Türk Medeni Kanunu · Soybağının Hükümleri

TMK Madde 330: Çocuk Nafakası Miktarının Takdiri

Türk Medeni Kanunu'nun 330. maddesine göre nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak, çocuğun gelirleri de gözetilerek belirlenir; nafaka her ay peşin ödenir ve hâkim istem hâlinde gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Bu sayfada miktarın nasıl hesaplandığını, artışın nasıl istendiğini, madde gerekçesini ve kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 9 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Beşinci Ayırım: Soybağının Hükümleri › D. Çocukların bakım ve eğitim giderlerini karşılama

IV. Nafaka miktarının takdiri

Madde 330

  1. (1)Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.
  2. (2)Nafaka her ay peşin olarak ödenir.
  3. (3)Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 330 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: miktarın ölçütleri
  4. İkinci fıkra: her ay peşin ödeme ve irat biçimi
  5. Üçüncü fıkra: gelecek yıllar için artış
  6. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  7. Madde gerekçesi
  8. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  9. Değişiklik geçmişi
  10. İlgili maddeler
  11. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 330, çocuk nafakasının ne kadar olacağını ve nasıl ödeneceğini belirler. Birinci fıkra ölçütleri sayar: çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri; ayrıca çocuğun kendi gelirleri. Hukuk Genel Kurulu bu ölçütleri somut verilerle, yani çocuğun yaşı, belgelenen okul ve servis giderleri ve ebeveynin gerçek geliriyle işletir (Yargıtay HGK, 2013/1539 E., 2015/1007 K., 11.03.2015). İkinci fıkraya göre nafaka her ay peşin ödenir; bu, nafakanın irat biçiminde olduğunu ve boşanmada yapılan toptan ödemenin yükümlülüğü ortadan kaldırmadığını gösterir (Yargıtay 3. HD, 2014/20871 E., 2015/6047 K., 13.04.2015). Üçüncü fıkraya göre hâkim, istem hâlinde, nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir; talep yoksa artışa hükmedilemez (Yargıtay 2. HD, 2016/432 E., 2017/5232 K., 03.05.2017). Artış, bir tarafı zenginleştirip diğerini cezalandırmamalıdır; resmî enflasyon endeksine bağlanması hakkaniyete daha uygundur (Yargıtay HGK, 2017/1513 E., 2019/1182 K., 14.11.2019).

Çocuğun ihtiyaçları
Beslenme, barınma, giyim, sağlık, eğitim, ulaşım ve sosyal giderler.
Ödeme gücü
Ebeveynin düzenli geliri, malvarlığı ve yükümlülükleri.
İrat
Belirli dönemlerle, burada aylık olarak yapılan ödeme.
Yıllık artış
Nafakanın gelecek yıllarda bir endekse göre kendiliğinden yükselmesi; istem hâlinde hükmedilir.

TMK 330 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
ÖlçütlerÇocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleriTMK m. 330/1
Çocuğun geliriMiktarın belirlenmesinde gözetilirTMK m. 330/1
Somut değerlendirmeBelgelenen giderler ve gerçek gelirYargıtay HGK, 2015/1007 K.
Velâyet sahibinin geliriO da gözetilirYargıtay HGK, 2019/1130 K.
Asgari ücretYoksulluğu kaldırmaz, miktarda esas alınırYargıtay HGK, 2019/1153 K.
Ödeme zamanıHer ay peşinTMK m. 330/2
İrat biçimiToptan ödeme yükümlülüğü kaldırmazYargıtay 3. HD, 2015/6047 K.
Ergin çocukNafaka yine irat biçiminde kurulurYargıtay 3. HD, 2016/2458 K.
Yıllık artışİstem hâlindeTMK m. 330/3
Talepsiz artışBozma sebebidirYargıtay 2. HD, 2017/5232 K.
Sonradan artış talebiUsulüne uygun ıslah gerekirYargıtay 2. HD, 2024/7300 K.
Sabit yüksek oranEnflasyon endeksi daha hakkaniyetlidirYargıtay HGK, 2019/1182 K.

TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'da karşılığı bulunmayan yeni bir hükümdür; İsviçre Medenî Kanunu'nun 285. maddesinin birinci fıkrasından etkilenen 1984 tarihli Öntasarının 250. maddesi örnek alınmıştır. Gerekçe üç fıkrayı ayrı ayrı özetler: birinci fıkrada nafakanın belirlenmesinde dikkate alınacak hususlar düzenlenmiş, ikinci fıkrada belirlenecek nafakanın her ay peşin olarak ödeneceği belirtilmiş, üçüncü fıkrada ise hâkimin istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ödenmesi gereken miktarı belirleyebileceği öngörülmüştür. Gerekçenin üçüncü fıkra için kullandığı "istem hâlinde" ve "irat biçiminde" ifadeleri, bugün uygulamada tartışılan iki soruya, yani artışın talep gerektirip gerektirmediğine ve toptan ödemenin yeterli olup olmadığına doğrudan cevap verir. Tasarının 330. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).

Dikkat

Bu maddede en sık yapılan hata, dava dilekçesinde yıllık artış istemini yazmamaktır. Gelecek yıllar için artışa ancak istem varsa hükmedilir; talep yoksa mahkeme kendiliğinden ÜFE artışına karar veremez (Yargıtay 2. HD, 2016/432 E., 2017/5232 K., 03.05.2017). Artış istemi sonradan eklenecekse iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı nedeniyle usulüne uygun ıslah gerekir (Yargıtay 2. HD, 2023/8498 E., 2024/7300 K., 14.10.2024). İkinci hata, çocuğun giderlerini belgelendirmeden nafaka istemektir; mahkeme miktarı çocuğun yaşı, okul durumu, belgelenen giderleri ve ebeveynin gerçek geliri üzerinden belirler. Üçüncü uyarı toptan ödemeye ilişkindir: boşanmada çocuk için tek seferlik bir para verilmesi, sonradan aylık nafaka istenmesine engel değildir; bu ödeme yalnızca miktarın belirlenmesinde dikkate alınır (Yargıtay 3. HD, 2014/20871 E., 2015/6047 K., 13.04.2015).

Birinci fıkra: miktarın ölçütleri

ÖlçütNe gösterilir?Delil
Çocuğun ihtiyaçlarıYaş, okul, servis, kurs, sağlık, barınma, giyim, sosyal giderlerFatura, dekont, okul ve kira belgeleri
Yükümlü ebeveynin durumuDüzenli gelir, malvarlığı, diğer yükümlülüklerÜcret bordrosu, SGK kaydı, tapu ve araç kayıtları, tanık
Velâyet sahibinin durumuKendi geliri ve katkı gücüAynı kayıtlar
Çocuğun gelirleriKendi geliri veya malvarlığıKurum yazıları, banka kayıtları
Günün ekonomik koşullarıParanın alım gücüResmî enflasyon verileri

Birinci fıkra, nafaka miktarını üç değişkenin birlikte değerlendirilmesine bağlar: çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri. Bu değişkenler birbirinden bağımsız düşünülemez. Çocuğun ihtiyaçları, ailenin boşanmadan önceki yaşam düzeyi ve çocuğun yaşı ile birlikte değerlendirilir; yükümlü ebeveynin payı ise onun gerçek geliri ile diğer ebeveynin katkı gücü karşılaştırılarak belirlenir. Hukuk Genel Kurulu, nafaka yeniden belirlenirken davacı velâyet sahibinin gelir durumunun da gözetilmesi gerektiğini vurgulamıştır (Yargıtay HGK, 2017/2916 E., 2019/1130 K., 05.11.2019). Kanun ayrıca çocuğun gelirlerini de hesaba katar; çocuğun kendi geliri varsa ihtiyacın bir bölümü bu gelirle karşılanır. Ödeme gücü değerlendirilirken asgari ücret düzeyinde gelir elde etmek, kişiyi nafaka hukukunda yoksul saymaya engel değildir; ama bu gelir düzeyi miktarın belirlenmesinde esas alınır (Yargıtay HGK, 2019/117 E., 2019/1153 K., 07.11.2019). Babalığı tespit edilen baba da, evlilik dışı doğan çocuğun giderlerine gücü oranında katılır (Yargıtay 2. HD, 2024/1805 E., 2024/2930 K., 29.04.2024).

İkinci fıkra: her ay peşin ödeme ve irat biçimi

  • Kural: Nafaka her ay peşin ödenir.
  • Anlamı: Nafaka dönemsel, yani irat biçimindedir.
  • Neden: Çocuğun ihtiyaçları sürekli değişir; irat, nafakanın değişen koşullara uyarlanmasını sağlar (Yargıtay 3. HD, 2014/20871 E., 2015/6047 K., 13.04.2015).
  • Toptan ödeme: Yükümlülüğü ortadan kaldırmaz; miktarın belirlenmesinde dikkate alınır.
  • Ergin çocuk: Eğitim giderleri de aylık nafakanın içinde değerlendirilir; toplu tahsil hatalıdır (Yargıtay 3. HD, 2015/16866 E., 2016/2458 K., 23.02.2016).
  • Okul ücreti: Ayrı bir borç olarak değil, aylık nafakanın içinde karşılanır (TMK m. 327).

İkinci fıkra ilk bakışta yalnızca bir ödeme takvimi gibi görünür; oysa nafakanın hukuki niteliğini belirler. Nafaka her ay peşin ödendiği için bir irattır: ne tek seferlik bir tazminat ne de belirli bir tutarın toplu ödenmesidir. Bu nitelik iki sonuç doğurur. Birincisi, boşanmada çocuk için yapılan toptan ödeme, çocuğun aylık nafaka hakkını sona erdirmez; koşullar değiştiğinde aylık nafaka istenebilir ve toptan ödeme yalnızca miktarın hakkaniyete uygun belirlenmesinde dikkate alınır. İkincisi, çocuğun belirli giderleri, örneğin okul ücreti ya da kurs bedeli, ayrı ve toplu borçlar olarak değil, aylık nafakanın içinde değerlendirilir.

Üçüncü fıkra: gelecek yıllar için artış

  • Şart: İstem; hâkim artışa kendiliğinden karar veremez (Yargıtay 2. HD, 2016/432 E., 2017/5232 K., 03.05.2017).
  • Zaman: Artış istemi dava veya cevap dilekçesinde yazılmalıdır; sonradan eklenecekse usulüne uygun ıslah gerekir.
  • Ölçü: Tarafların gelecek yıllardaki sosyal ve ekonomik durumları.
  • Uygulama: Artış genellikle ÜFE veya TÜFE gibi resmî bir endekse bağlanır.
  • Sınır: Sabit ve yüksek oran cezalandırıcı olabilir (Yargıtay HGK, 2017/1513 E., 2019/1182 K., 14.11.2019).
  • Artış yoksa: Koşullar değiştiğinde nafakanın artırılması davası açılabilir (TMK m. 331).

Üçüncü fıkra, enflasyonun nafakayı zamanla eritmesine karşı bir araç sunar: hâkim, nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini baştan karara bağlayabilir. Bu sayede her yıl yeni bir artırım davası açılması gerekmez. Ancak kanun bu yetkiyi istem şartına bağlamıştır; dava dilekçesinde artış istemi yoksa mahkeme talepten fazlasına hükmetmiş olur. Artış istemi davanın ilerleyen aşamasında ileri sürülecekse, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı nedeniyle karşı tarafın açık muvafakati veya usulüne uygun ıslah gerekir; aksi hâlde bu talep hakkında esastan hüküm kurulamaz (Yargıtay 2. HD, 2023/8498 E., 2024/7300 K., 14.10.2024). Artışın ölçüsü de önemlidir: Hukuk Genel Kurulu, anlaşmalı boşanma protokolünde kararlaştırılan yıllık yüzde yirmilik sabit artışı, bir tarafın zenginleşmesine diğerinin fakirleşmesine yol açabilecek nitelikte bulmuş ve ÜFE ile TEFE'ye göre belirlenen artışı hakkaniyete daha uygun saymıştır (Yargıtay HGK, 2017/1513 E., 2019/1182 K., 14.11.2019).

Uygulamada

Nafaka isteyen taraf sizseniz dilekçenize üç şey yazın: istediğiniz aylık miktar, bu miktarın gerekçesi ve yıllık artış istemi. Gerekçeyi çocuğun gerçek giderleriyle kurun: okul veya kreş ücreti, servis, yemek, kurs, sağlık, giyim, kira payı ve sosyal giderler için fatura, dekont ve sözleşmeleri dosyaya koyun. Karşı tarafın gelirini gösteren bordro, SGK kaydı, şirket ortaklığı, tapu ve araç kayıtları için mahkemeden müzekkere yazılmasını isteyin; kendi gelirinizi de açıkça gösterin, çünkü mahkeme iki ebeveynin gücünü birlikte değerlendirir. Artış istemini "nafakanın her yıl ÜFE veya TÜFE oranında artırılması" gibi resmî bir endekse bağlayın; bu istem sonradan eklenirse ıslah gerekebilir. Nafaka ödeyecek taraf sizseniz, gerçek gelirinizi ve yükümlülüklerinizi belgelendirin; boşanmada çocuk için toptan bir ödeme yaptıysanız bunu ve tarihini mutlaka ileri sürün, çünkü miktarın belirlenmesinde dikkate alınır. Talep edilmediği hâlde artışa hükmedilmişse veya sabit ve yüksek bir artış oranı öngörülmüşse, kanun yoluna başvururken bunu ayrıca gerekçelendirin. Nafakayı her ayın başında, açıklamalı ve banka yoluyla ödeyin.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2013/1539 E. · 2015/1007 K.11.03.2015

Nafaka miktarı, çocuğun yaşı ve belgelenen giderleri ile ebeveynin gerçek geliri birlikte değerlendirilerek belirlenir

Velâyet sahibi anne, on iki yaşındaki çocuk için iştirak nafakasının artırılmasını istedi; çocuğun servis ve kurs giderlerini fatura ve dekontlarla belgeledi. Babanın ulusal bir market zincirinde müdür olarak çalıştığı ve asgari ücretin üç katı düzeyinde gelir elde ettiği anlaşıldı. Mahkeme nafakayı artırdı ve bozmaya karşı direndi.

“Davalı babanın ise tanık beyanları ile ulusal bir market zincirinde müdür olarak çalıştığı ve dava tarihi itibariyle asgari ücretin üç katı düzeyinde aylık gelirinin olduğu ücret bordrosundan ve 21.06.2012 tarihli oturumdaki beyanından anlaşılmaktadır. Bu itibarla, yerel mahkemece hükmedilen iştirak nafakası miktarının, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve müşterek çocuğun okul durumu ve yaşı itibariyle ihtiyaçlarıyla uyumlu olduğu kabul edilmiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, birinci fıkradaki ölçütlerin somut olayda nasıl işletildiğini gösterir. Hukuk Genel Kurulu önce ilkeyi hatırlatmıştır: nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri, yani tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek belirlenir. Ardından somut verilere bakmıştır: çocuğun yaşı ve okul durumu, dosyaya sunulan servis ve kurs giderleri ve babanın ücret bordrosu ile tanık beyanlarından anlaşılan gerçek geliri. Bu veriler karşısında hükmedilen nafaka ihtiyaçlarla uyumlu bulunmuş ve direnme kararı onanmıştır. Uygulamadaki ders açıktır: nafaka davasında "çocuğun ihtiyacı arttı" demek yetmez; giderleri fatura, dekont ve okul belgeleriyle, karşı tarafın gelirini ise bordro, tanık ve kayıtlarla göstermek gerekir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2017/2916 E. · 2019/1130 K.05.11.2019

Nafaka yeniden belirlenirken velâyet sahibi ebeveynin geliri de gözetilir

Velâyet sahibi, çocuğun artan eğitim harcamaları ve yaşıyla birlikte çoğalan ihtiyaçları nedeniyle iştirak nafakasının artırılmasını istedi. Yerel mahkeme talebi reddetti ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi.

“Ne var ki, iştirak nafakasının yeniden tayini sırasında davacının da gelir durumunun gözetilmesi önemlidir.”

Ne anlama geliyor? Hukuk Genel Kurulu bu kararda maddenin iki yönlü ölçüsünü vurgular. Kurul, çocuğun artan eğitim giderleri ve yaşıyla çoğalan ihtiyaçları karşısında boşanma sırasında belirlenen nafakanın artırılması gerektiğini kabul etmiş, ama bir kayıt eklemiştir: nafaka yeniden belirlenirken yalnızca yükümlü ebeveynin değil, davacının, yani çocuğa bakan velâyet sahibinin gelir durumu da gözetilmelidir. Bu kayıt maddenin lafzından doğar: kanun "ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri" der. Her iki ebeveyn de çocuğun giderlerine gücü oranında katılır; nafaka, yükümlü ebeveynin payını gösterir (TMK m. 327). Kurul direnme kararını bu ilave gerekçeyle oy birliğiyle bozmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2024/1805 E. · 2024/2930 K.29.04.2024

Evlilik dışı doğan çocuk için de baba gücü oranında katılır; miktar belirlenirken çocuğun gelirleri de gözetilir

Babalığın hükmen tespiti davasında mahkeme, davalının çocuğun babası olduğunu tespit ederek çocuk için nafakaya ve doğum giderlerine hükmetti. Bölge adliye mahkemesi nafakayı az bularak artırdı ve babalık kararının kesinleştiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirledi; baba temyiz etti.

“nafaka miktarının, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirleneceği, nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirlerinin de göz önünde bulunduracağı, evlilik dışı doğan çocuğun velâyeti anaya ait ise de babanın da çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması zorunlu olduğu”

Ne anlama geliyor? Alıntı, Daire'nin onadığı bölge adliye mahkemesi gerekçesidir ve maddenin birinci fıkrasındaki iki ayrıntıyı birlikte gösterir. Birincisi, nafaka belirlenirken yalnızca ebeveynlerin durumu değil, çocuğun gelirleri de gözetilir; çocuğun kendi geliri varsa, örneğin bir aylık veya kira geliri, bu ihtiyacın bir kısmını karşılar ve nafaka miktarını etkiler. İkincisi, kural evlilik dışı doğan çocuk için de aynıdır: velâyet anaya ait olsa da babalığı tespit edilen baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bölge adliye mahkemesi nafakanın başlangıcını babalık kararının kesinleştiği tarih olarak belirlemiş, Daire kararı onamıştır. Babalık davasına ilişkin özel hükümler için TMK m. 333 sayfasına bakabilirsiniz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2014/20871 E. · 2015/6047 K.13.04.2015

Nafakanın her ay peşin ödenmesi, onun irat biçiminde olduğunu gösterir; boşanmada yapılan toptan ödeme yükümlülüğü ortadan kaldırmaz

Boşanmada baba çocuk için toptan bir ödeme yapmış, anne bu nedenle çocuk için nafaka istememişti. Çocuğun özel okula başlaması ve ihtiyaçlarının artması üzerine anne iştirak nafakası istedi; mahkeme talebi kısmen kabul etti, baba temyiz etti.

“Öte yandan, TMK. nun 330/2 maddesinde de "Nafaka her ay peşin olarak ödenir" hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde hükmü ile iştirak nafakasının irat biçiminde ödeneceği düzenlenmiştir. Gerçekten de fiziksel ve zihinsel gelişimi devam etmekte olan küçüğün ihtiyaçları buna paralel olarak sürekli olarak artmakta ve her an değişkenlik arz edebilmektedir. Bu durum nafakanın değişen şartlara göre artırılabilmesine olanak veren irat biçiminde ödemeyi de zorunlu kılmaktadır.”

Ne anlama geliyor? Maddenin ikinci fıkrası kısa ama belirleyicidir: nafaka her ay peşin olarak ödenir. Daire bu hükmün anlamını açıklar: iştirak nafakası irat, yani dönemsel ödeme biçimindedir. Bunun nedeni çocuğun gelişiminin sürmesi ve ihtiyaçlarının sürekli değişmesidir; aylık irat, nafakanın değişen koşullara göre artırılabilmesini sağlar. Bu nedenle boşanma sırasında yapılan toptan ödeme, babayı iştirak nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz; yalnızca hükmedilecek nafakanın miktarını belirlerken hakkaniyet gereği dikkate alınır. Daire, toptan ödemenin tutarı ve ödeme ile dava arasında geçen süre gözetilerek miktarın belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. "Peşin" ifadesi ayrıca, her ayın nafakasının o ayın başında ödenmesi gerektiği anlamına gelir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi2015/16866 E. · 2016/2458 K.23.02.2016

Eğitimi süren ergin çocuğun nafakası da irat biçiminde belirlenir; eğitim giderleri toplu olarak tahsil ettirilemez

Eğitimine devam eden ergin çocuk babasından yardım nafakası istedi. Mahkeme, nafakanın yanında çocuğun eğitim giderlerinin toplu olarak babadan tahsiline de karar verdi; baba temyiz etti.

“Belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için gerekli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde TMK.'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir. Somut olayda; halen eğitime devam eden davacının davalı babasından yardım nafakası isteyebileceği açıktır. Ancak, yukarıda açıklanan yasal hükümler gereği, hükmedilecek olan nafakanın, tarafların değişen koşullarına göre uyarlanmasına (artırılıp azaltılmasına) olanak verecek şekilde irat biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre mahkemece, davacının eğitim ihtiyaçlarını da kapsayacak şekilde ihtiyaçları gözönüne alınarak, nafaka yükümlüsü davalı babanın geliri ile orantılı olacak şekilde irat biçiminde belirlenecek yardım nafakasına hükmedilmesi gerekirken, irat biçiminde ödenek nafakanın davacını eğitim gidelerini de kapsayacağı gözönüne alınmaksızın, yazılı şekilde eğitim giderlerinin toplu olarak davalıdan tahsili ile davacıya iadesi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, ikinci ve üçüncü fıkraların ergin çocuğun nafakasında da uygulandığını gösterir (TMK m. 328). Daire'ye göre nafaka, davacının geçinmesi için gerekli ve yükümlünün geliriyle orantılı olacak biçimde, hakkaniyet ilkesi gözetilerek takdir edilir; ama irat biçiminde kurulmalıdır ki tarafların değişen koşullarına göre artırılıp azaltılabilsin. Mahkemenin eğitim giderlerini ayrıca ve toplu olarak tahsil ettirmesi bu yapıya aykırıdır: eğitim giderleri, aylık irat biçimindeki nafakanın içinde değerlendirilmelidir. Bu yaklaşım, küçük çocuklar için okul ücretinin iştirak nafakası içinde değerlendirilmesi ilkesiyle de uyumludur (TMK m. 327).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2017/1513 E. · 2019/1182 K.14.11.2019

Protokoldeki yüksek sabit artış oranı cezalandırıcı olabilir; gelecek yıllar için ÜFE ve TEFE'ye göre artış hakkaniyete daha uygundur

Anlaşmalı boşanma protokolünde iştirak nafakasının her yıl yüzde yirmi oranında artırılması kararlaştırılmıştı. Baba nafakanın ve artış oranının azaltılmasını istedi; yerel mahkeme dava tarihinden sonrası için yıllık artışın ÜFE ve TEFE'ye göre yapılmasına karar verdi ve bu yönden bozmaya karşı direndi.

“Nafaka, nafaka yükümlüsünü cezalandırıcı bir nitelik taşımamalıdır. Taraflar arasında düzenlenen boşanma protokolünde kararlaştırılan iştirak nafakasının her yıl %20 oranında artırılmasına ilişkin hüküm; bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın ise fakirleşmesine yol açacak niteliktedir. "Hâkim; insana, tabiata, gerçeğe, olağana sırt çevirmeden ve katı kalıplar içinde sıkışıp kalmadan uyuşmazlığa insan kokusu taşıyan bir çözüm getirmek zorunluluğundadır" (Yargıtay 1.H.D. 31.12.1976 tarih ve 1976/9370 E- 13138 K. sayılı ilamı ). Bu sebeple, dava tarihinden sonraki dönemler için yıllık artış oranının ÜFE-TEFE'ye göre belirlenmesi, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi gereğince hakkaniyete daha uygundur.”

Ne anlama geliyor? Maddenin üçüncü fıkrası, hâkime istem hâlinde irat biçimindeki nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlama yetkisi verir. Bu karar, bu yetkinin nasıl kullanılacağını gösterir: artış, gelecek yıllardaki ekonomik gerçekliği yansıtmalı, bir tarafı zenginleştirip diğerini fakirleştirmemelidir. Hukuk Genel Kurulu, protokoldeki yıllık yüzde yirmilik sabit artışı bu yönden sorunlu bulmuş ve artışın ÜFE ve TEFE'ye göre belirlenmesini hakkaniyete daha uygun saymıştır (TMK m. 4). Aynı kararda Kurul, nafaka miktarının indirilmesi talebi bakımından ise mevcut miktarı uygun bulmuş ve direnme kararını bu yönden bozmuştur. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlarken sabit ve yüksek bir artış oranı yerine resmî bir enflasyon endeksine bağlı artış yazmak, sonradan açılacak uyarlama davalarını önler.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2016/432 E. · 2017/5232 K.03.05.2017

Gelecek yıllar için artışa ancak istem varsa hükmedilir; talep olmadan ÜFE artışı kararı bozma sebebidir

Boşanma davasında mahkeme kadın için yoksulluk nafakasına ve çocuk için iştirak nafakasına hükmetti; ayrıca taraflardan artış talebi bulunmadığı hâlde nafakaların her yıl ÜFE oranında artırılmasına da karar verdi.

“Hakim, talepten fazlaya hükmedemez. Bu yön gözetilmeden, talep aşılarak davacı kadının yoksulluk ve iştirak nafakası talebinde arttırım talebi bulunmadığı halde mahkemece talepten fazlaya hükmedilmek suretiyle yoksulluk ve iştirak nafakasına her yıl TÜİK'in belirlediği TEFE (ÜFE) oranında artırım kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir (HMK m. 26).”

Ne anlama geliyor? Üçüncü fıkranın başındaki iki kelime belirleyicidir: "istem hâlinde." Hâkim gelecek yıllar için nafakanın ne miktarda ödeneceğini kendiliğinden belirleyemez; bunun için taraflardan birinin talebi gerekir. Daire, artış talebi bulunmadığı hâlde nafakalara her yıl ÜFE oranında artırım uygulanmasını, hâkimin talepten fazlasına hükmedemeyeceği ilkesine aykırı bularak bozmuştur (HMK m. 26). Aynı kararda Daire, çocuk için takdir edilen iştirak nafakasını da çocuğun ihtiyaçlarına göre az bulmuştur; yani mahkemenin hatası nafakayı yüksek tutmak değil, eksik belirleyip talep dışı bir artışla telafi etmeye çalışmaktı. Nafaka talep ederken artış istemini de açıkça yazmak gerekir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/8498 E. · 2024/7300 K.14.10.2024

Artış talebi sonradan ileri sürülecekse usulüne uygun ıslah gerekir; aksi hâlde talep hakkında hüküm kurulamaz

Boşanma davasında ilk derece mahkemesi çocuk için iştirak nafakasına ve bu nafakanın gelecek yıllarda artırılmasına karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, artış talebinin dava dilekçesinde bulunmadığını ve usulüne uygun ıslah da edilmediğini belirterek bu kısmı kaldırdı; taraflar temyiz etti.

“ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının miktarı uygun ise de talep olmadığı halde nafakaya artış uygulanmasına ilişkin verilen kararın hatalı oluğu gerekçesiyle kadının tedbir nafakasına, erkeğin ise iştirak nafakasına uygulanan artışa ilişkin istinaf taleplerinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlere ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasına, yeniden kısmen esas hakkında hüküm kurulması suretiyle kadının iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi ve usulüne uygun olarak ıslah edilmeyen iştirak nafakasının gelecek yıllarda artırımı talebinin esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına”

Ne anlama geliyor? Alıntı, Daire'nin onadığı bölge adliye mahkemesi kararıdır ve bir önceki kararın usul yönünü tamamlar. Gelecek yıllar için artış talebi, davanın başında ileri sürülmemişse sonradan iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına takılır; bu yasak ancak karşı tarafın açık muvafakati ya da usulüne uygun ıslah ile aşılabilir. Bölge adliye mahkemesi, bu koşullar gerçekleşmeden yapılan artış talebi hakkında esastan hüküm kurulamayacağını belirtmiş ve ilk derece mahkemesinin artış kararını kaldırmıştır; Daire kararı onamıştır. Uygulamada nafaka talep eden taraf, artış istemini dava veya cevap dilekçesinde yazmalı; sonradan eklemek istiyorsa ıslah yoluna başvurmalıdır. Artış istemi yoksa taraf, koşullar değiştiğinde nafakanın artırılması davası açabilir (TMK m. 331).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2019/117 E. · 2019/1153 K.07.11.2019

Asgari ücretle çalışmak yoksulluğu ortadan kaldırmaz; ama gelir düzeyi nafakanın miktarında esas alınır

Boşanmada velâyet babaya verilmiş, anne lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmişti. Baba, asgari ücretle çalışan anneden çocuklar için iştirak nafakası istedi; yerel mahkeme talebi kabul etti ve direndi.

“Asgari ücret seviyesinde gelir elde edilmesi yoksulluk nafakası bağlanmasına engel değilse de bu durumun nafaka miktarının tespitinde esas alınacağı da unutulmamalıdır.”

Ne anlama geliyor? Bu kısa alıntı, birinci fıkradaki "ödeme gücü" ölçütünün iki yüzünü gösterir. Asgari ücret düzeyinde gelir elde etmek, kişiyi nafaka hukukunda yoksul saymaya engel değildir; ama bu gelir düzeyi, nafaka miktarının belirlenmesinde esas alınır. Hukuk Genel Kurulu bu ilkeden hareketle, kendisi yoksulluk nafakası alan ve yoksulluk sınırında bulunan annenin çocuklar için iştirak nafakası ödemekle yükümlü tutulamayacağı sonucuna varmıştır. Bir ebeveynin ödeme gücü yoksa, çocuğun giderlerini diğer ebeveyn karşılar; ikisinin de gücü yetmiyorsa çocuk hakkında sosyal hizmet ve koruma hükümleri devreye girer. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 330- Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Maddede İsviçre Medenî Kanununun 285 inci maddesinin birinci fıkrasından etkilenen 1984 tarihli Öntasarının 250 nci maddesi örnek alınmıştır. Birinci fıkrada, nafakanın belirlenmesinde dikkate alınacak hususlar düzenlenmiş; ikinci fıkrada ise, belirlenecek nafakanın her ay peşin olarak ödeneceği belirtilmiştir. Üçüncü fıkrada da, hâkimin istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ödenmesi gereken miktarı belirleyebileceği öngörülmüştür.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 125

Gerekçe kısa, ama maddenin yapısını açıkça ortaya koyar. Madde üç ayrı soruyu cevaplar: nafakanın ne kadar olacağı, ne zaman ödeneceği ve gelecekte nasıl değişeceği. İlk soruya birinci fıkra ölçütlerle cevap verir; ikinci soruya ikinci fıkra, her ay peşin ödeme kuralıyla; üçüncü soruya ise üçüncü fıkra, istem hâlinde gelecek yıllar için miktarın baştan belirlenmesi yetkisiyle. Gerekçenin üçüncü fıkrada kullandığı "irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka" ifadesi, çocuk nafakasının kural olarak aylık irat biçiminde olduğunu teyit eder; bu nedenle boşanmada yapılan toptan ödemeler yükümlülüğü sona erdirmez (Yargıtay 3. HD, 2014/20871 E., 2015/6047 K., 13.04.2015). "İstem hâlinde" ifadesi ise gelecek yıllar için artışın hâkimin kendiliğinden değil, tarafların talebi üzerine belirlenebileceğini gösterir.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçenin belirttiği gibi, eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktur. 743 sayılı Kanun, çocuk nafakasının miktarının hangi ölçütlerle belirleneceğini, ödeme zamanını ve gelecek yıllardaki artışı ayrıca düzenlemiyordu. 4721 sayılı Kanun ölçütleri, ödeme biçimini ve artış yetkisini kanun metnine yazmıştır.

743 sayılı Kanun4721 sayılı Kanun m. 330
Miktarın ölçütleriKanunda yoktuÇocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri, çocuğun gelirleri
Ödeme zamanıKanunda yoktuHer ay peşin
Gelecek yıllar için artışKanunda yoktuİstem hâlinde hâkim belirleyebilir

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde üç fıkra olarak yürürlüğe girdi4721 s. K.

Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Uygulamadaki en önemli gelişme, yıllık artışın ölçüsüne ilişkindir: Hukuk Genel Kurulu, sabit ve yüksek artış oranları yerine resmî enflasyon endekslerine bağlı artışı hakkaniyete daha uygun bulmuştur (Yargıtay HGK, 2017/1513 E., 2019/1182 K., 14.11.2019).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Çocuğunuz için nafaka miktarının belirlenmesi, yıllık artış istemi ya da hükmedilen miktara itiraz için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 330 ne diyor?

Nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirleneceğini, her ay peşin ödeneceğini ve istem hâlinde gelecek yıllar için artışa karar verilebileceğini söyler.

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Çocuğun ihtiyaçları, iki ebeveynin geliri ve yaşam koşulları birlikte değerlendirilerek (Yargıtay HGK, 2013/1539 E., 2015/1007 K., 11.03.2015).

Nafaka için sabit bir oran veya tablo var mı?

Kanunda yoktur; miktar her dosyada somut verilere göre belirlenir.

Velâyet sahibinin geliri de dikkate alınır mı?
Çocuğun kendi geliri dikkate alınır mı?

Evet; kanun çocuğun gelirlerinin de gözetileceğini söyler.

Asgari ücretle çalışan ebeveyn nafaka öder mi?

Gücü oranında öder; gelir düzeyi miktarda esas alınır (Yargıtay HGK, 2019/117 E., 2019/1153 K., 07.11.2019).

Hangi belgeleri sunmalıyım?

Okul, servis, kurs, sağlık ve kira giderlerinin belgeleri ile karşı tarafın gelir kayıtları.

Evlilik dışı doğan çocuk için de nafaka istenebilir mi?

Evet; babalığı tespit edilen baba gücü oranında katılır (Yargıtay 2. HD, 2024/1805 E., 2024/2930 K., 29.04.2024).

Nafaka ne zaman ödenir?

Her ay peşin.

Toptan ödeme yapılabilir mi?

Kural irat biçimidir; toptan ödeme yükümlülüğü sona erdirmez (Yargıtay 3. HD, 2014/20871 E., 2015/6047 K., 13.04.2015).

Boşanmada verdiğim toptan para dikkate alınır mı?

Evet; nafaka miktarı belirlenirken hakkaniyet gereği dikkate alınır.

Okul ücreti ayrıca istenebilir mi?

Ayrı borç olarak değil, aylık nafakanın içinde (TMK m. 327).

Ergin çocuğun eğitim giderleri toplu istenebilir mi?

Hayır; aylık nafakanın içinde değerlendirilir (Yargıtay 3. HD, 2015/16866 E., 2016/2458 K., 23.02.2016).

Nafaka her yıl kendiliğinden artar mı?

Ancak mahkeme istem üzerine artışa hükmetmişse.

Artış istemezsem mahkeme kendiliğinden artış koyar mı?

Koyamaz; talepsiz artış bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2016/432 E., 2017/5232 K., 03.05.2017).

Artış istemini sonradan ekleyebilir miyim?

Usulüne uygun ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati gerekir (Yargıtay 2. HD, 2023/8498 E., 2024/7300 K., 14.10.2024).

Artış hangi orana göre yapılır?

Uygulamada genellikle ÜFE veya TÜFE gibi resmî bir endekse göre.

Protokole yüksek sabit artış yazılabilir mi?

Yazılabilir, ama cezalandırıcı nitelikte olursa değiştirilebilir (Yargıtay HGK, 2017/1513 E., 2019/1182 K., 14.11.2019).

Artış hükmü yoksa ne yapılır?

Koşullar değiştiğinde nafakanın artırılması davası açılır (TMK m. 331).

Nafaka dava sırasında da istenebilir mi?

Evet; geçici önlem olarak (TMK m. 332).

Babalık davasında hüküm öncesi nafaka istenebilir mi?

Evet; babalık olasılığı kuvvetliyse (TMK m. 333).

Ödenmeyen nafaka için güvence istenebilir mi?

Evet; koşulları varsa (TMK m. 334).

Eski Kanun'da bu hüküm var mıydı?

Yoktu.

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

İsviçre Medenî Kanunu'nun 285. maddesinin birinci fıkrasından etkilenen 1984 Öntasarısının 250. maddesinden.

Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?

Hayır.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp