Türk Medeni Kanunu · Kocanın Babalığı

TMK Madde 290: Karinelerin Çakışması

Türk Medeni Kanunu'nun 290. maddesine göre çocuk, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğmuş ve ana da bu arada yeniden evlenmiş olursa ikinci evlilikteki koca baba sayılır; bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba sayılır. Bu sayfada madde metnini, iki babalık karinesinin nasıl çakıştığını, bekleme süresiyle ilişkisini, madde gerekçesini ve konuya ilişkin Yargıtay kararlarını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 8 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 24 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › İkinci Ayırım: Kocanın Babalığı

C. Karinelerin çakışması

Madde 290

  1. (1)Çocuk evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğmuş ve ana da bu arada yeniden evlenmiş olursa, ikinci evlilikteki koca baba sayılır.
  2. (2)Bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba sayılır.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 290 ne düzenler?
  3. Çakışma nasıl doğar?
  4. Karine çürütülürse ne olur?
  5. Bekleme süresiyle ilişkisi
  6. Üçyüz gün nasıl hesaplanır?
  7. Yanlış kayıt nasıl düzeltilir?
  8. Uygulamada karşılaşılan hâller
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 290, iki babalık karinesinin çakıştığı durumu tek cümleyle çözer: ikinci evlilikteki koca baba sayılır. Çakışma şöyle doğar: çocuk, ilk evliliğin sona ermesinden sonraki üçyüz gün içinde doğmuştur; bu hâlde ilk evlilikteki koca baba sayılır (TMK m. 285). Ama ana bu arada yeniden evlenmişse çocuk ikinci evlilik içinde doğmuş olur ve aynı karine bu kez ikinci koca lehine işler. Kanun tercihini ikinci evlilikten yana kullanmıştır. İkinci kocanın babalığı soybağının reddi davasıyla çürütülürse karine kendiliğinden ilk evlilikteki kocaya döner (Yargıtay 18. HD, 2015/4788 E., 2015/18439 K., 14.12.2015).

Karine çakışması
Aynı çocuk için iki babalık karinesinin birlikte doğması (TMK m. 290).
Üçyüz gün
Evliliğin sona ermesinden sonra karinenin sürdüğü süre (TMK m. 285).
Bekleme süresi
Kadının yeniden evlenmesi için beklemesi gereken üçyüz gün (TMK m. 132).
Karinenin çürütülmesi
Soybağının reddi davasıyla babalığın kaldırılması (TMK m. 286).

TMK 290 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
KoşulÇocuk, ilk evliliğin sona ermesinden sonraki üçyüz gün içinde doğmalıTMK m. 290/1
KoşulAna, bu arada yeniden evlenmiş olmalıTMK m. 290/1
Sonuçİkinci evlilikteki koca baba sayılırTMK m. 290/1
ÇürütmeKarine soybağının reddi davasıyla çürütülürTMK m. 286
Çürütülürseİlk evlilikteki koca baba sayılırTMK m. 290/2
UygulamaDoğum tarihi düzeltmesiyle soybağı değiştirilemezYargıtay 18. HD, 2015/18439 K.
GörevBaba adının değişmesi sonucu doğuran dava aile mahkemesindeYargıtay 17. HD, 2011/9613 K.
KayyımÇocuğa temsil kayyımı atanması zorunludurYargıtay 18. HD, 2012/9422 K.
ÖnlemeBekleme süresi bu çakışmayı önlemek içindirTMK m. 132
KaldırmaSüre yalnız iki hâlde kaldırılırYargıtay 2. HD, 2021/8931 K.
AnayasaBekleme süresi kuralı Anayasa'ya uygundurAYM, E. 2024/233, K. 2025/181
Mehazİsviçre Medenî Kanunu m. 257S. Sayısı 723, s. 112

TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 257. maddesinden alınmıştır ve eski Kanun'da karşılığı yoktur. Gerekçe bunu açıkça söyler: yürürlükteki Kanun'da bu konu düzenlenmemiştir ve doktrinde de aynı değerde iki hükmün çakışmasından doğan bu örtülü boşluğun nasıl çözüleceği konusunda bir fikir birliği bulunmamaktadır. Madde, evlilik sona erdikten sonra üçyüz gün geçmeden çocuğun doğmuş olması hâlinde ortaya çıkan babalık karinesi ile çocuğun evlilik devam ederken doğmuş olması hâlinde ortaya çıkan babalık karinesinin çakışmasını, yine bir karineyle, daha doğrusu çakışan karinelerden birinin tercihiyle çözüme kavuşturur. Gerekçeye göre birinci fıkrada ana, "bu arada", yani çocuk doğmadan önce yeniden evlenmiş olmalıdır; bu takdirde ikinci evlilikteki koca baba sayılır. Ancak bu karinenin aksi kanıtlanabilir; karine çürütülürse ilk evlilikten doğan karine canlanır ve o evlilikteki koca ikinci fıkra gereğince baba sayılır. Tasarının 290. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

Dikkat

Bu madde uygulamada nadiren karşınıza çıkar ve bunun sebebi bellidir: kanun, çakışmanın doğmasını önlemek için kadına üçyüz günlük bekleme süresi getirmiştir (TMK m. 132). Bu süre yalnız iki hâlde kaldırılır: kadının önceki evliliğinden gebe olmadığı anlaşılırsa veya evliliği sona eren eşler yeniden birbiriyle evlenmek isterse. Dolayısıyla 290. madde çoğunlukla üç durumda gündeme gelir: bekleme süresinin kaldırılması kararı hatalı verilmiştir, evlenme bu kurala aykırı biçimde yapılmıştır ya da yurt dışında gerçekleşmiş bir evlenme söz konusudur. Karşılaştığınızda şunu unutmayın: 290 bir çözüm kuralıdır, bir dava türü değildir. Kimin baba sayılacağını belirler, ama yanlış kaydı kendiliğinden düzeltmez. Kaydı değiştirmek istiyorsanız yine soybağının reddi davası açmanız gerekir ve bu dava hak düşürücü süreye tabidir (TMK m. 289). Dava sonuçlanınca ikinci sonuç kendiliğinden doğar: ikinci kocanın babalığı düştüğü anda karine ilk kocaya geçer, yani çocuk babasız kalmaz.

Çakışma nasıl doğar?

  • Birinci karine: Evliliğin sona ermesinden sonraki üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m. 285).
  • İkinci karine: Evlilik devam ederken doğan çocuğun babası da kocadır (TMK m. 285).
  • Çakışma: Ana üçyüz gün dolmadan yeniden evlenmişse iki karine aynı çocukta buluşur.
  • Boşluk: Eski Kanun bu durumu düzenlememişti (S. Sayısı 723, s. 112).
  • Tercih: Kanun ikinci evlilikteki kocayı baba sayar (TMK m. 290/1).
  • Zaman koşulu: Yeniden evlenme, çocuğun doğumundan önce gerçekleşmiş olmalıdır.

Karine çürütülürse ne olur?

  • Yol: İkinci kocanın babalığı soybağının reddi davasıyla çürütülür (TMK m. 286).
  • Sonuç: İlk evlilikteki kocanın babalığı canlanır (TMK m. 290/2).
  • Anlamı: Çocuk bu davanın sonunda babasız kalmaz.
  • İkinci dava: İlk kocanın babalığı da ayrıca reddedilebilir (TMK m. 287).
  • Kolaylık: Ayrı yaşama hâlinde ispat yükü hafifler (TMK m. 288).
  • Süre: Her iki dava da hak düşürücü süreye tabidir (TMK m. 289).

Bekleme süresiyle ilişkisi

Üçyüz gün nasıl hesaplanır?

Yanlış kayıt nasıl düzeltilir?

Uygulamada karşılaşılan hâller

Uygulamada

Bu maddeyle karşılaştığınızda önce dört tarihi yan yana yazın: ilk evliliğin sona erdiği (kararın kesinleştiği) tarih, ananın yeniden evlendiği tarih, çocuğun doğum tarihi ve nüfusa tescil tarihi. Doğum, ilk evliliğin sona ermesinden sonraki üçyüzüncü günden önceyse ve ana bu arada yeniden evlenmişse 290/1 devrededir: nüfusta kim yazılı olursa olsun kanunen baba, ikinci evlilikteki kocadır. Kayıt ilk kocaya yapılmışsa bu kaydın düzeltilmesi gerekir ve bu dava aile mahkemesinde görülür; asliye hukuk mahkemesinde açılan kayıt düzeltme davası sizi sonuca götürmez. Gerçek babalığı tartışıyorsanız açacağınız dava soybağının reddidir; hedefiniz ikinci kocanın babalığını çürütmekse davayı ona karşı açarsınız ve kazanırsanız karine ilk kocaya döner. Bu yüzden çoğu dosyada iki dava birlikte düşünülmelidir, yoksa çocuk yeniden istemediğiniz bir soybağına bağlanır. Yaş veya doğum tarihi düzeltme yoluyla sonuç almaya çalışmayın; bu yol kapalıdır. Son olarak çocuğa temsil kayyımı atanmasını baştan isteyin; bu eksiklik tek başına bozma sebebidir ve aylarca zaman kaybettirir.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi2015/4788 E. · 2015/18439 K.14.12.2015

Doğum tarihi, çocuğun soybağını değiştirecek biçimde düzeltilemez; 290/1 karinesi çürütülmedikçe düzeltme ancak ilk evliliğin sona erdiği tarihten sonraki bir güne yapılabilir

Ana, önceki kocasından 07.05.2009'da kesinleşen kararla boşanmış, 04.12.2009'da yani üçyüz gün geçmeden yeniden evlenmişti. Çocuk ikinci evlilik içinde doğmuş görünüyordu. Ana ile ikinci koca, çocuğun nüfustaki 10.03.2010 olan doğum tarihinin 18.11.2008 olarak düzeltilmesini istedi; mahkeme bu talebi kabul etti. Oysa bu tarih, ananın önceki evliliğinin içine düşüyordu.

“Çocuğun soybağında değişiklik sonucunu doğuracak şekilde doğum tarihinde düzeltme yapılamaz. Ana, önceki evliliğinin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmeden 04.12.2009 tarihinde yeniden evlenmiştir. Bu durumda Türk Medeni Kanunu'nun 290/1. maddesinde yer alan "ikinci evlilikteki kocanın baba sayılacağına" ilişkin kanuni karine çürütülmediğine göre çocuğun doğum tarihi, sözü edilen yasal karineyle çatışmayacak şekilde ananın önceki evliliğinin sona erdiği tarihten sonraki bir tarih olarak düzeltilebilir.”

Ne anlama geliyor? 290. maddeyi doğrudan uygulayan ve uygulamada en çok işe yarayan karar budur. Daire iki şey söyler. Birincisi, yaş veya doğum tarihi düzeltme davası bir soybağı değiştirme aracı değildir; talep kabul edildiğinde çocuk başka bir erkeğe soybağıyla bağlanacaksa düzeltme yapılamaz. İkincisi, ana üçyüz gün geçmeden yeniden evlenmişse 290/1 devreye girer ve ikinci evlilikteki koca baba sayılır; bu karine soybağının reddi davasıyla çürütülmediği sürece ayakta kalır. Sonuç olarak doğum tarihi düzeltmesi ancak karineyle çatışmayacak bir tarihe, yani ilk evliliğin sona erdiği tarihten sonraki bir güne yapılabilir. Dosyanızda yaş düzeltme talebi varsa, önce bu talebin soybağına dokunup dokunmadığını kontrol edin.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi2011/8190 E. · 2011/9613 K.21.10.2011

Üçyüz gün geçmeden doğan çocuğun kaydının hangi kocaya yazılacağı uyuşmazlığı soybağının düzeltilmesi davasıdır; aile mahkemesi görevlidir

Çocuk, ananın önceki evliliğinin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmeden doğdu; ancak nüfus kaydı ilk koca yerine ananın daha sonra evlendiği kişinin üzerine yapıldı. Kaydın düzeltilmesi istendi. Aile mahkemesi bunu nüfus müdürlüğünün hatalı işlemi sayarak asliye hukuk mahkemesini, asliye hukuk mahkemesi ise soybağına ilişkin sayarak aile mahkemesini görevli görüp karşılıklı görevsizlik kararı verdi.

“Dava, babanın değiştirilmesine yönelik olup, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca soybağının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bu durumda uyuşmazlığın Manisa 2.Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 290. maddenin doğurduğu tipik uyuşmazlığı ve doğru adresi gösterir. İki babalık karinesinin çakıştığı dosyalarda nüfus kaydı çoğu zaman yanlış kocaya yazılmış olur ve talep dıştan bakıldığında bir kayıt düzeltme talebi gibi görünür. Merci tayinine bakan Daire bu görünüşe itibar etmemiştir: baba adının değiştirilmesi sonucunu doğuran talep, nüfus kayıt düzeltme değil soybağının düzeltilmesi davasıdır ve aile mahkemesinde görülür. Dava dilekçenizi buna göre kurun; yanlış mahkemede geçen aylar hak düşürücü süreyi durdurmaz (TMK m. 289).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi2012/8141 E. · 2012/9422 K.13.09.2012

Üçyüz gün içinde doğan çocuğun üçüncü bir kişi tarafından tanınmasına karşı açılan iptal davasında çocuğa temsil kayyımı atanması zorunludur

Çocuk, ananın önceki evliliğinin sona ermesinden itibaren üçyüz gün geçmeden doğdu. Buna rağmen çocuk üçüncü bir kişi tarafından tanındı. Tanıma işleminin iptali istendi; mahkeme davayı kabul etti ancak çocuğa kayyım atamamıştı.

“Dava sonucunda verilen hüküm çocuğun haklarını etkiler niteliktedir. Yasal temsilci ile çocuğun menfaati çatışma halinde olup Türk Medeni Kanununun 426/2 maddesi uyarınca çocuğu temsil kayyımı atanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu dosya, karine çakışmasının üçüncü bir biçimini gösterir: ana yeniden evlenmemiş, ama başka bir erkek çocuğu tanımıştır. Oysa üçyüz gün içinde doğan çocuk zaten ilk evlilikteki kocanın çocuğu sayıldığından ortada kurulmuş bir soybağı vardır ve bu soybağı kaldırılmadan tanıma geçerli olmaz (TMK m. 285). Kararın uygulamadaki dersi usule ilişkindir: çocuğun soybağını etkileyecek her davada, yasal temsilci ile çocuğun menfaati çatıştığından çocuğa temsil kayyımı atanmadan hüküm kurulamaz; bu eksiklik tek başına bozma sebebidir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2021/8858 E. · 2021/8931 K.30.11.2021

Kadın önceki evliliğinden gebe ise bekleme süresi kaldırılamaz; koşulları gerçekleşmeden verilen kaldırma kararı kanun yararına bozulur

Kadın, boşanma kararının kesinleşmesinden yirmi gün sonra, üçyüz günlük süre dolmadan bekleme süresinin kaldırılmasını istedi. Dosyaya sunulan sağlık raporuna göre kadın gebeydi ve duruşmada boşandığı eşinden başka biriyle evlenmek istediğini bildirdi. Mahkeme talebi kabul etti; karar kesin olduğundan Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istedi.

“4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 132 nci maddesinde, "Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır" hükmü düzenlenmiştir.”

Ne anlama geliyor? 290. maddenin neden bu kadar az uygulandığını anlamak için bu karara bakmak gerekir. Bekleme süresi, tam da iki babalık karinesinin çakışmasını önlemek için konmuştur; bu yüzden süre yalnız iki hâlde kaldırılır: kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesi. Somut olayda kadın gebeydi ve başka biriyle evlenmek istiyordu; yani her iki koşul da gerçekleşmemişti. Daire, koşulları oluşmadan verilen kaldırma kararını kanun yararına bozmuştur. Kural doğru uygulandığında 290'daki çakışma zaten doğmaz; madde, kuralın yanlış uygulandığı veya evliliğin hükümsüz olduğu hâller için bir emniyet supabıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2008/11211 E. · 2008/12163 K.18.09.2008

Üçyüz günlük süre dolduktan sonra açılan bekleme süresinin kaldırılması davasında hukuki yarar yoktur; yabancı boşanma ilamında süre ilamın kesinleştiği tarihten işler

Kadın, yabancı mahkemeden aldığı ve 19.04.2006'da kesinleşen boşanma ilamına dayanarak bekleme süresinin kaldırılmasını istedi. Dava, kesinleşme tarihinden itibaren üçyüz günlük süre dolduktan sonra açılmıştı.

“5718 sayılı Kanunun 59. maddesi uyarınca boşanmaya ilişkin yabancı ilamın 19.4.2006 tarihinde kesinleştiği görülmekle yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin yabancı mahkeme kararının kesinleştiği 19.4.2006 tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğine ve kesinleşme tarihinden itibaren 300 günlük süre (TMK.132.m.)dolduktan sonra davacı kadın tarafından bekleme süresinin kaldırılması davası açıldığından davacı kadının dava açkmakta hukuki yararı bulunmadığından hükmün sonucu ibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre”

Ne anlama geliyor? Karar iki pratik bilgi verir. Birincisi sürenin başlangıcı: yabancı mahkemeden alınan boşanma ilamında üçyüz günlük süre, ilamın Türkiye'de tanınmasından değil, yabancı kararın kesinleştiği tarihten işlemeye başlar. İkincisi, süre zaten dolmuşsa kaldırma davası açmakta hukuki yarar yoktur ve dava bu sebeple reddedilir. Aynı ölçü 290. madde bakımından da geçerlidir: üçyüz günün ne zaman dolduğunu hesaplarken esas alacağınız tarih, evliliği sona erdiren kararın kesinleştiği tarihtir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Anayasa MahkemesiE. 2024/233 · K. 2025/18110.09.2025

Bekleme süresi kuralı Anayasa'ya uygundur; amacı soybağı kayıtlarının sağlıklı ve güvenilir olmasını sağlamaktır

Bir aile mahkemesi, evliliği sona eren kadın bakımından bekleme süresi öngören kuralın özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek iptalini istedi. Anayasa Mahkemesi kuralı, evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâli yönünden inceledi.

“Kamu düzeninin sağlanması ve çocuğun korunması için soy bağına ilişkin kayıtların sağlıklı ve güvenilir olmasına ihtiyaç duyulduğu gözetildiğinde evliliği sona eren kadın bakımından bekleme süresi öngören kuralların zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olmadığı söylenemez. 32. Anayasa'nın 13. maddesinde ifade edilen ölçülülük ilkesi, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında dikkate alınması gereken bir diğer ilkedir. Anayasa'nın anılan maddesinde güvence altına alınan ölçülülük ilkesi; elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama aracı ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir. 33. Evliliği sona eren kadın bakımından kurallarda öngörülen bekleme süresinin nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun tutularak kamu düzeninin sağlanması ve çocuğun korunması amacı bakımından elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, 290. maddenin arkasındaki politikayı açıkça ortaya koyar. Bekleme süresi bir ahlak kuralı değil, soybağı kayıtlarının doğruluğunu koruyan bir araçtır; Mahkeme bunu zorunlu bir toplumsal ihtiyaç saymış ve kuralı Anayasa'ya uygun bulmuştur. Kararın ayrıca 290 bakımından pratik bir sonucu vardır: bekleme süresi yürürlükte kaldığı sürece ana, üçyüz gün dolmadan ancak mahkeme kararıyla yeniden evlenebilir; dolayısıyla karine çakışması ya bu kararın hatalı verilmesi ya da evlenmenin bu kurala aykırı biçimde yapılması hâlinde gündeme gelir. Kararın verildiği gün itibarıyla kural yürürlüktedir.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/3409 E. · 2023/6301 K.19.12.2023

Bekleme süresi kaldırıldıktan sonra üçyüz gün içinde doğan ve eski kocanın hanesine tescil edilen çocuklarda soybağı, genetik inceleme raporuyla reddedilir

Eşlerin boşanması 26.04.2018'de kesinleşti. Ana, çocuk sahibi olmak amacıyla açtığı davayla bekleme süresini kaldırttı ve 03.02.2019'da üçüz doğum yaptı. Çocuklar, üçyüz günlük süre içinde doğdukları için eski kocanın nüfus hanesine tescil edildi. Eski koca soybağının reddi davası açtı; Adli Tıp Kurumu raporu biyolojik babalığı reddetti. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.

“Dava, soybağının reddi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, hak düşürücü süre içinde dava açılıp açılmadığı, ATK raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.”

Ne anlama geliyor? Bu dosya, bekleme süresi kaldırıldığında ne olduğunu somut biçimde gösterir. Kaldırma kararı ananın yeniden evlenmesinin önünü açar, ama doğan çocuğun soybağını kendiliğinden değiştirmez: çocuk üçyüz günlük süre içinde doğduğu için eski kocanın hanesine yazılır (TMK m. 285). Ana yeniden evlenmişse 290/1 uyarınca ikinci evlilikteki koca baba sayılır; evlenmemişse karine ilk kocada kalır ve tek çözüm soybağının reddi davasıdır. Somut olayda genetik inceleme raporuna dayanan kabul kararı onanmıştır. Uygulamada dikkat edilecek üç nokta kararın kendi ifadesiyle sayılmıştır: kabul koşulları, hak düşürücü süre ve raporun hüküm kurmaya elverişliliği.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2022/1070 E. · 2022/3255 K.05.04.2022

Üçyüz gün içinde doğan çocukla o evlilikteki koca arasında soybağı kanun gereği kurulur ve yalnız soybağının reddi davasıyla kaldırılabilir

Sağ kalan eş tarafından açılan soybağının reddi davası, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddedildi; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Daire, kararı denetlerken babalık karinesinin kuruluşunu ve çürütülme yolunu sırasıyla ortaya koydu.

“Evliliğin doğumdan önce gerçekleşmiş olması hâlinde Türk Medeni Kanunu m. 285 gereğince evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu karine olarak kabul edilmiştir. Bu karine uyarınca, evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuk ile o evlilikte koca arasında soybağı kurulacaktır. Babalık karinesinin çürütülmesi soybağının reddi ile mümkündür. Bu ise soybağının reddi davası ile sağlanabilir (TMK m. 286). Bunun dışında çocuk ile baba arasında kurulan soybağının ortadan kaldırılması imkânı bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor? 290. maddeyi okurken akılda tutulması gereken temel kural budur: üçyüz gün içinde doğan çocukla o evlilikteki koca arasında soybağı kanun gereği kurulur ve bu bağ yalnız soybağının reddi davasıyla ortadan kaldırılabilir; başka bir yol yoktur. 290. madde bu kuralı ortadan kaldırmaz, yalnız iki evlilik söz konusu olduğunda karinenin hangisinde işleyeceğini belirler. Yani ikinci evlilikteki kocanın babalığı da kanun gereği kurulmuş bir soybağıdır ve ona karşı da ancak soybağının reddi davası açılabilir (TMK m. 286); bu dava kazanılırsa karine ilk evlilikteki kocaya geçer.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 290- "Karinelerin çakışması" kenar başlığını taşıyan ve İsviçre Medenî Kanununun 257 nci maddesinden alınan bu hükümde, evlilik sona erdikten sonra üçyüz gün geçmeden önce çocuğun doğmuş olması hâlinde ortaya çıkan babalık karinesi ile çocuğun evlilik devam ederken doğmuş olması hâlinde ortaya çıkan babalık karinesinin çakışması durumu, yine bir karine ile, daha doğrusu çakışan karinelerden birinin tercihi ile çözüme kavuşturulmaktadır. Yürürlükteki Kanunda ise bu konu düzenlenmemiştir ve doktrinde de aynı değerde iki hükmün çakışmasından doğan bu örtülü boşluğun nasıl çözüme kavuşturulacağı konusunda bir fikir birliği yoktur. Birinci fıkraya göre, çocuk evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmeden önce doğmuş ve ana da bu arada, yani çocuk doğmadan önce, yeniden evlenmiş olursa, ikinci evlilikteki koca baba sayılmaktadır. Ancak bu karinenin aksi kanıtlanabilir ve böylece de karine çürütülebilirse, ilk evlilikten doğan karine canlanır ve bu evlilikte koca ikinci fıkra gereğince baba sayılır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 112-113

Gerekçenin en öğretici yanı, kanun koyucunun ne yaptığını itiraf etmesidir: ortada aynı değerde iki hüküm vardır, ikisi de aynı çocuk için babalık karinesi doğurur ve bu çatışma bir yorum kuralıyla değil, doğrudan bir tercihle çözülmüştür. Gerekçe bu tercihi "çakışan karinelerden birinin tercihi" diye adlandırır ve tercihin neden ikinci evlilikten yana kullanıldığını açıklamaz. Sebep hükmün yapısından anlaşılabilir: çocuğun içinde doğduğu ve fiilen yaşadığı aile ikinci evliliktir, dolayısıyla çocuğun günlük hayattaki durumu ile hukukî durumu arasındaki uyum ikinci kocanın baba sayılmasıyla sağlanır. Gerekçedeki ikinci önemli ayrıntı zamanlamaya ilişkindir: ana "bu arada", yani çocuk doğmadan önce yeniden evlenmiş olmalıdır; doğumdan sonraki evlenme bu maddeyi işletmez. Üçüncü ayrıntı ise ikinci fıkranın işleyişidir: ikinci evlilikteki kocanın babalığı çürütülürse ilk evlilikten doğan karine canlanır. Bu, çocuğun soybağının boşta kalmasını önleyen bir güvencedir; karinelerden biri düştüğünde diğeri kendiliğinden devreye girer. Tasarının 290. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Bu maddenin eski Kanun'da karşılığı yoktur. Gerekçenin kendi ifadesiyle yürürlükteki Kanun'da konu düzenlenmemiş, doktrin de aynı değerde iki hükmün çakışmasından doğan örtülü boşluğun nasıl doldurulacağı konusunda anlaşamamıştı. Eski hukukta tartışma şu üç görüş çevresinde dönüyordu: çocuğun her iki kocaya birden nesep bağıyla bağlanamayacağı açık olduğuna göre ya ilk evlilik tercih edilmeli, ya ikinci evlilik tercih edilmeli, ya da soybağı hâkim kararıyla belirlenmeliydi. 4721 sayılı Kanun bu tartışmayı ikinci görüşü benimseyerek kapatmıştır. Eski Kanun'un konuyu düzenlememiş olmasının bir sebebi de, bekleme süresi kuralının aynı zamanda bu çakışmayı önleyici bir işlev görmesidir; nitekim bugün de öyledir (TMK m. 132).

743 sayılı Kanun4721 sayılı Kanun m. 290
DüzenlemeYok; örtülü boşlukAçık hüküm
ÇözümDoktrinde görüş birliği yokİkinci evlilikteki koca baba sayılır
Çürütme—Karine çürütülürse ilk koca baba sayılır
Kaynak—İsviçre Medenî Kanunu m. 257
Önleyici kuralBekleme süresiBekleme süresi (TMK m. 132)

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi; eski Kanun'daki boşluk dolduruldu4721 s. K.

Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Maddeyi çevreleyen hukuk ise hareketlidir: babalık karinesinin kendisi (TMK m. 285) ile dava hakkı ve süreler (TMK m. 286, TMK m. 289) 2024 yılında değişmiş, çakışmayı önleyen bekleme süresi kuralı ise Anayasa Mahkemesi denetiminden geçerek yürürlükte kalmıştır (AYM, E. 2024/233, K. 2025/181, 10.09.2025).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Hangi evlilikteki kocanın baba sayıldığını ve kaydın nasıl düzeltileceğini değerlendirmek için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 290 ne diyor?

Çocuk üçyüz gün içinde doğmuş ve ana bu arada yeniden evlenmişse ikinci evlilikteki koca baba sayılır.

Karineler neden çakışır?

Çocuk hem ilk evliliğin sona ermesinden sonraki üçyüz gün içinde hem de ikinci evlilik içinde doğmuş olur.

Hangi koca baba sayılır?

İkinci evlilikteki koca (TMK m. 290/1).

Ana doğumdan sonra evlenmişse ne olur?

Bu madde işlemez; ana çocuk doğmadan önce evlenmiş olmalıdır (S. Sayısı 723, s. 112).

Karine çürütülebilir mi?

Evet; soybağının reddi davasıyla (TMK m. 286).

Çürütülürse çocuk babasız mı kalır?

Hayır; ilk evlilikteki kocanın babalığı canlanır (TMK m. 290/2).

İlk kocanın babalığı da reddedilebilir mi?

Evet; ayrı bir soybağının reddi davasıyla (TMK m. 287).

İki davayı birlikte düşünmek gerekir mi?

Evet; yoksa çocuk istemediğiniz bir soybağına bağlanabilir.

Eski Kanun'da bu durum nasıl çözülüyordu?

Düzenleme yoktu; doktrinde görüş birliği de bulunmuyordu (S. Sayısı 723, s. 112).

Bu durum neden nadiren görülür?

Kadın için öngörülen üçyüz günlük bekleme süresi çakışmayı önler (TMK m. 132).

Bekleme süresi hangi hâllerde kaldırılır?

Kadının gebe olmadığı anlaşılırsa veya eşler yeniden birbiriyle evlenecekse (Yargıtay 2. HD, 2021/8858 E., 2021/8931 K., 30.11.2021).

Gebe kadının bekleme süresi kaldırılır mı?

Hayır; koşullar gerçekleşmediğinden talep reddedilmelidir.

Bekleme süresi kuralı Anayasa'ya uygun mu?
Süre dolduktan sonra kaldırma davası açılabilir mi?

Hukuki yarar bulunmadığından hayır (Yargıtay 2. HD, 2008/11211 E., 2008/12163 K., 18.09.2008).

Üçyüz gün ne zaman başlar?

Evliliği sona erdiren kararın kesinleştiği tarihte.

Yabancı boşanma ilamında hangi tarih esas alınır?

Yabancı kararın kesinleştiği tarih (Yargıtay 2. HD, 2008/11211 E., 2008/12163 K., 18.09.2008).

Doğum tarihi düzeltilerek soybağı değiştirilebilir mi?
Doğum tarihi hangi sınırlar içinde düzeltilebilir?

Karineyle çatışmayacak biçimde, ilk evliliğin sona erdiği tarihten sonraki bir güne.

Kayıt yanlış kocaya yapılmışsa ne yapılır?

Soybağının düzeltilmesi davası açılır (Yargıtay 17. HD, 2011/8190 E., 2011/9613 K., 21.10.2011).

Bu dava hangi mahkemede görülür?

Aile mahkemesinde.

Asliye hukuk mahkemesindeki kayıt düzeltme davası işe yarar mı?

Baba adının değişmesi sonucunu doğuruyorsa hayır.

Çocuğa kayyım atanması şart mı?
Üçüncü bir kişi çocuğu tanıyabilir mi?

Kurulmuş soybağı varken tanıma sonuç doğurmaz (TMK m. 282).

Uyuşmazlık nasıl çözülür?

Kural olarak genetik inceleme raporuyla (TMK m. 284).

Bekleme süresi kaldırılıp doğan çocuk kimin hanesine yazılır?

Ana yeniden evlenmemişse eski kocanın hanesine (Yargıtay 2. HD, 2023/3409 E., 2023/6301 K., 19.12.2023).

Dava süresi var mı?

Evet; soybağının reddi hak düşürücü süreye tabidir (TMK m. 289).

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 24 Eylül 2026 · Son güncelleme: 24 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp