Türk Medeni Kanunu · B. Velâyetin kapsamı

TMK Madde 342: Çocuğun Temsil Edilmesi

Türk Medeni Kanunu'nun 342. maddesine göre ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidir; iyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilir; vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır. Bu sayfada yasal temsilin kapsamını, sınırlarını, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 7 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 26 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Altıncı Ayırım: Velâyet › B. Velâyetin kapsamı

IV. Çocuğun temsil edilmesi

Madde 342

  1. (1)Ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler.
  2. (2)İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler.
  3. (3)Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 342 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: ana ve baba çocuğun yasal temsilcisidir
  4. İkinci fıkra: iyiniyetli üçüncü kişiler için rıza karinesi
  5. Üçüncü fıkra: kısıtlıların temsiline ilişkin hükümlerin uygulanması
  6. Temsil ve sorumluluk
  7. Yargıtay kararları
  8. Madde gerekçesi
  9. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  10. Değişiklik geçmişi
  11. İlgili maddeler
  12. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 342, velâyet altındaki çocuğun üçüncü kişilere karşı temsilini düzenler. Birinci fıkraya göre ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde çocuklarının yasal temsilcisidir. İkinci fıkraya göre iyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilir; bu nedenle ebeveynlerden biri çocuğu okula tek başına kaydettirebilir, ama bu karine sözleşmeye taraf olmayan eşi okula karşı borç altına sokmaz (Yargıtay HGK, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023). Üçüncü fıkraya göre vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır. Bu nedenle veli, vasiden farklı olarak çocuğun mallarını izin almadan satabilir (Yargıtay 2. HD, 2012/9950 E., 2013/3098 K., 11.02.2013); ama çocuğun malını bağışlayamaz (Yargıtay HGK, 2005/1-298 E., 2005/308 K., 04.05.2005). Velinin menfaati çocuğunkiyle çatışıyorsa çocuğa kayyım atanır (Yargıtay 2. HD, 2010/21164 E., 2012/5215 K., 08.03.2012).

Yasal temsil
Kanundan doğan ve çocuğun adına hukuki işlem yapma ile davada onu temsil etme yetkisi.
Rıza karinesi
İyiniyetli üçüncü kişilerin, ebeveynlerden birinin işleminde diğerinin de rızası bulunduğunu varsayabilmesi.
Vesayet makamının izni
Vasinin belirli önemli işlemleri yapabilmesi için sulh hukuk mahkemesinden alması gereken izin; veliden aranmaz.
Temsil kayyımı
Yasal temsilcinin menfaati ile çocuğun menfaati çatıştığında çocuğu o işte temsil etmek üzere atanan kişi.

TMK 342 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Yasal temsilAna ve baba velâyetleri çerçevesinde çocuğun yasal temsilcisiTMK m. 342/1
Rıza karinesiEşlerden birinin işleminde diğerinin rızası varsayılırTMK m. 342/2
Okul kaydıEbeveynlerden biri tek başına yapabilir; diğeri sözleşmeye taraf olmazYargıtay HGK, 2023/100 K.
Kısıtlıların temsili hükümleriVesayet makamı izni dışında velâyette de uygulanırTMK m. 342/3
Çocuk malının satışıVeli için izin gerekmezYargıtay 2. HD, 2013/3098 K.
BağışlamaVeli eliyle yapılamazYargıtay HGK, 2005/308 K.
Menfaat çatışmasıÇocuğa kayyım atanırYargıtay 2. HD, 2012/5215 K.
ErginlikVelinin temsili sona erer; velinin atadığı vekilin görevi sürerYargıtay HGK, 2018/1184 K.
Küçüğün verdiği zararAnne ve baba ev başkanı olarak birlikte sorumluYargıtay 4. HD, 2012/12073 K.
Çocuk mallarının iadesi davasıAile mahkemesinde görülürYargıtay 2. HD, 2025/12098 K.

TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 268. ve kısmen 269. maddelerini karşılar ve İsviçre Medenî Kanunu'nun 304. maddesini örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 259. maddesinden alınmıştır. Gerekçe fıkraları ayrı ayrı açıklar: birinci fıkrada eski metne göre hüküm değişikliği yoktur; ikinci fıkra iyiniyetli üçüncü kişileri korumak amacıyla düzenlenmiş ve onlara çocuğun temsili konusunda ana ve babadan her birinin diğerinin rızasıyla hareket ettiğini varsayma olanağı tanınmıştır; çünkü Kanun, velâyetin kullanılmasında ana ve babanın birlikte hareket etmesi ve hiçbirine üstünlük tanınmaması ilkesini benimsemiştir. Üçüncü fıkra ise eski 269. maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesini karşılar ve çocuğun temsilini ilgilendirdiği için bu maddeye alınmıştır. Tasarının 342. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, velinin temsil yetkisinin vasininkinden geniş olmasıdır; vasinin vesayet makamından izin almak zorunda olduğu satış gibi işlemleri veli izin almadan yapabilir (Yargıtay 2. HD, 2012/9950 E., 2013/3098 K., 11.02.2013). İkinci nokta, bu yetkinin yasak işlemlerle sınırlı olmasıdır: veli çocuk adına kefil olamaz, vakıf kuramaz ve önemli bağışlarda bulunamaz (TMK m. 449); çocuk adına yapılan bağış geçersizdir (Yargıtay HGK, 2005/1-298 E., 2005/308 K., 04.05.2005). Üçüncü nokta, velinin kendi menfaatinin söz konusu olduğu işlerde çocuğu temsil edememesidir; bu durumda çocuğa temsil kayyımı atanmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2010/21164 E., 2012/5215 K., 08.03.2012).

Birinci fıkra: ana ve baba çocuğun yasal temsilcisidir

  • Kaynak: Temsil yetkisi velâyetten doğar; ayrıca bir karar veya vekâletname gerekmez.
  • Kapsam: Çocuk adına hukuki işlem yapma, dava açma ve davada çocuğu temsil etme.
  • Sınır: Temsil yetkisi velâyetle sınırlıdır; velâyeti olmayan ebeveyn yasal temsilci değildir.
  • Sona erme: Çocuğun ergin olması veya velâyetin kaldırılmasıyla temsil de sona erer.

Birinci fıkra, velâyetin dışa dönük yüzünü düzenler: ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidir. Ergin olmayan çocuk kural olarak işlemlerini kendisi yapamadığı ve davada kendisini temsil edemediği için onun adına yasal temsilcisi hareket eder. Ayırt etme gücüne sahip küçükler de kural olarak dava ehliyetine sahip olmadıklarından açacakları veya haklarında açılacak davalarda yasal temsilcileri tarafından temsil edilir (Yargıtay 10. HD, 2011/17783 E., 2013/1588 K., 08.02.2013). Temsil yetkisi velâyetle sınırlıdır: evlilik sürerken ana ve baba velâyeti birlikte kullandığından ikisi de temsilcidir; boşanmadan sonra velâyet kendisine bırakılan ebeveyn çocuğun yasal temsilcisi olur (TMK m. 336).

Temsil, velâyetle birlikte sona erer. Çocuk ergin olunca velinin temsil görevi biter; dava sürerken erginlik gerçekleşirse davaya çocuğun kendisi devam eder ve velinin bundan sonra yaptığı işlemler çocuğun onayına bağlıdır. Ancak velinin çocuk adına daha önce atadığı vekilin görevi erginlikle kendiliğinden sona ermez; çünkü vekil zaten çocuk adına seçilmiştir (Yargıtay HGK, 2018/395 E., 2018/1184 K., 13.06.2018).

İkinci fıkra: iyiniyetli üçüncü kişiler için rıza karinesi

  • Amaç: İyiniyetli üçüncü kişileri korumak.
  • Karine: Eşlerden biri çocuk adına işlem yaparken diğerinin rızası da varsayılır.
  • Dayanak: Velâyetin birlikte ve eşit kullanılması ilkesi.
  • Sınır: Karine temsil yetkisine ilişkindir; sözleşmeye taraf olmayan eşi kişisel borç altına sokmaz.

İkinci fıkra, velâyetin birlikte kullanılması ilkesinin gündelik hayatta işleyebilmesi için konmuştur. Evlilik sürerken ana ve baba velâyeti birlikte kullanır ve Kanun hiçbirine üstünlük tanımaz; ama çocuğun okulu, doktoru veya bankası gibi her işlem için iki ebeveynin birlikte hareket etmesini beklemek gerçekçi değildir. Gerekçenin ifadesiyle fıkra, iyiniyetli üçüncü kişilere, çocuğun temsili konusunda ana ve babadan her birinin diğerinin rızasıyla hareket ettiğini varsayma olanağı tanır. Bu karine, üçüncü kişinin işlemin diğer ebeveynin rızası dışında yapıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği durumda işlemez.

Karine, temsil yetkisine ilişkindir; ebeveynlerin kişisel borç sorumluluğunu genişletmez. Hukuk Genel Kurulu, ebeveynlerden her birinin çocuğun eğitimi için gereken işlemleri tek başına yapabileceğini ve çocuğu okula kaydettirebileceğini kabul etmiş, ancak eğitim sözleşmesini imzalamayan annenin özel okula karşı babayla birlikte sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir; çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğü eşler arasındaki iç ilişkiyi düzenler, üçüncü kişiye doğrudan talep hakkı vermez (Yargıtay HGK, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023).

Üçüncü fıkra: kısıtlıların temsiline ilişkin hükümlerin uygulanması

  • Kural: Vasinin temsil yetkisine ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır.
  • İstisna: Vesayet makamının iznine bağlı hususlar; veli bu işlemler için izin almak zorunda değildir.
  • Yasak işlemler: Kefalet, vakıf kurma ve önemli bağışlar veli için de yasaktır (TMK m. 449).
  • Menfaat çatışması: Velinin menfaati çocuğunkiyle çatışırsa temsil kayyımı atanır (TMK m. 426).

Üçüncü fıkra, velinin temsil yetkisinin sınırlarını vesayet hükümlerine gönderme yaparak belirler, ama önemli bir ayrık tutar: vesayet makamının iznine bağlı hususlar. Vasinin taşınmaz satımı veya olağan yönetim dışındaki taşınır satışı gibi işlemler için almak zorunda olduğu izin (TMK m. 462) veliden aranmaz. Veli, çocuğun taşınır veya taşınmaz mallarını izin almadan satabilir; bakım ve eğitim giderleri için çocuğun mallarına başvurma gibi kanunun özel olarak hâkim iznine bağladığı durumlar dışında izin istemekte hukuki yararı yoktur (Yargıtay 2. HD, 2012/9950 E., 2013/3098 K., 11.02.2013). Bu geniş yetki, velinin velâyet sona erince çocuğun mallarını hesabıyla birlikte devretme (TMK m. 362) ve geri vermede vekil gibi sorumlu olma (TMK m. 363) yükümlülükleriyle dengelenir.

Vesayet hükümlerindeki yasak işlemler ise velâyette de geçerlidir. Veli çocuk adına kefil olamaz, vakıf kuramaz ve önemli bağışlarda bulunamaz. Hukuk Genel Kurulu, eski Kanun döneminde yapılan bir işlemde, eylem ehliyeti bulunmayanların yasal temsilcileri eliyle de bağışlama yapmalarının olanaksız olduğunu ve annenin küçük adına yaptığı bağışın geçerli olmadığını kabul etmiş; ancak çocuğun ergin olduktan sonra uzun süre işleme karşı çıkmaması nedeniyle iptal istemini dürüstlük kuralına aykırı bulmuştur (Yargıtay HGK, 2005/1-298 E., 2005/308 K., 04.05.2005).

Temsilin bir başka sınırı menfaat çatışmasıdır. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atar. Çocuklara ait taşınmazın satışına kendisi de yasal temsilci olarak katılan annenin, bu satışın iptali için çocuklar adına açtığı davada çocukları temsil edemeyeceği, çocuklara kayyım atanması ve annenin de davalı olarak davaya katılması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2010/21164 E., 2012/5215 K., 08.03.2012).

Temsil ve sorumluluk

Yasal temsil, ana ve babanın çocuğun eylemlerinden doğan sorumluluğuyla da bağlantılıdır. Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün verdiği zarardan, gerekli gözetimi gösterdiğini veya bu özen gösterilseydi de zararın önlenemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur (TMK m. 369). Evlilik sürerken velâyeti birlikte kullanan anne ve baba, çocuğun yasal temsilcisi olduklarından küçüğün verdiği zarardan ev başkanı olarak birlikte sorumludur; sorumluluğu yalnız babaya yüklemek hatalıdır (Yargıtay 4. HD, 2012/9240 E., 2012/12073 K., 10.09.2012). Çocuk mallarının yönetimi ve iadesinden doğan uyuşmazlıklar ise aile hukukundan kaynaklandığı için aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 2025/4646 E., 2025/12098 K., 29.12.2025).

Uygulamada

Çocuğunuz adına işlem yapıyorsanız, velâyetin sizde olduğunu gösteren belgeyi (boşanma kararı veya nüfus kaydı) yanınızda bulundurun; evlilik sürerken tek başınıza yaptığınız işlemlerde diğer ebeveynin rızası karine olarak kabul edilir, ancak bu karine iyiniyetli üçüncü kişileri korur. Çocuğunuzun malını satacaksanız, vesayet makamından izin almanız gerekmez; ama satışın çocuğun yararına ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu gösterecek kayıtları saklayın, çünkü velâyet sona erince hesap vermekle yükümlüsünüz. Çocuğunuz adına bağış yapmayın veya kefil olmayın; bu işlemler yasaktır. Kendi menfaatinizin de bulunduğu bir işte, örneğin çocuğunuzla aranızdaki bir işlemde veya kendi yaptığınız bir satışın iptalinde, çocuğunuzu temsil edemezsiniz; vesayet makamından kayyım atanmasını isteyin.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2022/132 E. · 2023/100 K.22.02.2023

Ana ve babadan her biri çocuğu okula tek başına kaydettirebilir ve diğerinin rızası karine olarak kabul edilir; ancak bu karine sözleşmeye taraf olmayan eşi okula karşı borç altına sokmaz

Baba, ortak çocukları özel bir okula kaydettirdi ve eğitim sözleşmelerini tek başına imzaladı. Okul, ödenmeyen eğitim bedeli için sözleşmeye taraf olmayan anneye karşı da takip başlattı ve takip kesinleşti. Anne borçlu olmadığının tespitini istedi; ilk derece mahkemesi davayı kabul etti, bölge adliye mahkemesi reddetti ve Özel Dairenin bozma kararına direndi.

“Eşlerden her biri 342 nci madde gereği çocuklarının yasal temsilcisi olarak hareket edip çocuğun eğitimi için gereken hukuki işlemleri yürütebilirler ve karineten bu duruma diğer eşin de rıza gösterdiği kabul edilir. Bu sebeple anne ve babadan her birinin tek başına müşterek çocuğun okula kayıt işlemini gerçekleştirebileceğinde şüphe bulunmamaktadır. 31. Ne var ki anne ve babanın çocuğun eğitim giderlerinden birlikte sorumlu olması (md.327), hukuki işlemi tek başına yapabilme hâli (md.342) ve evlilik birliğini temsil yetkisi (md.188) birbirinden farklı amaçlara hizmet eden yasal düzenlemelerdir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, 342. maddenin ikinci fıkrasındaki karinenin sınırını çizer. Kurula göre ana ve babadan her biri çocuğun yasal temsilcisi olarak çocuğun eğitimi için gereken işlemleri yapabilir ve diğer eşin buna rıza gösterdiği karine olarak kabul edilir; bu nedenle ebeveynlerden birinin çocuğu tek başına okula kaydettirebileceğinde şüphe yoktur. Ancak üç ayrı kural birbirine karıştırılmamalıdır: çocuğun eğitim giderlerinden ana ve babanın birlikte sorumlu olması (TMK m. 327), ebeveynlerden birinin işlemi tek başına yapabilmesi ve eşlerin evlilik birliğini temsil yetkisi (TMK m. 188). 327. madde eşler arasındaki iç ilişkiyi düzenler ve okula, sözleşmenin tarafı olmayan eşe karşı doğrudan talep hakkı vermez. Özel okul kaydı ve bundan doğan eğitim giderleri ailenin sürekli ihtiyaçları kapsamında da görülmemiştir; bu nedenle anne, okula karşı babayla birlikte müteselsilen sorumlu tutulamaz. Karar oyçokluğuyla verilmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/9950 E. · 2013/3098 K.11.02.2013

Veli, çocuğun taşınır ve taşınmaz mallarını vesayet makamının izni olmadan satabilir; bakım ve eğitim için çocuk mallarına başvurma dışında izin istemekte hukuki yararı yoktur

Velâyeti kendisinde bulunan anne, çocuğa mirasla kalan bir aracı satmak için mahkemeden izin istedi. Çocuğun bakım ve eğitimi için çocuğun mallarına başvurmayı gerektiren bir durum ileri sürülmedi. Mahkeme izin istemini reddetti.

“Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere davacı anne küçüğün velisi ve yasal tek temsilcisidir. Türk Medeni Kanununun 342 ve 462/2. maddeleri gereğince 327. ve 356. madde hükümleri koşullarının oluşması dışında hakimden izin almaksızın taşınır olsun taşınmaz olsun çocuk mallarını satabilecek, 360. ve 361. maddelerdeki olumsuz koşullar gerçekleşmedikçe onun mallarını yönetecek ve bununla yükümlü olacaktır. (TMK. md. 352) Yönetim hakkı sona erince de çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyımına devredecektir. (TMK. md. 362).Bu itibarla davacının izin talebinde hukuki yararı bulunmadığından satışa izin isteğinin reddine ilişkin hüküm, sonucu itibariyle yerinde görülmüş, davacının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? 342. maddenin üçüncü fıkrası, kısıtlıların temsiline ilişkin hükümlerin velâyetteki temsilde de uygulanacağını söyler; ama vesayet makamının iznine bağlı hususları bundan ayrık tutar. Bu nedenle vasinin taşınmaz veya olağan yönetim dışındaki taşınır satışı için almak zorunda olduğu izin (TMK m. 462) veli için gerekli değildir. Daire, velinin çocuğun taşınır veya taşınmaz mallarını hâkimden izin almaksızın satabileceğini, çocuğun mallarını yönetmekle yükümlü olduğunu ve yönetim hakkı sona erince malları hesabıyla birlikte devredeceğini belirtmiştir (TMK m. 352, TMK m. 362). Hâkim izni, ana ve baba yoksul olduklarında veya çocuğun bakım ve eğitimi zorunlu kıldığında çocuğun mallarından harcama yapılması için aranır (TMK m. 327, TMK m. 356). Bu koşullar ileri sürülmediğinden annenin izin istemekte hukuki yararı yoktur ve istemin reddi sonucu itibarıyla doğrudur. Velinin bu serbest tasarruf yetkisi, çocuk mallarını dürüstlük kuralına uygun yönetme ve geri verme yükümlülüğüyle birlikte düşünülmelidir (TMK m. 363).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2005/1-298 E. · 2005/308 K.04.05.2005

Veli, velâyeti altındaki çocuğun malını bağışlayamaz; ancak ergin olduktan sonra işleme uzun süre karşı çıkmayan çocuğun iptal istemi dürüstlük kuralına aykırı olabilir

Ergin olmayan çocuğun annesi, çocuğun bir taşınmazdaki payını da kapsayan bir bağış işlemi için vekâlet verdi ve pay Hazineye bağışlandı; taşınmaz üzerine kamu hizmet binası yapıldı. Çocuk ergin olduktan yıllar sonra diğer paydaşlarla birlikte bağışın iptalini istedi. Mahkeme davayı kabul etti; Özel Daire bozdu, mahkeme direndi.

“Üstelik, Medeni Kanunun 392 nci maddesi, aynı Kanunun 269 ncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, kıyasen velayete de uygulandığından, kanun hükmünün kesin açıklığı nedeniyle, eylem yeteneği bulunmayanların, diğer bir ifadeyle tam ve sınırlı ehliyetsizlerin, yasal temsilcileri eliyle de bağışlama yapmaları olanaksızdır.”

Ne anlama geliyor? Karar eski Kanun döneminde yapılmış bir bağışa ilişkindir; ama kural bugün de aynıdır. Eski Kanun'da vasinin vesayet altındaki kişinin malını bağışlamasını yasaklayan hüküm, velâyete de kıyasen uygulanıyordu; madde gerekçesinin belirttiği gibi bu atfın bugünkü karşılığı 342. maddenin üçüncü fıkrasıdır ve vasi için öngörülen kefil olma, vakıf kurma ve önemli bağışlarda bulunma yasağı (TMK m. 449) velâyetteki temsilde de uygulanır. Hukuk Genel Kurulu, eylem ehliyeti bulunmayanların yasal temsilcileri eliyle de bağışlama yapmalarının olanaksız olduğunu, bu nedenle annenin küçük adına yaptığı bağışın geçerli bir tasarruf olmadığını kabul etmiştir. Buna rağmen dava reddedilmiştir: çocuk ergin olduktan sonra uzun süre işleme karşı çıkmamış, taşınmaz üzerine kamu hizmet binası yapılmıştır; bu durumda kaydın iptalini istemek dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (TMK m. 2). Karar, geçersiz bir temsil işleminin bile hakkın kötüye kullanılması yasağıyla sınırlanabileceğini gösterir; bu bölüm oyçokluğuyla kabul edilmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2010/21164 E. · 2012/5215 K.08.03.2012

Çocuklar adına yapılan satışa kendisi de yasal temsilci olarak katılan anne, bu satışın iptali davasında çocukları temsil edemez; menfaat çatışması nedeniyle kayyım atanmalıdır

Evlilik sürerken ana ve baba, çocukların yasal temsilcisi sıfatıyla çocuklara ait bir taşınmazı birlikte üçüncü bir kişiye sattı. Boşanmadan sonra velâyet kendisine bırakılan anne, satışın muvazaalı olduğunu ileri sürerek çocuklar adına velâyeten tapu iptali ve tescil davası açtı.

“Satış işlemine davacı da "çocukların yasal temsilcisi" olarak katıldığına göre, anne ile çocuklar arasında bu dava nedeniyle menfaat çatışması vardır. Böyle bir durumda menfaat çatışması nedeniyle annenin, çocukları bu davada temsil etmesi mümkün değildir. Çocuklara Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince kayyım atanması yoluna gidilmeli, kayyımın takip edeceği davada çocuklar adına işlem tesis eden anaya da davalı olarak husumet yöneltilmeli, bundan sonra işin esası incelenmelidir.”

Ne anlama geliyor? Yasal temsil, temsilcinin menfaati ile çocuğun menfaati çatıştığında işlemez; bu durumda vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK m. 426). Daire'ye göre satış işlemine çocukların yasal temsilcisi olarak kendisi de katılan anne ile çocuklar arasında, bu satışın iptali davasında menfaat çatışması vardır; anne çocukları bu davada temsil edemez. Doğru yol, çocuklara kayyım atanması, davanın kayyım tarafından takip edilmesi ve çocuklar adına işlem yapmış olan annenin de davalı olarak davaya katılmasıdır. Karar, 342. maddedeki yasal temsil yetkisinin sınırsız olmadığını; temsilcinin kendi işlemi söz konusu olduğunda çocuğun menfaatini bağımsız bir temsilcinin koruması gerektiğini gösterir. Daire ayrıca mahkemenin görev yönünü de gözetmesi gerektiğini belirtmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2018/395 E. · 2018/1184 K.13.06.2018

Çocuğun ergin olmasıyla velinin temsil görevi sona erer; ancak velinin çocuk adına atadığı vekilin görevi erginlikle kendiliğinden sona ermez

Küçükler adına velileri tarafından açılan bir tazminat davasında veliler, küçükleri temsilen bir avukata vekâlet verdi. Yargılama sırasında küçükler ergin oldu. Vekil, direnme kararını ergin olan davacılar adına da temyiz etti; bu temyizin geçerli olup olmadığı ön sorun olarak tartışıldı.

“Ancak çocuğun ergin (reşit) olması ile velayet ve buna bağlı olarak da velinin temsil görevi sona erer. Bu nedenle bir dava sırasında çocuğun ergin (reşit) olması durumunda da yasal temsilcinin (velinin) temsil görevi sona erer ve davaya (ergin olan) çocuk tarafından devam edilir. Rüştün gerçekleşmesinden sonra yasal temsilcinin yaptığı işlemler ise çocuk onay (icazet) vermezse geçersizdir. Eğer yasal temsilci, çocuk ergin olmadan önce davayı takip için vekil tayin etmişse, rüşt ile birlikte vekilin görevi sona ermez. Zira kanuni mümessilin atadığı vekil, zaten çocuk adına (çocuğu temsilen) seçilmiştir”

Ne anlama geliyor? 342. maddenin birinci fıkrası ana ve babayı velâyetleri çerçevesinde çocuğun yasal temsilcisi sayar; velâyet erginlikle sona erdiğine göre yasal temsil de sona erer. Hukuk Genel Kurulu buradan iki sonuç çıkarmıştır. Birincisi, dava sürerken çocuk ergin olursa davaya artık çocuğun kendisi devam eder; velinin erginlikten sonra yaptığı işlemler çocuk onay vermezse geçersizdir. İkincisi, velinin çocuk ergin olmadan önce davayı takip için atadığı vekilin görevi erginlikle kendiliğinden sona ermez; çünkü vekil zaten çocuk adına seçilmiştir ve Türk Borçlar Kanunu çocuğun ergin olmasını vekâleti sona erdiren sebepler arasında saymaz. Bu nedenle ergin olan davacılar icazet vermediklerini bildirmedikçe vekilin onlar adına yaptığı temyiz geçerlidir. Ön sorun oyçokluğuyla bu şekilde çözülmüştür.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi2012/9240 E. · 2012/12073 K.10.09.2012

Evlilik sürerken velâyeti birlikte kullanan anne ve baba, ergin olmayan çocuğun verdiği zarardan ev başkanı olarak birlikte sorumludur; sorumlu tutulacak kişi yalnız baba değildir

Ergin olmayan davalının karıştığı bir trafik kazası nedeniyle zarara uğrayanlar, küçüğün anne ve babasının da ev başkanı olarak sorumlu tutulmasını istedi. Mahkeme, annenin ev başkanı olarak sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle ona karşı istemi reddetti.

“Evlilik devam ettiği sürece velayet hakkını birlikte kullanacakları Medeni Yasa'nın 336/1. maddesinde belirtilen anne ve baba; aynı Yasa'nın 342/1. maddesi gereğince, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisi olduklarından, küçüğün başkalarına verdiği zarardan dolayı yine aynı Yasa'nın 369. maddesi gereğince aile başkanı olarak sorumludurlar.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, 342. maddenin birinci fıkrasındaki yasal temsil ile ev başkanının sorumluluğunu düzenleyen hüküm arasındaki bağlantıyı gösterir. Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün verdiği zarardan, onu durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduğunu veya bu özeni gösterseydi de zararın önlenemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur (TMK m. 369). Daire'ye göre evlilik sürerken velâyeti birlikte kullanan anne ve baba, velâyetleri çerçevesinde çocuğun yasal temsilcisi olduklarından küçüğün verdiği zarardan ev başkanı olarak birlikte sorumludur; annenin sorumlu olmadığı kabulü hatalıdır ve karar bu yönden bozulmuştur. Karar, velâyette ana ve babanın eşitliği ilkesinin sorumluluk bakımından da sonuç doğurduğunu gösterir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/4646 E. · 2025/12098 K.29.12.2025

Ergin olan çocuğun, velâyet döneminde çocuğa ait taşınmazı başkasına devreden ebeveynine karşı açtığı iade davası aile mahkemesinde görülür

Ergin olan çocuk, babasının velâyet döneminde kendisine ait bir taşınmazı dürüstlük kuralına aykırı olarak başkasına devrettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açtı. Asliye hukuk mahkemesi işin esasına girerek karar verdi; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.

“Somut olayda dava konusu uyuşmazlık ergin olan çocuk tarafından baba aleyhine Türk Medeni Kanununun 363. maddesine dayalı olarak açılan velayet hakkı sahibinin dürüstlük kurallarına aykırı olarak başkasına devrettiği taşınmazın iadesi isteğine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgilidir. Yargılamanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395, 5133 S.K m. 2-3) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Açıklanan hükümler çerçevesinde görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir.”

Ne anlama geliyor? 342. madde velâyetteki temsili düzenler; velâyete bağlı diğer hükümler ise çocuk mallarının yönetimini ve ana ve babanın bu yönetimden doğan sorumluluğunu belirler. Ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludur; dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine yalnız aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdür (TMK m. 363). Daire'ye göre ergin olan çocuğun, velâyet döneminde çocuğa ait taşınmazı dürüstlük kuralına aykırı olarak devreden babasına karşı açtığı dava bu hükme dayanır ve Medeni Kanun'un ikinci kitabından kaynaklandığı için aile mahkemesinin görevindedir (4787 sayılı Kanun m. 4). Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir; asliye hukuk mahkemesinin işin esasına girerek hüküm kurması bu nedenle bozma sebebidir. Aynı yaklaşım, ergin çocuğun babasına karşı açtığı tazminat davasında da benimsenmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/1083 E., 2016/7967 K., 19.04.2016).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 342- Yürürlükteki Kanunun 268 inci ve kısmen 269 uncu maddelerini karşılayan bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 304 üncü maddesini örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 259 uncu maddesinden alınmıştır. Birinci fıkrada, yürürlükteki metne göre hüküm değişikliği yoktur. İkinci fıkra, iyiniyetli üçüncü kişileri korumak amacıyla düzenlenmiştir. İyiniyetli üçüncü kişilere çocuğun temsili konusunda ana ve babadan her birinin diğerinin rızasıyla hareket ettiğini varsayma olanağı tanınmıştır. Zira Kanun, velâyetin kullanılmasında ana ve babanın birlikte hareket etmesi ve hiç birine üstünlük tanınmaması ilkesini benimsemiştir. Üçüncü fıkra, yürürlükteki Kanunun 269 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesini karşılamaktadır ve çocuğun temsilini ilgilendirdiği için bu maddeye alınmıştır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 127-128

Gerekçenin en önemli kısmı ikinci fıkraya ilişkindir. Kanun koyucu, velâyetin ana ve babaca birlikte ve eşit olarak kullanılması ilkesini benimsediği için, bu ilkenin üçüncü kişilerle ilişkilerde bir belirsizlik yaratmasını önlemek istemiştir. Ebeveynlerden birinin tek başına yaptığı işlemin geçerliliği her seferinde diğerinin rızasına bağlı tutulsaydı, üçüncü kişiler çocuk adına yapılan işlemlerden kaçınabilirdi. Karine, bu nedenle hem üçüncü kişileri hem de dolaylı olarak çocuğu korur. Gerekçe, üçüncü fıkranın eski 269. maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesini karşıladığını ve çocuğun temsilini ilgilendirdiği için bu maddeye alındığını da belirtir; eski 269. maddenin çocuğun fiil ehliyetine ilişkin diğer kuralları ise bir sonraki maddede yer almıştır (TMK m. 343).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçenin belirttiği gibi madde, eski Kanun'un 268. maddesini ve 269. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesini karşılar:

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 268 (mülga)

Ana ve baba, velayeti icra hakkını haiz oldukları nisbette çocuklarının kanuni mümessilidirler. Bu sıfatla hareketlerinde hakimin reyine ihtiyaçları yoktur.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 269 (mülga)

Velayet altındaki çocuk, ehliyet itibariyle vesayet altındaki kimse gibidir. Vesayet altında bulunan kimsenin idari muamelata iştiraki müstesna olmak üzere vasi marifetiyle temsile mütaallik hükümler, veli hakkında da tatbik olunur. Bir borç iltizam eden çocuk kendi malından ödemekte mükelleftir. Bu hususta ana ve babanın; çocuğun malları üzerinde haiz oldukları idare ve intifa haklarına bakılmaz.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr

Eski ve yeni metinler karşılaştırıldığında birinci fıkrada esaslı bir değişiklik olmadığı görülür; eski metin ana ve babayı velâyeti kullanma hakkına sahip oldukları ölçüde çocuğun kanuni temsilcisi sayıyor ve bu sıfatla hareketlerinde hâkimin görüşüne ihtiyaç olmadığını belirtiyordu. Yeni metinde bulunan rıza karinesi ise eski Kanun'da yoktu; bu, velâyetin eşitliği ilkesinin yeni Kanun'da benimsenmesiyle birlikte eklenmiştir. Üçüncü fıkra, eski metnin vesayetteki temsile ilişkin hükümleri veliye uygulayan kuralını devam ettirir; eski metnin "idari muamelata iştiraki müstesna olmak üzere" ifadesi yerine yeni metin vesayet makamlarının iznine bağlı hususları ayrık tutar.

743 sayılı Kanun m. 268-2694721 sayılı Kanun m. 342
Yasal temsilVelâyeti kullanma hakkı ölçüsünde kanuni temsilciVelâyetleri çerçevesinde yasal temsilci
Hâkimin görüşüGerekmezAyrıca düzenlenmemiş; izin gerektiren işlemler ayrık
Rıza karinesiYokİyiniyetli üçüncü kişiler için var
Vesayet hükümleriVesayet makamının işlemlere katılımı dışında uygulanırVesayet makamının iznine bağlı hususlar dışında uygulanır

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde üç fıkra olarak yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 342. maddeye ilişkin bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Çocuk adına yapılacak işlemler, çocuk mallarının yönetimi veya boşanma sonrasında velâyet ve temsil konusunda boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 342 ne diyor?

Ana ve babanın velâyetleri çerçevesinde çocuğun yasal temsilcisi olduğunu, iyiniyetli üçüncü kişilerin eşlerden birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabileceğini ve kısıtlıların temsiline ilişkin hükümlerin, vesayet makamının iznine bağlı hususlar dışında velâyette de uygulanacağını söyler.

Çocuğu kim temsil eder?

Velâyeti kullanan ana ve baba; evlilik sürerken ikisi birlikte, boşanmadan sonra velâyet kendisine bırakılan ebeveyn.

Eşimin haberi olmadan çocuğu okula kaydettirebilir miyim?

Evet; ebeveynlerden biri tek başına kayıt yapabilir ve diğerinin rızası karine olarak kabul edilir (Yargıtay HGK, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023).

Eşimin imzaladığı özel okul sözleşmesinden ben de sorumlu muyum?

Sözleşmeye taraf değilseniz okula karşı kural olarak sorumlu değilsiniz; giderlere katılma yükümlülüğü eşler arasındaki iç ilişkiyi düzenler (Yargıtay HGK, 2022/132 E., 2023/100 K., 22.02.2023).

Çocuğumun malını satmak için mahkemeden izin almam gerekir mi?

Hayır; veli vesayet makamının izni olmadan satış yapabilir (Yargıtay 2. HD, 2012/9950 E., 2013/3098 K., 11.02.2013).

Hangi durumda hâkim izni gerekir?

Çocuğun bakım ve eğitimi için çocuğun mallarından harcama yapılması gibi kanunun özel olarak öngördüğü durumlarda (TMK m. 327 ve TMK m. 356).

Çocuğum adına bağış yapabilir miyim?

Hayır; veli çocuk adına önemli bağışlarda bulunamaz, kefil olamaz ve vakıf kuramaz (TMK m. 449).

Çocuk adına yapılmış bir bağış geçerli mi?

Geçerli değildir; ancak çocuk ergin olduktan sonra uzun süre ses çıkarmazsa iptal istemi dürüstlük kuralına aykırı bulunabilir (Yargıtay HGK, 2005/1-298 E., 2005/308 K., 04.05.2005).

Kendi yaptığım bir işlemde çocuğumu temsil edebilir miyim?

Hayır; menfaat çatışması varsa çocuğa temsil kayyımı atanır (Yargıtay 2. HD, 2010/21164 E., 2012/5215 K., 08.03.2012).

Dava sürerken çocuk ergin olursa ne olur?

Velinin temsili sona erer ve davaya çocuk devam eder; velinin çocuk adına atadığı vekilin görevi ise kendiliğinden sona ermez (Yargıtay HGK, 2018/395 E., 2018/1184 K., 13.06.2018).

Çocuğun verdiği zarardan anne de sorumlu mu?

Evet; evlilik sürerken velâyeti birlikte kullanan anne ve baba ev başkanı olarak birlikte sorumludur (Yargıtay 4. HD, 2012/9240 E., 2012/12073 K., 10.09.2012).

Veli çocuğun malını haksız yere devrederse ne olur?

Ergin olan çocuk, iade veya tazminat davası açabilir; bu dava aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 2025/4646 E., 2025/12098 K., 29.12.2025).

Velâyeti olmayan ebeveyn çocuğu temsil edebilir mi?

Hayır; yasal temsil velâyetle sınırlıdır.

Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun m. 268 ve 269 benzer kurallar içeriyordu, rıza karinesi ise yenidir.

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

İsviçre Medenî Kanunu'nun 304. maddesini örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 259. maddesinden.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp