Türk Medeni Kanunu · Ev Düzeni

TMK Madde 369: Ev Başkanının Sorumluluğu

Türk Medeni Kanunu'nun 369. maddesine göre ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, gerekli dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur. Ev başkanı ayrıca bu kişilerin kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri için gerekli önlemleri alır. Bu sayfada sorumluluğun koşullarını, kurtuluş kanıtını, kararlardaki uygulamayı, madde gerekçesini ve eski Kanun'daki karşılığını bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 13 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › İkinci Bölüm: Aile › İkinci Ayırım: Ev Düzeni › B. Hükümleri

II. Sorumluluk

Madde 369

  1. (1)Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur.
  2. (2)Ev başkanı, ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunanların kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
  3. (3)Zorunluluk hâlinde gerekli önlemlerin alınmasını yetkili makamdan ister.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 369 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: sorumluluğun koşulları
  4. Kurtuluş kanıtı
  5. Zararın küçüğün eyleminden doğduğunun ispatı
  6. Küçüğün kendi sorumluluğu ve ev başkanı
  7. Zarar ve indirim
  8. İkinci ve üçüncü fıkra: önlem alma yükümlülüğü
  9. Görevli mahkeme ve davalı
  10. Yargıtay kararları
  11. Madde gerekçesi
  12. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  13. Değişiklik geçmişi
  14. İlgili maddeler
  15. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 369, ev başkanının ev halkından gözetime muhtaç kişilerin verdiği zararlardan sorumluluğunu düzenler. Birinci fıkraya göre ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan sorumludur; ancak alışılmış şekilde, durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. İkinci fıkra, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan ev halkı için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü getirir; üçüncü fıkraya göre zorunluluk hâlinde bu önlemler yetkili makamdan istenir. Anayasa Mahkemesi, birinci fıkradaki "küçüğün" ibaresinin ayırt etme gücüne sahip küçükler yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir (AYM, E. 2025/139, K. 2025/205, 08.10.2025).

Ev başkanı
367. maddeye göre evi yönetme yetkisi bulunan kişi.
Ev halkı
Ev başkanının yönetimi altında bir arada yaşayan kişiler.
Kusursuz sorumluluk
Kusur aranmaksızın, kanunda belirtilen özen yükümlülüğüne bağlanan sorumluluk.
Kurtuluş kanıtı
Ev başkanının gerekli özeni gösterdiğini veya özen gösterilse de zararın önlenemeyeceğini ispat ederek sorumluluktan kurtulması.
Ayırt etme gücü
Akla uygun biçimde davranma yeteneği.

TMK 369 ne düzenler?

UnsurKuralDayanak
SorumluEv başkanıTMK m. 369/1
Zarar verenEv halkından küçük, kısıtlı, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişiTMK m. 369/1
NitelikÖzen yükümlülüğüne dayanan kusursuz sorumlulukAYM, K. 2025/205
KurtuluşGerekli dikkatle gözetim veya özenle de önlenemeyecek zararTMK m. 369/1
ÖnlemAkıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunanlar için gerekli önlemlerTMK m. 369/2
Yetkili makamZorunluluk hâlinde önlem istenirTMK m. 369/3
Birden çok ev başkanıMüteselsil sorumlulukAYM, K. 2025/205
GörevAile mahkemesiYargıtay HGK, 2008/139 K.

TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'un 320. maddesini karşılamaktadır ve İsviçre Medenî Kanunu'nun 333. maddesini örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 301. maddesinden kısmen değiştirilerek alınmıştır. Gerekçe, maddenin ev başkanına durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini kanıtlama olanağı tanıdığını ve böylece ev başkanının sorumluluğu ile Borçlar Kanunu'nun 55 ve 56. maddelerindeki sorumluluklar arasında uyum sağlandığını belirtir. Tasarının 369. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 451).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, sorumluluğun kusura dayanmamasıdır: ev başkanı kurtuluş kanıtı getiremezse kusurlu olmasa da sorumludur (Yargıtay HGK, 2008/4-153 E., 2008/139 K., 20.02.2008). İkinci nokta, küçüğün kendi sorumluluğunun ayrı olmasıdır: zarar gören küçüğe ve ev başkanına birlikte veya ayrı ayrı dava açabilir (Yargıtay 3. HD, 2016/19881 E., 2018/6343 K., 05.06.2018). Üçüncü nokta, davanın aile mahkemesinde görülmesidir; ancak kişi yalnız küçüğün kanuni temsilcisi olarak gösterilmiş ve ev başkanı sıfatına dayanılmamışsa genel mahkeme görevlidir (Yargıtay 17. HD, 2013/11107 E., 2013/11399 K., 12.07.2013).

Birinci fıkra: sorumluluğun koşulları

  • Sorumlu: 367. maddeye göre belirlenen ev başkanı.
  • Zarar veren: Ev halkından küçük, kısıtlı, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişi.
  • Zarar: Üçüncü kişilere verilen maddi ve manevi zarar.

Birinci fıkra, ev başkanını ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan sorumlu tutar. Sorumluluğun ilk koşulu, zarar verenin ev başkanının yönetimi altındaki ev halkından olmasıdır (TMK m. 367). Hukuk Genel Kurulu'na göre sorumluluk kişi itibarıyla sınırlıdır; ev başkanını sorumluluk altına sokanlar fıkrada sayılan kişilerdir ve düzenleme, başkasının eyleminden sorumluluğu öngören ayrık hükümlerden biridir (Yargıtay HGK, 2008/4-153 E., 2008/139 K., 20.02.2008).

Anayasa Mahkemesine göre ev başkanının sorumluluğu dikkat ve özen yükümlülüğüne dayanan kusursuz sorumluluktur; sorumluluğun kapsamı haksız fiillerle sınırlıdır ve üçüncü kişilere verilen maddi ve manevi zararları kapsar (AYM, E. 2025/139, K. 2025/205, 08.10.2025). Mahkeme, kuraldaki "küçük" ibaresinin ergin olmayan kişiyi ifade ettiğini belirtmiştir; erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar, evlenme ve mahkemece ergin kılınma da kişiyi ergin yapar (TMK m. 11 ve 12).

Kurtuluş kanıtı

  • Birinci yol: Alışılmış şekilde, gerekli dikkatle gözetim.
  • İkinci yol: Özen gösterilse de zararın önlenemeyeceği.
  • Ölçü: Her olayın özelliği.

Ev başkanı, alışılmış şekilde, durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle ev halkından olan kişiyi gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Gerekçe bu ikinci imkânın ev başkanının sorumluluğu ile Borçlar Kanunu'nun 55 ve 56. maddelerindeki sorumluluklar arasında uyum sağladığını belirtir; bu maddelerin bugünkü karşılığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66 ve 67. maddeleridir. Anayasa Mahkemesine göre ev başkanının sorumluluğu bir karine olarak kabul edilmiştir ve dikkat ölçütü her olayın özelliğine göre değerlendirilir (AYM, E. 2025/139, K. 2025/205, 08.10.2025).

Ev başkanının özen ve gözetim görevini yerine getirip getirmediği zarar verici olayın özelliklerine göre belirlenir ve alınması gereken tedbirler olaydan olaya değişebilir; ehliyeti olmayan küçüğün kiralanan aracı kullanmasında babanın gerekli tedbirleri almadığı ve kusursuz sorumlu olduğu kabul edilmiştir (Yargıtay 3. HD, 2015/2316 E., 2016/906 K., 27.01.2016).

Zararın küçüğün eyleminden doğduğunun ispatı

  • İspat yükü: Zarar görende.
  • Konu: Zararın ev halkından kişinin eyleminden doğması.
  • Ceza kararı: Kusur bakımından hukuk hâkimini bağlamaz.

Ev başkanının sorumluluğu, zararın gözetimi altındaki kişinin eyleminden doğduğunun ispatına bağlıdır. İspat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır; yangının küçükler tarafından çıkarılıp çıkarılmadığının tanık dinlenerek araştırılması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 3. HD, 2013/82 E., 2013/2924 K., 25.02.2013). Yangının küçük tarafından çıkarıldığı ispatlanamayınca davanın reddi onanmıştır (Yargıtay 3. HD, 2023/1721 E., 2024/265 K., 18.01.2024).

Hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir; ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlıdır (Yargıtay 17. HD, 2015/10646 E., 2016/733 K., 21.01.2016).

Küçüğün kendi sorumluluğu ve ev başkanı

  • Küçük: Ayırt etme gücüne sahipse haksız fiilinden sorumludur.
  • Ev başkanı: 369. maddeye göre ayrıca sorumludur.
  • Birden çok ev başkanı: Müteselsilen sorumludur.

Ayırt etme gücüne sahip küçükler haksız fiillerinden sorumludur (TMK m. 16). Anayasa Mahkemesine göre ev başkanının sorumlu olması küçüğün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ev başkanı kurtuluş kanıtıyla sorumluluk karinesinin aksini ispat ederse zarar gören doğrudan küçüğün sorumluluğuna gidebilir ve birden fazla ev başkanı bulunduğunda ev başkanları müteselsilen sorumludur (AYM, E. 2025/139, K. 2025/205, 08.10.2025). Mahkeme, ev başkanı aynı zamanda veliyse özen ve gözetim yükümlülüğünün velayet hakkından doğduğunu, anne ve baba dışında bir ev başkanının gözetiminde yaşayan küçük bakımından ise velayet bağı bulunmasa da bu yükümlülüğü ev başkanına yükleyen hukuki bir bağ kurulduğunu da belirtmiştir.

Küçük haksız fiilin faili olarak, anne ve babası ev başkanı olarak ayrı hukuki sebeplere dayanarak sorumludur; zarar gören ikisine birlikte veya ayrı ayrı dava açabilir ve failin dava tarihinde ergin olması ev başkanının sorumluluğunu kaldırmaz (Yargıtay 3. HD, 2016/19881 E., 2018/6343 K., 05.06.2018). Ev başkanının sorumluluğu küçüğün hakkaniyet sorumluluğundan da ayrıdır: küçük yaştaki çocukların geliri ve malvarlığı bulunmadığı, hakkaniyet sorumluluğunu gerektiren bir durum olmadığı gerekçesiyle verilen ret kararı, yangını çocukların çıkardığı sabit olduğundan bozulmuştur (Yargıtay 3. HD, 2015/5547 E., 2015/11496 K., 22.06.2015).

Zarar ve indirim

  • Gerçek zarar: Zarar görenin malvarlığındaki eksilme.
  • Zarar görenin kusuru: Tazminattan indirim sebebidir.
  • Bilirkişi: Çelişkili rapora dayanılamaz.

Ev başkanı, gözetimi altındaki kişinin üçüncü kişilere verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Orman idaresinin yangını söndürmek için yaptığı işçi, araç, arazöz ve helikopter giderleri genel idare gideri sayılmayıp gerçek zarar ilkesi kapsamında istenebilir (Yargıtay 3. HD, 2023/1757 E., 2023/3745 K., 14.12.2023). Zarar görenin kendi kusuru tazminattan indirim sebebidir; aracı ehliyetsiz küçüğe kullanması için veren davacının kusuru oranında indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 3. HD, 2015/2316 E., 2016/906 K., 27.01.2016). Müterafik kusur oranı belirlenirken kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna dayanılamaz (Yargıtay 3. HD, 2023/3656 E., 2024/1981 K., 12.06.2024).

İkinci ve üçüncü fıkra: önlem alma yükümlülüğü

  • Kimler için: Ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunanlar.
  • Amaç: Kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri.
  • Zorunluluk: Yetkili makamdan önlem istenir.

İkinci fıkra ev başkanına, ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunanların kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü yükler. Üçüncü fıkraya göre zorunluluk hâlinde ev başkanı gerekli önlemlerin alınmasını yetkili makamdan ister. Eski Kanun'un 320. maddesi bu durumda keyfiyetin zabıtaya haber verilmesini öngörüyordu; yeni metin "yetkili makam" ifadesini kullanır.

Görevli mahkeme ve davalı

  • Kural: Ev başkanının sorumluluğuna dayanan davalar aile mahkemesinde görülür.
  • İstisna: Ev başkanı sıfatına dayanılmayan davalar genel mahkemede görülür.
  • Davalı: Ev başkanı kendi adına davalı gösterilir.

Ev başkanının sorumluluğu Kanun'un aile hukukuna ilişkin ikinci kitabında düzenlendiğinden, bu sorumluluğa dayanan davalar 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesinde görülür (Yargıtay HGK, 2008/4-153 E., 2008/139 K., 20.02.2008). Küçük ile babaya birlikte açılan rücu davasında baba yönünden ev başkanı sıfatına dayanıldığı için aile mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir (Yargıtay 20. HD, 2015/13480 E., 2016/589 K., 19.01.2016). Buna karşılık kişi yalnız küçüğün kanuni temsilcisi olarak gösterilmiş ve ev başkanı sıfatına dayanılmamışsa uyuşmazlık genel mahkemede görülür (Yargıtay 17. HD, 2013/11107 E., 2013/11399 K., 12.07.2013).

Dava ev başkanına kendi adına yöneltilmelidir. Ev başkanı olan anneye açılan davada hakkında dava bulunmayan küçüğün tazminatla sorumlu tutulması doğru bulunmamış (Yargıtay 17. HD, 2008/5959 E., 2009/2626 K., 22.04.2009), babaya ev başkanı sıfatıyla yöneltilen istem hakkında ayrıca olumlu veya olumsuz hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 3. HD, 2014/15214 E., 2015/9183 K., 21.05.2015).

Uygulamada

Bir küçüğün verdiği zarar için tazminat isteyecekseniz, davayı küçüğe ve ev başkanına kendi adına birlikte yöneltebilir, ev başkanının sorumluluğuna dayanan davayı aile mahkemesinde açabilirsiniz. Zararın küçüğün eyleminden doğduğunu tanık, tutanak ve ceza dosyası gibi delillerle ispatlayın; kendi kusurunuz varsa tazminattan indirim yapılabilir. Size ev başkanı sıfatıyla dava açıldıysa, çocuğunuzu olayın koşullarının gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduğunuzu veya bu özeni gösterseydiniz dahi zararın önlenemeyeceğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilirsiniz.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Anayasa MahkemesiE. 2025/139 · K. 2025/20508.10.2025

369. maddedeki “küçüğün” ibaresi ayırt etme gücüne sahip küçükler yönünden Anayasa'ya aykırı değildir; ev başkanının sorumluluğu kurtuluş kanıtıyla sınırlı bir karinedir

Bir trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davasına bakan aile mahkemesi, ayırt etme gücüne sahip küçüğün kendi haksız fiilinden sorumlu olmasına rağmen ev başkanının da aynı zarardan sorumlu tutulmasının hukuk devleti, eşitlik, özel hayat ve mülkiyet güvenceleriyle bağdaşmadığı kanısıyla 369. maddenin birinci fıkrasındaki “küçüğün” ibaresinin iptalini istedi.

“Kuralla ayırt etme gücüne sahip küçüğün üçüncü bir kişiye zarar vermesi hâlinde ev başkanının bu zarardan sorumlu olması, karine olarak kabul edilmekle birlikte ev başkanı alışılmış şekilde, durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle küçüğü gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat ettiği takdirde söz konusu sorumluluktan kurtulabilecektir. Kuralda yer alan alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkat ölçütü her olayın özelliğine göre değerlendirilecektir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 369. maddenin anayasal denetimini içerir. Anayasa Mahkemesine göre ev başkanının sorumluluğu dikkat ve özen yükümlülüğüne dayanan kusursuz sorumluluktur; birden fazla ev başkanı varsa müteselsilen sorumludurlar ve sorumluluk üçüncü kişilere verilen maddi ve manevi zararları kapsar. Ev başkanının sorumlu olması ayırt etme gücüne sahip küçüğün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ev başkanı kurtuluş kanıtıyla karinenin aksini ispat ederse zarar gören doğrudan küçüğe başvurabilir. Sorumluluğun öngörülebilir ve sınırlı olduğu, tarafların menfaatleri arasındaki makul dengenin korunduğu belirtilerek itiraz oybirliğiyle reddedilmiştir.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2008/4-153 E. · 2008/139 K.20.02.2008

Ev başkanının sorumluluğu kusursuz sorumluluktur; ev başkanı ancak kurtuluş kanıtı getirerek sorumluluktan kurtulabilir ve dava aile mahkemesinde görülür

İdare, ağaçlandırma sahasında çıkan ve bir küçük ile annesinin neden olduğu ileri sürülen yangın nedeniyle uğradığı zararın tazmini için, ev başkanı sıfatıyla küçüğün anne ve babası aleyhine kendi adlarına ve küçük adına velayeten dava açtı. Aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakan asliye hukuk mahkemesi, davanın aile hukukuyla ilgili olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi.

“Bu nedenledir ki, ev başkanı özen ve gözetim görevini yerine getirmemesinden dolayı üçüncü kişilerin uğradığı zararı tazminle sorumludur ve bu sorumluluk hukuksal nitelikçe kusursuz sorumluluktur. Dolayısıyla, ev başkanının bu sorumluluktan kurtulabilmesi ancak, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle küçüğü gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmesi ile mümkündür.”

Ne anlama geliyor? Karar, 369. maddenin niteliğini Hukuk Genel Kurulu düzeyinde açıklar. Kurula göre sorumluluk kişi itibarıyla sınırlıdır; ev başkanını sorumluluk altına sokanlar ev halkından küçük, kısıtlı ve akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olan kişilerdir. Bu düzenleme başkasının eyleminden sorumluluğu düzenleyen ayrık hükümlerden biridir; ev başkanı özen ve gözetim görevini yerine getirmemesinden dolayı üçüncü kişilerin uğradığı zararı tazminle yükümlüdür ve bu sorumluluk kusursuz sorumluluktur. Sorumluluğun dayanağı Kanun'un aile hukukuna ilişkin ikinci kitabında yer aldığından davanın aile mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilerek direnme kararı bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2015/2316 E. · 2016/906 K.27.01.2016

Ehliyetsiz küçüğün kiralanan aracı kullanmasında baba gerekli tedbirleri almamışsa ev başkanı olarak kusursuz sorumludur; aracı küçüğe veren davacının kusuru indirim sebebidir

Kiraladığı aracı davalının küçük oğlunun kullanmasına izin veren davacı, ehliyeti olmayan küçüğün kaza yaparak araçta hasara yol açması üzerine ödediği zararın babadan tahsilini istedi. Mahkeme, davacının aracı küçüğe kendi rızasıyla verdiği ve olayın kendi kusurlu eylemiyle gerçekleştiği gerekçesiyle davayı reddetti.

“Olayın özelliği dikkate alındığında; ehliyeti olmayan ve yaşı itibariyle trafikte araç kullanmasına yasal imkan bulunmayan küçüğün mevcut eylemi gerçekleştirmesinde, davalı babanın ev başkanı sıfatıyla zarar verici olayın gerekli kıldığı tedbirleri almadığı görülmektedir. Bu yönüyle davalı babanın kusursuz sorumluluğu olduğu belirlenmektedir.”

Ne anlama geliyor? Karar, kurtuluş kanıtının ve zarar görenin kusurunun birlikte değerlendirilmesini gösterir. Daireye göre ev başkanının özen ve gözetim görevini yerine getirip getirmediği zarar verici olayın özelliklerine göre belirlenir ve alınacak tedbirler olaydan olaya değişir. Ehliyeti olmayan ve yaşı itibarıyla trafikte araç kullanması mümkün olmayan küçüğün eyleminde babanın gerekli tedbirleri almadığı ve kusursuz sorumlu olduğu belirtilmiştir. Aracı küçüğe kullanması için veren davacının da kusurlu olduğu kabul edilmiş; davanın tümden reddi yerine, davacının kusur oranı belirlenip zarardan bu oranda indirim yapılması gerektiğinden karar bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2015/5547 E. · 2015/11496 K.22.06.2015

Yangını küçük çocukların çıkardığı sabitse, çocukların geliri bulunmadığı ve hakkaniyet sorumluluğu doğmadığı gerekçesiyle ev başkanına yöneltilen dava reddedilemez

İdare, orman yangınını davalıların küçük yaştaki çocuklarının çakmakla oynarken çıkardığını ileri sürerek zararın anne ve babadan, ayrıca babanın ev başkanı sıfatıyla tahsilini istedi. İlk bozma kararından sonra tanık dinlendi; mahkeme, çocukların küçük yaşta olduğu, gelirleri ve malvarlıkları bulunmadığı, hakkaniyet sorumluluğunu gerektiren bir durum olmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.

“Yargıtay Bozma İlamı doğrultusunda yapılan araştırma ve alınan tanık beyanından anlaşıldığı üzere, yangını davalıların çocuklarının çakmakla oynamak suretiyle çıkarttıkları dosya kapsamı ile sabit olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin ve yasa hükümlerinin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, ev başkanının sorumluluğu ile küçüğün hakkaniyet sorumluluğunun farklı olduğunu gösterir. İlk derece mahkemesi, çocukların kendi malvarlıkları bulunmadığı için hakkaniyet sorumluluğunun doğmadığını esas almıştır. Daire ise önceki bozma üzerine yapılan araştırma ve dinlenen tanık beyanıyla yangını çocukların çakmakla oynayarak çıkardığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu belirtmiş; bu durumda davanın kabulü gerekirken delillerin ve kanun hükümlerinin yanılgılı değerlendirilmesiyle verilen ret kararını bozmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2016/19881 E. · 2018/6343 K.05.06.2018

Küçük haksız fiilin faili, anne ve babası ev başkanı olarak ayrı sebeplerle sorumludur; failin dava tarihinde ergin olması ev başkanının sorumluluğunu kaldırmaz

İdare, orman yangınına neden oldukları ileri sürülen çocuklar ile ev başkanı sıfatıyla anne ve babaları aleyhine tazminat davası açtı. Mahkeme davaya genel mahkeme sıfatıyla bakarak hüküm kurdu.

“Haksız fiili gerçekleştiren kişi, davanın açıldığı tarihte ergin olsa bile, bu durum TMK. nun 369. maddesinde düzenlenmiş bulunan ev başkanının sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.”

Ne anlama geliyor? Karar, küçüğün kendi sorumluluğu ile ev başkanının sorumluluğunun ilişkisini açıklar. Daireye göre fiil ehliyetine sahip bulunmayan küçüğün haksız fiilinde küçük Borçlar Kanunu uyarınca fail olarak, anne ve babası 369. madde uyarınca ev başkanı olarak zarar görene karşı sorumludur; zarar gören ikisine birlikte veya ayrı ayrı dava açabilir ve her biri kendi malvarlığıyla sorumludur. Zarar olay günü doğduğundan uyuşmazlık olay günündeki koşullara göre çözülür; bu nedenle failin dava tarihinde ergin olması ev başkanının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden karar re'sen bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2023/1757 E. · 2023/3745 K.14.12.2023

Ev başkanı olan anne ve baba, küçüğün yol açtığı yangının söndürülmesi için idarenin yaptığı giderlerden gerçek zarar ilkesi uyarınca sorumludur

İdare, babasının kiraladığı kestane bahçesinde çakmakla oynayan küçüğün orman yangınına yol açtığını ileri sürerek yangına müdahale için yaptığı işçi, araç, arazöz ve helikopter giderlerinin küçük ile ev başkanı olan anne ve babasından tahsilini istedi. İlk derece mahkemesinin kararına karşı taraflar istinaf başvurusunda bulundu; bu başvuru üzerine verilen karar davacı tarafından temyiz edildi.

“Tazminat hukukunun bir ilkesi olarak, sorumluluk şartları gerçekleştiği takdirde, zarar veren, zarar görenin mal varlığında oluşan eksilmeyi gidermekle yükümlüdür.”

Ne anlama geliyor? Karar, ev başkanının sorumlu olduğu zararın kapsamını gösterir; Anayasa Mahkemesi de ev başkanının sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu belirtirken bu karara atıf yapmıştır. Daireye göre davaya konu yangından küçük haksız fiili nedeniyle kusurlu, ebeveynleri ise kusursuz sorumludur ve bu durum dosyada çekişmesizdir. Orman idaresinin yangını söndürmek için yaptığı işçi, araç, arazöz ve helikopter giderleri, haksız fiilin ve zararın büyümesinin önlenmesi için yapıldığından genel idare gideri sayılmaz; gerçek zarar ilkesi kapsamında sorumlulardan istenebilir. Bu giderler gözetilmeden verilen karar davacı yararına bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2023/3656 E. · 2024/1981 K.12.06.2024

Ev başkanlarının kusursuz sorumlu olduğu yangında zarar görenin müterafik kusur oranı, kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak belirlenemez

İdare, dağda ısınmak için ateş yakan gençlerin yol açtığı orman yangını nedeniyle zararın, küçük olan davalı ile ev başkanı sıfatıyla anne ve babasından tahsilini istedi. Önceki bozma kararından sonra mahkeme, anne ve babanın ev başkanı olarak kusursuz sorumlu olduğunu kabul etti; ancak ek bilirkişi raporuna dayanarak davacı idareye yüzde elli oranında müterafik kusur yükledi.

“Bu itibarla Mahkemece; dosyanın alanında uzman ayrı bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi suretiyle, meydana gelen yangında davalıların 1. derecede sorumlu oldukları, davaya konu orman yangınının çıktığı alanın konum olarak zor ulaşılabilecek bir noktada olması, orman idaresi çalışanlarının o esnada başka bir mevkide görevli oldukları yönündeki beyanları, dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler de yeniden değerlendirilmek suretiyle, davacı idarenin müterafik kusur oranının belirlenmesi gerekirken, kendi içerisinde çelişkili bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, ev başkanının sorumluluğunda zarar görenin kusurunun nasıl belirleneceğini gösterir. Önceki bozma kararında Daire, anne ve babanın ev halkından olan küçüğün verdiği zarardan ev başkanı sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğunu ve idarenin müterafik kusurunun uzman bilirkişi kurulunca belirlenmesi gerektiğini belirtmişti. Bu kararda ise hükme esas alınan raporların yangında davalıları birinci derecede sorumlu gösterirken idareye yüzde elli kusur yüklemesi kendi içinde çelişkili bulunmuş; ayrı bir uzman heyetinden rapor alınarak müterafik kusur oranının yeniden belirlenmesi gerektiğinden karar bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2023/1721 E. · 2024/265 K.18.01.2024

Ev başkanının sorumluluğu için zararın küçüğün eyleminden doğduğu ispat edilmelidir; ispat edilemezse dava reddedilir

İdare, devlet ormanında çıkan yangının olay tarihinde on sekiz yaşından küçük olan davalının dikkatsizliği sonucu çıktığını ileri sürerek zararın küçük ile ev başkanı sıfatıyla babasından tahsilini istedi. Küçük hakkındaki ceza davası delil yetersizliğinden beraatle sonuçlanmıştı; mahkeme, eylemin küçük tarafından gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti ve istinaf başvurusu esastan reddedildi.

“Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir.”

Ne anlama geliyor? Karar, ev başkanının sorumluluğunun ön koşulu olan zarar verici eylemin ispatını ele alır. Daire, ceza dosyası ile hukuk dosyasını birlikte incelemiş; olay yeri tutanağında yangının besicilik yapan aile bireylerince çıkarıldığı kanaati bildirilmişse de suç tutanaklarında fail bilgisi bulunmadığını, küçüğün suçlamayı kabul etmediğini, çakmak üzerinde iz tespit edilemediğini ve tanık beyanlarından olayın oluşuna ilişkin bilgi edinilemediğini belirtmiştir. Küçüğün dikkatsizlik veya tedbirsizlikle yangına sebebiyet verdiği davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın reddi onanmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi2015/10646 E. · 2016/733 K.21.01.2016

Hukuk hâkimi zarar verenin kusuru konusunda ceza hâkiminin kararıyla bağlı değildir; ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlıdır

Kasko sigortalı aracın hasarını sigortalısına ödeyen şirket, aracı izinsiz alıp kaza yapan iki küçük ile ev başkanı sıfatıyla anne ve babalarına karşı rücu davası açtı. Mahkeme, küçüklerden biri hakkındaki ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini gerekçe göstererek bu küçük ve ailesi yönünden davayı reddetti.

“Hukuk hakimi zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlıdır.”

Ne anlama geliyor? Karar, ev başkanının sorumluluğuna dayanan davada ceza yargılamasının etkisini gösterir. Daireye göre hukuk hâkimi zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusur değerlendirmesi ve zarara ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz, ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa bağlayıcıdır. Küçükler hakkında haksız fiil faili, aileleri hakkında aile başkanı sıfatıyla dava açıldığı ve aracı birlikte aldıkları sabit olduğundan, ceza davasının zamanaşımıyla düşmesine dayanılarak verilen ret kararı bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2014/15214 E. · 2015/9183 K.21.05.2015

Babaya ev başkanı sıfatıyla kendi adına yöneltilen istem hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmalıdır

Orman yangınına neden olan küçük nedeniyle zarara uğrayan idare; küçüğü, küçük adına velayeten annesini ve hem ev başkanı sıfatıyla kendi adına hem de küçük adına velayeten babasını davalı gösterdi. Mahkeme, küçüğün olay tarihinde on iki yaşını doldurmamış ve geliri bulunmayan bir öğrenci olduğunu, hakkaniyet sorumluluğunu gerektiren bir durum bulunmadığını belirterek davayı reddetti.

“Davada, davalı baba hakkında TMK 369. maddesine dayanılarak talepte bulunulmuş olup, bu taleple olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, ev başkanına yöneltilen istemin ayrıca karara bağlanması gerektiğini gösterir. İlk derece mahkemesi yalnız küçüğün hakkaniyet sorumluluğunu incelemiştir. Daireye göre mahkeme kararlarının iddia ve savunmaların özetini, delillerin tartışılmasını ve hukuki sebepleri göstermesi zorunludur; baba hakkında 369. maddeye dayanılarak ileri sürülen istem hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve karar bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi2008/5959 E. · 2009/2626 K.22.04.2009

Aile başkanının sorumluluğu sebep sorumluluğudur; dava doğrudan ev başkanına açılır ve tarafı olmayan küçük tazminatla sorumlu tutulamaz

Kasko sigortalı araçta bir küçüğün neden olduğu hasarı sigortalısına ödeyen sigorta şirketi, ödediği bedelin rücuen tahsili için dava açtı. Dava dilekçesinde davalı, küçüğün velisi olarak gösterilmişti; mahkeme tazminatın küçükten tahsiline karar verdi.

“Aile başkanının sorumluluğu, sebep sorumluluğu olduğundan objektif özen ve gözetim ödevini ihlal etmesi halinde kusurlu olmasa dahi doğan zarardan sorumlu olacaktır.”

Ne anlama geliyor? Karar, ev başkanına karşı açılan davanın tarafını belirler. Daireye göre aile başkanının sorumluluğu sebep sorumluluğudur; objektif özen ve gözetim ödevini ihlal eden aile başkanı kusurlu olmasa dahi doğan zarardan sorumludur. Babanın uzun süre aileden uzak kalması, ana ve babanın ayrı yaşaması gibi durumlarda ev başkanlığının fiilen anneye geçtiği kabul edilmeli ve dava doğrudan aile başkanına karşı açılmalıdır. Dava küçüğe velayeten açılmış bir dava olmayıp aile başkanı olan anneye yöneltildiğinden, hakkında dava bulunmayan küçüğün tazminatla sorumlu tutulması doğru bulunmamış ve karar bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi2015/13480 E. · 2016/589 K.19.01.2016

Küçük ile babaya birlikte açılan rücu davasında babanın ev başkanı sıfatıyla sorumluluğuna dayanılmışsa uyuşmazlık aile mahkemesinde görülür

Bisikletli bir küçüğün tam kusuruyla meydana gelen kazada hasar gören araç için sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketi, küçük ile babası aleyhine rücu davası açtı. Asliye hukuk mahkemesi davanın aile mahkemesinde görülmesi gerektiği, aile mahkemesi ise istemin haksız fiil ve trafik hükümlerine dayandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi.

“Somut olayda, davalı küçük ve davalı babaya karşı birlikte dava açılarak, davalı baba yönünden, TMK m.369 gereğince, ev başkanı sıfatıyla sorumluluğuna dayanıldığından, 4787 sayılı Aile Mahkemesinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi gereğince aile mahkemesinin görev alanında kalan uyuşmazlığın, aile mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 369. maddeye dayanan istemin görevli mahkemeyi belirlediğini gösterir. Daire, 369. maddenin ve aile mahkemelerinin görevini belirleyen 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesinin metnini aktararak davalı baba yönünden ev başkanı sıfatıyla sorumluluğa dayanıldığını, bu nedenle uyuşmazlığın aile mahkemesinin görev alanında kaldığını belirtmiş ve olumsuz görev uyuşmazlığında aile mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi2013/11107 E. · 2013/11399 K.12.07.2013

Anne veya baba yalnız küçüğün kanuni temsilcisi olarak gösterilmiş ve ev başkanı sıfatına dayanılmamışsa uyuşmazlık genel mahkemede görülür

Davacı şirketin davalının kardeşine kiraladığı araç, bir küçüğün kullanımındayken kazada hasar gördü. Şirket, hasar bedeli için kiracı ile küçüğe velayeten davalı aleyhine icra takibi başlattı; itirazın iptali davasında aile mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi görevsizlik kararı verdi.

“Bu durumda 4787 sayılı "Aile Mahkemesinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi kapsamı dışında kalan uyuşmazlığın Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir.”

Ne anlama geliyor? Karar, 369. maddeye dayanılmayan istemin aile mahkemesine götürülemeyeceğini gösterir. Daireye göre icra takibinde davalı yalnız küçüğün kanuni temsilcisi olarak gösterilmiş, ev başkanı sıfatıyla sorumluluğuna dayanılmamıştır; bu durumda uyuşmazlık aile mahkemesinin görevini belirleyen 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamı dışında kalır. Olumsuz görev uyuşmazlığında asliye hukuk mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 369- Yürürlükteki Kanunun 320 nci maddesini karşılayan ve İsviçre Medenî Kanununun 333 üncü maddesiyle onu örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 301 inci maddesinden kısmen değiştirilmek suretiyle alınan bu maddede, ev başkanın ev halkından olan küçük, kısıtlı, akıl hastası ya da akıl zayıfı olan kişilerin başkalarına verdikleri zararlardan dolayı sorumluluğu düzenlenmektedir. Madde, ev başkanın sorumluluktan kurtulması için ona "durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altına bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini" kanıtlama olanağını da tanımaktadır. Böylece, ev başkanın sorumluluğu ile Borçlar Kanunu 55 ve 56 ncı maddelerinde düzenlenen sorumluluklar arasında da bir uyum sağlanmış olmaktadır.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 134

Gerekçe, maddenin ev başkanına tanıdığı kurtuluş imkânını vurgular ve bu düzenlemeyle Borçlar Kanunu'nun 55 ve 56. maddelerindeki sorumluluklarla uyum sağlandığını belirtir. Eski metinde yalnız gerekli dikkatle gözetim ispat edilebiliyordu; yeni metinde ev başkanı, özen gösterilse de zararın önlenemeyeceğini ispat ederek de sorumluluktan kurtulabilir.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Eski Kanun'da maddenin karşılığı 320. maddeydi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 320 (mülga)

Evin reisi, riyaseti altında bulunan küçüğün, mahcurun yahut dimağ hastalığı veya akıl zayıflığı ile malul olan kimsenin yaptığı zarardan mutad veçhile ve ahvalin muktazi bulunduğu dikkatle ana nezaret ettiğini isbat etmedikçe mesuldür. Evin reisi ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı ile malul olanların bizzat kendilerini veya başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri hususunda lazımgelen tedbirleri ittihaz ile mükelleftir. Lüzumu halinde bu tedbirlerin ittihazı için keyfiyeti zabıtaya haber verir.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3204721 sayılı Kanun m. 369
Zarar verenlerRiyaset altındaki küçük, mahcur, dimağ hastalığı veya akıl zayıflığı ile malul kimseEv halkından küçük, kısıtlı, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişi
KurtuluşMutat şekilde ve gerekli dikkatle nezaret edildiğinin ispatıAynı dikkatle gözetim veya özenle de önlenemeyecek zarar
ÖnlemLazım gelen tedbirleri almaGerekli önlemleri alma
Zorunluluk hâliKeyfiyetin zabıtaya haber verilmesiÖnlemlerin yetkili makamdan istenmesi

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.
08.10.2025Anayasa Mahkemesi, birinci fıkradaki "küçüğün" ibaresine yönelik itirazı ayırt etme gücüne sahip küçükler yönünden reddettiAYM, K. 2025/205

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Anayasa Mahkemesi, bir aile mahkemesinin itiraz başvurusu üzerine birinci fıkradaki "küçüğün" ibaresinin ayırt etme gücüne sahip küçükler yönünden Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliğiyle karar vermiştir; karar 31.12.2025 tarihli ve 33124 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır (AYM, E. 2025/139, K. 2025/205, 08.10.2025).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Ev başkanının sorumluluğu, çocuğun verdiği zarar veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 369 ne diyor?

Ev başkanının, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, kurtuluş kanıtı getirmedikçe sorumlu olduğunu ve bu kişiler için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğunu düzenler.

Ev başkanı kusuru olmasa da sorumlu mu?

Evet; sorumluluk kusursuz sorumluluktur ve ev başkanı ancak kurtuluş kanıtıyla kurtulur (Yargıtay HGK, 2008/4-153 E., 2008/139 K., 20.02.2008).

Ev başkanı sorumluluktan nasıl kurtulur?

Kişiyi durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim altında bulundurduğunu veya bu özeni gösterseydi dahi zararın önlenemeyeceğini ispat ederek.

Çocuk da ayrıca sorumlu mu?

Ayırt etme gücüne sahipse evet; zarar gören çocuğa ve ev başkanına birlikte veya ayrı ayrı dava açabilir (Yargıtay 3. HD, 2016/19881 E., 2018/6343 K., 05.06.2018).

Çocuğun malvarlığı yoksa dava reddedilir mi?

Hayır; yangını çocukların çıkardığı sabit olan bir davada hakkaniyet sorumluluğu gerekçesiyle verilen ret kararı bozulmuştur (Yargıtay 3. HD, 2015/5547 E., 2015/11496 K., 22.06.2015).

Anne ve baba birlikte sorumlu olur mu?

Evet; birden fazla ev başkanı varsa müteselsilen sorumludurlar (AYM, E. 2025/139, K. 2025/205, 08.10.2025).

Hangi zararlar istenebilir?

Üçüncü kişilere verilen maddi ve manevi zararlar; yangın söndürme giderleri gibi kalemler gerçek zarar ilkesine göre istenebilir (Yargıtay 3. HD, 2023/1757 E., 2023/3745 K., 14.12.2023).

Zarar görenin kusuru tazminatı etkiler mi?

Evet; kusuru oranında indirim yapılır (Yargıtay 3. HD, 2015/2316 E., 2016/906 K., 27.01.2016).

Ceza davasındaki beraat hukuk davasını bağlar mı?

Kusur bakımından bağlamaz; hukuk hâkimi yalnız ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlıdır (Yargıtay 17. HD, 2015/10646 E., 2016/733 K., 21.01.2016).

Dava hangi mahkemede açılır?

Ev başkanının sorumluluğuna dayanıyorsa aile mahkemesinde (Yargıtay HGK, 2008/4-153 E., 2008/139 K., 20.02.2008).

Madde Anayasa'ya aykırı bulundu mu?

Hayır; "küçüğün" ibaresine yönelik itiraz ayırt etme gücüne sahip küçükler yönünden reddedilmiştir (AYM, E. 2025/139, K. 2025/205, 08.10.2025).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Evet; 743 sayılı Kanun'un 320. maddesi.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp