TMK 415, vasi seçiminde vesayet altına alınacak kişinin ve ana babasının isteğine yer verir. Haklı sebepler engel olmadıkça vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır. Gösterilen kişinin de vasilik koşullarına sahip olması gerekir (TMK m. 413, TMK m. 418); menfaat çatışması gibi haklı sebepler varsa vesayet makamı başka birini atayabilir. Gerekçeye göre madde eski Kanun'un 365. maddesini karşılar ve daha anlaşılır hâle getirilerek yeniden kaleme alınmıştır; isteği göz önünde tutulacak ana ve babanın vesayet altına alınanın ana veya babası olduğu vurgulanmıştır.
- Gösterme
- Vesayet altına alınacak kişinin veya ana ya da babasının, vasi olarak atanmasını istediği kişiyi bildirmesi.
- Haklı sebep
- Gösterilen kişinin atanmasını vesayet altındaki kişinin menfaatine aykırı kılan durum.
- Vasilik koşulları
- Görevi yapabilecek yetenekte ergin olmak ve kanundaki engellerin bulunmaması (TMK m. 413, 418).
- Vesayet makamı
- Vasiyi atayan ve vesayeti yürüten sulh hukuk mahkemesi.
- Velayet altında bırakma
- Kısıtlanan ergin çocuğun vasi yerine ana ve babasının velayetinde kalması (TMK m. 419).
TMK 415 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Gösterme hakkı | Vesayet altına alınacak kişi ya da ana veya babası | TMK m. 415 |
| Sonuç | Gösterilen kimse atanır | TMK m. 415 |
| İstisna | Haklı sebepler | TMK m. 415 |
| Koşul | Vasilik koşullarına sahip olmak | TMK m. 413, 418 |
| Öncelik | Eş veya yakın hısımlar | TMK m. 414 |
| Ergin çocuk | Kural olarak velayet altında bırakılır | TMK m. 419 |
| İtiraz | Atamaya on gün içinde itiraz | TMK m. 422 |
| Kaynak | 743 m. 365 | Gerekçe, s. 141 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 365. maddesini karşılamaktadır; madde daha anlaşılır hâle getirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmış, isteği göz önünde tutulacak ana ve babanın vesayet altına alınanın ana veya babası olduğu vurgulanmıştır. Gerekçede bu amaçla "onun ana ya da babasının" ifadesinin kullanıldığı belirtilmekle birlikte, Tasarı ve Kanun metninde ifade "vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının" biçimindedir. Tasarının 415. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 461).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, gösterme hakkının hem vesayet altına alınacak kişiye hem de onun ana veya babasına tanınmasıdır. İkinci nokta, gösterilen kişinin de vasilik koşullarına sahip olması ve atanmasına engel bir haklı sebep bulunmaması gerektiğidir. Üçüncü nokta, kişinin bu hakkı kullanabilmesi için davadan haberdar edilmesi ve duruşmaya çağrılması gerektiğidir (Yargıtay 2. HD, 2009/21807 E., 2010/10038 K., 24.05.2010).
Kimler vasi gösterebilir?
- Vesayet altına alınacak kişi: Kendi vasisini gösterebilir.
- Ana veya baba: Vesayet altına alınacak kişinin ana veya babası da vasi gösterebilir.
- Sonuç: Haklı sebepler engel olmadıkça gösterilen kimse atanır.
415. madde, vasi seçiminde vesayet altına alınacak kişinin ve ana babasının isteğine yer verir. Kanun bu isteği, haklı sebepler engel olmadıkça uyulması gereken bir kural olarak düzenler: vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır. Gerekçeye göre madde eski Kanun'un 365. maddesini daha anlaşılır biçimde yeniden kaleme almıştır; eski metin "baba veya ananın yahut kasırın" gösterdiği kimseden söz ediyordu.
Yargıtay, 415. maddeyi kısıtlanması istenen kişinin davadan haberdar edilmesi gereğinin gerekçelerinden biri olarak göstermiş; vesayet davasının duruşma açılmadan evrak üzerinden karara bağlanamayacağını, kişinin davadan haberdar edilmesi için davetiye çıkarılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/21807 E., 2010/10038 K., 24.05.2010).
Haklı sebepler
- Kural: Gösterilen kişi atanır.
- İstisna: Haklı sebep varsa vesayet makamı başka birini atayabilir.
- Örnekler: Vasilik engelleri, menfaat çatışması, görevi yürütmeye elverişsizlik.
Gösterilen kişinin atanması haklı sebeplerle engellenebilir. Kanunda vasiliğe engel sayılan hâller bu kişi için de geçerlidir: kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar ve ilgili vesayet daireleri hâkimleri vasi olamaz (TMK m. 418). Gösterilen kişinin görevi yapabilecek yetenekte bir ergin olması da gerekir (TMK m. 413).
Yargıtay, vesayet makamının atayacağı kişinin kişisel yeteneğini, becerilerini, ahlaki yapısını ve yaşam biçimini de dikkate alması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2005/17985 E., 2006/2658 K., 02.03.2006). Boşanma davasında kısıtlı davalıyı davacı eşin ya da onun babasının temsil etmesinin davalının adil yargılanma ve savunma hakkını kısıtladığı, menfaat çatışması olmayan tarafsız bir kişinin vasi atanması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2017/810 E., 2017/4602 K., 19.04.2017).
414. madde ile ilişkisi
- 414. madde: Eşe ve yakın hısımlara öncelik tanır.
- 415. madde: Kişinin veya ana babasının gösterdiği kimseyi öne çıkarır.
- Ortak sınır: Her iki kural da haklı sebeplerle sınırlıdır.
414. madde, vesayet makamının vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla vasi olarak atamasını öngörür (TMK m. 414). 415. madde ise kişinin veya ana ya da babasının gösterdiği kimsenin atanmasını öngörür. Kanun iki kural arasında açık bir sıralama yapmaz; gösterilen kişi eş veya yakın hısımlardan biri olduğunda iki kural aynı sonuca varır. Farklı kişiler öne sürüldüğünde vesayet makamı, haklı sebepleri ve vesayet altındaki kişinin menfaatini gözeterek karar verir.
Yargıtay, kısıtlının kardeşinin vasi atanmasına karşı eşinin kendisinin vasi atanması gerektiğini ileri sürdüğü bir dosyada, bu itirazın önce vesayet makamınca incelenmesi, yerinde görülmezse denetim makamınca kesin olarak karara bağlanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2015/11809 E., 2016/7594 K., 10.05.2016).
Ana ve babanın isteği ve kısıtlanan ergin çocuk
- Ana veya baba: Çocuğu için vasi gösterebilir.
- Ergin çocuk: Kural olarak velayet altında bırakılır.
- Ana babanın ifadesi: Başka biri vasi atanacaksa ana veya babanın görüşü alınır.
Ana ve babanın gösterme hakkı, kısıtlanan ergin çocuklarda velayet kuralıyla birlikte düşünülmelidir. Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmaz, ana ve babalarının velayeti altında bırakılır (TMK m. 419).
Yargıtay, babası ölmüş ve bakımını annesi üstlenmiş bir ergin için mahkemenin annenin ifadesine başvurması, anne dışında birinin vasi atanması gerekiyorsa annenin davacıyı vasi olarak göstermesi hâlinde istemi kabul etmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2004/15802 E., 2005/1935 K., 14.02.2005). Babası ölmüş bir küçüğün kısıtlanmasını isteyen annenin vasi atanmasına değil, çocuğun ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlanmasına ve annenin velayeti altında bırakılmasına karar verilmesi gerektiği de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/16274 E., 2011/5552 K., 29.03.2011).
Kişinin kendi isteği ve dinlenmesi
- Bildirim: Kişi vasi olarak kimi istediğini duruşmada bildirebilir.
- Dinlenme: Kısıtlanacak kişi davaya çağrılmalı ve görüşü alınmalıdır.
- İsteğe bağlı kısıtlama: Kişi kendi kısıtlanmasını da isteyebilir.
Kişinin vasisini gösterebilmesi, davadan haberdar olmasına ve görüşünü bildirebilmesine bağlıdır. Yargıtay, kısıtlı adayının dinlenmediği ve kısıtlanmak isteyip istemediğinin sorulmadığı bir dosyada mahkemenin kısıtlı adayını duruşmaya davet ederek görüşünü alması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2014/3545 E., 2014/8864 K., 13.05.2014).
Kısıtlanması istenen kişinin duruşmada kendi işlerini göremediğini söyleyip davacının vasisi olarak atanmasını istediği bir dosyada, istemin isteğe bağlı kısıtlama yönünden de değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 18. HD, 2013/11384 E., 2013/13313 K., 10.10.2013). Kişinin kendi kısıtlanmasını isteyebileceği hâller 408. maddede düzenlenmiştir (TMK m. 408).
Atamaya itiraz
- Süre: Atamanın öğrenildiği günden başlayarak on gün.
- Yer: Önce vesayet makamı, sonra denetim makamı.
- Kapsam: Gösterilen kişi yerine başka birinin atanması veya haklı sebep tartışması.
Gösterilen kişi yerine başka biri atanırsa ilgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir (TMK m. 422). Vasinin şahsına yönelik itiraz önce vesayet makamında incelenir; vesayet makamı itirazı yerinde görmezse denetim makamı karar verir. Yargıtay, kısıtlama kararıyla birlikte atanan vasinin şahsına yönelik itirazı temyiz aşamasında incelememiş, bu usulle incelenmesi için dosyayı geri çevirmiştir (Yargıtay 18. HD, 2014/3545 E., 2014/8864 K., 13.05.2014).
Kısıtlanması istenen kişiyseniz, kimin vasiniz olmasını istediğinizi duruşmada açıkça bildirin; haklı sebepler engel olmadıkça gösterdiğiniz kişi atanır. Kısıtlanacak kişinin ana veya babasıysanız, siz de vasi gösterebilirsiniz; kısıtlanan ergin çocuğun kural olarak velayetinizde bırakılacağını da göz önünde tutun (TMK m. 419). Gösterilen kişi yerine başka biri atandıysa, atamayı öğrendiğiniz günden itibaren on gün içinde vesayet makamına itiraz edin (TMK m. 422).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 415. maddeyi kişinin veya ana babasının gösterdiği vasi, kısıtlanacak kişinin dinlenmesi, haklı sebepler ve atamaya itiraz yönünden uygulayan kararlardan seçilmiştir. Maddeyi doğrudan uygulayan kararların sayısı sınırlıdır; bir kısmı başka maddelerin sayfalarında da yer alan kararlardır. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Ergin çocuğun kısıtlanmasında önce bakımını üstlenen annenin ifadesine başvurulur; anne dışında biri vasi atanacaksa annenin gösterdiği kişi haklı sebep yoksa atanır
Babası ölmüş, bakım ve gözetimini annesinin üstlendiği bir ergin hakkında davacı vasi tayini istedi. Mahkeme annenin ifadesine başvurmadan ergini kısıtladı ve davacının velayeti altına koydu. Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararın kanun yararına bozulmasını istedi.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 415. maddesine göre haklı sebepler engel olmadıkça, vasiliğe vesayet altına alınacak kişinin ana veya babasının gösterdiği kimse atanır. Yine aynı Kanunun 419. maddesinde ise kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağı hükmü yer almaktadır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 415. maddenin ana ve babaya tanıdığı gösterme hakkını 419. maddeyle birlikte uygular. Daire, 415. maddeye göre haklı sebepler engel olmadıkça vasiliğe ana veya babanın gösterdiği kimsenin atanacağını, 419. maddeye göre de kısıtlanan ergin çocukların kural olarak velayet altında bırakılacağını hatırlatmıştır. Buna göre mahkeme bakım ve gözetimi üstlenen annenin ifadesine başvurmalı, davacının vasi atanmasına engel haklı sebep bulunup bulunmadığını değerlendirmeli; anne dışında birinin vasi atanması gerekiyorsa annenin davacıyı göstermesi hâlinde istemi kabul etmelidir. Velayetin yalnızca ana ve babaya tanınan bir hak olduğu, davacının ancak vasi olarak atanabileceği de belirtilerek hüküm, sonuca etkili olmamak üzere bozulmuştur (TMK m. 419).
Kişinin vasisini gösterebilmesi için davadan haberdar edilmesi gerekir; vesayet davasında duruşma açılmadan evrak üzerinden kısıtlama kararı verilemez
Bir ergin hakkında 405. madde uyarınca vesayet altına alınma istemiyle dava açıldı. Mahkeme duruşma açmadan, tensip zaptıyla birlikte kısıtlama kararı verdi.
“Vesayet davaları Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73.maddesinde belirtilen istisnalardan olmadığından duruşma açılması; kısıtlanması istenilen ergin kişinin davadan haberdar edilmesi, bu amaçla davetiye çıkarılması gereklidir. Zira Türk Medeni Kanununun 415.maddesindeki haklı sebepler engel olmadıkça, vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimsenin atanacağını öngörmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 415. maddedeki gösterme hakkının usule yansımasını gösterir. Daire, vesayet davalarının duruşma yapılmadan karara bağlanabilecek istisnalar arasında bulunmadığını, kısıtlanması istenen ergin kişinin davadan haberdar edilmesi için davetiye çıkarılması gerektiğini belirtmiş; bunun gerekçesi olarak 415. maddeye göre vasiliğe kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimsenin atanacağını göstermiştir. Kişinin kendisinin de kısıtlanmasını isteyebileceği ve belirli sebeplerle kısıtlamada dinlenmesinin zorunlu olduğu hatırlatılarak evrak üzerinden verilen hüküm bozulmuştur (TMK m. 409).
Kısıtlanan ergin çocuk kural olarak vesayet altına alınmaz; sağ olan ana veya babanın velayeti altında bırakılır
Babası ölmüş küçük bir çocuğun annesi, çocuğun kısıtlanmasını ve kendisinin vasi olarak atanmasını istedi. Mahkemenin bu istem üzerine verdiği karar temyiz edildi.
“Gerek duyulduğunda ergin olmayan kişilerin de kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp, velayet altında bırakılır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 415. maddedeki ana ve babanın konumunu 419. maddeyle birlikte gösterir. Daire, gerek duyulduğunda ergin olmayan kişilerin de kısıtlanabileceğini, ancak kısıtlama kararının ergin olduktan sonra sonuç doğuracağını belirtmiştir. Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakıldığından, mahkemenin çocuğun ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlanmasına ve annenin velayeti altında bırakılmasına karar vermesi gerektiği açıklanarak hüküm bozulmuştur (TMK m. 419).
Kişi kendi işlerini göremediğini söyleyip davacının vasisi olarak atanmasını istiyorsa istem, isteğe bağlı kısıtlama yönünden de değerlendirilmelidir
Davacı, kısıtlanması istenen kişiye kendisinin baktığını belirterek vasi olarak atanmasını istedi. Alınan raporda vasi gerekmediği belirtilmişti; ancak kısıtlanması istenen kişi duruşmada kendi işlerini göremediğini ve davacının vasisi olarak atanmasını istediğini söyledi. Mahkeme davayı reddetti.
“Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesinde "Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece bu yönden de delillerin değerlendirilmesi ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, vesayet altına alınacak kişinin kendi isteğini ve vasi olarak kimi istediğini duruşmada bildirdiği bir dosyada verilmiştir. Daire, vesayet hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğunu belirterek istemin 408. maddedeki isteğe bağlı kısıtlama yönünden de değerlendirilmesi gerektiğini açıklamış ve ret kararını bozmuştur. Kısıtlama kararı verilirse 415. maddeye göre kişinin gösterdiği kimse, haklı sebepler engel olmadıkça vasi atanır (TMK m. 408).
Kısıtlanacak kişi dinlenmeden karar verilemez; atanan vasinin şahsına itiraz ise önce vesayet makamında, sonra denetim makamında incelenir
Davacı, annesinin kısıtlanmasını ve belirttiği bir kişinin vasi olarak atanmasını istedi. Mahkeme 405. madde uyarınca kısıtlama kararı verdi. Davacının temyizi üzerine Daire, kısıtlama kararını ve vasinin şahsına yönelik itirazı ayrı ayrı inceledi.
“Mahkemece kısıtlı adayının duruşmaya davet edilerek görüşü alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar iki yönüyle 415. maddeye bağlanır. Daire önce, raporda kişinin dinlenmesine engel bir durum bulunmadığı belirtildiği hâlde kısıtlı adayının yargılama sırasında dinlenmediğini ve kısıtlanmak isteyip istemediğinin sorulmadığını tespit etmiş; mahkemenin kısıtlı adayını duruşmaya davet ederek görüşünü alması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Vasinin şahsına yönelik itiraz yönünden ise temyiz incelemesi yapılmamış; itirazın önce vesayet makamı olan sulh mahkemesince, yerinde görülmezse denetim makamınca kesin olarak karara bağlanması için dosya geri çevrilmiştir (TMK m. 422).
Vasinin kim olacağına ilişkin itiraz, temyizle değil önce vesayet makamında, yerinde görülmezse denetim makamında incelenir
Davacı, kardeşinin 405. madde uyarınca kısıtlanmasını istedi; mahkeme istemi kabul edip davacıyı vasi olarak atadı. Davaya katılan kısıtlının eşi, vasi atanmasına gerek olmadığını, atanacaksa kendisinin vasi olması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etti.
“Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı asliye mahkemesine aittir. Öyle ise vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde denetim makamınca bu konuda aynı yasanın 488.maddesi uyarınca kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline İADESİNE”
Ne anlama geliyor? Karar, vasinin kim olacağına ilişkin uyuşmazlığın hangi yolla çözüleceğini gösterir. Daire, kısıtlama kararını onamış; eşin kendisinin vasi atanması gerektiği yönündeki itirazının temyiz incelemesiyle değil, 422. maddedeki usulle incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Buna göre itiraz önce vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmeli, yerinde görülmezse denetim makamı konuyu kesin olarak karara bağlamalıdır. Kişinin veya ana ve babasının gösterdiği kimse yerine başka biri atanırsa da atamanın kanuna aykırılığı bu yolla ileri sürülebilir (TMK m. 422).
Boşanma davasında kısıtlı davalıya, davacı eşin veya onun yakınının değil, menfaat çatışması olmayan tarafsız bir kişinin vasi atanması gerekir
Boşanma davasında davalı erkek hükümlüydü ve daha önce kendisine davacı eşi vasi olarak atanmıştı. Mahkemenin talebi üzerine bu kez davacı kadının babası davalıya temsilci olarak atandı ve yargılamaya bu temsilciyle devam edildi.
“Bu durum davalının adil yargılanma ve savunma hakkını kısıtlayıcı niteliktedir. Açıklanan sebeple mahkemce yeniden Sulh Hukuk Mahkemesine bildirimde bulunularak davalı ile arasında menfaat çatışması olmayan tarafsız bir kişinin davalıya vasi olarak atanması suretiyle yeniden yargılama yapılarak, usulünce tüm deliller toplandıktan sonra sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken davalı ile arasında menfaat çatışması bulunan kayyım ile yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 415. maddedeki haklı sebeplerin boşanma davasındaki görünümünü gösterir. Daire, davacı eşin ya da onun babasının davalıyı temsil etmesinin davalının adil yargılanma ve savunma hakkını kısıtladığını belirtmiştir. Sulh hukuk mahkemesine yeniden bildirimde bulunularak davalı ile arasında menfaat çatışması olmayan tarafsız bir kişinin vasi atanması ve yargılamanın bu kişiyle yürütülmesi gerektiği açıklanarak hüküm bozulmuştur. Menfaati vesayet altındaki kişinin menfaatiyle önemli ölçüde çatışan kimse vasi olamaz; bu engel gösterilen kişi için de geçerlidir (TMK m. 418).
Vesayet makamı, vasi atayacağı kişinin kişisel yeteneğini, becerilerini, ahlaki yapısını ve yaşam biçimini de dikkate almak zorundadır
Mahkeme, vesayet altına alınan kişiye çocuklarından ikisini birlikte vasi olarak atadı. Kararda vasilerin rızası alınmamış, birden çok vasi atanmasının sebebi de gösterilmemişti.
“Vesayet makamı, vesayet işlerini görmek için ergin bir kişiyi vasi olarak tayin eder. Ehil olmak yahut ergin olmak vasi olmak için başlı başına yeterli değildir. Vesayet makamı aynca vasi tayin edeceği kişinin şahsi kabiliyetini, becerilerini, ahlaki yapısını, yaşam biçimini de dikkate almak zorundadır.”
Ne anlama geliyor? Karar, vasi seçiminde vesayet makamının hangi niteliklere bakacağını gösterir. Daire, vasi atanacak kişinin ergin ve ehil olmasının yetmediğini, vesayet makamının bu kişinin kişisel yeteneğini, becerilerini, ahlaki yapısını ve yaşam biçimini de dikkate almak zorunda olduğunu belirtmiştir. Birden çok kişinin birlikte atanması hâlinde rızalarının alınması ve bu yolun sebebinin kararda gösterilmesi gerektiği açıklanarak karar bozulmuştur. Gösterilen kişinin atanmasına engel haklı sebep bulunup bulunmadığı değerlendirilirken de bu nitelikler göz önünde tutulabilir (TMK m. 413).
Madde gerekçesi
Madde 415-Yürürlükteki Kanunun 365 inci maddesini karşılamaktadır. Madde daha anlaşılır hâle getirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddede isteği göz önünde tutulacak ana ve babanın "vesayet altına alınanın ana veya babası" olduğunu ifade etmek üzere "onun ana ya da babasının" ifadesi kullanılmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 141Tasarının 415. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 461). Tasarı metninde de ifade "vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının" biçimindedir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 365. maddeydi.
Muhik sebepler mani olmadıkça, sulh mahkemesi, vasiliğe baba veya ananın yahut kasırın gösterdiği kimseyi tayin eder.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 365 | 4721 sayılı Kanun m. 415 | |
|---|---|---|
| Atayan | Sulh mahkemesi | Metinde belirtilmez; atamayı vesayet makamı yapar |
| Gösterme hakkı olanlar | Baba veya ana yahut kasır | Vesayet altına alınacak kişi ya da ana veya babası |
| Sonuç | Gösterilen kimse tayin edilir | Gösterilen kimse atanır |
| İstisna | Muhik (haklı) sebepler | Haklı sebepler |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 415. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 413: Vasinin atanması ve birden çok vasi.
- TMK m. 414: Eşin ve hısımların önceliği.
- TMK m. 416: Vasiliği kabul yükümlülüğü.
- TMK m. 418: Vasiliğe engel olan sebepler.
- TMK m. 419: Kısıtlanan ergin çocukların velayet altında bırakılması.
- TMK m. 422: Kaçınma ve itiraz usulü.
Eşiniz, çocuğunuz veya bir yakınınız için vasi gösterilmesi, boşanma davasında vasilik veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 415 ne diyor?
Haklı sebepler engel olmadıkça vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimsenin atanacağını düzenler.
Kısıtlanacak kişi kendi vasisini gösterebilir mi?
Evet; haklı sebepler engel olmadıkça kişinin gösterdiği kimse vasi olarak atanır.
Ana veya baba vasi gösterebilir mi?
Evet; vesayet altına alınacak kişinin ana veya babası da vasi gösterebilir.
Gösterilen kişi hangi hâllerde atanmaz?
Haklı sebepler varsa; örneğin kişi vasilik koşullarını taşımıyorsa, kısıtlıysa veya menfaati vesayet altındaki kişinin menfaatiyle önemli ölçüde çatışıyorsa (TMK m. 413, 418).
Eşin önceliği ile gösterilen kişi çatışırsa ne olur?
Kanun iki kural arasında açık bir sıralama yapmaz; vesayet makamı haklı sebepleri ve vesayet altındaki kişinin menfaatini gözeterek karar verir. Karara 422. maddeye göre itiraz edilebilir.
Kişinin vasi gösterebilmesi için dinlenmesi gerekir mi?
Kişi davadan haberdar edilmeli ve duruşmaya çağrılmalıdır; vesayet davası evrak üzerinden karara bağlanamaz (Yargıtay 2. HD, 2009/21807 E., 2010/10038 K., 24.05.2010).
Kısıtlanan ergin çocuğa vasi atanır mı?
Kural olarak hayır; kısıtlanan ergin çocuk ana ve babasının velayeti altında bırakılır (TMK m. 419).
Gösterilen kişi yerine başka biri atanırsa ne yapılabilir?
Atamanın öğrenildiği günden başlayarak on gün içinde vesayet makamına itiraz edilebilir; itiraz yerinde görülmezse denetim makamı karar verir (TMK m. 422).
Gösterilen kişi vasiliği kabul etmek zorunda mı?
Vesayet altına alınan kişinin yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananlar görevi kabul etmekle yükümlüdür; kanundaki kaçınma sebepleri saklıdır (TMK m. 416, 417).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 365. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 408, 409, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419, 422
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 365 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 415 gerekçesi s. 141, Tasarı ve Komisyon metni s. 461
- Yargıtay 2. HD, 2017/810 E., 2017/4602 K., 19.04.2017
- Yargıtay 2. HD, 2010/16274 E., 2011/5552 K., 29.03.2011
- Yargıtay 2. HD, 2009/21807 E., 2010/10038 K., 24.05.2010
- Yargıtay 2. HD, 2005/17985 E., 2006/2658 K., 02.03.2006
- Yargıtay 2. HD, 2004/15802 E., 2005/1935 K., 14.02.2005
- Yargıtay 18. HD, 2015/11809 E., 2016/7594 K., 10.05.2016
- Yargıtay 18. HD, 2014/3545 E., 2014/8864 K., 13.05.2014
- Yargıtay 18. HD, 2013/11384 E., 2013/13313 K., 10.10.2013
