Türk Medeni Kanunu · Vesayeti Gerektiren Hâller

TMK Madde 404: Küçüklük Nedeniyle Vesayet

Türk Medeni Kanunu'nun 404. maddesine göre velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır. Görevlerini yaparken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır. Bu sayfada iki fıkrayı, boşanmadan sonra velayetin durumunu, madde gerekçesini, eski Kanun'daki karşılığını ve Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 7 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni › İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller

A. Küçüklük

Madde 404

  1. (1)Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
  2. (2)Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 404 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: velayet altında bulunmayan küçük
  4. Boşanmadan sonra velayet ve vesayet
  5. Velayetin kaldırılması ile ilişki
  6. İkinci fıkra: bildirim yükümlülüğü
  7. Görevli ve yetkili mahkeme
  8. Yargıtay kararları
  9. Madde gerekçesi
  10. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  11. Değişiklik geçmişi
  12. İlgili maddeler
  13. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 404, küçüklük sebebiyle vesayeti düzenler. Birinci fıkraya göre velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır. İkinci fıkraya göre görevlerini yaparken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır. Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır (TMK m. 348); ana ve baba evli değilse ve ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK m. 337). Gerekçeye göre madde iki fıkraya ayrılmış, velayet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınmasının zorunlu olduğu belirtilmiş ve bildirimle yükümlü görevliler arasına noterler de eklenmiştir.

Küçük
Henüz ergin olmayan kişi; erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar ve evlenme kişiyi ergin kılar (TMK m. 11).
Velayet
Ana ve babanın ergin olmayan çocuk üzerindeki bakım, eğitim ve temsil yetkisi ve yükümlülüğü.
Vesayet
Velayet altında bulunmayan küçüğün veya kısıtlının korunması ve temsili için kurulan düzen.
Bildirim yükümlülüğü
Vesayeti gerektiren durumu öğrenen görevlilerin durumu vesayet makamına haber verme yükümü.

TMK 404 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
KuralVelayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınırTMK m. 404/1
BildirimNüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler vesayet makamına bildirirTMK m. 404/2
Evli ana ve babaVelayet birlikte kullanılır; boşanmada çocuk kendisine bırakılan tarafa aittirTMK m. 336
Evli olmayan ana ve babaAna küçük, kısıtlı veya ölmüşse vasi atanır ya da velayet babaya verilirTMK m. 337/2
Velayetin kaldırılmasıHer iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanırTMK m. 348/2
Görevli mahkemeVesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesiTMK m. 397
YetkiKüçüğün yerleşim yerindeki vesayet daireleriTMK m. 411
Kaynak743 m. 354Gerekçe, s. 139

TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 354. maddesini karşılamaktadır ve iki fıkraya ayrılmıştır. Birinci fıkrada velayet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınmasının zorunlu olduğu hükmüne yer verilmiş; ikinci fıkrada bildirimle yükümlü resmî görevliler arasına noterler de eklenmiştir. Tasarının 404. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 458).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, vesayetin küçük bakımından velayetin yokluğuna bağlı olmasıdır: velayet altında bulunan küçüğe vasi atanmaz; velayet varsa önce velayetin kaldırılması veya düzenlenmesi gündeme gelir. İkinci nokta, boşanma kararıyla velayet kendisine bırakılan eşin ölümünde velayetin diğer eşe kendiliğinden geçmediğinin kabul edilmesidir; velayeti isteyen eşe velayet davası açma imkânı verilir (Yargıtay 8. HD, 2017/1196 E., 2017/3817 K., 16.03.2017). Üçüncü nokta, vasi atanmasına vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin, velayetin kaldırılmasına ise aile mahkemesinin bakmasıdır.

Birinci fıkra: velayet altında bulunmayan küçük

  • Kural: Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.
  • Zorunluluk: Gerekçeye göre vesayet altına alma zorunludur.
  • Ön koşul: Küçüğün velayet altında bulunmaması.

Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır. Küçük, henüz ergin olmayan kişidir; erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar ve evlenme kişiyi ergin kılar (TMK m. 11). Madde, velayetin yokluğunu vesayetin koşulu yapar. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; velayet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336). Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir; ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK m. 337).

Yargıtay, evlilik dışında doğup tanıma yoluyla nüfusa tescil edilen ve annesi de küçük olan çocuğa vasi atanması isteminin vesayet işi olduğunu ve sulh hukuk mahkemesinde görüleceğini belirtmiştir (Yargıtay 20. HD, 2015/10327 E., 2015/8246 K., 01.10.2015).

Boşanmadan sonra velayet ve vesayet

  • Kural: Boşanmada velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir.
  • Velayet sahibinin ölümü: Velayet diğer eşe kendiliğinden geçmez.
  • Velayetin kullanılamaması: Sağ kalan ebeveyn velayeti istemez veya vesayet altındaysa vasi atanır.

Boşanma kararıyla velayet kendisine bırakılan eşin ölümü, 404. maddenin boşanma sonrasında gündeme geldiği durumlardandır. Yargıtay, velayet hakkı sahibinin ölümü durumunda çocuğun velayetinin doğrudan sağ eşe geçmediğini, velayet altında bulunmayan çocuğun vesayet altına alınacağını, ancak asıl olanın velayet olduğunu ve velayeti isteyen sağ eşe velayet davası açma imkânı verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/1196 E., 2017/3817 K., 16.03.2017).

Velayetin fiilen kimsede kalmaması da vesayeti gerekli kılar. Yargıtay, boşanmadan sonra annenin velayeti açıkça istemediği, babanın da cezaevinde ve vesayet altında bulunduğu bir olayda küçüğün velayet altında olmadığını ve vasi atanması isteminin sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 5. HD, 2020/11651 E., 2021/1061 K., 08.02.2021).

Velayetin kaldırılması ile ilişki

  • Velayetin kaldırılması: Aile mahkemesinin görevindedir.
  • Her iki ebeveynden kaldırılırsa: Çocuğa vasi atanır.
  • Sıra: Velayet varsa önce velayetin kaldırılması davası sonuçlanmalıdır.

Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bunların yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa hâkim, kanunda sayılan hâllerde velayetin kaldırılmasına karar verir; velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır (TMK m. 348). Velayet altında bulunan küçüğe doğrudan vasi atanmaz. Yargıtay, anne ve babası velayet görevini yerine getiremeyen ve bir kuruluşta kalan küçüğe vasi atanması isteminde, davacı kuruluşa velayetin kaldırılması için dava açmak üzere yetki ve süre verilmesi ve bu davanın sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2013/7154 E., 2013/8318 K., 14.05.2013).

İkinci fıkra: bildirim yükümlülüğü

  • Yükümlüler: Nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler.
  • Koşul: Durumu görevlerini yaparken öğrenmeleri.
  • Muhatap: Yetkili vesayet makamı.

Görevlerini yaparken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır. Gerekçeye göre noterler bu maddeyle bildirim yükümlüleri arasına eklenmiştir; eski Kanun'un 354. maddesi nüfus, adliye ve idare memurlarının sulh mahkemesine hemen bildirimde bulunmasını öngörüyordu.

Bildirim, vesayet makamının harekete geçmesini sağlar; ancak bildirim üzerine yapılacak inceleme velayetin durumuna bağlıdır. Yargıtay, nüfus müdürlüğünün bildirimi üzerine küçüklerin vesayet altına alınması isteminde, aile mahkemesinde görülen velayetin düzenlenmesi davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2015/14726 E., 2015/14216 K., 12.10.2015).

Görevli ve yetkili mahkeme

  • Vasi atanması: Vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi.
  • Küçüğün malları: Koruma tedbirlerini de vesayet makamı alır.
  • Yetki: Küçüğün yerleşim yerindeki vesayet daireleri.

Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 397); vesayet işlerinde yetki, küçüğün yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m. 411). Aile mahkemelerinin görevi Medeni Kanun'un vesayeti düzenleyen Üçüncü Kısmını kapsamaz (4787 s. K. m. 4). Yargıtay, velayet altında bulunmayan küçüğe vasi atanmasının zorunlu olduğunu, bu durumda görevli mahkemenin vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi olduğunu ve çocuğun mallarının korunmasına ilişkin bütün tedbirlerin de bu mahkemece alınması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 20. HD, 2015/4770 E., 2015/8078 K., 01.10.2015).

Uygulamada

Boşanmadan sonra velayet kendisine bırakılan eş öldüyse, velayetin size kendiliğinden geçmeyebileceğini göz önünde tutun; velayeti istiyorsanız aile mahkemesinde velayet davası açın. Velayeti kimsede bulunmayan bir küçük varsa, vasi atanması için küçüğün yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir. Noter, nüfus memuru veya başka bir görevliyseniz, görevinizi yaparken velayet altında bulunmayan bir küçüğün varlığını öğrendiğinizde durumu hemen vesayet makamına bildirmek zorundasınız.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar, 404. maddeyi velayetin sona erdiği veya kullanılamadığı farklı durumlarda uygulayan kararlardan seçilmiştir; aynı gerekçeyi tekrarlayan kararlar ayrıca kart olarak eklenmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/1196 E. · 2017/3817 K.16.03.2017

Boşanmada velayet kendisine bırakılan eşin ölümüyle velayet doğrudan sağ eşe geçmez; asıl olan velayettir, sağ eşe velayet davası açma imkânı verilmelidir

Boşanma kararıyla çocukların velayeti babaya bırakılmıştı. Babanın ölümü üzerine nüfus müdürlüğü çocukların vesayet altına alınması için bildirimde bulundu; babaanne de vasi olarak atanmasını istedi. Anne, çocuklardan birinin velayetinin kendisine verilmesini, diğer ikisi için babaannenin vasi atanmasını istedi. Mahkeme velayetin kaldırılması yönünden görevsizlik, vesayet yönünden bekletme kararı verdi.

“Türk Medeni Kanununun 336.maddesine göre boşanma halinde velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olup velayet hakkı sahibinin ölümü durumunda çocuğun velayeti doğrudan sağ eşe geçmez. Velayet altında bulunmayan çocuk vesayet altına alınır ise de aslolan velayet olup velayetin kendisine verilmesini isteyen sağ eşe velayet davası açma imkanı verilip bu davanın sonucuna göre karar verilmelidir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 404. maddenin velayetle ilişkisini açıklar. Daire, boşanmada velayetin çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa ait olduğunu, velayet hakkı sahibinin ölümü durumunda çocuğun velayetinin doğrudan sağ eşe geçmediğini belirtmiş; velayet altında bulunmayan çocuğun vesayet altına alınacağını, ancak asıl olanın velayet olduğunu ve velayeti isteyen sağ eşe velayet davası açma imkânı verilmesi gerektiğini açıklamıştır. Velayeti anne tarafından istenmeyen çocuklara vasi atanması, velayeti istenen çocuk yönünden ise anneye aile mahkemesinde dava açması için süre verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır (TMK m. 336).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi2015/10327 E. · 2015/8246 K.01.10.2015

Evlilik dışında doğan çocuğun annesi küçükse çocuğa vasi atanması istemi vesayet işidir ve sulh hukuk mahkemesinde görülür

Evlilik dışında doğan ve tanıma yoluyla nüfusa tescil edilen çocuğun annesi de küçük olduğundan, nüfus müdürlüğü çocuğa vasi atanması için bildirimde bulundu. Sulh hukuk mahkemesi ile aile mahkemesi ayrı ayrı görevsizlik kararı verdi.

“Kısıtlı adayı küçüğün annesinin de küçük olması nedeniyle Nüfus Müdürlüğünce ihbarda bulunulan davada, uyuşmazlık kısıtlı adayı küçüğe vasi atanması ihbarına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesi ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi gereğince vesayet işleri sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiğinden uyuşmazlığın İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor? Karar, velayet altında bulunmayan küçüğün vesayet altına alınmasında görevli mahkemeyi gösterir. Daire, ana ve baba evli değilse velayetin anaya ait olduğunu, ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkimin çocuğun menfaatine göre vasi atayacağını veya velayeti babaya vereceğini öngören 337. maddeyi aktarmıştır. Annenin küçük olması nedeniyle yapılan bildirimin çocuğa vasi atanmasına ilişkin olduğunu, vesayet işlerinin sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiğini belirterek sulh hukuk mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir (TMK m. 337).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2015/14726 E. · 2015/14216 K.12.10.2015

Nüfus müdürlüğünün bildirimi üzerine küçüklerin vesayet altına alınması isteminde, görülmekte olan velayet davasının sonucu beklenmelidir

Boşanma kararıyla küçüklerin velayeti babaya verilmişti; baba ölmüştü. Nüfus müdürlüğü, 404. madde gereğince küçüklerin vesayet altına alınmasını istedi. Aile mahkemesinde velayetin düzenlenmesine ilişkin bir dava görülürken sulh hukuk mahkemesi, istemin velayetin kaldırılmasına yönelik olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi.

“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 336/3. fıkrasında; velâyetin, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuğun kendisine bırakılan tarafa ait olacağı; 404/1. fıkrasında ise; velâyet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 404. maddenin ikinci fıkrasındaki bildirimin sonuçlarını gösterir. Daire, velayetin ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa ait olacağını ve velayet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağını hatırlatmıştır. Nüfus müdürlüğünün bildirimi üzerine açılan davanın, velayetin kaldırılması değil küçüklerin vesayet altına alınması istemine ilişkin olduğunu belirterek, aile mahkemesindeki velayetin düzenlenmesi davasının sonucu beklenmeden görevsizlik kararı verilmesini bozma sebebi saymıştır (TMK m. 336).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi2020/11651 E. · 2021/1061 K.08.02.2021

Boşanmadan sonra velayeti anne istemez, baba da vesayet altında bulunursa küçük velayet altında değildir; vasi atanması istemini sulh hukuk mahkemesi inceler

Ana ve babanın boşanmasına karar verilmiş, anne velayeti açıkça istememiş, baba ise cezaevinde ve vesayet altında bulunuyordu; çocuk babaannesiyle yaşıyordu. Çocuğa vasi atanması istemiyle açılan davada sulh hukuk mahkemeleri ile aile mahkemesi ayrı ayrı görevsizlik ve yetkisizlik kararları verdi.

“TMK 404. maddesi gereğince velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.”

Ne anlama geliyor? Karar, boşanmadan sonra velayetin fiilen kimsede kalmadığı durumda 404. maddenin nasıl uygulanacağını gösterir. Daire, annenin sağ olmakla birlikte velayeti açıkça istemediğinin boşanma ilamıyla sabit olduğunu, babanın da sağ ancak cezaevinde ve vesayet altında bulunduğunu belirtmiştir. Küçüğe vasi atanması gerektiğinden uyuşmazlığın vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği açıklanarak sulh hukuk mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir (TMK m. 397).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi2016/5937 E. · 2016/9031 K.13.10.2016

Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır; sağ kalan ebeveyn vesayet altındaysa küçüğe vasi atanması vesayet makamının görevidir

Küçüklere vasi atanması istendi. Sulh hukuk mahkemesi, küçüklerin babalarının velayeti altında bulunduğunu ve önce velayetin kaldırılması gerektiğini belirterek görevsizlik kararı verdi; aile mahkemesi ise sağ kalan babanın hükümlü olduğunu ve kendisinin de vesayet altında bulunduğunu belirterek görevsizlik kararı verdi.

“Anne ve babanın, deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamaları halinde hakim velayet hakkını kaldırabilir (TMK'nın 348). Velayet altında bulunmayan her küçük, vesayet altına alınır (TMK'nın 404).”

Ne anlama geliyor? Karar, velayetin kaldırılması ile vasi atanması arasındaki ilişkiyi gösterir. Daire, ana ve babanın velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi veya çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması hâlinde hâkimin velayeti kaldırabileceğini öngören 348. madde ile 404. maddeyi birlikte anmıştır. Sağ kalan babanın cezaevinde ve vesayet altında bulunduğu, küçüklere vasi atanması gerektiği belirtilerek uyuşmazlığın vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinde görülmesine karar verilmiştir (TMK m. 348).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2013/7154 E. · 2013/8318 K.14.05.2013

Anne ve babası velayet görevini yerine getiremeyen küçüğe vasi atanabilmesi için önce velayetin kaldırılması davasının sonucu beklenmelidir

Bir kuruluşta kalan küçüğe 404. madde uyarınca vasi atanması istendi. Küçüğün anne ve babası hapis cezasıyla hükümlü olarak cezaevinde bulunuyordu. Mahkeme davayı reddetti ve velayetin kaldırılması için aile mahkemesine bildirimde bulundu.

“Türk Medeni Kanunu'nun 404. maddesine göre velayet altında bulunmayan çocuğa vasi atanacağından, mahkemece davacı kuruluşa velayet hakkının kaldırılması için dava açmak üzere yetki ve süre verilerek bu davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, velayet altında olmakla birlikte velayetin fiilen kullanılamadığı durumda izlenecek yolu gösterir. Daire, 404. maddeye göre velayet altında bulunmayan çocuğa vasi atanacağını belirtmiş; anne ve babanın velayet görevlerini yerine getiremediği durumda, davacı kuruluşa velayet hakkının kaldırılması için dava açmak üzere yetki ve süre verilmesi ve bu davanın sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini açıklamıştır. Davanın doğrudan reddedilmesi bozma sebebi sayılmıştır (TMK m. 348).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi2015/4770 E. · 2015/8078 K.01.10.2015

Velayet altında bulunmayan küçüğe vasi atanması zorunludur; küçüğün mallarının korunmasına ilişkin tedbirleri de vesayet makamı alır

Anne ve babası ölmüş bir küçüğün mallarının korunması istendi. Asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla, küçüğün velayet altında olmadığı gerekçesiyle; sulh hukuk mahkemesi ise çocuk mallarının korunmasının velayet hükümlerinde düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi.

“Velayet altında bulunmayan küçüğe vasi tayini zorunludur. (TMK'nın 404. maddesi)”

Ne anlama geliyor? Karar, velayet altında bulunmayan küçüğün hem şahsı hem malları bakımından görevli makamı gösterir. Daire, velayet altında bulunmayan küçüğe vasi atanmasının zorunlu olduğunu, bu durumda görevli mahkemenin vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi olduğunu ve çocuk mallarının korunmasına ilişkin bütün tedbirlerin de bu mahkemece alınması gerektiğini belirtmiştir. Sulh hukuk mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir (TMK m. 397).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 404- Yürürlükteki Kanunun 354 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde iki fıkraya ayrılmıştır. Birinci fıkrada velâyet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınmasının zorunlu olduğu hükmüne yer verilmiştir. İkinci fıkrada bildirimle yükümlü resmî görevliler arasına noterlerde eklenmiştir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 139

Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 354. maddesini karşıladığını, iki fıkraya ayrıldığını, velayet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınmasının zorunlu olduğunu ve bildirim yükümlüleri arasına noterlerin eklendiğini belirtir.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 354. maddeydi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 354 (mülga)

Velayet altında bulunmayan her küçüğe, bir vasi nasbolunur. Nüfus, adliye ve idare memurları resmi muameleleri dolayısiyle muttali oldukları vesayeti müstelzim böyle bir hali; sulh mahkemesine hemen ihbar ile mükelleftirler.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3544721 sayılı Kanun m. 404
KuralVelayet altında bulunmayan her küçüğe bir vasi atanırVelayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır
Bildirim yükümlüleriNüfus, adliye ve idare memurlarıNüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler
Bildirimin muhatabıSulh mahkemesiYetkili vesayet makamı
Fıkra düzeniTek fıkraİki fıkra

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 404. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Boşanmadan sonra velayet, küçüğe vasi atanması veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 404 ne diyor?

Velayet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağını ve bu durumu görevleri sırasında öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemelerin hemen vesayet makamına bildireceğini düzenler.

Hangi küçükler vesayet altına alınır?

Velayet altında bulunmayan küçükler.

Velayet altında bulunan küçüğe vasi atanabilir mi?

Hayır; velayet varsa önce velayetin kaldırılması veya düzenlenmesi gündeme gelir. Velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (TMK m. 348).

Boşanmada velayet kendisine verilen eş ölürse velayet diğer eşe geçer mi?

Velayetin diğer eşe kendiliğinden geçmediği kabul edilmiştir; velayeti isteyen eşin aile mahkemesinde velayet davası açması gerekir.

Evlilik dışında doğan çocuğun annesi küçükse ne olur?

Hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK m. 337).

Kimler bildirimde bulunmak zorundadır?

Görevlerini yaparken durumu öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler.

Noterler de bildirim yükümlüsü mü?

Evet; gerekçeye göre noterler bu maddeyle bildirim yükümlüleri arasına eklenmiştir.

Küçüğe vasi atanmasına hangi mahkeme bakar?

Vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi; yetkili mahkeme küçüğün yerleşim yerindeki mahkemedir (TMK m. 397, 411).

Velayetin kaldırılmasına hangi mahkeme bakar?

Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 354. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp