Türk Medeni Kanunu · Çocuk Malları

TMK Madde 353: Evlilik Sona Erince Çocuk Mallarının Defteri

Türk Medeni Kanunu'nun 353. maddesine göre evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorundadır. Bu sayfada yükümlülüğün kapsamını ve sınırını, uygulamadaki usulü, Anayasa Mahkemesinin kararını, madde gerekçesini ve eski Kanun'daki karşılığını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 12 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Yedinci Ayırım: Çocuk Malları › A. Yönetim

II. Evlilik sona erince

Madde 353

  1. (1)Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorundadır.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 353 ne düzenler?
  3. Yükümlülüğün doğması
  4. Kapsam: defter ve bildirim, hesap değil
  5. Hâkimin müdahalesi ve yaptırım
  6. Yükümlü kim?
  7. Görev, yetki ve usul
  8. Yargıtay kararları
  9. Madde gerekçesi
  10. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  11. Değişiklik geçmişi
  12. İlgili maddeler
  13. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 353, evlilik sona erdikten sonra çocuk mallarının izlenmesini sağlar. Ölüm veya boşanma gibi bir sebeple evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorundadır. Anayasa Mahkemesi bu yükümlülüğü Anayasa'ya aykırı bulmamıştır (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025). Yükümlülük hesap vermeyi kapsamaz; her yıl defter tasdiki yönündeki uyarı da önemli değişikliklerin bildirilmesine münhasır sayılmış (Yargıtay 2. HD, 2011/13199 E., 2012/5377 K., 12.03.2012), defterlerin üç ayda bir ibrazı ise velâyet görevini kısıtladığı için hükümden çıkarılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2006/13510 E., 2007/4382 K., 19.03.2007).

Velâyet kendisinde kalan eş
Ana veya babadan birinin ölümünde sağ kalan ya da boşanmada velâyet kendisine verilen ebeveyn.
Malvarlığı dökümü
Çocuğa ait malları, hakları ve yatırımları gösteren defter.
Önemli değişiklik
Çocuğun malvarlığında veya yatırımlarında sonradan gerçekleşen kayda değer değişiklik.
Tüzük bildirimi
Ölüm hâlinde nüfus memurunun, boşanmada kararı veren mahkemenin aile mahkemesine yaptığı bildirim.

TMK 353 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
YükümlüEvlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eşTMK m. 353
DefterÇocuğun malvarlığının dökümü hâkime verilirTMK m. 353
BildirimÖnemli değişiklikler bildirilirTMK m. 353
BaşlatmaNüfus memuru veya boşanma kararını veren mahkeme bildirirTüzük m. 4
Anayasa'ya uygunlukKural Anayasa'ya aykırı değilAYM, E. 2025/44, K. 2025/218
HesapDefter yükümlülüğü hesap vermeyi kapsamazYargıtay 2. HD, 2012/5377 K.
SınırÜç ayda bir defter ibrazı velâyeti kısıtlarYargıtay 2. HD, 2007/4382 K.
YetkiVelâyet sahibinin yerleşim yeri aile mahkemesiYargıtay 2. HD, 2013/2952 K.

TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 279. maddesinden ifadesi sadeleştirilmek suretiyle aynen alınmıştır. Tasarının 353. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 447).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, yükümlülüğün evlilik sona erince doğmasıdır; evlilik devam ederken ana ve baba kural olarak hesap ve güvence vermez (TMK m. 352). İkinci nokta, yükümlülüğün sınırlı olmasıdır: velâyet sahibinden defter ve önemli değişikliklerin bildirilmesi istenir; defterlerin düzenli aralıklarla mahkemeye ibrazının istenmesi velâyet görevini kısıtlar (Yargıtay 2. HD, 2006/13510 E., 2007/4382 K., 19.03.2007). Üçüncü nokta, yükümlülüğün velâyet sahibine yönelik olmasıdır; çocuk vesayet altındaysa defter ve hesap vasiden istenir ve bu konuda vesayet makamı görevlidir (Yargıtay 2. HD, 2015/9926 E., 2015/12088 K., 09.06.2015).

Yükümlülüğün doğması

  • Zaman: Ölüm veya boşanma gibi bir sebeple evliliğin sona ermesi.
  • Yükümlü: Velâyet kendisinde kalan eş.
  • Başlatma: Nüfus memuru ya da boşanma kararını veren mahkeme aile mahkemesine bildirir.

Evlilik devam ederken ana ve baba çocuğun mallarını birlikte yönetir ve kural olarak hesap ve güvence vermez (TMK m. 352). Evlilik sona erince bu karşılıklı denetim ortadan kalkar; madde bu nedenle velâyet kendisinde kalan eşe, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter verme ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirme yükümlülüğü yükler. Anayasa Mahkemesi de evlilik sona erince velâyet kendisine verilmeyen ebeveynin denetim imkânının kalktığını, defter ve bildirim yükümlülüğünün çocuk mallarının yönetiminin izlenebilmesi ve hâkimin gecikmeksizin önlem alabilmesi için öngörüldüğünü belirtmiştir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).

Uygulamada süreç bir bildirimle başlar. Türk Medeni Kanununun Velâyet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük'e göre ana ve babadan birinin ölümü hâlinde nüfus memuru, evliliğin mahkeme kararıyla sona ermesi hâlinde ise kararı veren mahkeme, sağ kalan veya velâyet kendisine verilen eşin yerleşim yeri aile mahkemesine durumu derhal bildirir; mahkeme belirleyeceği süre içinde bu eşten çocuğun varsa malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermesini ve önemli değişiklikleri bildirmesini ister (Tüzük m. 4). Aile mahkemesinin yapacağı iş, sağ kalan eşi çağırmak, süre belirleyerek defter istemek ve önemli değişiklikleri bildirmesi için uyarmaktır; bu yapılmadan bildirimin dosya üzerinden reddi usule aykırı bulunmuştur (Yargıtay 2. HD, 2010/20317 E., 2011/10062 K., 08.06.2011).

Kapsam: defter ve bildirim, hesap değil

  • Defter: Çocuğun malvarlığının dökümü.
  • Bildirim: Malvarlığında veya yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikler.
  • Sınır: Düzenli hesap veya dönemsel defter ibrazı istenemez.

Madde velâyet sahibinden iki şey ister: çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter ve sonradan gerçekleşen önemli değişikliklerin bildirilmesi. Bu yükümlülük, 352. maddedeki hesap ve güvence vermeme kuralını ortadan kaldırmaz. Velâyet sahibi anneden defterleri üç aylık dönemler hâlinde kontrol amacıyla mahkemeye ibraz etmesinin istenmesi, annenin velâyet görevini kısıtlar nitelikte görülmüş ve bu kısım hükümden çıkarılarak yerine önemli değişikliklerin bildirilmesi yükümlülüğü yazılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2006/13510 E., 2007/4382 K., 19.03.2007). Her yıl ocak ayında defter tutulup mahkemeye tasdik ettirilmesi yönündeki uyarı ise önemli değişikliklerin bildirilmesine münhasır ve hesap vermeyi kapsamayan bir yükümlülük olarak yorumlanmış (Yargıtay 2. HD, 2011/13199 E., 2012/5377 K., 12.03.2012); önemli bir değişiklik olmasa da yılda bir kez rapor verilmesine ilişkin hüküm de düzeltilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2018/3437 E., 2018/8279 K., 27.06.2018).

Anayasa Mahkemesi de bu hafif denetimi makul bulmuştur: vasiler için öngörülen izin ve bildirim yükümlülükleri velâyet sahibine yüklenmemiştir ve vesayet ile velâyet ilişkisinin farklılığı ile aile kurumunun gerekleri karşısında daha hafif bir denetim tedbiri öngörülmesi makul olmayan bir tercih değildir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).

Hâkimin müdahalesi ve yaptırım

  • Önlemler: Özen gösterilmezse hâkim 360 ve 361. maddelerdeki önlemleri alır.
  • Ön koşul: Özensizlik iddia ve ispat edilmelidir.
  • Velâyete etkisi: Yükümlülüğün yerine getirilmemesi velâyetin değerlendirilmesinde de gözetilebilir.

Defter ve bildirim bir denetim aracıdır; asıl müdahale yetkisi 360 ve 361. maddelerdedir. Tüzük'e göre hâkim, ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemeleri hâlinde bu maddelerde öngörülen önlemleri alır (Tüzük m. 4; TMK m. 360, TMK m. 361). Ancak özensizlik iddia ve ispat edilmedikçe velâyet sahibinin yönetim hakkını sınırlayan bir hüküm kurulamaz (Yargıtay 2. HD, 2010/17939 E., 2011/5497 K., 29.03.2011). Defter ve bildirim konusunda uyarı yapıldıktan sonra, yönetimin tehlikeye düştüğüne dair bir olgu bulunmadığı hâlde tapu kaydına konulan tedbirlerin devamına karar verilmesi de doğru görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/6983 E., 2015/12796 K., 16.06.2015). Buna karşılık banka hesabına çocuk malları olduğuna dair şerh konulması, velâyet sahibinin hesaptaki para üzerindeki kullanma hakkını ortadan kaldırmadığı için onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2012/3034 E., 2012/20377 K., 05.09.2012).

Yükümlülüğün yerine getirilmemesi velâyetin değerlendirilmesinde de önem taşıyabilir: çocuklara karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklayan ve 353. maddedeki yükümlülüğünü de yerine getirmeyen annenin velâyetinin kaldırılmasına ilişkin hüküm onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2007/21107 E., 2008/1419 K., 12.02.2008; TMK m. 348).

Yükümlü kim?

  • Velâyet sahibi: Defter ve bildirim yükümlülüğü yalnızca velâyet kendisinde kalan eşe yöneltilir.
  • Velâyet sahibi ölürse: Velâyet diğer ebeveyne kendiliğinden geçmez; yasal temsilci önce belirlenir.
  • Vesayet: Vasi bakımından vesayet makamı görevlidir.

Yükümlülük velâyet kendisinde kalan eşe aittir; çocuğun velisi olmayan kişiye çocuk mallarının korunmasına yönelik ihtarda bulunulması doğru görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/19636 E., 2010/1944 K., 08.02.2010). Boşanmada velâyet kendisine verilen baba sonradan ölmüşse Yargıtay'a göre velâyet kendiliğinden anneye geçmez; velâyet anneye verilirse 353. madde ve Tüzük hükmü, vasi atanırsa vesayete ilişkin hükümler uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2008/20203 E., 2009/8351 K., 30.04.2009; TMK m. 183).

Çocuk vesayet altındaysa defter tutmak, değişiklikleri bildirmek ve hesap vermek vasinin yükümlülüğüdür ve bunları isteyecek olan vesayet makamıdır; aile mahkemesinin vesayet sürdüğü müddetçe bu konuda görevi yoktur (Yargıtay 2. HD, 2015/9926 E., 2015/12088 K., 09.06.2015). Ana ve babası ölen çocuk velâyet altında olmadığından ona vasi atanır; çocuk mallarının korunmasına ilişkin önlemler de sulh hukuk mahkemesince alınır (Yargıtay 2. HD, 2022/3279 E., 2022/3659 K., 18.04.2022; TMK m. 404).

Görev, yetki ve usul

  • Nitelik: Defter sunulması çekişmesiz yargı işidir ve hâkim re'sen hareket eder.
  • Görev: Aile mahkemesi.
  • Yetki: Velâyet sahibinin yerleşim yeri aile mahkemesi.

Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eşin hâkime çocuğun malları hakkında defter sunması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır (HMK m. 382). Çekişmesiz yargı işlerinde kural olarak sulh hukuk mahkemesi görevli olsa da 353. madde ve Tüzük hükmü karşısında görev aile mahkemesine aittir (Yargıtay 17. HD, 2011/12467 E., 2011/12388 K., 16.12.2011; HMK m. 383). Defter istenmesi tarafların isteğine bağlı olmayan, bildirimi alan hâkimin kendiliğinden yapacağı bir iştir; hâkim yetkisini de kendiliğinden gözetir. Yetkili mahkeme velâyet sahibinin yerleşim yeri aile mahkemesidir ve yerleşim yeri, kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yere göre değil resmî sicilde kayıtlı yerleşim yeri adresine göre belirlenir (Yargıtay 2. HD, 2012/8434 E., 2013/2952 K., 11.02.2013). Bildirimi alan mahkeme velâyet sahibinin yerleşim yerinde değilse bildirimi yetkili aile mahkemesine göndermelidir (Yargıtay 2. HD, 2015/6406 E., 2015/8338 K., 22.04.2015).

Uygulamada

Boşandıysanız ve velâyet sizdeyse ya da eşinizin ölümüyle velâyet size kaldıysa, aile mahkemesinin belirleyeceği süre içinde çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren defteri verin; çocuğa ait taşınmazları, banka hesaplarını, araçları ve diğer değerleri eksiksiz gösterin. Sonradan önemli bir değişiklik olursa, örneğin çocuğa ait bir taşınmaz satılırsa veya yeni bir yatırım yapılırsa bunu mahkemeye bildirin; bu yükümlülük düzenli hesap vermeyi kapsamaz. Velâyet sizde değilse ve çocuğun mallarının iyi yönetilmediğini düşünüyorsanız, somut delillerle aile mahkemesinden önlem alınmasını isteyebilirsiniz. Çocuk vesayet altındaysa, defter ve hesap konusunda vasinin vesayet makamına karşı yükümlü olduğunu göz önünde bulundurun.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Anayasa MahkemesiE. 2025/44 · K. 2025/21806.11.2025

Evlilik sona erince velâyet sahibine defter verme ve önemli değişiklikleri bildirme yükümlülüğü getirilmesi Anayasa'ya aykırı değildir

Boşanmadan sonra velâyeti kendisine bırakılan annenin çocuklara miras kalan malvarlığını iyi yönetemediği iddiasıyla açılan çocuk mallarının korunması davasında aile mahkemesi, 353. maddenin de iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu; mahkemeye göre kurallar velâyet sahibinin yönetim yetkisine yeterli denetim getirmiyordu.

“Bu kapsamda kuralda defter verme ve bildirimde bulunma zorunluluğunun çocuk mallarının yönetiminin takip edilebilmesi ve hâkim tarafından gecikmeksizin önlem alınabilmesi amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural uyarınca evliliğin sona ermesi üzerine velayeti kendisine bırakılan ana veya baba tarafından defter verilmesi ve bildirimde bulunulması zorunluluğu getirilmesinin mülkiyet hakkı bağlamında devletin bu konudaki pozitif yükümlülüğünün bir gereği olarak başvurabileceği tedbirlerden olduğu sonucuna ulaşılmıştır.”

Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi 353. maddeyi, devletin çocuğun mülkiyet hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülüğü çerçevesinde incelemiştir. Mahkemeye göre evlilik sona erince velâyet kendisine verilmeyen ebeveynin diğerinin çocuk mallarıyla ilgili kararlarını denetleme imkânı ortadan kalktığından, defter verme ve bildirimde bulunma zorunluluğu çocuk mallarının yönetiminin takip edilebilmesini ve hâkimin gecikmeksizin önlem alabilmesini sağlar. Vasiler için öngörülen izin ve bildirim yükümlülüklerinin velâyet sahibine yüklenmemesi, vesayet ile velâyet ilişkisinin farklılığı ve aile kurumunun gerekleri karşısında makul bulunmuş; önlemler yetersiz kalırsa hâkimin 360 ve 361. maddeler uyarınca önlem alabileceği de gözetilerek kural Anayasa'ya aykırı görülmemiş ve itiraz oybirliğiyle reddedilmiştir (TMK m. 360, TMK m. 361).

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2006/13510 E. · 2007/4382 K.19.03.2007

Velâyet sahibi anneye defterleri üç ayda bir mahkemeye ibraz etme yükümlülüğü getirilmesi velâyet görevini kısıtlar; yükümlülük önemli değişiklikleri bildirmekle sınırlıdır

Mahkeme, çocukların belirlenen malvarlıklarını gözeterek velâyet sahibi anneden, tutacağı defterleri kontrol amacıyla üç aylık dönemler hâlinde mahkemeye ibraz etmesini istedi.

“Küçüklerin tesbit edilen mal varlıkları nazara alındığında küçüklerin velisi olan annenin üçer aylık süreçler halinde tutulan defterleri mahkemeye kontrol amacıyla ibrazına karar verilmesi, annenin velayet görevini kısıtlar nitelikte olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. maddenin getirdiği yükümlülüğün sınırını gösterir. Madde, velâyet sahibinden çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermesini ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmesini ister; düzenli aralıklarla defter ibrazı ve denetim öngörmez. Daire, üç aylık dönemler hâlinde defter ibrazı yükümlülüğünü annenin velâyet görevini kısıtlayan bir hüküm olarak nitelendirmiş, bu kısmı hükümden çıkarıp yerine çocukların malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişikliklerin bildirilmesi yükümlülüğünü yazarak kararı düzeltip onamıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/13199 E. · 2012/5377 K.12.03.2012

Defter verme yükümlülüğü, çocuğun malvarlığında veya yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmeye münhasırdır ve hesap vermeyi kapsamaz

Babanın ölümüyle velâyet anneye kaldı. Mahkeme anneyi çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren defter vermekle yükümlü tuttu ve her yıl ocak ayında defter tutup mahkemeye tasdik ettirmesi konusunda uyardı. Hüküm temyiz edildi.

“ana ve baba, velayetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlü olup, kural olarak hesap ve güvence vermekle yükümlü olmadıklarına (TMK.md. 352) göre, babanın ölümü ile velayet kendisine kalan annenin, mahkemece çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren defter vermekle yükümlü tutulduğunun anlaşılmasına, hükümde yer alan " her yıl Ocak ayında defter tutup mahkemeye tasdik ettirmekle uyarılmasına" şeklindeki fıkranın, çocuğun malvarlığında veya yapılan yatırımlarda önemli değişikliklerin gerçekleşmesi halinde bunu bildirmeye münhasır olup, hesap vermeyi kapsamadığına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. maddeyi 352. maddedeki hesap vermeme kuralıyla birlikte yorumlar. Ana ve baba kural olarak hesap ve güvence vermediğinden, evlilik sona erince velâyet sahibinden istenecek defter bir hesap verme aracı değildir (TMK m. 352). Daire, her yıl ocak ayında defter tutulması yönündeki uyarıyı da çocuğun malvarlığında veya yapılan yatırımlarda önemli değişiklikler gerçekleşmesi hâlinde bunun bildirilmesine münhasır saymış ve bu yorumla hükmü onamıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2010/20317 E. · 2011/10062 K.08.06.2011

Nüfus müdürlüğünün bildirimi üzerine aile mahkemesi sağ kalan eşi çağırmalı, süre vererek defter istemeli ve önemli değişiklikleri bildirmesi için uyarmalıdır; dosya üzerinden ret usule aykırıdır

Evliliğin babanın ölümüyle sona ermesi üzerine ilçe nüfus müdürlüğü aile mahkemesine bildirimde bulundu. Mahkeme bildirimi yetersiz bir gerekçeyle dosya üzerinden reddetti.

“Bu yasal düzenleme karşısında Aile Mahkemesince yapılacak iş; sağ kalan eşi çağırmak, bir süre belirleyerek belirleyeceği bu süre içinde, sağ kalan eşten çocuğun, varsa malvarlığını gösteren bir defter vermesini istemek ve bu malvarlığında veya yapılacak yatırımlarda ileride gerçekleşecek önemli değişiklikleri de bildirmesi için uyarmaktan ibarettir. (TMK.md.353) Açıklanan nedenlerle, mahkemece yetersiz gerekçe ile dosya üzerinden ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. maddenin uygulanmasında aile mahkemesinin izleyeceği yolu gösterir. Ana veya babadan birinin ölümü ya da evliliğin mahkeme kararıyla sona ermesi durumunda mahkemeye bildirim yapılır. Mahkemenin yapacağı iş, sağ kalan veya velâyet kendisine verilen eşi çağırmak, bir süre belirleyerek varsa çocuğun malvarlığını gösteren bir defter vermesini istemek ve ileride gerçekleşecek önemli değişiklikleri bildirmesi için uyarmaktır. Daire, bu işlemler yapılmadan bildirimin dosya üzerinden reddedilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/8434 E. · 2013/2952 K.11.02.2013

Defter istenmesi hâkimin re'sen yapacağı bir iştir; yetkili mahkeme velâyet sahibinin yerleşim yeri aile mahkemesidir ve yerleşim yeri adres kayıtlarına göre belirlenir

Babanın ölümü üzerine nüfus müdürlüğü bildirimde bulundu. Bildirimi alan mahkeme, velâyet sahibi annenin nüfus kaydının başka bir ilde olduğunu belirterek re'sen yetkisizlik kararı verdi; karar anne tarafından temyiz edildi.

“Sağ kalan veya evliliğin mahkeme kararıyla sona ermesi halinde velayet kendisine bırakılan eşten, çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter tanzim edip, bunu hakime sunmasının ve bu malvarlığında gerçekleşecek önemli değişiklikleri bildirilmesinin istenmesi; tarafların arzusuna tabi olmayan, bildirimi alınca hakimin kendiliğinden (re'sen) yapması gereken bir iş olduğuna göre, hakimin yetkili olup olmadığını da kendiliğinden (re'sen) gözeteceğinde bir duraksama yoktur. Bu bakımdan, mahkemenin yetkili olup olmadığını kendiliğinden (re'sen) dikkate almış olması esas itibarıyla doğrudur.”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. madde kapsamındaki işin niteliğini ve yetkiyi açıklar. Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eşin çocuğun malları hakkında defter sunması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre çekişmesiz yargı işidir. Bu iş tarafların isteğine bağlı değildir; bildirimi alan hâkim defter istemek ve önemli değişikliklerin bildirilmesini sağlamakla kendiliğinden yükümlüdür ve yetkisini de kendiliğinden gözetir. Yetkili mahkeme velâyet sahibinin yerleşim yeri aile mahkemesidir; yerleşim yeri, kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yere göre değil, resmî sicilde kayıtlı yerleşim yeri adresine göre belirlenir. Velâyet sahibinin yerleşim yeri bildirimi alan mahkemenin bulunduğu yer olduğundan Daire, yetkisizlik kararını bozmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi2011/12467 E. · 2011/12388 K.16.12.2011

Çocuk mallarının korunmasına ilişkin istemde görev, sulh hukuk mahkemesine değil aile mahkemesine aittir

Babası ölen çocuğun mallarının korunması istendi. Aile mahkemesi sıfatıyla bakan asliye hukuk mahkemesi, işin çekişmesiz yargı işi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verdi; sulh hukuk mahkemesi de görevsizlik kararı verdi.

“Gerek Türk Medeni Kanunu'nunda gösterilen dayanak madde, gerekse Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesi uyarınca görev Aile Mahkemesine aittir. Belirtilen özel maddeler nedeniyle burada 6100 sayılı HMK'nun 383. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. maddeye dayanan işlerde görevli mahkemeyi belirler. Çekişmesiz yargı işlerinde kural olarak sulh hukuk mahkemesi görevli olsa da, Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından kaynaklanan işler aile mahkemesinin görevindedir ve 353. madde ile onu uygulamaya yönelik Tüzük hükmü görevi açıkça aile mahkemesine bırakır. Daire, bu özel düzenlemeler karşısında çekişmesiz yargıdaki genel görev kuralının uygulanamayacağını belirterek aile mahkemesi sıfatıyla bakan mahkemeyi yargı yeri olarak belirlemiştir (4787 sayılı Kanun m. 4).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2010/17939 E. · 2011/5497 K.29.03.2011

Defter istenmesi ve uyarı dışında, özensizlik ispat edilmeden velâyet sahibinin yönetim hakkını sınırlayan bir hüküm kurulamaz

Evliliğin babanın ölümüyle sona ermesi üzerine nüfus müdürlüğü aile mahkemesine bildirimde bulundu. Mahkeme, velâyet sahibi annenin yönetim hakkını sınırlayan bir hüküm kurdu.

“Türk Medeni Kanunu'nun 352/2. ve Tüzüğün 4/2. maddesi koşulları bulunmadıkça; başka bir ifade ile, ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermemeleri durumu mevcut olmadıkça; hakim, çocuk mallarının korunması konusunda ana ve babanın yönetme hakkına müdahale edemez ve bu sonucu doğuracak bir karar veremez. Türk Medeni Kanunu'nun 336/son maddesi gereğince, velayet hakkına sahip olan annenin çocuğun mallarını yönetmekte yeterli özeni göstermediği iddia ve ispat edilmemişken; annenin kanundan doğan yönetim hakkını sınırlayacak müdahale niteliğinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. madde kapsamındaki işlemin sınırını çizer. Bildirim üzerine yapılacak iş, sağ kalan eşten defter istemek ve önemli değişiklikleri bildirmesi için uyarmaktan ibarettir. Ana ve babanın çocuğun mallarını yönetmekte yeterince özen göstermediği iddia ve ispat edilmedikçe hâkim yönetim hakkına müdahale edemez; Daire, velâyet sahibi annenin özensizliği ispat edilmeden onun yönetim hakkını sınırlayan hüküm kurulmasını bu nedenle doğru bulmamıştır (TMK m. 352, TMK m. 360).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2015/6983 E. · 2015/12796 K.16.06.2015

Defter ve bildirim konusunda uyarı yapıldıktan sonra, yönetimin tehlikeye düştüğüne dair bir olgu yoksa tapu kaydına konulan tedbirlerin devamına karar verilemez

Anne ölünce velâyet babaya kaldı. Mahkeme, 353. madde uyarınca babanın çocukların malvarlıklarıyla ilgili defter tanzim etmesi ve önemli değişiklikleri bildirmesi konusunda bildirim yaptı, özen gösterilmezse önlem alınacağını hatırlattı; ayrıca tapu kayıtlarına konulan tedbirlerin devamına karar verdi.

“Aile mahkemesi, ancak çocuk mallarının yönetiminin tehlikeye düşmesi halinde yönetimin ana ve babadan alınıp bir kayyıma devredilmesine karar verebilir (TMK.md. 361). Mahkemece Türk Medeni Kanununun 353. maddesi uyarınca velayet kendisine kalmış bulunan babadan çocukların malvarlıklarıyla ilgili defter tanzim edip bu malvarlığında veya yapılan yatırımda gerçekleşecek önemli değişiklikleri bildirmesi konusunda sağ eşe bildirim yapılmış, çocuk mallarının yönetimi konusunda gerekli özeni göstermemesi halinde gerekli önlemlerin alınacağı konusunda uyarılmıştır. Davalı babanın çocuk mallarının yönetmekte yeterince özen göstermediğine ve malların yönetiminin tehlikeye düştüğüne ilişkin bir olgu ve olayın varlığı mevcut olmadığına göre, artık tapu kaydına konulan tedbirlerin devamına karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bozma yapılmamış, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. maddenin sağladığı denetimle hâkimin müdahalesi arasındaki sırayı gösterir. Defter ve bildirim yükümlülüğü hatırlatıldıktan sonra ek bir kısıtlama ancak babanın çocuk mallarını yönetmekte yeterince özen göstermediğine ve yönetimin tehlikeye düştüğüne dair somut bir olgu varsa gündeme gelir; yönetimin kayyıma devri de bu hâle özgüdür (TMK m. 361). Böyle bir olgu bulunmadığından Daire, tapu kaydındaki tedbirlerin devamına ilişkin bendi hükümden çıkarmış ve kararı düzelterek onamıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2007/21107 E. · 2008/1419 K.12.02.2008

Çocuklara karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklayan ve 353. maddedeki yükümlülüğünü de yerine getirmeyen annenin velâyetinin kaldırılması yerindedir

Velâyetin kaldırılması davasında mahkeme istemi kabul etti. Hüküm duruşmalı olarak temyiz edildi.

“davalı annenin, çocuklara karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsakladığının ve Türk Medeni Kanununun 353. maddesinde yer alan mükellefiyetini de yerine getirmediğinin anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. maddedeki yükümlülüğün yerine getirilmemesinin velâyetin değerlendirilmesinde de dikkate alınabileceğini gösterir. Daire, annenin çocuklara karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsakladığını ve 353. maddedeki defter ve bildirim yükümlülüğünü de yerine getirmediğini birlikte gözeterek velâyetin kaldırılmasına ilişkin hükmü onamıştır (TMK m. 348).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2008/20203 E. · 2009/8351 K.30.04.2009

Boşanmadan sonra velâyet sahibi ebeveyn ölürse velâyet kendiliğinden diğerine geçmez; velâyet diğer ebeveyne verilirse 353. madde, vasi atanırsa vesayet hükümleri uygulanır

Boşanmada çocuğun velâyeti babaya verilmişti; baba sonradan öldü. Çocuk mallarının korunmasına ilişkin işte mahkeme, çocuğun yasal temsilcisini belirlemeden hüküm kurdu.

“Çocuğun velayeti askıda olup kendiliğinden anneye geçmez. Çocuğun yasal temsilcisi; Türk Medeni Kanununun 183, 349. maddelerine göre açılacak velayet davası ya da Türk Medeni Kanununun 404. maddesi uyarınca vasi atanmasına ilişkin karar sonucunda belirlenecektir. Velayetin anneye verilmesi halinde Türk Medeni Kanununun 353 ve Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesi, vesayet kararı verilmesi halinde ise Türk Medeni Kanununun 396 ve devamı maddeleri uygulanacaktır. O halde mahkemece davalı anneye küçüğün velayetinin kendisine tevdi edilmesi yönünde dava açması için süre verilmesi, dava açılmaması halinde çocuğun yasal temsilcisinin belirlenmesi için sulh mahkemesine ihbarda bulunulması, yasal temsilci belirlendikten sonra yöntemine uygun olarak davet edilip (HUMK.m.73) gösterdiği takdirde delillerinin toplanması, çocuk mallarının korunması hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle kendiliğinden gerekli önlemlerin (TMK.m.361/2) alınması, vesayet kararı halinde bu konularda vesayet makamının görevli olacağının gözetilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. maddedeki yükümlülüğün kime yöneltileceğini gösterir. Madde evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eşi yükümlü kılar; boşanmadan sonra velâyet sahibi baba öldüğünde ise Daireye göre velâyet kendiliğinden anneye geçmez. Çocuğun yasal temsilcisi, velâyetin anneye verilmesine ilişkin bir davayla ya da vasi atanmasıyla belirlenir; velâyet anneye verilirse 353. madde ve onu uygulayan Tüzük hükmü, vasi atanırsa vesayete ilişkin hükümler uygulanır. Çocuk mallarının korunmasına ilişkin hükümler kamu düzenine ilişkin olduğundan gerekli önlemlerin kendiliğinden alınması da gerekir (TMK m. 183, TMK m. 404).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2015/9926 E. · 2015/12088 K.09.06.2015

Vesayet altındaki çocuğun malvarlığıyla ilgili defter ve hesap vasiden istenir; bu konuda görevli olan aile mahkemesi değil vesayet makamıdır

Ana ve babası ölen çocuk vesayet altına alınmış ve halası vasi olarak atanmıştı. Aile mahkemesi vasiden, çocuğun mal edinmesi hâlinde defter tutmasını ve malvarlığının dökümünü gösteren bir defter sunmasını istedi; hüküm onanmış, vasi karar düzeltme istedi.

“Vasi, küçüğe ait yönetilecek malvarlığıyla ilgili defter tutmak ve malvarlığındaki değişiklikleri vesayet makamına bildirmek ve hesap vermekle görevli ve yükümlüdür (TMK.m.438.VVMHUDT.m.16). Şu halde, vasiden, küçüğe ait malvarlığını gösteren defter tutmasını ve malvarlığıyla ilgili hesap vermesini isteyecek olan vesayet makamı (sulh hukuk mahkemesi)'dir. Aile mahkemesinin, vesayet altındaki küçüklerle ilgili vesayet devam ettiği müddetçe bir görevi bulunmamaktadır. Bu durumda, aile mahkemesinin bu hususta görevin vesayet makamına ait olduğunu belirterek, kendisinden talep edilen hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekirken, vasiden çocuğun mal edinmesi halinde defter tutmasının ve malvarlığının dökümünü gösteren bir defter sunmasının istenmesine karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. maddenin velâyet sahibine yönelik olduğunu ve vesayetten ayrıldığını gösterir. Vasi, küçüğe ait malvarlığıyla ilgili defter tutmak, değişiklikleri vesayet makamına bildirmek ve hesap vermekle yükümlüdür; bunları isteyecek olan da sulh hukuk mahkemesi olan vesayet makamıdır. Aile mahkemesinin vesayet devam ettiği sürece bu konuda görevi bulunmadığından Daire, karar düzeltme istemini kabul ederek önceki onama kararını kaldırmış ve yerel mahkeme kararını bozmuştur (TMK m. 404).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2022/3279 E. · 2022/3659 K.18.04.2022

Ana ve babası ölen çocuk velâyet altında olmadığından ona vasi atanır; çocuk mallarının korunmasına ilişkin önlemler de vesayet makamınca alınır

Babanın ölümü üzerine nüfus müdürlüğü bildirimde bulundu. Aile mahkemesi, babanın ilk evliliğinden olan ve anneleri babadan önce ölmüş çocuklar da dâhil olmak üzere çocuklar hakkında defter verilmesine ilişkin karar verdi. Karar kesinleşti; Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz istedi.

“Velayet altında bulunmayan küçüğe vasi tayini zorunludur. Bu çocuğa vasi tayini konusunda görevli mahkeme vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesidir. Çocuk mallarının korunması ile ilgili tüm tedbirlerin de anılan mahkemece alınması gereklidir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 353. maddenin ancak velâyet altındaki çocuklar için uygulanabileceğini gösterir. Annesi sağ olan çocuk yönünden nüfus müdürlüğünün bildiriminin aile mahkemesince değerlendirilmesi yerinde bulunmuştur. Buna karşılık anneleri babadan önce ölmüş olan çocuklar babanın ölümüyle velâyet altında kalmadığından onlara vasi atanması gerekir; vasi atanması ve çocuk mallarının korunmasına ilişkin bütün önlemler vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin görevindedir. Daire, bu çocuklar yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek kanun yararına bozma kararı vermiştir (TMK m. 404).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 353- Yürürlükteki Kanunun 279 uncu maddesinden ifadesi sadeleştirilmek suretiyle aynen alınmıştır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 130

Gerekçe, maddenin eski düzenlemeyle aynı içerikte olduğunu belirtir: yeni metin eski 279. maddenin ifadesini sadeleştirmiş, yükümlülüğün kapsamını değiştirmemiştir.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçenin belirttiği gibi madde, eski Kanun'un 279. maddesinden alınmıştır:

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 279 (mülga)

Evliliğin zevalinden sonra velayeti haiz olan karı veya koca, hakime çocuğun mali vaziyetini gösterir bir müfredat defteri vermeğe ve servetinde ve keyfiyeti tenmiyesinde ehemmiyetli bir tebeddül husule geldiği takdirde, onu da, bildirmeğe mecburdur.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr

Eski metin, evliliğin sona ermesinden sonra velâyete sahip eşin hâkime çocuğun malî durumunu gösteren bir müfredat defteri vermesini ve çocuğun servetinde ya da bu servetin nemalandırılma biçiminde önemli bir değişiklik olursa bunu bildirmesini öngörüyordu. Yeni metin aynı yükümlülüğü bugünkü dille ifade eder: müfredat defteri yerine malvarlığının dökümünü gösteren defterden, nemalandırılma biçimi yerine yapılan yatırımlardan söz eder.

743 sayılı Kanun m. 2794721 sayılı Kanun m. 353
YükümlüEvliliğin sona ermesinden sonra velâyeti haiz karı veya kocaEvlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş
DefterÇocuğun malî durumunu gösteren müfredat defteriÇocuğun malvarlığının dökümünü gösteren defter
BildirimServeti ve nemalandırılma biçimindeki önemli değişiklikMalvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklik

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.
06.11.2025Anayasa Mahkemesi maddeye yönelik itirazı reddettiAYM, E. 2025/44, K. 2025/218

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Anayasa Mahkemesinin kararı 14.01.2026 tarihli ve 33137 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır; karar maddenin metnini değiştirmemiştir (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Boşanma veya eşin ölümü sonrasında çocuk mallarının defteri, yönetimi ve korunması konusundaki sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 353 ne diyor?

Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eşin, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorunda olduğunu söyler.

Defteri kim vermek zorundadır?

Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş; eşin ölümünde sağ kalan, boşanmada velâyet kendisine verilen ebeveyn.

Süreç nasıl başlar?

Ölüm hâlinde nüfus memuru, boşanmada kararı veren mahkeme, velâyet sahibinin yerleşim yeri aile mahkemesine bildirimde bulunur; mahkeme belirleyeceği süre içinde defter ister (Tüzük m. 4).

Çocuğun hiç malı yoksa da defter verilir mi?

Tüzük, defterin çocuğun varsa malvarlığı için isteneceğini belirtir (Tüzük m. 4).

Her yıl hesap vermek gerekir mi?

Hayır; yükümlülük önemli değişikliklerin bildirilmesiyle sınırlıdır ve hesap vermeyi kapsamaz (Yargıtay 2. HD, 2011/13199 E., 2012/5377 K., 12.03.2012).

Mahkeme defterlerin düzenli olarak getirilmesini isteyebilir mi?

Defterlerin üç ayda bir mahkemeye ibrazının istenmesi velâyet görevini kısıtlar nitelikte görülmüştür (Yargıtay 2. HD, 2006/13510 E., 2007/4382 K., 19.03.2007).

Mahkeme çocuğun mallarına tedbir koyabilir mi?

Ancak velâyet sahibinin özensizliği ve yönetimin tehlikeye düştüğü gösterilirse; böyle bir olgu yokken tapu kaydındaki tedbirlerin devamı doğru görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/6983 E., 2015/12796 K., 16.06.2015).

Defter verilmezse ne olur?

Özen gösterilmediği anlaşılırsa hâkim 360 ve 361. maddelerdeki önlemleri alır (Tüzük m. 4); ağır savsaklamayla birlikte bu yükümlülüğün de yerine getirilmemesi velâyetin kaldırılmasında gözetilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2007/21107 E., 2008/1419 K., 12.02.2008).

Hangi mahkeme görevlidir?
Hangi yer mahkemesi yetkilidir?

Velâyet sahibinin resmî sicilde kayıtlı yerleşim yerindeki aile mahkemesi (Yargıtay 2. HD, 2012/8434 E., 2013/2952 K., 11.02.2013).

Çocuk vesayet altındaysa ne olur?

Defter ve hesap vasiden istenir ve bu konuda vesayet makamı görevlidir (Yargıtay 2. HD, 2015/9926 E., 2015/12088 K., 09.06.2015).

Anayasa Mahkemesi bu madde hakkında karar verdi mi?

Evet; maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).

Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun m. 279 aynı yükümlülüğü öngörüyordu ve gerekçeye göre madde ifadesi sadeleştirilerek aynen alınmıştır.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp