TMK 286'ya göre koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir; dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır. Ananın dava hakkı yenidir: madde 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Bundan önce dava hakkı yalnız koca ve çocuğa aitti; Anayasa Mahkemesi bu sınırlamayı ananın özel hayatına saygı hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkına aykırı bularak iptal etmişti (AYM, E. 2023/37, K. 2023/140, 26.07.2023).
- Soybağının reddi
- Babalık karinesini çürüten dava (TMK m. 286).
- Babalık karinesi
- Evlilikte doğan çocuğun babasının koca sayılması (TMK m. 285).
- Temsil kayyımı
- Menfaat çatışmasında çocuğu temsil eden kişi (TMK m. 426).
- Özel yetki
- Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar için vekâletnamede aranan yetki (HMK m. 74).
TMK 286 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Amaç | Babalık karinesinin çürütülmesi | TMK m. 286 |
| Dava hakkı | Koca, ana veya çocuk | TMK m. 286 |
| Ananın hakkı | 07.11.2024'ten beri | 7531 s. K. m. 9 |
| Önceki durum | Yalnız koca ve çocuk | TMK m. 286 (eski) |
| İptal | Sınırlama Anayasa'ya aykırı bulundu | AYM, E. 2023/37, K. 2023/140 |
| Gerekçe | Ananın özel hayatı ve etkili başvuru hakkı | AYM, E. 2023/37, K. 2023/140 |
| Hasım | Dava hakkına sahip diğer kişiler | TMK m. 286 |
| Kayyım | Ana ile çocuğun menfaati çatışırsa zorunlu | Yargıtay 2. HD, 2009/4311 K. |
| Eksik hasım | Tamamlattırılır, doğrudan reddedilmez | Yargıtay 2. HD, 2009/2836 K. |
| Vekâletname | Özel yetki gerekir, eksiklik tamamlanabilir | AYM, Ayten Adalı ve diğerleri, B. No: 2019/2036 |
| Süre | Kural olarak bir yıl | TMK m. 289 |
| Diğer ilgililer | Ayrı bir hükümde düzenlenmiştir | TMK m. 291 |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 242. maddesini karşılar ve özellikle ikinci fıkrası bakımından kaynak Kanun'un 256. maddesi örnek alınarak düzenlenmiştir. Gerekçe, birinci fıkrada eski metindeki ilkenin tekrarlandığını, dava açma süresinin ise ayrı bir maddeye bırakıldığını belirtir. İkinci fıkra bakımından gerekçe önemli bir tercihi açıklar: eski Kanun'da çocuğun dava hakkının bulunup bulunmadığı tartışmalıydı; Tasarı, "belli koşullarda baba dışındaki kişilere soybağının reddi olanağı tanıyan bir sistemde, soybağıyla birinci derecede ve hem manevî hem de maddî açıdan ilgili olan kişiye, yani çocuğa da dava hakkının tanınması gerektiği" görüşünü benimsemiştir. Gerekçe ayrıca kaynak Kanun'daki "karısının üçüncü kişi tarafından gebe bırakılmasına rıza gösteren kocanın dava hakkı yoktur" hükmünün alınmadığını da not eder. Tasarının 286. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiş, sonradan 7531 sayılı Kanunla değiştirilmiştir (S. Sayısı 723, s. 110-111 ve s. 311-314).
Bu madde 2024'te değişti ve pratikte en çok karşılaşılan durumu doğrudan etkiledi. Eski metne göre soybağının reddi davasını yalnız koca ve çocuk açabiliyordu; bir ana, doğurduğu çocuğun kocadan olmadığını bilse bile kendi adına dava açamıyor, ancak çocuğa kayyım atattırabiliyordu. Bu sınırlamanın ananın özel hayatına saygı hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkını ihlal ettiğine karar verildi (AYM, E. 2023/37, K. 2023/140, 26.07.2023); çünkü kayyım davayı çocuğun yararına ve çocuk adına açar, ana orada kendi iddialarını davacı sıfatıyla ileri süremez. 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla madde yeniden yazıldı ve ana da dava hakkı sahipleri arasına alındı. İnternette ve hatta bazı kaynaklarda hâlâ eski metni ("Koca, soybağının reddi davasını açarak…") göreceksiniz; buna göre hareket etmeyin. İki pratik uyarı: dava, dava hakkına sahip diğer kişilerin tamamına yöneltilmelidir, eksik hasımla açılan dava hemen reddedilmez ama zaman kaybettirir; ve çocuk küçükse ana ile menfaati çatıştığından çocuğa temsil kayyımı atanması gerekir.
Davayı kim açabilir?
- Koca: Babalık karinesinin muhatabı olarak dava açabilir (TMK m. 286).
- Ana: 07.11.2024'ten beri kendi adına dava açabilir (7531 s. K. m. 9).
- Çocuk: Kendi soybağını reddettirmek için dava açabilir (TMK m. 286).
- Sınırlı sayı: Bu kişiler dışında kimse bu davayı açamaz (TMK m. 285).
- Savcı: Cumhuriyet savcısının dava açma yetkisi yoktur.
- Diğer ilgililer: Ayrı koşullarla ve ayrı hükümde düzenlenmiştir (TMK m. 291).
Ananın dava hakkı nereden geliyor?
- Eski durum: Dava hakkı yalnız koca ve çocuğa aitti.
- İptal: Anayasa Mahkemesi bu sınırlamayı iptal etti (AYM, E. 2023/37, K. 2023/140, 26.07.2023).
- Gerekçe: Soybağı ananın özel hayatını da ilgilendirir (Anayasa m. 20).
- Etkili başvuru: Anaya yargı yoluna gitme imkânı tanınmaması Anayasa m. 40'a aykırıdır.
- Kayyım yeterli değil: Kayyım davayı çocuk adına açar; ana kendi iddialarını ileri süremez.
- Kanun değişikliği: Madde 07.11.2024'te yeniden yazıldı (7531 s. K. m. 9).
Dava kime karşı açılır?
- Kural: Dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı (TMK m. 286).
- Koca açarsa: Hasım ana ve çocuktur (Yargıtay 2. HD, 2007/17974 E., 2009/4311 K., 11.03.2009).
- Çocuk açarsa: Hasım ana ve kocadır (S. Sayısı 723, s. 111).
- Ana açarsa: Hasım koca ve çocuktur.
- Zorunluluk: Hasımlardan birinin gösterilmemesi eksik hasım sayılır.
- Tamamlama: Mahkeme davacıya eksik tarafı dahil etme imkânı tanır (Yargıtay 2. HD, 2009/1164 E., 2009/2836 K., 23.02.2009).
Çocuğun temsili
- Sorun: Küçük çocuğu kural olarak ana temsil eder (TMK m. 342).
- Çatışma: Bu davada ana ile çocuğun menfaatleri çatışır.
- Çözüm: Çocuğa temsil kayyımı atanır (TMK m. 426).
- Husumet: Dava kayyıma yöneltilir (Yargıtay 2. HD, 2007/17974 E., 2009/4311 K., 11.03.2009).
- Deliller: Kayyıma delil gösterme imkânı sağlanmalıdır.
- Eksiklik: Kayyım atanmadan verilen hüküm bozulur.
Süre ve usul
- Süre: Dava kural olarak bir yıl içinde açılır (TMK m. 289).
- Haklı sebep: Gecikme haklı sebebe dayanıyorsa süre o sebep kalkınca başlar (Yargıtay 2. HD, 2007/5591 E., 2008/5580 K., 21.04.2008).
- İspat: Yükün kimde olduğu çocuğun ana rahmine düştüğü döneme göre değişir (TMK m. 287, TMK m. 288).
- Araştırma: Hâkim maddî olguları kendiliğinden araştırır (TMK m. 284).
- Vekâletname: Özel yetki gerekir; eksiklik tamamlanabilir (AYM, Ayten Adalı ve diğerleri, B. No: 2019/2036, 21.12.2022).
- Görev ve yetki: Aile mahkemesi; yetki için dört seçenek vardır (TMK m. 283).
Davanın sonucu
- Kabul: Çocuk ile koca arasındaki soybağı geçmişe etkili olarak ortadan kalkar.
- Kayıt: Nüfus kaydı hükme göre düzeltilir (5490 s. K. m. 35).
- Sonraki adım: Biyolojik babayla soybağı tanıma veya babalık davasıyla kurulur (TMK m. 295, TMK m. 301).
- Sıra: Ret hükmü kesinleşmeden babalık davası karara bağlanamaz (TMK m. 285).
- Nafaka: Soybağı ortadan kalkınca iştirak nafakası yükümlülüğü de sona erer (TMK m. 327).
- Red: Dava reddedilirse babalık karinesi kesinleşir.
Bu maddeye dayanacaksanız önce hangi metne baktığınızı kontrol edin: madde 07.11.2024'te değişti ve ana artık kendi adına dava açabiliyor. Eski metne göre hazırlanmış dilekçe örnekleri ve yazılar hâlâ dolaşımda; bunlara güvenip "ananın dava hakkı yok" sonucuna varmayın. Dava açarken üç şeyi baştan doğru kurun. Birincisi hasım: dava, dava hakkına sahip diğer kişilerin tamamına yöneltilir; koca açıyorsa ana ve çocuğa, ana açıyorsa koca ve çocuğa, çocuk açıyorsa ana ve kocaya. Eksik hasım davayı düşürmez ama mahkeme sizden tamamlamanızı isteyeceği için zaman kaybettirir. İkincisi kayyım: çocuk küçükse ana ile menfaati çatıştığından çocuğa temsil kayyımı atattırılması ve husumetin kayyıma yöneltilmesi gerekir; bu eksiklik tek başına bozma sebebidir. Üçüncüsü vekâletname: soybağı davaları kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin olduğundan özel yetki aranır; ancak bu tamamlanabilir bir eksikliktir ve mahkeme kesin süre vermeden bu nedenle davayı reddedemez. Son olarak süreyi kaçırmayın; gecikmeniz haklı bir sebebe dayanıyorsa bunu delilleriyle birlikte baştan açıklayın.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Anaya soybağının reddi davası açma hakkı tanımayan hüküm iptal edildi
Bir ana, doğurduğu çocuğun kocadan olmadığını ileri sürerek soybağının reddi davası açtı. Ancak o tarihteki metne göre bu davayı yalnız koca ve çocuk açabiliyordu. Davaya bakan aile mahkemesi, ananın dava hakkının bulunmamasını Anayasa'ya aykırı görerek iptal başvurusunda bulundu.
“Çocuğun biyolojik babası olmayan koca ile arasında soybağı ilişkisinin mevcut olması ananın özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkını ihlal edebileceğinden ana tarafından babalık karinesinin çürütülmesi için yargı mercilerine başvurulabilmesi etkili başvuru hakkının bir gereğidir. 21. Babalık karinesinin çürütülmesi, başka bir ifadeyle çocuk ile koca arasındaki soybağı ilişkisinin ortadan kaldırılması amacıyla soybağının reddi davasını açabilecek kişiler sınırlı olarak Kanun'un 286. ve 291. maddelerinde belirlenmiştir. Buna göre anılan davayı açabilecek kişiler arasında yer verilmeyen ananın doğurduğu çocuğunun kocadan olmadığını ileri sürerek yargı mercilerine başvurma imkânı bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor? Bu maddenin bugünkü hâlinin arkasındaki karar budur. Mahkeme, çocuk ile biyolojik babası olmayan koca arasındaki soybağının ananın özel hayatını da ilgilendirdiğini kabul etmiş; bu bağı ortadan kaldırmak için yargıya başvurma imkânının anaya tanınmamasını Anayasa'nın 20. ve 40. maddelerine aykırı bularak hükmü iptal etmiştir. Kararda, çocuğa kayyım atanabilmesinin ananın hakkı bakımından bir güvence sunmadığı da vurgulanmıştır; çünkü kayyım davayı çocuğun yararına, çocuk adına açar ve ana orada davacı sıfatıyla kendi iddialarını ileri süremez. İptal hükmü kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmiş, kanun koyucu da 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla maddeyi yeniden yazarak anayı dava hakkı sahipleri arasına almıştır.
Özel vekâletname eksikliği tamamlanabilir bir eksikliktir; kesin süre verilmeden dava reddedilemez
Koca soybağının reddi davası açtı; ancak vekâletnamesinde bu dava için özel yetki yoktu. Mahkeme eksikliğin giderilmesi için kesin süre vermedi. Davacı kısa süre sonra öldü; annesi davayı sürdürmek istediğini süresinde bildirdi, fakat mahkeme vekâletnamenin ibraz tarihini esas alarak kanundaki süreyi geçmiş saydı ve davayı usulden reddetti.
“Sonuç olarak murisin sağlığında açtığı davanın tamamlanabilir bir eksiklik olan özel vekâletname olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi; anılan eksikliğin giderilmesine ilişkin olarak Mahkeme tarafından usule uygun ve ivedi hareket edilmediği, bu nedenle başvuruculara sağlanan başka bir dava imkânı da olmadığı dikkate alındığında temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiğine yönelik şikâyetin etkili bir şekilde incelenememesi sorununa yol açmıştır. Sonuç olarak başvuruculara özel hayata saygı hakkı kapsamında olduğunu ileri sürdükleri soy bağının reddi talebiyle başvurabilecekleri, asgari güvenceleri içeren, pratikte de işleyen etkili bir hukuk yolunun sunulmadığı sonucuna varılmıştır.”
Ne anlama geliyor? Soybağının reddi davaları kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin olduğundan vekâletnamede özel yetki aranır; ancak Mahkeme bunun tamamlanabilir bir eksiklik olduğunu ve mahkemenin kesin süre verip hatırlatma yapmadan davayı reddedemeyeceğini belirtmiştir. Kararın ikinci önemli yönü, davacının yargılama sırasında ölmesi hâlidir: mirasçıların davayı sürdürmekte hukuki yararı bulunup bulunmadığı, dava haklarının varlığı ve baştaki eksikliğin bunlara etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Bu yapılmadan verilen usul kararı, özel hayata saygı hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkını ihlal eder.
Dava ana ve çocuğa karşı açılır; ana ile çocuğun menfaati çatıştığından çocuğa kayyım atanıp husumet kayyıma yöneltilmelidir
Koca, soybağının reddi davası açtı. Davada çocukların yasal temsilcisi olan ana ile çocukların menfaatleri çatışıyordu; buna rağmen çocuklara kayyım atanmadan ve husumet kayyıma yöneltilmeden karar verildi.
“Türk Medeni Kanununun 286. maddesi uyarınca soybağının reddi davası ana ve çocuğa karşı açılır. Davada, yasal temsilci ile küçüklerin menfaati çatışmaktadır. O halde küçüklere Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince kayyım tayin ettirilmesi, husumetin kayyıma yöneltilmesi, gösterdiği taktirde delillerinin toplanması gerekirken eksik inceleme ve eksik hasımla hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Maddenin ikinci cümlesi davanın kime karşı açılacağını belirler; kocanın açtığı davada hasım hem ana hem çocuktur ve bu zorunludur. Ancak çocuk küçükse onu kural olarak ana temsil eder, oysa bu davada ananın ve çocuğun menfaatleri çatışır. Bu nedenle çocuğa temsil kayyımı atanması, husumetin kayyıma yöneltilmesi ve kayyımın delil gösterme imkânının sağlanması gerekir. Aksi hâlde hüküm eksik hasım ve eksik inceleme nedeniyle bozulur. Bugünkü metin hasmı "dava açma hakkına sahip diğer kişiler" olarak ifade eder; ana da dava hakkı kazandığından bu kişiler dava açanın kim olduğuna göre belirlenir.
Eksik hasım tamamlattırılmalı; gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa süre o sebebin ortadan kalktığı tarihte başlar
Koca, soybağının reddi davası açtı; ancak çocukların anası davalı olarak gösterilmemişti. Ayrıca davanın süresinde açılıp açılmadığı tartışmalıydı. Mahkeme, ananın davaya dahil edilmesi için davacıya süre vermeden ve gecikmeyi haklı kılan bir sebep bulunup bulunmadığını sormadan karar verdi.
“Koca, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılır.(TMK. md. 286/1) Dava açmakta gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.(TMK.m.289/3)”
Ne anlama geliyor? Karar, 286 ile 289'u birlikte okumak gerektiğini gösterir. Bir yandan hasım eksikse mahkeme davayı hemen reddetmez, eksikliğin tamamlanması için davacıya süre verir. Öte yandan davanın süresinde açılmadığı ileri sürülse bile iş burada bitmez: gecikmenin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır; haklı sebep varsa bir yıllık süre o sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Bu araştırma yapılmadan süre yönünden verilen ret kararı bozulur.
Hasım eksikse dava doğrudan reddedilmez; eksik tarafın davaya dahili için davacıya imkân tanınır
Soybağının reddi davasında, soybağı reddedilmek istenen çocuğun anası davalı olarak gösterilmemişti. Mahkeme, davacıya ananın davaya dahil edilmesi için imkân tanımadan eksik hasımla yargılama yapıp karar verdi.
“Koca, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılır. (TMK.m.286/1) Soybağının reddi istenen çocuk A.K.ın annesi G.'nin davaya dahili için davacıya imkan tanınmadan eksik hasımla yargılama yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”
Ne anlama geliyor? Uygulamada en sık rastlanan hata, davanın yalnız çocuğa ya da yalnız anaya yöneltilmesidir. Daire bu durumda davanın esastan reddedilmeyeceğini, mahkemenin davacıya eksik tarafı davaya dahil etme imkânı tanıması gerektiğini belirtmiştir. Bu, soybağı davalarının kamu düzenine ilişkin olmasının bir sonucudur: uyuşmazlık usuli bir eksiklik yüzünden çözümsüz bırakılamaz. Dilekçenizi hazırlarken yine de hasmı baştan doğru göstermek zaman kaybını önler.
Madde gerekçesi
Madde 286- Yürürlükteki Kanunun 242 nci maddesini karşılamaktadır. Madde, özellikle ikinci fıkrası açısından, yürürlükteki metinden farklı olarak ve esas itibarıyla kaynak Kanunun 256 ncı maddesi örnek alınmak suretiyle düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, esasen, yürürlükteki metinde yer alan ilke, dava açma süresi (yürürlükteki metinden farklı bir süre olarak) ayrı bir maddeye bırakılmak suretiyle tekrarlanmaktadır. Buna göre, koca, soybağının reddi davası açarak babalık karinesini çürütebilir. Dava ana ve çocuğa karşı açılır. İkinci fıkrada ise, çocuğun dava açma hakkının bulunup bulunmadığı ve yürürlükteki Kanun açısından bu konuda bir kanun boşluğu mevcut olup olmadığı sorunu, kaynak Kanunda 1976 yılında yapılan değişiklik izlenmek suretiyle, açık bir çözüme kavuşturulmaktadır. Yapılan düzenlemede Tasarıda, belli koşullarda baba dışındaki kişilere soybağının reddi olanağı tanıyan bir sistemde, soybağıyla birinci derecede ve hem manevî hem de maddî açıdan ilgili olan kişiye, yani çocuğa da dava hakkının tanınması gerektiği görüşü benimsenmiştir. Bu görüş doğrultusunda kaleme alınan ikinci fıkraya göre çocuk da soybağının reddi davası açabilir. Bu durumda, davalı sıfatı, ana ile babalığı karine olarak kabul edilen kocaya aittir. Kaynak Kanunun 256 ncı maddesindeki "karısının üçüncü kişi tarafından gebe bırakılmasına rıza gösteren kocanın dava hakkı yoktur" şeklindeki üçüncü fıkrası alınmamıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 110-111Gerekçe, maddenin 2001'deki hâlini açıklar ve bugünkü metinle karşılaştırıldığında kanun koyucunun yaklaşımındaki kademeli genişlemeyi görünür kılar. 2001'de yapılan yenilik çocuğa dava hakkı tanımaktı; gerekçe bunun dayanağını açıkça yazar: soybağıyla birinci derecede ve hem manevî hem maddî açıdan ilgili olan kişi çocuktur. Aynı gerekçe anadan hiç söz etmez; ana yalnız davalı sıfatıyla anılır. 2023'teki iptal kararı (AYM, E. 2023/37, K. 2023/140, 26.07.2023) tam bu boşluğu hedef almış, soybağının ananın da özel hayatını ilgilendirdiğini belirleyerek aynı mantığın ana bakımından da geçerli olduğunu ortaya koymuştur. Gerekçenin son cümlesi de bugün için anlamlıdır: kaynak Kanun'daki "üçüncü kişi tarafından gebe bırakılmasına rıza gösteren kocanın dava hakkı yoktur" kuralı bilinçli olarak alınmamıştır; dolayısıyla Türk hukukunda rıza, kocanın dava hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'un 242. maddesi hem dava hakkını hem süreyi tek cümlede düzenliyordu: koca, doğumu öğrendiği günden itibaren bir ay içinde çocuğu reddedebilirdi ve ret davası çocuk ile ana aleyhine açılırdı. Bugünkü sistemle üç fark vardır. Birincisi süre ayrı bir maddeye taşınmış ve bir aydan bir yıla çıkarılmıştır. İkincisi dava hakkı genişlemiştir: 2001'de çocuğa, 2024'te ise anaya da tanınmıştır. Üçüncüsü hasım, sabit bir listeyle değil "dava açma hakkına sahip diğer kişiler" biçiminde tanımlanmıştır; böylece davacı kim olursa olsun hasım kendiliğinden belirlenir. Eski metnin "reddedebilir" ifadesinin yerini "soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir" alması da kavramsal bir düzeltmedir: reddedilen artık çocuk değil, karinedir.
Koca, doğduğuna muttali olduğu günden itibaren bir ay içinde çocuğu reddedebilir. Ret davası, çocuk ile anası aleyhine ikame olunur.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 242 | 4721 sayılı Kanun m. 286 | |
|---|---|---|
| Dava hakkı | Yalnız koca | Koca, ana veya çocuk |
| Ananın hakkı | Yok | 07.11.2024'ten beri var |
| Çocuğun hakkı | Düzenlenmemiş | 2001'den beri var |
| Süre | Bir ay (aynı maddede) | Ayrı maddede, kural olarak bir yıl |
| Hasım | Çocuk ve ana | Dava hakkına sahip diğer kişiler |
| Anlatım | Çocuğun reddi | Karinenin çürütülmesi |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; çocuğa da dava hakkı tanındı | 4721 s. K. |
| 26.07.2023 | Birinci fıkra iptal edildi; anaya dava hakkı tanınmaması Anayasa'ya aykırı bulundu | AYM, E. 2023/37, K. 2023/140, 26.07.2023 |
| 20.10.2023 | İptal kararı Resmî Gazete'de yayımlandı; yürürlüğü dokuz ay ertelendi | RG 20.10.2023-32345 |
| 07.11.2024 | Madde yeniden yazıldı; ana dava hakkı sahipleri arasına alındı | 7531 s. K. m. 9 |
Aynı Kanun'la 289. maddede ananın süresi ("Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl") ve 291. maddede baba olduğunu iddia eden kişinin dava hakkı da düzenlenmiştir.
İlgili maddeler
- TMK m. 282: Genel olarak soybağının kurulması.
- TMK m. 283: Soybağı davalarında yetki.
- TMK m. 284: Soybağı davalarında yargılama usulü.
- TMK m. 285: Babalık karinesi.
- TMK m. 287: Evlilik içinde ana rahmine düşme.
- TMK m. 288: Evlenmeden önce veya ayrı yaşarken ana rahmine düşme.
- TMK m. 289: Hak düşürücü süreler.
- TMK m. 291: Diğer ilgililerin dava hakkı.
- TMK m. 295: Tanıma.
- TMK m. 301: Babalık davası.
Soybağının reddi davasını kimin, kime karşı ve hangi süre içinde açabileceğini değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 286 ne diyor?
Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir.
Ana bu davayı açabilir mi?
Evet; 07.11.2024'ten beri (7531 s. K. m. 9).
Eskiden açabiliyor muydu?
Hayır; dava hakkı yalnız koca ve çocuğa aitti.
Bu neden değişti?
Anayasa Mahkemesi sınırlamayı iptal etti (AYM, E. 2023/37, K. 2023/140, 26.07.2023).
İptalin gerekçesi neydi?
Soybağı ananın özel hayatını da ilgilendirir; yargı yoluna gidememesi etkili başvuru hakkını ihlal eder.
Çocuğa kayyım atattırmak yeterli değil miydi?
Hayır; kayyım davayı çocuk adına açar, ana kendi iddialarını ileri süremez.
Çocuk kendi davasını açabilir mi?
Evet; 2001'den beri (S. Sayısı 723, s. 111).
Cumhuriyet savcısı açabilir mi?
Hayır.
Dava kime karşı açılır?
Dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı (TMK m. 286).
Koca açarsa hasım kimdir?
Ana ve çocuk (Yargıtay 2. HD, 2007/17974 E., 2009/4311 K., 11.03.2009).
Çocuk açarsa hasım kimdir?
Ana ve koca.
Ana açarsa hasım kimdir?
Koca ve çocuk.
Hasımlardan birini göstermezsem ne olur?
Mahkeme tamamlamanız için imkân tanır (Yargıtay 2. HD, 2009/1164 E., 2009/2836 K., 23.02.2009).
Çocuk küçükse onu kim temsil eder?
Ana ile menfaati çatıştığından temsil kayyımı (TMK m. 426).
Kayyım atanmazsa ne olur?
Hüküm eksik hasım ve eksik inceleme nedeniyle bozulur.
Dava süresi nedir?
Kural olarak bir yıl (TMK m. 289).
Süreyi kaçırdıysam?
Gecikme haklı sebebe dayanıyorsa süre o sebep kalkınca başlar (Yargıtay 2. HD, 2007/5591 E., 2008/5580 K., 21.04.2008).
Vekâletnamede özel yetki şart mı?
Evet; ancak bu tamamlanabilir bir eksikliktir (AYM, Ayten Adalı ve diğerleri, B. No: 2019/2036, 21.12.2022).
Mahkeme bu nedenle davayı reddedebilir mi?
Kesin süre vermeden ve hatırlatma yapmadan reddedemez.
Davacı yargılama sırasında ölürse?
Mirasçıların davayı sürdürmekteki hukuki yararı ayrıca değerlendirilmelidir.
İspat yükü kimdedir?
Çocuğun ana rahmine düştüğü döneme göre değişir (TMK m. 287, TMK m. 288).
Dava kabul edilirse ne olur?
Çocuk ile koca arasındaki soybağı ortadan kalkar ve nüfus kaydı düzeltilir.
Sonra ne yapılır?
Biyolojik babayla soybağı tanıma veya babalık davasıyla kurulur (TMK m. 301).
Hangi mahkeme görevli?
Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
Eski Kanun'da karşılığı nedir?
743 sayılı Kanun'un 242. maddesi; orada dava hakkı yalnız kocaya aitti ve süre bir aydı.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 291, 295, 301, 327, 342, 426
- 7531 sayılı Kanun m. 9 (7/11/2024)
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 242
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 286 gerekçesi s. 110-111, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Anayasa Mahkemesi, Ayten Adalı ve diğerleri, B. No: 2019/2036, 21.12.2022
- Anayasa Mahkemesi, E. 2023/37, K. 2023/140, 26.07.2023
- Yargıtay 2. HD, 2007/17974 E., 2009/4311 K., 11.03.2009
- Yargıtay 2. HD, 2009/1164 E., 2009/2836 K., 23.02.2009
- Yargıtay 2. HD, 2007/5591 E., 2008/5580 K., 21.04.2008
