TMK 361, çocuk mallarının korunmasında 360. maddeden daha ağır bir önlemi düzenler: yönetimin ana ve babadan alınıp bir kayyıma devredilmesi. Hâkim bu karara, çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa başvurabilir. Yönetimi ana ve babaya ait olmayan mallar tehlikeye düştüğünde de aynı önlem alınabilir. Çocuk mallarının gelirlerinin veya bu mallardan ayrılmış belirli miktarların kanuna uygun sarfedileceğinden kuşku duyulursa, hâkim bunların yönetimini de kayyıma bırakabilir. Velâyet sahibinin özen göstermediği iddia ve ispat edilmedikçe kayyıma devre karar verilemeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2019/158 E., 2019/6208 K., 16.05.2019).
- Kayyım
- Hâkim kararıyla çocuk mallarının yönetimini üstlenen kişi.
- Kayyıma devir
- Çocuk mallarının yönetiminin ana ve babadan alınarak kayyıma verilmesi.
- Tehlike
- Çocuğun mallarının kaybedilmesi veya değer yitirmesi olasılığı.
- Ayrılmış miktar
- Çocuk mallarından belirli bir amaç için ayrılan tutar.
TMK 361 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kayyıma devir | Tehlike başka şekilde önlenemiyorsa yönetim kayyıma devredilebilir | TMK m. 361/1 |
| Ana ve babaya ait olmayan yönetim | Bu mallar tehlikeye düşerse aynı önlem alınabilir | TMK m. 361/2 |
| Gelirler ve ayrılmış miktarlar | Kanuna uygun sarftan kuşku varsa yönetimleri kayyıma bırakılabilir | TMK m. 361/3 |
| İspat | Özen eksikliği iddia ve ispat edilmedikçe kayyıma devir yok | Yargıtay 2. HD, 2019/6208 K. |
| Yargılama | Duruşma açılmalı, re'sen araştırma yapılmalı | Yargıtay 2. HD, 2014/2880 K. |
| Görev | Aile mahkemesi | Yargıtay 8. HD, 2018/1283 K. |
| Kaynak | İsviçre MK m. 325; Öntasarı m. 276 | Gerekçe, s. 131 |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 325. ve 1984 tarihli Öntasarının 276. maddelerinden alınmıştır. Gerekçe, çocuğun ekonomik geleceğinin malları yönünden tehlikeye girmesi hâlinde bu tehlikeyi başka önlemlerle önlemek mümkün olmadığında hâkim kararıyla yönetimin kayyıma devredilmesinin kabul edildiğini belirtir. İkinci fıkra Öntasarıda yoktur ve İsviçre metninden alınmıştır; üçüncü fıkra ise Öntasarıdan alınmıştır. Tasarının 361. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 448).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, kayyıma devrin ikincil bir önlem olmasıdır; Kanun, tehlikenin başka bir şekilde önlenememesini arar ve 360. maddedeki önlemler bu nedenle önce gelir (TMK m. 360). İkinci nokta, özen eksikliğinin ve tehlikenin somut olgularla ortaya konması gerektiğidir; aksi hâlde yönetim hakkına müdahale edilemez (Yargıtay 2. HD, 2015/6983 E., 2015/12796 K., 16.06.2015). Üçüncü nokta, bu istemlerin aile mahkemesinde ve duruşmalı olarak incelenmesidir (Yargıtay 2. HD, 2013/17543 E., 2014/2880 K., 17.02.2014).
Birinci fıkra: yönetimin kayyıma devri
- Şart: Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi.
- İkincillik: Tehlike başka bir şekilde önlenemiyor olmalı.
- Sonuç: Hâkim yönetimin kayyıma devredilmesine karar verebilir.
Ana ve baba, velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetir (TMK m. 352); özen eksikliği hâlinde hâkim önce 360. maddedeki talimat, bilgi ve hesap, tevdi ve güvence gibi önlemlere başvurur (TMK m. 360). 361. maddenin birinci fıkrası bir adım ileri gider: çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa hâkim, yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir. Gerekçe bu durumu, çocuğun ekonomik geleceğinin malları yönünden tehlikeye girmesi olarak açıklar. Kanun'un "karar verebilir" ifadesi, hâkime somut olayın özelliklerine göre takdir yetkisi tanır.
Kayyıma devrin şartları sıkı biçimde aranır. Velâyet sahibi annenin çocuğun mallarını yönetmekte yeterli özeni göstermediği iddia ve ispat edilmemişken çocuk mallarının kayyıma devrine karar verilmesi doğru bulunmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2019/158 E., 2019/6208 K., 16.05.2019). Aile mahkemesinin ancak çocuk mallarının yönetiminin tehlikeye düşmesi hâlinde yönetimi ana ve babadan alıp kayyıma devredebileceği, tehlikeye ilişkin bir olgu bulunmadığında tapu kayıtlarına konulan tedbirlerin de sürdürülemeyeceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/6983 E., 2015/12796 K., 16.06.2015). Anayasa Mahkemesi de kayyıma devir imkânını, 360. maddedeki önlemlerle birlikte çocuğun mallarını koruyan tedbirler arasında saymıştır (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).
İkinci fıkra: yönetimi ana ve babaya ait olmayan mallar
- Kapsam: Çocuğun ana ve babanın yönetimi dışında kalan malları.
- Şart: Bu malların tehlikeye düşmesi.
- Sonuç: Hâkim aynı önlemi, yani kayyıma devri kararlaştırabilir.
Çocuğun bazı malları kanun veya kazandıranın iradesi gereği ana ve babanın yönetimi dışında kalabilir: kazandırmalar (TMK m. 357), ölüme bağlı tasarrufla ana ve babanın yönetimi dışında bırakılan saklı pay (TMK m. 358) ve çocuğun kişisel kazancı ile meslek veya sanat için verilen mal (TMK m. 359) bunlardandır. İkinci fıkra, bu mallar tehlikeye düştüğünde de hâkimin aynı önlemleri kararlaştırabileceğini öngörür. Gerekçe bu fıkranın Öntasarıda bulunmadığını, İsviçre metninden alındığını belirtir ve aynı önlemin, malların yönetiminin bir kayyıma devri olduğunu açıklar.
Üçüncü fıkra: gelirler ve ayrılmış miktarlar
- Konu: Çocuk mallarının gelirleri veya bu mallardan ayrılmış belirli miktarlar.
- Şart: Kanuna uygun sarfedileceklerinden kuşku duyulması.
- Sonuç: Hâkim bunların yönetimini de bir kayyıma bırakabilir.
Ana ve baba çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için, hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçları için harcayabilir (TMK m. 355); sermaye biçimindeki ödemelerin ve çocuğun diğer mallarının kullanılması ise belirli şartlara bağlıdır (TMK m. 356). Üçüncü fıkra, bu gelirlerin veya ayrılmış miktarların kanuna uygun şekilde sarfedileceğinden kuşku duyulan hâllerde hâkime, bunların yönetimini de kayyıma bırakma yetkisi verir. Birinci fıkradan farklı olarak burada ölçü malların tehlikeye düşmesi değil, kanuna uygun sarftan duyulan kuşkudur. Çocuğun malvarlığı ile gelirlerinin birlikte tespit edilmesi, gerekli özenin gösterilmediği belirlenirse malların ve gelirlerin kayyıma devri dâhil tedbirlerin alınması gerektiği de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/4126 E., 2016/7637 K., 14.04.2016).
Usul: görev, duruşma ve hukuki yarar
- Görev: Aile mahkemesi.
- Yargılama: Duruşma açılır, deliller toplanır, re'sen araştırma yapılır.
- İstem: Çocuğun yakınlarının istemi de çocuk adına incelenebilir.
Çocuk malları için kayyım atanması istemi 360 ve 361. maddelere dayanır ve bu istemlerde 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesi görevlidir (Yargıtay 8. HD, 2017/6894 E., 2018/1283 K., 24.01.2018). Çocuklara miras kalan şirket hisselerinin yönetiminin kayyıma devredilip devredilmeyeceğini değerlendirme görevi de aile mahkemesine aittir (Yargıtay 2. HD, 2011/14431 E., 2012/8395 K., 05.04.2012). Kısıtlanarak velâyet altında bırakılan ergin çocuğun malları için koruyucu önlem gerektiren bir iddia yoksa uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görüleceğine karar verilmiştir (Yargıtay 17. HD, 2013/2937 E., 2013/3901 K., 21.03.2013).
Yargıtay'a göre çocuk mallarının korunmasına ilişkin istemler çekişmesiz yargı işi olarak basit yargılama usulüne tabi olsa da kamu düzeniyle doğrudan ilgilidir; bu nedenle duruşma açılmalı, taraflara delillerini sunmaları için süre verilmeli ve gerektiğinde re'sen araştırma yapılmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2013/17543 E., 2014/2880 K., 17.02.2014; Yargıtay 2. HD, 2015/22698 E., 2015/24228 K., 16.12.2015). Çocuğun yakınlarının dilekçesinde 360 ve 361. maddelere dayanan bir istem yer alıyorsa, davanın bu kapsamda çocuk adına açıldığı kabul edilmeli; velâyet sahibi ile çocuk arasındaki menfaat çatışması gözetilerek çocuğa kayyım atanmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2023/4998 E., 2023/6225 K., 14.12.2023).
Çocuğun mallarının tehlikede olduğunu düşünüyorsanız, önce 360. maddedeki daha hafif önlemlerin yetip yetmeyeceğini değerlendirin; kayyıma devir istiyorsanız tehlikeyi ve başka önlemlerin yetersizliğini somut belgelerle ortaya koyun. Başvuruyu aile mahkemesine yapın ve delillerinizi duruşmada sunmaya hazırlıklı olun. Velâyet sahibiyseniz, çocuk mallarının yönetimine ilişkin kayıtları düzenli tutmanız, özen eksikliği iddialarına karşı savunmanızı kolaylaştırır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi, 361. maddenin birinci fıkrasındaki kayyıma devir imkânını çocuğun mallarını koruyan tedbirler arasında saymıştır
Çocuk mallarının korunması davasına bakan aile mahkemesi, 352. maddenin birinci fıkrası ile 353 ve 354. maddelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Anayasa Mahkemesi, ana ve babanın yönetim ve kullanma hakkının çocuğun mülkiyet hakkına orantısız bir sınırlama oluşturup oluşturmadığını incelerken Kanun'daki koruma tedbirlerini değerlendirdi.
“Kanun'da çocuğun mallarının korunmasına yönelik tedbir olarak; 345. maddede ana ve babanın doğrudan çocuğun borç altına girmesi sonucunu doğuran bir işlem tesis ederek menfaat elde etmesinin engellendiği, 360. maddede hâkime çocuğun mallarının korunması için gerekli önlemleri alma yetkisinin tanındığı, 361. maddenin birinci fıkrasında çocuğun mallarının tehlikeye düşmesinin başka bir şekilde önlenememesi hâlinde malların yönetiminin bir kayyıma devredilmesine imkân tanındığı görülmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 361. maddenin çocuk mallarını koruyan güvenceler arasındaki yerini gösterir. Anayasa Mahkemesi, ana ve babanın çocuğun malları üzerindeki yönetim ve kullanma hakkını incelerken 345. maddedeki sınırlamayı, 360. maddedeki önlem alma yetkisini ve 361. maddenin birinci fıkrasındaki kayyıma devir imkânını birlikte değerlendirmiş; 363. maddedeki tazminat hakkını da gözeterek itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar vermiştir (TMK m. 360, TMK m. 363). Karar 14.01.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Velâyet sahibinin özen göstermediği iddia ve ispat edilmedikçe çocuk mallarının kayyıma devrine karar verilemez
Babasının ölümünden sonra velâyeti annesinde kalan çocuğun amcası, annenin çocuğa ait malları iyi yönetemediğini ileri sürerek çocuğun mallarının korunmasını istedi. Mahkeme, daha önce yapılan bir satış nedeniyle annenin yönetiminin çocuk yararına kullanılacağından kuşku duyulduğu gerekçesiyle taşınmaz payları üzerine tedbir konulmasına ve çocuğun mallarının kayyıma devrine karar verdi. Anne kararı temyiz etti.
“Tüm dosya kapsamından velayet hakkına sahip olan annenin çocuğun mallarını yönetmekte yeterli özeni göstermediği iddia ve ispat edilmemişken annenin kanundan doğan yönetim hakkına müdahale niteliğinde yazılı şekilde tedbir kararı verilmesi doğru olmadığı gibi koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde davanın kabulü ile çocuk mallarının kayyıma devredilmesine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, kayyıma devrin ancak 360 ve 361. maddelerdeki koşullar gerçekleşince mümkün olduğunu gösterir. Daire, ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte yeterince özen göstermemesi durumu bulunmadıkça hâkimin yönetim hakkına müdahale edemeyeceğini hatırlatmıştır. Velâyet sahibi annenin özen göstermediği iddia ve ispat edilmemişken taşınmaz payları üzerine tedbir konulmasını ve çocuk mallarının kayyıma devrini doğru bulmamış, koşulları oluşmadığından istemin reddi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. İlk derece mahkemesinin dayandığı, önceki bir satıştan doğan kuşku gerekçesi Daire tarafından yeterli görülmemiştir (TMK m. 360).
Yönetim ancak çocuk mallarının yönetimi tehlikeye düştüğünde ana ve babadan alınıp kayyıma devredilebilir; tehlikeye ilişkin olgu yoksa tapu tedbirleri sürdürülemez
Annenin ölümünden sonra velâyeti babada kalan çocuklar için aile mahkemesi, 353. madde uyarınca babaya mal varlığı defteri vermesi ve önemli değişiklikleri bildirmesi yönünde bildirim yaptı ve özen göstermezse önlem alınacağı konusunda uyardı; ayrıca tapu kayıtlarına konulan tedbirlerin devamına karar verdi. Baba kararı temyiz etti.
“Aile mahkemesi, ancak çocuk mallarının yönetiminin tehlikeye düşmesi halinde yönetimin ana ve babadan alınıp bir kayyıma devredilmesine karar verebilir (TMK.md. 361). Mahkemece Türk Medeni Kanununun 353. maddesi uyarınca velayet kendisine kalmış bulunan babadan çocukların malvarlıklarıyla ilgili defter tanzim edip bu malvarlığında veya yapılan yatırımda gerçekleşecek önemli değişiklikleri bildirmesi konusunda sağ eşe bildirim yapılmış, çocuk mallarının yönetimi konusunda gerekli özeni göstermemesi halinde gerekli önlemlerin alınacağı konusunda uyarılmıştır. Davalı babanın çocuk mallarının yönetmekte yeterince özen göstermediğine ve malların yönetiminin tehlikeye düştüğüne ilişkin bir olgu ve olayın varlığı mevcut olmadığına göre, artık tapu kaydına konulan tedbirlerin devamına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, kayyıma devrin tehlike şartına bağlı olduğunu vurgular. Daireye göre aile mahkemesi, ancak çocuk mallarının yönetiminin tehlikeye düşmesi hâlinde yönetimin ana ve babadan alınıp kayyıma devredilmesine karar verebilir. Velâyet kendisinde kalan babaya defter verme ve bildirim yükümlülüğü hatırlatılmış ve uyarı yapılmıştır; babanın yeterince özen göstermediğine ve malların yönetiminin tehlikeye düştüğüne ilişkin bir olgu bulunmadığından tapu kayıtlarına konulan tedbirlerin devamı doğru bulunmamış, hükmün bu bölümü çıkarılarak karar düzeltilmiş ve onanmıştır (TMK m. 353).
Özen eksikliği belirlenirse çocuk mallarının ve gelirlerinin kayyıma devri dâhil kanundaki tedbirler alınmalıdır
Annesinin ölümünden sonra velâyeti babasında kalan çocuğun yakını olan davacı, babanın çocuğa annesinden miras kalan malları kullanıp sattığını, çocuğun da payı bulunan şirketlerin mallarını ve gelirlerini kişisel malvarlığına kattığını ileri sürerek çocuk malları hakkında tedbir alınmasını istedi. Mahkeme, çocuğun malvarlığını ve gelirlerini tespit etmeden karar verdi.
“Mahkemece çocuğa annesinden intikal eden veya intikal etmesi gereken tüm mal varlığının gelirleriyle birlikte tespit edilmesi, bu mal varlığının velayet sahibi olan davalı baba tarafından nasıl değerlendirildiğinin, çocuk yararına kullanılıp kullanılmadığının araştırılması, bu hususta işin gereği olan şirketler hukuku, muhasebe ve çocuk mallarının korunması konusunda uzmanlığı olan bilirkişilerden rapor alınması suretiyle velayet hakkını kullanan babanın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin uygulanmasına Dair Tüzüğün 4. maddesinde açıklandığı üzere çocuk malları hakkında gerekli özeni gösterip göstermediği tespit edilerek, çocuk mallarının korunmasında gerekli özenin gösterilmediğinin belirlenmesi halinde, çocuğa ait olan tüm mal varlığı ile gelirlerinden babanın kişisel mal varlığına aktarmış olduğu kısımların tahsili, mevcut olanların da korunması amacıyla gerekli olduğu takdirde çocuk mallarının ve gelirlerinin kayyıma devri (TMK m. 361) dahil kanunda öngörülen tedbirlerin alınması gerekirken bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, kayyıma devrin yalnız malları değil gelirleri de kapsayabileceğini gösterir. Daireye göre çocuğa annesinden geçen veya geçmesi gereken malvarlığı gelirleriyle birlikte tespit edilmeli, velâyet sahibi babanın bu malvarlığını nasıl değerlendirdiği uzman bilirkişilerle araştırılmalıdır. Gerekli özenin gösterilmediği belirlenirse babanın kişisel malvarlığına aktardığı kısımların tahsili ve mevcut malların korunması için gerekirse çocuk mallarının ve gelirlerinin kayyıma devri dâhil kanundaki tedbirler alınmalıdır. Eksik inceleme nedeniyle karar bozulmuştur (TMK m. 360).
361. madde uyarınca kayyım istemi basit yargılamaya tabi olsa da kamu düzenine ilişkindir; duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilemez
Çocuğun büyükanne ve büyükbabası, velâyetin verildiği annenin çocuğa babasından kalan yetim aylığını çocuğun yararına harcamadığını ileri sürerek 361. madde uyarınca kayyım atanmasını istedi. Mahkeme, belirlediği duruşma gününü beklemeden dosya üzerinden istemi reddetti.
“Ne var ki çocuk mallarının korunmasına ilişkin davalar kamu düzeniyle doğrudan ilgili olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Davanın bu niteliği, duruşmalı inceleme yapılmasını, delil toplanmasını ve ayrıntılı araştırmayı gerekli kılmaktadır. Mahkemece duruşma açılmaksızın, dosya üzerinden hüküm verilmiştir. Dolayısıyla taraflara delillerini sunma hakkı tanınmamıştır.(HMK md. 27). Davanın basit yargılama usulüne tabi olması, bu hakkın ihlal edilmesi suretiyle karar verilebileceği anlamına gelmez. Öyleyse açıklanan hususlar gözetilerek, talebin duruşma yapılarak incelenmesi, taraflara delillerini sunmaları için süre verilmesi, gerektiğinde re'sen de araştırma yapılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Bu yönler dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir”
Ne anlama geliyor? Karar, 361. madde uyarınca yapılan kayyım istemlerinin nasıl incelenmesi gerektiğini gösterir. Daireye göre bu istemler çekişmesiz yargı işi olarak basit yargılama usulüne tabi olsa da çocuk mallarının korunmasına ilişkin davalar kamu düzeniyle doğrudan ilgilidir ve re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle duruşma açılmalı, taraflara delillerini sunmaları için süre verilmeli, gerektiğinde re'sen araştırma yapılmalıdır. Belirlenen duruşma günü beklenmeden dosya üzerinden verilen ret kararı bozulmuştur.
Basit yargılama usulüne tabi olmak, taraflara delil sunma hakkı tanınmadan çocuk mallarının korunması istemi hakkında karar verilebileceği anlamına gelmez
361. madde uyarınca çocuk mallarının korunması için yapılan istemde aile mahkemesi sıfatıyla bakan mahkeme, duruşma açmadan dosya üzerinden karar verdi; karar temyiz edildi.
“Davanın basit yargılama usulüne tabi olması, bu hakkın ihlal edilmesi suretiyle karar verilebileceği anlamına gelmez. Öyleyse açıklanan hususlar gözetilerek, talebin duruşma yapılarak incelenmesi, taraflara delillerini sunmaları için süre verilmesi, gerektiğinde re'sen de araştırma yapılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Karar, aynı ilkeyi aile mahkemesi sıfatıyla verilen bir karar yönünden tekrarlar. Daire, 361. madde uyarınca çocuk mallarının korunmasına ilişkin davanın çekişmesiz yargı işi olarak basit yargılama usulüne tabi olmasının, taraflara delillerini sunma hakkı tanınmadan dosya üzerinden karar verilebileceği anlamına gelmediğini belirtmiştir. Talebin duruşma yapılarak incelenmesi, taraflara delil sunmaları için süre verilmesi ve gerektiğinde re'sen araştırma yapılması gerektiğinden, duruşma yapılmadan verilen karar eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
Çocuğun yakınlarının 360 ve 361. maddelere dayanan istemi çocuk adına açılmış sayılmalı; anne ile çocuk arasındaki menfaat çatışması gözetilerek çocuğa kayyım atanmalıdır
Yurt dışında boşanmış ve daha sonra ölmüş bir babanın kardeşleri ve annesi, çocuğun menfaatinin korunması gerektiğini belirterek yabancı boşanma kararının tanınmasını ve tenfizini istedi; dilekçede 360 ve 361. maddelere dayalı çocuk mallarının korunması istemi de yer alıyordu. İlk derece mahkemesi hukuki yarar yokluğundan davayı reddetti, istinaf başvurusu da esastan reddedildi.
“Buna göre; Mahkemece, davacıların çocuk mallarının korunması kapsamında davanın çocuk adına açıldığının ve çocuk mallarının korunması hükümleri çerçevesinde çocuğun korunmaya değer hukuki yararının bulunduğunun kabul edilmesi, davalı anne ile çocuk arasında menfaat çatışması olduğu hususu da değerlendirilerek, çocuğa kayyım tayin edilerek yargılamaya devam edilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davacıların dava açmada hukuki yararları bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, çocuğun yakınlarının açtığı davada 360 ve 361. maddelere dayanan istemin nasıl ele alınacağını gösterir. Daireye göre olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Davacıların yabancı boşanma kararının tanınmasında hukuki yararı bulunmasa da dilekçelerinde 360 ve 361. maddelere dayanan çocuk mallarının korunması istemi de yer aldığından, davanın bu kapsamda çocuk adına açıldığı ve çocuğun korunmaya değer hukuki yararı bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkeme, davalı anne ile çocuk arasındaki menfaat çatışmasını da değerlendirerek çocuğa kayyım atanmasını sağlamalı ve yargılamaya devam etmelidir. Hukuki yarar yokluğundan verilen ret kararı bu nedenle bozulmuştur (TMK m. 360).
Çocuk malları için kayyım atanması istemi 360 ve 361. maddelere dayanır; bu istemde aile mahkemesi görevlidir
Velâyeti annede bulunan çocukların babası, annenin çocuklar adına aldığı taşınmazları üçüncü kişiye sattığını ileri sürerek çocukların malvarlığının yönetimi için kendisinin kayyım olarak atanmasını istedi. Sulh hukuk mahkemesi, velâyetin annede bulunduğunu ve kayyım atanmasını gerektiren bir durum olmadığını belirterek istemi esastan reddetti.
“4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu'nun 4/1'nci maddesi gereğince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabında yer alan aile hukukundan doğan dava işlerde Aile Mahkemeleri görevlidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir ve mahkemenin görevli olması dava şartıdır. (HMK. m. 114/1-c) Dava şartlarının mevcut olup olmadığı mahkemece re'sen gözetilir. (HMK. m. 115/1) O halde, işin Aile Mahkemesinin görevine girdiği nazara alınarak, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, kayyım atanması isteminin hangi mahkemede incelenmesi gerektiğini gösterir. Daireye göre çocuk mallarının korunması ve bu amaçla kayyım atanması istemi 360 ve 361. maddelere dayanır; bu maddeler Kanun'un aile hukuku kitabında yer aldığından 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca aile mahkemesi görevlidir. Görev dava şartıdır ve kendiliğinden gözetilir; sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı vermek yerine işin esasına girerek istemi reddetmesi doğru bulunmamış ve karar bozulmuştur.
Çocuklara miras kalan şirket hisselerinin yönetiminin kayyıma devredilip devredilmeyeceğini değerlendirme görevi aile mahkemesine aittir
Çocuklara babalarının ölümüyle geçen şirket hisselerinin yönetimi için sulh hukuk mahkemesinden kayyım atanması istendi; mahkeme görevsizlik kararı verdi ve karar temyiz edildi.
“Türk Medeni Kanununun 360. ve 361. maddelerine dayanılarak çocuklara babalarının ölümüyle intikal eden şirket hisselerinin yönetiminin kayyıma devredilmesinin gerekip gerekmediğine ilişkin değerlendirmenin aile mahkemesine ait olduğu”
Ne anlama geliyor? Karar, kayyıma devir değerlendirmesinin şirket payları bakımından da aile mahkemesine ait olduğunu gösterir. Daire, çocuklara babalarının ölümüyle geçen şirket hisselerinin yönetiminin 360 ve 361. maddeler uyarınca kayyıma devredilmesinin gerekip gerekmediğini değerlendirme görevinin aile mahkemesine ait olduğunu belirterek sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararını onamıştır.
Kısıtlanarak velâyet altında bırakılan ergin çocuğun malları için koruyucu önlem gerektiren bir iddia yoksa uyuşmazlık sulh hukuk mahkemesinde çözülür
Ergin olduğu hâlde kısıtlanarak annesinin velâyeti altında bırakılan kişinin malvarlığıyla ilgili işlemler için sulh hukuk mahkemesi ile aile mahkemesi ayrı ayrı görevsizlik kararı verdi; yargı yerinin belirlenmesi için dosya Yargıtaya gönderildi.
“Çocuk Mallarının Korunması başlıklı 4. maddesi gereğince hangi hallerde çocuk mallarına ilişkin önlemler için bildirimde bulunulacağı ve TMK'nın 360 ve 361. maddelerde hangi hallerde çocuk mallarının korunması için önlem alınacağı belirtilmiş olup, dosya kapsamından kısıtlanan çocuğun mallarının korunmasına ilişkin her hangi bir koruyucu önlem alınmasını gerektirir iddia bulunmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 360 ve 361. maddelerdeki önlemlerin bir koruma ihtiyacına bağlı olduğunu gösterir. Daire, Tüzük'ün 4. maddesinin hangi hâllerde çocuk mallarına ilişkin önlemler için bildirim yapılacağını, 360 ve 361. maddelerin ise hangi hâllerde önlem alınacağını düzenlediğini belirtmiştir. Kısıtlanarak velâyet altında bırakılan ergin çocuğun mallarının korunması için koruyucu bir önlem alınmasını gerektiren bir iddia bulunmadığından, uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülmesine karar vermiştir.
Madde gerekçesi
Madde 361- İsviçre Medenî Kanununun 325 inci ve 1984 tarihli Öntasarının 276 ncı maddelerinden alınmıştır. Maddede, çocuğun ekonomik geleceğinin malları yönünden tehlikeye girmesi hâlinde bu tehlikeyi başka önlemlerle önlemek mümkün olmadığında, hâkim kararıyla çocuk mallarının yönetiminin bir kayyıma devredilmesi kabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrası 1984 tarihli Öntasarıda mevcut değildir ve İsviçre Medenî Kanunundaki metinde yer almaktadır. Buna göre, hâkim, yönetimi ana ve babaya ait olmayan çocuk mallarının tehlikeye düşmesi hâlinde de aynı önlemin alınmasına, yani malların yönetiminin bir kayyıma devrine karar verebilecektir. 1984 tarihli Öntasarı metninden alınan üçüncü fıkrada ise, çocuk mallarının gelirlerinin veya bu mallardan ayrılmış belli miktarların kanuna uygun bir şekilde sarfedilmesinden kuşku duyulan hâllerde, bunların yönetimini de bir kayyıma bırakma yetkisi hâkime tanınmaktadır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 131Gerekçe, üç fıkranın kaynağını ayrı ayrı gösterir: birinci ve üçüncü fıkralar Öntasarıdan, ikinci fıkra İsviçre metninden alınmıştır. Birinci fıkranın ölçüsü, tehlikenin başka önlemlerle önlenememesidir; bu da kayyıma devrin 360. maddedeki önlemlerden sonra gelen bir çare olduğunu gösterir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Gerekçe 361. madde için eski Kanun'da bir karşılık göstermez. Eski Kanun'da ayrı bir kayyıma devir maddesi yoktu; tehlike hâlinde kayyım atanması, 360. maddenin karşılığı olan 285. maddenin ikinci fıkrasında yer alıyordu:
Ana baba, idare ve intifa haklarının kendilerine yüklettiği vazifeleri yapmadıkları surette; hakim, çocuğun menfaatini muhafaza için, muktazi tedbirleri ittihaz eder. Çocuğun malları tehlikeye düşerse hakim, vasiler üzerinde haiz olduğu murakabeyi ana baba hakkında tatbik veya onlardan teminat talep ve çocuğun menfaatini korumak için kayyım da tayin edebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 285/2 | 4721 sayılı Kanun m. 361 | |
|---|---|---|
| Kayyım | Mallar tehlikeye düşerse kayyım atanabilirdi | Tehlike başka şekilde önlenemiyorsa yönetim kayyıma devredilebilir |
| İkincillik | Açıkça düzenlenmemişti | Başka önlemlerle önlenememe şartı var |
| Ana ve babaya ait olmayan yönetim | Düzenlenmemişti | Aynı önlem alınabilir |
| Gelirler ve ayrılmış miktarlar | Düzenlenmemişti | Kuşku hâlinde yönetimleri kayyıma bırakılabilir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Anayasa Mahkemesi, çocuk mallarına ilişkin kararında 361. maddenin birinci fıkrasını koruma tedbirleri arasında değerlendirmiştir; 361. madde bu kararda itiraz konusu değildir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).
İlgili maddeler
- TMK m. 352: Çocuk mallarının yönetimi.
- TMK m. 355: Gelirlerin sarfı.
- TMK m. 356: Kısmen sarf.
- TMK m. 357: Kazandırmalar.
- TMK m. 358: Saklı pay.
- TMK m. 359: Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazanç.
- TMK m. 360: Çocuk mallarının korunması için önlemler.
- TMK m. 362: Velâyet sona erince malların devri.
- TMK m. 363: Ana ve babanın sorumluluğu.
Çocuk mallarının kayyıma devri, velâyet sahibinin yönetimi veya bu konudaki davalarla ilgili sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 361 ne diyor?
Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa hâkimin yönetimin kayyıma devredilmesine karar verebileceğini; aynı önlemin yönetimi ana ve babaya ait olmayan mallar için de alınabileceğini ve gelirlerin kanuna uygun sarfından kuşku varsa bunların yönetiminin de kayyıma bırakılabileceğini söyler.
Kayyıma devir için hangi şart aranır?
Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi ve bu tehlikenin başka bir şekilde önlenememesi.
360. maddeden farkı nedir?
360. madde talimat, bilgi ve hesap, tevdi ve güvence gibi önlemleri düzenler; 361. madde bunlar yetmediğinde yönetimin kayyıma devrini öngörür (TMK m. 360).
Özen eksikliği ispat edilmeden kayyım atanabilir mi?
Hayır; velâyet sahibinin özen göstermediği iddia ve ispat edilmeden kayyıma devir doğru bulunmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2019/158 E., 2019/6208 K., 16.05.2019).
Ana ve babanın yönetmediği mallar için de kayyım atanabilir mi?
Evet; bu mallar tehlikeye düşerse hâkim aynı önlemi alabilir.
Çocuk mallarının gelirleri için de kayyım atanabilir mi?
Evet; gelirlerin veya ayrılmış miktarların kanuna uygun sarfedileceğinden kuşku duyulursa hâkim bunların yönetimini kayyıma bırakabilir.
Hangi mahkeme karar verir?
Aile mahkemesi (Yargıtay 8. HD, 2017/6894 E., 2018/1283 K., 24.01.2018).
Mahkeme dosya üzerinden karar verebilir mi?
Hayır; duruşma açılmalı ve taraflara delillerini sunma imkânı tanınmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2013/17543 E., 2014/2880 K., 17.02.2014).
Çocuğun yakınları başvurabilir mi?
Yakınların 360 ve 361. maddelere dayanan istemi çocuk adına açılmış sayılmış ve hukuki yarar yokluğundan ret doğru bulunmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/4998 E., 2023/6225 K., 14.12.2023).
Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?
Ayrı bir madde yoktu; tehlike hâlinde kayyım atanması 743 sayılı Kanun'un 285. maddesinin ikinci fıkrasında yer alıyordu.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 345, 352, 353, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 363
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27, 316, 320, 382
- Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 285 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 361 gerekçesi s. 131, Tasarı ve Komisyon metni s. 448
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025
- Yargıtay 2. HD, 2023/4998 E., 2023/6225 K., 14.12.2023
- Yargıtay 2. HD, 2019/158 E., 2019/6208 K., 16.05.2019
- Yargıtay 2. HD, 2016/4126 E., 2016/7637 K., 14.04.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/22698 E., 2015/24228 K., 16.12.2015
- Yargıtay 2. HD, 2015/6983 E., 2015/12796 K., 16.06.2015
- Yargıtay 2. HD, 2013/17543 E., 2014/2880 K., 17.02.2014
- Yargıtay 2. HD, 2011/14431 E., 2012/8395 K., 05.04.2012
- Yargıtay 8. HD, 2017/6894 E., 2018/1283 K., 24.01.2018
- Yargıtay 17. HD, 2013/2937 E., 2013/3901 K., 21.03.2013
