TMK 428, ergin bir kişiye kendi isteği üzerine kayyım atanmasını düzenler. Madde iki koşul arar: kişide isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri bulunmalı ve kişi kayyım atanmasını kendisi istemelidir. İsteğe bağlı kısıtlama sebepleri 408. maddede sayılır: yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetememe. Kısıtlamadan farklı olarak kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini etkilemez (TMK m. 458). Gerekçeye göre sayılan sebeplerden birinin bulunması yeterli olmayıp kişinin kendisine kayyım atanması isteminde bulunması da zorunludur. Yargıtay, 428. madde uyarınca kayyım atanan kişinin yerleşim yeri değişikliğine vesayet makamı izin vermemişse dosyanın takibinde kayyımı atayan mahkemenin yetkili olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 5. HD, 2022/8073 E., 2022/12023 K., 15.09.2022). Madde eski Kanun'un 378. maddesini karşılar ve Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir.
- İstek üzerine kayyım
- İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri bulunan ergin kişiye kendi isteğiyle atanan kayyım.
- İsteğe bağlı kısıtlama
- Kişinin kendi isteği üzerine kısıtlanması (TMK m. 408).
- Fiil ehliyeti
- Kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesi.
- Kısıtlama
- Ergin kişinin vesayet altına alınarak fiil ehliyetinin sınırlanması.
- Yasal danışman
- Kısıtlama için yeterli sebep bulunmayan kişinin belirli işlerde görüşü alınmak üzere atanan danışman (TMK m. 429).
TMK 428 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kişi | Ergin | TMK m. 428 |
| Sebep | İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri | TMK m. 408 |
| İstek | Kişinin kendisinin kayyım istemesi | TMK m. 428 |
| Atama | Vesayet makamınca kayyım atanabilir | TMK m. 428 |
| Ehliyete etkisi | Fiil ehliyetini etkilemez | TMK m. 458 |
| Görev alanı | Malvarlığının yönetimiyle görevlendirilmişse yönetim ve korumaya ilişkin işler | TMK m. 460 |
| Usul | Vasinin atanması usulü uygulanır | TMK m. 431 |
| Kaynak | 743 m. 378 | Gerekçe, s. 144 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 378. maddesini karşılamaktadır. İsteğe bağlı kısıtlama sebepleri 408. maddede belirlenmiştir; gerekçeye göre sayılan sebeplerden birinin bulunması yeterli değildir, kişinin kendisine kayyım atanması isteminde bulunması da zorunludur. Tasarının 428. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 464).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, kayyımın ancak ilgilinin kendi isteği üzerine atanabilmesidir; bir yakının talebi bu maddeye göre kayyım atanması için yeterli değildir. İkinci nokta, kayyım atanmasının kişinin fiil ehliyetini etkilememesi ve bu yönüyle 408. maddedeki isteğe bağlı kısıtlamadan ayrılmasıdır (TMK m. 458). Üçüncü nokta, isteğin yanında kişide 408. maddede sayılan sebeplerden birinin bulunmasının da gerekmesidir; isteğe bağlı kısıtlamada Yargıtay, isteğin tek başına yeterli olmadığını ve kişinin işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat etmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/6557 E., 2011/19218 K., 21.11.2011).
İstek üzerine kayyımlığın koşulları
- Ergin kişi: Kayyım yalnız ergin kişiye bu maddeye göre atanır.
- Sebep: Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetememe.
- İstek: Kayyım atanmasını kişinin kendisi ister.
428. madde, 427. maddedeki kanun gereği yönetim kayyımlığıyla birlikte "Yönetim" başlığı altında, istek üzerine kayyımlığı düzenler. Madde kayyım atanmasını isteğe bağlı kısıtlama sebeplerine bağlar; 408. maddeye göre yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir (TMK m. 408). Gerekçeye göre bu sebeplerden birinin bulunması yeterli olmayıp kişinin kendisine kayyım atanması isteminde bulunması da zorunludur. Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır (TMK m. 403); vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar kayyımın atanmasında da uygulanır (TMK m. 431). İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden ayrı olarak, 12.03.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'la değiştirilen 407. madde de kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin kişinin isteği üzerine kısıtlanacağını veya kendisine kayyım atanacağını düzenler; Kanun'un kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu durumda da uygulanır (TMK m. 407).
İsteğin nasıl ortaya konacağı konusunda 408. maddeye ilişkin kararlar yol gösterir. Yargıtay, isteğe bağlı kısıtlamada kişinin davayı bizzat açmasının gerekmediğini, açılmış bir davada isteğini bildirmesinin yeterli olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/12332 E., 2011/23616 K., 26.12.2011). Kişinin kendi talebi bulunmadığı bir davada isteğe bağlı kısıtlama hükmünün uygulanamayacağı da kabul edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/2884 E., 2017/11059 K., 19.09.2017).
Kayyım ile isteğe bağlı kısıtlama arasındaki fark
- Kısıtlama: Kişi vesayet altına alınır ve vasi tarafından temsil edilir.
- Kayyım: Fiil ehliyeti etkilenmez.
- Ortak nokta: Her iki yol da 408. maddedeki sebeplere ve kişinin isteğine dayanır.
İsteğe bağlı kısıtlama ile istek üzerine kayyımlık aynı sebeplere dayanır; aralarındaki fark sonuçlarında ortaya çıkar. Kısıtlanan kişi vesayet altına alınır; vasi, vesayet altındaki kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür (TMK m. 403). Bir kimseye kayyım atanması ise onun fiil ehliyetini etkilemez; kayyımın görev süresi ve ücreti vesayet makamı tarafından belirlenir (TMK m. 458).
Kayyım bir malvarlığının yönetimi ve gözetimi ile görevlendirilmişse yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabilir; bunun dışındaki işler temsil olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 460). Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin kişiye ise belirli işlerde görüşü alınmak üzere yasal danışman atanır (TMK m. 429).
Kayyımlık türleri arasındaki yeri
- Temsil kayyımlığı: Belirli bir işte temsil.
- Yönetim kayyımlığı: Kanun gereği, yönetimi kimseye ait olmayan mallar.
- İstek üzerine kayyımlık: Ergin kişinin kendi isteği.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kayyımlığın temsil kayyımlığı, yönetim kayyımlığı ve isteğe bağlı kayyımlık olmak üzere üç türde düzenlendiğini ve bu düzenlemelerin hukuki sonuçlarının birbirinden farklı olduğunu belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2772 E., 2020/937 K., 24.11.2020). Temsil kayyımı kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri, yönetim kayyımı ise malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı tarafından atanır (TMK m. 430).
Vesayet altındaki kişi, vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerini değiştiremez (TMK m. 412). Yargıtay, 428. madde uyarınca kayyım atanan kişinin yerleşim yeri değişikliğine vesayet makamınca izin verilmemişse kayyım dosyasının takibinde kayyımı atayan mahkemenin yetkili olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 5. HD, 2022/8073 E., 2022/12023 K., 15.09.2022).
Sona erme
- İstek üzerine kısıtlama: Vesayetin kaldırılması sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır.
- Yönetim kayyımlığı: Sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınması.
Kendi isteğiyle kısıtlanmış kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır (TMK m. 476). Yargıtay, isteğe bağlı kısıtlamada vesayetin yalnız kısıtlının artık istememesi gerekçesiyle kaldırılamayacağını ve sebebin ortadan kalkıp kalkmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/920 E., 2017/766 K., 26.01.2017). Yönetim kayyımlığının sona ermesi ise 477. maddede düzenlenmiştir: yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer (TMK m. 477). 428. madde, 427. maddeyle birlikte "Yönetim" başlığı altında yer alır.
Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerinizi gerektiği gibi yönetemiyorsanız, fiil ehliyetinizi etkilemeyen bir koruma yolu olarak kendi isteğinizle kayyım atanmasını vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinden isteyebilirsiniz (TMK m. 428). Bir yakınınız için başvuracaksanız, bu maddenin kişinin kendi isteğini aradığını göz önünde tutun. Kayyıma hangi işler için yetki verileceğini başvuruda açıkça belirtin; malvarlığının yönetimi dışındaki işler özel yetkiye veya vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 460).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 428. maddedeki istek üzerine kayyımlığı ve dayandığı isteğe bağlı kısıtlama sebeplerini gösteren kararlardan seçilmiştir. Maddeyi doğrudan uygulayan kararların sayısı sınırlıdır; kararların bir kısmı 408. maddedeki isteğe bağlı kısıtlamaya ilişkindir ve o maddenin sayfasında da yer alır. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
428. madde uyarınca kendi isteğiyle kayyım atanan kişinin yerleşim yeri değişikliğine vesayet makamı izin vermemişse, kayyım dosyasının takibinde kayyımı atayan mahkeme yetkilidir
Ergin bir kişiye 428. madde uyarınca kayyım atanmıştı. Kayyım, bu kişi adına yatırılan parayı çekebilmek için izin istedi. Kayyımı atayan sulh hukuk mahkemesi izin verdi, ardından kişinin başka bir ilde kaldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdi; dosyanın gönderildiği mahkeme de yerleşim yeri değişikliğine izin verilmediği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdi.
“Kendisine kayyım tayin edilenin yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesince TMK'nın 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığından dosyanın takibi ile Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 428. maddeye göre atanan bir kayyımla ilgilidir. Daire, isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa ergin bir kişiye kendi isteği üzerine kayyım atanabileceğini ve vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım atanmasında da uygulanacağını (TMK m. 431) aktarmıştır. Vesayet altındaki kişinin vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerini değiştiremeyeceğini öngören TMK m. 412 gözetilerek, izin kararı bulunmadığından dosyanın takibinde kayyımı atayan mahkemenin yetkili olduğu belirtilmiştir.
Kayyımlık temsil, yönetim ve isteğe bağlı kayyımlık olmak üzere üç türde düzenlenmiştir; bu türlerin hukuki sonuçları birbirinden farklıdır
Bir taşınmazdaki pay sahibine 3561 sayılı Kanun'a göre yönetim kayyımı atanmıştı. Kayyım, arsa karşılığı yapım sözleşmesi gereğince bu kişiye ait payın müteahhit şirkete devri için kendisine yetki ve izin verilmesini istedi. Mahkeme yetkisizlik kararı verdi ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi.
“4721 sayılı TMK'da kayyımlık; temsil kayyımlığı (TMK m. 426), yönetim kayyımlığı (TMK m. 427) ve isteğe bağlı kayyımlık (TMK m. 428) olmak üzere üç türde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin hukuki sonuçları birbirinden farklı olup, aynı Kanun'un 403. maddesine göre kayyımın, belirli işleri görmek ya da mal varlığını yönetmek için atanacağı hüküm altına alınmıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 428. maddedeki isteğe bağlı kayyımlığın kayyımlık türleri arasındaki yerini gösterir. Hukuk Genel Kurulu, kayyımlığın temsil kayyımlığı (TMK m. 426), yönetim kayyımlığı (TMK m. 427) ve isteğe bağlı kayyımlık (TMK m. 428) olarak üç türde düzenlendiğini ve bu düzenlemelerin hukuki sonuçlarının farklı olduğunu belirtmiştir. Kayyımlık türüne göre yetkili vesayet makamının da değiştiği, yönetim kayyımının malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kişinin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamınca atanacağı açıklanmıştır (TMK m. 430).
İsteğe bağlı kısıtlamada kişinin davayı bizzat açması gerekmez; açılmış bir davada isteğini bildirmesi yeterlidir
Kısıtlanması istenen kişi hakkında açılan davada 405. madde yönünden kısıtlama istemi reddedildi. Kısıtlanması istenen kişi duruşmadaki beyanında ve temyiz dilekçesinde kısıtlanmasını istediğini bildirmişti; mahkeme 408. madde yönünden inceleme yapmadan davayı reddetti.
“Türk Medeni Kanununun 408. maddesine göre kısıtlama kararı verilebilmesi için, kısıtlanması istenilen kişinin kendisinin bizzat dava açmasına gerek olmayıp, açılan bir davada bu isteğini bildirmesi de yeterlidir.”
Ne anlama geliyor? Karar 408. maddeye ilişkindir; 428. madde de istek üzerine kayyımı aynı isteğe bağlı kısıtlama sebeplerine bağladığından, isteğin nasıl ortaya konacağı konusunda yol gösterir. Daire, kısıtlanması istenen kişinin kendisinin dava açmasının zorunlu olmadığını, başkası tarafından açılmış bir davada bu isteğini bildirmesinin de yeterli olduğunu belirtmiştir. Kişi duruşmada ve temyiz dilekçesinde isteğini bildirdiğinden, 408. maddedeki durumda olup olmadığı araştırılmadan verilen ret kararı bu yönden bozulmuştur.
İstek tek başına yetmez; kişi isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri yüzünden işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat etmelidir
Kısıtlanması istenen kişi hakkında başkası tarafından dava açıldı; kısıtlanması istenen kişi duruşmaya katılarak kısıtlanmasını istediğini bildirdi. Mahkeme davayı aktif husumet yokluğu nedeniyle reddetti.
“Ancak, kişinin kısıtlanmasını istemesi yeterli olmayıp; Türk Medeni Kanununun 408. maddesindeki durumda bir kişi olduğunu ve bu durumu sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini de ispat etmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; kısıtlanması istenilen kişinin, yasada açıklanan durumda olup olmadığının belirlenmesi için gösterilecek deliller toplanarak, vesayet işleri kamu düzeniyle ilgili olduğundan, gerekirse kendiliğinden araştırma ilkesi uyarınca inceleme de yapılarak; gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar 408. maddeye ilişkindir ve 428. maddenin dayandığı iki koşulu birlikte gösterir: kişinin isteği ve kanunda sayılan sebeplerden birinin bulunması. Gerekçeye göre 428. maddede de sayılan sebeplerden birinin bulunması yeterli olmayıp kişinin kendisine kayyım atanması isteminde bulunması zorunludur. Daire, isteğin açılmış bir davada bildirilebileceğini kabul ettiğinden aktif husumet yokluğundan ret kararı verilmesini doğru bulmamış; kişinin kanunda açıklanan durumda olup olmadığının delillerle ve gerekirse kendiliğinden araştırma yapılarak belirlenmesi gerektiğini açıklamıştır.
Kısıtlanması istenen kişinin kendi talebi yoksa isteğe bağlı kısıtlama hükmü uygulanamaz
Davacı, babasının yaşlı olduğunu, malvarlığını iyi yönetemediğini ve bir taşınmazını bedelini almadan bir yakınına devrettiğini ileri sürerek 405, 406 ve 408. maddeler uyarınca kısıtlanmasını istedi. Mahkeme davayı kabul etti ve karar kısıtlı adayı vekilince temyiz edildi.
“Mahkemece de, dava Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi kapsamında değerlendirilmiş olmakla birlikte sağlık yönünden aldırılan rapor, kısıtlı adayının kısıtlanma talebinin bulunmaması ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Türk Medeni Kanununun 405, 406 ve 408. maddeleri koşullarını taşımayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar 408. maddeye ilişkindir; ilgilinin kendi isteği bulunmadıkça isteğe bağlı kısıtlama hükmünün uygulanamayacağını gösterir. 428. madde de kayyımın ergin kişiye kendi isteği üzerine atanabileceğini öngördüğünden, bir yakının talebi bu maddeye göre kayyım atanması için yeterli değildir. Daire, kişinin kısıtlanma talebi bulunmadığını ve 405 ile 406. maddelerin koşullarının da gerçekleşmediğini belirterek davanın kabulüne ilişkin kararı bozmuştur (TMK m. 406).
Kendi isteğiyle kısıtlanan kişinin vesayeti, kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkmadıkça yalnız artık istemediği için kaldırılamaz
Kendi isteğiyle 408. madde uyarınca kısıtlanmış olan kişi hakkında vesayetin kaldırılması istendi. Mahkeme, kısıtlı kısıtlanmayı istemediği sürece kısıtlanmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle ek kararla istemi kabul etti; karar vasi tarafından temyiz edildi.
“Aynı Kanun'un 476. maddesine göre; kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır. Vesayetin sona ermesi halleri Türk Medeni Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Mahkemece, kısıtlanma nedenleri de gözetilerek Türk Medeni Kanunu'nun 475 ve 476. maddeleri uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak, kısıtlanma nedeninin ortadan kalktığına ilişkin sağlık raporu alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar 408. maddeye göre verilen isteğe bağlı kısıtlamanın sona ermesine ilişkindir. Daire, 476. madde uyarınca kendi isteğiyle kısıtlanmış kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasının kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlı olduğunu belirtmiş; sebebin ortadan kalkıp kalkmadığı araştırılmadan, yalnız kısıtlının artık istememesi gerekçesiyle vesayetin kaldırılmasını eksik inceleme saymıştır (TMK m. 476). İstek üzerine atanan kayyım bakımından ise yönetim kayyımlığının sona ermesine ilişkin 477. madde hükmü ayrıca gözetilir.
Madde gerekçesi
Madde 428- Yürürlükteki Kanunun 378 inci maddesini karşılamaktadır. İsteğe bağlı kısıtlama sebepleri 408 inci maddede belirlenmiştir. Sayılan sebeplerden birinin bulunması yeterli olmayıp, ayrıca kişinin kendisine kayyım atanması isteminde bulunması da zorunludur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 144Tasarının 428. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 464).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 378. maddeydi; kenar başlığı "İhtiyari kayyım" idi.
Kendisinde ihtiyari hacir sebeplerinden biri bulunan reşit için, talebi üzerine, bir kayyım tayin edilebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 378 | 4721 sayılı Kanun m. 428 | |
|---|---|---|
| Kenar başlığı | İhtiyari kayyım | İstek üzerine |
| Kişi | Reşit | Ergin |
| Sebep | İhtiyari hacir sebeplerinden biri | İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri |
| İstek | Talebi üzerine | Kendi isteği üzerine |
| Sonuç | Kayyım tayin edilebilir | Kayyım atanabilir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 428. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 408: İstek üzerine kısıtlama.
- TMK m. 407: Özgürlüğü bağlayıcı ceza.
- TMK m. 427: Kanun gereği yönetim kayyımı.
- TMK m. 429: Yasal danışmanlık.
- TMK m. 458: Kayyımın konumu.
- TMK m. 460: Malvarlığının yönetimi.
- TMK m. 476: İstek üzerine kısıtlamada vesayetin kaldırılması.
Kendinize veya bir yakınınıza kayyım ya da vasi atanması, isteğe bağlı kısıtlama, boşanma davasında vesayet veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 428 ne diyor?
İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa ergin bir kişiye kendi isteği üzerine bir kayyım atanabileceğini düzenler.
İsteğe bağlı kısıtlama sebepleri nelerdir?
Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetememe (TMK m. 408).
Başkası benim adıma bu maddeye göre kayyım isteyebilir mi?
Madde kayyımın kişinin kendi isteği üzerine atanmasını öngörür; gerekçeye göre kişinin kendisine kayyım atanması isteminde bulunması zorunludur.
Kayyım atanınca fiil ehliyetim kısıtlanır mı?
Hayır; bir kimseye kayyım atanması onun fiil ehliyetini etkilemez (TMK m. 458).
Kayyım hangi işleri yapabilir?
Malvarlığının yönetimiyle görevlendirilmişse yalnız yönetim ve korumaya ilişkin işleri; diğer işler özel yetkiye veya vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 460).
İsteğe bağlı kısıtlama ile istek üzerine kayyım arasındaki fark nedir?
Kısıtlamada kişi vesayet altına alınır ve vasi tarafından temsil edilir; kayyım atanması ise fiil ehliyetini etkilemez.
Kayyım dosyası hangi mahkemede takip edilir?
Yerleşim yeri değişikliğine vesayet makamınca izin verilmemişse kayyımı atayan mahkemede (Yargıtay 5. HD, 2022/8073 E., 2022/12023 K., 15.09.2022).
Sadece kayyım istemek yeterli mi?
Hayır; isteğin yanında 408. maddede sayılan sebeplerden birinin de bulunması gerekir.
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 378. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 403, 406, 407, 408, 412, 428, 429, 430, 431, 458, 460, 476, 477
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 378 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 428 gerekçesi s. 144, Tasarı ve Komisyon metni s. 464
- Yargıtay HGK, 2017/2772 E., 2020/937 K., 24.11.2020
- Yargıtay 2. HD, 2011/12332 E., 2011/23616 K., 26.12.2011
- Yargıtay 2. HD, 2011/6557 E., 2011/19218 K., 21.11.2011
- Yargıtay 5. HD, 2022/8073 E., 2022/12023 K., 15.09.2022
- Yargıtay 8. HD, 2017/2884 E., 2017/11059 K., 19.09.2017
- Yargıtay 8. HD, 2017/920 E., 2017/766 K., 26.01.2017
