TMK 346, çocuğun korunması için hâkimin müdahalesini düzenler. Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır. Madde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin ilk basamağıdır; velâyetin kaldırılmasına ancak diğer önlemlerden sonuç alınamazsa başvurulur (TMK m. 348). Koşullar gerçekleşmeden velâyet sahibinin görevine müdahale edilemez (Yargıtay 2. HD, 2007/16702 E., 2007/17570 K., 17.12.2007); velâyetin kaldırılması da bu önlemlerden biri değildir ve ayrı bir dava gerektirir (Yargıtay HGK, 2010/2-356 E., 2010/389 K., 14.07.2010). Ana ve babanın çocuğun eğitimi gibi konularda anlaşamadığı durumlarda da hâkim müdahalesi istenebilir (Yargıtay 2. HD, 2013/5058 E., 2013/26071 K., 12.11.2013). Çocuğun korunmasına ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 2012/21956 E., 2013/14568 K., 28.05.2013).
- Koruma önlemi
- Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde hâkimin çocuğu korumak için aldığı tedbir.
- Tehlike
- Çocuğun menfaatinin ve gelişmesinin zarar görme ihtimali; kanun zararın gerçekleşmesini beklemeyi şart koşmaz.
- Kademelilik
- Velâyetin kaldırılmasına ancak diğer önlemlerden sonuç alınamaz veya bu önlemlerin yetersiz olacağı anlaşılırsa başvurulması.
- Çocuğun üstün yararı
- Çocuğu ilgilendiren kararlarda gözetilecek temel ölçüt.
TMK 346 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Koşul | Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikede; ana ve baba çare bulamıyor veya güçleri yetmiyor | TMK m. 346 |
| Önlemler | Hâkim uygun önlemleri alır; kanun önlemleri tek tek saymaz | TMK m. 346 |
| Koşullar yoksa | Velâyet sahibinin görevine müdahale edilemez | Yargıtay 2. HD, 2007/17570 K. |
| Velâyetin kaldırılması | 346. madde önlemi değildir; ayrıca dava gerekir | Yargıtay HGK, 2010/389 K. |
| Eğitim uyuşmazlığı | Hâkim müdahalesi istenebilir | Yargıtay 2. HD, 2013/26071 K. |
| Seçenekli istem | 346. madde tedbiri hakkında da hüküm kurulmalı | Yargıtay 2. HD, 2016/15283 K. |
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi | Yargıtay 2. HD, 2013/14568 K. |
| Boşanma davası sırasında | Çocuk için tedbirler 169. maddeye göre alınır | Yargıtay 2. HD, 2012/29275 K. |
| Kamu düzeni | Çocukların korunması kamu düzenine ilişkindir | Yargıtay 2. HD, 2014/2018 K. |
| Durumun değişmesi | Önlemler yeni koşullara uydurulur | TMK m. 351 |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 272. maddesini karşılar ve 1984 tarihli Öntasarının 263. maddesinden bazı ufak ifade değişiklikleriyle alınmıştır. Gerekçe, eski metinde yer alan ana ve babanın "vazifelerini ifa etmemeleri" koşulunun dar görüldüğünü ve çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikeye düşmesi, ana ve babanın bu duruma çare bulamamaları veya buna güçlerinin yetmemesi hâlini de kapsayacak şekilde daha geniş bir ifade tercih edildiğini belirtir. Tasarının 346. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, hâkimin müdahalesi için iki koşulun birlikte aranmasıdır: çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşmüş olmalı ve ana ve baba buna çare bulamamalı ya da güçleri yetmemelidir; bu koşullar yoksa velâyet sahibinin görevine müdahale edilemez (Yargıtay 2. HD, 2007/16702 E., 2007/17570 K., 17.12.2007). İkinci nokta, velâyetin kaldırılmasının bu önlemlerden biri olmamasıdır; velâyetin kaldırılması için ayrıca açılmış bir dava gerekir (Yargıtay HGK, 2010/2-356 E., 2010/389 K., 14.07.2010). Üçüncü nokta, boşanma davası sürerken çocuk için alınan tedbirlerin 169. maddeye dayanması ve esas hükümle birlikte temyiz edilmesidir (Yargıtay 2. HD, 2012/19519 E., 2012/29275 K., 05.12.2012).
Koşullar: tehlike ve ana ve babanın çare bulamaması
- Tehlike: Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşmüş olmalıdır.
- Ana ve babanın durumu: Ana ve baba duruma çare bulamamalı veya buna güçleri yetmemelidir.
- Görevin ihmali şart değildir: Gerekçeye göre eski metindeki "vazifelerini ifa etmemeleri" koşulu dar görülerek daha geniş bir ifade tercih edilmiştir.
- Kamu düzeni: Çocukların korunması kamu düzenine ilişkindir.
346. madde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin ilk basamağıdır. Hâkim, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü ve ana ve baba duruma çare bulamadığı veya buna güçleri yetmediği takdirde çocuğun korunması için uygun önlemleri alır. Gerekçeye göre eski Kanun'daki ana ve babanın vazifelerini ifa etmemeleri koşulu dar görülmüş ve ana ve babanın duruma çare bulamadığı veya buna güçlerinin yetmediği hâlleri de kapsayacak şekilde daha geniş bir ifade tercih edilmiştir. Bu nedenle hâkimin müdahalesi ana ve babanın kusurlu olmasına bağlı değildir; belirleyici olan, çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikede olmasıdır.
Koşullar gerçekleşmedikçe hâkim, velâyet sahibinin görevine müdahale edemez. Velâyet babada bırakıldığı hâlde 346. madde koşulları gerçekleşmeden çocukların öğrenimlerini anneannelerinin yanında sürdürmelerine karar verilmesi, babanın velâyeti fiilen kullanamaması sonucunu doğuracağı için bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2007/16702 E., 2007/17570 K., 17.12.2007).
Çocukların korunması kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay bu nedenle, boşanmaya karar veren hâkimin ortak çocukların velâyetini ve kişisel ilişkiyi taraflar istemese de kendiliğinden düzenlemesi gerektiğini, 346. maddeyi de bu sonucun dayanakları arasında sayarak belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/19633 E., 2014/2018 K., 06.02.2014). Ancak kamu düzeni, hâkime her konuda kendiliğinden harekete geçme yetkisi vermez: Hukuk Genel Kurulu, velâyetin kamu düzenine ilişkin olmasının hâkimin olaya kendiliğinden el koyabileceği anlamına gelmediğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2010/2-356 E., 2010/389 K., 14.07.2010).
Önlemler ve sınırları
- Önlemler sayılmamıştır: Kanun hâkimin alacağı önlemleri tek tek saymaz; hâkim olayın gereğine uygun önlemi belirler.
- Kademelilik: Velâyetin kaldırılmasına ancak diğer önlemlerden sonuç alınamazsa veya yetersiz kalacağı anlaşılırsa başvurulur.
- Velâyetin kaldırılması ayrı davadır: 346. madde kapsamında bir önlem değildir.
- Değişen koşullar: Önlemler yeni koşullara uydurulur.
Kanun, hâkimin alacağı önlemleri tek tek saymaz; hâkim, çocuğun menfaatini koruyacak uygun önlemi olayın özelliklerine göre belirler. Önlemler kademelidir: çocuğun bir aile yanına veya kuruma yerleştirilmesi 347. maddede ayrıca düzenlenmiştir (TMK m. 347); velâyetin kaldırılmasına ise ancak çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamazsa ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa karar verilir (TMK m. 348). Hukuk Genel Kurulu bu nedenle velâyetin kaldırılmasını 346. maddedeki koruma önlemlerinden biri saymamış; velâyetin kaldırılması için usulüne uygun açılmış bir dava ya da kamu tarafından yapılmış bir ihbar gerektiğini, tedbir yoluyla velâyetin kaldırılmasına karar verilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2010/2-356 E., 2010/389 K., 14.07.2010). Durum değiştiğinde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir (TMK m. 351).
Madde, ana ve babanın çocukla ilgili bir konuda anlaşamadığı durumlarda da işlev görür. Boşanmada özel okulun birlikte seçilmesini kabul eden ana ve babadan birinin okulu tek başına seçmesi üzerine açılan davada, 346. madde uyarınca hâkim müdahalesi yoluyla çocuğun yararını ve tarafların mali gücünü gözeten bir okul veya bunun gideri belirlenmedikçe, tek başına seçilen okulun ek giderinden diğer ebeveynin sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/5058 E., 2013/26071 K., 12.11.2013).
346. madde tedbiri, velâyetin değiştirilmesi davasında ikinci kademede de istenebilir. Velâyetin değiştirilmesi istemi reddedilse bile mahkeme, çocuk yönünden tedbir istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmak zorundadır (Yargıtay 2. HD, 2016/15031 E., 2016/15283 K., 28.11.2016). Çocuğun davada ayrıca temsil edilmesi de bir koruma aracıdır: Hukuk Genel Kurulu, 346. maddeyi çocuğun üstün yararına ilişkin temel hükümler arasında sayarak velâyetin değiştirilmesi davasında çocuğa temsil kayyımı atanması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2486 E., 2018/1148 K., 30.05.2018; TMK m. 426).
Usul: görevli mahkeme, taraflar ve boşanma davası
- Görev: Aile mahkemesi; aile mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.
- Taraflar: Dava velâyet hakkına sahip ana ve babaya yöneltilir.
- Boşanma davası sırasında: Çocuk için tedbirler 169. maddeye göre alınır.
Çocuğun korunmasına ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar (Yargıtay 2. HD, 2012/21956 E., 2013/14568 K., 28.05.2013). Suça sürüklenen veya suç mağduru olmayan bir çocuk hakkında koruma kararı verilmesi ya da mevcut kararın uzatılması istemleri de 346 ve 347. maddeler çerçevesinde aile mahkemesinin görevindedir; yargılama sırasında ergin olan gence dava yöneltilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2011/23197 E., 2012/25049 K., 18.10.2012). Aile mahkemesi, boşanma kararıyla birlikte çocuk hakkında koruma kararı verebilir ve koruyucu aile belirleyebilir; koruma kararına neden olan şartlar ortadan kalkarsa kurum kararın kaldırılmasını isteyebilir (Yargıtay 2. HD, 2007/18613 E., 2008/17828 K., 24.12.2008).
Koruma davasında taraf teşkili de önemlidir: dava velâyet hakkına sahip anneye ve babaya yöneltilmeli, onların duruşmaya katılması kendilerine taraf sıfatı kazandırmaz (Yargıtay 2. HD, 2007/16901 E., 2007/17658 K., 17.12.2007). Boşanma davası sürerken çocuk için alınan tedbirler ise 169. madde çerçevesinde, çocukların korunması kapsamında alınır; dava sırasında çocuğun yurt dışına çıkarılmasını yasaklayan tedbir ve bu tedbire itiraz üzerine verilen karar esas hükümle birlikte temyiz edilebilir, mahkemenin dayanak olarak HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerini göstermesi bu niteliği değiştirmez (Yargıtay 2. HD, 2012/19519 E., 2012/29275 K., 05.12.2012; TMK m. 169).
Çocuğunuzun menfaatinin ve gelişmesinin tehlikede olduğunu düşünüyorsanız, aile mahkemesinden 346. madde uyarınca uygun önlemlerin alınmasını isteyebilirsiniz; dilekçede tehlikeyi ve ana ve babanın buna çare bulamadığını somut olgularla anlatın. Velâyetin değiştirilmesini istiyorsanız, istemin reddedilmesi ihtimaline karşı ikinci kademede 346. madde uyarınca tedbir de isteyebilirsiniz; mahkeme bu istem hakkında da karar vermek zorundadır. Diğer ebeveynle okul gibi bir konuda anlaşamıyorsanız, tek başına karar vermek yerine hâkimin müdahalesini isteyin; aksi hâlde tek başına yaptığınız seçimin ek giderini diğer ebeveyne yükleyemeyebilirsiniz. Boşanma davası sürerken çocuğunuz için yurt dışına çıkış yasağı gibi bir tedbire ihtiyaç duyuyorsanız, bunu boşanma davasını gören mahkemeden isteyin.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Velâyetin kaldırılması 346. maddedeki koruma önlemlerinden biri değildir; ayrıca açılmış bir dava olmadan tedbir yoluyla karar verilemez
Babanın açtığı tedbir dosyasındaki bilgilere dayanarak aile mahkemesi, velâyetin kaldırılması istemini kendiliğinden esasa kaydetti ve annenin velâyetini kaldırdı. Özel Daire, çocuğun korunması için uygun önlemlerle yetinilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu; mahkeme, çocuğun korunmasına ilişkin önlemler için kendiliğinden harekete geçilebileceği gerekçesiyle direndi.
“Velayetin kaldırılması Tük Medeni Kanunun 346.maddesinde düzenlenen koruma önlemlerinden biri olmayıp ayrıca dava konusu yapılması gerekir. Velayetin kaldırılmasına karar verilebilmesi için ya usulüne uygun harcı yatırılarak ya da kamu tarafından ihbar üzerine açılan bir dava olmalıdır. Her ne kadar somut olayda tedbir yoluyla koruma istenmiş ise de süresi içerisinde dava açılmadığından bu kararın bir hükmü kalmamıştır. Kaldı ki verilen tedbir kararı velayetin kaldırılması ile ilgili olmayıp çocukla annenin şahsi ilişkisinin engellenmesine yöneliktir. Elde velayetin kaldırılması için ne usulüne uygun açılmış bir dava ne de kamu tarafından yapılan bir talep vardır. Velayetin kaldırılması, çocukla şahsi ilişkinin engellenmesinden daha ağır ve ileriye yönelik sonuçları olan, yasada özel koşullara bağlanmış bir dava türüdür. Dava açılmaksızın, tedbir cümlesinden olmak üzere karara bağlanması olanaklı değildir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 346. madde ile velâyetin kaldırılması arasındaki sınırı çizer. Hâkim, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde uygun önlemleri alabilir; ancak velâyetin kaldırılması bu önlemlerden biri değildir (TMK m. 348). Velâyetin kaldırılmasına karar verilebilmesi için usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış ya da kamu tarafından ihbar üzerine açılmış bir dava bulunmalıdır. Kurul, velâyetin kamu düzenine ilişkin olmasının hâkimin olaya kendiliğinden el koyabileceği anlamına gelmediğini, bu niteliğin usulüne uygun açılmış davalardaki usul işlemleri bakımından sonuç doğurduğunu belirtmiş ve direnme kararını oybirliğiyle bozmuştur.
346. madde koşulları gerçekleşmeden velâyet sahibinin görevine müdahale edilemez; velâyet babadayken çocukların öğreniminin başka birinin yanında sürdürülmesine karar verilemez
Velâyetin babadan kaldırılması istemi reddedilmiş ve velâyet babada bırakılmıştı. Mahkeme buna rağmen çocukların öğrenimlerini davacı anneannenin yanında sürdürmelerine karar verdi.
“Velayet, çocukların bakım, eğitim, öğretim ve korunması ile temsil görevlerini kapsar (TMK m. 337-340-342-346). Velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, ana ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz. Mahkemece, velayetin babadan kaldırılması isteğine ilişkin dava reddedilmiş, velayet babada bırakılmıştır. Velayet babada bırakıldığı halde, Türk Medeni Kanunu'nun 346. maddesi koşulları da gerçekleşmemişken babanın velayeti fiilen kullanamaması sonucuna müncer olacak şekilde çocukların öğrenimlerini davacı (anneannemin yanında sürdürmelerine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 346. maddenin koşullarını vurgular: hâkimin müdahalesi için çocuğun menfaatinin ve gelişmesinin tehlikeye düşmesi ve ana ve babanın buna çare bulamaması gerekir. Bu koşullar gerçekleşmeden, velâyet kendisinde bırakılan babanın velâyeti fiilen kullanamaması sonucunu doğuracak bir düzenleme yapılamaz. Daire, velâyetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe ana ve babanın velâyet görevlerine müdahale olunamayacağını belirterek hükmü bu yönden bozmuştur.
Boşanmış ana ve baba özel okul seçiminde anlaşamazsa 346. madde uyarınca hâkim müdahalesi istenebilir; tek başına seçilen okulun ek gideri diğer ebeveyne yüklenemez
Anlaşmalı boşanmada taraflar, ortak çocuğun özel okulda okumasını ve okulun birlikte seçilmesini kabul etmişti. Anne, babanın onayını almadan bir özel okul seçti; baba ücretin ekonomik gücünü aştığını belirterek başka bir okul önerdi. Anne, iki okul arasındaki ücret farkı için babaya karşı takip başlattı ve itirazın iptalini istedi; mahkeme davayı kabul etti.
“Taraflarca Türk Medeni Kanununun 346. maddesi uyarınca hakim müdahalesi yoluyla çocuğun eğitimine devam edebileceği çocuğun yararını ve tarafların mali güçlerini gözeten bir eğitim kurumu veya böyle bir eğitim kurumunun gerektirebileceği gideri belirlenmediğine göre; davacının kendi seçtiği özel eğitim kurumunun getirdiği ek mali yükümlülüğe davalının katlanması beklenemez.”
Ne anlama geliyor? Karar, ana ve baba arasındaki eğitim uyuşmazlıklarında 346. maddenin işlevini gösterir. Daire, annenin özel okulu tek başına seçme hakkı bulunmadığını belirleyen önceki kararın kesinleştiğini de dikkate alarak, hâkim müdahalesi yoluyla çocuğun yararını ve tarafların mali gücünü gözeten bir okul veya bunun gideri belirlenmedikçe tek başına seçilen okulun ek yükünün babaya yüklenemeyeceğini kabul etmiş ve kararı bozmuştur. Karar oyçokluğuyla verilmiştir.
Velâyetin değiştirilmesi davasında ikinci kademede istenen 346. madde tedbiri hakkında da olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmalıdır
Baba, velâyeti annede olan ortak çocukların velâyetinin kendisine verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olursa 346. madde uyarınca çocuklar yönünden tedbir uygulanmasını istedi. Mahkeme velâyetin değiştirilmesi istemini reddetti, tedbir istemi hakkında ise hüküm kurmadı.
“Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükmün gösterilmesi gerekir (HMK m. 26, 297/2). Yasal gereklilik böyleyken davacının Türk Medeni Kanununun 346. maddesi hakkındaki talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 346. madde tedbirinin velâyetin değiştirilmesine seçenek olarak istenebileceğini ve bu istemin de karara bağlanması gerektiğini gösterir. Velâyetin değiştirilmesi koşulları gerçekleşmese bile çocuğun korunması için daha hafif bir önlem gerekli olabilir; bu nedenle mahkeme her iki istem hakkında ayrı ayrı hüküm kurmalıdır. Daire, tedbir istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesini HMK'nın 26. ve 297. maddelerine aykırı bularak hükmü bozmuştur.
5395 sayılı Kanun ve 346. maddeye dayanan koruma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar
Çocuk mahkemesi bulunmayan bir ilçede, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 346. maddeye dayanan bir istem asliye hukuk mahkemesince incelendi; ek karar Cumhuriyet başsavcılığı tarafından temyiz edildi.
“Dava; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve Türk Medeni Kanununun 346. maddesine ilişkin olup, Afşin ilçesinde çocuk mahkemesi de bulunmadığına göre;görevli mahkeme aile mahkemesidir. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu tür davaların asliye hukuk mahkemelerinde aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir (HGK 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı karan). Bu açıklama karsısında davaya "Aile Mahkemesi" sıfatı ile bakılması gerekirken, bu husus nazara alınmadan yargılamaya devam edilip, hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Karar, görev bakımından yol göstericidir: çocuğun korunmasına ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakmalıdır. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir; Daire, davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılmadan hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.
Suça sürüklenen veya suç mağduru olmayan çocuk hakkında verilen koruma kararının uzatılması istemine aile mahkemesi bakar; çocuk ergin olduysa dava ona yöneltilmelidir
Kurum, bir genç hakkında daha önce 2828 sayılı Kanun uyarınca verilen koruma kararının, eğitimi devam ettiği için yirmi yaşına kadar uzatılmasını istedi. Aile mahkemesi, çocuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi.
“Hakkında koruma kararının uzatılması istenilen çocuk, suça sürüklenmiş çocuklardan olmadığı gibi suç mağduru konumunda da değildir.Çocuk hakkında 2828 sayılı Yasaya göre verilen koruma tedbirinin uzatılması talep edildiğine göre; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 6. maddesi ve Türk Medeni Kanununun 346. ve 347. maddeleri gereğince 2828 sayılı Yasa çerçevesinde alınacak tedbirlerde Aile Mahkemesi görevlidir.”
Ne anlama geliyor? Karar iki noktayı belirtir. İlk olarak, suça sürüklenen veya suç mağduru olmayan bir çocuk için koruma tedbiri alınması ya da mevcut tedbirin uzatılması istemleri, 4787 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 346 ve 347. maddeler gereğince aile mahkemesinin görevindedir. İkinci olarak Daire, yargılama sırasında ergin olan gencin hak ve menfaatlerini ilgilendiren bu istemde davanın ona yöneltilmesi ve delillerinin toplanması gerektiğini vurgulamıştır.
Çocukların korunması kamu düzenine ilişkindir; boşanmada hâkim velâyet ve kişisel ilişkiyi kendiliğinden düzenlemek zorundadır
Boşanma davasında mahkeme tarafların boşanmasına karar verdi, ancak ortak çocuğun velâyeti hakkında bir düzenleme yapmadı. Karar davalı tarafından temyiz edildi.
“Anayasanın 41 ve Türk Medeni Kanununun 346, 347, 348 ve 404. maddelerinde yer alan kurallarda açıklandığı üzere çocukların korunması kamu düzenine ilişkin olup boşanma veya ayrılık vukuunda hakim müşterek çocukların velayet haklarının kullanılması biçimi ile çocuklarla, ana babanın şahsi ilişkilerine dair gerekli düzenlemeleri, oluşturulan kararın bir sonucu olarak ve görevi gereği, resen gözetmek zorundadır (TMK.md. 182, 336/2).”
Ne anlama geliyor? Karar, 346. maddeyi çocukların korunmasının kamu düzenine ilişkin olduğunu gösteren hükümler arasında sayar. Bu nedenle boşanmaya karar veren hâkim, taraflar istemese de ortak çocukların velâyetini ve çocuklarla ana ve babanın kişisel ilişkisini kendiliğinden düzenlemek zorundadır (TMK m. 182). Daire, velâyet hakkında düzenleme yapılmamasını bozma nedeni saymıştır.
Boşanma davası sırasında çocuğun yurt dışına çıkarılmasını yasaklayan tedbir, çocukların korunmasına ilişkin geçici önlemdir ve esas hükümle birlikte temyiz edilir
Boşanma davası sırasında davacının istemi üzerine mahkeme, ortak çocuğun yurt dışına çıkarılmasını tedbiren yasakladı ve bu karara yapılan itirazı reddetti. Davalı, itirazın reddine ilişkin kararı ayrıca temyiz etti.
“tedbir kararı, Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesi çerçevesinde "çocukların korunması" kapsamında alınmış olup, boşanma veya ayrılık davası açılınca hakimin, talep üzerine veya re'sen bu madde çerçevesinde almış olduğu tedbirler ve bu tedbirlere itiraz üzerine verilen kararlar, esasla birlikte temyiz edilebilir. Bu nitelikteki tedbirlerin esas hükümden ayrı ve bağımsız olarak temyizi mümkün değildir. Hakimin tedbir kararı verirken, tedbirin yasal dayanağı olarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389'ncu ve devamındaki hükümleri göstermiş olması, alınan tedbirin yukarıda belirtilen niteliğini değiştirmez ve sonuca etkili değildir.”
Ne anlama geliyor? Karar, boşanma davası sürerken çocuk için alınan tedbirlerin dayanağını gösterir. Dava sırasında çocuğun yurt dışına çıkarılmasının yasaklanması gibi önlemler, geçici önlemleri düzenleyen 169. madde çerçevesinde ve çocukların korunması kapsamında alınır (TMK m. 169). Bu tedbirler ve bunlara itiraz üzerine verilen kararlar esas hükümle birlikte temyiz edilebilir; mahkemenin dayanak olarak HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerini göstermesi bu niteliği değiştirmez. Boşanma davası dışında çocuğun korunmasına yönelik önlemler ise 346. maddeye dayanılarak istenebilir.
Koruma kararı davası velâyet hakkına sahip ana ile babaya yöneltilmeli, 346, 347 ve 348. maddeler birlikte gözetilmelidir
Velâyeti boşanma kararıyla annesine verilen çocuk, annenin uzun süredir yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye'de kalmıştı. Kurum, çocuk hakkında koruma kararı verilmesini istedi; annenin vekili ve baba duruşmalara katıldı, ancak dava onlara yöneltilmedi.
“Anne'nin vekilinin ve babanın yargılama sırasında duruşmaya katılmış olmaları onlara "taraf" sıfatını kazandırmaz.”
Ne anlama geliyor? Karar, çocuğun korunmasına ilişkin davalarda taraf teşkilinin önemini gösterir. Daire, çocuğun manen terk edilmiş durumda olduğunu ve kurumun talebinin velâyetin kaldırılmasını da kapsadığını belirtmiş; annenin vekilinin ve babanın duruşmaya katılmasının onlara taraf sıfatı kazandırmayacağını, davanın velâyet hakkına sahip anneye ve babaya yöneltilmesi, delillerinin toplanması ve 346, 347 ve 348. maddelerin gözetilmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Aile mahkemesi boşanma kararıyla birlikte çocuk hakkında koruma kararı verebilir ve koruyucu aile belirleyebilir; koşullar ortadan kalkarsa kurum kararın kaldırılmasını isteyebilir
Mahkeme, tarafların boşanmasına ve ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine karar verirken, çocuğun 346 ve 347. maddeler ile 2828 sayılı Kanun gereğince koruma altına alınmasına ve yıllardır bakımını üstlenen halası ile eşinin koruyucu aile olarak belirlenmesine de hükmetti. Kurum, koruma kararını temyiz etti.
“Gerçekleşen bu olgulara göre; 4787 sayılı yasanın 6/2-b maddesi uyarınca aile mahkemesi tarafından çocuk hakkında koruma önleminin alınmasında ve koruma kararı verilmiş bulunmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Koruma kararına neden olan şartların ortadan kalkması halinde, kurumun bu kararın kaldırılmasını istemesi imkan dahilindedir.”
Ne anlama geliyor? Daire, çocuğun uzun süredir halasının yanında kaldığını ve manen terk edilmiş hâlde bulunduğunu belirterek aile mahkemesinin koruma önlemi almasında isabetsizlik görmemiştir. Kararda, koruma kararına neden olan şartların ortadan kalkması hâlinde kurumun kararın kaldırılmasını isteyebileceği ve belirlenen koruyucu ailenin çocuğun bakım ve yetiştirilmesine ilişkin yükümlülüğünü kurumun gözetim ve denetimi altında yerine getireceği belirtilmiştir. Karar, bu önlemlerin koşullara bağlı ve değiştirilebilir niteliğini de gösterir (TMK m. 347).
Velâyetin değiştirilmesi davasında çocuk ile ana ve baba arasında menfaat çatışması bulunduğundan çocuğa temsil kayyımı atanmalıdır
Boşanmada velâyeti babaya verilen çocuk için anne, velâyetin kendisine verilmesini istedi. Aile mahkemesi davayı kabul etti; Özel Daire, tanıkların dinlenmemesi ve eksik inceleme nedeniyle kararı bozdu, mahkeme önceki kararında direndi.
“Görüldüğü üzere, velayetin değiştirilmesine ilişkin davalar çocuğun güvenliğini doğrudan ilgilendiren davalardır. Bu kadar önemli bir davada, velayet hakkına sahip anne ya da babanın, kural olarak temsil olunanın menfaatine hareket ettiği kabul edilse dahi her zaman çocuğun yararına davranmayacağı, herhangi bir sebeple çocuk aleyhine hareket ederek onun zararına bir durum yaratma ihtimali olduğu da tartışmasızdır. Olağandır ki, bu tür davalarda davanın açılış amacı da diğer tarafın çocuğun menfaatine aykırı davrandığı iddiasıdır. O hâlde çocuk ile yasal temsilcisi arasında bir menfaat çatışmasının olduğu kabul edilerek TMK'nın 426. maddesinin ikinci fıkrası gereğince küçüğe bir temsil kayyımı atanması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu, 346. maddeyi çocuğun üstün yararına ilişkin temel hükümler arasında saymış ve bu ilkeden hareketle velâyetin değiştirilmesi davasında çocuğa temsil kayyımı atanması gerektiği sonucuna varmıştır. Kurula göre bu tür davalarda ana ve babadan her birinin çocuğun aleyhine hareket etme ihtimali bulunduğundan çocuk ile yasal temsilcisi arasında menfaat çatışması vardır; küçüğü davada temsil etmek üzere kayyım atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulmalıdır (TMK m. 426). Direnme kararı bu değişik gerekçeyle oybirliğiyle bozulmuştur.
Madde gerekçesi
Madde 346- Yürürlükteki Kanunun 272 nci maddesini karşılayan bu madde, 1984 tarihli Öntasarının 263 üncü maddesinden bazı ufak ifade değişiklikleri yapılmak suretiyle alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer alan ana ve babanın "vazifelerini ifa etmemeleri" koşulu dar görülmüş ve çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikeye düşmesi, ana ve babanın bu duruma çare bulamamaları veya buna güçlerinin yetmemesi hâlini de kapsayacak şekilde daha geniş bir ifade şekli tercih edilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 128Gerekçe, maddenin eski Kanun'a göre genişletildiğini açıkça belirtir. Eski metin hâkimin müdahalesini ana ve babanın vazifelerini ifa etmemelerine bağlıyordu; yeni metin ise çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikeye düştüğü ve ana ve babanın buna çare bulamadığı veya güçlerinin yetmediği hâlleri de kapsar. Böylece ana ve baba görevlerini yerine getirmeye çalışsalar bile, karşılaştıkları güçlükler nedeniyle çocuğu koruyamıyorlarsa hâkim müdahale edebilir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Gerekçenin belirttiği gibi madde, eski Kanun'un 272. maddesini karşılar:
Ana ve baba, vazifelerini ifa etmedikleri takdirde hakim, çocuğun himayesi için muktazi tedbirleri ittihaz ile mükelleftir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trEski ve yeni metin karşılaştırıldığında hâkimin görevinin aynı kaldığı, müdahalenin koşulunun ise genişletildiği görülür. Eski metinde hâkim, ana ve baba vazifelerini yerine getirmediğinde çocuğun korunması için gerekli tedbirleri almakla yükümlüydü; yeni metin, müdahaleyi çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikeye düşmesine ve ana ve babanın buna çare bulamamasına bağlar.
| 743 sayılı Kanun m. 272 | 4721 sayılı Kanun m. 346 | |
|---|---|---|
| Koşul | Ana ve babanın vazifelerini ifa etmemeleri | Çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikeye düşmesi; ana ve babanın çare bulamaması veya güçlerinin yetmemesi |
| Hâkimin görevi | Çocuğun himayesi için gerekli tedbirleri almak | Çocuğun korunması için uygun önlemleri almak |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde tek fıkra olarak yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 346. maddeye ilişkin bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 169: Boşanma davasında geçici önlemler.
- TMK m. 182: Boşanmada çocuklar bakımından hâkimin takdir yetkisi.
- TMK m. 335: Velâyetin koşulları.
- TMK m. 336: Ana ve baba evli ise velâyet.
- TMK m. 339: Velâyetin kapsamı.
- TMK m. 347: Çocukların yerleştirilmesi.
- TMK m. 348: Velâyetin kaldırılması.
- TMK m. 351: Durumun değişmesi.
- TMK m. 426: Temsil kayyımı.
Çocuğun korunması, velâyet veya boşanma sonrasında çocukla ilgili tedbirler konusundaki sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 346 ne diyor?
Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkimin, çocuğun korunması için uygun önlemleri alacağını söyler.
Hâkim hangi durumda müdahale eder?
Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşmüş ve ana ve baba buna çare bulamıyor ya da güçleri yetmiyorsa.
Ana ve babanın kusurlu olması gerekir mi?
Hayır; gerekçeye göre eski metindeki vazifelerini ifa etmeme koşulu dar görülmüş ve daha geniş bir ifade tercih edilmiştir.
Hâkim hangi önlemleri alabilir?
Kanun önlemleri tek tek saymaz; hâkim olayın gereğine uygun önlemi belirler. Çocuğun yerleştirilmesi 347. maddede, velâyetin kaldırılması 348. maddede ayrıca düzenlenmiştir (TMK m. 347, TMK m. 348).
Velâyetin kaldırılması 346. madde kapsamında istenebilir mi?
Hayır; velâyetin kaldırılması bu önlemlerden biri değildir ve ayrıca açılmış bir dava gerektirir (Yargıtay HGK, 2010/2-356 E., 2010/389 K., 14.07.2010).
Koşullar yoksa hâkim velâyete müdahale edebilir mi?
Hayır; 346. madde koşulları gerçekleşmeden velâyet sahibinin görevine müdahale edilemez (Yargıtay 2. HD, 2007/16702 E., 2007/17570 K., 17.12.2007).
Ebeveynler okul seçiminde anlaşamazsa ne olur?
Hâkim müdahalesi istenebilir; tek başına seçilen okulun ek gideri diğer ebeveyne yüklenmemiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/5058 E., 2013/26071 K., 12.11.2013).
Velâyetin değiştirilmesi davasında 346. madde tedbiri de istenebilir mi?
Evet; ikinci kademede istenebilir ve mahkeme bu istem hakkında da karar vermek zorundadır (Yargıtay 2. HD, 2016/15031 E., 2016/15283 K., 28.11.2016).
Hangi mahkeme görevlidir?
Aile mahkemesi; aile mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar (Yargıtay 2. HD, 2012/21956 E., 2013/14568 K., 28.05.2013).
Boşanma davası sırasında çocuk için yurt dışına çıkış yasağı istenebilir mi?
Evet; bu tedbir 169. madde çerçevesinde alınır ve esas hükümle birlikte temyiz edilir (Yargıtay 2. HD, 2012/19519 E., 2012/29275 K., 05.12.2012).
Koruma davası kime karşı açılır?
Velâyet hakkına sahip anne ve babaya (Yargıtay 2. HD, 2007/16901 E., 2007/17658 K., 17.12.2007).
Koruma kararı kaldırılabilir mi?
Koruma kararına neden olan şartlar ortadan kalkarsa kaldırılması istenebilir (Yargıtay 2. HD, 2007/18613 E., 2008/17828 K., 24.12.2008); önlemler yeni koşullara uydurulur (TMK m. 351).
Velâyet davasında çocuğa kayyım atanır mı?
Hukuk Genel Kurulu, velâyetin değiştirilmesi davasında çocuğa temsil kayyımı atanması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2486 E., 2018/1148 K., 30.05.2018).
Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun m. 272 vardı, ancak müdahaleyi ana ve babanın vazifelerini ifa etmemesine bağlıyordu.
Madde hangi kaynaktan alınmıştır?
1984 tarihli Öntasarının 263. maddesinden, bazı ufak ifade değişiklikleriyle.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169, 182, 335, 336, 339, 346, 347, 348, 351, 426
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4, 6
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
- 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 272 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 346 gerekçesi s. 128, Komisyon değişiklik listesi s. 311-315
- Yargıtay HGK, 2017/2486 E., 2018/1148 K., 30.05.2018
- Yargıtay HGK, 2010/2-356 E., 2010/389 K., 14.07.2010
- Yargıtay 2. HD, 2016/15031 E., 2016/15283 K., 28.11.2016
- Yargıtay 2. HD, 2013/19633 E., 2014/2018 K., 06.02.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/5058 E., 2013/26071 K., 12.11.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/21956 E., 2013/14568 K., 28.05.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/19519 E., 2012/29275 K., 05.12.2012
- Yargıtay 2. HD, 2011/23197 E., 2012/25049 K., 18.10.2012
- Yargıtay 2. HD, 2007/18613 E., 2008/17828 K., 24.12.2008
- Yargıtay 2. HD, 2007/16702 E., 2007/17570 K., 17.12.2007
- Yargıtay 2. HD, 2007/16901 E., 2007/17658 K., 17.12.2007
