TMK 354, velâyet sahibi ana ve babanın çocuğun malları üzerindeki kullanma yetkisini düzenler. Ana ve baba, kusurları sebebiyle velâyetleri kaldırılmadıkça, çocuğun mallarını kullanabilir. Gerekçeye göre eski Kanun'daki intifa terimi maddenin amacını yansıtmadığından yerine kullanma hakkı ifadesi getirilmiştir. Yargıtay, ana ve babanın eski Kanun'dan farklı olarak çocuğun mallarını yalnızca kullanabileceğini, bu mallardan yararlanma hakkının kendilerine tanınmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026). Anayasa Mahkemesi maddeyi Anayasa'ya aykırı bulmamış (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025); velâyet hakkının kötüye kullanılması söz konusu değilken çocukların malvarlığına tedbir konulması da bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/15037 E., 2015/21524 K., 17.11.2015).
- Kullanma hakkı
- Velâyet sahibinin çocuğun mallarını çocuğun ve ailenin yararına, malların özüne zarar vermeden kullanabilmesi.
- İntifa hakkı
- Bir malı kullanma ve onun semerelerinden yararlanma yetkisi veren hak; eski Kanun bu terimi kullanıyordu.
- Kusur sebebiyle kaldırma
- Velâyetin ana ve babanın kusurlu davranışları sebebiyle kaldırılması.
- Serbest mallar
- Kanun'un ana ve babanın yönetimi veya kullanımı dışında bırakılmasına imkân tanıdığı çocuk malları.
TMK 354 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kullanma hakkı | Ana ve baba çocuğun mallarını kullanabilir | TMK m. 354 |
| Sona erme | Velâyetin kusur sebebiyle kaldırılması | TMK m. 354 |
| Terim | İntifa yerine kullanma hakkı | Gerekçe, s. 130 |
| Yararlanma | Ana ve babaya tanınmamıştır | Yargıtay 2. HD, 2026/6131 K. |
| Bakım giderleri | Kural olarak çocuk mallarından karşılanamaz | Yargıtay 2. HD, 2016/13562 K. |
| Tedbir | Kötüye kullanma yoksa kullanma hakkını engelleyen tedbir konulamaz | Yargıtay 2. HD, 2015/21524 K. |
| Anayasa'ya uygunluk | Kural Anayasa'ya aykırı değil | AYM, E. 2025/44, K. 2025/218 |
| Serbest mallar | Kazandırmada aksi öngörülebilir | TMK m. 357-359 |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 280. maddesini karşılar ve 1984 tarihli Öntasarının 271. maddesinden aynen alınmıştır. Gerekçe, eski metinde kullanılan intifa teriminin maddenin asıl amacını tam olarak yansıtmadığını, çünkü ana ve babanın çocuk malları üzerinde intifa hakkına değil kullanma hakkına sahip olduklarının ifade edilmek istendiğini belirtir. Tasarının 354. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 447).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, kullanma hakkının intifa hakkı olmamasıdır; ana ve baba çocuğun mallarını kullanabilir, ancak Yargıtay'a göre bu mallardan yararlanma hakları yoktur (Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026). İkinci nokta, kullanma hakkının çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü ortadan kaldırmamasıdır; velâyet sahibi anne olağan bakım giderlerini çocuk mallarından mahsup edememiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/10748 E., 2016/13562 K., 05.10.2016). Üçüncü nokta, hakkın hâkimin müdahalesine karşı korunmasıdır; 360 ve 361. maddelerin koşulları gerçekleşmedikçe hâkim ana ve babanın kullanma ve yönetme hakkına müdahale edemez (Yargıtay 2. HD, 2012/1532 E., 2012/25397 K., 19.10.2012).
Kullanma hakkı ve eski intifa hakkı
- Hak: Velâyet sahibi çocuğun mallarını kullanabilir.
- Terim: Yeni metin intifa yerine kullanma hakkından söz eder.
- Yararlanma: Kararlara göre ana ve babaya yararlanma hakkı tanınmamıştır.
Madde, velâyet sahibi ana ve babaya çocuğun mallarını kullanma hakkı tanır. Eski Kanun aynı durumu, ana ve babanın çocuk reşit oluncaya kadar çocuğun mallarından intifa hakkı bulunduğu biçiminde ifade ediyordu. Gerekçeye göre iki terim birbirinden çok farklıdır: ana ve baba çocuk malları üzerinde intifa hakkına değil kullanma hakkına sahiptir ve yeni metin bu nedenle doğru terim olan kullanma hakkı ifadesini kullanır. Yargıtay da ana ve babanın eski Medeni Kanun'dan farklı olarak çocuğun mallarını yalnızca kullanabileceğini ve bu mallardan yararlanma hakkının kendilerine tanınmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026).
Kullanma hakkı, yönetim hakkıyla birlikte velâyet sahibine geniş bir hareket alanı sağlar (TMK m. 352). Velâyet altındaki çocuğa ait bir aracın satılması veya çocuk adına araç alınması için mahkemeden izin alınmasına gerek görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/5977 E., 2016/7028 K., 06.04.2016). Evlilik devam ederken bu hak ana ve babaya birlikte aittir; boşanma kararı kesinleşmeden önceki döneme ait kira gelirini velâyet sahibi olan ebeveyn diğer ebeveynden isteyememiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/3578 E., 2010/8083 K., 22.04.2010; TMK m. 336).
Kullanma hakkının amacı ve sınırları
- Amaç: Bakım yükümlülüğünü dengelemek ve aile dayanışmasını sağlamak.
- Sınır: Malların özüne zarar vermeden ve tahsis amacına uygun kullanım.
- Bakım giderleri: Çocuğun mallarına ancak belirli hâllerde ve hâkimin izniyle başvurulabilir.
Anayasa Mahkemesine göre kusuru olmadan velâyeti kaldırılmayan ana ve babaya bu yetkinin tanınmasıyla, onların çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü dengelenmek, aile dayanışması sağlanmak ve aile bağları güçlendirilmek istenmiştir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025). Terim konusunda bir ayrıntıya dikkat çekmek gerekir: Anayasa Mahkemesi bu yetkiden çocuğun mallarından yararlanma yetkisi olarak söz etmiş, Yargıtay ise yeni Kanun'un ana ve babaya yalnızca kullanma hakkı tanıdığını, yararlanma hakkı tanımadığını vurgulamıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026). Gerekçe de intifa yerine kullanma hakkı teriminin bilinçli olarak seçildiğini belirtir.
Kullanma yetkisi, ana ve babanın çocuğa karşı bakım yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Anayasa Mahkemesi, ana ve babanın çocuk mallarını malların özüne zarar vermeden ve tahsis edildiği amaca uygun kullanmak zorunda olduğunu, yönetim hakkının da çocuğun bakım, eğitim ve korunması için gerekli giderlerin çocuk mallarından karşılanabileceği anlamına gelmediğini belirtmiştir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025). Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar gerektirdiği hâllerde çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek bir miktarı ancak hâkimin izniyle harcayabilir (TMK m. 327); sermaye biçimindeki ödemeler ve tazminatlar da olağan ihtiyaçlar ölçüsünde kısmen kullanılabilir, çocuğun diğer mallarına başvurmak için ise zorunluluk ve hâkimin yetki vermesi gerekir (TMK m. 356). Velâyet sahibi annenin çocuğun olağan bakım ve eğitim giderlerini çocuk mallarından mahsup edemeyeceği ve satış bedelini çocuk yararına kullandığını ispat etmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/10748 E., 2016/13562 K., 05.10.2016). Çocuk mallarının gelirlerinin nasıl harcanacağı ise ayrıca 355. maddede düzenlenmiştir (TMK m. 355).
Kusur sebebiyle kaldırma ve hâkimin müdahalesi
- Sona erme: Madde, kullanma hakkını velâyetin kusur sebebiyle kaldırılmasına bağlar.
- Müdahale: 360 ve 361. maddelerin koşulları gerçekleşmedikçe hâkim kullanma hakkına müdahale edemez.
- Serbest mallar: Kazandırmada bulunan kişi ve mirasbırakan yönetimi belirli ölçüde sınırlayabilir.
Madde, kullanma hakkının sona ermesini velâyetin kusur sebebiyle kaldırılmasına bağlar. 348. madde velâyetin kaldırılmasını hem kusura dayanan hem de dayanmayan sebeplerle düzenler; 354. maddenin lafzı ise kullanma hakkını kusura dayanan kaldırma hâlinde sona erdirir (TMK m. 348). Velâyet devam ettiği sürece hâkim bu hakka ancak kanundaki koşullar gerçekleştiğinde müdahale edebilir: 360 ve 361. maddelerin koşulları gerçekleşmedikçe hâkim, ana ve babanın çocuk mallarını kullanma ve yönetme hakkına müdahale edemez; velâyet sahibi annenin çocuk mallarını tehlikeye soktuğuna dair bir delil yokken miras payının devrini önleyen tedbir bu nedenle hükümden çıkarılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/1532 E., 2012/25397 K., 19.10.2012). Velâyet hakkının kötüye kullanılması söz konusu değilken çocukların malvarlığına konulan tedbirler de velâyet sahibinin bu hakkı kullanmasını engellediği için bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2015/15037 E., 2015/21524 K., 17.11.2015).
Kullanma ve yönetim hakkı, çocuğa yapılan kazandırmanın niteliğine göre sınırlanabilir. Kazandırmada bulunan kişi açıkça aksini öngörmedikçe ana ve baba kazandırılan mallar üzerinde yönetim hakkına sahiptir; ancak faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere ya da açıkça ana ve babanın kullanmaması koşuluyla yapılan kazandırmaların gelirlerini kendi menfaatlerine harcayamazlar (TMK m. 357). Ölüme bağlı tasarruf yoluyla çocuğun saklı payı ana ve babanın yönetimi dışında bırakılabilir (TMK m. 358); çocuğun kişisel kazancının yönetimi ve bundan yararlanma hakkı ise çocuğa aittir (TMK m. 359). Mirasbırakanın vasiyetnameyle çocuklarının mirasının yönetimini belirli bir yaşa kadar başkalarına bıraktığı bir olayda, kazandırma yapılmaksızın ana ve babanın velâyet hakkına ancak çocuğun saklı payı ölçüsünde müdahale edilebileceği belirtilmiştir (Yargıtay 3. HD, 2010/21201 E., 2011/5837 K., 07.04.2011).
Görevli mahkeme
- Görev: Aile mahkemesi.
- Kısıtlı ergin çocuk: Velâyet altında bırakılmışsa velâyet hükümleri uygulanır.
Kullanma hakkına ilişkin istemler Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından kaynaklandığından aile mahkemesinin görevine girer (4787 sayılı Kanun m. 4). Kısıtlanan ergin çocuk vesayet altına değil velâyet altına bırakıldığında da onun mallarıyla ilgili tasarruflarda velâyet hükümleri uygulanır; çocuğun mallarını kullanmaya izin verilmesine ilişkin istemde aile mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir (Yargıtay 17. HD, 2009/1401 E., 2009/1600 K., 20.03.2009; TMK m. 335).
Velâyet sahibiyseniz, çocuğunuzun mallarını kullanabileceğinizi, ancak bu hakkın malların özüne zarar vermeden ve çocuğun yararına kullanılması gereken bir yetki olduğunu unutmayın; çocuğun olağan bakım ve eğitim giderlerini kendi imkânlarınızla karşılamanız gerekir, çocuğun mallarına başvurmak için belirli hâllerde hâkimin izni aranır. Çocuğa bir mal bağışlayacak veya vasiyet edecekseniz, bu malın gelirlerinin ana ve babaca kullanılmamasını veya malın yönetimlerinin dışında kalmasını açıkça öngörebilirsiniz. Velâyet sahibinin çocuğun mallarını kötüye kullandığını düşünüyorsanız, satışları, gelirleri ve harcamaları gösteren somut delillerle aile mahkemesinden önlem alınmasını isteyin.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Kusuru sebebiyle velâyeti kaldırılmayan ana ve babaya çocuğun mallarını kullanma hakkı tanınması Anayasa'ya aykırı değildir
Boşanmadan sonra velâyeti kendisine bırakılan annenin çocuklara miras kalan malvarlığını iyi yönetemediği iddiasıyla açılan çocuk mallarının korunması davasında aile mahkemesi, 352. maddenin birinci fıkrası ve 353. madde ile birlikte 354. maddenin de iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu.
“Öte yandan kurallar kapsamında kendi kusuruyla velayeti kaldırılmayan ana ve babaya çocuğun mallarından yararlanma yetkisinin verilmesiyle ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünün dengelenmeye çalışıldığı, böylece aile dayanışmasının sağlanmasının ve aile bağlarının güçlendirilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi, 354. maddeyi 352. maddenin birinci fıkrasındaki yönetim hakkıyla birlikte incelemiş ve çocuğun mallarının velâyet sahibi tarafından kullanılabilmesini çocuğun mülkiyet hakkına bir sınırlama olarak nitelendirmiştir. Mahkemeye göre bu yetki, ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü dengelemeye, aile dayanışmasını sağlamaya ve aile bağlarını güçlendirmeye yöneliktir; ana ve baba çocuk mallarını malların özüne zarar vermeden ve tahsis edildiği amaca uygun kullanmak zorundadır ve yönetim hakkı, bakım giderlerinin kural olarak çocuğun mallarından karşılanabileceği anlamına gelmez. Hâkimin önlem alma ve yönetimi kayyıma devretme yetkileri ile ana ve babanın vekil gibi sorumluluğu da gözetilerek kural Anayasa'ya aykırı görülmemiş ve itiraz oybirliğiyle reddedilmiştir (TMK m. 327, TMK m. 363).
Ana ve baba eski Kanun'dan farklı olarak çocuğun mallarını yalnızca kullanabilir; bu mallardan yararlanma hakları yoktur
Davacı, ergin olmadan önce annesinin, murisinden kendisine kalan taşınmaz paylarını velâyeten bir idareye sattığını ve velâyet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tescilini istedi. İlk derece mahkemesinin kabul kararına karşı istinaf başvurusu esastan reddedildi; hüküm davalı idare tarafından temyiz edildi.
“Çocuğun; miras, bağışlama veya kendi meslekî uğraşları sonucu elde ettiği malvarlığı velâyet altında olduğu müddetçe ana ve babası tarafından yönetilir. Bu malların kullanılması da Türk Medeni Kanununda belirtilen sınırlar dâhilinde gerçekleşir. Ana ve baba çocuğun mallarını eski Medeni Kanundan farklı olarak sadece kullanabilme hakkına sahip olup, onlardan yararlanma hakkı kendilerine tanınmamıştır. Türk Medeni Kanununa getirilen bu düzenleme Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 32. maddesine de uygundur.”
Ne anlama geliyor? Karar, 354. maddenin eski düzenlemeden ayrıldığı noktayı açıkça belirtir. Çocuğun miras, bağışlama veya kendi meslekî uğraşları sonucu edindiği malvarlığı velâyet süresince ana ve babası tarafından yönetilir ve bu malların kullanılması Kanun'da belirtilen sınırlar içinde gerçekleşir. Daireye göre ana ve baba eski Medeni Kanun'dan farklı olarak çocuğun mallarını yalnızca kullanabilir; onlardan yararlanma hakkı kendilerine tanınmamıştır. Somut olayda davacı, satışın velâyet görevinin kötüye kullanılmasıyla gerçekleştiğini ve alıcı idarenin veliyle işbirliği içinde hareket ettiğini ispat edemediğinden davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır (TMK m. 352).
Velâyet sahibi, velâyeti altındaki çocuğun mallarını yönetir ve kullanır; çocuk adına kayıtlı aracı satmak için mahkemeden izin alması gerekmez
Kısıtlanarak babasının velâyeti altında bırakılan ergin çocuk adına kayıtlı ve bedeli babaca ödenmiş bir aracın satışı için baba mahkemeden izin istedi. Mahkeme istemi, 327 ve 356. maddelerdeki koşulların ispat edilemediği gerekçesiyle reddetti.
“Velayete ilişkin hükümler gereği bu hakka sahip olan ebeveyn çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler. Kural olarak hesap ve güvence vermezler (TMK m. 352/1). Velayet hakkına sahip olan anne veya baba kusurları sebebiyle velayeti kaldırılmadıkça çocuğun mallarını da kullanabilirler (TMK m. 354). Çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitim için; hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere sarfedebilirler (TMK.md.355). Buna göre, talep edenin velayeti altındaki çocuk için motorlu araç alınmasında ya da çocuk adına kayıtlı aracın satılmasında mahkemeden izin almasına gerek yoktur.”
Ne anlama geliyor? Karar, 354. maddedeki kullanma hakkının 352. maddedeki yönetim hakkıyla birlikte velâyet sahibine geniş bir hareket alanı tanıdığını gösterir. Kısıtlanan ergin çocuk velâyet altında bırakıldığında velâyete ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 335). Velâyet sahibi çocuğun mallarını yönetir, kusuru sebebiyle velâyeti kaldırılmadıkça bu malları kullanabilir ve gelirleri öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için harcayabilir; bu nedenle çocuk adına araç alınması veya çocuk adına kayıtlı aracın satılması için mahkemeden izin alınmasına gerek yoktur. Daire, izin verilmemesini doğru bulmamakla birlikte, izin gerekmediğinden davanın reddini sonucu itibarıyla doğru bulmuş ve gerekçeyi değiştirerek kararı onamıştır.
Vasiyet yoluyla yapılan kazandırmalarda ana ve babanın yönetim hakkı sınırlanabilir; kazandırma olmaksızın velâyet hakkına ancak çocuğun saklı payı ölçüsünde müdahale edilebilir
Eşinin ölümünden sonra çocukların velâyeti kendisinde kalan davacı, eşinin vasiyetnamesinde çocukların 23 yaşını doldurmasına kadar terekenin yönetiminin başkalarına bırakıldığını ve bunun velâyet hakkını sınırladığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini istedi. Mahkeme, vasiyetnamenin çocukların ergin olduktan sonraki dönemine ilişkin kısımlarını hükümsüz saydı, tümden iptal istemini reddetti.
“MK'nun 352.maddesi uyarınca ana baba velayetleri devam ettikçe çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler. Md.354 hükmüne göre ana baba kusurları sebebiyle velayetleri kaldırılmadıkça çocuğun mallarını kullanabilirler. Buna karşılık 357 son hükmü uyarınca "Kazandırmada bulunan kişi, kazandırma sırasında açıkca aksini öngörmedikçe, ana ve baba bunlar üzerinde yönetim hakkına sahiptirler. Bu tür mallar çocuğun "serbest malları" sayılmaktadır. O halde vasiyet yolu ile kazandırmalarda ana babanın velayet hakkı ile vasiyet edenlerin müdahale edebileceği yasada kabul edilmiş, bu uygulama Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.3.1977 gün ve 1977/72 E, 1977/176 sayılı kararında da benimsenmiştir. Ne var ki vasiyet yolu ile kazandırma yapılmaksızın malların yönetilmesi ile ilgili velayet hakkından doğan tasarrufları MK 358 hükmü uyarınca ancak çocuğun saklı payı dışında sınırlanabilir ve ana ve babanın yönetimi dışında bırakılabilir. Sonuç olarak ancak, vasiyet yolu ile kazandırmalarda ana babanın çocuğun serbest mallarında velayet hakkı sınırlandırılabilmek de buna karşılık kazandırma yapılmaksızın ana babanın velayet hakkına çocuğun saklı payı ile sınırlı olarak müdahale edilebilmektedir. O halde mahkemece çocukların saklı payı belirlenmeli, vasiyetnamenin saklı payı ile sınırlı olarak iptal edilebileceği gözetilerek hüküm kurulmalıdır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 354. maddedeki kullanma hakkının ve 352. maddedeki yönetim hakkının mirasbırakanın iradesiyle hangi ölçüde sınırlanabileceğini gösterir. Daire, kazandırmada bulunan kişi açıkça aksini öngörmedikçe ana ve babanın kazandırılan mallar üzerinde yönetim hakkına sahip olduğunu, vasiyet yoluyla yapılan kazandırmalarda ise ana ve babanın velâyet hakkının sınırlanabileceğini belirtmiştir (TMK m. 357). Kazandırma yapılmaksızın ana ve babanın yönetimine ancak çocuğun saklı payı ölçüsünde müdahale edilebileceğinden, mahkemenin çocukların saklı payını belirleyip vasiyetnamenin saklı payla sınırlı olarak iptal edilebileceğini gözetmesi gerektiği kabul edilmiş ve karar bozulmuştur (TMK m. 358).
Evlilik devam ederken çocuğun mallarını kullanma hakkı ana ve babaya birlikte aittir; boşanma kararı kesinleşmeden önceki döneme ait kira geliri velâyet sahibince diğer ebeveynden istenemez
Boşanmada velâyet anneye verildi ve karar kesinleşti. Anne, çocuğa velâyeten açtığı davada, çocuk adına kayıtlı dairenin boşanma kararı kesinleşmeden önceki dönemde baba tarafından kiraya verildiğini belirterek bu döneme ait kira bedelinin babadan tahsilini istedi. Mahkeme istemi kabul etti.
“Velayete ilişkin hüküm 02.04.2007 tarihinde kesinleşmiş olup, davaya konu kira alacağı istemi ise Mayıs-Aralık 2006 dönemine ilişkin olup, o tarih itibarıyla velayetin kullanma hakkı anne ve babaya aittir. Öte yandan Türk Medeni Kanununun 360 ve devamı maddeleri uyarınca açılan bir dava da bulunmamaktadır. İsteğin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 354. maddedeki kullanma hakkının velâyetle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanır; boşanmada velâyet çocuğun bırakıldığı eşe geçer (TMK m. 336). Dava konusu kira alacağı velâyete ilişkin hüküm kesinleşmeden önceki döneme ait olduğundan, Daireye göre o dönemde velâyetin kullanma hakkı anne ve babaya aittir. Çocuk mallarının korunmasına ilişkin 360 ve devamı maddeler uyarınca açılmış bir dava da bulunmadığından istemin reddi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Velâyet hakkının kötüye kullanılması söz konusu değilse, çocukların malvarlığına velâyet sahibinin kullanma ve yönetim hakkını engelleyen tedbir konulamaz
Mahkeme, velâyeti davacı annede olan çocukların malvarlığı hakkında tedbir kararı verdi. Hüküm temyiz edildi.
“Yukarıda belirtilen maddeler ışığında, davacı annenin velayet hakkını kötüye kullanması sözkonusu olmadığı gibi, mahkemece çocukların malvarlığına konulan tedbirler davacı annenin velayet hakkını kullanmayı engeller niteliktedir. Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan velayeti davacı annede olan çocukların malvarlıkları üzerine tedbir konulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 354. maddedeki kullanma hakkının 352. maddedeki yönetim hakkı ve 355. maddedeki gelirlerin sarfı kuralıyla birlikte velâyet sahibine korunan bir alan tanıdığını gösterir. Daire bu üç maddeyi birlikte hatırlatmış; davacı annenin velâyet hakkını kötüye kullanması söz konusu olmadığı hâlde çocukların malvarlığına konulan tedbirlerin annenin velâyet hakkını kullanmasını engellediğini belirterek kararı bozmuştur (TMK m. 355).
360 ve 361. maddelerin koşulları gerçekleşmedikçe hâkim, ana ve babanın çocuk mallarını kullanma ve yönetme hakkına müdahale edemez
Ölümle sona eren bir evlilikte nüfus memurunun bildirimi üzerine aile mahkemesi, velâyet sahibi anneye çocuk mallarının korunması için uyarıda bulundu ve defter istedi; ayrıca çocuğa kanuni miras yoluyla intikal eden taşınmazdaki miras payının devrini önleyen tedbir koydu.
“Türk Medeni Kanununun 360 ve 361. maddesindeki koşullar gerçekleşmedikçe hakim, ana ve babanın çocuk mallarını kullanma ve bu mallar üzerindeki yönetim hakkına müdahale edemez ve bu sonucu doğuracak şekilde hüküm tesis edemez. Velayet hakkına sahip olan annenin çocuk mallarını tehlikeye soktuğuna dair bir iddia veya bu yönde dosyada bir delil ve olgu bulunmamaktadır. Bu yönde bir delil ve geçerli bir sebep yokken, küçüğe kanuni miras yoluyla intikal eden taşınmazdaki miras payının devir ve temlikini önleyici şekilde tedbir kararı verilmesi, velayet hakkına sahip olan ananın, az önce açıklanan kullanma ve yönetme hakkına müdahale niteliğindedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, kullanma hakkının hâkimin müdahalesine karşı korunduğunu gösterir. Ana ve baba çocuğun mallarını yönetirken yeterli özeni göstermek ve bu malların tehlikeye düşmesini önlemekle yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırı davranırlarsa hâkim uygun önlemleri alır (TMK m. 360, TMK m. 361). Velâyet sahibi annenin çocuk mallarını tehlikeye soktuğuna dair bir iddia ya da delil bulunmadığından, miras payının devrini önleyen tedbir annenin kullanma ve yönetme hakkına müdahale sayılmış; Daire bu kısmı hükümden çıkararak kararı düzeltip onamıştır.
Ana ve baba çocuğun olağan bakım ve eğitim giderlerini kendileri karşılar; bu giderleri çocuk mallarından mahsup edemez, satış bedelini çocuk yararına kullandıklarını ispat etmelidir
Davacı, babasından kendisine miras kalan taşınmaz paylarının, kendisi küçükken velâyet sahibi annesi tarafından satıldığını ve elde edilen gelirlerin kendisinden gizlendiğini ileri sürerek velâyet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle maddi tazminat istedi. Mahkeme, annenin kızı lehine hareket ettiğini ve kötüye kullanmanın ispatlanamadığını belirterek davayı reddetti.
“davalı annenin çocuğun bakımı ve eğitimi için yaptığı olağan giderleri karşılaması annenin yasal yükümlülüğünden doğan masraflardan olup, bu masrafları çocuk mallarından mahsup etme hakkına sahip değildir. Davalı anne yoksul olduklarını veya çocuğun özel durumunun olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiğini ve bu sebeple çocuk mallarının kullanıldığını da iddia ve ispat etmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, kullanma yetkisinin sınırını gösterir. Olay 743 sayılı Kanun döneminde geçtiğinden Daire uyuşmazlığı eski Kanun'daki intifa hükmüne göre çözmüştür; bununla birlikte ana ve babanın çocuğun olağan bakım ve eğitim giderlerini kendi yükümlülükleri olarak karşılaması gerektiği ilkesi yeni Kanun'da da açıkça yer alır (TMK m. 327). Daireye göre anne bu giderleri çocuk mallarından mahsup edemez; yoksulluk veya olağanüstü harcama gerektiren özel bir durum da ileri sürülüp ispat edilmemiştir. Satış bedelini çocuğa verdiğini ya da çocuk yararına sadakat ve özenle yönettiğini kanıtlayamayan annenin velâyet görevini kötüye kullandığı kabul edilmiş ve tazminat isteminin reddi bozulmuştur (TMK m. 363).
Velâyet altındaki çocuğun mallarını kullanma iznine ilişkin istem aile mahkemesinde görülür
Baba, velâyeti altındaki çocuklarının mallarını kullanmak için izin istedi. Çocuklardan biri kısıtlanmış, ancak vesayet makamı bu çocuğun babasının velâyeti altında bırakılmasına karar vermişti. Sulh hukuk mahkemesi ile aile mahkemesi ayrı ayrı görevsizlik kararı verdi.
“Bu çocuğun malvarlığı ile ilgili tasarruflar içinde, verilen bu karar doğrultusunda velayet hükümleri uygulanacağından görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Bu durumda, uyuşmazlığın Aile Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 354. maddeye ilişkin istemlerin görevli mahkemesini belirler. Kısıtlanan ergin çocuk vesayet altına değil velâyet altına bırakıldığında onun malvarlığıyla ilgili tasarruflarda velâyet hükümleri uygulanır; bu nedenle çocuğun mallarını kullanmaya izin verilmesine ilişkin istem, vesayet makamının değil aile mahkemesinin görevine girer. Daire, aile mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir (TMK m. 335).
Madde gerekçesi
Madde 354- Yürürlükteki Kanunun 280 inci maddesini karşılamaktadır ve 1984 tarihli Öntasarının 271 inci maddesinden aynen alınmıştır. Yürürlükteki metinde kullanılan intifa terimi maddenin asıl amacını tam olarak yansıtmamaktadır. Çünkü maddede ana ve babanın çocuk malları üzerinde intifa hakları değil, ana ve babanın çocuk malları üzerinde kullanma hakkına sahip oldukları ifade edilmek istenmiştir. Her iki terim birbirinden çok farklı olduğundan maddede "intifa" terimi yerine doğru terim olan "kullanma hakkı" ifadesine yer verilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 130Gerekçenin ağırlık noktası terim değişikliğidir. Eski metin ana ve babaya çocuğun mallarından intifa hakkı tanıyordu; gerekçeye göre bu terim maddenin amacını yansıtmadığından yeni metin kullanma hakkından söz eder. Madde, 1984 tarihli Öntasarının 271. maddesinden aynen alınmıştır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Gerekçenin belirttiği gibi madde, eski Kanun'un 280. maddesini karşılar:
Ana babanın velayeti, taksirleri hasebiyle, kendilerinden nez olunmadıkça; rüştüne kadar çocuğun emvalinden intifa hakları vardır.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trEski metin, velâyet kusurları sebebiyle kendilerinden kaldırılmadıkça ana ve babaya, çocuk reşit oluncaya kadar çocuğun mallarından intifa hakkı tanıyordu. Yeni metin aynı koşulu korur, ancak intifa yerine kullanma hakkından söz eder; gerekçeye göre bu değişiklik iki terimin birbirinden çok farklı olmasından kaynaklanır. Eski metindeki reşit oluncaya kadar ibaresi yeni metinde yer almaz.
| 743 sayılı Kanun m. 280 | 4721 sayılı Kanun m. 354 | |
|---|---|---|
| Hak | İntifa hakkı | Kullanma hakkı |
| Süre | Çocuk reşit oluncaya kadar | Metinde ayrıca bir süre belirtilmemiştir |
| Sona erme | Velâyetin taksir sebebiyle kaldırılması | Velâyetin kusur sebebiyle kaldırılması |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
| 06.11.2025 | Anayasa Mahkemesi maddeye yönelik itirazı reddetti | AYM, E. 2025/44, K. 2025/218 |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Anayasa Mahkemesinin kararı 14.01.2026 tarihli ve 33137 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır; karar maddenin metnini değiştirmemiştir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).
İlgili maddeler
- TMK m. 327: Çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılama.
- TMK m. 348: Velâyetin kaldırılması.
- TMK m. 352: Çocuk mallarının yönetimi.
- TMK m. 353: Evlilik sona erince çocuk mallarının defteri.
- TMK m. 355: Gelirlerin sarfı.
- TMK m. 356: Çocuk mallarının kısmen sarfı.
- TMK m. 357: Kazandırmalar.
- TMK m. 358: Saklı pay.
- TMK m. 360: Çocuk mallarının korunması için uygun önlemler.
- TMK m. 363: Ana ve babanın sorumluluğu.
Çocuk mallarının kullanılması, yönetimi veya velâyet sahibinin bu mallar üzerindeki işlemleri konusundaki sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 354 ne diyor?
Ana ve babanın, kusurları sebebiyle velâyetleri kaldırılmadıkça çocuğun mallarını kullanabileceğini söyler.
Kullanma hakkı intifa hakkıyla aynı mı?
Hayır; gerekçeye göre iki terim birbirinden çok farklıdır ve yeni metin bilinçli olarak kullanma hakkından söz eder. Yargıtay'a göre ana ve babanın çocuğun mallarından yararlanma hakkı yoktur (Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026).
Veli çocuğun parasını çocuğun bakımı için harcayabilir mi?
Olağan bakım ve eğitim giderleri ana ve babanın yükümlülüğüdür ve çocuk mallarından mahsup edilemez (Yargıtay 2. HD, 2016/10748 E., 2016/13562 K., 05.10.2016); çocuğun mallarına belirli hâllerde ancak hâkimin izniyle başvurulabilir (TMK m. 327).
Çocuk mallarının gelirleri nasıl harcanır?
Gelirler öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için, hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçları için harcanabilir (TMK m. 355).
Çocuğun aracını satmak için izin gerekir mi?
Hayır; velâyet sahibinin çocuk adına kayıtlı aracı satmak veya çocuk adına araç almak için mahkemeden izin alması gerekmez (Yargıtay 2. HD, 2016/5977 E., 2016/7028 K., 06.04.2016).
Mahkeme kullanma hakkını kısıtlayabilir mi?
Ancak 360 ve 361. maddelerin koşulları gerçekleşirse (Yargıtay 2. HD, 2012/1532 E., 2012/25397 K., 19.10.2012).
Kullanma hakkı ne zaman sona erer?
Madde, hakkı velâyetin kusur sebebiyle kaldırılmasına bağlar; velâyet veya yönetim hakkı sona erince de mallar hesabıyla birlikte devredilir (TMK m. 362).
Boşanma kesinleşmeden önce kullanma hakkı kimdedir?
Ana ve babaya birlikte aittir (Yargıtay 2. HD, 2009/3578 E., 2010/8083 K., 22.04.2010).
Bağışlayan veya mirasbırakan kullanma hakkını sınırlayabilir mi?
Evet; kazandırmada ana ve babanın gelirleri kullanmaması veya malı yönetmemesi öngörülebilir, saklı pay ölüme bağlı tasarrufla yönetim dışında bırakılabilir (TMK m. 357, TMK m. 358).
Anayasa Mahkemesi bu madde hakkında karar verdi mi?
Evet; maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).
Bu konudaki davalara hangi mahkeme bakar?
Aile mahkemesi (Yargıtay 17. HD, 2009/1401 E., 2009/1600 K., 20.03.2009).
Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun m. 280 ana ve babaya çocuğun mallarından intifa hakkı tanıyordu. Yeni metin intifa yerine kullanma hakkından söz eder.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 327, 335, 336, 348, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 280 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 354 gerekçesi s. 130, Tasarı ve Komisyon metni s. 447
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2016/10748 E., 2016/13562 K., 05.10.2016
- Yargıtay 2. HD, 2016/5977 E., 2016/7028 K., 06.04.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/15037 E., 2015/21524 K., 17.11.2015
- Yargıtay 2. HD, 2012/1532 E., 2012/25397 K., 19.10.2012
- Yargıtay 2. HD, 2009/3578 E., 2010/8083 K., 22.04.2010
- Yargıtay 3. HD, 2010/21201 E., 2011/5837 K., 07.04.2011
- Yargıtay 17. HD, 2009/1401 E., 2009/1600 K., 20.03.2009
