Türk Medeni Kanunu · Ev Düzeni

TMK Madde 371: Denkleştirme Alacağının İstenmesi

Türk Medeni Kanunu'nun 371. maddesine göre altsoy, 370. maddedeki denkleştirme bedelini kural olarak borçlunun ölümü hâlinde isteyebilir; borçlunun sağlığında da birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi yapılması veya iflası hâllerinde isteyebilir. Alacak zamanaşımına uğramaz, ancak en geç terekenin taksimi anına kadar istenebilir. Bu sayfada maddenin üç fıkrasını, kararlardaki uygulamayı ve madde gerekçesini bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 6 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › İkinci Bölüm: Aile › İkinci Ayırım: Ev Düzeni › B. Hükümleri › III. Altsoyun denkleştirme alacağı

2. İstenmesi

Madde 371

  1. (1)Altsoy, bu bedeli borçlunun ölümü hâlinde isteyebilir.
  2. (2)Alacaklı, bu alacağını borçlunun sağlığında, birlikte yaşamanın sona ermesi veya işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi yapılması veya onun iflâsı hâllerinde de isteyebilir.
  3. (3)Bu alacak zamanaşımına uğramaz. Fakat en geç borçlunun terekesinin taksimi anına kadar istenebilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 371 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: kural olarak borçlunun ölümü
  4. İkinci fıkra: borçlunun sağlığında isteme hâlleri
  5. Üçüncü fıkra: zamanaşımı ve son sınır
  6. Görevli mahkeme
  7. Yargıtay kararları
  8. Madde gerekçesi
  9. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  10. Değişiklik geçmişi
  11. İlgili maddeler
  12. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 371, altsoyun denkleştirme alacağının ne zaman istenebileceğini düzenler. Birinci fıkraya göre altsoy bu bedeli borçlunun ölümü hâlinde isteyebilir. İkinci fıkraya göre alacaklı, borçlunun sağlığında da birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi yapılması veya iflası hâllerinde alacağını isteyebilir. Üçüncü fıkraya göre alacak zamanaşımına uğramaz, fakat en geç borçlunun terekesinin taksimi anına kadar istenebilir. Gerekçeye göre "taksim anı"ndan kasıt, terekenin fiilen taksimidir. Tereke paylaşılmadan açılan dava, birlikte yaşamanın bitiminden uzun yıllar sonra açılmış olsa da esastan incelenir (Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017).

Borçlu
Altsoyun birlikte yaşadığı ve emeğini ya da gelirini özgülediği ana, baba, büyük ana veya büyük baba.
Birlikte yaşamanın sona ermesi
Altsoyun ailenin ortak yaşamından ayrılması.
İşletmenin el değiştirmesi
Altsoyun emek verdiği işletmenin başkasına geçmesi.
Tereke
Ölen kişinin geride bıraktığı malvarlığı.
Taksim
Terekenin mirasçılar arasında fiilen paylaştırılması.

TMK 371 ne düzenler?

HâlKuralDayanak
KuralBorçlunun ölümü hâlinde istenirTMK m. 371/1
Birlikte yaşamanın sona ermesiBorçlunun sağlığında istenebilirTMK m. 371/2
İşletmenin el değiştirmesiBorçlunun sağlığında istenebilirTMK m. 371/2
İcra takibi veya iflasBorçlunun sağlığında istenebilirTMK m. 371/2
ZamanaşımıUğramazTMK m. 371/3
Son sınırEn geç terekenin taksimi anıTMK m. 371/3
Taksim anıTerekenin fiilen taksimiGerekçe, s. 134
Taksimden sonraDava reddedilirYargıtay 2. HD, 2016/5968 K.

TBMM gerekçesine göre İsviçre Medenî Kanunu'nun 334bis maddesinden alınan bu madde, bir önceki maddede düzenlenen denkleştirme bedelinin istenmesi zamanıyla ilgili bir hükümdür. Gerekçe, birinci fıkradaki kuralın bedelin borçlunun ölümü hâlinde istenebilmesi olduğunu, ikinci fıkrada bedel borçlusu hayattayken istenebileceği istisnai hâllerin gösterildiğini ve son fıkrada alacağın zamanaşımına uğramayacağının, ancak en geç terekenin taksimi anına kadar istenebileceğinin hükme bağlandığını belirtir; fıkradaki "taksim anı"ndan kasıt terekenin fiilen taksimidir. Tasarının 371. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 451).

Dikkat

Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, alacağın zamanaşımına uğramamasıdır: birlikte yaşamanın sona ermesinden uzun yıllar sonra açılan dava bu gerekçeyle reddedilemez (Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017). İkinci nokta, son sınırdır: terekenin taksiminden sonra açılan dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/23406 E., 2016/5968 K., 24.03.2016). Üçüncü nokta, taksim anının gerekçeye göre terekenin fiilen taksimi olmasıdır; kararlarda taşınmazların taksim yoluyla mirasçılar adına tescili bu anı gösteren olgu olarak esas alınmıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/17395 E., 2014/2875 K., 17.02.2014).

Birinci fıkra: kural olarak borçlunun ölümü

  • Kural: Alacak borçlunun ölümü hâlinde istenir.
  • Muhatap: Borçlunun mirasçıları.
  • Tereke borcu: Terekenin acze düşmemesi kaydıyla.

Birinci fıkraya göre altsoy denkleştirme bedelini kural olarak borçlunun ölümü hâlinde isteyebilir. Gerekçeye göre madde, bir önceki maddede düzenlenen denkleştirme bedelinin istenmesi zamanıyla ilgilidir ve kural, bedelin borçlunun ölümü hâlinde istenebilmesidir (TMK m. 370). Borçlunun ölümünden sonra alacak mirasçılara karşı ileri sürülür; ana ve baba veya büyük ana ve büyük baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini veya gelirlerini aileye özgüleyen ergin çocuklar ile torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, terekenin borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayılır (TMK m. 641/2).

Babası öldükten sonra açılan davada, alacağın kural olarak borçlunun ölümü hâlinde istenebileceği ve zamanaşımına uğramadığı belirtilerek davanın dinlenmesinde engel bulunmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/24204 E., 2016/8780 K., 28.04.2016).

İkinci fıkra: borçlunun sağlığında isteme hâlleri

  • Birlikte yaşamanın sona ermesi.
  • İşletmenin el değiştirmesi.
  • Borçluya karşı icra takibi veya iflas.

İkinci fıkra kuralın istisnalarını sayar: alacaklı, bu alacağını borçlunun sağlığında birlikte yaşamanın sona ermesi veya işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi yapılması veya onun iflası hâllerinde de isteyebilir. Gerekçe bu hâlleri, bedel borçlusu hayattayken bedelin istenebileceği istisnai hâller olarak niteler.

Bu hâller alacaklıya bir imkân tanır; birlikte yaşama sona erdiğinde alacağın hemen istenmesi zorunlu değildir. Alacağın birlikte yaşamanın sona erdiği tarihte istenmesi gerektiği ve davanın uzun yıllar sonra açıldığı gerekçesiyle verilen ret kararları bu nedenle bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017; Yargıtay 2. HD, 2015/24204 E., 2016/8780 K., 28.04.2016). Borçluya karşı icra takibi veya iflas hâlinde isteme imkânının benzeri eski Kanun'da da vardı: 743 sayılı Kanun'un 321. maddesi, reşit evladın hakkını ana ve babası aleyhine yapılan hacze katılma veya iflas hâlinde masaya başvurma yoluyla ileri sürebileceğini öngörüyordu.

Üçüncü fıkra: zamanaşımı ve son sınır

  • Zamanaşımı: Yoktur.
  • Son sınır: Terekenin taksimi anı.
  • Taksim anı: Terekenin fiilen taksimi.

Üçüncü fıkraya göre bu alacak zamanaşımına uğramaz, fakat en geç borçlunun terekesinin taksimi anına kadar istenebilir. Gerekçe, fıkradaki "taksim anı"ndan kastın terekenin fiilen taksimi olduğunu belirtir. Miras bırakanın ölümünden sonra tereke henüz paylaşılmamışken açılan davada işin esasına girilmesi gerekir (Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017).

Buna karşılık miras bırakanın taşınmazı taksim yoluyla mirasçılar adına tescil edildikten sonra açılan dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/23406 E., 2016/5968 K., 24.03.2016); aynı sonuç, taşınmazların taksim yoluyla tescilinden sonra ileri sürülen bakım ve borç ödeme katkısına dayanan istem için de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/17395 E., 2014/2875 K., 17.02.2014). Mirasçılar arasındaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine ilişkin kararın taksim sayılması gerektiği bir davada savunma olarak ileri sürülmüş; ancak dava, emek ve gelirin aileye özgülendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle esastan reddedilmiş ve karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/5787 E., 2023/1036 K., 15.03.2023).

Görevli mahkeme

  • Kural: Aile mahkemesi.
  • Tespit davası: Aynı kural uygulanır.
  • Görev: Yargılamanın her aşamasında dikkate alınır.

Denkleştirme alacağının istenmesine ilişkin davalar da aile mahkemesinde görülür. 370 ve 371. maddelere dayalı altsoyun denkleştirme alacağının tespiti istemiyle açılan davada, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur (Yargıtay 2. HD, 2012/10729 E., 2013/9715 K., 08.04.2013). Borçlunun ölümünden sonra ileri sürülen alacağın 370 ve 641. maddelerden kaynaklandığı belirtilen bir kararda da görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğu vurgulanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/13075 E., 2011/13501 K., 19.09.2011).

Uygulamada

Denkleştirme alacağınızı borçlunun ölümünden sonra mirasçılara karşı isteyebilirsiniz; birlikte yaşama sona erdiğinde, işletme el değiştirdiğinde ya da borçluya karşı icra takibi veya iflas söz konusu olduğunda borçlunun sağlığında da isteyebilirsiniz. Alacak zamanaşımına uğramaz; ancak terekenin taksimini beklemeyin: taksimden sonra açılan dava reddedilir. Mirasçılar taşınmazları taksim yoluyla adlarına tescil ettirmeden önce talebinizi ileri sürün ve davayı aile mahkemesinde açın.

Yargıtay kararları

Bu sayfa hazırlanırken 371. maddenin istenme zamanına ilişkin sınırlı sayıda esaslı karara ulaşılmıştır; aşağıda bu kararlar ile görevli mahkemeye ilişkin kararlar yer alır. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2015/24204 E. · 2016/8780 K.28.04.2016

Denkleştirme alacağı kural olarak borçlunun ölümü hâlinde istenir ve zamanaşımına uğramaz; babanın ölümünden sonra, tereke paylaşılmadan açılan dava dinlenir

Babası öldükten sonra altsoyun denkleştirme alacağı istemiyle dava açılmış, birleşen bir dava da bulunuyordu. Mahkeme, alacağın birlikte yaşamanın sona erdiği tarihte istenmesi gerektiği ve davaların uzun yıllar sonra açıldığı gerekçesiyle davaları usulden reddetti; hüküm önce onandı, ardından karar düzeltme istendi.

“Maddede belirtildiği üzere denkleştirme alacağı kural olarak borçlunun ölümü halinde istenebileceğinden ve bu kalem olacaklar zamanaşımına uğramayacağından açılan davanın dinlenmesinde bir engel bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor? Karar, 371. maddenin üç fıkrasını birlikte uygular. Daireye göre altsoy denkleştirme alacağını kural olarak borçlunun ölümü hâlinde isteyebilir; birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, icra takibi veya iflas gibi kanundaki istisnai hâllerde borçlu sağ iken de isteyebilir. Borçlu olarak gösterilen babanın ölümünden sonra açılan ve terekenin henüz taksim edilmediği davada, alacak zamanaşımına da uğramadığından davanın dinlenmesinde engel bulunmadığı belirtilmiştir. Bu husus ilk incelemede gözden kaçırıldığından karar düzeltme istemi kabul edilmiş, onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuştur (TMK m. 370).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2016/9031 E. · 2017/2785 K.16.03.2017

Birlikte yaşama sona erdiğinde alacağı hemen istemek zorunlu değildir; tereke paylaşılmamışsa yıllar sonra açılan dava esastan incelenir

Davacı, evlendiği tarihe kadar ailesiyle birlikte yaşadığını, çalışmaya başladığı tarihten itibaren emek ve gelirini aileye özgülediğini ve maaşını babasına verdiğini ileri sürerek alacak istedi. Mahkeme, alacağın birlikte yaşamanın sona erdiği tarihte istenmesi gerektiği ve davanın uzun yıllar sonra açıldığı gerekçesiyle davayı reddetti.

“Somut olayda, miras bırakanın 05.06.2015 tarihinde ölümünden sonra terekesinin halen paylaşılmadığı, davanın ise 28.09.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece işin esasına girilip, tüm deliller toplandıktan sonra sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken "'davacının murisle birlikte yaşamının sona erdiği tarihte denkleştirme alacağını talep etmesi gerekirken uzun yıllar sonra iş bu davayı açmış olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, zamanaşımı yokluğunun sonucunu gösterir. Daireye göre istem, 370 ve 371. maddelerden kaynaklanan ergin altsoyun denkleştirme alacağıdır; bu alacak zamanaşımına uğramaz, ancak en geç miras bırakanın terekesinin taksimine kadar istenebilir. Miras bırakanın ölümünden birkaç ay sonra, tereke henüz paylaşılmamışken açılan davada işin esasına girilip deliller toplanması gerekirken, davacının birlikte yaşamanın sona erdiği tarihte talepte bulunması gerektiği gerekçesiyle verilen ret kararı bozulmuştur. Birlikte yaşamanın sona ermesi, alacağın borçlunun sağlığında istenebileceği hâllerden biridir; alacaklıyı o anda dava açmaya zorlamaz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2015/23406 E. · 2016/5968 K.24.03.2016

Terekenin taksiminden, miras bırakanın taşınmazının taksim yoluyla mirasçılar adına tescilinden sonra açılan denkleştirme davası reddedilir

Birlikte yaşadığı miras bırakanın sağlığında bir kısım giderlerini ödediğini ileri süren davacı, diğer mirasçılardan paylarına düşen miktarı istedi. Mahkeme, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.

“Somut olayda, miras bırakanın 29.08.2004 tarihinde ölümünden sonra terekesinin paylaşıldığı, miras bırakana ait taşınmazın 18.11.2011 tarihinde taksim yolu ile mirasçılar adına tescilinin yapıldığı davanın ise bundan sonra 07.02.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece davanın bu sebeple reddi gerekirken kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddi isabetsiz ise de davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir”

Ne anlama geliyor? Karar, 371. maddenin son fıkrasındaki sınırın uygulamasını gösterir. Daireye göre alacak zamanaşımına uğramaz, ancak en geç miras bırakanın terekesinin taksimine kadar istenebilir. Miras bırakanın ölümünden sonra terekenin paylaşıldığı, taşınmazın taksim yoluyla mirasçılar adına tescil edildiği ve davanın bundan sonra açıldığı anlaşıldığından dava bu nedenle reddedilmeliydi. Kanıtlanamama gerekçesi isabetsiz bulunmuş, ancak ret sonucu doğru olduğundan hüküm gerekçesi düzeltilerek onanmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2013/17395 E. · 2014/2875 K.17.02.2014

Taşınmazlar taksim yoluyla mirasçılar adına tescil edildikten sonra ileri sürülen bakım ve borç ödeme katkısı istemi reddedilir

Birlikte yaşadığı miras bırakanın sağlığında bir kısım giderleri ile borçlarını ödediğini ileri süren davacı, diğer mirasçılardan paylarına düşen miktarı istedi. Mahkeme, davacının miras bırakana baktığını, malvarlığını yönettiğini ve bir kısım borçlarını ödediğini kabul etti; ancak ödemelerin terekeye borç olarak yapıldığı kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.

“Somut olayda, miras bırakanın 20.2.2009 tarihinde ölümünden sonra terekesinin paylaşıldığı, miras bırakana ait taşınmazların 21.7.2009 tarihinde taksim yolu ile mirasçılar adına tescilinin yapıldığı davanın ise bundan sonra 19.2.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece ödemenin borç olarak yapıldığının kanıtlanamadığı şeklindeki gerekçesi isabetsiz ise de davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar, taksim anının somut olayda nasıl belirlendiğini gösterir. Daireye göre birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen ergin altsoylar borçlunun ölümü hâlinde uygun bir bedel isteyebilir; alacak zamanaşımına uğramaz, ancak en geç borçlunun terekesinin taksimine kadar istenebilir. Miras bırakanın ölümünden sonra terekenin paylaşıldığı, taşınmazların taksim yoluyla mirasçılar adına tescil edildiği ve davanın bu tescilden yaklaşık yedi ay sonra açıldığı anlaşıldığından ret sonucu doğru bulunmuş, hüküm gerekçesi düzeltilerek onanmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2011/13075 E. · 2011/13501 K.19.09.2011

Borçlunun ölümünden sonra istenen denkleştirme alacağı 370 ve 641. maddelerden kaynaklanır ve aile mahkemesinin görev alanındadır

Altsoyun denkleştirme alacağına ilişkin davada Daire önce hükmü farklı bir gerekçeyle bozmuştu. Davalı, bu bozma kararına karşı karar düzeltme isteminde bulundu.

“Dava, altsoyun denkleştirme alacağına ilişkin olup Türk Medeni Kanununun 370 ve 641. maddesinden kaynaklanmaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine dair Kanunun 5133 sayılı Kanunla değişik 4/1. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç ( TMK. md. 118 – 395) olmak üzere, ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınması da zorunludur.”

Ne anlama geliyor? Karar, borçlunun ölümünden sonra ileri sürülen alacağın miras hukukundaki karşılığını gösterir. Daireye göre dava 370. madde ile ergin çocuklar ve torunlara verilecek uygun tazminatı terekenin acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayan 641. maddeden kaynaklanır; bu davalara 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemelerinde bakılır ve görev yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. Karar düzeltme istemi kabul edilmiş, önceki bozma kararı kaldırılarak hüküm görevsizlik kararı verilmek üzere bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2012/10729 E. · 2013/9715 K.08.04.2013

370 ve 371. maddelere dayanan denkleştirme alacağının tespiti davası da aile mahkemesinde görülür

Altsoyun denkleştirme alacağının tespiti istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açıldı; mahkeme işin esasını inceleyerek hüküm kurdu.

“Dava Türk Medeni Kanununun 370 ve 371. maddelerine dayalı altsoyun denkleştirme alacağının tespitine ilişkin olup, 07.06.2010 tarihinde açılmıştır. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunda değişik 4/1. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere, ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır.Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunludur.Gerçekleşen bu durum karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”

Ne anlama geliyor? Karar, alacağın tespitinin istendiği davalarda da görevin aile mahkemesine ait olduğunu gösterir. Daireye göre dava 370 ve 371. maddelere dayalı altsoyun denkleştirme alacağının tespitine ilişkindir; 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Türk Medeni Kanunu'nun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabından kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi bozma nedeni sayılmıştır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 371- İsviçre Medenî Kanununun 334bis maddesinden alınan bu madde, bir önceki maddede düzenlenen denkleştirme bedelinin istenmesi zamanıyla ilgili bir hükümdür. Birinci fıkraya göre, altsoyun denkleştirme bedelini isteyebilmesi, kural olarak, bedel borçlusunun ölümü hâlinde mümkündür. İkinci fıkrada ise bu kuralın istisnası, yani bedel borçlusu hayattayken bu bedelin istenebileceği birlikte yaşamın sona ermesi veya işletmenin el değiştirmesi yahut borçluya karşı icra takibi yapılması yahut da borçlunun iflâs etmesi gibi hâller gösterilmiştir. Maddenin son fıkrası ise denkleştirme bedeli alacağının zamanaşımına uğramayacağını, ancak bu alacağın en geç borçlunun terekesinin taksimi anına kadar istenebileceğini hükme bağlamaktadır. Fıkradaki "taksim anı"ndan kasıt, terekenin fiilen taksimidir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 134

Gerekçe, maddenin eski Kanun'da doğrudan karşılığı bulunmayan ve İsviçre Medenî Kanunu'nun 334bis maddesinden alınan bir hüküm olduğunu gösterir. Gerekçenin en belirleyici açıklaması, son fıkradaki "taksim anı"nın terekenin fiilen taksimi olarak anlaşılması gerektiğidir.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçe 371. madde için eski Kanun'da bir karşılık göstermez. Eski Kanun'da alacağın istenme zamanına ilişkin ayrı bir madde yoktu; alacağın ileri sürülmesi, denkleştirme alacağını düzenleyen 321. maddede haciz ve iflas hâllerine bağlanmıştı:

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 321 (mülga)

Ana ve baba ile birlikte yaşayan ve ıvazından sarahaten feragat etmeksizin kendi sayını veya varidatını aileye tahsis eden reşit evlat, bu tahsisinden dolayı; ana ve babasından, aleyhlerine vakı hacze iştirak veya iflasları halinde masaya müracaat tarikiyle, bir hak talep edebilir. İhtilaf halinde, hakim, iddianın haklı olmadığını ve miktarını serbestçe takdir eder.

743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr
743 sayılı Kanun m. 3214721 sayılı Kanun m. 371
İstenme hâlleriHacze katılma veya iflas hâlinde masaya başvurmaBorçlunun ölümü; sağlığında birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, icra takibi veya iflas
ZamanaşımıMaddede düzenlenmemiştiAlacak zamanaşımına uğramaz
Son sınırMaddede düzenlenmemiştiEn geç terekenin taksimi anı

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 371. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Denkleştirme alacağının istenme zamanı, mirasçılara karşı dava veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 371 ne diyor?

Denkleştirme alacağının kural olarak borçlunun ölümü hâlinde, istisnai hâllerde borçlunun sağlığında istenebileceğini, zamanaşımına uğramadığını ve en geç terekenin taksimine kadar istenebileceğini düzenler.

Alacak ne zaman istenebilir?

Kural olarak borçlunun ölümü hâlinde.

Borçlu hayattayken istenebilir mi?

Evet; birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi yapılması veya iflası hâllerinde.

Birlikte yaşama bitince hemen dava açmak zorunlu mu?

Hayır; bu gerekçeyle verilen ret kararı bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/9031 E., 2017/2785 K., 16.03.2017).

Alacak zamanaşımına uğrar mı?
Son sınır nedir?

Borçlunun terekesinin taksimi anı.

Taksim anı ne demektir?

Gerekçeye göre terekenin fiilen taksimi.

Tereke paylaşıldıktan sonra dava açılabilir mi?

Hayır; taksimden sonra açılan dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2015/23406 E., 2016/5968 K., 24.03.2016).

Taşınmazların taksim yoluyla tescili taksim sayılır mı?

Kararlarda taşınmazların taksim yoluyla mirasçılar adına tescili taksimi gösteren olgu olarak esas alınmıştır (Yargıtay 2. HD, 2013/17395 E., 2014/2875 K., 17.02.2014).

Dava hangi mahkemede açılır?

Aile mahkemesinde; alacağın tespiti istenen davalarda da (Yargıtay 2. HD, 2012/10729 E., 2013/9715 K., 08.04.2013).

Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?

Doğrudan karşılığı yoktu; 743 sayılı Kanun'un 321. maddesi alacağı haciz ve iflas hâllerine bağlıyordu.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp