TMK 347, çocuğun ana ve babadan alınarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirilmesini düzenler. Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirebilir. Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu katlanılamayacak derecede bozuyorsa ve başka çare kalmamışsa, ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine de aynı önlemler alınabilir. Önlemlerin giderleri, ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa Devletçe karşılanır; nafakaya ilişkin hükümler saklıdır. Koşullara dair delil yoksa çocuk ana ve babasından alınamaz (Yargıtay 2. HD, 2009/17801 E., 2010/20421 K., 06.12.2010); velâyet her iki ebeveynden kaldırılırken çocukların yerleştirilmesi konusunda da karar verilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2024/6817 E., 2025/2743 K., 17.03.2025).
- Manen terk
- Çocuğun, maddi olarak bir yerde bulunsa da ana ve babanın ilgi, bakım ve gözetiminden yoksun kalması.
- Aile yanına yerleştirme
- Çocuğun koruyucu aile gibi başka bir ailenin yanına verilmesi.
- Kuruma yerleştirme
- Çocuğun resmî veya özel bir bakım kuruluşuna yerleştirilmesi.
- Ailenin huzuru
- Çocuğun aile içinde kalmasının aile yaşamını, aile bireylerinin katlanması beklenemeyecek ölçüde bozması.
TMK 347 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Birinci hâl | Bedensel ve zihinsel gelişme tehlikede veya çocuk manen terk edilmiş | TMK m. 347/1 |
| Önlem | Çocuk ana ve babadan alınarak aile yanına veya kuruma yerleştirilebilir | TMK m. 347/1 |
| İkinci hâl | Ailenin huzuru katlanılamayacak derecede bozuluyor ve başka çare yok | TMK m. 347/2 |
| İstem | İkinci hâlde ana ve baba veya çocuğun istemi | TMK m. 347/2 |
| Giderler | Ödeme gücü yoksa Devletçe karşılanır | TMK m. 347/3 |
| Nafaka | Nafaka hükümleri saklı; geliri olan ebeveyn nafakayla sorumlu | Yargıtay 2. HD, 2009/5646 K. |
| Delil yoksa | Çocuk ana ve babadan alınamaz | Yargıtay 2. HD, 2010/20421 K. |
| Velâyetin kaldırılması | Yerleştirme konusunda da karar verilmeli | Yargıtay 2. HD, 2025/2743 K. |
| Koruyucu aile | Kurumun gözetim ve denetiminde | Yargıtay 2. HD, 2008/17828 K. |
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi | Yargıtay 2. HD, 2017/14746 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 273. maddesini karşılar ve ifadede bazı değişiklikler yapılmak suretiyle 1984 tarihli Öntasarının 264. maddesinden alınmıştır; gerekçe, eski metne göre hüküm değişikliği olmadığını belirtir. Tasarının 347. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, çocuğun ana ve babadan alınmasının ağır bir önlem olduğu ve ancak kanundaki koşulların varlığı delillerle ortaya konulduğunda uygulanabileceğidir (Yargıtay 2. HD, 2009/17801 E., 2010/20421 K., 06.12.2010). İkinci nokta, ikinci fıkradaki hâlde önlemin ana ve baba veya çocuğun istemine bağlı olması ve başka bir çarenin kalmamış olmasının aranmasıdır. Üçüncü nokta, önlemlerin giderleri ödeme gücü yoksa Devletçe karşılansa da ana ve babanın nafaka yükümlülüğünün devam etmesidir (Yargıtay 2. HD, 2008/18028 E., 2009/5646 K., 26.03.2009).
Birinci fıkra: gelişmesi tehlikede olan veya manen terk edilmiş çocuk
- Koşul: Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede olmalı veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalmalıdır.
- Önlem: Çocuk ana ve babadan alınarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirilebilir.
- Takdir: Kanun "yerleştirebilir" diyerek hâkime takdir yetkisi tanır.
- Delil: Koşulların varlığı delillerle ortaya konulmalıdır.
Birinci fıkra, 346. maddedeki genel koruma yetkisinin daha ağır bir aşamasıdır (TMK m. 346): çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir. Yerleştirme kendiliğinden velâyetin kaldırılması sonucunu doğurmaz; velâyetin kaldırılması 348. maddede ayrıca düzenlenmiştir (TMK m. 348).
Çocuğun ana ve babadan alınması yasal bir sebebe bağlıdır: haklı bir sebep olmadıkça çocuk onlardan alınamaz (TMK m. 339). Bu nedenle 347. maddede belirtilen bir durumun varlığına ilişkin delil bulunmadığında, çocuğun velâyet hakkına sahip ana ve babaya teslimine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/17801 E., 2010/20421 K., 06.12.2010). Velâyet kamu düzenine ilişkin olduğundan aile mahkemesi hâkimi çocuğun korunması için kendiliğinden harekete geçebilir; ancak bu yükümlülük çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin tehlikede bulunduğu ve derhâl önlem alınması gerektiği hâllerle ilgilidir. Çocuğun gelişmesinin tehlikede olduğuna dair bir delil bulunmadan, yalnızca nafaka artırımı istenen bir davada velâyetin değiştirilmesi bu nedenle bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2011/6943 E., 2011/19477 K., 23.11.2011).
Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırıldığında mahkeme yalnızca vasi atanması için ihbarda bulunmakla yetinmemeli, çocukların bir aile yanına veya kuruma yerleştirilip yerleştirilmeyeceğine de karar vermelidir. Yargıtay bu amaçla psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan bir uzman heyeti aracılığıyla anne, baba ve çocukların bulunduğu yerde inceleme yapılmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/6817 E., 2025/2743 K., 17.03.2025).
Aile yanına yerleştirme, uygulamada koruyucu aile şeklinde gerçekleşebilir. Uzun süredir halasının yanında kalan ve manen terk edilmiş hâlde bulunan çocuk hakkında aile mahkemesinin koruma kararı vermesi ve koruyucu aile belirlemesi yerinde görülmüş; koruyucu ailenin çocuğun bakım ve yetiştirilmesine ilişkin yükümlülüğünü kurumun gözetim ve denetimi altında yerine getireceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2007/18613 E., 2008/17828 K., 24.12.2008).
İkinci fıkra: ailenin huzurunun bozulması
- Koşul: Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu, onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozmalıdır.
- Son çare: Durumun gereklerine göre başka çare kalmamış olmalıdır.
- İstem: Ana ve baba veya çocuk istemde bulunmalıdır.
İkinci fıkra, sorunun çocuğun gelişmesinin tehlikede olmasından değil aile içindeki ilişkilerden kaynaklandığı durumları düzenler. Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başka çare kalmamışsa hâkim, ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine aynı önlemleri alabilir. Birinci fıkradan farklı olarak bu hâlde önlem bir isteme bağlıdır ve başka bir çarenin bulunmaması ayrıca aranır. Eski metin bu hâli, çocuğun ana ve babanın emirlerine karşı gelmekte direnmesine bağlıyor ve yalnızca ana ve babanın istemini öngörüyordu; yeni metin çocuğa da istemde bulunma olanağı tanır.
Giderler ve nafaka
- Devletin katkısı: Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa giderler Devletçe karşılanır.
- Nafaka saklı: Ana ve babanın nafaka yükümlülüğü devam eder.
Yerleştirme önlemlerinin gerektirdiği giderler, ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa Devletçe karşılanır; nafakaya ilişkin hükümler saklıdır. Bu nedenle ödeme gücü bulunan ana ve baba, çocuk bir kuruma yerleştirilse de onun giderlerine katılmakla yükümlü kalır. Çocuklar hakkında koruma tedbiri alınıp velâyet babadan kaldırılan bir olayda, düzenli geliri olan babanın çocuklar için kurum yararına nafakayla sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2008/18028 E., 2009/5646 K., 26.03.2009; TMK m. 350).
Görevli mahkeme ve usul
- Görev: Aile mahkemesi; aile mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.
- Taraflar: Ergin olmayan çocuğun yasal temsilcileri davaya dahil edilmelidir.
- 5395 sayılı Kanun: Bakım tedbiri, yurt ve koruyucu aile hizmetlerini de kapsar.
Bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunan veya manen terk edilmiş hâlde kalan küçüğü ana ve babadan alarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirmeye ilişkin tedbirler aile mahkemesince alınır (4787 s. K. m. 6/2-b). Korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve bu kararı kaldırma görevi de aile mahkemesine aittir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar ve ergin olmayan küçüğün yasal temsilcileri davaya dahil edilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2017/6428 E., 2017/14746 K., 18.12.2017). Suça sürüklenmemiş bir çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'na göre bakım tedbiri istemi de aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 20. HD, 2015/14134 E., 2015/12222 K., 03.12.2015).
Çocuğunuzun başka bir aile yanına veya kuruma yerleştirilmesi söz konusuysa, mahkemenin bu kararı ancak çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin tehlikede olduğu veya çocuğun manen terk edildiği delillerle ortaya konulduğunda verebileceğini bilin; bu yöndeki iddialara karşı delillerinizi sunun. Çocuğunuz bir yakınınızın yanında kalıyor ve bakımını fiilen o üstleniyorsa, yakınınızın koruyucu aile olarak belirlenmesi ve kurumun gözetimi gündeme gelebilir. Çocuğunuz kuruma yerleştirildiyse, ödeme gücünüz varsa giderlere nafakayla katılmanız istenebileceğini unutmayın. Koşullar değiştiğinde, örneğin çocuğun yanınıza dönmesini engelleyen durum ortadan kalktığında, alınan önlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini isteyebilirsiniz (TMK m. 351).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırken çocukların bir aile yanına veya kuruma yerleştirilip yerleştirilmeyeceğine de karar verilmeli, bunun için uzman heyetinden rapor alınmalıdır
Boşanma davasında mahkeme, ortak çocukların velâyetini anne ve babadan kaldırarak çocuklara vasi atanması için ihbarda bulundu. Çocukların nerede yaşadığı dosyadan açıkça anlaşılmıyordu ve velâyet yönünden tek uzmandan alınmış bir sosyal inceleme raporu bulunuyordu. Karar, bölge adliye mahkemesi kararından sonra davalı baba vekilince velâyet yönünden de temyiz edildi.
“Somut olayda; Mahkemece tarafların ortak çocuklarının velâyeti anne ve babadan kaldırılarak ortak çocuklara vasi atanması yönünde ihbarda bulunulmuş ise de; 4721 sayılı Kanun'un 347 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortak çocukların bir aile yanına veya kurama yerleştirip yerleştirilmeyeceği konusunda bir karar verilmemiştir. Dosya kapsamında tarafların ortak çocuklarının halen nerede yaşadıkları konusunda da açık bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca dosya içeriğine kazandırılan tek uzman tarafından alınan sosyal inceleme raporunun da velâyet yönünden hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 347. maddenin birinci fıkrasının velâyetin kaldırılmasıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini gösterir. Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırıldığında vasi atanması için ihbarda bulunmak yeterli değildir; mahkeme çocukların bir aile yanına veya kuruma yerleştirilip yerleştirilmeyeceğine de karar vermeli ve yerleştirilecek yeri belirlemelidir. Daire, bunun için psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan bir uzman heyeti aracılığıyla anne, baba ve çocukların bulunduğu yerde inceleme yapılmasını, çocukların üstün yararına göre velâyetin ebeveynlerden birine bırakılıp bırakılamayacağının ve bırakılamıyorsa yerleştirme yerinin belirlenmesini istemiştir (TMK m. 348).
Velâyet konusunda hâkimin kendiliğinden harekete geçme yükümlülüğü, çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin tehlikede olduğu ve derhâl önlem alınması gereken hâllerle ilgilidir
Boşanmada velâyetleri anneye verilen iki çocuk için anne, iştirak nafakasının artırılmasını istedi. Mahkeme, babanın bu yönde bir istemi bulunmadığı hâlde çocuklardan birinin velâyetini anneden alarak babaya verdi.
“Velayete ilişkin konularda, işin kamu düzeniyle olan ilgisi nedeniyle her ne kadar Aile Mahkemesi hakimi res'en harekete geçmekle yükümlü ise de, resen hareket etme yükümlülüğü, çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin tehlikede bulunması halinde derhal önlem alınmasının gerekiyorsa söz konusudur. (TMK. m.347/2, 4721 s. K. m.6/2-b) Dosyada adı geçen çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin anne yanında tehlikede olduğuna ilişkin hiç bir delil ve olgu bulunmamaktadır. Velayet sahibinin değiştirilmesini gerektiren bir durum ve koşullarda bir değişiklik de olmadığına göre, bu çocuk için de iştirak nafasının artırılması isteğiyle ilgili bir hüküm kurulması gerekirken, velayet değişikliğine gidilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, velâyetin kamu düzeniyle ilgisinin hâkime sınırsız bir müdahale yetkisi vermediğini gösterir. Daire, hâkimin kendiliğinden harekete geçme yükümlülüğünün, çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesinin tehlikede bulunduğu ve derhâl önlem alınması gerektiği hâllerde söz konusu olduğunu belirtmiş; dosyada çocuğun gelişmesinin anne yanında tehlikede olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığından, yalnızca nafaka artırımı istenen davada velâyetin değiştirilmesini bozma nedeni saymıştır. Kararda bu yükümlülüğün dayanakları olarak 347. madde ile 4787 sayılı Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gösterilmiştir.
347. madde koşullarının bulunduğuna dair delil yoksa velâyet altındaki çocuk ana ve babasından alınamaz ve onlara teslim edilmelidir
Baba, velâyeti altındaki çocuğun kendisine teslimini istedi; mahkeme istemi reddetti. Çocuk temyiz incelemesinden önce ergin oldu.
“Dosyada yasanın 347.maddesinde belirtilen bir durumun varlığına ilişkin delil bulunmamaktadır. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 335.maddesi gereğince ergin olmayan çocuğun velayet hakkına sahip anne ve babaya teslimine karar verilmesi gerekirken, babanın çocuğun kendisine teslimi yönündeki isteğinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de;”
Ne anlama geliyor? Karar, çocuğun ana ve babasından alınmasının yasal bir sebebe bağlı olduğunu vurgular. Daire, ergin olmayan çocuğun velâyet altında bulunduğunu ve yasal sebep olmaksızın ana ve babadan alınamayacağını belirterek (TMK m. 339), dosyada 347. maddede belirtilen bir durumun varlığına dair delil bulunmadığından çocuğun velâyet hakkına sahip ana ve babaya teslimine karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ancak çocuk temyiz incelemesinden önce ergin olduğundan velâyet kendiliğinden sona ermiş, dava konusuz kalmış ve hüküm sonucu itibarıyla onanmıştır.
Manen terk edilmiş çocuk hakkında aile mahkemesi koruma kararı verebilir ve koruyucu aile belirleyebilir; koruyucu aile çocuğun bakımını kurumun gözetim ve denetiminde yürütür
Mahkeme, tarafların boşanmasına ve ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine karar verirken, çocuğun 346 ve 347. maddeler ile 2828 sayılı Kanun gereğince koruma altına alınmasına ve yıllardır bakımını üstlenen halası ile eşinin koruyucu aile olarak belirlenmesine de hükmetti. Kurum, koruma kararını temyiz etti.
“Gerçekleşen bu olgulara göre; 4787 sayılı yasanın 6/2-b maddesi uyarınca aile mahkemesi tarafından çocuk hakkında koruma önleminin alınmasında ve koruma kararı verilmiş bulunmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Koruma kararına neden olan şartların ortadan kalkması halinde, kurumun bu kararın kaldırılmasını istemesi imkan dahilindedir. 4787 sayılı yasanın 6/2-b maddesi çerçevesinde mahkemece belirlenen ve kararda gösterilmiş olan koruyucu ailenin, çocuğun bakım ve yetiştirilmesine ilişkin yükümlülüğünü, kurumun gözetiminde ve denetiminde yerine getireceği de yasa gereğidir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 347. maddedeki aile yanına yerleştirme seçeneğinin uygulamasını gösterir. Daire, çocuğun uzun süredir halasının yanında kaldığını ve manen terk edilmiş hâlde bulunduğunu belirterek aile mahkemesinin koruma önlemi almasında isabetsizlik görmemiştir. Mahkemece belirlenen koruyucu aile, çocuğun bakım ve yetiştirilmesine ilişkin yükümlülüğünü kurumun gözetim ve denetimi altında yerine getirir; koruma kararına neden olan şartlar ortadan kalkarsa kurum kararın kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 351).
Çocuk hakkında koruma tedbiri alınıp velâyet kaldırılsa da düzenli geliri olan baba çocuğun giderlerine nafakayla katılmalıdır; giderler ancak ödeme gücü yoksa Devletçe karşılanır
Aile mahkemesi, kurumun istemi üzerine çocuklar hakkında eğitim, bakım ve koruma tedbirine hükmetti ve velâyeti babadan kaldırdı; ancak kurumun çocuklar için nafaka istemini reddetti. Kurum kararı nafaka yönünden temyiz etti.
“Mahkeme, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun hükümlerine göre velayet,kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir.(5395 s.ÇKK.md.7/7) Velayetin kaldırılması halinde ana ve babanın çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder. Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler devletçe karşılanır. (TMK.md.350) Mahkemece, çocuklar hakkında, eğitim, bakım ve koruma tedbiri alınmış, velayetin babadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Toplanan delillerden davalı babanın çalıştığı, sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 350/1.maddesi gereğince, davalı babanın çocukları için nafaka ile sorumlu tutulması ve çocuklar için davacı kurum yararına uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 347. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının anlamını gösterir: önlemlerin gerektirdiği giderler, ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa Devletçe karşılanır; nafakaya ilişkin hükümler ise saklıdır. Daire, velâyetin kaldırılması hâlinde de ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünün devam ettiğini (TMK m. 350), düzenli geliri olan babanın çocuklar için kurum yararına uygun bir nafakayla sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir. Kararda, 5395 sayılı Kanun uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbir kararı veren mahkemenin velâyet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verebileceği hatırlatılmıştır.
Korunmaya muhtaç çocuk hakkında verilen korunma kararının kaldırılması aile mahkemesinin görevindedir; ergin olmayan küçüğün yasal temsilcileri davaya dahil edilmelidir
Sulh hukuk mahkemesi, 2828 sayılı Kanun uyarınca alınmış bir korunma kararının kaldırılması istemini inceleyerek karar verdi; karar temyiz edildi.
“Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerine göre, 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanununun yürürlüğe girmesiyle, 2828 sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemelerinin görevi kapsamına alınmıştır. İşin esasıyla ilgili karar verme görevi sonradan yürürlüğe giren yukarıda belirtilen kanunlarla değiştiğine göre, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde, aile mahkemesi sıfatıyla bakılmak üzere Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. 2-Kabule göre de; Korunma Kararının kaldırılması davasında dava ve karar tarihi itibariyle ergin olmayan küçüğün yasal temsilcileri (veli ya da vasi) davaya dahil edilmeden eksik hasımla yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi de doğru değildir.”
Ne anlama geliyor? Karar, yerleştirmeye ilişkin önlemlerde görevli mahkemeyi açıklar. 4787 sayılı Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunan veya manen terk edilmiş hâlde kalan küçüğü ana ve babadan alarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirmeye ilişkin tedbirlerin aile mahkemelerince alınacağını düzenler. Daire bu nedenle korunma kararı alma ve kaldırma görevinin aile mahkemesine geçtiğini, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinin bu sıfatla bakacağını belirtmiş; ergin olmayan küçüğün yasal temsilcilerinin davaya dahil edilmemesini de ayrıca hatalı bulmuştur.
Suça sürüklenmemiş çocuk hakkında bakım tedbiri istemi aile mahkemesinde görülür
Bir çocuk hakkında bakım tedbiri verilmesi istendi. İki mahkeme, çocuğun farklı adreslerde oturduğunu ileri sürerek yetkisizlik kararı verdi ve dosya yargı yerinin belirlenmesi için Daireye gönderildi.
“4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 6. maddesine göre bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede olan veya manen terk edilmiş durumda bulunan küçüğü ana ve babadan alıp, bir aile ya da kuruma yerleştirmeye ilişkin tedbirlerin aile mahkemesince alınabileceği hükme bağlanmıştır. Benzer şekilde 2828 sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında koruma kararı alma, koşullarının varlığı halinde korunma kararının uzatılması ve korunma kararının kaldırılmasına ilişkin karar verme 4787 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 18.01.2003 tarihinden itibaren aile mahkemesinin görev alanına girmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'ndaki bakım tedbiri ile 347. madde arasındaki bağlantıyı gösterir. Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kişinin görevini yerine getirememesi hâlinde çocuğun bakım yurdu veya koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılmasını ya da bu kurumlara yerleştirilmesini kapsar. Suça sürüklenmemiş bir çocuk hakkında bu tedbirin alınması aile mahkemesinin görevindedir; Daire, çocuğun nüfus kaydındaki ikametini esas alarak yargı yerini belirlemiştir.
Madde gerekçesi
Madde 347- Yürürlükteki Kanunun 273 üncü maddesini karşılayan bu madde, ifadede bazı değişiklikler yapılmak suretiyle, 1984 tarihli Öntasarının 264 üncü maddesinden alınmıştır. Yürürlükteki metne göre hüküm değişikliği yoktur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 128Gerekçe kısadır ve maddenin eski Kanun'daki kuralı ifade değişiklikleriyle sürdürdüğünü belirtir. Bununla birlikte iki metin karşılaştırıldığında ikinci fıkrada dikkat çekici bir ifade farkı görülür: eski metin bu hâli çocuğun ana ve babanın emirlerine karşı gelmekte direnmesine bağlıyor ve yalnızca ana ve babanın istemini arıyordu; yeni metin ise ailenin huzurunun katlanılamayacak derecede bozulmasından söz eder ve çocuğa da istemde bulunma olanağı tanır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Gerekçenin belirttiği gibi madde, eski Kanun'un 273. maddesini karşılar:
Çocuğun, bedeni veya fikri tekamülü tehlikede bulunur veya çocuk manen metruk bir halde kalırsa hakim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile nezdine veya bir müesseseye yerleştirebilir. Çocuk, şirretliği hasebiyle ana ve babanın emirlerine karşı gelmekte temerrüt ederse; müessir başka bir ıslah çaresi bulunmadığı takdirde, aynı tedbirler, ana babanın talebi üzerine hakim tarafından ittihaz edilir. Bu tedbirlerin iltizam ettiği masarif - ana baba ile çocuk tediyeden aciz iseler - Devletçe tesviye olunur. Nafakaya mütaallik hükümler bakidir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trEski ve yeni metin karşılaştırıldığında birinci fıkranın, giderlerin Devletçe karşılanmasının ve nafaka hükümlerinin saklı tutulmasının aynı kaldığı görülür. Fark, ikinci hâlin tanımında ve istemde bulunabilecek kişilerdedir.
| 743 sayılı Kanun m. 273 | 4721 sayılı Kanun m. 347 | |
|---|---|---|
| Birinci hâl | Bedeni veya fikri tekâmül tehlikede veya manen metruk çocuk | Bedensel ve zihinsel gelişme tehlikede veya manen terk edilmiş çocuk |
| Yerleştirme yeri | Bir aile nezdi veya bir müessese | Bir aile yanı veya bir kurum |
| İkinci hâl | Çocuğun ana ve babanın emirlerine karşı gelmekte direnmesi | Ailenin huzurunun katlanılamayacak derecede bozulması |
| İkinci hâlde istem | Ana ve baba | Ana ve baba veya çocuk |
| Giderler | Ödeme gücü yoksa Devletçe | Ödeme gücü yoksa Devletçe |
| Nafaka | Hükümler saklı | Hükümler saklı |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde dört fıkra olarak yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 347. maddeye ilişkin bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 335: Velâyetin koşulları.
- TMK m. 339: Velâyetin kapsamı.
- TMK m. 346: Koruma önlemleri.
- TMK m. 348: Velâyetin kaldırılması.
- TMK m. 350: Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın yükümlülükleri.
- TMK m. 351: Durumun değişmesi.
Çocuğun korunması, velâyet veya boşanma sonrasında çocukla ilgili tedbirler konusundaki sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 347 ne diyor?
Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkimin, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebileceğini söyler.
Çocuk hangi durumlarda ana ve babadan alınabilir?
Bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikedeyse veya manen terk edilmişse; ayrıca ailenin huzuru katlanılamayacak derecede bozulmuş ve başka çare kalmamışsa, istem üzerine.
Manen terk ne demektir?
Çocuğun maddi olarak bir yerde bulunsa da ana ve babanın ilgi, bakım ve gözetiminden yoksun kalmasıdır.
Çocuk nereye yerleştirilebilir?
Koruyucu aile gibi bir aile yanına veya bir kuruma.
Yerleştirme velâyeti kaldırır mı?
Kendiliğinden kaldırmaz; velâyetin kaldırılması 348. maddede ayrıca düzenlenmiştir (TMK m. 348).
Koşullara dair delil yoksa çocuk alınabilir mi?
Hayır; bu durumda çocuğun velâyet hakkına sahip ana ve babaya teslimine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 2. HD, 2009/17801 E., 2010/20421 K., 06.12.2010).
Hâkim kendiliğinden karar verebilir mi?
Çocuğun gelişmesi tehlikede ve derhâl önlem gerekiyorsa evet; böyle bir durum yoksa istem dışına çıkılarak velâyet değiştirilemez (Yargıtay 2. HD, 2011/6943 E., 2011/19477 K., 23.11.2011).
Çocuk kendisi başvurabilir mi?
Evet; ailenin huzurunun bozulduğu ikinci fıkra hâlinde ana ve baba gibi çocuk da istemde bulunabilir.
Giderleri kim öder?
Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa Devlet; ödeme gücü olan ebeveyn nafakayla sorumlu tutulur (Yargıtay 2. HD, 2008/18028 E., 2009/5646 K., 26.03.2009).
Koruyucu aile kim olabilir?
Çocuğun bakımını fiilen üstlenen bir yakın da koruyucu aile olarak belirlenebilir; koruyucu aile kurumun gözetim ve denetiminde çalışır (Yargıtay 2. HD, 2007/18613 E., 2008/17828 K., 24.12.2008).
Velâyet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuk nerede kalır?
Mahkeme vasi atanmasının yanında çocukların yerleştirilmesi konusunda da karar vermelidir (Yargıtay 2. HD, 2024/6817 E., 2025/2743 K., 17.03.2025).
Hangi mahkeme görevlidir?
Aile mahkemesi; aile mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar (Yargıtay 2. HD, 2017/6428 E., 2017/14746 K., 18.12.2017).
Yerleştirme kararı kaldırılabilir mi?
Durum değiştiğinde önlemler yeni koşullara uydurulur (TMK m. 351).
Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun m. 273 vardı, ancak ikinci hâlde yalnızca ana ve babanın istemini öngörüyordu.
Madde hangi kaynaktan alınmıştır?
1984 tarihli Öntasarının 264. maddesinden, ifade değişiklikleriyle.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 335, 339, 346, 347, 348, 350, 351
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 6
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
- 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 273 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 347 gerekçesi s. 128, Komisyon değişiklik listesi s. 311-315
- Yargıtay 2. HD, 2024/6817 E., 2025/2743 K., 17.03.2025
- Yargıtay 2. HD, 2017/6428 E., 2017/14746 K., 18.12.2017
- Yargıtay 2. HD, 2011/6943 E., 2011/19477 K., 23.11.2011
- Yargıtay 2. HD, 2009/17801 E., 2010/20421 K., 06.12.2010
- Yargıtay 2. HD, 2008/18028 E., 2009/5646 K., 26.03.2009
- Yargıtay 2. HD, 2007/18613 E., 2008/17828 K., 24.12.2008
- Yargıtay 20. HD, 2015/14134 E., 2015/12222 K., 03.12.2015
