TMK 327, çocuğun giderlerinin kimin tarafından karşılanacağını söyler: ana ve baba. Birinci fıkra kuralı koyar: çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. TBMM gerekçesine göre bu ödev velâyet hakkından bağımsızdır; velâyet kendisinden alınmış olsa bile ebeveynin yükümlülüğü devam eder (Yargıtay HGK, 2018/904 E., 2019/1181 K., 14.11.2019). Boşanmadan sonra bu yükümlülüğün karşılığı iştirak nafakasıdır ve okul ücreti, kıyafet, sağlık sigortası gibi giderler ayrı bir borç olarak değil, iştirak nafakasının içinde değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026). İkinci fıkra bir istisna tanır: ana ve baba yoksulsa, çocuğun özel durumu olağanüstü harcama gerektiriyorsa veya olağan dışı bir sebep varsa, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar harcanabilir. Madde ana ve baba arasındaki iç ilişkiyi düzenler; üçüncü kişilere sözleşmenin tarafı olmayan ebeveyne karşı talep hakkı vermez (Yargıtay HGK, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023).
- Bakım gideri
- Çocuğun beslenme, giyinme, barınma, sağlık ve günlük ihtiyaçları için yapılan harcamalar.
- Eğitim gideri
- Okul, kurs, servis, kitap ve benzeri öğrenim harcamaları.
- Korunma gideri
- Çocuğun güvenliği ve gözetimi için gerekli harcamalar.
- İştirak nafakası
- Velâyet kendisine verilmeyen ebeveynin bu giderlere gücü oranında katılmak için ödediği aylık tutar.
- Hâkim izni
- Çocuğun mallarının onun bakım ve eğitimi için harcanmasına mahkemenin onay vermesi.
TMK 327 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yükümlüler | Ana ve baba | TMK m. 327/1 |
| Giderler | Bakım, eğitim ve korunma | TMK m. 327/1 |
| Velâyetle ilişki | Yükümlülük velâyetten bağımsızdır | Yargıtay HGK, 2019/1181 K. |
| Üçüncü kişiler | Madde iç ilişkiyi düzenler | Yargıtay HGK, 2023/100 K. |
| Boşanmadan sonra | Karşılığı iştirak nafakasıdır | TMK m. 182 |
| Okul ücreti | İştirak nafakasının içindedir | Yargıtay 2. HD, 2026/6569 K. |
| Doğrudan harcamalar | Nafakaya mahsup açıkça belirtilmelidir | Yargıtay 3. HD, 2018/999 K. |
| Soybağı reddedilirse | Giderler biyolojik babadan istenebilir | Yargıtay 4. HD, 2024/11464 K. |
| Çocuğun malları | Hâkim izniyle, belirli koşullarda harcanabilir | TMK m. 327/2 |
| İzin istemi | Koşullar ileri sürülmezse hukuki yarar yoktur | Yargıtay 2. HD, 2013/3098 K. |
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi | Yargıtay 3. HD, 2015/5945 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'un 261. maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli Öntasarının 247. maddesinden bazı değişikliklerle ve daha arı bir Türkçeyle iki fıkra hâlinde yeniden kaleme alınmıştır; gerekçe esaslı bir hüküm değişikliği olmadığını açıkça belirtir. Gerekçenin asıl önemli cümlesi yükümlülüğün niteliğine ilişkindir: ana ve babanın çocuklarına bakma, onu koruma ve eğitme ödevleri velâyet hakkından bağımsızdır; velâyet hakkı kendisinden alınmış olsa dahi bu ödevler devam eder. Gerekçe ayrıca maddede, yürürlükteki hukukta olduğu gibi, bir tabiî hukuk kuralının pozitif hukuk kuralı hâline getirildiğini vurgular. Tasarının 327. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).
Bu maddede en sık yapılan hata, iştirak nafakası dışında ayrı bir "okul ücreti" yükümlülüğü istemek ya da anlaşmalı boşanma protokolüne bu tür belirsiz kalemler yazmaktır. Güncel içtihata göre okul ücreti, kıyafet, sağlık sigortası ve diğer eğitim giderleri iştirak nafakasının içinde değerlendirilir; sınırları belirsiz ayrı bir ödeme yükümlülüğü infazda tereddüt yaratır (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026). Bu giderleri talebinizin gerekçesi olarak belgelendirin, nafaka miktarı içinde isteyin. İkinci uyarı ödeme biçimine ilişkindir: nafaka borçlusuysanız ödemelerinizi açıklamalı olarak banka yoluyla yapın; çocuğa doğrudan yaptığınız harcamalar, nafakaya mahsuben yapıldığı belirtilmedikçe borcunuzdan kendiliğinden düşülmeyebilir (Yargıtay 3. HD, 2016/10103 E., 2018/999 K., 13.02.2018). Üçüncü uyarı çocuğun mallarına ilişkindir: çocuğa mirasla veya tazminat olarak kalan paraları bakım giderlerine harcamak kural değil istisnadır ve kanundaki koşullara bağlıdır.
Birinci fıkra: giderleri kim karşılar?
- Yükümlüler: Ana ve baba birlikte; evlilik sürerken de, boşanmadan sonra da.
- Giderler: Bakım, eğitim ve korunma için gerekli olanlar.
- Ölçü: Her ebeveyn gücü oranında katılır; evlilik sürerken eşler birliğin giderlerine de güçleri oranında katılır (TMK m. 186).
- Velâyetle ilişki: Yükümlülük velâyetten bağımsızdır (Yargıtay HGK, 2018/904 E., 2019/1181 K., 14.11.2019).
- Velâyet kaldırılırsa: Yükümlülük devam eder; ödeme gücü yoksa giderler Devletçe karşılanır (TMK m. 350).
- Süre: Çocuğun ergin olmasına, eğitimi sürüyorsa eğitimin sonuna kadar (TMK m. 328).
Birinci fıkra, çocuğun giderleri bakımından temel kuraldır; ayrıntılar izleyen maddelerde düzenlenir. Kimin dava açabileceği (TMK m. 329), nafaka miktarının nasıl belirleneceği (TMK m. 330) ve koşullar değişince ne olacağı (TMK m. 331) bu temel kurala dayanır. Gerekçenin vurguladığı gibi yükümlülük bir tabiî hukuk kuralıdır: ana ve baba çocuğa, velâyet hakkı olduğu için değil, ana ve baba olduğu için bakar. Bu nedenle velâyet boşanmada bir ebeveyne verildiğinde diğeri, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür (TMK m. 182); velâyet kaldırıldığında da yükümlülük sürer. Evlilik devam ederken ise eşler, çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür (TMK m. 185).
Hangi giderler kapsama girer?
| Gider | Kapsamda mı? | Açıklama |
|---|---|---|
| Beslenme, giyinme, barınma | Evet | Temel bakım giderleridir |
| Sağlık ve sağlık sigortası | Evet | Bakım ve korunma kapsamındadır |
| Okul ücreti, servis, yemek, kitap | Evet | Eğitim giderleridir; iştirak nafakası içinde değerlendirilir |
| Kurs, dil eğitimi, sınav hazırlığı | Evet | Eğitimin devamı sayılabilir |
| Sosyal ve kültürel ihtiyaçlar | Evet | Çocuğun yaşına ve gelişimine göre |
| Harçlık ve ulaşım | Evet | Zorunlu günlük giderlerdir |
Tablodaki kalemlerin tamamı, boşanmadan sonra iştirak nafakası adı altında tek bir tutarla karşılanır. Yargıtay'a göre iştirak nafakasının kapsamına yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, dinlenme, eğitim, öğretim, harçlık, ulaşım, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar ile çocuğun yaşına ve eğitim dönemine göre ortaya çıkan diğer zorunlu giderler girer (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026). Bu yaklaşım yeni değildir; okul, yemek ve servis ücretlerinin ayrı kalemler olarak hükme bağlanması 2009'da da infazda karışıklık yaratacağı gerekçesiyle bozma sebebi sayılmıştı (Yargıtay 2. HD, 2008/17929 E., 2009/5547 K., 25.03.2009). Sınav hazırlık kursu gibi faaliyetlerin eğitimin devamı sayılabileceğini ise Hukuk Genel Kurulu, ergin çocuğun yardım nafakası bakımından kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2018/904 E., 2019/1181 K., 14.11.2019).
Ebeveynler arasında ve üçüncü kişilere karşı
- İç ilişki: Madde, ana ve babanın birbirine ve çocuğa karşı yükümlülüğünü düzenler.
- Üçüncü kişiler: Okul veya kurum, sözleşmeye taraf olmayan ebeveynden bu maddeye dayanarak ücret isteyemez (Yargıtay HGK, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023).
- Evlilik birliğinin temsili: Özel okul kaydı, birliğin sürekli ihtiyacı sayılmamıştır (TMK m. 188).
- Doğrudan harcamalar: Nafakaya mahsuben yapıldığı belirtilmeyen ödemeler nafaka borcundan kendiliğinden düşülmez (Yargıtay 3. HD, 2016/10103 E., 2018/999 K., 13.02.2018).
- Soybağı reddedilirse: Kocanın yaptığı giderler biyolojik babadan istenebilir (Yargıtay 4. HD, 2022/352 E., 2024/11464 K., 21.11.2024).
- Destekten yoksun kalma hesabı: Yetiştirme giderinin çalışmayan ebeveynden düşülüp düşülmeyeceği tartışmalıdır.
Son satır ayrıca açıklanmalıdır. Küçük yaşta hayatını kaybeden bir çocuğun ana ve babasının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, hesap raporlarında çocuğun yetiştirme gideri tazminattan düşülebilmektedir. Bir dosyada Yargıtay 4. Hukuk Dairesi çoğunluğu, düzenli işi ve geliri olmayan anne için hesaplanan tazminattan yetiştirme gideri düşülmemesini isabetli bulmuştur; karşı oy ise TMK 327 gereği annenin de yetiştirme giderinden sorumlu olduğunu ve çalışıp çalışmamasının önemi olmadığını savunmuştur (Yargıtay 4. HD, 2022/5688 E., 2023/2900 K., 06.03.2023). Tartışma, maddenin "ana ve baba" ifadesinin iki ebeveyni birlikte ve eşit yükümlü kıldığını; katkının biçiminin ise her ebeveynin gücüne ve emeğine göre farklılaşabildiğini gösterir.
İkinci fıkra: çocuğun mallarından harcama
- Kural: Bakım giderleri ana ve babanın kendi malvarlığından karşılanır.
- İstisna: Ana ve baba yoksulsa, çocuğun özel durumu olağanüstü harcama gerektiriyorsa veya olağan dışı bir sebep varsa.
- Sınır: Çocuğun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar.
- Şart: Hâkimin izni.
- Olağan gelirler: Sermaye biçiminde ödemeler ve tazminatlar olağan ihtiyaçlar ölçüsünde kısmen kullanılabilir (TMK m. 356).
- İzin isteminde hukuki yarar: Kanundaki koşullar ileri sürülmezse yoktur (Yargıtay 2. HD, 2012/9950 E., 2013/3098 K., 11.02.2013).
- Sorumluluk: Kanuna uygun harcamalardan dolayı ana ve baba tazminatla yükümlü tutulmaz (TMK m. 363).
İkinci fıkra, çocuğun kendi malvarlığı olduğu durumlar için konmuştur: çocuğa mirasla kalan bir taşınmaz, bir tazminat ya da birikmiş bir para. Kanun bu malların çocuğun bakımına harcanmasını tamamen yasaklamaz, ama bunu istisna sayar ve üç koşuldan birine bağlar. Bu koşullar varsa bile harcama sınırsız değildir: çocuğun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktarla sınırlıdır ve hâkimin iznine bağlıdır. Bu yapı, çocuğun mallarını ebeveynin kendi yükümlülüğünü devretmesine karşı korur. Çocuk ergin olduktan sonra ana ve babaya karşı dava açtığında, harcamanın kanuna uygun olup olmadığı bu hükümlere göre değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 2015/8027 E., 2015/12281 K., 10.06.2015). Bu davalar aile hukukundan doğduğu için aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 2025/4646 E., 2025/12098 K., 29.12.2025).
Velâyet sahibi olarak iştirak nafakası isteyecekseniz talebinizi çocuğun gerçek giderlerine dayandırın. Okul veya kreş ücreti, servis, yemek, kurs, sağlık sigortası, kira payı, giyim ve harçlık gibi kalemleri belgeleriyle dosyaya koyun; bunları ayrı yükümlülükler olarak değil, nafaka miktarının gerekçesi olarak gösterin. Karşı tarafın gelirini gösteren kayıtları da isteyin; nafaka, çocuğun ihtiyaçları ile iki ebeveynin hayat koşulları ve ödeme güçleri birlikte değerlendirilerek belirlenir. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlıyorsanız "özel okul ücretinin yarısı" gibi belirsiz ifadeler yerine aylık bir iştirak nafakası miktarı ve artış esası yazın; belirsiz kalemler infazda sorun çıkarır. Nafaka borçlusuysanız ödemelerinizi her ay, banka yoluyla ve "iştirak nafakası" açıklamasıyla yapın; çocuğa doğrudan aldığınız eşya veya ödediğiniz okul taksitleri, açıkça nafakaya mahsuben yapılmadıkça borcunuzdan düşülmeyebilir. Giderler veya gelirler değiştiğinde nafakanın yeniden belirlenmesini isteyin. Çocuğun kendi malvarlığı varsa, bu paraları bakım giderlerine harcamadan önce kanundaki koşulların bulunup bulunmadığını değerlendirin ve gerekiyorsa hâkim izni alın; çocuk ergin olduğunda yaptığınız harcamaların hesabını vermeniz gerekebilir. Çocuğun eğitimi için özel okul sözleşmesi imzalanacaksa, iki ebeveynin birlikte imza atması sonradan doğacak sorumluluk tartışmalarını önler.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Ana ve babanın bakım yükümlülüğü çocuğun en doğal hakkıdır ve velâyet hakkından bağımsızdır
Baba, fakülteden mezun olan ergin çocuğu lehine hükmedilmiş yardım nafakasının kaldırılmasını istedi. Çocuk mezuniyetten sonra kamu personeli seçme sınavına hazırlık kursuna devam ediyor ve düzenli bir geliri bulunmuyordu; yerel mahkeme nafakayı kaldırmakta direndi.
“Nafaka alacaklılığı, çocuğun bireyselliğinin bir parçasıdır. Hukukumuzda, çocuk kendisini dünyaya getiren ana ve babasından bakım parası isteyebilir. Bu onun en doğal hakkıdır. Ana ve babanın bu nafaka yükümü sosyal yardım ve dayanışma düşüncesinden kaynaklanır; onların velayet hakkından bağımsızdır”
Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu bu cümlelerle, TBMM gerekçesinin söylediğini içtihada taşır: ana ve babanın çocuğa bakma, onu koruma ve eğitme ödevi velâyetten doğmaz, velâyetten bağımsızdır. Bu nedenle velâyet kendisine verilmeyen ebeveyn de, velâyeti kaldırılan ebeveyn de bakım giderlerine katılmaya devam eder (TMK m. 350). Kurul, yükümlülüğün kaynağını sosyal yardım ve dayanışma düşüncesinde görmüş ve bakım parasını çocuğun kendisini dünyaya getiren ana ve babasından isteyebileceği en doğal hakkı saymıştır. Somut olayda Kurul, sınav hazırlığı ve benzeri faaliyetleri eğitimin devamı kabul etmiş; nafakanın dava tarihinden değil, çocuğun işe başladığı tarihten itibaren kaldırılması gerektiği sonucuna varmıştır (TMK m. 328). Aynı değerlendirme, üniversite öğrencisi ergin çocuğun yardım nafakası talebine ilişkin başka bir Kurul kararında da yer alır (Yargıtay HGK, 2013/1627 E., 2015/1020 K., 13.03.2015).
TMK 327 ana ve baba arasındaki iç ilişkiyi düzenler; okul, sözleşmeye taraf olmayan ebeveynden bu maddeye dayanarak ücret isteyemez
Evlilik sürerken baba, üç çocuğu özel okula kaydettirip eğitim sözleşmelerini tek başına imzalamıştı. Okul, ödenmeyen eğitim ücreti için anne hakkında da icra takibi başlattı; anne borçlu olmadığının tespitini istedi. Bölge adliye mahkemesi, TMK 327 ve 188'e dayanarak annenin de sorumlu olduğunu kabul etti.
“Elbette borcun kaynağı yalnızca sözleşme ilişkisi değildir, borç bir 327 nci madde gibi bir kanun hükmünden de kaynaklanabilir. Ancak anılan maddede çocuğun eğitim giderinin anne ve baba tarafından karşılanacağına ilişkin hüküm, eşler arasındaki iç ilişkide eşlerin eşit hak ve sorumluluk altında olduğunu gösterir bir düzenlemedir ve üçüncü kişilere salt bu nedenle hukuki işlemin tarafı olmayan eşe karşı da talepte bulunma hakkı vermez. Borç ilişkisinin nispiliği asıldır.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin kime karşı işlediğini belirler. TMK 327'deki "giderler ana ve baba tarafından karşılanır" kuralı, ebeveynlerin birbirlerine ve çocuğa karşı yükümlülüğünü düzenler; üçüncü kişilere, sözleşmenin tarafı olmayan ebeveyne doğrudan başvurma hakkı vermez. Kurul ayrıca özel okula kaydı, eşlerden birinin diğerinin rızası aranmadan yapabileceği ve evlilik birliğini temsil yetkisi kapsamında kalan "birliğin sürekli ihtiyacı" saymamıştır (TMK m. 188). Sonuç olarak okul, sözleşmeyi imzalamayan anneye karşı alacak isteyemez; ebeveynler arasındaki paylaşım ise iç ilişkide çözülür. Karar oy çokluğuyla verilmiştir: karşı oy, birden çok yıl süren özel okul eğitiminin annenin rızası dışında gerçekleşmiş sayılamayacağını ve eğitim giderinin evlilik birliğinin sürekli ihtiyacı olduğunu savunmuştur. Özel okul sözleşmesi imzalarken iki ebeveynin birlikte imza atması, sonradan doğabilecek bu tartışmayı baştan önler.
Okul ücreti, kıyafet, sağlık sigortası ve eğitim giderleri iştirak nafakasının içindedir; ayrı ve sınırları belirsiz bir yükümlülük kurulamaz
Anlaşmalı boşanma protokolünde baba, nakdî nafaka yerine çocuğun özel okul, servis ve kıyafet giderlerini ve sağlık sigortası primini üstlenmişti. Anne daha sonra çocuk için ayrıca iştirak nafakası istedi; dava bölge adliye mahkemesi aşamasından geçerek temyize geldi.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 182/2. maddesi uyarınca iştirak nafakası, velâyet kendisine verilmeyen anne veya babanın, çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasını sağlayan bir yükümlülüktür. Velâyet kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakasının kapsamına yalnızca çocuğun temel bakım giderleri değil; yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, dinlenme, eğitim, öğretim, harçlık, ulaşım, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar ile çocuğun yaşı, eğitim dönemi ve gelişim seviyesine göre ortaya çıkan diğer zorunlu giderler de dahildir. Bu nedenle okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderleri iştirak nafakasından ayrı ve bağımsız bir yükümlülük değil, iştirak nafakasının içinde değerlendirilmesi gereken giderlerdir. Velâyet kendisine verilmeyen ebeveyn bakımından "okul ücreti" veya "eğitim gideri" adı altında sınırları belirsiz, infazda tereddüt yaratabilecek ve taraflar arasında yeni uyuşmazlıklara yol açabilecek ayrıca bir ödeme yükümlülüğü kurulmasını isabetli değildir.”
Ne anlama geliyor? Bu 2026 tarihli karar, TMK 327'deki "bakım, eğitim ve korunma giderleri" ifadesinin boşanmadan sonraki karşılığını gösterir: bu giderlerin hepsi tek bir iştirak nafakası içinde karşılanır. Daire, okul ücretini, kıyafeti, sağlık sigortasını ve diğer eğitim giderlerini iştirak nafakasından ayrı ve bağımsız bir borç olarak kurmanın, infazda tereddüt ve yeni uyuşmazlıklar doğuracağını belirtmiş; mahkemenin bu kalemlerin içeriğini ve tutarını açıklattırıp tarafların güncel ekonomik durumlarını araştırarak tek bir nafaka miktarı belirlemesi gerektiği sonucuyla kararı bozmuştur. Aynı yaklaşım, anlaşmalı boşanma protokolündeki eğitim gideri düzenlemesinin uyarlanmasına ilişkin başka bir güncel kararda da yer almıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/10739 E., 2026/2494 K., 04.03.2026). Giderler arttığında yol, nafakanın yeniden belirlenmesini istemektir (TMK m. 331).
İştirak nafakası barınma, giyinme, beslenme, eğitim ve ulaşım giderlerini kapsar; okul, yemek ve servis ücreti ayrı tutulamaz
Aile mahkemesi, çocuk için iştirak nafakasının yanında okul, yemek ve servis ücretlerini ayrı kalemler olarak hükme bağladı; karar temyiz edildi.
“İştirak nafakasının kapsamında, barınma, giyinme, beslenme, eğitim, ulaşım gibi zaruri giderler bulunmaktadır. Mahkemece bu yön ve davacının talebi de dikkate alınarak nafaka takdiri gerekirken, infazda karışıklık yaratacak şekilde (HUMK. md. 388) okul, yemek ve servis ücreti ayrık tutularak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Bu eski tarihli karar, bir önceki karttaki güncel çizginin köklü olduğunu gösterir. Daire, iştirak nafakasının kapsamını çocuğun zorunlu giderleri olarak saymış, okul, yemek ve servis ücretlerinin ayrı tutulmasını infazda karışıklık yaratacağı gerekçesiyle bozma sebebi yapmıştır. Uygulamadaki anlamı açıktır: nafaka talebinizi hazırlarken çocuğun okul ücreti, servis, yemek, kurs ve benzeri giderlerini ayrı bir istem olarak değil, iştirak nafakası miktarının gerekçesi olarak gösterin ve belgelendirin. Mahkeme bu kalemleri, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerini birlikte değerlendirerek tek bir miktarda toplar (TMK m. 330).
Nafaka borçlusunun çocuk için yaptığı harcamalar, nafakaya mahsuben yapıldığı belirtilmedikçe kendiliğinden nafaka borcundan düşülmez
Boşanmada velâyet bir ebeveyne verilmiş, diğeri iştirak nafakasına mahkûm edilmişti. Velâyet sahibi birikmiş nafaka için icra takibi başlatınca nafaka borçlusu, boşanmadan sonra bir süre çocukla birlikte yaşamaya devam ettiklerini ve bu dönemde bütün giderleri kendisinin karşıladığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istedi.
“Ayrıca, davacı tarafın iddia ettiği ödemelerin ispatı halinde, takip tarihinden önce nafakaya mahsuben ödendiğine dair açıklama bulunmadan yapılan ödemelerin nafakaya mahsuben yapıldığının kabulü mümkün olmadığından ve davacının TMK 327/1 maddesi gereğince; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılaması gerektiği hususu da göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu ödemelerin ahlaki bir görevin ifası mahiyetinde olup olmadığının da alınacak bir bilirkişi raporuyla tespit edilmesi gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, TMK 327'deki bakım yükümlülüğü ile iştirak nafakası borcu arasındaki ince çizgiyi gösterir. Nafaka borçlusu, çocukla birlikte yaşadığı dönemde yaptığı harcamaları nafaka borcuna saymak istemiştir. Daire iki şey söylemiştir. Birincisi, takip tarihinden önce yapılan ödemeler, nafakaya mahsuben yapıldığı açıklanmadıkça nafaka ödemesi sayılamaz. İkincisi, nafaka borçlusu zaten TMK 327/1 gereğince çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerini karşılamakla yükümlü olduğundan, bu harcamaların bir ahlaki görevin ifası niteliğinde olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla araştırılmalıdır. Uygulamadaki ders şudur: nafaka borçlusuysanız ödemelerinizi "iştirak nafakası" açıklamasıyla, banka yoluyla yapın; çocuğa doğrudan aldığınız eşya veya ödediğiniz harcamalar, kendiliğinden nafaka borcunuzdan düşülmeyebilir.
Soybağı reddedilen kocanın çocuklar için yaptığı bakım ve eğitim giderleri, çocuklardan değil biyolojik babadan istenebilir
Soybağının reddi davasıyla, evlilik içinde doğan çocukların babasının koca değil başka bir kişi olduğu belirlendi. Koca, o tarihe kadar baba sıfatıyla çocuklar için yaptığı bakım, eğitim ve korunma giderlerinin tazminini biyolojik babadan istedi; bölge adliye mahkemesi bu davalı yönünden talebi reddetti.
“Zira, davalı tarafından yapılması gereken harcamalar, durumdan haberi olmayan davacı tarafından yapılmıştır. Davacının maddi zararının tam olarak kanıtlanması ve tespiti mümkün değilse de TBK'nın 50/2 maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir miktar belirlenmesi mümkündür.”
Ne anlama geliyor? Karar, TMK 327'nin kimin yükümlülüğünü düzenlediğini ters yönden gösterir. Soybağı reddedilinceye kadar koca, kanun önünde baba olduğu için TMK 327 ve 328 gereğince çocukların giderlerini karşılamıştır; Daire bunu hayatın olağan akışına uygun bulmuştur. Ancak soybağı reddedildiğinde bu giderleri karşılaması gereken asıl kişinin biyolojik baba olduğu ortaya çıkmıştır. Daire, kusuru bulunmayan çocuklardan bu giderlerin istenemeyeceğini, ama biyolojik babadan tazmin edilebileceğini belirtmiş; zarar tam olarak kanıtlanamasa bile hâkimin hakkaniyete uygun bir miktar belirleyebileceğini kabul etmiştir (TBK m. 50/2). Daire, kocanın manevi zararının da gözetilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oy, davalının eyleminin doğrudan davacıya yönelmediği görüşüyle onama yönündedir. Soybağının reddine ilişkin ayrıntılar için TMK m. 286 sayfasına bakabilirsiniz.
Hâkim izni, çocuğun mallarının bakım ve eğitim için harcanmasına ilişkindir; yasal koşullar ileri sürülmeden izin istenmesinde hukuki yarar yoktur
Velâyeti tek başına kullanan anne, çocuğa mirasla kalan aracı satmak için mahkemeden izin istedi. Talebinde çocuğun bakım veya eğitimi için bu harcamanın zorunlu olduğunu ileri sürmedi; mahkeme talebi reddetti.
“Türk Medeni Kanununun 327. ve 356. maddelerine uygun olarak çocuğun eğitimi, bakımı korunması için ana baba yoksul oldukları takdirde veya çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunlu olan hallerde hakim, çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bîr miktar malın sarfedilmesi konusunda ana babaya izin verecek veya onlara belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisi tanıyacaktır.”
Ne anlama geliyor? Maddenin ikinci fıkrası bir istisna koyar: ana ve baba yoksulsa, çocuğun özel durumu olağanüstü harcama gerektiriyorsa veya olağan dışı başka bir sebep varsa, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktarı harcayabilir. Bu karar, iznin ne için gerektiğini sınırlar. Daire, somut olayda TMK 327 ve 356'daki koşulların ne ileri sürüldüğünü ne de kanıtlandığını belirtmiş; velâyet sahibi annenin çocuğun yasal temsilcisi olarak bu koşullar dışında çocuğun mallarını yönetebileceğini ve satabileceğini, bunun için ayrıca hâkim iznine ihtiyaç olmadığını kabul ederek, izin isteminde hukuki yarar bulunmadığı sonucuyla ret kararını onamıştır. Kısacası hâkim izni, çocuğun malvarlığının çocuğun bakımına harcanması için aranır; kural olarak bakım giderleri ana ve babanın kendi malvarlığından karşılanır (TMK m. 356).
Ergin çocuğun babaya karşı açtığı tazminat davasında, çocuğun mallarının bakım için kullanılıp kullanılamayacağı TMK 327, 356 ve 363 birlikte değerlendirilerek incelenmelidir
Ergin olan çocuk, velâyet hakkının kötüye kullanıldığını ileri sürerek babasına karşı tazminat davası açtı; mahkeme davayı reddetti.
“Türk Medeni Kanununun 462/1.maddesi; taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulmasını vesayet makamının iznine bağladığına göre, Türk Medeni Kanununun 327.ve 356. maddeleri gereğince ana ve baba yoksul oldukları takdirde veya çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunlu olan hallerde hakim, çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar malın sarfedilmesi konusunda ana babaya izin verecek veya onun belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisi tanıyacaktır. Somut olayımızda ;davanın konusu ergin olan çocuk tarafından baba aleyhine açılan Türk Medeni Kanununun 363. maddesine dayalı ana ve babanın sorumluluğundan kaynaklanan tazminattır. Hakim, Türk hukukunu resen uygular (HMK madde 33). Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen maddeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hukuki vasıflandırmada hataya düşülerek, yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, TMK 327/2'nin çocuğun ergin olduktan sonra ana ve babasına karşı açabileceği davalardaki rolünü gösterir. Ana ve baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludur; ancak kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmaz (TMK m. 363). Bir harcamanın "kanuna uygun" sayılıp sayılmayacağı ise TMK 327 ve 356'ya bakılarak belirlenir: bakım ve eğitim için çocuğun mallarına başvurulması, bu maddelerdeki koşullara ve gerektiğinde hâkim iznine bağlıdır. Daire, mahkemenin bu hükümleri birlikte değerlendirmeden, hukuki nitelendirmede hataya düşerek davayı reddetmesini bozma sebebi saymıştır. Hâkim Türk hukukunu resen uygular (HMK m. 33); davacının hangi maddeye dayandığı bu değerlendirmeyi sınırlamaz.
Nafaka yükümlülüğünden doğan alacak davaları, TMK 327 ve devamı maddelerine dayandığı için aile mahkemesinde görülür
Boşanma davasında hükmedilen tedbir nafakasının fazla ödendiği ileri sürülerek fazlalığın iadesi için icra takibi başlatıldı; takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası asliye hukuk mahkemesinde görüldü ve kabul edildi.
“Somut olayda, fazla ödenen nafaka borcunun iadesine ilişkin itirazın iptali davasında borcun TMK 327 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla "Aile Hukukuna" ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre açılan bu davanın (itirazın iptali) 4787 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, TMK 327'nin görev bakımından sonucunu gösterir. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından doğan dava ve işlere bakar (4787 s. K. m. 4). Daire, fazla ödenen nafakanın iadesine ilişkin itirazın iptali davasında borcun TMK 327 ve devamı maddelerinden, yani aile hukukundan kaynaklandığını belirtmiş ve davanın aile mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuyla kararı bozmuştur. İcra takibi ve itirazın iptali genel hükümlere tabi olsa da, uyuşmazlığın kaynağı belirleyicidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Ergin çocuğun, velâyet döneminde çocuk mallarının devredilmesi nedeniyle ana veya babaya karşı açtığı dava aile mahkemesinde görülür
Ergin olan çocuk, velâyet hakkı sahibi babanın dürüstlük kuralına aykırı olarak başkasına devrettiği taşınmazın iadesi için dava açtı; dava asliye hukuk mahkemesinde görüldü ve istinaf aşamasından geçti.
“Somut olayda dava konusu uyuşmazlık ergin olan çocuk tarafından baba aleyhine Türk Medeni Kanununun 363. maddesine dayalı olarak açılan velayet hakkı sahibinin dürüstlük kurallarına aykırı olarak başkasına devrettiği taşınmazın iadesi isteğine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgilidir. Yargılamanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395, 5133 S.K m. 2-3) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Açıklanan hükümler çerçevesinde görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. O halde; Aile Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması hatalı olup kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire bu kararda, TMK 327, 342, 356 ve 363'ü birlikte sıralayarak çocuk mallarına ilişkin sistemi özetlemiştir: bakım ve eğitim giderleri kural olarak ana ve babaya aittir; çocuğun mallarına ancak kanundaki koşullarla başvurulabilir; ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludur. Bu sistemden doğan uyuşmazlıklar Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından kaynaklandığı için aile mahkemesinin görevine girer; görev kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Daire, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesini bozma sebebi saymıştır. Aynı yaklaşım, ergin çocuğun babasına karşı açtığı benzer bir davada da benimsenmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/1083 E., 2016/7967 K., 19.04.2016).
Madde gerekçesi
Madde 327- Yürürlükteki Kanunun 261 inci maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli Öntasarının 247 nci maddesinden bazı değişikliklerle ve daha arı bir Türkçeyle iki fıkra hâlinde yeniden kaleme alınmıştır. Esaslı bir hüküm değişikliği yoktur. Bu maddede düzenlenen, ana ve babanın çocuklarına bakma, onu koruma ve eğitme ödevlerinin velâyet hakkından bağımsız olduğu açıktır. Yani velâyet hakkı kendisinden alınmış olsa dahi onların bu ödevleri yine de devam edecektir. Maddede, yürürlükteki hukukta olduğu gibi, bir tabiî hukuk kuralının pozitif hukuk kuralı hâline getirilmiş olması söz konusudur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 124Gerekçe üç bilgi verir. Birincisi, kaynaktır: madde yeni bir kurum getirmez; eski Kanun'un 261. maddesini, 1984 Öntasarısının 247. maddesi üzerinden yeniden yazar ve gerekçe bunun esaslı bir değişiklik olmadığını açıkça söyler. İkincisi, yükümlülüğün niteliğidir: ana ve babanın bakma, koruma ve eğitme ödevi velâyet hakkından bağımsızdır. Bu cümle, velâyeti kendisine verilmeyen ebeveynin iştirak nafakası yükümlülüğünün ve velâyeti kaldırılan ebeveynin bakım giderlerine katılmaya devam etmesinin dayanağıdır (TMK m. 350). Hukuk Genel Kurulu da aynı düşünceyi, nafaka yükümünün sosyal yardım ve dayanışma düşüncesinden kaynaklandığını ve velâyet hakkından bağımsız olduğunu belirterek içtihada taşımıştır (Yargıtay HGK, 2018/904 E., 2019/1181 K., 14.11.2019). Üçüncüsü, kuralın kaynağıdır: gerekçe, maddeyi bir tabiî hukuk kuralının pozitif hukuka aktarılması olarak niteler. Bu nitelendirme uygulamada da karşılık bulur: anlaşmalı boşanma protokolünde nakdî nafaka yerine okul giderlerinin üstlenildiği ve nafaka taleplerinden feragat edildiği bir dosyada, sonradan açılan iştirak nafakası davası esastan incelenmiş ve nafakanın bu giderleri de kapsayacak şekilde yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Gerekçenin belirttiği gibi madde, 743 sayılı Kanun'un 261. maddesini karşılar. Eski hüküm şöyleydi:
Çocuğun iaşe ve terbiyesine muktazi masraflar, kendilerinin mallarını idare hususunda kabul ettikleri usule göre, ana babaya terettüp eder. Ana baba zarurette bulunduğu veya çocuk fevkalade masrafı mucip olduğu takdirde yahut istisnai her hangi bir sebebin vücudu halinde hakim, çocuğun mallarından kendisinin iaşe ve terbiyesine medar olacak muayyen bir miktarın sarfı için, ana ve babaya izin verebilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trİki metin karşılaştırıldığında yapı aynıdır: birinci fıkra giderlerin ana ve babaya ait olduğunu, ikinci fıkra ise zaruret, olağanüstü masraf veya istisnai bir sebep varsa hâkimin çocuğun mallarından harcamaya izin verebileceğini söyler. Dil değişmiştir: "iaşe ve terbiye" yerine "bakım, eğitim ve korunma", "zarurette bulunma" yerine "yoksulluk" gelmiştir. Metinden çıkarılan bir ifade dikkat çeker: eski hüküm giderlerin ana babaya, "kendilerinin mallarını idare hususunda kabul ettikleri usule göre", yani aralarındaki mal rejimine göre yükleneceğini söylüyordu. Yeni metin bu atfı içermez; giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağını doğrudan söyler. Eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılacağı ise ayrıca evliliğin genel hükümlerinde düzenlenmiştir (TMK m. 186).
| 743 sayılı Kanun m. 261 | 4721 sayılı Kanun m. 327 | |
|---|---|---|
| Giderler | İaşe ve terbiye | Bakım, eğitim ve korunma |
| Yükümlüler | Ana baba, mal rejimlerine göre | Ana ve baba |
| Çocuğun mallarından harcama | Hâkim izniyle | Hâkim izniyle |
| Koşullar | Zaruret, fevkalade masraf, istisnai sebep | Yoksulluk, olağanüstü harcama, olağan dışı sebep |
| Velâyetle ilişki | Metinde yer almıyordu | Metinde yok; gerekçeye göre velâyetten bağımsız |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde iki fıkra olarak yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Maddenin uygulamasını etkileyen gelişmeler ise çevresindeki hükümlerde ve yargı kararlarında görülür: 2021'de boşanma hükmüne ilişkin TMK 182'ye kişisel ilişki düzenlemesine uyulmamasının sonuçlarına dair yeni bir fıkra eklenmiş, bakım ve eğitim giderlerine katılmaya ilişkin kural aynı maddenin sonraki fıkrasında kalmıştır (TMK m. 182). İçtihatta ise okul ücreti ve benzeri giderlerin ayrı bir yükümlülük olarak değil, iştirak nafakası içinde değerlendirilmesi gerektiği yaklaşımı güçlenmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/10739 E., 2026/2494 K., 04.03.2026).
İlgili maddeler
- TMK m. 182: Boşanmada velâyet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası.
- TMK m. 185: Evlilik birliğinde eşlerin çocuklara karşı özeni.
- TMK m. 186: Birliğin giderlerine katılma.
- TMK m. 188: Evlilik birliğinin temsili.
- TMK m. 328: Bakım borcunun süresi.
- TMK m. 329: Nafaka davası açma hakkı.
- TMK m. 330: Nafaka miktarının takdiri.
- TMK m. 331: Durumun değişmesi.
- TMK m. 350: Velâyetin kaldırılmasında bakım yükümlülüğü.
- TMK m. 356: Çocuk mallarının kısmen sarfı.
- TMK m. 363: Ana ve babanın sorumluluğu.
Çocuğunuz için iştirak nafakası istemek, protokoldeki eğitim giderlerini yeniden düzenletmek ya da nafaka borcuna ilişkin bir takibe itiraz etmek için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 327 ne diyor?
Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağını; belirli koşullarda hâkimin izniyle çocuğun mallarından harcama yapılabileceğini söyler.
Çocuğun giderlerini kim öder?
Ana ve baba birlikte, güçleri oranında.
Bu yükümlülük velâyete bağlı mıdır?
Hayır; velâyetten bağımsızdır (Yargıtay HGK, 2018/904 E., 2019/1181 K., 14.11.2019).
Velâyeti kaldırılan ebeveyn de öder mi?
Evet (TMK m. 350).
Boşanmadan sonra bu yükümlülük nasıl yerine getirilir?
Velâyet kendisine verilmeyen ebeveynin iştirak nafakası ödemesiyle (TMK m. 182).
İştirak nafakası hangi giderleri kapsar?
Beslenme, giyinme, barınma, sağlık, eğitim, harçlık, ulaşım, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026).
Okul ücreti ayrıca istenebilir mi?
Güncel içtihatta hayır; iştirak nafakasının içinde değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 2025/10739 E., 2026/2494 K., 04.03.2026).
Servis ve yemek ücreti ayrı kalem olabilir mi?
Olmaz; infazda karışıklık yaratır (Yargıtay 2. HD, 2008/17929 E., 2009/5547 K., 25.03.2009).
Protokolde okul ücretini üstlendim; ayrıca nafaka ödemem gerekir mi?
Mahkeme bu giderleri de kapsayan tek bir iştirak nafakası belirleyebilir.
Protokolde nafaka istemeyeceğimizi yazdık; sonradan istenebilir mi?
Böyle bir dosyada sonradan açılan iştirak nafakası davası esastan incelenmiştir.
Nafaka miktarı neye göre belirlenir?
Çocuğun ihtiyaçlarına, ana ve babanın hayat koşullarına ve ödeme güçlerine göre (TMK m. 330).
Giderler artarsa ne yapılır?
Nafakanın yeniden belirlenmesi istenir (TMK m. 331).
Çocuğa doğrudan aldığım eşyalar nafakadan düşer mi?
Nafakaya mahsuben yapıldığı açıkça belirtilmedikçe düşmeyebilir (Yargıtay 3. HD, 2016/10103 E., 2018/999 K., 13.02.2018).
Nafakayı nasıl ödemeliyim?
Her ay, banka yoluyla ve "iştirak nafakası" açıklamasıyla.
Okul, sözleşmeyi imzalamayan ebeveynden ücret isteyebilir mi?
Bu maddeye dayanarak isteyemez (Yargıtay HGK, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023).
Özel okul kaydı ailenin sürekli ihtiyacı sayılır mı?
Kurul çoğunluğu saymamıştır (Yargıtay HGK, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023).
Soybağı reddedilen koca yaptığı masrafları geri alabilir mi?
Çocuklardan değil, biyolojik babadan isteyebilir (Yargıtay 4. HD, 2022/352 E., 2024/11464 K., 21.11.2024).
Bakım yükümlülüğü ne zaman sona erer?
Çocuk ergin olunca; eğitimi sürüyorsa eğitimin sonunda (TMK m. 328).
Çocuğun mirasla kalan parası bakımı için harcanabilir mi?
Ancak kanundaki koşullar varsa ve hâkimin izniyle.
Bu koşullar nelerdir?
Ana ve babanın yoksulluğu, çocuğun özel durumunun olağanüstü harcama gerektirmesi veya olağan dışı başka bir sebep.
Ne kadar harcanabilir?
Çocuğun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar.
Koşullar olmadan izin istenirse ne olur?
Hukuki yarar bulunmadığı için istem reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2012/9950 E., 2013/3098 K., 11.02.2013).
Çocuğa ödenen tazminat bakım için kullanılabilir mi?
Olağan ihtiyaçlar ölçüsünde kısmen kullanılabilir (TMK m. 356).
Ergin olan çocuk ana ve babasından hesap sorabilir mi?
Sorabilir; ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludur (TMK m. 363).
Bu davalar hangi mahkemede görülür?
Aile mahkemesinde (Yargıtay 3. HD, 2014/13301 E., 2015/5945 K., 09.04.2015).
Fazla ödenen nafakanın iadesi hangi mahkemede istenir?
Aile mahkemesinde.
Eski Medeni Kanun'da bu hüküm var mıydı?
Vardı; 743 sayılı Kanun'un 261. maddesi.
Yeni Kanun esaslı bir değişiklik getirdi mi?
Gerekçeye göre hayır.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182, 185, 186, 188, 286, 327, 328, 329, 330, 331, 342, 350, 356, 363
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 33, 370
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 261 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 327 gerekçesi s. 124, Komisyon değişiklik listesi s. 311-315
- Yargıtay HGK, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023
- Yargıtay HGK, 2018/904 E., 2019/1181 K., 14.11.2019
- Yargıtay HGK, 2013/1627 E., 2015/1020 K., 13.03.2015
- Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/10739 E., 2026/2494 K., 04.03.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/4646 E., 2025/12098 K., 29.12.2025
- Yargıtay 2. HD, 2016/1083 E., 2016/7967 K., 19.04.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/8027 E., 2015/12281 K., 10.06.2015
- Yargıtay 2. HD, 2012/9950 E., 2013/3098 K., 11.02.2013
- Yargıtay 2. HD, 2008/17929 E., 2009/5547 K., 25.03.2009
- Yargıtay 3. HD, 2016/10103 E., 2018/999 K., 13.02.2018
- Yargıtay 3. HD, 2014/13301 E., 2015/5945 K., 09.04.2015
- Yargıtay 4. HD, 2022/352 E., 2024/11464 K., 21.11.2024
- Yargıtay 4. HD, 2022/5688 E., 2023/2900 K., 06.03.2023
