TMK 419 üç kural koyar. Birincisi, vesayet makamı gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür. İkincisi, gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanlar da kısıtlanabilir; ancak kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Üçüncüsü, kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmaz, velayet altında bırakılır (TMK m. 335). Velayet altında bırakılan kısıtlı çocuk ve malları hakkında velayet hükümleri uygulanır; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, velinin bu çocuk adına iştirak nafakasının artırılması davası açması için vesayet makamından izin almasına gerek olmadığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/441 E., 2019/1137 K., 05.11.2019). Gerekçeye göre madde eski Kanun'un 369. maddesini karşılar ve hüküm değişikliği yoktur.
- Gecikmeksizin atama
- Vesayeti gerektiren durum belirlendiğinde vasinin beklemeden atanması yükümlülüğü.
- Küçüğün kısıtlanması
- Ergin olmayan kişi hakkında, ergin olduğunda sonuç doğurmak üzere verilen kısıtlama kararı.
- Velayet altında bırakma
- Kısıtlanan ergin çocuğa vasi atanmayıp çocuğun ana ve babasının velayetinde kalması.
- Velayet hükümleri
- Ana ve babanın çocuk ve çocuk malları üzerindeki hak ve yükümlülüklerini düzenleyen kurallar (TMK m. 335 vd.).
- Vesayet makamı
- Vasiyi atayan ve vesayeti yürüten sulh hukuk mahkemesi (TMK m. 397).
TMK 419 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Atama | Vesayet makamı gecikmeksizin vasi atar | TMK m. 419 |
| Küçükler | Gerek duyulursa kısıtlanabilir; karar ergin olunca sonuç doğurur | TMK m. 419 |
| Ergin çocuk | Kural olarak velayet altında bırakılır | TMK m. 419, 335 |
| Uygulanacak hükümler | Velayet hükümleri | TMK m. 335 vd. |
| Vesayet izni | 462 ve 463. maddeler uygulanmaz | TMK m. 462, 463 |
| Velayete ilişkin istemler | Aile mahkemesi | 4787 s. K. m. 4 |
| Kısıtlılığın kaldırılması | Sulh hukuk mahkemesi | TMK m. 397 |
| Kaynak | 743 m. 369 | Gerekçe, s. 142 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 369. maddesini karşılamaktadır. Henüz ergin olmayanların kısıtlanmasına karar verilen hâllerde, ikinci fıkraya kısıtlama kararının ancak ergin olma tarihinden itibaren sonuç meydana getireceği hakkında bir ibare eklenerek maddeye açıklık getirilmiştir. Madde, kaynak İsviçre Medeni Kanunu'nun 385. maddesine uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir; hüküm değişikliği yoktur. Tasarının 419. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 462).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, kısıtlanan ergin çocuğa kural olarak vasi atanmaması, çocuğun ana ve babasının velayeti altında bırakılmasıdır; mahkeme bunun yerine vasi atamışsa hüküm düzeltilir (Yargıtay 8. HD, 2017/11747 E., 2018/1441 K., 25.01.2018). İkinci nokta, küçük hakkında verilen kısıtlama kararının ergin olduktan sonra sonuç doğurmasıdır. Üçüncü nokta, velayet altında bırakılan kısıtlı hakkında velayet hükümlerinin uygulanması, vesayet makamı iznine ilişkin hükümlerin uygulanmamasıdır.
Gecikmeksizin vasi atama
- Yükümlülük: Vesayet makamı vasiyi beklemeden atar.
- Kamu düzeni: Vesayet hükümleri kamu düzenine ilişkindir.
- Ret sebebi değildir: Kişinin bakımını bir yakınının üstlenmesi.
Vesayet makamı, vesayeti gerektiren bir durumu öğrendiğinde gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür. Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür (TMK m. 403). Vasi atanıncaya kadar vesayet işleri zorunlu kıldığı takdirde vesayet makamı gerekli önlemleri re'sen alır (TMK m. 420).
Yargıtay, kısıtlanması istenen kişinin bakımının bir yakını tarafından sağlanmasının kanunda ret sebebi olarak düzenlenmediğini, bu durumun kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu anlamına da gelmediğini belirterek ret kararını bozmuş ve vesayet makamının gecikmeksizin vasi atamakla yükümlü olduğunu hatırlatmıştır (Yargıtay 18. HD, 2012/9885 E., 2012/10229 K., 27.09.2012).
Henüz ergin olmayanların kısıtlanması
- Olanak: Gerek duyulduğunda küçük de kısıtlanabilir.
- Sonuç: Kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur.
- Gerekçe: Bu ibare maddeye açıklık getirmek için eklenmiştir.
Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Gerekçeye göre eski Kanun da küçüğün erginliğinden önce kısıtlama yapılmasına izin veriyordu; yeni metin kararın ancak ergin olma tarihinden itibaren sonuç doğuracağını açıkça belirtmiştir. Küçük, ergin oluncaya kadar zaten ana ve babasının velayeti altındadır (TMK m. 335).
Yargıtay, ergin olmayan kızına maaş bağlanabilmesi için vasi atanmasını isteyen davacının istemini küçüğün kısıtlanması istemi olarak değerlendirmiş; küçüğün yetkili bir sağlık kuruluşunca incelenerek kısıtlamayı gerektiren bir durumun bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir durum varsa ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlanmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/20843 E., 2011/10255 K., 13.06.2011). Babası ölmüş bir küçüğün kısıtlanmasını isteyen annenin vasi atanmasına değil, çocuğun ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlanmasına ve annenin velayeti altında bırakılmasına karar verilmesi gerektiği de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/16274 E., 2011/5552 K., 29.03.2011).
Kısıtlanan ergin çocuğun velayet altında bırakılması
- Kural: Kısıtlanan ergin çocuğa vasi atanmaz.
- İstisna: Hâkim vasi atanmasına gerek görürse vasi atanır.
- Yanlış atama: Vasi atanmışsa hüküm velayet altında bırakma biçiminde düzeltilir.
Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmaz, velayet altında bırakılır. Aynı kural velayet hükümleri arasında da yer alır: hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalır (TMK m. 335). Eski Kanun bu kuralı "Reşit olan evlat hacredildikte, vesayet altına alınacak yerde, aslolan, velayet altına konulmaktır" biçiminde ifade ediyordu. Kısıtlamaya ve vasi atanmasına ya da kısıtlının velayet altında bırakılmasına ilişkin karar, kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur (TMK m. 421).
Yargıtay, hükümlülük sebebiyle kısıtlanan ergin çocuğa babasının vasi olarak atandığı bir dosyada, çocuğun velayet altında bırakılması gerekirken vesayet altına alınmasının doğru olmadığını belirtmiş; yanılgı yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmü, çocuğun babasının velayeti altında bırakılması biçiminde düzelterek onamıştır (Yargıtay 8. HD, 2017/11747 E., 2018/1441 K., 25.01.2018). Babası ölmüş ve bakımını annesi üstlenmiş bir ergin için mahkemenin annenin ifadesine başvurması ve öncelikle annenin velayeti altında bırakılma kuralını gözetmesi gerektiği de belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2004/15802 E., 2005/1935 K., 14.02.2005).
Velayet hükümlerinin uygulanması
- Velayet hükümleri: Çocuk ve malları hakkında velayet kuralları uygulanır.
- Vesayet izni: 462 ve 463. maddeler uygulanmaz.
- Uygulama: Dava açma, taşınmaz satışı ve bakma sözleşmesi için izin aranmamıştır.
Velayet altında bırakılan kısıtlı çocuk ve malları hakkında velayet hükümleri uygulanır. Velayet hakkına sahip ebeveyn çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdür; kural olarak hesap ve güvence vermez (TMK m. 352). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kısıtlanan ergin çocuğun anne ve babasına vasi tayin edilmesi hâlinde vesayet değil velayet hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek annenin velayeti altındaki kısıtlı çocuğu adına iştirak nafakasının artırılması davasını vesayet makamından izin almadan açabileceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/441 E., 2019/1137 K., 05.11.2019).
Velayet altında bırakılan kısıtlı çocuğa babasından intikal eden taşınmazların satılmasında velinin mahkemeden izin almasına gerek olmadığı belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/19351 E., 2017/12079 K., 02.11.2017). Vesayet makamı ve denetim makamı iznini düzenleyen 462 ve 463. maddelerin velayet altındaki çocuklarda uygulanmayacağı, velinin ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmak için de mahkemeden izin almasının gerekmediği kabul edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2019/6008 E., 2019/10760 K., 02.12.2019).
Görevli mahkeme
- Velayete ilişkin istemler: Aile mahkemesi.
- Kısıtlılığın kaldırılması: Sulh hukuk mahkemesi.
- Neden: Vesayet işleri aile mahkemelerinin görevi dışında bırakılmıştır.
Aile mahkemeleri, Medeni Kanun'un ikinci kitabından doğan dava ve işlere bakar; ancak vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlığı düzenleyen üçüncü kısım bu görevin dışındadır. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 397). Bu ayrım, velayet altında bırakılan kısıtlıya ilişkin istemlerde hangi mahkemenin görevli olacağını belirler.
Yargıtay, velayet altında bırakılan kısıtlının taşınmaz payının ölünceye kadar bakma karşılığı devrine izin istemini sulh hukuk mahkemesi sıfatıyla karara bağlayan hükmü, davanın aile mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 2018/1309 E., 2018/10766 K., 05.04.2018). Kısıtlanıp annesinin velayeti altında bırakılan ergin çocuğun taşınmazının satışına izin istemi için de aile mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir (Yargıtay 20. HD, 2016/14667 E., 2017/664 K., 31.01.2017). Buna karşılık kısıtlılığın kaldırılması istemi vesayete ilişkin olduğundan sulh hukuk mahkemesinde görülür (Yargıtay 5. HD, 2020/10043 E., 2020/10490 K., 30.11.2020).
Ergin çocuğunuz kısıtlanacaksa, kural olarak vasi atanmaz, siz veli olarak kalırsınız; kararda çocuğun velayetinizde bırakıldığının açıkça yazılmasını isteyin (TMK m. 419, 335). Çocuğunuz henüz ergin değilse, gerek duyulduğunda ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlanmasını isteyebilirsiniz. Boşandıysanız ve velayetinizdeki kısıtlı ergin çocuğunuz için iştirak nafakasının artırılmasını istiyorsanız, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bu dava için vesayet makamından izin almanız gerekmez (Yargıtay HGK, 2017/441 E., 2019/1137 K., 05.11.2019).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 419. maddeyi gecikmeksizin vasi atama, küçüklerin kısıtlanması, kısıtlanan ergin çocuğun velayet altında bırakılması ve görevli mahkeme yönünden uygulayan kararlardan seçilmiştir; aynı gerekçeyi tekrarlayan kararlara ayrıca yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Kısıtlanıp annesinin velayeti altında bırakılan ergin çocuk için iştirak nafakasının artırılması davası açmak üzere vesayet makamından izin alınması gerekmez
Boşanma kararıyla velayeti anneye verilen ve iştirak nafakasına hükmedilen müşterek çocuk, ergin olduktan sonra kısıtlanarak annesinin velayeti altında bırakıldı. Anne, çocuk adına iştirak nafakasının artırılmasını istedi. Özel Daire, dava açılması için vesayet makamından izin alınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu; yerel mahkeme izne gerek olmadığı gerekçesiyle direndi.
“4721 sayılı TMK'nın 419. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; "Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır." hükmü gereğince kısıtlanan ergin çocuklara anne ve babasının vasi tayin edilmesi hâlinde vesayet değil velayet hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 419. maddenin üçüncü fıkrasının boşanma sonrası uyuşmazlıklardaki sonucunu Hukuk Genel Kurulu düzeyinde gösterir. Genel Kurul, kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağını, bu çocuklar hakkında vesayet değil velayet hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle anne, velayeti altındaki kısıtlı çocuğu adına iştirak nafakasının artırılması davasını vesayet makamından izin almadan açabilir; yerel mahkemenin bu yöndeki direnme gerekçesi yerinde bulunmuş, işin esasının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir (TMK m. 335).
Velayet altında bırakılan kısıtlı çocuğa babasından kalan taşınmazların satışı için veli mahkemeden izin almak zorunda değildir
Kısıtlanan ergin çocuk annesinin velayeti altında bırakılmıştı. Anne, çocuğa babasından intikal eden taşınmazları satabilmek için izin istedi; mahkeme satışın kısıtlının menfaatine uygun olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle istemi reddetti.
“Kısıtlanan ergin çocukların "kural olarak" vesayet altına alınmayıp "velayet altında bırakılacağına" ilişkin yasal düzenlemenin (TMK m. 335/2.419/3) sonucu olarak "velayet altında bırakılan" çocuk ve mallarına yönelik yapılacak işlemlerde velayete ilişkin hükümlerin uygulanması gerekecektir. Velayete ilişkin hükümler gereği bu hakka sahip olan ebeveyn çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler. Kural olarak hesap ve güvence vermezler (TMK m. 352/1). Velayet hakkına sahip olan anne veya baba kusurları sebebiyle velayeti kaldırılmadıkça çocuğun mallarını da kullanabilirler (TMK m. 354). Çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitim için; hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarım karşılamak üzere sarfedebilirler (TMK m.355). Buna göre, talep edenin velayeti altındaki çocuk için intikal eden taşınmazların satılmasında mahkemeden izin almasına gerek yoktur.”
Ne anlama geliyor? Karar, velayet altında bırakılan kısıtlının malları üzerindeki işlemlerde hangi kuralların uygulanacağını gösterir. Daire, bu çocuk ve malları hakkında velayet hükümlerinin uygulanacağını; velayet hakkına sahip ebeveynin çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlü olduğunu, kural olarak hesap ve güvence vermeyeceğini belirtmiştir. Velinin taşınmaz satışı için mahkemeden izin almasına gerek bulunmadığından davacının hukuki yararı yoktur; ret kararı bu gerekçeyle düzeltilerek onanmıştır (TMK m. 352).
Velayet altında bırakılan kısıtlı çocuk hakkında vesayet makamı iznine ilişkin 462 ve 463. maddeler uygulanmaz; ölünceye kadar bakma sözleşmesi için izin gerekmez
Evlat edinen, velayeti altında bırakılan kısıtlı evlatlığı adına ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmasına izin verilmesini istedi. Daire önce işin aile mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu; bozmadan sonra aile mahkemesi istemi reddetti ve karar yeniden temyiz edildi.
“Kısıtlanıp velayet altında bırakılmasına karar verilen çocuklar ve bunların malları hakkındaki uyuşmazlıklarda velayet hükümleri uygulanacak olup, TMK'nin 462 ve 463. maddelerinin velayet altındaki çocuklarda uygulanması sözkonusu değildir.”
Ne anlama geliyor? Karar, velayet altında bırakılan kısıtlı ile vesayet altındaki kısıtlı arasındaki farkı açıkça ortaya koyar. Daire, kısıtlanıp velayet altında bırakılan çocuklar ve malları hakkındaki uyuşmazlıklarda velayet hükümlerinin uygulanacağını, vesayet makamı ve denetim makamı iznini düzenleyen 462 ve 463. maddelerin bu çocuklar hakkında uygulanmayacağını belirtmiştir. Bu nedenle velinin ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmak için mahkemeden izin almasına gerek olmadığı, istemin reddi sonuç itibarıyla doğru olduğundan hükmün gerekçesi değiştirilerek onanmıştır (TMK m. 462).
Velayet altında bırakılan kısıtlının taşınmazının ölünceye kadar bakma karşılığı devrine izin istemi, sulh hukuk mahkemesinde değil aile mahkemesinde görülür
Kısıtlanan ergin evlatlık, evlat edinen annesinin velayeti altında bırakılmıştı. Anne, çocuğun taşınmaz payının ölünceye kadar bakma karşılığı bir yakınına devrine izin verilmesini sulh hukuk mahkemesinden istedi; istem reddedildi, denetim makamı da itirazı reddetti.
“Dava; annesinin velayeti altına bırakılan ergin kısıtlının, taşınmazdaki payının ölünceye kadar bakma vaadi ile devrine izin verilmesi istemine ilişkin olup, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabında yer alan işler arasında bulunmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Karar, velayet altında bırakılan kısıtlıya ilişkin istemlerde görevli mahkemeyi gösterir. Daire, velayet altında bırakılan çocuk ve malları hakkında velayet hükümlerinin uygulanacağını, bu istemin Medeni Kanun'un ikinci kitabının velayete ilişkin işleri arasında yer aldığını belirtmiştir. Aile hukukundan doğan bu dava ve işlere aile mahkemesi, bulunmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakacağından, sulh hukuk mahkemesi olarak işin esasına girilmesi doğru görülmemiş ve hüküm bozulmuştur (TMK m. 335).
Kısıtlanıp annesinin velayeti altında bırakılan ergin çocuğun taşınmazının satışına izin istemine aile mahkemesi bakar
Anne, kısıtlanıp velayeti altında bırakılan oğlunun taşınmaz hissesinin satılması ve bedelle çocuk adına araç alınması için izin istedi. Sulh hukuk mahkemesi velayet hükümleri uygulanacağı için aile mahkemesinin görevli olduğunu, aile mahkemesi ise satışa izin konusunda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı verdi.
“Somut olayda; 18 yaşından büyük çocuğun kısıtlanıp annesinin velayeti altına alındığına göre TMK'nın 2. kitabında düzenlenen velayet hükümlerinin uygulanması gerektiği ve TMK'nın 335. vd. maddelerinde düzenlenen uyuşmazlığın 4787 sayılı Aile Mahkemesinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca aile mahkemelerinin görevi kapsamında olduğu anlaşılmakla, davanın ... 10. Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Karar, görev uyuşmazlığını 419. maddenin üçüncü fıkrası üzerinden çözer. Daire, ergin çocuğun kısıtlanıp annesinin velayeti altına alındığı durumda velayet hükümlerinin uygulanacağını, velayete ilişkin uyuşmazlıkların aile mahkemelerinin görevi kapsamında olduğunu belirtmiş ve aile mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir (TMK m. 335).
Velayet altında bırakılan kısıtlının kısıtlılığının kaldırılması istemi vesayet hukukuna ilişkindir; bu isteme sulh hukuk mahkemesi bakar
Kısıtlı, kısıtlılık hâlinin kaldırılmasını istedi. Sulh hukuk mahkemesi velayet altında bırakılan çocuklar hakkında velayet hükümleri uygulanacağı gerekçesiyle, asliye hukuk mahkemesi ise kısıtlılığın kaldırılmasının vesayet makamının görevi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi.
“O halde, konusu Medeni Yasanın 2. Kitabının Üçüncü Kısmında yer alan davaya sulh hukuk mahkemesi bakmakla görevli olduğundan,uyuşmazlığın ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, velayet altında bırakma ile kısıtlılığın kendisi arasındaki ayrımı gösterir. Daire, kısıtlılığın kaldırılması isteminin vesayete ilişkin olduğunu, Medeni Kanun'un ikinci kitabının üçüncü kısmındaki vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlık işlerinin aile mahkemelerinin görevi dışında bırakıldığını ve vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi olduğunu belirterek sulh hukuk mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Velayet altında bırakılan kısıtlının kısıtlılığının kaldırılması da bu kapsamdadır (TMK m. 397).
Kısıtlanan ergin çocuğa babasının vasi olarak atanması yanlıştır; hüküm, çocuğun babasının velayeti altında bırakılması biçiminde düzeltilir
Ceza infaz kurumunun ihbarı üzerine hükümlü bir ergin, hapis hâli sona erinceye kadar kısıtlandı ve babası vasi olarak atandı. Kısıtlı kararı temyiz etti.
“Buna göre, Türk Medeni Kanunu'nun 335 ve 419/son maddeleri uyarınca, kısıtlanan ergin çocuğun velayet altında bırakılması gerekirken vesayet altına alınmasına karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılamasını gerektirmediğinden kararın bu bölümünün düzeltilerek ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 419. maddenin üçüncü fıkrasının hükümlülük sebebiyle kısıtlamada da uygulandığını gösterir. Daire, hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe kısıtlanan ergin çocukların ana ve babanın velayeti altında kalacağını, 462 ve 463. maddelerin velayet altındaki çocuklarda uygulanmayacağını belirtmiştir. Kısıtlanan ergin çocuğun velayet altında bırakılması gerekirken vesayet altına alınması doğru görülmemiş; yanılgı yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm, çocuğun babasının velayeti altında bırakılması biçiminde düzeltilerek onanmıştır (TMK m. 407).
Ergin çocuğun kısıtlanmasında önce bakımını üstlenen annenin ifadesine başvurulur; öncelikle annenin velayeti altında bırakılma kuralı gözetilir
Babası ölmüş, bakım ve gözetimini annesinin üstlendiği bir ergin hakkında davacı vasi tayini istedi. Mahkeme annenin ifadesine başvurmadan ergini kısıtladı ve davacının velayeti altına koydu. Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararın kanun yararına bozulmasını istedi.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 415. maddesine göre haklı sebepler engel olmadıkça, vasiliğe vesayet altına alınacak kişinin ana veya babasının gösterdiği kimse atanır. Yine aynı Kanunun 419. maddesinde ise kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağı hükmü yer almaktadır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 419. maddenin üçüncü fıkrasını 415. maddeyle birlikte uygular. Daire, kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağını hatırlatmış; mahkemenin bakım ve gözetimi üstlenen annenin ifadesine başvurması, öncelikle annenin velayeti altına alınma kuralını gözetmesi gerektiğini belirtmiştir. Velayet hakkının yalnızca ana ve babaya tanındığı, bu nedenle üçüncü bir kişinin ancak vasi olarak atanabileceği, ergini davacının velayeti altına koyan kararın hatalı olduğu açıklanarak hüküm sonuca etkili olmamak üzere bozulmuştur (TMK m. 415).
Babası ölmüş küçüğün kısıtlanmasını isteyen anne vasi atanmaz; çocuk ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlanır ve annenin velayeti altında bırakılır
Babası ölmüş küçük bir çocuğun annesi, çocuğun kısıtlanmasını ve kendisinin vasi olarak atanmasını istedi. Mahkemenin bu istem üzerine verdiği karar temyiz edildi.
“Gerek duyulduğunda ergin olmayan kişilerin de kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp, velayet altında bırakılır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 419. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarını birlikte uygular. Daire, gerek duyulduğunda ergin olmayan kişilerin de kısıtlanabileceğini, ancak kısıtlama kararının ergin olduktan sonra sonuç doğuracağını belirtmiştir. Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakıldığından, mahkemenin annenin vasi atanmasına değil, çocuğun ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlanmasına ve annenin velayeti altında bırakılmasına karar vermesi gerektiği açıklanarak hüküm bozulmuştur (TMK m. 335).
Ergin olmayan çocuğun kısıtlanması istemi, küçük olduğu gerekçesiyle reddedilemez; gerekirse ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlama kararı verilir
Davacı, ergin olmayan kızına maaş bağlanabilmesi için vasi atanmasını istedi. Mahkeme istemi reddetti.
“Türk Medeni Kanunun 419/2. maddesinde gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebileceği, ancak kısıtlama kararının ergin olduktan sonra sonuç doğuracağı hükme bağlanmıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 419. maddenin ikinci fıkrasının işlevini gösterir. Daire, olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu belirterek istemi küçüğün kısıtlanması istemi olarak değerlendirmiştir. Küçüğün rapor düzenleme yetkisi bulunan bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek kısıtlamayı gerektiren bir durumun bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir durum varsa ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlanmasına karar verilmesi gerekirken istemin eksik incelemeyle reddedilmesi bozma sebebi sayılmıştır (TMK m. 405).
Kısıtlanması istenen kişinin bakımını bir yakınının üstlenmesi ret sebebi değildir; vesayet makamı gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür
Davacı, bir yakınının 405. madde uyarınca kısıtlanmasını istedi; alınan sağlık kurulu raporu vasi atanması gerektiğini bildirdi. Mahkeme, kısıtlanması istenen kişinin oğlunun yanında kaldığı ve bakımının oğlu tarafından karşılandığı gerekçesiyle istemi reddetti.
“Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür. Kısıtlanması istenilenin bakımının halen oğlu tarafından sağlanıyor olması yasada ret nedeni olarak düzenlenmediği gibi, onun fiil ehliyetinin bulunduğu anlamına da gelmez.”
Ne anlama geliyor? Karar, 419. maddenin birinci fıkrasındaki gecikmeksizin atama yükümlülüğünün uygulamadaki anlamını gösterir. Daire, vesayet hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, vasinin kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve onu temsil etmekle yükümlü bulunduğunu hatırlatmıştır. Kısıtlanması istenen kişinin bakımının bir yakını tarafından sağlanmasının kanunda ret sebebi olarak düzenlenmediğini, bunun kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu anlamına da gelmediğini belirterek kişiyi kanuni korumanın dışında bırakan ret kararını bozmuştur (TMK m. 403).
Madde gerekçesi
Madde 419-Yürürlükteki Kanunun 369 uncu maddesini karşılamaktadır. Henüz ergin olmayanların gerekli görülerek kısıtlanmasına karar verilen hâllerde, ikinci fıkraya kısıtlama kararının ancak ergin olma tarihinden itibaren sonuç meydana getireceği hakkında bir ibare eklenmek suretiyle maddeye açıklık getirilmiştir. Madde, kaynak İsviçre Medenî Kanununun 385 inci maddesine uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 142Tasarının 419. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 462).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 369. maddeydi.
Sulh mahkemesi, vasi tayinini müstelzim hallerde, hemen tayine mecburdur. İcabında, küçüğün rüşde vüsulünden evvel de hacir muamelesi yapılabilir. Reşit olan evlat hacredildikte, vesayet altına alınacak yerde, aslolan, velayet altına konulmaktır.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 369 | 4721 sayılı Kanun m. 419 | |
|---|---|---|
| Atama | Sulh mahkemesi, vasi tayinini gerektiren hâllerde hemen tayine mecburdur | Vesayet makamı gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür |
| Küçükler | Gerektiğinde küçüğün erginliğinden önce de kısıtlama yapılabilir | Gerek duyulduğunda kısıtlanabilir; karar ergin olduktan sonra sonuç doğurur |
| Ergin çocuk | Asıl olan velayet altına konulmaktır | Kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır |
| Yapı | İki fıkra | Üç fıkra |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 419. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 335: Velayetin koşulları.
- TMK m. 403: Vasi ve kayyım.
- TMK m. 405: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama.
- TMK m. 420: Geçici önlemler.
- TMK m. 421: Tebliğ ve ilân.
- TMK m. 462: Vesayet makamının izni.
Çocuğunuzun kısıtlanması, velayet altında bırakılan kısıtlı çocuk için nafaka, boşanma sonrası velayet veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 419 ne diyor?
Vesayet makamının gecikmeksizin vasi atamakla yükümlü olduğunu, gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da ergin olduktan sonra sonuç doğurmak üzere kısıtlanabileceğini ve kısıtlanan ergin çocukların kural olarak velayet altında bırakılacağını düzenler.
Ergin çocuğum kısıtlanırsa vasisi kim olur?
Kural olarak vasi atanmaz; çocuk ana ve babasının velayeti altında bırakılır (TMK m. 419, 335).
Mahkeme yine de vasi atadıysa ne olur?
Yargıtay, kısıtlanan ergin çocuğun velayet altında bırakılması gerektiğini belirterek bu yöndeki hükmü düzeltmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/11747 E., 2018/1441 K., 25.01.2018).
Küçük bir çocuk kısıtlanabilir mi?
Evet; gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir, ancak karar ergin olduktan sonra sonuç doğurur.
Velayetimdeki kısıtlı çocuğum için nafaka davası açmak izne bağlı mı?
Hayır; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, iştirak nafakasının artırılması davası için vesayet makamından izin alınmasına gerek olmadığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2017/441 E., 2019/1137 K., 05.11.2019).
Velayetimdeki kısıtlı çocuğumun taşınmazını satmak için izin almalı mıyım?
Yargıtay, velayet altındaki kısıtlı çocuğa intikal eden taşınmazların satılmasında mahkemeden izin alınmasına gerek olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/19351 E., 2017/12079 K., 02.11.2017).
Velayete ilişkin istemlere hangi mahkeme bakar?
Aile mahkemesi bakar; velayet altında bırakılan kısıtlı çocuğun taşınmazının satışına izin istemi için aile mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir (Yargıtay 20. HD, 2016/14667 E., 2017/664 K., 31.01.2017).
Kısıtlılığın kaldırılmasına hangi mahkeme bakar?
Kısıtlılığın kaldırılması vesayete ilişkin olduğundan sulh hukuk mahkemesi bakar (Yargıtay 5. HD, 2020/10043 E., 2020/10490 K., 30.11.2020).
Bakımını ailesi üstlenen kişiye vasi atanmaz mı?
Bakımın bir yakın tarafından sağlanması kısıtlama isteminin reddi için kanuni bir sebep değildir (Yargıtay 18. HD, 2012/9885 E., 2012/10229 K., 27.09.2012).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 369. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 335, 352, 397, 403, 405, 407, 415, 419, 420, 421, 462, 463
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 369 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 419 gerekçesi s. 142, Tasarı ve Komisyon metni s. 462
- Yargıtay HGK, 2017/441 E., 2019/1137 K., 05.11.2019
- Yargıtay 2. HD, 2016/19351 E., 2017/12079 K., 02.11.2017
- Yargıtay 2. HD, 2010/20843 E., 2011/10255 K., 13.06.2011
- Yargıtay 2. HD, 2010/16274 E., 2011/5552 K., 29.03.2011
- Yargıtay 2. HD, 2004/15802 E., 2005/1935 K., 14.02.2005
- Yargıtay 5. HD, 2020/10043 E., 2020/10490 K., 30.11.2020
- Yargıtay 8. HD, 2019/6008 E., 2019/10760 K., 02.12.2019
- Yargıtay 8. HD, 2018/1309 E., 2018/10766 K., 05.04.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/11747 E., 2018/1441 K., 25.01.2018
- Yargıtay 18. HD, 2012/9885 E., 2012/10229 K., 27.09.2012
- Yargıtay 20. HD, 2016/14667 E., 2017/664 K., 31.01.2017
