş ölçüsü getirilmiştir. Buna göre küçük onaltı yaşında ise görüşüne başvurulabilecektir. Ancak böyle bir yaş sınırının getirilmesi isabetli görülmemiştir. Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci maddesinin (1) numaralı bendinde “görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini açıklama, bu görüşlerde çocuğun yaşı ve olgunluğuna göre gereken özenin gösterilmesine” riayet hükmü öngörülmüştür. Bu nedenledir ki, Alman Medenî Kanununun 1827 nci maddesinden, görüşüne başvurma konusunda getirilmiş bulunan yedi yaş sınırı kaldırılmıştır. Bu gerekçelerle maddeye bir yaş sınırı konulmadan, çocuğun görüşlerine başvurmada ölçü olarak “görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip” olma ölçüsü getirilmiştir. Maddenin ikinci fıkrası yürürlükteki ikinci fıkradan anlaştırmak suretiyle aynen alınmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 149Tasarının 450. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 470).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 393. maddeydi; madde "Vesayet altındaki kimsenin reyi alınmak" kenar başlığını taşıyordu.
Temyiz kudretini haiz olupta en aşağı on altı yaşında bulunan vesayet altındaki kimsenin mallarını idareye müteallik mühim tasarruflarda, mümkün oldukça, reyi alınır. Vesayet altındaki kimsenin bu reyi, vasiyi, mesuliyetten kurtaramaz.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 393 | 4721 sayılı Kanun m. 450 | |
|---|---|---|
| Koşul | Temyiz kudreti ve en az on altı yaş | Görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneği |
| Kapsam | Malların yönetimine ilişkin önemli tasarruflar | Önemli işler |
| Ölçü | Mümkün oldukça | Olanak ölçüsünde, karar vermeden önce |
| Sorumluluk | Görüş vasiyi sorumluluktan kurtarmaz | İşi uygun bulma vasiyi sorumluluktan kurtarmaz |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 450. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 448: Vasinin temsil yetkisi.
- TMK m. 451: Vasinin rızası.
- TMK m. 339: Velayetin kapsamı.
- TMK m. 438: Defter tutma.
- TMK m. 461: Şikâyet ve itiraz.
- TMK m. 467: Vasinin sorumluluğu.
- TMK m. 484: Görevden alma istemi.
Vesayet altındaki bir yakınınızla ilgili kararlar, vasinin görev ve sorumlulukları, velayet ve vesayet ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 450 ne diyor?
Görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip vesayet altındaki kişinin, vasi tarafından önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde dinlenmesini ve vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmasının vasiyi sorumluluktan kurtarmayacağını düzenler.
Vasi hangi işlerde görüş almak zorundadır?
Önemli işlerde; Kanun "önemli iş" kavramını tanımlamaz.
Görüş alma için bir yaş sınırı var mı?
Hayır; ölçü, vesayet altındaki kişinin görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğidir. Eski Kanun en az on altı yaş arıyordu (743 s. K. m. 393).
Bu kural kısıtlılar için de geçerli mi?
Evet; madde "vesayet altındaki kişi" ifadesini kullanır ve küçükleri de kısıtlıları da kapsar.
Vasi görüşe uymak zorunda mı?
Madde görüşün alınmasını düzenler; kararı vasi verir ve vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.
Kısıtlı onay verdiyse vasi sorumluluktan kurtulur mu?
Hayır (TMK m. 450/2). Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla verdiği zarardan sorumludur (TMK m. 467).
Kısıtlı, vasinin işlemlerine karşı ne yapabilir?
Ayırt etme gücüne sahipse vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabilir ve vasinin görevden alınmasını isteyebilir (TMK m. 461, 484).
Gerekçe hangi uluslararası belgeye dayanır?
Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesinin (1) numaralı bendine (S. Sayısı 723, s. 149).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 393. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2, 339, 438, 444, 448, 450, 461, 462, 467, 468, 484
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 393 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 450 gerekçesi s. 149, Tasarı ve Komisyon metni s. 470
- Yargıtay 1. HD, 2009/385 E., 2009/1852 K., 16.02.2009
