Türk Medeni Kanunu · Vesayeti Gerektiren Hâller

TMK Madde 408: İstek Üzerine Kısıtlama

Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesine göre yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir. Bu sayfada isteğe bağlı kısıtlamanın koşullarını, yargılamasını, vesayetin kaldırılmasını, madde gerekçesini, eski Kanun'daki karşılığını ve Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 11 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni › İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller › B. Kısıtlama

IV. İstek üzerine

Madde 408

  1. (1)Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · 1 değişiklik notumevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 408 ne düzenler?
  3. İsteğe bağlı kısıtlamanın sebepleri
  4. Kişinin isteği
  5. İspat
  6. Dinlenme ve yargılama
  7. Vasi seçimi ve istek üzerine kayyım
  8. İlan ve üçüncü kişiler
  9. Vesayetin kaldırılması
  10. Yargıtay kararları
  11. Madde gerekçesi
  12. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  13. Değişiklik geçmişi
  14. İlgili maddeler
  15. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 408, erginin kendi isteğiyle kısıtlanmasını düzenler. Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir. Kısıtlamanın temeli kişinin kendi isteğidir; ancak istek tek başına yetmez, kanunda sayılan sebeplerden birinin ve bu yüzden işlerin gerektiği gibi yönetilemediğinin ispatı gerekir. Bu sebeple bir kimse dinlenilmeden kısıtlanamaz (TMK m. 409). Kendi isteğiyle kısıtlanan kişi üzerindeki vesayet, kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkınca kaldırılır (TMK m. 476). Gerekçeye göre madde, eski Kanun'daki yaşlılık, sakatlık ve tecrübesizlik sebeplerine ağır hastalığı eklemiştir; "sakatlığı" ibaresi 2013'te "engelliliği" olarak değiştirilmiştir.

İsteğe bağlı kısıtlama
Ergin bir kişinin kendi isteğiyle kısıtlanması.
Yaşlılık
İleri yaş sebebiyle işlerin gerektiği gibi yönetilememesi; kanun tek başına yaşı değil, işlerin yönetilememesini arar.
Deneyimsizlik
Kişinin işlerini yürütmek için gereken bilgi ve tecrübeden yoksun olması.
Ağır hastalık
Kişinin işlerini gerektiği gibi yönetmesini engelleyen ciddi hastalık hâli.
İstek üzerine kayyım
İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri bulunan ergine kendi isteğiyle atanan kayyım (TMK m. 428).

TMK 408 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
SebeplerYaşlılık, engellilik, deneyimsizlik, ağır hastalıkTMK m. 408
Sonuç koşuluİşlerin gerektiği gibi yönetilememesiTMK m. 408
İstekKısıtlamayı kişinin kendisi isterTMK m. 408
İspatSebep ve sonuç kişi tarafından ispat edilirTMK m. 408
DinlenmeBu sebeple kimse dinlenilmeden kısıtlanamazTMK m. 409/1
VasiKişinin gösterdiği kimse, haklı sebep yoksa vasi atanırTMK m. 415
KayyımAynı sebeplerle istek üzerine kayyım atanabilirTMK m. 428
KaldırmaKısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkıncaTMK m. 476
Kaynak743 m. 358Gerekçe, s. 140

TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 358. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe, yeni düzenlemede isteğe dayanan kısıtlılık hâline yeni sebepler eklendiğini, yaşlılık, sakatlık ve tecrübesizlik sebeplerine ilave olarak ağır hastalık sebebinin de eklendiğini belirtir. Tasarının 408. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 459). Maddedeki "sakatlığı" ibaresi, 2013'te 6462 sayılı Kanunla "engelliliği" olarak değiştirilmiştir.

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, kısıtlamanın ancak kişinin kendi isteğiyle verilebilmesidir; yakınların istemi tek başına 408. maddeyi işletmez. İkinci nokta, isteğin yetmemesi, kanunda sayılan sebeplerden biri yüzünden işlerin gerektiği gibi yönetilemediğinin ispat edilmesi gerektiğidir. Üçüncü nokta, kişinin mutlaka dinlenmesi ve kısıtlanmayı isteyip istemediğinin sorulmasıdır (TMK m. 409).

İsteğe bağlı kısıtlamanın sebepleri

  • Yaşlılık ve engellilik: İleri yaş veya engel sebebiyle işlerin yönetilememesi.
  • Deneyimsizlik: İşleri yürütmek için gereken tecrübenin bulunmaması.
  • Ağır hastalık: 4721 sayılı Kanunla eklenen sebep.

Madde dört sebep sayar: yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik ve ağır hastalık. Eski Kanun'un 358. maddesi ihtiyarlık, malullük ve tecrübesizlik sebeplerini sayıyordu; gerekçeye göre yeni düzenleme bunlara ağır hastalığı eklemiştir. Maddenin ilk metnindeki "sakatlığı" ibaresi, 25.04.2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1. maddesiyle "engelliliği" olarak değiştirilmiştir.

Sebeplerin varlığı tek başına yetmez; kişinin bu sebeplerden biri yüzünden işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat etmesi gerekir. Kısıtlama sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır ve ergin bir kişiye vasi atanabilmesi için 405-408. maddelerdeki sebeplerden biri bulunmalıdır (Yargıtay 8. HD, 2018/11560 E., 2019/2900 K., 19.03.2019).

Kişinin isteği

  • İstek: Kısıtlamayı kişinin kendisi ister.
  • Bildirim: İstek açılmış bir davada da bildirilebilir.
  • Yakınların istemi: Kişinin talebi yoksa 408. madde uygulanmaz.

408. madde kişiye bir hak tanır: kanundaki sebeplerden biri yüzünden işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden ergin, kısıtlanmasını isteyebilir. Yargıtay, bu hak için kişinin bizzat dava açmasının gerekmediğini, başkası tarafından açılmış bir davada isteğini bildirmesinin de yeterli olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/12332 E., 2011/23616 K., 26.12.2011). Buna karşılık kişinin kısıtlanma talebi bulunmuyorsa ve diğer kısıtlama sebepleri de gerçekleşmemişse, yakınların istemiyle kısıtlama kararı verilemez (Yargıtay 8. HD, 2017/2884 E., 2017/11059 K., 19.09.2017).

Yaşlılık sebebiyle vasi atanması istenen davalarda hukuki nitelendirme hâkime aittir; talep 408. maddeye dayanıyorsa mahkeme bu maddeye göre inceleme yapmalıdır (Yargıtay 18. HD, 2013/8829 E., 2013/10363 K., 13.06.2013).

İspat

  • İki unsur: Sebep ve bu yüzden işlerin yönetilememesi.
  • Deliller: Gösterilen deliller toplanır, gerekirse re'sen araştırılır.
  • Rapor: Akıl hastalığı bulunmadığını belirten rapor tek başına ret sebebi değildir.

İsteğe bağlı kısıtlamada ispat, kısıtlanmak isteyen kişiye düşer. Yargıtay, kişinin kısıtlanmasını istemesinin yeterli olmadığını, 408. maddedeki durumda olduğunu ve bu yüzden işlerini gerektiği gibi yönetemediğini de ispat etmesi gerektiğini; bunun için gösterilecek delillerin toplanması ve vesayet işleri kamu düzeniyle ilgili olduğundan gerekirse kendiliğinden araştırma yapılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/6557 E., 2011/19218 K., 21.11.2011).

Resmî sağlık kurulu raporu zorunluluğu, kanunda akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama için öngörülmüştür (TMK m. 409); isteğe bağlı kısıtlamada rapor, ispat araçlarından biridir. Sağlık raporunda akıl hastalığı bulunmadığının ve vasi gerekmediğinin belirtilmesi, 408. madde koşulları gerçekleşen kişinin isteğinin reddi için yeterli görülmemiştir (Yargıtay 18. HD, 2013/3280 E., 2013/4576 K., 25.03.2013). Koşulları gerçekleşen kişinin uzun yıllar kısıtlanmayı istememiş olması da ret sebebi sayılmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/1035 E., 2012/20344 K., 05.09.2012).

Dinlenme ve yargılama

  • Dinlenme: Bu sebeple kimse dinlenilmeden kısıtlanamaz.
  • İsteğin sorulması: Kişiye kısıtlanmayı isteyip istemediği sorulur.
  • Duruşma: Tebligat yapılmadan dosya üzerinden karar verilemez.

Bir kimse dinlenilmeden isteği sebebiyle kısıtlanamaz (TMK m. 409). Yargıtay, kısıtlanması istenen kişi dinlenmeden ve kısıtlanmayı isteyip istemediği sorulmadan verilen kısıtlama kararını kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2018/13203 E., 2018/16570 K., 01.10.2018). Aynı kural kısıtlanmak isteyen davacı için de geçerlidir; duruşma günü tebliğ edilmeden davacının yokluğunda verilen karar bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2009/10526 E., 2010/1212 K., 20.01.2010).

Vesayet işleri çekişmesiz yargı işidir; ancak dosya üzerinden karar verme imkânı, kısıtlanması istenene tebligat yapılması ve beyanının alınması zorunluluğunu ortadan kaldırmaz (Yargıtay 18. HD, 2013/8829 E., 2013/10363 K., 13.06.2013). Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 397); vesayet işlerinde yetki, kısıtlanacak kişinin yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m. 411).

Vasi seçimi ve istek üzerine kayyım

  • Vasi: Kişinin gösterdiği kimse, haklı sebep yoksa atanır.
  • Öncelik: Eş ve yakın hısımlar öncelikle değerlendirilir.
  • Kayyım: Aynı sebeplerle kısıtlama yerine kayyım istenebilir.

Haklı sebepler engel olmadıkça vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin gösterdiği kimse atanır (TMK m. 415). Vesayet makamı vasiyi belirlerken eşin ve yakın hısımların önceliğini de gözetir (TMK m. 414). İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa ergin bir kişiye kendi isteği üzerine bir kayyım da atanabilir (TMK m. 428); kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır (TMK m. 403).

Yargıtay, istek üzerine kayyım atanan kişinin dosyasında da yerleşim yeri değişikliği için vesayet makamının izninin aranacağını ve izin yoksa dosyanın kayyımı atayan mahkemede kalacağını belirtmiştir (Yargıtay 5. HD, 2022/8073 E., 2022/12023 K., 15.09.2022).

İlan ve üçüncü kişiler

  • İlan: Kısıtlama kararı kesinleşince ilan olunur.
  • Üçüncü kişiler: Kısıtlama iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez.
  • Önceki işlemler: Kısıtlama davasının açılmış olması tek başına ehliyetsizlik sonucu doğurmaz.

Kısıtlama kararı kesinleşince kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur; kısıtlama iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez (TMK m. 410). Yargıtay, ayırt etme gücü bulunan kişinin kısıtlama davası sürerken fakat kısıtlama kararından önce yaptığı sözleşmenin, yalnız vesayet davasının daha önce açılmış olmasına dayanılarak ehliyetsizlik gerekçesiyle geçersiz sayılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 11. HD, 2013/17406 E., 2014/6850 K., 08.04.2014).

Vesayetin kaldırılması

  • Koşul: Kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkması.
  • İstemin geri alınması: Tek başına yetmez.
  • Araştırma: Sebebin ortadan kalkıp kalkmadığı araştırılır.

Kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır (TMK m. 476). Kısıtlı ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 472). Yargıtay, kısıtlının artık kısıtlanmayı istememesi gerekçesiyle, kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığı araştırılmadan vesayetin kaldırılmasını eksik inceleme saymıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/920 E., 2017/766 K., 26.01.2017).

Uygulamada

Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerinizi gerektiği gibi yönetemiyorsanız, kısıtlanmanızı kendiniz isteyebilir, vasi olarak atanmasını istediğiniz kişiyi de gösterebilirsiniz (TMK m. 415). Anneniz, babanız veya eşiniz için vasi düşünüyorsanız, 408. maddenin ancak onun kendi isteğiyle işleyeceğini göz önünde tutun; kişi duruşmada dinlenir ve isteği sorulur. Tam bir kısıtlama gerekmiyorsa, istek üzerine kayyım atanması da bir seçenektir (TMK m. 428).

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar, 408. maddeyi isteğin ortaya konması, ispat, dinlenme, vesayetin kaldırılması, ilan ve istek üzerine kayyımlık yönünden uygulayan kararlardan seçilmiştir; kişilerin sağlık durumuna ilişkin ayrıntılara girilmemiş, aynı gerekçeyi tekrarlayan kararlara ayrıca yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/12332 E. · 2011/23616 K.26.12.2011

408. madde uyarınca kısıtlanmak isteyen kişinin davayı bizzat açması gerekmez; açılmış bir davada isteğini bildirmesi yeterlidir

Kısıtlanması istenen kişi hakkında açılan davada 405. madde yönünden kısıtlama istemi reddedildi. Kısıtlanması istenen kişi duruşmadaki beyanında ve temyiz dilekçesinde kısıtlanmasını istediğini bildirmişti; mahkeme 408. madde yönünden inceleme yapmadan davayı reddetti.

“Türk Medeni Kanununun 408. maddesine göre kısıtlama kararı verilebilmesi için, kısıtlanması istenilen kişinin kendisinin bizzat dava açmasına gerek olmayıp, açılan bir davada bu isteğini bildirmesi de yeterlidir.”

Ne anlama geliyor? Karar, isteğe bağlı kısıtlamada isteğin nasıl ortaya konacağını gösterir. Daire, kısıtlanması istenen kişinin kendisinin dava açmasının zorunlu olmadığını, başkası tarafından açılmış bir davada bu isteğini bildirmesinin de yeterli olduğunu belirtmiştir. Kişi duruşmada ve temyiz dilekçesinde kısıtlanmasını istediğini bildirdiğinden, 408. maddedeki durumda olup olmadığının belirlenmesi için deliller toplanmadan ve vesayet işlerinin kamu düzeniyle ilgili olduğu gözetilmeden verilen ret kararı bu yönden bozulmuştur (TMK m. 409).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/6557 E. · 2011/19218 K.21.11.2011

Kısıtlanmayı istemek tek başına yetmez; kişi 408. maddedeki durumda olduğunu ve bu yüzden işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat etmelidir

Kısıtlanması istenen kişi hakkında başkası tarafından dava açıldı; kısıtlanması istenen kişi duruşmaya katılarak kısıtlanmasını istediğini bildirdi. Mahkeme davayı aktif husumet yokluğu nedeniyle reddetti.

“Ancak, kişinin kısıtlanmasını istemesi yeterli olmayıp; Türk Medeni Kanununun 408. maddesindeki durumda bir kişi olduğunu ve bu durumu sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini de ispat etmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; kısıtlanması istenilen kişinin, yasada açıklanan durumda olup olmadığının belirlenmesi için gösterilecek deliller toplanarak, vesayet işleri kamu düzeniyle ilgili olduğundan, gerekirse kendiliğinden araştırma ilkesi uyarınca inceleme de yapılarak; gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 408. maddedeki iki koşulu birlikte gösterir: kişinin isteği ve kanunda sayılan sebeplerden biri yüzünden işlerini gerektiği gibi yönetemediğinin ispatı. Daire, isteğin açılmış bir davada bildirilebileceğini kabul ettiğinden, davanın başkası tarafından açılmış olmasına dayanarak aktif husumet yokluğundan ret kararı verilmesini doğru bulmamıştır. Kısıtlanması istenen kişinin kanunda açıklanan durumda olup olmadığının gösterilecek delillerle ve gerekirse kendiliğinden araştırma yapılarak belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır (TMK m. 409).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/1035 E. · 2012/20344 K.05.09.2012

Koşulları gerçekleşen kişinin uzun yıllar kısıtlanmayı istememiş olması, isteğinin reddi için yasal bir sebep değildir

Davacı, uzun yıllardır süren engeli sebebiyle kendi işlerini göremediğini ve başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunu ileri sürerek kısıtlanmasını istedi. Toplanan deliller ve resmî sağlık kurulu raporu bu durumu doğruladığı hâlde mahkeme istemi reddetti.

“Gerçekleşen bu duruma göre ilgili kısıtlanmasını istemekte haklıdır. Davacının yirmi sekiz yıldır bu durumda olduğu halde bugüne kadar kısıtlanmasını istememiş olması isteğin reddi için yasal bir sebep değildir. Kısıtlanmasını gerektiren şartlar oluşmuştur. Vesayet makamının vasiyi belirlerken Türk Medeni Kanununun 414. maddesindeki öncelik durumunu gözeteceği de yasa gereğidir. Bu yönler dikkate alınmadan, isteğin kabulü yerine yasal olmayan gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Karar, isteğin zamanlamasının 408. madde bakımından belirleyici olmadığını gösterir. Daire, bu hâlde kişinin dinlenmeden kısıtlanamayacağını hatırlatmış; koşulları deliller ve raporla anlaşılan davacının kısıtlanmasını istemekte haklı olduğunu belirtmiştir. Durumun uzun yıllardır sürmesi ve kişinin daha önce kısıtlanmayı istememiş olması ret sebebi sayılmamış; vesayet makamının vasiyi belirlerken eşin ve yakın hısımların önceliğini gözeteceği de vurgulanmıştır (TMK m. 414).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2018/13203 E. · 2018/16570 K.01.10.2018

Kısıtlanması istenen kişi dinlenmeden ve kısıtlanmayı isteyip istemediği sorulmadan 408. madde uyarınca kısıtlama kararı verilemez

Davacı, bir yakınının yaşlılığı ve hastalığı sebebiyle kendi işlerini göremediğini ileri sürerek kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını istedi. Mahkeme, kısıtlanması istenen kişinin beyanını almadan 408. madde uyarınca kısıtlama kararı verdi; karar kanun yollarına başvurulmadan kesinleşti ve kanun yararına temyiz edildi.

“Dosya kapsamından kısıtlanması istenilen ...'un yargılama sırasında dinlenilmediği, kısıtlanmayı isteyip istemediğinin sorulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kısıtlanması istenilen dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, beyanı alınmaksızın karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, isteğe bağlı kısıtlamanın özünü oluşturan isteğin yargılamada doğrulanması gerektiğini gösterir. Daire, 409. maddenin birinci fıkrasına göre isteğe bağlı kısıtlama hâllerinde kısıtlanması istenenin dinlenmesinin zorunlu olduğunu hatırlatmıştır. Kısıtlanması istenen kişi yargılama sırasında dinlenmediği ve kısıtlanmayı isteyip istemediği sorulmadığı için verilen karar, sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına bozulmuştur (TMK m. 409).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/2884 E. · 2017/11059 K.19.09.2017

Kısıtlanması istenen kişinin kısıtlanma talebi yoksa 408. madde uygulanamaz; diğer kısıtlama sebepleri de gerçekleşmemişse dava reddedilir

Davacı, babasının yaşlı olduğunu, malvarlığını iyi yönetemediğini ve bir taşınmazını bedelini almadan bir yakınına devrettiğini ileri sürerek 405, 406 ve 408. maddeler uyarınca kısıtlanmasını istedi. Sağlık raporunda vasi atanmasının gerekmediği belirtilmişti; mahkeme davayı kabul etti ve karar kısıtlı adayı vekilince temyiz edildi.

“Mahkemece de, dava Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi kapsamında değerlendirilmiş olmakla birlikte sağlık yönünden aldırılan rapor, kısıtlı adayının kısıtlanma talebinin bulunmaması ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Türk Medeni Kanununun 405, 406 ve 408. maddeleri koşullarını taşımayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 408. maddenin kısıtlanması istenen kişinin kendi talebi bulunmadıkça uygulanamayacağını gösterir. Daire, sağlık raporunda kısıtlanması istenen kişinin akli durumunun normal bir yaşama izin verdiğinin belirtildiğini, taşınmaz devirleri ve kalan malvarlığı gözetildiğinde darlık veya yoksulluk tehlikesinin ispatlanamadığını açıklamıştır. Kişinin kısıtlanma talebi de bulunmadığından 405, 406 ve 408. maddelerin koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek davanın kabulü bozulmuştur (TMK m. 406).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/920 E. · 2017/766 K.26.01.2017

Kendi isteğiyle kısıtlanan kişinin vesayeti, kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkmadıkça yalnız artık istemediği için kaldırılamaz

Kendi isteğiyle 408. madde uyarınca kısıtlanmış olan kişi hakkında vesayetin kaldırılması istendi. Mahkeme, kısıtlı kısıtlanmayı istemediği sürece kısıtlanmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle ek kararla istemi kabul etti; karar vasi tarafından temyiz edildi.

“Aynı Kanun'un 476. maddesine göre; kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır. Vesayetin sona ermesi halleri Türk Medeni Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Mahkemece, kısıtlanma nedenleri de gözetilerek Türk Medeni Kanunu'nun 475 ve 476. maddeleri uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak, kısıtlanma nedeninin ortadan kalktığına ilişkin sağlık raporu alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, isteğe bağlı kısıtlamanın başlangıcı ile sona ermesi arasındaki farkı gösterir. Kısıtlama kişinin isteğiyle başlar; ancak Daire, 476. madde uyarınca kendi isteğiyle kısıtlanmış kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasının kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlı olduğunu belirtmiştir. Kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığı araştırılmadan, yalnız kısıtlının artık istememesi gerekçesiyle vesayetin kaldırılması eksik inceleme sayılarak karar bozulmuştur (TMK m. 476).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2009/10526 E. · 2010/1212 K.20.01.2010

Kısıtlanmasını isteyen davacıya duruşma günü tebliğ edilmeden ve dinlenmeden yokluğunda karar verilemez

Davacı, 408. maddeye dayanarak kendisinin kısıtlanmasını istedi. Mahkeme, davacıya duruşma gününü tebliğ etmeden yokluğunda karar verdi.

“Davacıya duruşma günü tebliğ edilerek, istekle ilgili dinlenilmesi (TMK. md. 409) ve delilleri sorulup bu çerçevede toplanıp, değerlendirilerek sonucu itibariyle karar vermek gerekirken, duruşma günü tebliğ edilmeden yokluğunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, dinlenme kuralının kısıtlanmak isteyen kişi bakımından da işlediğini gösterir. Daire, davacıya duruşma gününün tebliğ edilmesi, istekle ilgili olarak dinlenmesi ve delillerinin sorulup toplanarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Duruşma günü tebliğ edilmeden davacının yokluğunda verilen karar bozulmuştur (TMK m. 409).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2013/8829 E. · 2013/10363 K.13.06.2013

Yaşlılık sebebiyle vasi istenen davada hukuki nitelendirme hâkime aittir; 408. madde isteminde tebligat yapılmadan dosya üzerinden karar verilemez

Davacı, babasının yaşlı olduğunu ve işlerini yapamadığını belirterek vasi atanmasını istedi. Mahkeme davayı 405. madde kapsamında değerlendirdi ve alınan rapora dayanarak kısıtlanması istenen kişiye tebligat yapmadan dosya üzerinden reddetti.

“Öte yandan davada ileri sürülen kısıtlanma nedenine göre; kısıtlanması istenilenin beyanı alınmadan ve kısıtlanma nedeni ispatlanmadan karar verilemeyeceğinden ayrıca dava kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle resen araştırmayı gerektirdiğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilemez. Açıklanan nedenlerle kısıtlanması istenilene tebligat yapılıp davaya cevap verme imkanı tanınmadan ve duruşma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, yaşlılık sebebiyle açılan vesayet davalarında 408. maddenin nasıl işletileceğini gösterir. Daire, olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu ve davanın 408. maddeye dayandığını belirtmiştir. Vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olması ve dosya üzerinden karar verme imkânı, kısıtlanması istenene tebligat yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmadığından, duruşma yapılmadan verilen ret kararı bozulmuştur (TMK m. 409).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2013/3280 E. · 2013/4576 K.25.03.2013

Akıl hastalığı bulunmadığını ve vasi gerekmediğini belirten rapor, 408. madde koşulları gerçekleşmiş kişinin isteğinin reddi için yeterli değildir

Davacı, yaşlı olan üvey babasının kendi işlerini göremediğini belirterek kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını istedi. Sağlık raporunda akıl hastalığı saptanmadığı ve vasi atanmasının gerekmediği belirtilmişti; kısıtlanması istenen kişi duruşmada başkasının yardımı olmadan işlerini göremediğini ve kısıtlanmak istediğini açıkça ifade etti. Mahkeme davayı reddetti.

“Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesi koşullarının oluştuğu ve istek üzerine kısıtlama talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 408. maddenin 405. maddeden farklı bir değerlendirme gerektirdiğini gösterir. Daire, raporda akıl hastalığı saptanmamasını ve vasi atanmasının gerekmediğinin belirtilmesini, kişinin kendi isteğine dayanan kısıtlama bakımından belirleyici saymamıştır. Mahkemenin gözlemi ve kişinin duruşmadaki açık beyanı birlikte değerlendirilerek 408. madde koşullarının oluştuğu ve istek üzerine kısıtlama talebinin kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş, davanın tümden reddi bozulmuştur (TMK m. 405).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi2013/17406 E. · 2014/6850 K.08.04.2014

İsteğe bağlı kısıtlama kararı ilandan önce iyiniyetli üçüncü kişileri etkilemez; ayırt etme gücü bulunan kişinin kısıtlama kararından önce yaptığı sözleşme bu yüzden geçersiz sayılamaz

Kendi isteğiyle 408. madde uyarınca kısıtlanan davacı adına, kısıtlama davası sürerken imzaladığı bir şirket kuruluş sözleşmesinin iptali istendi. Mahkeme, sözleşme tarihinde davacının sözleşme yapma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı kabul etti.

“TMK'nın 410. maddesinin 2 ve 3. bendi "Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez. Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü haiz olmakla, isteğe bağlı kısıtlama kararının üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurabilmesi için kararın ilan edilmesi gerektiği açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu halde, davacı kısıtlının ayırt etme gücü bulunduğuna göre, mahkemece, vesayet davası açılma tarihinin şirket ana sözleşmesinden önce olması esas alınarak, kısıtlama kararı şirket ana sözleşme tarihinden sonra olsa da, davacının sözleşme düzenlendiği tarihte sözleşme yapma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermesi yerinde değildir.”

Ne anlama geliyor? Karar, isteğe bağlı kısıtlamanın zaman bakımından etkisini gösterir. Daire, kısıtlamanın iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemediğini ve isteğe bağlı kısıtlama kararının üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurabilmesi için ilan edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayırt etme gücü bulunan kişinin kısıtlama davası sürerken fakat kısıtlama kararından önce yaptığı sözleşme, yalnız vesayet davasının daha önce açılmış olmasına dayanılarak ehliyetsizlik gerekçesiyle geçersiz sayılmamıştır (TMK m. 410).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi2022/8073 E. · 2022/12023 K.15.09.2022

İsteğe bağlı kısıtlama sebebi bulunan kişiye kendi isteğiyle kayyım atanabilir; kayyım dosyasının takibi de yerleşim yeri iznine bağlıdır

Ergin bir kişiye 428. madde uyarınca kayyım atanmıştı. Kayyım, bu kişi adına yatırılan parayı çekebilmek için izin istedi; kişinin başka bir ildeki bir kurumda kaldığı gerekçesiyle iki sulh hukuk mahkemesi yetkisizlik kararı verdi.

“Kendisine kayyım tayin edilenin yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesince TMK'nın 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığından dosyanın takibi ile Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 408. maddeye bağlı bir seçenek olan istek üzerine kayyımlığın uygulanışını gösterir. Daire, isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa ergin bir kişiye kendi isteği üzerine kayyım atanabileceğini ve vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım atanmasında da uygulanacağını aktarmıştır. Kayyım atanan kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi için vesayet makamınca verilmiş bir izin bulunmadığından, dosyanın takibinde kayyımı atayan mahkemenin yetkili olduğu belirtilmiştir (TMK m. 428).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 408- Yürürlükteki Kanunun 358 inci maddesini karşılamaktadır. Ancak yeni düzenlemede isteğe dayanan kısıtlılık hâline yeni sebepler eklenmiştir. Yaşlılık, sakatlık ve tecrübesizlik sebeplerine ilâve olarak ağır hastalık sebebi de eklenmiştir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 140

Tasarının 408. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 459). Gerekçedeki "sakatlık" sebebi, maddenin bugünkü metninde 2013 değişikliğiyle "engellilik" olarak yer alır.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 358. maddeydi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 358 (mülga)

İhtiyarlığı, maluliyeti veya tecrübesizliği sebebiyle işlerini gereği gibi görmekten aciz olduğunu ispat eden her reşit, vesayet altına alınmasını talep edebilir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3584721 sayılı Kanun m. 408
Sebeplerİhtiyarlık, malullük, tecrübesizlikYaşlılık, engellilik, deneyimsizlik, ağır hastalık
Sonuç koşuluİşlerini gereği gibi görmekten aciz olduğunu ispatİşlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat
HükümVesayet altına alınmayı talep edebilirKısıtlanmasını isteyebilir

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.
03.05.2013"Sakatlığı" ibaresi "engelliliği" olarak değiştirildi6462 s. K. m. 1

Madde, 2013'teki ibare değişikliği dışında değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 408. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler
  • TMK m. 409: İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu.
  • TMK m. 428: İstek üzerine kayyımlık.
  • TMK m. 415: Vasi seçiminde ilgililerin isteği.
  • TMK m. 476: İstek üzerine kısıtlamada vesayetin kaldırılması.
  • TMK m. 405: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama.

Yaşlı bir yakınınız için vasi atanması, istek üzerine kısıtlama veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 408 ne diyor?

Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her erginin kısıtlanmasını isteyebileceğini düzenler.

Yakınlarım benim yerime 408. madde uyarınca kısıtlanmamı isteyebilir mi?

408. madde kişinin kendi isteğine dayanır; açılmış bir davada kişinin isteğini bildirmesi yeterli görülür, ancak kişinin talebi yoksa bu maddeye göre kısıtlama kararı verilemez.

Kısıtlanmayı istemek yeterli mi?

Hayır; kanunda sayılan sebeplerden biri yüzünden işlerin gerektiği gibi yönetilemediğinin de ispat edilmesi gerekir.

Kısıtlanmak isteyen kişi dinlenir mi?

Evet; bu sebeple bir kimse dinlenilmeden kısıtlanamaz (TMK m. 409).

Resmî sağlık kurulu raporu şart mı?

Kanun bu raporu akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama için arar; isteğe bağlı kısıtlamada rapor, ispat araçlarından biridir.

Vasiyi kim seçer?

Vesayet makamı atar; haklı sebepler engel olmadıkça kişinin gösterdiği kimse vasi olarak atanır (TMK m. 415).

Kısıtlanmak yerine kayyım istenebilir mi?

Evet; isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa kişiye kendi isteğiyle kayyım atanabilir (TMK m. 428).

Vesayet nasıl kaldırılır?

Kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkınca kaldırılır; isteğin geri alınması tek başına yetmez (TMK m. 476).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 358. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Yalnız "sakatlığı" ibaresi 2013'te "engelliliği" olarak değiştirildi.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp