Türk Medeni Kanunu · Vasinin Atanması

TMK Madde 422: Vasilikten Kaçınma ve Atamaya İtiraz Usulü

Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesine göre vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir; ilgili olan herkes de vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Bu sayfada kaçınma ve itirazın koşullarını, vesayet makamı ile denetim makamının incelemesini, madde gerekçesini, eski Kanun'daki karşılığını ve Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 11 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni › Dördüncü Ayırım: Vasinin Atanması › B. Atama usulü › IV. Kaçınma ve itiraz

1. Usul

Madde 422

  1. (1)Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
  2. (2)İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.
  3. (3)Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 422 ne düzenler?
  3. Vasilikten kaçınma
  4. Atamanın kanuna aykırılığına itiraz
  5. Vesayet makamının incelemesi
  6. Denetim makamının kararı ve kesinlik
  7. Yargıtay kararları
  8. Madde gerekçesi
  9. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  10. Değişiklik geçmişi
  11. İlgili maddeler
  12. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 422, vasi atamasına karşı iki başvuruyu ve bunların inceleme usulünü düzenler. Vasiliğe atanan kişi, atamanın kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. İlgili olan herkes de vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Vesayet makamı kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmezse görüşüyle birlikte durumu denetim makamına bildirir. Yargıtay'a göre bu başvurular temyiz yoluyla değil bu usulle incelenir ve denetim makamının itiraz üzerine verdiği karar kesindir (Yargıtay 18. HD, 2015/14336 E., 2015/14218 K., 12.10.2015). Gerekçeye göre madde eski Kanun'un 372. maddesini karşılar ve arılaştırılarak kaleme alınmıştır.

Kaçınma
Vasiliğe atanan kişinin kanundaki sebeplere dayanarak görevi kabul etmemesi (TMK m. 417).
İtiraz
İlgililerin vasi atamasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürmesi.
İlgili
Atamadan hukuken etkilenen kişi; uygulamada kısıtlının eşi, çocukları, kardeşleri ve küçüklerin annesi bu yola başvurmuştur.
Vesayet makamı
Vasiyi atayan sulh hukuk mahkemesi (TMK m. 397).
Denetim makamı
Vesayet makamının yerinde görmediği kaçınma ve itirazları karara bağlayan asliye hukuk mahkemesi (TMK m. 397).

TMK 422 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
KaçınmaVasiliğe atanan kişi kaçınma hakkını kullanabilirTMK m. 422
Kaçınma süresiTebliğden başlayarak on günTMK m. 422
İtirazİlgili olan herkes atamanın kanuna aykırılığını ileri sürebilirTMK m. 422
İtiraz süresiAtamanın öğrenildiği günden başlayarak on günTMK m. 422
Vesayet makamıYerinde görürse yeni vasi atar; görmezse denetim makamına bildirirTMK m. 422
Geçici görevVasi, yerine başkası atanıncaya kadar görevini sürdürürTMK m. 423
KararDenetim makamı kararı vasiye ve vesayet makamına bildirirTMK m. 424
KesinlikDenetim makamının itiraz üzerine verdiği karar kesindirTMK m. 488
Kaynak743 m. 372Gerekçe, s. 142

TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 372. maddesini karşılamaktadır; arılaştırılarak kaleme alınmış, maddedeki "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Tasarının 422. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 462).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, kaçınma süresinin tebliğden, itiraz süresinin ise öğrenmeden başlaması ve her ikisinin de on gün olmasıdır. İkinci nokta, vasinin şahsına yönelik itirazların ve kaçınma sebeplerinin temyiz yoluyla değil, önce vesayet makamında, sonra denetim makamında incelenmesidir. Üçüncü nokta, denetim makamının bu konudaki kararının kesin olmasıdır (Yargıtay 8. HD, 2017/9027 E., 2018/1104 K., 23.01.2018).

Vasilikten kaçınma

  • Kim: Vasiliğe atanan kişi.
  • Süre: Atamanın kendisine tebliğinden başlayarak on gün.
  • Sebepler: Kanundaki kaçınma sebepleri ve dört yıl dolduktan sonra kaçınma hakkı.

Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. Atama kararının vasiye hemen tebliğ olunması bu süre bakımından önem taşır (TMK m. 421). Kaçınma, kanunda sayılan sebeplere dayanmalıdır (TMK m. 417); dört yıl dolunca vasi ayrıca kaçınma hakkını kullanabilir (TMK m. 456).

Yargıtay, vasiliğe atanan kişinin kaçınma hakkını tebliğden başlayarak on gün içinde kullanabileceğini, vesayet makamının kaçınma sebeplerini yerinde görürse yeni bir vasi atayacağını, görmezse görüşüyle birlikte durumu denetim makamına bildireceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/7192 E., 2011/19661 K., 24.11.2011). Kaçınma sebeplerine dayanan temyiz dilekçesinin görev yönünden reddedilmesi ve dosyanın bu usulle inceleme için geri çevrilmesi gerektiği de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/21809 E., 2010/10152 K., 25.05.2010).

Boşanma davalarında da bu süreç önem taşır. Davalıya atanan vasiye vesayet kararı tebliğ edilmemiş bir dosyada Yargıtay, kararın tebliğinden sonra vasinin kaçınma sebeplerini ileri sürebileceğini ve bu süreç sonuçlanmadan davanın esasına girilmesinin usule aykırı olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2006/20101 E., 2006/17373 K., 11.12.2006).

Atamanın kanuna aykırılığına itiraz

  • Kim: İlgili olan herkes.
  • Süre: Vasinin atandığının öğrenildiği günden başlayarak on gün.
  • Sebepler: Vasilik koşulları, öncelik hakları ve vasiliğe engel sebepler.

İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. İtiraz, atanan kişinin vasilik koşullarını taşımadığına (TMK m. 413), eşe ve yakın hısımlara tanınan önceliğin gözetilmediğine (TMK m. 414) veya atanan kişide vasiliğe engel bir sebep bulunduğuna (TMK m. 418) dayanabilir.

Yargıtay, kısıtlının kardeşinin vasi atanmasına karşı eşinin kendisinin atanması gerektiği yönündeki itirazının önce vesayet makamında, yerinde görülmezse denetim makamında incelenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2015/11809 E., 2016/7594 K., 10.05.2016). Küçük yeğenlerine vasi olmak isteyen davacının, küçüklere anneannelerinin vasi atanmasına karşı temyizi de vasinin şahsına itiraz olarak değerlendirilmiştir (Yargıtay 18. HD, 2013/19551 E., 2014/5511 K., 25.03.2014).

Kısıtlının oğlunun, vasi olarak atanan eşe yönelik itirazının kısıtlama kararına yönelik temyizden ayrı tutulduğu ve önce vesayet makamında incelenmesi için dosyanın iade edildiği görülmektedir (Yargıtay 8. HD, 2018/61 E., 2018/639 K., 17.01.2018). Mevcut vasi ile kısıtlı arasında menfaat çatışması bulunduğu iddiasıyla yapılan vasi değişikliği istemi de aynı usule bağlanmıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/10648 E., 2018/742 K., 18.01.2018).

Vesayet makamının incelemesi

  • Yerinde görürse: Yeni bir vasi atar.
  • Yerinde görmezse: Görüşüyle birlikte durumu denetim makamına bildirir.
  • Başka karar veremez: Kaçınma talebi üzerine yetkisizlik kararı verilemez.

Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir. Yargıtay, vasinin kaçınma sebebi ileri sürmesi hâlinde vesayet makamının görüşünü oluşturarak durumu denetim makamına bildirmekle yükümlü olduğunu ve bunun dışında başka bir karar veremeyeceğini belirterek verilen yetkisizlik kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2007/11135 E., 2007/11112 K., 12.07.2007).

Kısıtlama kararına yönelik temyiz ile vasinin şahsına yönelik itiraz aynı dilekçede yer alsa bile ayrı incelenir. Vasi adayının temyizinde kısıtlama kararı onanmış, vasinin şahsına yönelik itiraz ise 422. maddedeki usulle incelenmek üzere iade edilmiştir (Yargıtay 18. HD, 2015/38 E., 2015/13887 K., 07.10.2015).

Denetim makamının kararı ve kesinlik

  • Karar: Denetim makamı kararını vasiye ve vesayet makamına bildirir.
  • Kesinlik: İtiraz üzerine verilen denetim makamı kararı kesindir.
  • Geçici görev: Karar verilinceye kadar vasi görevini sürdürür.

Denetim makamı vereceği kararı vasiliğe atanmış olan kimseye ve vesayet makamına bildirir; vasiliğe atananın görevden alınması hâlinde vesayet makamı hemen yeni bir vasi atar (TMK m. 424). İlgililer vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir; denetim makamı gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar (TMK m. 488).

Yargıtay, küçüklerin annesinin dedeleri vasi atanmasına yaptığı itirazı reddeden denetim makamı kararının kesin olduğunu belirterek temyiz istemini reddetmiştir (Yargıtay 18. HD, 2015/14336 E., 2015/14218 K., 12.10.2015). Vasi olmak istemediği için yapılan itirazı reddeden denetim makamı kararının da temyiz edilemeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/9027 E., 2018/1104 K., 23.01.2018). Vasiliğe atanan kimse, vasilikten kaçınmış veya atanmasına itiraz edilmiş olsa bile, yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait görevleri yerine getirmekle yükümlüdür (TMK m. 423).

Uygulamada

Vasi olarak atandıysanız ve görevi üstlenemeyecekseniz, kanundaki kaçınma sebebinizi atamanın size tebliğinden başlayarak on gün içinde vesayet makamına bildirin. Eşinize veya bir yakınınıza başkası vasi atandıysa ve bu atamanın kanuna aykırı olduğunu düşünüyorsanız, atamayı öğrendiğiniz günden başlayarak on gün içinde vesayet makamına itiraz edin; kararı temyiz etmek yerine bu yolu kullanın. Denetim makamının kararı kesin olduğundan itiraz sebeplerinizi ve delillerinizi baştan eksiksiz bildirin (TMK m. 488).

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar, 422. maddeyi vasinin kaçınması, ilgililerin itirazı, vesayet makamının incelemesi ve denetim makamı kararının kesinliği yönünden uygulayan kararlardan seçilmiştir; aynı gerekçeyi tekrarlayan kararlara ayrıca yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/7192 E. · 2011/19661 K.24.11.2011

Vasiliğe atanan kişi kaçınma hakkını atamanın kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde kullanır; bu talebi önce vesayet makamı inceler

Görev süresinin dolduğunu ileri süren vasi görevden alınmasını istedi; vesayet makamı istemi kabul ederek kısıtlıya kardeşini yeni vasi olarak atadı. Yeni vasi, vasilik görevinden kaçınma sebeplerini ileri sürerek kararı temyiz etti.

“Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince; vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden itibaren on gün içinde kaçınma hakkının kullanabilir. Vesayet makamı kaçınma sebeplerini yerinde görürse, yeni bir vasi atar, yerinde görmediği takdirde , bu konudaki görüşüyle birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 422. maddenin birinci ve üçüncü fıkralarını birlikte açıklar. Daire, vasiliğe atanan kişinin bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde kaçınma hakkını kullanabileceğini, vesayet makamının kaçınma sebeplerini yerinde görürse yeni bir vasi atayacağını, görmezse görüşüyle birlikte durumu denetim makamına bildireceğini belirtmiştir. Kaçınma sebeplerini inceleme görevi önce vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, sonra denetim makamı sıfatıyla asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan temyiz dilekçesi görev yönünden reddedilerek dosya geri çevrilmiştir (TMK m. 421).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2009/21809 E. · 2010/10152 K.25.05.2010

Vasinin kaçınma sebeplerine dayanan temyiz dilekçesi görev yönünden reddedilir; kaçınma önce vesayet makamında, sonra denetim makamında kesin olarak karara bağlanır

Vasi tayinine ilişkin karar, atanan vasi tarafından vasilik görevinden kaçınma yönünden temyiz edildi.

“Türk Medeni Kanununun 422.maddesi vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürlerini) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye mahkemesine aittir (5133 S.K.md.2-3, TMK.md.397). Öyle ise vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebepleri, yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca özür nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilmesne ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilemsine karar verilmesi gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, kaçınmanın temyiz yoluyla değil 422. maddedeki usulle ileri sürüleceğini gösterir. Daire, vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevinin önce vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi hâlinde denetim makamı olan asliye mahkemesine ait olduğunu belirtmiştir. Vesayet makamınca özür nedenleri yerinde görülmezse kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilmesi ve denetim makamınca kesin bir karar verilmesi için dilekçe görev yönünden reddedilerek dosya geri çevrilmiştir (TMK m. 417).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2007/11135 E. · 2007/11112 K.12.07.2007

Vasinin kaçınma talebi üzerine vesayet makamı yetkisizlik kararı veremez; görüşünü oluşturup durumu denetim makamına bildirmekle yükümlüdür

Kısıtlama kararını veren sulh hukuk mahkemesinin atadığı vasi vasilikten kaçınmak istedi. Mahkeme, kısıtlının yerleşim yeri değiştirilmemiş olduğu hâlde yetkisizlik kararı verdi.

“Kısıtlamaya karar vermekle, kararı veren bu mahkeme vesayet makamı haline gelmiştir.Kısıtlının yerleşim yerinin değiştirildiğine ilişkin bir kararda bulunmamaktadır. İstek, atanan vasinin vasilikten kaçınmasına ilişkindir. (TMK.422) Atanan vasinin, vasilikten kaçınma sebebini ileri sürmesi halinde vesayet makamı bu sebebi yerinde görüp görmediğine ilişkin bir görüş oluşturup bu konuda gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirmekle yükümlüdür.(TMK. 422/3.) Bunun dışında başka bir karar veremez.”

Ne anlama geliyor? Karar, 422. maddenin üçüncü fıkrasının vesayet makamına bıraktığı seçenekleri gösterir. Daire, kısıtlama kararını veren mahkemenin vesayet makamı hâline geldiğini, kısıtlının yerleşim yeri de değiştirilmediğinden yetkinin bu mahkemede kaldığını belirtmiştir. Vasinin kaçınma sebebi ileri sürmesi hâlinde vesayet makamının bu sebebi yerinde görüp görmediğine ilişkin görüşünü oluşturarak durumu denetim makamına bildirmekle yükümlü olduğu ve bunun dışında başka bir karar veremeyeceği açıklanarak yetkisizlik kararı bozulmuştur (TMK m. 412).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2006/20101 E. · 2006/17373 K.11.12.2006

Boşanma davasında davalıya atanan vasiye vesayet kararı tebliğ edilmemişse, kaçınma ve itiraz süreci tamamlanmadan davanın esasına girilemez

Boşanma davasının davalısına birden fazla vesayet makamınca vasi atanmıştı; davalının yerleşim yerindeki vesayet makamının kararı ise vasiye tebliğ edilmemişti. Mahkeme bu durumu gözetmeden davanın esasını inceleyip hüküm kurdu.

“Vesayet Kararının vasiye tebliği edilip, vasi...ın vasilikten kaçınma sebeplerini ileri sürmesi halinde vesayet makamınca kaçınma sebepleri kabul edilirse yeni bir vasi atayabileceği gibi isteğin yerinde görülmemesi halinde de gerekli kararın verilmesi bakımından durumu denetim makamına bildirmesi zorunludur.”

Ne anlama geliyor? Karar, 422. maddedeki kaçınma sürecinin boşanma davasına etkisini gösterir. Daire, vesayet kararının vasiye tebliğ edilmediğini tespit etmiş; kararın tebliğinden sonra vasinin kaçınma sebeplerini ileri sürebileceğini, vesayet makamının bunları yerinde görürse yeni vasi atayacağını, görmezse gerekli kararın verilmesi için durumu denetim makamına bildirmesinin zorunlu olduğunu belirtmiştir. Yetkisiz vesayet makamının kararının kaldırılması, vasinin itirazlarının denetim makamınca incelenmesi ve sonucun beklenmesi gerekirken davanın esasının incelenmesi usule aykırı bulunarak hüküm bozulmuştur (TMK m. 421).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/14336 E. · 2015/14218 K.12.10.2015

Küçüklerin annesinin, dedeleri vasi atanmasına yaptığı itirazı reddeden denetim makamı kararı kesindir; bu karara karşı temyiz yoluna gidilemez

Nüfus müdürlüğünün ihbarı üzerine velayet altında bulunmayan küçükler vesayet altına alındı ve dedeleri vasi olarak atandı. Küçüklerin annesi atanan vasinin şahsına itiraz etti; vesayet makamı itirazı reddederek dosyayı denetim makamına gönderdi, denetim makamı da bu kararı onayladı. Anne denetim makamının kararını temyiz etti.

“Aynı Yasanın 488. maddesi uyarınca ise, vesayet makamının kararlarına ilişkin itiraz üzerine verilen denetim makamı kararları kesindir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 422. maddenin ikinci fıkrasındaki itirazın hangi aşamada sona erdiğini gösterir. Küçüklerin annesi, atanan vasinin şahsına itiraz etmiş; itiraz önce vesayet makamında, sonra denetim makamında incelenmiştir. Daire, annenin temyiz dilekçesini atanan vasinin şahsına itiraz olarak nitelendirmiş, denetim makamının bu konudaki kararının 488. madde uyarınca kesin olduğunu belirterek temyiz istemini reddetmiştir (TMK m. 488).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2013/19551 E. · 2014/5511 K.25.03.2014

Kendisinin vasi atanmasını isteyen davacının, küçüklere anneannelerinin vasi atanmasına karşı temyizi, vasinin şahsına itiraz olarak önce vesayet makamında incelenir

Davacı, yaşı küçük yeğenlerine kendisinin vasi olarak atanmasını istedi. Mahkeme davayı kabul etmekle birlikte küçüklere anneannelerini vasi olarak atadı; davacı kararı temyiz etti.

“Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı asliye mahkemesine aittir. Öyle ise vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde denetim makamınca bu konuda aynı Yasa'nın 488.maddesi uyarınca kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline İADESİNE,”

Ne anlama geliyor? Karar, vasi olmak isteyen yakının kendi yerine başkasının atanmasına karşı izleyeceği yolu gösterir. Davacı yeğenlerine vasi olmak istemiş, mahkeme ise anneanneyi atamıştır. Daire, bu temyizi vasinin şahsına yönelik itiraz olarak değerlendirmiş; itirazın önce vesayet makamında incelenmesi, yerinde görülmezse denetim makamınca 488. madde uyarınca kesin olarak karara bağlanması için dosyayı geri çevirmiştir (TMK m. 414).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2018/61 E. · 2018/639 K.17.01.2018

Kısıtlama kararı onansa bile, kısıtlının oğlunun atanan vasiye yönelik itirazı temyizle değil önce vesayet makamında incelenir

Davacı oğul, anne ve babasının kısıtlanmasını istedi. Mahkeme bunlardan birini 405. madde uyarınca kısıtlayıp eşini vasi olarak atadı, diğeri hakkındaki istemi reddetti. Oğul kararı temyiz etti.

“2-Atanan vasinin şahsına itiraz yönünden temyizin incelemesine gelince; Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince, vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye mahkemesine ait olduğundan, vasinin şahsına yönelik itirazları içerir dilekçenin öncelikle vesayet makamınca incelenip itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilerek denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesi gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, kısıtlama kararına yönelik temyiz ile vasinin şahsına yönelik itirazın ayrı yollar izlediğini gösterir. Daire, kısıtlama kararının esasına yönelik temyiz itirazlarını reddederek kararın bu bölümünü onamıştır. Atanan vasinin şahsına yönelik itiraz yönünden ise dilekçenin görev yönünden reddedilmesi, itirazın önce vesayet makamınca incelenmesi, yerinde görülmezse evrakın denetim makamına gönderilerek kesin karar verilmesi için dosya iade edilmiştir (TMK m. 414).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/38 E. · 2015/13887 K.07.10.2015

Vasi adayının temyizinde kısıtlama kararı onanmış; atanan vasinin şahsına yönelik itiraz ise 422. maddedeki usulle incelenmek üzere iade edilmiştir

Davacı, bir yakınının vesayet altına alınmasını istedi. Mahkeme istemi kabul etti; kararı vasi adayı temyiz etti.

“2-Vasinin şahsına itiraz yönünden temyize gelince; Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde ise denetim makamı asliye mahkemesine aittir. Öyle ise vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde denetim makamınca bu konuda aynı Yasanın 488. maddesi uyarınca kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline İADESİNE,”

Ne anlama geliyor? Karar, aynı temyiz dilekçesindeki iki farklı istemin nasıl ayrıştırılacağını gösterir. Daire, vasi tayinine yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek hükmü onamış; vasinin şahsına yönelik itiraz yönünden ise itirazın önce vesayet makamınca değerlendirilmesi, yerinde görülmezse denetim makamınca 488. madde uyarınca kesin bir karar verilmesi için dosyayı iade etmiştir (TMK m. 488).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/11809 E. · 2016/7594 K.10.05.2016

Kısıtlının kardeşinin vasi atanmasına karşı eşin kendisinin atanması gerektiği itirazı, önce vesayet makamında, sonra denetim makamında incelenir

Davacı, kardeşinin 405. madde uyarınca kısıtlanmasını istedi; mahkeme istemi kabul edip davacıyı vasi olarak atadı. Davaya katılan kısıtlının eşi, vasi atanmasına gerek olmadığını, atanacaksa kendisinin vasi olması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etti.

“Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı asliye mahkemesine aittir. Öyle ise vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde denetim makamınca bu konuda aynı yasanın 488.maddesi uyarınca kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline İADESİNE”

Ne anlama geliyor? Karar, eşin önceliğine dayanan itirazın hangi usulle ileri sürüleceğini gösterir. Daire, kısıtlama kararını onamış; vasinin şahsına yönelik itirazın ise temyiz incelemesiyle değil, 422. maddedeki usulle incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Buna göre eşin itirazı önce vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmeli, yerinde görülmezse denetim makamı konuyu kesin olarak karara bağlamalıdır (TMK m. 414).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/10648 E. · 2018/742 K.18.01.2018

Mevcut vasi ile kısıtlı arasında menfaat çatışması bulunduğu iddiasıyla yapılan vasi değişikliği istemi, vasinin şahsına itiraz olarak önce vesayet makamında incelenir

Kısıtlı adayına vasi atandı. Kısıtlının oğlu, babası ile atanan vasi arasında menfaat çatışması bulunduğunu ileri sürerek vasinin görevden alınmasını ve kendisinin vasi atanmasını istedi. Mahkeme, oğulun sicil kaydına göre vasiliğe engel hâli bulunduğunu, mevcut vasinin görevini yapamadığının da kanıtlanamadığını belirterek itirazı reddetti.

“temyiz dilekçesinin vasi adayının, atanan vasinin şahsına itirazı olarak kabul edilip, yapılan bu itirazın öncelikle sulh hukuk mahkemesince değerlendirilerek yerinde görülmediği de gözetilerek buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE,”

Ne anlama geliyor? Karar, atamanın kanuna aykırılığına ilişkin itirazın menfaat çatışması iddiasına dayanabileceğini ve bu itirazın izleyeceği yolu gösterir. Daire, temyiz dilekçesini atanan vasinin şahsına itiraz olarak nitelendirmiş; itirazın önce vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi, yerinde görülmezse evrakın denetim makamına gönderilmesi ve kesin kararın orada verilmesi için dosyayı geri çevirmiştir (TMK m. 418).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi2017/9027 E. · 2018/1104 K.23.01.2018

Vasi olmak istemediği için yapılan itirazı reddeden denetim makamı kararı kesindir; temyiz edilemez

Hükümlü bir kişiye vasi olarak atanan kişi, vasi olmak istemediğini açıklayarak atamaya itiraz etti. Denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesi itirazı reddetti; vasi bu kararı temyiz etti.

“Türk Medeni Kanunu'nun 488. maddesi "İlgililer, vesayet makamının kararlarına karşı, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar" hükmünü içermektedir. Açıklanan Kanun hükmü uyarınca denetim makamı kararı kesin olduğundan, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 422. maddedeki sürecin denetim makamında sona erdiğini gösterir. Vasi, görevi istemediğini ileri sürerek atamaya itiraz etmiş, denetim makamı itirazı reddetmiştir. Daire, 488. maddeye göre denetim makamının itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğunu, bu nedenle temyiz edilemeyeceğini belirterek temyiz istemini reddetmiştir (TMK m. 488).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 422- Yürürlükteki Kanunun 372 nci maddesini karşılamaktadır. Arılaştırmak suretiyle kaleme alınmıştır. Maddedeki "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 142

Tasarının 422. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 462).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 372. maddeydi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 372 (mülga)

Tayini kendisine tebliğ edildiği günden itibaren on gün içinde, vasi, kanuni mazeretlerini beyan ile itizar edebilir. Bundan başka her alakadar, muttali olduğu günden itibaren on gün içinde tayinin kanuna mugayir olduğundan bahisle itiraz edebilir. Sulh Mahkemesi, itizarı veya itirazı kabul ederse yeniden bir vasi tayin eder; kabul etmediği halde bir karar vermek üzere keyfiyeti raporla mahkemei asliyeye gönderir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3724721 sayılı Kanun m. 422
KaçınmaVasi, tebliğden itibaren on gün içinde kanuni mazeretlerini bildirerek kaçınabilirVasiliğe atanan kişi, tebliğden başlayarak on gün içinde kaçınma hakkını kullanabilir
İtirazHer ilgili, öğrendiği günden itibaren on gün içinde itiraz edebilirİlgili olan herkes, öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırılığını ileri sürebilir
İncelemeSulh mahkemesi; kabul etmezse asliye mahkemesiVesayet makamı; yerinde görmezse denetim makamı

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 422. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Vasi olarak atanmanız, eşinize veya bir yakınınıza atanan vasiye itiraz, boşanma davasında vasilik veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 422 ne diyor?

Vasiliğe atanan kişinin tebliğden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınabileceğini, ilgili olan herkesin vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebileceğini ve vesayet makamının bu başvuruları nasıl inceleyeceğini düzenler.

Vasilikten kaçınma süresi ne kadardır?

Atamanın kendisine tebliğinden başlayarak on gün.

Vasi atamasına kimler itiraz edebilir?

İlgili olan herkes; uygulamada kısıtlının eşi, çocukları, kardeşleri ve küçüklerin annesi bu yola başvurmuştur.

İtiraz süresi ne zaman başlar?

Vasinin atandığının öğrenildiği günden başlayarak on gün içinde itiraz edilmelidir.

Vasi atamasına karşı temyiz yoluna gidilebilir mi?

Vasinin şahsına yönelik itirazlar temyiz yoluyla değil, önce vesayet makamında, sonra denetim makamında incelenir (Yargıtay 18. HD, 2015/11809 E., 2016/7594 K., 10.05.2016).

Vesayet makamı itirazı yerinde görürse ne olur?

Yeni bir vasi atar.

Vesayet makamı itirazı yerinde görmezse ne olur?

Görüşüyle birlikte durumu karar vermek üzere denetim makamına bildirir.

Denetim makamının kararına karşı başvuru yolu var mı?

Hayır; denetim makamının itiraz üzerine verdiği karar kesindir (Yargıtay 18. HD, 2015/14336 E., 2015/14218 K., 12.10.2015).

İtiraz sürerken vasi görevini yapar mı?

Evet; vasiliğe atanan kimse, yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait görevleri yerine getirmekle yükümlüdür (TMK m. 423).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 372. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 26 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp