Türk Medeni Kanunu · Vasinin Atanması

TMK Madde 414: Vasi Atanmasında Eşin ve Hısımların Önceliği

Türk Medeni Kanunu'nun 414. maddesine göre haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla vasi olarak atar; bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur. Bu sayfada önceliğin kapsamını, haklı sebepleri, boşanma davasındaki menfaat çatışmasını, madde gerekçesini, eski Kanun'daki karşılığını ve Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 6 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni › Dördüncü Ayırım: Vasinin Atanması › A. Koşulları

II. Eşin ve hısımların önceliği

Madde 414

  1. (1)Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 414 ne düzenler?
  3. Eş ve yakın hısımların önceliği
  4. Vasilik koşulları
  5. Haklı sebepler ve menfaat çatışması
  6. İlgilinin isteği ve atamaya itiraz
  7. Yargıtay kararları
  8. Madde gerekçesi
  9. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  10. Değişiklik geçmişi
  11. İlgili maddeler
  12. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 414, vasi seçiminde eşe ve yakın hısımlara öncelik tanır. Haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini vasi olarak atar. Öncelik, bu kişilerin vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla tanınır (TMK m. 413, TMK m. 418); atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur. Eş ile vesayet altındaki kişi arasında boşanma davası gibi bir menfaat çatışması varsa, eş o davada temsilci olamaz. Gerekçeye göre madde eski Kanun'un 364. maddesini karşılar; kenar başlığındaki "karı ve kocanın" deyimi yerine "eşin" sözcüğü kullanılmıştır.

Yakın hısım
Vesayet altına alınacak kişiyle yakın kan veya kayın hısımlığı bulunan kişi; eski Kanun bunu "yakın kan veya sıhri hısımları" diye ifade ediyordu.
Haklı sebep
Öncelikli kişinin atanmasını vesayet altındaki kişinin menfaatine aykırı kılan durum.
Vasilik koşulları
Vasi olabilmek için aranan yetenek ve erginlik ile kanundaki engellerin bulunmaması (TMK m. 413, 418).
Menfaat çatışması
Vasinin kendi menfaatiyle vesayet altındaki kişinin menfaatinin karşı karşıya gelmesi.
Temsil kayyımı
Yasal temsilciyle menfaat çatışması bulunan işte atanan kayyım (TMK m. 426).

TMK 414 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
ÖncelikEş veya yakın hısımlardan biriTMK m. 414
KoşulVasilik koşullarına sahip olmakTMK m. 413, 418
ÖlçütlerYerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkilerTMK m. 414
İstisnaHaklı sebeplerTMK m. 414
İlgilinin isteğiKişinin veya ana ve babasının gösterdiği kimseTMK m. 415
Menfaat çatışmasıO iş için temsil kayyımı atanırTMK m. 426
İtirazAtamaya on gün içinde itirazTMK m. 422
Kaynak743 m. 364Gerekçe, s. 141

TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 364. maddesini karşılamaktadır; "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" kullanılmış, kenar başlığında geçen "karı ve kocanın" deyimi yerine "eşin" sözcüğü kullanılmıştır. Tasarının 414. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 461).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, önceliğin mutlak olmaması, haklı sebepler varsa eş veya yakın hısım yerine başka birinin atanabilmesidir. İkinci nokta, öncelik tanınacak kişinin de vasilik koşullarına sahip olması gerektiğidir. Üçüncü nokta, vasi olan eş ile kısıtlı arasında boşanma davası açılırsa, bu davada eşin kısıtlıyı temsil edememesi ve menfaat çatışması bulunmayan tarafsız bir temsilciye ihtiyaç duyulmasıdır (Yargıtay 2. HD, 2017/810 E., 2017/4602 K., 19.04.2017).

Eş ve yakın hısımların önceliği

  • Öncelik: Eş veya yakın hısımlardan biri.
  • Ölçütler: Yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler.
  • Gözetme yükümlülüğü: Vesayet makamı vasiyi belirlerken bu önceliği dikkate alır.

414. madde, vesayet altına alınacak kişinin eşine ve yakın hısımlarına öncelik tanır. Haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı bu kişilerden birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla vasi olarak atar; atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur. Yargıtay, isteğe bağlı kısıtlama isteminin kabulü gerektiğini belirttiği bir kararında, vesayet makamının vasiyi belirlerken 414. maddedeki öncelik durumunu gözeteceğini de hatırlatmıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/1035 E., 2012/20344 K., 05.09.2012).

Eski Kanun, vasiliğe kısıtlının yakın kan veya kayın hısımlarından bu göreve ehil olan birinin ya da eşinin tercihan atanmasını öngörüyordu. Yürürlükteki metin aynı kuralı sürdürmüş, gerekçeye göre terimler değiştirilmiştir.

Vasilik koşulları

  • Yetenek: Görevi yapabilecek yetenekte ergin.
  • Engeller: Kısıtlılar ve menfaati çatışanlar vasi olamaz.
  • Kişisel özellikler: Beceri, ahlaki yapı ve yaşam biçimi gözetilir.

Öncelik, eşin veya yakın hısımın vasilik koşullarına sahip olması kaydıyla tanınır. Vesayet makamı bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi atar (TMK m. 413); kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar ve ilgili vesayet daireleri hâkimleri vasi olamaz (TMK m. 418).

Yargıtay, vesayet makamının atayacağı kişinin kişisel yeteneğini, becerilerini, ahlaki yapısını ve yaşam biçimini de dikkate alması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2005/17985 E., 2006/2658 K., 02.03.2006).

Haklı sebepler ve menfaat çatışması

  • Haklı sebep: Öncelikli kişinin atanması kişinin menfaatine aykırıysa.
  • Boşanma davası: Vasi olan eş bu davada kısıtlıyı temsil edemez.
  • Çözüm: Menfaat çatışması olmayan tarafsız bir temsilci.

Öncelik haklı sebeplerle bertaraf edilebilir. Kanunda vasiliğe engel sayılan hâllerin yanında, somut olayda öncelikli kişinin atanmasını vesayet altındaki kişinin menfaatine aykırı kılan durumlar da haklı sebep oluşturabilir.

Yargıtay, hükümlü davalıya önce davacı eşinin vasi atandığı, boşanma davası nedeniyle bu kez davacı kadının babasının temsilci olarak atandığı bir dosyada, bunun davalının adil yargılanma ve savunma hakkını kısıtladığını belirterek menfaat çatışması olmayan tarafsız bir kişinin vasi atanmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2017/810 E., 2017/4602 K., 19.04.2017). Vasi olarak eşi atanan kısıtlının boşanma davasında, menfaat çatışması sebebiyle eşe yasal temsilci sıfatıyla yapılan bildirimin sonuç doğurmayacağı ve kısıtlıya temsil kayyımı atanması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2014/16109 E., 2014/17697 K., 17.09.2014). Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK m. 426).

İlgilinin isteği ve atamaya itiraz

  • İstek: Kişinin veya ana ve babasının gösterdiği kimse atanır.
  • İtiraz: Atamaya itiraz önce vesayet makamında incelenir.
  • Denetim: Vesayet makamı itirazı yerinde görmezse denetim makamı karar verir.

Haklı sebepler engel olmadıkça vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır (TMK m. 415). İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir (TMK m. 422).

Yargıtay, kısıtlının kardeşinin vasi atanmasına karşı eşinin kendisinin vasi atanması gerektiğini ileri sürdüğü bir dosyada, vasinin şahsına yönelik bu itirazın önce vesayet makamınca incelenmesi, yerinde görülmezse denetim makamınca kesin olarak karara bağlanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2015/11809 E., 2016/7594 K., 10.05.2016). Aynı usul, vasi değişikliği sonucunda kısıtlının eşinin yeni vasi atanmasına yapılan itiraz için de uygulanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2008/9610 E., 2008/13524 K., 16.10.2008).

Uygulamada

Eşiniz kısıtlanacaksa, vasilik koşullarına sahipseniz vasi olarak atanmanızı isteyebilirsiniz; kanun eşe ve yakın hısımlara öncelik tanır. Eşinizle aranızda boşanma davası varsa veya açılacaksa, bu davada eşinizi vasi sıfatıyla temsil edemeyeceğinizi, mahkemenin tarafsız bir temsilci atanmasını sağlaması gerektiğini göz önünde tutun. Önceliğiniz olduğu hâlde başka biri vasi atandıysa, atamayı öğrendiğiniz günden itibaren on gün içinde vesayet makamına itiraz edin (TMK m. 422).

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar, 414. maddeyi eşin ve yakın hısımların önceliği, vasilik koşulları, boşanma davasındaki menfaat çatışması ve atamaya itiraz yönünden uygulayan kararlardan seçilmiştir. Maddeyi doğrudan uygulayan kararların sayısı sınırlıdır; bir kısmı başka maddelerin sayfalarında da yer alan kararlardır. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/1035 E. · 2012/20344 K.05.09.2012

Vesayet makamı vasiyi belirlerken 414. maddedeki eşin ve yakın hısımların önceliğini gözetmek zorundadır

Davacı, uzun yıllardır süren engeli sebebiyle kendi işlerini göremediğini ve başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunu ileri sürerek kısıtlanmasını istedi. Toplanan deliller ve resmî sağlık kurulu raporu bu durumu doğruladığı hâlde mahkeme istemi reddetti.

“Gerçekleşen bu duruma göre ilgili kısıtlanmasını istemekte haklıdır. Davacının yirmi sekiz yıldır bu durumda olduğu halde bugüne kadar kısıtlanmasını istememiş olması isteğin reddi için yasal bir sebep değildir. Kısıtlanmasını gerektiren şartlar oluşmuştur. Vesayet makamının vasiyi belirlerken Türk Medeni Kanununun 414. maddesindeki öncelik durumunu gözeteceği de yasa gereğidir. Bu yönler dikkate alınmadan, isteğin kabulü yerine yasal olmayan gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 414. maddedeki önceliğin kısıtlama kararının ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterir. Daire, isteğe bağlı kısıtlamanın koşullarının gerçekleştiğini ve istemin reddinin yasal olmayan bir gerekçeye dayandığını belirtirken, kısıtlama kararı verildiğinde vesayet makamının vasiyi belirlerken 414. maddedeki öncelik durumunu gözeteceğinin de yasa gereği olduğunu vurgulamıştır. Buna göre vasi seçiminde öncelikle eş ve yakın hısımlar değerlendirilmelidir (TMK m. 408).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2005/17985 E. · 2006/2658 K.02.03.2006

Öncelik tanınan yakının da görevi yapabilecek kişisel yeteneğe sahip olması gerekir; birden çok yakın birlikte atanacaksa rızaları aranır

Mahkeme, vesayet altına alınan kişiye çocuklarından ikisini birlikte vasi olarak atadı. Kararda vasilerin rızası alınmamış, birden çok vasi atanmasının sebebi de gösterilmemişti.

“Vesayet makamı, vesayet işlerini görmek için ergin bir kişiyi vasi olarak tayin eder. Ehil olmak yahut ergin olmak vasi olmak için başlı başına yeterli değildir. Vesayet makamı aynca vasi tayin edeceği kişinin şahsi kabiliyetini, becerilerini, ahlaki yapısını, yaşam biçimini de dikkate almak zorundadır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 414. maddedeki "vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla" sınırının içeriğini gösterir. Daire, vasi atanacak kişinin ergin ve ehil olmasının yetmediğini, vesayet makamının bu kişinin kişisel yeteneğini, becerilerini, ahlaki yapısını ve yaşam biçimini de dikkate almak zorunda olduğunu belirtmiştir. Yakın hısımlardan birden çok kişinin birlikte atanması hâlinde rızalarının alınması ve bu yolun sebebinin kararda gösterilmesi gerektiği açıklanarak karar bozulmuştur (TMK m. 413).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2017/810 E. · 2017/4602 K.19.04.2017

Boşanma davasında kısıtlı davalıya, davacı eşin veya onun yakınının değil, menfaat çatışması olmayan tarafsız bir kişinin vasi atanması gerekir

Boşanma davasında davalı erkek hükümlüydü ve daha önce kendisine davacı eşi vasi olarak atanmıştı. Mahkemenin talebi üzerine bu kez davacı kadının babası davalıya temsilci olarak atandı ve yargılamaya bu temsilciyle devam edildi.

“Bu durum davalının adil yargılanma ve savunma hakkını kısıtlayıcı niteliktedir. Açıklanan sebeple mahkemce yeniden Sulh Hukuk Mahkemesine bildirimde bulunularak davalı ile arasında menfaat çatışması olmayan tarafsız bir kişinin davalıya vasi olarak atanması suretiyle yeniden yargılama yapılarak, usulünce tüm deliller toplandıktan sonra sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken davalı ile arasında menfaat çatışması bulunan kayyım ile yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 414. maddedeki haklı sebeplerin boşanma davasındaki görünümünü gösterir. Daire, davacı eşin ya da onun babasının davalıyı temsil etmesinin davalının adil yargılanma ve savunma hakkını kısıtladığını belirtmiştir. Sulh hukuk mahkemesine yeniden bildirimde bulunularak davalı ile arasında menfaat çatışması olmayan tarafsız bir kişinin vasi atanması ve yargılamanın bu kişiyle yürütülmesi gerektiği açıklanarak hüküm bozulmuştur (TMK m. 418).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2014/16109 E. · 2014/17697 K.17.09.2014

Vasi olarak eşi atanan kısıtlının boşanma davasında, eşe yasal temsilci sıfatıyla yapılan bildirim sonuç doğurmaz; kısıtlıya temsil kayyımı atanmalıdır

Boşanma davasında davalı, kararı cezaevinden temyiz etti; daha sonra hükümlülük sebebiyle vesayet altına alındı ve kendisine vasi olarak eşi atandı. Temyiz harçları yatırılmamıştı.

“Ne var ki, davalı hükümlülük sebebiyle vesayet altında olduğuna ve vasi olarak eşi atandığına göre, kanuni temsilcisi ile kısıtlının menfaatinin çatışması sebebiyle "kanuni temsilcisi" sıfatıyla eşine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/3. maddesi gereğince bildirim yapılması da sonuç doğurmayacaktır.”

Ne anlama geliyor? Karar, eşin vasiliği ile boşanma davası arasındaki çatışmanın usule etkisini gösterir. Daire, davalının hükümlülük sebebiyle vesayet altında olduğunu ve vasi olarak eşinin atandığını tespit etmiş; yasal temsilci ile kısıtlının menfaatinin boşanma davası sebebiyle çatıştığını belirtmiştir. Bu nedenle kısıtlıya temsil kayyımı atanması, temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması için bildirimin kayyıma yapılması gerektiği açıklanarak dosya geri çevrilmiştir (TMK m. 426).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/11809 E. · 2016/7594 K.10.05.2016

Kısıtlının kardeşinin vasi atanmasına karşı eşin kendisinin atanması gerektiği itirazı, önce vesayet makamında, sonra denetim makamında incelenir

Davacı, kardeşinin 405. madde uyarınca kısıtlanmasını istedi; mahkeme istemi kabul edip davacıyı vasi olarak atadı. Davaya katılan kısıtlının eşi, vasi atanmasına gerek olmadığını, atanacaksa kendisinin vasi olması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etti.

“Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı asliye mahkemesine aittir. Öyle ise vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde denetim makamınca bu konuda aynı yasanın 488.maddesi uyarınca kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline İADESİNE”

Ne anlama geliyor? Karar, 414. maddedeki önceliğin hangi usulle ileri sürüleceğini gösterir. Daire, kısıtlama kararını onamış; vasinin şahsına yönelik itirazın ise temyiz incelemesiyle değil, 422. maddedeki usulle incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Buna göre eşin itirazı önce vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmeli, yerinde görülmezse denetim makamı konuyu kesin olarak karara bağlamalıdır (TMK m. 422).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2008/9610 E. · 2008/13524 K.16.10.2008

Görevden alınan vasinin yerine kısıtlının eşinin atanmasına yönelik itiraz da önce vesayet makamında, sonra denetim makamında incelenir

Vesayet makamı mevcut vasiyi görevden aldı ve yerine kısıtlının eşini vasi olarak atadı. Görevden alınan vasi, hem görevden alınmasına hem de yeni vasinin şahsına itiraz ederek kararı temyiz etti.

“Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.(5133 S.K. md.2-3, TMK.md.397) Öyle ise vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz ve özür nedenleri yerinde görülmediği takdirde dilekçenin görev yönünden reddi ile denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, vasi değişikliği sonucunda eşin vasi atanmasına karşı başvurunun yolunu gösterir. Daire, görevden almaya karşı itirazın denetim makamına yapılacağını; yeni atanan vasinin şahsına yönelik itirazın ise önce vesayet makamınca incelenmesi, itiraz ve özür nedenleri yerinde görülmezse denetim makamınca kesin olarak karara bağlanması gerektiğini belirtmiştir. Dilekçe temyiz incelemesi yönünden reddedilerek dosya geri çevrilmiştir (TMK m. 422).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 414-Yürürlükteki Kanunun 364 üncü maddesini karşılamaktadır. "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" kullanılmış, kenar başlığında geçen "karı ve kocanın" deyimi yerine "eşin" sözcüğü kullanılmıştır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 141

Tasarının 414. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 461).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 364. maddeydi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 364 (mülga)

Muhik sebepler olmadıkça, sulh mahkemesi, vasiliğe kasırın yakın kan veya sıhri hısımlarından bu vazifeye ehil olan birini yahut karısını veya kocasını tercihan tayin eder. Alakadarların şahsi münasebetleri ve ikametgahlarının yakınlığı gözetilir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3644721 sayılı Kanun m. 414
AtayanSulh mahkemesiVesayet makamı
Öncelikli kişilerYakın kan veya kayın hısımlarından ehil biri ya da karısı veya kocasıEşi veya yakın hısımlarından biri
KoşulGöreve ehil olmakVasilik koşullarına sahip olmak
GözetileceklerŞahsi ilişkiler ve ikametgâhların yakınlığıYerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler
İstisnaMuhik (haklı) sebeplerHaklı sebepler

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 414. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Eşiniz veya bir yakınınız için vasi atanması, boşanma davasında vasilik veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 414 ne diyor?

Haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamının, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla vasi olarak atayacağını düzenler.

Eş vasi olarak atanmakta öncelikli midir?

Evet; haklı sebepler engel olmadıkça ve vasilik koşullarına sahipse eş veya yakın hısımlardan biri öncelikle atanır.

Yakın hısımlar kimlerdir?

Kanun ayrıca saymaz; eski Kanun "yakın kan veya sıhri hısımları" ifadesini kullanıyordu.

Öncelik mutlak mıdır?

Hayır; haklı sebepler varsa başka biri atanabilir.

Vasi seçerken nelere bakılır?

Yerleşim yerlerinin yakınlığına, kişisel ilişkilere ve vasilik koşullarına.

Boşanma davası açılan eş vasi olarak temsil edebilir mi?

Boşanma davasında eşler arasında menfaat çatışması bulunduğundan vasi olan eş bu davada kısıtlıyı temsil edemez; tarafsız bir temsilci gerekir.

Kısıtlanacak kişi kendi vasisini gösterebilir mi?

Haklı sebepler engel olmadıkça kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır (TMK m. 415).

Atanan vasiye nasıl itiraz edilir?

Atamayı öğrendiğiniz günden itibaren on gün içinde vesayet makamına; vesayet makamı itirazı yerinde görmezse denetim makamı karar verir (TMK m. 422).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 364. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp