TMK 360, çocuk mallarının korunmasında hâkime genel bir müdahale yetkisi verir. Ana ve baba çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezse hâkim, malların korunması için uygun önlemleri alır. Hâkim özellikle yönetim konusunda talimat verebilir; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir. Anayasa Mahkemesine göre hâkim sayılan önlemlerle sınırlı değildir ve her türlü tedbire resen ya da talep üzerine başvurabilir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025). Özen eksikliği ispat edilmedikçe ana ve babanın yönetim hakkına müdahale edilemeyeceği de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/1532 E., 2012/25397 K., 19.10.2012).
- Önlem
- Hâkimin çocuk mallarını korumak için aldığı tedbir.
- Talimat
- Hâkimin malların yönetimi konusunda ana ve babaya verdiği yönerge.
- Bilgi ve hesap
- Ana ve babanın malların durumu ve yönetimi hakkında hâkime yaptığı açıklama.
- Tevdi
- Malların güvenilir bir yere bırakılması.
- Güvence
- Ana ve babadan istenen teminat.
TMK 360 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şart | Yönetimde her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermeme | TMK m. 360/1 |
| Genel yetki | Malların korunması için uygun önlemler | TMK m. 360/1 |
| Talimat | Yönetim konusunda talimat verilebilir | TMK m. 360/2 |
| Bilgi ve hesap | Yeterli görülmezse tevdi veya güvence | TMK m. 360/2 |
| Önlemlerin kapsamı | Sayılanlarla sınırlı değil; resen ya da talep üzerine | AYM, K. 2025/218 |
| İspat | Özen eksikliği ispat edilmeden yönetim hakkına müdahale edilemez | Yargıtay 2. HD, 2012/25397 K. |
| Görev | Aile mahkemesi | Yargıtay 2. HD, 2008/9027 K. |
| Kaynak | 743 m. 285; Öntasarı m. 275; İsviçre MK m. 324 | Gerekçe, s. 131 |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'un 285. maddesini karşılamaktadır ve İsviçre Medenî Kanunu'nun 324. maddesini örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 275. maddesinden alınmıştır. Birinci fıkra Öntasarının 275. maddesinin birinci fıkrasıyla aynıdır; ikinci fıkraya ise İsviçre Medenî Kanunu'nun 324. maddesinin ikinci fıkrasındaki malların tevdi edilmesi olanağı eklenmiştir. Tasarının 360. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 448).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, önlem için ana ve babanın kusurlu olmasının aranmamasıdır; Kanun özen eksikliğinin "her ne sebeple olursa olsun" ortaya çıkmasını yeterli görür. İkinci nokta, özen eksikliğinin ispatlanması gerektiğidir; ispatlanamazsa istem reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/8032 E., 2015/9047 K., 04.05.2015). Üçüncü nokta, önlemlerin kademeli olmasıdır: 360. maddedeki önlemler yetmezse yönetim kayyıma devredilebilir (TMK m. 361); velinin izin almadan satış yapması bile velâyetin kaldırılması için tek başına yeterli görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2014/5888 E., 2014/15848 K., 08.07.2014).
Birinci fıkra: önlem alma şartı
- Şart: Ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte yeterince özen göstermemesi.
- Sebep: Özen eksikliğinin sebebi önemli değildir.
- Sonuç: Hâkim malların korunması için uygun önlemleri alır.
Ana ve baba, velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdür; kural olarak hesap ve güvence vermezler, yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hâkim müdahale eder (TMK m. 352). 360. madde bu müdahalenin şartını ve araçlarını düzenler. Şart, ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte yeterince özen göstermemesidir. Kanun'un "her ne sebeple olursa olsun" ifadesi, özen eksikliğinin kusurdan, deneyimsizlikten ya da başka bir sebepten kaynaklanmasını önemsiz kılar; ölçü çocuğun mallarının korunmasıdır.
Şartın gerçekleştiği ispatlanmalıdır. 360 ve 361. maddelerdeki koşullar gerçekleşmedikçe hâkimin ana ve babanın yönetim ve kullanma hakkına müdahale edemeyeceği, delil yokken çocuğa miras kalan taşınmaz payına devir yasağı konulmasının yönetim hakkına müdahale olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/1532 E., 2012/25397 K., 19.10.2012). Özen eksikliği ispat edilemediğinde istemin reddedilmesi gerektiği (Yargıtay 2. HD, 2015/8032 E., 2015/9047 K., 04.05.2015) ve babanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediği kanıtlanmadan velâyet hakkını kısıtlayan karar verilemeyeceği de belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/12905 E., 2010/3737 K., 01.03.2010).
Hâkim önlemi talep üzerine alabileceği gibi kendiliğinden de alabilir. Anayasa Mahkemesi, hâkimin Kanun'da sınırlı olarak sayılan önlemlerin dışında da her türlü tedbire resen ya da talep üzerine başvurmasına engel bulunmadığını belirtmiştir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025). Ana veya babadan birinin ölümü ya da evliliğin mahkeme kararıyla sona ermesi hâlinde durum aile mahkemesine bildirilir ve velâyet sahibinden mal varlığı defteri istenir; bu süreç önlem ihtiyacının ortaya çıkmasına da imkân verir (TMK m. 353). Bu sayfadaki kararlarda istemin diğer ebeveyn ya da çocuğun yakınları tarafından ileri sürüldüğü görülür.
İkinci fıkra: talimat, bilgi ve hesap, tevdi ve güvence
- Talimat: Malların yönetimi konusunda yönerge.
- Bilgi ve hesap: Belirli zamanlarda istenir.
- Tevdi ve güvence: Bilgi ve hesap yeterli görülmezse.
İkinci fıkra, hâkimin başvurabileceği önlemlere örnekler verir. Hâkim özellikle malların yönetimi konusunda talimat verebilir; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir. "Özellikle" sözcüğü, sayımın sınırlayıcı olmadığını gösterir. Gerekçeye göre malların tevdi edilmesi olanağı, İsviçre Medenî Kanunu'nun 324. maddesinin ikinci fıkrasından alınarak eklenmiştir.
Kararlar bu önlemlerin nasıl somutlaştığını gösterir. Çocuğun hesabındaki paranın nasıl harcandığı konusunda velâyet sahibinden bilgi ve hesap istenmesi, gerekirse harcamaların çocuğun ihtiyaçlarına uygunluğunun bilirkişiye incelettirilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/13693 E., 2015/23712 K., 09.12.2015). Kira getiren çocuk mallarının rayiç bedelle kiraya verilmesinin sağlanması, kira gelirlerinin mahkeme nezaretinde çocuk adına bir hesaba yatırılması ve satış bedelinin güvence altına alınması gerektiği de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/3118 E., 2016/5242 K., 17.03.2016). Alınan tedbir çocuğun durumuna göre yeniden değiştirilebilir (Yargıtay 2. HD, 2006/6570 E., 2006/15934 K., 20.11.2006).
Önlemlerin kademesi: 360, 361 ve velâyetin kaldırılması
- 360: Talimat, bilgi ve hesap, tevdi, güvence ve diğer uygun önlemler.
- 361: Tehlike başka şekilde önlenemiyorsa yönetimin kayyıma devri.
- 348: Velâyetin kaldırılması.
Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa hâkim yönetimin kayyıma devredilmesine karar verebilir (TMK m. 361); bu nedenle 360. maddedeki önlemler kayyıma devirden önce gelir. Velâyetin kaldırılması ise ayrı şartlara bağlıdır (TMK m. 348). Velinin ergin kısıtlıya ait taşınmazı hâkimden izin almadan satmasının velâyetin kaldırılması için tek başına yeterli olmadığı, hâkimin 360. madde çerçevesinde veliden güvence istemek dâhil uygun önlemleri her zaman alabileceği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2014/5888 E., 2014/15848 K., 08.07.2014).
Satış yetkisi ve araştırma
- Satış: Veli çocuk malını satarken kural olarak hâkim iznine bağlı değildir.
- Denetim: Kötüye kullanma hâlinde 360 ve 361. maddelerdeki önlemler alınabilir.
- Araştırma: Satış bedelinin nasıl değerlendirildiği incelenir.
Yargıtay'a göre vesayetten farklı olarak veli, velâyet altındaki çocuğun mallarını satarken hâkim iznine bağlı değildir; 356. maddenin ikinci fıkrasındaki izin velinin sorumluluğuyla ilgilidir ve satış kötüye kullanılırsa ihbar ve başvuru üzerine hâkim 360 ve 361. maddelerdeki koruyucu önlemleri alabilir (Yargıtay 2. HD, 2009/19741 E., 2010/8423 K., 28.04.2010). Bu nedenle satışın ardından yapılacak araştırma önem kazanır: velâyet sahibinin satış bedelini nasıl değerlendirdiği, bedelin çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığı ve gerekirse hangi önlemlerin alınabileceği araştırılmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2016/16152 E., 2016/15102 K., 23.11.2016). Çocuğa miras kalan şirket payları ve gelirler bakımından şirketler hukuku ve muhasebe alanında uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiği de belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/4126 E., 2016/7637 K., 14.04.2016).
Usul: görev, yetki ve kapsam
- Görev: Aile mahkemesi.
- Yetki: Velâyeti kullanan ana veya babanın yerleşim yeri mahkemesi.
- Kapsam: Velâyet altındaki çocuklar.
360 ve 361. maddelere dayanan çocuk mallarının korunması istemlerinde aile mahkemesi görevlidir ve görev kendiliğinden gözetilir (Yargıtay 2. HD, 2008/9252 E., 2008/9027 K., 19.06.2008). Ana veya babadan birinin ölümü hâlinde yetkili mahkeme, velâyeti kullanan sağ kalan eşin yerleşim yeri mahkemesidir (Yargıtay 20. HD, 2020/1997 E., 2020/2364 K., 02.07.2020). Önlemler velâyet altındaki çocuklar için söz konusudur; on sekiz yaşını dolduran çocuk velâyetten çıktığından, velâyet altında kalan çocuklar bakımından koruma sebepleri ayrıca değerlendirilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2014/16720 E., 2014/25045 K., 08.12.2014). Ergin olup kısıtlanarak velâyet altına konulan kişilerin malları bakımından da 360. madde uygulanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2014/5888 E., 2014/15848 K., 08.07.2014).
Çocuğunuzun mallarının diğer ebeveyn tarafından iyi yönetilmediğini düşünüyorsanız, iddianızı banka hareketleri, tapu kayıtları ve kira sözleşmeleri gibi somut belgelerle destekleyin; özen eksikliği ispat edilmeden önlem alınmaz. Velâyet sahibiyseniz, çocuğun mallarına ilişkin harcamaların ve satışların belgelerini saklayın; hâkim bilgi ve hesap isteyebilir. Çocuğun malını satmayı düşünüyorsanız, bedelin çocuk yararına değerlendirildiğini gösterecek kayıtları tutun ve satış çocuğun bakımı, yetiştirilmesi veya eğitimi için yapılacaksa 356. maddedeki izin yolunu değerlendirin.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Hâkim, çocuğun mallarının korunması için Kanun'da sayılan önlemlerle sınırlı değildir; her türlü tedbire resen ya da talep üzerine başvurabilir
Çocuk mallarının korunması davasına bakan aile mahkemesi, 352. maddenin birinci fıkrası ile 353 ve 354. maddelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Anayasa Mahkemesi, 353. maddedeki defter verme ve bildirim yükümlülüğünün çocuğun mallarını korumaya yetip yetmediğini incelerken 360 ve 361. maddelerdeki önlemleri de değerlendirdi.
“Öte yandan kuralda öngörülen önlemlerin yetersiz kalması durumunda hâkim tarafından Kanun'un 360. maddesi kapsamında uygun önlemler alınabileceği gibi çocuğun mallarının tehlikeye düşmesinin başka şekilde önlenememesi hâlinde 361. madde gereğince yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verilmesi de mümkündür. Nitekim hâkimin bu konuda Kanun'da sınırlı olarak sayılan önlemlerin dışında da her türlü tedbire resen ya da talep üzerine yapacağı değerlendirme sonucu başvurmasına engel bir durum bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. maddenin kapsamını Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesiyle ortaya koyar. Mahkeme, 353. maddedeki defter verme ve bildirim yükümlülüğünün yetersiz kalması hâlinde hâkimin 360. madde kapsamında uygun önlemleri alabileceğini, malların tehlikeye düşmesi başka şekilde önlenemiyorsa 361. madde uyarınca yönetimin kayyıma devredilebileceğini belirtmiş; hâkimin Kanun'da sınırlı olarak sayılan önlemlerin dışında da her türlü tedbire resen ya da talep üzerine başvurabileceğini vurgulamıştır. Bu güvenceleri de gözeten Mahkeme, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar vermiştir (TMK m. 353, TMK m. 361). Karar 14.01.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
360 ve 361. maddelerdeki koşullar gerçekleşmedikçe hâkim ana ve babanın yönetim hakkına müdahale edemez; delil yokken miras payına devir yasağı konulamaz
Evliliğin ölümle sona ermesi üzerine nüfus memurunun bildirimiyle aile mahkemesinin önüne gelen dosyada mahkeme, velâyet kendisinde kalan anneye uyarı yapılmasına ve defter sunmasına karar verdi; ayrıca çocuğa miras yoluyla geçen taşınmaz payının devrini önleyen bir tedbir koydu. Anne, tedbir kararını temyiz etti.
“Türk Medeni Kanununun 360 ve 361. maddesindeki koşullar gerçekleşmedikçe hakim, ana ve babanın çocuk mallarını kullanma ve bu mallar üzerindeki yönetim hakkına müdahale edemez ve bu sonucu doğuracak şekilde hüküm tesis edemez. Velayet hakkına sahip olan annenin çocuk mallarını tehlikeye soktuğuna dair bir iddia veya bu yönde dosyada bir delil ve olgu bulunmamaktadır. Bu yönde bir delil ve geçerli bir sebep yokken, küçüğe kanuni miras yoluyla intikal eden taşınmazdaki miras payının devir ve temlikini önleyici şekilde tedbir kararı verilmesi, velayet hakkına sahip olan ananın, az önce açıklanan kullanma ve yönetme hakkına müdahale niteliğindedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. maddenin uygulanma şartının sıkı biçimde arandığını gösterir. Daireye göre ana ve baba çocuğun mallarını yönetirken yeterli özeni göstermek ve malların tehlikeye düşmesini önlemekle yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırı davranmaları hâlinde hâkim önlem alır. Ancak 360 ve 361. maddelerdeki koşullar gerçekleşmedikçe hâkim, ana ve babanın yönetim ve kullanma hakkına müdahale edemez. Annenin çocuk mallarını tehlikeye soktuğuna dair iddia, delil veya olgu bulunmadığından miras payının devrini önleyen tedbir yönetim hakkına müdahale sayılmış; hükmün bu bölümü çıkarılarak karar düzeltilmiş ve onanmıştır (TMK m. 352).
Velâyet sahibinin çocuğun mallarını yönetmekte yeterince özen göstermediği ispat edilmedikçe çocuk mallarının korunması istemi reddedilmelidir
Eşinin ölümünden sonra çocuğun velâyeti kendisinde kalan davalı hakkında açılan kişisel ilişki kurulması ve çocuk mallarının korunması davasında mahkeme, çocuk mallarının korunmasına ilişkin istemi de kabul etti. Davalı, kararı bu bölüm yönünden temyiz etti.
“Somut olayda, davalının Türk Medeni Kanununun 360 ve 361. maddesi gereğince çocuğun mallarının yönetimi konusunda yeterince özen göstermediği ispat edilemediğinden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Karar, önlem alınabilmesi için özen eksikliğinin ispatlanması gerektiğini gösterir. Daire, ana veya babadan birinin ölümü hâlinde nüfus memurunun bildirimine ve sağ kalan eşten mal varlığı defteri istenmesine ilişkin Tüzük hükmünü hatırlattıktan sonra, davalının çocuğun mallarının yönetiminde yeterince özen göstermediği ispat edilemediğinden istemin reddedilmesi gerektiğini belirtmiş ve kabul kararını bozmuştur (TMK m. 353).
Babanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediği kanıtlanmadan velâyet hakkını kısıtlama sonucunu doğuran karar verilemez
Çocuk mallarının korunmasına ilişkin davada mahkeme, velâyet sahibi babanın velâyet hakkını kısıtlama sonucunu doğuran bir karar verdi; karar temyiz edildi.
“Toplanan delillerden babanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediği kanıtlanmamıştır. Bu yön nazara alınmadan babanın velayet hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. maddenin birinci fıkrasındaki şartı ispat yönünden ele alır. Daire, ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte yeterince özen göstermemesi hâlinde hâkimin uygun önlemleri alacağını hatırlatmış; toplanan delillerle babanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediği kanıtlanmadığından velâyet hakkını kısıtlama sonucunu doğuran kararı bozmuştur.
Çocuğun hesabındaki paranın nasıl harcandığı konusunda velâyet sahibinden bilgi ve hesap istenmeli, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır
Velâyet annede bulunan çocuğun döviz hesabındaki paranın anne tarafından kişisel ihtiyaçları için harcandığını ileri süren baba, diğer hesaptaki para için de koruma kararı verilmesini istedi. Anne, parayı çocuğun ihtiyaçları için harcadığını savundu ve yargılama sırasında diğer hesaptaki parayı çocuk adına açtığı yeni hesaba yatırdı. Mahkeme, annenin velâyet hak ve görevlerini kötüye kullanmadığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
“Mahkemece bu açıklamalar doğrultusunda velayet hakkı kendisinde bulunan davalıdan çocuğa ait olan 5400 USD'nin nereye ve ne şekilde harcandığı konusunda bilgi ve hesap vermesinin istenmesi, gerektiğinde yapılan harcamaların çocuğun ihtiyaçlarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı yönünde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucu uyarınca karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. maddenin ikinci fıkrasındaki bilgi ve hesap isteme yetkisinin somut uygulamasıdır. Daire, maddenin iki fıkrasını hatırlattıktan sonra, velâyet sahibi anneden çocuğa ait paranın nereye ve ne şekilde harcandığı konusunda bilgi ve hesap vermesinin istenmesi, gerektiğinde harcamaların çocuğun ihtiyaçlarına uygun olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini belirtmiş; eksik inceleme nedeniyle kararı bozmuştur. Temyiz, harcanan döviz tutarıyla sınırlı olduğundan Daire yalnız bu kısım yönünden inceleme yapmıştır.
Kira getiren çocuk mallarının rayiç bedelle kiraya verilmesi sağlanmalı, kira gelirleri mahkeme nezaretinde çocuk adına bir hesaba yatırılmalı ve satış bedeli güvence altına alınmalıdır
Babasının ölümünden sonra velâyeti annesinde kalan çocuğun yakını olan davacı, annenin çocuğa babasından miras kalan malları kullanıp sattığını ileri sürerek çocuk malları hakkında gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Mahkeme, velâyet sahibi annenin ve kiracıların beyanlarıyla yetinerek karar verdi.
“Toplanan delillerden çocuğun velisi olan annesi tarafından idare edilen kira getirisi olan taşınmazlar bulunduğu, bu taşınmazların iki tanesinin kira gelirlerinin banka havalesi ile anne tarafından alındığı kayden sabit olup bir tanesinin de ödemelerinin elden yapıldığı, iddia edildiği anlaşıldığından mahkemece yapılacak araştırma ile taşınmazların rayiç kira bedellerinin tespit edilip bu miktar üzerinden taşınmazların kiraya verilip verilmediğinin öncelikle belirlenmesi,rayiçten düşük bedeller söz konusu ise rayiç bedel üzerinden kiraya verilmesinin sağlanması ve kira gelirlerinin mahkeme nezaretinde olacak şekilde çocuk adına bir hesaba yatırılması için gerekli işlemlerin yapılması gerekirken bu hususta velayet sahibi anne ile kiracıların beyanı ile yetinilmesi doğru olmadığı gibi, babasından çocuğa miras kalan 15840 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölüm 16.5.2013 tarihide satılmış olduğuna göre bu taşınmazın satışının gerekli olup olmadığının, satış bedelinin velayet hakkını kullanan anne tarafından nasıl değerlendirildiği, çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp, satış bedelinin mevcut olması lahinde güvence altına alınması, aksi halde, velayet hakkını kullanan annenin Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerininin uygulanmasına Dair Tüzüğün 4. maddesinde açıklandığı üzere çocuk malları hakkında gerekli özeni gösterip göstermediği tespit edilerek, çocuk mallarının korunmasında gerekli özenin gösterilmediğinin belirlenmesi halinde, taşınmazın bedelinin tahsili ile tüm mal varlığının korunması amacıyla gerekli olduğu takdirde çocuk mallarınının ve gelirlerinin kayyıma devri (TMK. m. 361) dahil kanunda öngörülen tedbirlerin alınması gerekirken bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. maddedeki önlemlerin somut içeriğini gösteren kapsamlı bir örnektir. Daireye göre mahkeme, çocuğa ait kira getiren taşınmazların rayiç kira bedellerini tespit etmeli, rayiçten düşük bedeller varsa rayiç bedelle kiraya verilmesini sağlamalı ve kira gelirlerinin mahkeme nezaretinde çocuk adına bir hesaba yatırılması için gerekli işlemleri yapmalıdır. Satılan taşınmaz bakımından satışın gerekli olup olmadığı, bedelin nasıl değerlendirildiği ve çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığı araştırılmalı, bedel mevcutsa güvence altına alınmalıdır. Gerekli özenin gösterilmediği belirlenirse bedelin tahsili ve gerekirse malların ve gelirlerin kayyıma devri dâhil kanundaki tedbirler alınmalıdır (TMK m. 361). Velâyet sahibinin ve kiracıların beyanıyla yetinilmesi doğru bulunmamış ve karar bozulmuştur.
Velinin izin almadan satış yapması velâyetin kaldırılması için tek başına yeterli değildir; hâkim 360. madde çerçevesinde güvence istemek dâhil uygun önlemleri her zaman alabilir
Ergin olduğu hâlde kısıtlanarak velâyet altına konulan kişiye ait taşınmazın veli tarafından hâkimden izin alınmadan satıldığı ileri sürülerek velâyetin kaldırılması istendi. Mahkeme istemi reddetti; davacı kararı temyiz etti.
“velinin, velayeti altına konulan ergin kısıtlıya ait taşınmazı Türk Medeni Kanununun 356/2. maddesine aykırı olarak hakimden yetki almaksızın sattığı toplanan delillerle gerçekleşmiş ise de, bu durumun velayetin davalıdan alınması için tek başına yeterli olmadığına, velinin kısıtlıya ait malları yönetmekte yeterli özeni göstermemesi halinde, hakimin Türk Medeni Kanununun 360'ncı maddesi çerçevesinde, veliden güvence istemek de dahil, uygun önlemleri her zaman için almasının mümkün bulunmasına göre”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. maddedeki önlemlerin velâyetin kaldırılmasına göre daha hafif bir koruma aracı olduğunu gösterir. Daire, velinin taşınmazı 356. maddenin ikinci fıkrasına aykırı olarak hâkimden yetki almaksızın sattığının kanıtlandığını kabul etmekle birlikte, bunun velâyetin kaldırılması için tek başına yeterli olmadığını belirtmiştir. Velinin malları yönetmekte yeterli özeni göstermemesi hâlinde hâkim, 360. madde çerçevesinde veliden güvence istemek dâhil uygun önlemleri her zaman alabilir; bu nedenle ret kararı onanmıştır (TMK m. 348, TMK m. 356).
360. madde ve Tüzük'e uygun olarak alınan tedbir, çocuğun durumuna göre yeniden değiştirilebilir
Aile mahkemesi, çocuk mallarının korunması için 360. madde ve Tüzük'ün 4. maddesi uyarınca tedbir aldı; karar temyiz edildi.
“tedbirin Türk Medeni Kanununun 360. maddesine ve Türk Medeni Kanunu Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanması Hakkındaki Tüzüğün 4. maddesine uygun olarak alınmış bulunmasına ve küçüğün durumu dikkate alınarak bu tedbirin yeniden değiştirilmesinin imkan dahilinde bulunmasına göre”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. madde uyarınca alınan önlemlerin kesin ve değişmez nitelikte olmadığını gösterir. Daire, tedbirin 360. madde ile Tüzük'ün 4. maddesine uygun olarak alındığını ve çocuğun durumu dikkate alınarak yeniden değiştirilmesinin mümkün olduğunu belirterek temyiz isteğini reddetmiş ve kararı onamıştır.
Çocuğa miras kalan şirket payları ve gelirler bilirkişi incelemesiyle tespit edilmeli; kişisel malvarlığına aktarılan kısımların tahsili ve kayyım dâhil tedbirler değerlendirilmelidir
Annesinin ölümünden sonra velâyeti babasında kalan çocuğun yakını olan davacı, babanın çocuğa annesinden miras kalan malları kullanıp sattığını, çocuğun da payı bulunan şirketlerin mallarını ve gelirlerini kişisel malvarlığına kattığını ileri sürerek çocuk malları hakkında tedbir alınmasını istedi. Mahkeme, çocuğun malvarlığını ve gelirlerini tespit etmeden karar verdi.
“Mahkemece çocuğa annesinden intikal eden veya intikal etmesi gereken tüm mal varlığının gelirleriyle birlikte tespit edilmesi, bu mal varlığının velayet sahibi olan davalı baba tarafından nasıl değerlendirildiğinin, çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığının araştırılması, bu hususta işin gereği olan şirketler hukuku, muhasebe ve çocuk mallarının korunması konusunda uzmanlığı olan bilirkişilerden rapor alınması suretiyle velayet hakkını kullanan babanın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin uygulanmasına Dair Tüzüğün 4. maddesinde açıklandığı üzere çocuk malları hakkında gerekli özeni gösterip göstermediği tespit edilerek, çocuk mallarının korunmasında gerekli özenin gösterilmediğinin belirlenmesi halinde, çocuğa ait olan tüm mal varlığı ile gelirlerinden babanın kişisel mal varlığına aktarmış olduğu kısımların tahsili, mevcut olanların da korunması amacıyla gerekli olduğu takdirde çocuk mallarının ve gelirlerinin kayyıma devri (TMK m. 361) dahil kanunda öngörülen tedbirlerin alınması gerekirken bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. madde kapsamında yapılacak araştırmanın genişliğini gösterir. Daireye göre mahkeme, çocuğa annesinden geçen veya geçmesi gereken tüm malvarlığını gelirleriyle birlikte tespit etmeli, bu malvarlığının velâyet sahibi baba tarafından nasıl değerlendirildiğini ve çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığını şirketler hukuku, muhasebe ve çocuk mallarının korunması konusunda uzman bilirkişilerden rapor alarak araştırmalıdır. Gerekli özenin gösterilmediği belirlenirse babanın kişisel malvarlığına aktardığı kısımların tahsili, mevcut malların korunması için de gerekirse malların ve gelirlerin kayyıma devri dâhil tedbirler alınmalıdır (TMK m. 361). Eksik inceleme nedeniyle karar bozulmuştur.
Velâyet sahibinin satış bedelini nasıl değerlendirdiği ve hangi önlemlerin alınabileceği araştırılmadan istem reddedilemez
Boşanma protokolüyle ortak çocuğa 18 yaşını doldurduğunda devredilmesi kabul edilen ve velâyet sahibi anne adına kayıtlı olan taşınmaz anne tarafından satıldı; anne, satıştan sonra çocuk adına başka bir taşınmazın çıplak mülkiyetini aldığını ve bedelin bir kısmının kendisinde kaldığını bildirdi. Baba, çocuk adına kayıtlı taşınmazın devrini önlemek için 360. madde uyarınca tapu kaydına şerh konulmasını ve satış bedelinin mahkeme denetimine alınmasını istedi. Mahkeme, ispat edilemediği gerekçesiyle davayı reddetti.
“Bu durumda velayet sahibi annenin satış bedelinden arta kalan 80.000 TL'nin kendi uhdesinde bulunduğunu bildirdiğinden, satış bedelinin velayet hakkını kullanan anne tarafından nasıl değerlendirildiği, ortak çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığı, gerekirse bu konularda ne gibi önlem/önlemlerin alınabileceğinin araştırılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. madde kapsamında mahkemenin araştırma yükümlülüğünü ortaya koyar. Daire, velâyet sahibi annenin satış bedelinden kalan paranın kendisinde bulunduğunu bildirmesi karşısında, bedelin nasıl değerlendirildiğinin, çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığının ve gerekirse hangi önlemlerin alınabileceğinin araştırılması gerektiğini belirtmiş; istemi ispat edilemediği gerekçesiyle reddeden kararı eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.
Velinin çocuk malını satması kural olarak hâkim iznine bağlı değildir; satış kötüye kullanılırsa ihbar ve başvuru üzerine 360 ve 361. maddelerdeki önlemler alınabilir
Eşinin ölümü üzerine velâyeti tek başına üstlenen anne, çocuğunun mirasçı olduğu aracın çocuğa düşen payının eğitim ve bakım giderleri için satışına izin verilmesini istedi. Mahkeme, satışın açık artırmayla yapılmasına ve çocuğun payına düşen bedelin bankaya yatırılmasına karar verdi.
“Özetle, velinin küçüğün taşınmazını satışı hiçbir koşula tabi tutulamaz. Bu gibi izin isteklerinde veliye satışa iznin Türk Medeni Kanununun 356/2.maddesindeki bakım, yetiştirme ve eğitim amacıyla verildiğinin belirtilmesi gerekli ve yeterlidir. Veli buna rağmen satışı kötüye kullanırsa; ilerde çocuğa karşı sorumluluk davası ile karşılaşabileceği gibi; ihbar ve başvuru halinde hakim Türk Medeni Kanununun 360-361.maddelerinde belirtilen koruyucu önlemler de alabilir.”
Ne anlama geliyor? Karar, velinin satış yetkisi ile 360. madde arasındaki ilişkiyi açıklar. Daireye göre vesayetten farklı olarak veli, velâyet altındaki çocuğun mallarını satarken hâkim iznine bağlı değildir; 356. maddenin ikinci fıkrasındaki izin, doğrudan bir izin hükmü olmayıp velinin sorumluluğunu düzenler. Bu nedenle mahkemenin satışı açık artırma ve bedelin bankaya yatırılması koşullarına bağlaması doğru bulunmamış; hüküm bu kısımlar çıkarılarak düzeltilmiş ve onanmıştır. Veli satışı kötüye kullanırsa çocuğa karşı sorumluluk davasıyla karşılaşabilir; ihbar ve başvuru hâlinde hâkim 360 ve 361. maddelerdeki koruyucu önlemleri de alabilir (TMK m. 356, TMK m. 363).
360 ve 361. maddelere dayanan çocuk mallarının korunması istemlerinde aile mahkemesi görevlidir; görev kendiliğinden gözetilir
Çocuk mallarının korunması için 360 ve 361. maddelere dayanılarak yapılan istemde mahkeme işin esasını inceleyerek karar verdi; karar temyiz edildi.
“Davacının Türk Medeni Kanununun 360/1 ve 361/1 hükmüne dayalı olarak çocuk mallarının korunması isteminde bulunduğu görülmekle aile mahkemesi görevlidir.(4787 sayılı Kanun m. 4/1.) Görev kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. madde uyarınca yapılan önlem istemlerinde görevli mahkemeyi belirler. Daire, maddenin birinci fıkrası ile 361. maddenin birinci fıkrasını hatırlattıktan sonra, bu hükümlere dayanan çocuk mallarının korunması istemlerinde 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca aile mahkemesinin görevli olduğunu, görevin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini belirterek işin esasını inceleyen kararı bozmuştur.
Çocuk mallarının korunması isteminde yetkili mahkeme, velâyeti kullanan sağ kalan ana veya babanın yerleşim yeri mahkemesidir
Babasının ölümünden sonra çocuğun mallarının korunması istemiyle açılan dosyada aile mahkemesi sıfatıyla bakan mahkeme yetkisizlik kararı verdi; yargı yerinin belirlenmesi için dosya Yargıtaya gönderildi.
“bu halde, yetkili mahkeme, velayeti kullananma hakkına sahip sağ kalan annenin yerleşim yeri mahkemesidir. Türk Medenî Kanununun 21. maddesine göre velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babanın ortak yerleşim yeri olduğu gibi Türk Medenî Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesi uyarınca sağ kalan veya velayet kendisine verilen eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. madde kapsamındaki istemlerde yetkili mahkemeyi gösterir. Daireye göre babanın ölümü hâlinde yetkili mahkeme, velâyeti kullanma hakkına sahip sağ kalan annenin yerleşim yeri mahkemesidir. Velâyet altındaki çocuğun yerleşim yeri Kanun'un 21. maddesi uyarınca ana ve babanın yerleşim yerine bağlıdır; Tüzük'ün 4. maddesi de sağ kalan veya velâyet kendisine verilen eşin yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılar. Daire bu nedenle yargı yerini velâyet sahibinin yerleşim yeri mahkemesi olarak belirlemiştir.
Önlemler velâyet altındaki çocuklar için söz konusudur; velâyet altında kalan çocuklar bakımından koruma sebepleri ayrıca değerlendirilmelidir
Babalarının ölümünden sonra velâyeti annede kalan çocuklara bağlanan yetim aylıklarının anne tarafından çocukların bakım ve eğitimi için harcanmadığı ileri sürüldü. İnceleme sırasında çocuklardan biri on sekiz yaşını doldurmuştu; mahkeme çocuk mallarının korunması yönünden değerlendirme yapmadı.
“O halde, bu iki çocuk bakımından Türk Medeni Kanununun 360 ve 361. maddeleri yönünden mallarının korunmasını gerektiren sebeplerin mevcut olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360. maddenin kapsamını ve istemin yorumlanmasını gösterir. Daireye göre çocuklara bağlanan yetim aylıklarının bakım ve eğitimleri için harcanmadığının ileri sürülmesi, çocuk mallarının korunması için önlem alınması istemini de içerir. On sekiz yaşını dolduran çocuk velâyetten çıkmıştır; velâyet altında kalan diğer çocuklar bakımından ise 360 ve 361. maddeler yönünden malların korunmasını gerektiren sebeplerin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Bu husus gözetilmediğinden karar bozulmuştur (TMK m. 335).
Madde gerekçesi
Madde 360- Yürürlükteki Kanunun 285 inci maddesini karşılamaktadır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 324 üncü maddesini örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 275 inci maddesinden alınmıştır. Maddenin birinci fıkrası, 1984 tarihli Öntasarının 275 inci maddesinin birinci fıkrasıyla aynıdır; ikinci fıkraya ise İsviçre Medenî Kanununun 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki "malların tevdi edilmesi" olanağı da eklenmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 131Gerekçe, maddenin iki fıkrasının kaynağını ayrı ayrı gösterir: birinci fıkra Öntasarıyla aynıdır, ikinci fıkraya ise İsviçre hükmündeki malların tevdi edilmesi olanağı eklenmiştir. Eski Kanun'da hâkimin teminat isteme ve kayyım atama yetkisi aynı maddede yer alırken, yeni düzenlemede kayyıma devir 361. maddeye bırakılmış, 360. madde ise talimat, bilgi ve hesap, tevdi ve güvence gibi önlemleri düzenlemiştir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 285. maddeydi.
Ana baba, idare ve intifa haklarının kendilerine yüklettiği vazifeleri yapmadıkları surette; hakim, çocuğun menfaatini muhafaza için, muktazi tedbirleri ittihaz eder. Çocuğun malları tehlikeye düşerse hakim, vasiler üzerinde haiz olduğu murakabeyi ana baba hakkında tatbik veya onlardan teminat talep ve çocuğun menfaatini korumak için kayyım da tayin edebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 285 | 4721 sayılı Kanun m. 360 | |
|---|---|---|
| Şart | Ana ve babanın idare ve intifa haklarının yüklediği görevleri yapmaması | Yönetimde her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermeme |
| Genel yetki | Çocuğun menfaatini korumak için gerekli tedbirler | Malların korunması için uygun önlemler |
| Sayılan önlemler | Mallar tehlikeye düşerse vasiler üzerindeki denetimin uygulanması, teminat, kayyım | Talimat; bilgi ve hesap yetersizse tevdi veya güvence |
| Kayyım | Aynı maddede | Ayrı maddede (m. 361) |
| Tevdi | Düzenlenmemişti | İsviçre MK m. 324/2'den eklendi |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Anayasa Mahkemesi, 353. maddenin denetiminde 360. maddedeki önlemleri çocuğun mallarını koruyan güvenceler arasında değerlendirmiştir; 360. madde bu kararda itiraz konusu değildir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).
İlgili maddeler
- TMK m. 346: Çocuğun korunması için önlemler.
- TMK m. 348: Velâyetin kaldırılması.
- TMK m. 352: Çocuk mallarının yönetimi.
- TMK m. 353: Evlilik sona erince mal varlığı defteri.
- TMK m. 356: Kısmen sarf.
- TMK m. 361: Yönetimin kayyıma devri.
- TMK m. 362: Velâyet sona erince malların devri.
- TMK m. 363: Ana ve babanın sorumluluğu.
Çocuk mallarının korunması, velâyet sahibinin yönetimi veya bu konudaki davalarla ilgili sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 360 ne diyor?
Ana ve baba çocuğun mallarını yönetmekte yeterince özen göstermezse hâkimin malların korunması için uygun önlemleri alacağını; özellikle talimat verebileceğini, bilgi ve hesabı yeterli görmezse malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebileceğini söyler.
Hâkim hangi durumda önlem alır?
Ana ve baba çocuğun mallarını yönetmekte yeterince özen göstermediğinde.
Ana ve babanın kusurlu olması gerekir mi?
Hayır; Kanun özen eksikliğinin "her ne sebeple olursa olsun" ortaya çıkmasını yeterli görür.
Hangi önlemler alınabilir?
Talimat, bilgi ve hesap isteme, malların tevdii ve güvence; Anayasa Mahkemesine göre hâkim bunlarla sınırlı değildir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).
Hâkim kendiliğinden önlem alabilir mi?
Evet; hâkim önleme resen ya da talep üzerine başvurabilir.
Özen eksikliği ispat edilemezse ne olur?
İstem reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/8032 E., 2015/9047 K., 04.05.2015).
Çocuğun parası harcanmışsa ne istenebilir?
Velâyet sahibinden paranın nasıl harcandığına dair bilgi ve hesap istenebilir; gerekirse bilirkişi incelemesi yapılır (Yargıtay 2. HD, 2015/13693 E., 2015/23712 K., 09.12.2015).
Çocuğa miras kalan taşınmaza devir yasağı konulabilir mi?
Özen eksikliğine dair delil yokken böyle bir tedbir yönetim hakkına müdahale sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/1532 E., 2012/25397 K., 19.10.2012).
Veli çocuğun malını satmak için hâkim izni almak zorunda mı?
Kural olarak hayır; satış kötüye kullanılırsa hâkim önlem alabilir (Yargıtay 2. HD, 2009/19741 E., 2010/8423 K., 28.04.2010).
Hangi mahkeme bakar?
Aile mahkemesi (Yargıtay 2. HD, 2008/9252 E., 2008/9027 K., 19.06.2008); yetkili mahkeme velâyeti kullanan ana veya babanın yerleşim yeri mahkemesidir.
Alınan önlem değiştirilebilir mi?
Evet; çocuğun durumuna göre yeniden değiştirilebilir (Yargıtay 2. HD, 2006/6570 E., 2006/15934 K., 20.11.2006).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 285. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 21, 335, 346, 348, 352, 353, 356, 360, 361, 363
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 285 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 360 gerekçesi s. 131, Tasarı ve Komisyon metni s. 448
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025
- Yargıtay 2. HD, 2016/16152 E., 2016/15102 K., 23.11.2016
- Yargıtay 2. HD, 2016/4126 E., 2016/7637 K., 14.04.2016
- Yargıtay 2. HD, 2016/3118 E., 2016/5242 K., 17.03.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/13693 E., 2015/23712 K., 09.12.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/8032 E., 2015/9047 K., 04.05.2015
- Yargıtay 2. HD, 2014/16720 E., 2014/25045 K., 08.12.2014
- Yargıtay 2. HD, 2014/5888 E., 2014/15848 K., 08.07.2014
- Yargıtay 2. HD, 2012/1532 E., 2012/25397 K., 19.10.2012
- Yargıtay 2. HD, 2009/19741 E., 2010/8423 K., 28.04.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/12905 E., 2010/3737 K., 01.03.2010
- Yargıtay 2. HD, 2008/9252 E., 2008/9027 K., 19.06.2008
- Yargıtay 2. HD, 2006/6570 E., 2006/15934 K., 20.11.2006
- Yargıtay 20. HD, 2020/1997 E., 2020/2364 K., 02.07.2020
