Türk Medeni Kanunu · Soybağının Hükümleri

TMK Madde 325: Üçüncü Kişilerle ve Torunla Kişisel İlişki

Türk Medeni Kanunu'nun 325. maddesine göre olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı ana ve baba dışındaki kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir; ana ve baba için öngörülen sınırlamalar bu kişilere kıyasen uygulanır. Bu sayfada torunla kişisel ilişki davasının koşullarını, olağanüstü hâlin nasıl anlaşıldığını, sürenin nasıl belirlendiğini, madde gerekçesini ve güncel kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 15 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Beşinci Ayırım: Soybağının Hükümleri › C. Çocuk ile kişisel ilişki

II. Üçüncü kişiler ile

Madde 325

  1. (1)Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir.
  2. (2)Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 325 ne düzenler?
  3. Kimler kişisel ilişki isteyebilir?
  4. Olağanüstü hâl ne demektir?
  5. Çocuğun menfaati ve çocuğun görüşü
  6. Kişisel ilişkinin süresi ve biçimi
  7. Kaldırma ve sınırlama: ikinci fıkra
  8. Usul: mahkeme, taraflar ve deliller
  9. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  10. Madde gerekçesi
  11. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  12. Değişiklik geçmişi
  13. İlgili maddeler
  14. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 325, kişisel ilişki hakkını ana ve babanın dışına genişletir. Kanun iki koşul arar: olağanüstü hâller bulunmalı ve kişisel ilişki çocuğun menfaatine uygun düşmelidir. Bu koşullar varsa hak "diğer kişilere, özellikle hısımlarına" tanınabilir; uygulamadaki davaların büyük kısmı büyükanne ve büyükbabaların torunlarıyla kişisel ilişki talebidir. Yargıtay'a göre çocuğun, büyükanne ve büyükbabayla bağını kuran ebeveyninin ölümü olağanüstü hâldir (Yargıtay 2. HD, 2017/7083 E., 2018/1644 K., 08.02.2018); ebeveyn hayattaysa ve kişisel ilişki hakkı varsa, onun başka bir şehirde yaşaması tek başına yetmez (Yargıtay 2. HD, 2026/2961 E., 2026/5564 K., 13.05.2026). Kurulan kişisel ilişki ana ve babaya tanınan genişlikte olamaz, ama torun sevgisini tatmaya elverişli olmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2025/10915 E., 2026/2212 K., 26.02.2026). İkinci fıkra gereği ana ve baba için öngörülen sınırlamalar, özellikle kişisel ilişkinin reddi ve kaldırılması sebepleri, üçüncü kişilere kıyasen uygulanır.

Olağanüstü hâl
Üçüncü kişinin çocukla olağan yollardan ilişki kuramamasına yol açan istisnai durum; tipik örneği ebeveynin ölümüdür.
Hısım
Kan veya kayın bağıyla bağlı kişi; büyükanne, büyükbaba, kardeş, hala, amca, dayı, teyze.
Kıyasen uygulama
Ana ve baba için konmuş sınırlama kurallarının üçüncü kişilere de benzer biçimde uygulanması.
Torunla kişisel ilişki davası
Büyükanne veya büyükbabanın velâyet sahibine karşı açtığı, torunla görüşme düzeni kurulması davası.

TMK 325 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
Hak sahipleriDiğer kişiler, özellikle hısımlarTMK m. 325/1
Birinci koşulOlağanüstü hâlTMK m. 325/1
İkinci koşulÇocuğun menfaatine uygunlukTMK m. 325/1
Ebeveynin ölümüOlağanüstü hâldirYargıtay 2. HD, 2018/1644 K.
Ebeveynin başka şehirde yaşamasıTek başına olağanüstü hâl değildirYargıtay 2. HD, 2026/5564 K.
Hakkın niteliğiAna ve babanın haklarından bağımsızdırYargıtay 2. HD, 2015/14471 K.
İspatKoşullar davacı tarafından ispatlanırYargıtay 2. HD, 2016/1576 K.
SüreAna ve babanınki kadar geniş olamaz, torun sevgisine yetmeliYargıtay 2. HD, 2026/2212 K.
Yatılı düzenÇocuk alışkınsa kurulabilirYargıtay 2. HD, 2024/5322 K.
Çocuğun görüşüSomut kötü davranış anlatıyorsa belirleyiciYargıtay 2. HD, 2025/728 K.
KaldırmaTMK 324 kıyasen uygulanırYargıtay 2. HD, 2015/17544 K.
Anayasal güvenceYakın akrabalarla ilişki aile hayatı kapsamında korunabilirAYM, B. No: 2014/16746

TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'da mevcut olmayan ve İsviçre Medenî Kanunu'nun 274a maddesinden alınan bir düzenlemedir. Gerekçe, maddenin amacını açıkça söyler: o güne kadar yalnızca büyükana ve büyükbabaların torunlarıyla kişisel ilişki kurma hakları bakımından bir içtihadı birleştirme kararıyla çözülmüş olan sorunu, üçüncü kişilerin çocukla kişisel ilişki kurması için gerekli koşulları da belirten bir kanun hükmüyle açıklığa kavuşturmak. Bu nedenle madde iki şey yapar: hak sahiplerini büyükanne ve büyükbabanın ötesine, bütün hısımlara ve diğer kişilere genişletir; ama bu genişlemeyi olağanüstü hâl ve çocuğun menfaati koşullarıyla sınırlar. İkinci fıkra için gerekçe, ana ve babanın kişisel ilişki haklarıyla ilgili sınırlamaların burada da kıyas yoluyla uygulanacağını belirtir. Tasarının 325. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).

Dikkat

Bu maddede en sık yapılan hata, olağanüstü hâli anlatmadan dava açmaktır. Büyükanne ve büyükbabanın torunlarını görmek istemesi doğaldır, ama kanun bu isteği tek başına yeterli saymaz; önce olağanüstü bir hâlin varlığı, sonra kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygunluğu ispatlanmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2015/26619 E., 2016/1576 K., 02.02.2016). Ebeveyn hayattaysa ve kendisine kişisel ilişki tanınmışsa, büyükanne ve büyükbabanın torunlarını o ebeveynin kişisel ilişki süreleri içinde görebileceği kabul edilir; ebeveynin başka bir şehirde yaşaması bu tabloyu tek başına değiştirmez (Yargıtay 2. HD, 2026/2961 E., 2026/5564 K., 13.05.2026). İkinci uyarı davalıya ilişkindir: ana ve baba evliyken velâyet birlikte kullanıldığından dava ikisine birlikte yöneltilmelidir (Yargıtay 2. HD, 2020/6690 E., 2021/82 K., 12.01.2021). Üçüncü uyarı süreye ilişkindir: ana ve babaya tanınan genişlikte bir düzen talep etmek, kararın bozulmasına yol açar; talebi çocuğun yaşına ve önceki bağa göre ölçülü kurun.

Kimler kişisel ilişki isteyebilir?

Hak sahipleri çevresi geniştir, ama genişlik koşulların ağırlığıyla dengelenir. Büyükanne ve büyükbaba için Yargıtay, aile bağlarının korunup geliştirilmesini doğrudan çocuğun menfaati sayar (Yargıtay 2. HD, 2015/18406 E., 2015/17544 K., 06.10.2015); diğer akrabalar için ise Anayasa Mahkemesi kan bağının tek başına yeterli olmadığını, çocukla yakın kişisel bağların fiilen kurulmuş olmasını arar. Kardeşler bakımından özel bir durum evlat edinmedir: evlat edinilmiş bir çocuk ile biyolojik kardeşleri arasında kişisel ilişki kurulması talebinin reddi, 2012'de oyçokluğuyla onanmıştır; karşı oy, kardeşlerin birbirini tanımasının ve kardeşlik bağlarının kurulmasının iki taraf için de yararlı olacağı görüşündedir (Yargıtay 2. HD, 2011/15871 E., 2012/11745 K., 02.05.2012).

Olağanüstü hâl ne demektir?

DurumUygulamadaki yaklaşımKarar
Babanın ölümüOlağanüstü hâldirYargıtay 2. HD, 2018/1644 K.
Annenin ölümüOlağanüstü hâldirYargıtay 2. HD, 2023/1698 K.
Babanın ölümü ve anneyle miras davasıOlağanüstü hâldir; dava husumeti tek başına engel değildirYargıtay 2. HD, 2024/2571 K.
Babanın başka bir şehirde yaşamasıTek başına olağanüstü hâl değildirYargıtay 2. HD, 2026/5564 K.
Babaya kişisel ilişki tanınmış olmasıDelil toplanmadan yeterli sayılamazYargıtay 2. HD, 2015/14471 K.
Ana ve babanın boşanma davasının sürmesiDava açılmasına engel değildirYargıtay 2. HD, 2021/82 K.

Tablonun ortak paydası şudur: olağanüstü hâl, büyükanne ve büyükbabanın torunlarını olağan yollardan görememesine yol açan durumdur. En açık örnek, çocuğun büyükanne ve büyükbabayla bağını kuran ebeveynin ölümüdür; bu durumda o ebeveynin kişisel ilişki süreleri de ortadan kalkar (Yargıtay 2. HD, 2017/7083 E., 2018/1644 K., 08.02.2018). Ebeveyn hayatta ve kendisine kişisel ilişki tanınmışsa, büyükanne ve büyükbaba torunlarını o süre içinde görebilir; ebeveynin başka bir şehirde yaşaması bu nedenle tek başına yeterli sayılmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2026/2961 E., 2026/5564 K., 13.05.2026). Buna karşılık hakkın bağımsız olduğu da unutulmamalıdır: babaya tanınan sürenin büyükanne ve büyükbabaya gerçekten torunlarını görme imkânı verip vermediği, delil toplanmadan kabul edilemez (Yargıtay 2. HD, 2015/12060 E., 2015/14471 K., 02.07.2015). Velâyet sahibinin yeniden evlenmesi, taşınması veya ölmesi gibi yeni olgular, ana ve baba bakımından da düzenlemenin değiştirilmesini gerektirebilir (TMK m. 183).

Çocuğun menfaati ve çocuğun görüşü

Çocuğun görüşü bu davalarda en çok tartışılan konudur ve uygulamanın çizgisi kararların karşılaştırılmasıyla anlaşılır. Çocuğun yalnızca görüşmek istemediğini söylediği ve büyükanne ile büyükbabanın olumsuz bir davranışının saptanmadığı dosyada kişisel ilişki kurulmuş, çocuğun tercihi yalnızca sürenin kısaltılmasında dikkate alınmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/6708 E., 2023/4167 K., 21.09.2023). Babasını kaybetmiş çocukların görüşmek istemediği bir başka dosyada da bölge adliye mahkemesi, babaanne ve dedeyle vakit geçirmenin çocuğun yararına olacağını belirterek ayda bir gündüz saatleriyle sınırlı bir düzen kurmuş, Daire bu kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/2657 E., 2024/5290 K., 03.07.2024). Buna karşılık idrak yaşındaki çocuklar uzmana büyükanne ve büyükbabanın kendilerine kötü davrandığını anlattığında, davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/9928 E., 2025/728 K., 23.01.2025). Anayasa Mahkemesi de belirli bir olgunluğa erişmiş çocuğun istek ve söylemlerinin, üstün menfaatine aykırı olmamak koşuluyla dikkate alınmasını zorunlu sayar (AYM, Figen Güneştaş ve diğerleri, B. No: 2014/18376, 26.10.2017).

Kişisel ilişkinin süresi ve biçimi

KararÖnceki düzenTemyizde varılan sonuç
Yargıtay 2. HD, 2026/2212 K.Ayda iki yatılı hafta sonu, bayramda iki günAyda bir cumartesi gündüz, bayramın ikinci günü gündüz
Yargıtay 2. HD, 2025/7337 K.Anneanneyle yatılı, süresi fazla bulunan düzenYatılı düzen korundu; her ayın üçüncü hafta sonu esas alındı
Yargıtay 2. HD, 2024/9958 K.Dedeyle ayda bir yatılı hafta sonu ve bayram günüAyda bir cumartesi gündüz
Yargıtay 2. HD, 2024/7321 K.Yarıyıl tatilinde bir hafta, temmuzda on beş günYarıyıl tatili çıkarıldı, temmuzda bir hafta
Yargıtay 2. HD, 2024/5322 K.Ayda iki pazar gündüz, yaz tatili yokAyda bir yatılı hafta sonu, temmuzda beş gün
Yargıtay 2. HD, 2024/7329 K.Ayda iki pazar gündüzAyda bir yatılı hafta sonu, bayram ve temmuzda bir hafta
Yargıtay 2. HD, 2023/1698 K.Ayda bir yatılı hafta sonu ve bayramBunlara ek olarak ağustosta bir hafta yatılı

Tablo, ölçü formülünün iki yöne de işlediğini gösterir. Üst sınır aşıldığında, yani büyükanne ve büyükbabaya ana ve babaya tanınabilecek genişlikte bir düzen kurulduğunda süre temyizde kısaltılmış; alt sınırın altında kalındığında, yani torun sevgisini tatmaya elverişli olmayan kısa bir düzen kurulduğunda ise süre uzatılmıştır. Belirleyici ölçütler çocuğun yaşı, büyükanne ve büyükbabanın yanında kalmaya alışkın olup olmadığı, çocuğun davacılara karşı tepkisi ve uzman görüşüdür. Örneğin çocuğun davacılara tepkili olduğu dosyada yarıyıl tatili düzenden çıkarılmış ve yaz tatili bir haftaya indirilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/4102 E., 2024/7321 K., 14.10.2024); dedeyle kurulan yatılı düzen ise çocukların yaşı gözetilerek ayda bir gün süren yatısız bir düzene çevrilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/8109 E., 2024/9958 K., 12.12.2024); uzman görüşünün desteklediği dosyada ise anneanneyle yatılı düzen korunmuş, yalnızca süresi daraltılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/4237 E., 2025/7337 K., 16.09.2025). Bu sayfada incelenen ve yaz tatilinde kişisel ilişki kurulan kararlarda bu süre beş ila yedi gün arasındadır. Daire bu düzeltmeleri çoğunlukla dosyayı geri göndermeden, düzelterek onama yoluyla kendisi yapar (HMK m. 370/2).

Kaldırma ve sınırlama: ikinci fıkra

Usul: mahkeme, taraflar ve deliller

  • Görevli mahkeme: Aile mahkemesi; bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
  • Yetkili mahkeme: Çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m. 326).
  • Davalı: Velâyet sahibi; ana ve baba evliyse ikisi birlikte (Yargıtay 2. HD, 2020/6690 E., 2021/82 K., 12.01.2021).
  • Deliller: Sosyal inceleme raporu, uzman heyeti raporu, tanık beyanları, önceki bağı gösteren belgeler.
  • Tedbir: Mahkeme, kişisel ilişkinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren uygulanmasına karar verebilir.
  • Yargılama giderleri: Davayı kaybeden velâyet sahibi giderlerden ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulabilir (Yargıtay 2. HD, 2023/1042 E., 2023/1507 K., 30.03.2023).

Usulde iki noktanın altını çizmek gerekir. Birincisi yargılama giderleridir. Velâyet sahibi anne, davanın açılmasına kendisinin sebebiyet vermediğini ve bu nedenle yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin kendisine yükletilmemesi gerektiğini ileri sürmüş, ancak bu itiraz sonuç doğurmamış ve karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/1042 E., 2023/1507 K., 30.03.2023). Kişisel ilişkiyi baştan reddetmek yerine makul bir düzeni kabul etmek, velâyet sahibi için bu nedenle de önemlidir. İkincisi yargılamanın biçimidir. Bir dosyanın geçmişinde bölge adliye mahkemesi, torunla kişisel ilişki davasının yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, dilekçeler aşaması tamamlanmadan basit usulle yürütülen yargılamanın usule aykırı olduğunu belirterek ilk kararı kaldırmış ve dosyayı geri göndermiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/3096 E., 2024/5322 K., 04.07.2024). Son olarak kişisel ilişki talebine karşı yardım nafakası istenmesi de görülür: babaannenin açtığı torunla kişisel ilişki davasına karşı annenin çocuk yararına açtığı yardım nafakası davası ilk derece mahkemesince yasal koşulları bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, nafakaya ilişkin temyiz dilekçesi kesinlik sınırı nedeniyle reddedilmiş, kişisel ilişki hükmü ise onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/7383 E., 2023/4728 K., 12.10.2023). Kişisel ilişki hakkı ile nafaka yükümlülüğü birbirinden bağımsızdır; yardım nafakası ancak kendi koşulları varsa istenebilir (TMK m. 364).

Uygulamada

Bu madde iki taraf için ayrı ayrı okunmalıdır. Büyükanne, büyükbaba veya başka bir hısım olarak dava açacaksanız dilekçenizi üç soru üzerine kurun. Birincisi, olağanüstü hâl nedir? Ebeveynin ölümü en güçlü dayanaktır; ebeveyn hayattaysa, neden onun kişisel ilişki süreleri içinde torununuzu göremediğinizi somut olaylarla anlatın; başka bir şehirde yaşamak tek başına yetmez. İkincisi, çocukla önceki bağınız nedir? Birlikte geçirilen dönemleri, bakım ve ilgiyi gösteren tanıkları, fotoğrafları ve yazışmaları dosyaya koyun; hala, amca, dayı veya teyzeyseniz bu bağın fiilen kurulmuş olması özellikle önemlidir. Üçüncüsü, ne istiyorsunuz? Ana ve babaya tanınan genişlikte bir düzen istemek kararın bozulmasına yol açar; çocuğun yaşına ve alışkanlığına uygun, örneğin ayda bir hafta sonu ve yaz tatilinde kısa bir dönem içeren ölçülü bir talep daha sağlam bir zemindir. Ana ve baba evliyse davayı ikisine birlikte yöneltin; çocuğun oturduğu yer mahkemesinde dava açabileceğinizi unutmayın. Velâyet sahibi olarak davaya cevap veriyorsanız savunmanızı genel bir husumet iddiasına değil, çocuğun menfaatine dayandırın: kişisel ilişkinin çocuğun huzurunu somut olarak nasıl tehlikeye soktuğunu, varsa kötü davranışı ve bunu gösteren delilleri ortaya koyun; idrak çağındaki çocuğun uzman huzurunda dinlenmesini ve psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten rapor alınmasını isteyin. Kişisel ilişkinin kurulması kaçınılmaz görünüyorsa, süre ve biçim üzerine odaklanın; yatısız düzen, daha seyrek görüşme veya çocuğun okul düzenine uygun saatler talep edin. Kurulmuş bir kişisel ilişkinin kaldırılmasını istiyorsanız, TMK 324'teki sebeplerden birinin gerçekleştiğini yeni ve somut delillerle göstermeniz gerekir.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2017/7083 E. · 2018/1644 K.08.02.2018

Çocuğun babasının ölümü olağanüstü hâldir; anneyle büyükanne ve büyükbaba arasındaki husumet tek başına engel değildir

Babanın ölümünden sonra velâyet annede kalmıştı. Babaanne ve dede torunlarıyla kişisel ilişki kurulmasını istedi; ilk derece mahkemesi, anne ile davacılar arasındaki husumete dayanarak talebi reddetti.

“Davacıların oğlu ve kişisel ilişki kurulması istenen çocuğun da babası öldüğüne göre, olağanüstü halin mevcut olduğunun kabul edilmesi gerekir.Davacıların, babanın ölümü ile davalı (annenin) velayetinde olan torunuyla kişisel ilişki kurulmasını istemeleri yasal haklarıdır. Davacıların torununa kötü davrandığı iddia edilmediği gibi; bu yönde bir kanıt da mevcut değildir. Mahkemece, çocuğun annesi ile davacılar arasında bulunduğu belirtilen husumet, davacıların torunlarıyla kişisel ilişki kurmasına engel olacak derecede olmadığı gibi, kurulacak kişisel ilişkinin çocuğun gelişimini olumsuz etkileyeceği ve onun zararına olacağı yününde başkaca bir kanıt da bulunmamaktadır. O halde mahkemece, çocuğun yaşı da gözetilerek, bedeni ve fikri gelişimini olumsuz etkilemeyecek ve davalı annenin velayet görevini gereği gibi yerine getirmesine engel olmayacak şekilde davacılar ve çocuk arasında uygun süreli kişisel ilişki düzenlemesi yapılması gerekirken; yetersiz gerekçeyle isteğin reddi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor? Maddenin ilk koşulu olan olağanüstü hâl kanunda tanımlanmamıştır; içeriğini Yargıtay doldurur. Bu karar, en tipik örneği açıkça söyler: çocuğun, büyükanne ve büyükbabayla bağını kuran ebeveyninin ölümü olağanüstü hâldir. Çünkü ölüm, büyükanne ve büyükbabanın torunlarını görebileceği doğal kanalı, yani ölen ebeveynin kişisel ilişki sürelerini ortadan kaldırır. Kararın ikinci önemli yanı, husumet konusundadır: velâyet sahibi anne ile büyükanne ve büyükbaba arasındaki geçimsizlik, kurulacak kişisel ilişkinin çocuğun gelişimini olumsuz etkileyeceği somut delillerle gösterilmedikçe, talebin reddi için yeterli sayılmaz. Daire aynı zamanda düzenlemenin sınırını da çizmiştir: kişisel ilişki, çocuğun bedensel ve fikri gelişimini olumsuz etkilemeyecek ve annenin velâyet görevini gereği gibi yerine getirmesine engel olmayacak biçimde kurulmalıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/1060 E. · 2023/1698 K.06.04.2023

Annenin ölümü de olağanüstü hâldir; çocuklar büyükanne ve büyükbabanın yanındaki düzene alışkınsa yaz tatilinde de yatılı kişisel ilişki kurulur

Annelerini kaybeden çocuklar babalarının velâyetinde kaldı. Anneanne ve dede, babanın kendilerini torunlarıyla görüştürmediğini ileri sürerek dava açtı. Bölge adliye mahkemesi olağanüstü koşulun varlığını kabul etti, ancak yaz tatili için bir düzenleme yapmadı; iki taraf da temyiz etti.

“çocukların annesinin vefat etmiş olması nedeniyle davacılarla torunları arasında kişisel ilişki tesisi için gerekli olağanüstü koşulun mevcut bulunduğu, kişisel ilişki nedeniyle çocukların huzurunun tehlikeye gireceği yönünde bir delil bulunmadığı, uzman raporunda da kişisel ilişkinin çocukların üstün yararına uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği ancak anneanne ve dede ile torunlar arasında kurulacak kişisel ilişkinin bir ebeveyne tanınan genişlikte olmasının beklenemeyeceği”

Ne anlama geliyor? Alıntı, bölge adliye mahkemesinin gerekçesidir ve Daire bu gerekçeyi babanın bütün itirazlarını reddederek benimsemiştir. Kural simetriktir: olağanüstü hâl yalnız babanın değil, annenin ölümüyle de doğar; bu durumda anne tarafı büyükanne ve büyükbaba velâyet sahibi babaya karşı dava açar. Karar iki sınırı birlikte gösterir. Bir yanda kişisel ilişki bir ebeveyne tanınan genişlikte olamaz; ilk derece mahkemesinin kurduğu, sömestr tatilinin bir haftasını, yaz tatilinin iki haftasını ve anneler gününü de kapsayan geniş düzen bu nedenle daraltılmıştır. Öte yanda Daire, çocukların yaşını ve davacıların yanındaki alışılmış düzeni dikkate alarak bölge adliye mahkemesinin kurduğu yatılı hafta sonu ve bayram düzenine her yıl ağustos ayında bir haftalık yatılı kişisel ilişki eklemiştir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2026/2961 E. · 2026/5564 K.13.05.2026

Babanın başka bir şehirde yaşaması olağanüstü hâl sayılmaz; büyükanne ve büyükbaba torunlarını babaya tanınan kişisel ilişki süresinde görebilir

Anlaşmalı boşanmayla velâyet anneye verilmiş, babayla kişisel ilişki düzenlenmişti. Baba başka bir ilde yaşıyor ve kişisel ilişki hakkını kullanmıyordu. Babaanne ve dede torunlarıyla ayrıca kişisel ilişki istedi; ilk derece mahkemesi reddetti, bölge adliye mahkemesi kabul etti.

“davacılar babaanne ve dedenin babaya tanınan kişisel ilişki süresi içerisinde torunlarını görme, aile bağlarını koruma ve geliştirme imkânına sahip oldukları, babanın davacılardan ve davalıdan farklı bir şehirde yaşıyor olmasının kanunun aradığı olağanüstü hal kapsamında değerlendirilmesinin ise mümkün olmadığı, davacılar tarafından başkaca olağanüstü bir halin varlığının ileri sürülüp kanıtlanmadığı, şu halde üçüncü kişi konumunda olan davacılar ile çocuk arasında 4721 sayılı Kanun'un 325 inci maddesi uyarınca kişisel ilişki kurulmasının yasal koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, davanın reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, olağanüstü hâl koşulunun ciddiye alındığını gösteren güncel bir örnektir. Ebeveyn hayattaysa ve kendisine kişisel ilişki tanınmışsa, büyükanne ve büyükbabanın torunlarını görme imkânı kural olarak o ebeveynin kişisel ilişki süreleri içinde vardır. Babanın başka bir şehirde yaşaması ya da kişisel ilişki hakkını kullanmaması, Daireye göre kanunun aradığı olağanüstü hâli tek başına oluşturmaz; başka bir olağanüstü hâl ileri sürülüp kanıtlanmalıdır. Bölge adliye mahkemesi, babanın hakkını kullanmaması nedeniyle davacıların torunlarını göremediğini kabul etmişti; Daire bu değerlendirmeyi yanılgılı bulmuş ve kararı bozmuştur. Uygulamada anlamı şudur: ebeveynin sağ olduğu dosyalarda dava dilekçesi, neden ebeveyn kanalının işlemediğini ve bunun neden olağan bir durumdan öte olduğunu somut olgularla anlatmalıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2015/12060 E. · 2015/14471 K.02.07.2015

Hısımların kişisel ilişki hakkı ana ve babanın haklarından bağımsızdır; babaya tanınan sürenin yeterli olduğu delil toplanmadan kabul edilemez

Yabancı uyruklu babaanne ve dede, oğullarının evlilik dışı ilişkisinden doğan ve babayla soybağı tanıma yoluyla kurulan torunlarıyla kişisel ilişki istedi. Mahkeme, delil toplamadan, davacıların torunlarını babaya tanınan kişisel ilişki günlerinde görebileceklerini belirterek davayı ön inceleme duruşmasında reddetti.

“Buna göre, çocuğun hısımlarının ve diğer kişilerin kişisel ilişki kurulmasını isteme hakları, çocuğun ana ve babasının haklarından bağımsızdır. Türkiye, 15 Temmuz 2003 tarihinde Strazburg'da imzalanan "Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesine" (R.G 17.11.2011 tarih ve 28115 sayı) taraf olmuş, bu sözleşme Bakanlar Kurulu'nun 16.07.2012 tarihli 2012/3489 sayılı kararıyla 01.05.2012 tarihinde yürürlüğe konulmuştur. Anayasa'nın 90/5'nci maddesine göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş olan milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Şu halde bu sözleşme davada uygulanabilecek pozitif hukuk niteliğindedir. Anılan Sözleşme hükümleri, çocuğun yüksek yararına bağlı olarak, çocukla ana ve babası dışındaki aile bağları bulunan şahıslar arasında kişisel ilişki kurulabileceğini kabul etmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar iki ilke koyar. Birincisi, hak bağımsızdır: büyükanne ve büyükbabanın ve diğer hısımların kişisel ilişki isteme hakkı, ana ve babanın haklarından türemez. Daire aynı kararda, davacıların torunlarını görme hakkının babanın istek ve arzusuna bağlı tutulamayacağını da vurgulamıştır. İkincisi, uluslararası sözleşme doğrudan uygulanır: Türkiye'nin taraf olduğu Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi, Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca kanun hükmündedir ve ana ve baba dışındaki aile bağı bulunan kişilerle kişisel ilişki kurulabileceğini açıkça kabul eder; Sözleşme sınır ötesi kişisel ilişkiyi de öngörür. Bu kararı 2026 tarihli karar ile birlikte okumak gerekir: hak bağımsızdır, fakat olağanüstü hâl ayrıca aranır. Babaya tanınan sürenin büyükanne ve büyükbabaya torunlarını görme imkânı verip vermediği ise delil toplanarak belirlenmelidir; bu karar, yeterli inceleme yapılmadan verildiği için bozulmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2015/26619 E. · 2016/1576 K.02.02.2016

Olağanüstü hâl de, kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun olduğu da ispat edilmelidir

Aile mahkemesi büyükanne ile torunları arasında kişisel ilişki kurulmasına karar vermişti; karar davalı tarafından temyiz edildi.

“Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir (TMK m. 325/1). Davacı büyükanne ile küçükler arasında kişisel ilişki kurulmasını gerektirecek olağanüstü haller ispatlanamadığı gibi, kişisel ilişkinin küçüklerin menfaatine uygun düştüğü hususu da ispatlanamadığı halde, davacı büyükanne ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

Ne anlama geliyor? Bu kısa karar, maddenin iki koşulunun ispat yükünü açıkça davacıya yükler. Büyükanne, büyükbaba veya başka bir hısım, önce olağanüstü hâlin varlığını, sonra kurulacak kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun olduğunu kanıtlamak zorundadır. Ana ve baba için kişisel ilişki kanundan doğan bir haktır (TMK m. 323); üçüncü kişiler içinse kanun "tanınabilir" der, yani hak ancak koşulları gösterildiğinde doğar. Koşullar ispatlanmadan verilen kabul kararı, Daire tarafından bozulmuştur. Uygulamada bu ispat, olağanüstü hâli gösteren belgelerle (ölüm kaydı, ebeveynin uzun süreli yokluğunu gösteren kayıtlar), çocukla önceden kurulmuş bağı gösteren tanık ve yazışmalarla ve sosyal inceleme raporuyla yapılır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/10915 E. · 2026/2212 K.26.02.2026

Büyükanne ve büyükbabaya tanınan süre ana ve babanınki kadar geniş olamaz, ama torun sevgisini tatmaya elverişli olmalıdır

İlk derece mahkemesi babaanne ve dede ile torunlar arasında her ayın iki hafta sonu yatılı ve bayramlarda iki gün süren bir kişisel ilişki kurmuş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti; davalı temyiz etti.

“Üçüncü kişilerin, koşulları gerçekleştiği takdirde çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcut ise de kişisel ilişki süresinin anne ve babaya tanınan genişlikte olması beklenemez. Ancak, büyükanne ve büyükbabalarla torunları arasındaki kişisel ilişkinin çocukların bu kişilerle olan aile bağlarını geliştirip güçlendirecek ve bu kişilerin de torun sevgisini tatmalarına elverişli olacak yeterlilikte olması gerekir. Somut olayda, davacı babaanne ve dede ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulması yerinde ise de kurulan kişisel ilişki fazla olup uygun süreli kişisel ilişki kurulmamış olması bozmayı gerektirir.”

Ne anlama geliyor? Bu cümle, Yargıtay'ın güncel torunla kişisel ilişki kararlarında tekrar tekrar kullandığı ölçü formülüdür ve iki sınır içerir. Üst sınır: üçüncü kişilere tanınan süre ana ve babaya tanınan genişlikte olamaz; çünkü büyükanne ve büyükbaba ebeveynin yerine geçmez ve velâyet sahibinin çocuğu yetiştirme düzeni korunmalıdır. Alt sınır: süre, çocuğun bu kişilerle aile bağlarını geliştirip güçlendirecek ve onların torun sevgisini tatmalarına elverişli olacak yeterlilikte olmalıdır. Bu dosyada ayda iki yatılı hafta sonu üst sınırı aştığı için Daire hükmü, her ayın ilk cumartesi günü gündüz saatleri ve bayramın ikinci günü olarak düzelterek onamıştır. Formül mekanik değildir: çocuğun yaşı, önceki bağın yoğunluğu ve uzman görüşü, sonucun yatılı ya da yatısız olmasını belirler.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2024/3096 E. · 2024/5322 K.04.07.2024

Çocuk büyükanne ve büyükbabasının yanında olmaya alışkınsa kişisel ilişki yatılı kurulmalıdır

Babası vefat eden çocuğun velâyeti annede kaldı. Mahkemeler babaanne ve dede ile çocuk arasında ayda iki pazar günü ve bayramlarda gündüz saatleriyle sınırlı bir kişisel ilişki kurmuş, yaz tatili talebini reddetmişti; iki taraf da temyiz etti.

“Somut olayda, çocuğun yaşı ve davacılar yanında olmaya alışkın olması dikkate alındığında, davacı babaanne ve dede ile çocuk arasında uygun süreli ve yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmamış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi esastan ret kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, ölçü formülünün alt sınırını işletir. Daire, çocuğun yaşını ve büyükanne ve büyükbabanın yanında bulunmaya alışkın olmasını dikkate almış, gündüz saatleriyle sınırlı düzeni yetersiz bularak her ayın ilk hafta sonu yatılı ve her yıl temmuz ayında beş gün süren bir kişisel ilişki kurmuştur. Yatılı kişisel ilişki için belirleyici olan, çocuğun o evde kalmaya yabancı olmamasıdır; önceden kurulmuş yakın bir bağ bu sonucu destekler. Daire, düzeltmenin yeniden yargılama gerektirmediğini belirterek kararı kendisi düzeltmiştir (HMK m. 370/2). Aynı dosyada ilk derece mahkemesi, velâyet sahibi annenin ancak kendi gözetiminde görüşme yapılmasına ilişkin talebini de kabul etmemişti; gözetim altında görüşme, bunu gerektiren somut bir olgu gösterilmedikçe tercih edilmez.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2024/4358 E. · 2024/7329 K.14.10.2024

Çok kısa tutulan süre de bozma sebebidir; Daire babaanneye yatılı bir hafta sonu ve yaz tatilinde bir hafta tanıdı

Babası vefat eden çocuğun babaannesi kişisel ilişki istedi. Bölge adliye mahkemesi, büyükanne ve büyükbabanın babanın yerine konarak babaya uygun genişlikte bir düzen kurulmasının kanunun amacına aykırı olacağını belirterek ayda iki pazar günü gündüz saatleriyle sınırlı bir kişisel ilişki kurdu; iki taraf da temyiz etti.

“Somut olayda, çocuğun yaşı dikkate alındığında, davacı babaanne ile çocuk arasında uygun süreli olacak şekilde kişisel ilişki kurulmamış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.”

Ne anlama geliyor? Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinde doğru bir tespit vardı: büyükanne ve büyükbaba babanın yerine konamaz. Ancak Daire, bu tespitten gündüz saatleriyle sınırlı bir düzen çıkarılmasını yetersiz bulmuş ve kişisel ilişkiyi her ayın ilk hafta sonu cumartesiden pazara, bayramın ikinci günü ve her yıl temmuz ayının ilk haftası olacak biçimde düzelterek onamıştır. Böylece ölçü formülünün iki ucu aynı dosyada görünür: babaya tanınacak genişlik aşılmamış, ama torun sevgisini tatmaya elverişli bir süre de kurulmuştur. Karar, velâyet sahibinin çocuğun küçük yaşına dayanan itirazlarının da tek başına yatılı düzeni engellemediğini gösterir; ilk derece mahkemesi zaten üç yaşından önce ve sonra için ayrı düzen öngörmüştü. Bölge adliye mahkemesinin belirttiği gibi kişisel ilişki kararları kesin hüküm oluşturmaz; koşullar değişirse yeniden düzenlenebilir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/6708 E. · 2023/4167 K.21.09.2023

İdrak çağındaki çocuğun görüşmek istememesi, büyükanne ve büyükbabanın olumsuz bir davranışı yoksa tek başına ret sebebi değildir

Babası vefat eden ve annesi yeniden evlenen çocuğun babaanne ve dedesi kişisel ilişki istedi. Anne, çocuğun onlarla görüşmek istemediğini ve kanunun torunla kişisel ilişkiyi doğrudan düzenlemediğini savundu. Bölge adliye mahkemesi davanın kabulünü doğru buldu, yalnızca süreyi kısalttı.

“çocuğun üstün menfaatine uygun olmak koşuluyla çocuğun istek ve tercihi aleyhine de karar verilebileceği, çocuğun dede ve babaannesiyle ilişki içerisinde olmasının aile bağlarını kuvvetlendirmek suretiyle çocuğun gelişimine olumlu katkı sağlayacağı, bu itibarla davanın kabulü kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, ne var ki, kurulan şahsi ilişkinin süresinin çocuğun yaşına, tercihine göre uzun belirlendiği”

Ne anlama geliyor? Alıntı, Daire'nin onadığı bölge adliye mahkemesi gerekçesidir. Mahkeme önce, çocuğun idrak çağında olmasına ve görüşmek istemediğini söylemesine karşın büyükanne ve büyükbabanın kişisel ilişkinin kurulmamasını gerektirecek düzeyde olumsuz bir tavır ve davranışının bulunmadığını tespit etmiş, ardından çocuğun görüşünün üstün yararına uygun olmak koşuluyla aşılabileceğini belirtmiştir. Çocuğun görüşü bu nedenle iki yönlü kullanılır: sonucu belirlemez, ama süreyi ve biçimi etkiler; bu dosyada da çocuğun tercihi, kurulan sürenin kısaltılmasına yol açmıştır. Annenin, kanunun torunla kişisel ilişkiyi doğrudan düzenlemediği savunması ise isabetli değildir: TMK 325, hısımları ve özellikle büyükanne ve büyükbabayı kapsar. Karşılaştırma için bir sonraki karta bakın: çocukların anlatımı somut bir kötü davranışa dayanıyorsa sonuç değişir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2024/9928 E. · 2025/728 K.23.01.2025

İdrak yaşındaki çocuklar büyükanne ve büyükbabanın kendilerine kötü davrandığını anlatıyorsa dava reddedilmelidir

Mahkemeler dede ve babaanne ile iki torun arasında yatılı hafta sonu ve bayram düzeni içeren bir kişisel ilişki kurmuştu. Uzmanla yaptıkları görüşmelerde çocuklar, dede ve babaannenin kendilerine kötü davrandığını anlattı; velâyet sahibi anne temyiz etti.

“İdrak yaşındaki çocukların beyanları kendilerinin aleyhine sonuç doğurmadığı müddetçe bu beyanlara gereken önem verilmesi gerekmektedir. (Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi md.12 ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi md.3 ve md.6) O halde; Mahkemece davacıların torunlarıyla kişisel ilişki kurulması talebiyle açtıkları davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, çocuğun görüşünün belirleyici olduğu durumu gösterir. Fark, görüşün içeriğindedir: bir önceki kartta çocuk yalnızca görüşmek istemediğini söylemiş, büyükanne ve büyükbabanın olumsuz bir davranışı saptanmamıştı; burada ise idrak yaşındaki çocuklar uzmana somut bir kötü davranış anlatmıştır. Daire, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesine ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3. ve 6. maddelerine dayanarak bu beyanlara gereken önemin verilmesi gerektiğini belirtmiş ve davanın reddi gerektiği sonucuyla kararı bozmuştur. Maddenin ikinci fıkrası da aynı yöne işaret eder: kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye giriyorsa, ana ve baba için öngörülen bu sınırlama üçüncü kişilere kıyasen uygulanır (TMK m. 324).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2020/6690 E. · 2021/82 K.12.01.2021

Ana ve baba evliyken açılan davada velâyeti birlikte kullanan iki ebeveyn de davalı gösterilmelidir

Babaanne ve dede, torunlarıyla kişisel ilişki için yalnızca gelinlerine karşı dava açtı. Ana ve babanın boşanma davası sürüyordu; bölge adliye mahkemesi, kesinleşmiş bir velâyet kararı bulunmadığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetti.

“Velayet hakkı sahiplerinden babanın da davaya dahili ile taraf teşekkülü sonrasında onun göstereceği kanıtlar da toplanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik hasımla davanın usulden reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar iki usul sorununu birlikte çözer. Birincisi, davanın açılabilmesi için kesinleşmiş bir velâyet kararı gerekmez: ana ve baba evli olsa ve boşanma davaları sürse bile büyükanne ve büyükbaba torunlarıyla kişisel ilişki davası açabilir; Daire, usulden ret kararını bozmuştur. İkincisi, davalı doğru gösterilmelidir: Daire, ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velâyeti altında olduğunu ve evlilik sürdükçe velâyetin birlikte kullanıldığını hatırlatmıştır (TMK m. 335, 336). Bu nedenle ana ve baba evliyken dava ikisine birlikte yöneltilmelidir; yalnız birine açılmış davada diğeri davaya dahil edilir ve onun delilleri de toplanır. Velâyet boşanmayla ya da ölümle tek ebeveyne geçmişse davalı, velâyet sahibidir. Uygulamada böyle bir dava, sürmekte olan boşanma davasıyla birleştirilerek de görülebilir (Yargıtay 2. HD, 2014/5302 E., 2014/23763 K., 25.11.2014).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2015/18406 E. · 2015/17544 K.06.10.2015

Büyükanne ve büyükbabaya tanınan kişisel ilişki, TMK 324'teki sebepler kıyasen gerçekleşmedikçe kaldırılamaz

Babaanne ve dedeye torunlarıyla kişisel ilişki hakkı tanıyan karar kesinleştikten yaklaşık dört ay sonra, bu kişisel ilişkinin kaldırılması için dava açıldı; aile mahkemesi talebi kabul etti ve babaanne ile dede temyiz etti.

“Davalılara tanınan kişisel ilişki hakkının kendilerinden alınmasını gerektiren hiç bir delil ve yasal bir sebep bulunmamaktadır. Davalılar ile çocuk arasındaki aile bağlarının korunup geliştirilmesi, çocuğun menfaati gereğidir. O halde, davanın reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile davalılara tanınan kişisel ilişki hakkının kendilerinden alınması doğru bulunmamıştır.”

Ne anlama geliyor? Maddenin ikinci fıkrası, ana ve baba için öngörülen sınırlamaların üçüncü kişilere kıyas yoluyla uygulanacağını söyler. Bu kararın gösterdiği gibi bu kıyas iki yöne işler. Bir yanda büyükanne ve büyükbabanın kişisel ilişkisi de, çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, hakkın amacına aykırı kullanılması, çocukla ciddi olarak ilgilenilmemesi veya diğer önemli sebepler varsa kaldırılabilir (TMK m. 324). Öte yanda bu sebepler kanıtlanmadıkça kaldırılamaz; kaldırmayı gerektiren bir delil ve yasal sebep yoksa kaldırma davası reddedilmelidir. Daire, büyükanne ve büyükbaba ile çocuk arasındaki aile bağlarının korunup geliştirilmesinin çocuğun menfaati gereği olduğunu vurgulamış ve kaldırma kararını bozmuştur.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2015/13700 E. · 2015/16335 K.17.09.2015

Kaldırma davasında idrak çağındaki çocuk dinlenmeli ve uzman raporu alınmalıdır

Babası küçük yaştayken vefat eden çocuğun velâyetini taşıyan anne, büyükanne ve büyükbabaya daha önce tanınan kişisel ilişki nedeniyle çocuğun huzurunun tehlikeye girdiğini ileri sürerek bu ilişkinin kaldırılmasını istedi. Mahkeme, çocuğu dinlemeden ve uzman raporu almadan talebi reddetti.

“Öyleyse, mahkemece; idrak gücüne sahip olan çocuğun görüşüne başvurulmalı, kişisel ilişki sebebiyle huzurunun tehlikeye girip girmediği ve çocuğun yüksek yararının, davalılara tanınan hakkın geri alınmasını gerektirip gerektirmediği konusunda aile mahkemesinde görevli psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan rapor alınmalı”

Ne anlama geliyor? Bir önceki karar kaldırmanın delilsiz yapılamayacağını gösteriyordu; bu karar, kaldırma talebinin araştırılmadan da reddedilemeyeceğini gösterir. Daire önce, TMK 324'teki sınırlama sebeplerinin üçüncü kişilere kıyasen uygulanacağını ve bu sebeplerin davada mevcut olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini tespit etmiştir. Dava tarihinde on yaşını bitirmiş çocuğun görüşüne başvurulmamış ve aile mahkemesinde görevli uzmanlardan yararlanılmamıştı; Daire bunu eksik inceleme sayarak kararı bozmuştur. Kaldırma davalarında mahkemenin yapması gerekenler bu nedenle bellidir: idrak çağındaki çocuğun dinlenmesi, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten rapor alınması ve bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi. Karar oyçokluğuyla verilmiştir; karşı oy, yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündedir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Anayasa MahkemesiB. No: 2014/16746 · Sezen Acar Özfidan25.01.2018

Anayasa Mahkemesi: miras anlaşmazlıkları, çocukla büyükanne ve büyükbaba arasındaki iletişimden ayrı tutulabilir

Babası vefat eden çocuğun velâyetini taşıyan anne, mahkemenin çocuk ile babaanne ve dede arasında kişisel ilişki kurmasının aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiğini ileri sürdü. Taraflar arasında mirastan kaynaklanan ciddi anlaşmazlıklar vardı; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, Yargıtay bozmuş, bozmaya uyularak kişisel ilişki kurulmuştu.

“Mahkeme kararında, Yargıtay'ın bozma kararındaki gerekçenin kabul edildiği, bu çerçevede miras konularında başvurucu ile çocuğun dedesi ve babaannesi arasında birtakım anlaşmazlıklar olduğu ifade edilmekle birlikte, çocukla dedesi ve babaannesi arasındaki iletişimin bu sorunlardan ayrı tutulması gerektiği kabulüyle davacıların şahsi ilişki konusundaki haklarını amacına aykırı kullanacakları yönünde bir delil bulunmadığı gerekçesine yer verildiği anlaşılmaktadır.”

Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi bu kararda önce ilkeyi koymuştur: Anayasa'nın koruduğu aile ilişkileri temel olarak ana, baba ve çocuk arasındaki ilişkiler olmakla birlikte, çocuğun üstün menfaatine aykırı olmadıkça büyükanne ve büyükbaba gibi yakın akrabalarla ilişkiler de aile hayatı kapsamında korunabilir. Mahkeme aynı zamanda bu alanda devletin geniş bir takdir yetkisi olduğunu ve TMK 325'in bu takdiri olağanüstü hâl ve çocuğun menfaati koşullarıyla çerçevelediğini belirtmiştir. Somut olayda derece mahkemesi, miras anlaşmazlıklarını çocukla büyükanne ve büyükbaba arasındaki iletişimden ayrı tutmuş ve hakkın amacına aykırı kullanılacağına dair delil bulunmadığını gerekçelendirmişti; Anayasa Mahkemesi bu gerekçeyi ilgili ve yeterli bularak başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun saymıştır. Karar oyçokluğuyla verilmiştir: karşı oy yazan üye, çocuğun görüşmeyi istemediğini bildiren uzman raporlarına rağmen kişisel ilişki kurulmasının çocuğun menfaatini geri plana ittiği görüşündedir.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni
Anayasa MahkemesiB. No: 2014/18376 · Figen Güneştaş ve diğerleri26.10.2017

Hala ve amca da kişisel ilişki isteyebilir; ancak aile hayatı koruması için çocukla yakın kişisel bağın fiilen var olması gerekir

Vefat eden kardeşlerinin çocuklarıyla kişisel ilişki kurulmasını isteyen hala ve amcaların davası, yargılama sırasında davacılardan biri hakkında çocukların annesine yönelik ağır bir suç iddiasıyla kamu davası açılması ve çocuklardan birinin anlatımı dikkate alınarak reddedildi; Yargıtay kararı onadı. Başvurucular bireysel başvuruda bulundu.

“Bununla birlikte aile içinde önemli rolü bulanabilecek büyükanne-büyükbaba gibi yakın akrabalar ve diğer akrabalar ile ilişkilerin "aile hayatı" kapsamında korunabilmesi ancak bu kişilerle çocuk arasında yakın kişisel bağların fiilen mevcut olması ve ilişki kurulmasının çocuğun üstün menfaati bakımından önemli olması halinde mümkün olabilecektir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar maddenin "diğer kişiler" ve "hısımlar" kavramlarına anayasal bir ölçü getirir. Büyükanne ve büyükbaba dışındaki akrabalar için kan bağı tek başına yeterli değildir; Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına dayanarak bu kişilerle çocuk arasında yakın kişisel bağların fiilen kurulmuş olmasını ve ilişkinin çocuğun üstün menfaati bakımından önemli olmasını arar. Somut olayda Mahkeme, hala ve amcanın çocukların çevresinde önemli bir yere sahip olduğunu kabul etmiş, ancak yargılama sırasında ortaya çıkan olayların çocuklar üzerindeki etkisi ve çocuklardan birinin anlatımı gözetilerek kurulan dengeyi yerinde bulmuş ve başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun saymıştır. Hala, amca, dayı, teyze veya kardeş olarak dava açacaksanız, çocukla daha önce kurulmuş fiilî bağı somut olgularla göstermeniz gerekir.

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi BankasıKararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 325- Yürürlükteki Kanunda mevcut olmayan ve İsviçre Medenî Kanununun 274a maddesinden alınan bu maddede, ana ve baba dışında kalan üçüncü kişilerin, özellikle de hısımların, olağanüstü sebeplerin varlığı hâlinde ve çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde, çocuk ile kişisel ilişki kurabilecekleri hükme bağlanmaktadır. Madde, bugün sadece büyükana ve büyükbabaların torunlarıyla kişisel ilişki kurma hakları açısından bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıyla sonuca bağlanmış olan bir sorunu, üçüncü kişilerin çocuk ile kişisel ilişki kurmaları için gerekli olan koşulları da belirten bir Medenî Kanun hükmüyle açıklığa kavuşturmak amacını taşımaktadır. İkinci fıkrada, ana ve babanın çocuk ile kişisel ilişki kurma haklarıyla ilgili sınırlamaların burada da kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiştir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 123

Gerekçe üç şey söyler. Birincisi, kaynak: madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 274a maddesinden alınmıştır; ana ve babanın kişisel ilişki hakkını düzenleyen 273 ve 274. maddelerin hemen ardından gelir ve aynı yapıyı Türk hukukunda da korur (TMK m. 323, TMK m. 324). İkincisi, amaç: 743 sayılı Kanun döneminde bu konu kanunla değil, bir içtihadı birleştirme kararıyla çözülmüştü ve çözüm yalnızca büyükana ve büyükbabaların torunlarıyla ilişkisini kapsıyordu. Yeni Kanun hem hak sahiplerini bütün üçüncü kişilere genişletmiş hem de bu genişlemenin koşullarını kanuna yazmıştır. Gerekçenin kullandığı "olağanüstü sebepler" ifadesi, kanun metnindeki "olağanüstü hâller" ile aynı koşulu anlatır: ana ve baba dışındaki kişilerin çocukla ilişki kurma hakkı kural değil, istisnadır. Üçüncüsü, sınırlar: ana ve baba için öngörülen sınırlamalar, özellikle kişisel ilişkinin reddi veya kaldırılması sebepleri, üçüncü kişilere kıyasen uygulanır. Bu nedenle üçüncü kişinin kişisel ilişkisi, çocuğun huzurunu tehlikeye sokarsa ya da hak amacına aykırı kullanılırsa, ana ve babanınki gibi kaldırılabilir (Yargıtay 2. HD, 2015/18406 E., 2015/17544 K., 06.10.2015).

Anayasa Mahkemesi de gerekçenin bu dengesini benimser: Anayasa'nın koruduğu aile ilişkileri temel olarak ana, baba ve çocuk arasındadır; büyükanne ve büyükbaba gibi yakın akrabalarla ilişki ise çocuğun üstün menfaatine aykırı olmadıkça aile hayatı kapsamında korunabilir; bu alanda devletin takdir yetkisi geniştir ve TMK 325, bu takdiri olağanüstü hâl ve çocuğun menfaati koşullarıyla çerçeveler (AYM, Sezen Acar Özfidan, B. No: 2014/16746, 25.01.2018). Diğer akrabalar için bu koruma, çocukla yakın kişisel bağların fiilen mevcut olmasına bağlıdır (AYM, Figen Güneştaş ve diğerleri, B. No: 2014/18376, 26.10.2017).

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçenin açıkça belirttiği gibi, eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktur. 743 sayılı Kanun, ana ve baba dışındaki kişilerin çocukla kişisel ilişki kurmasını düzenlememişti. Boşluk, gerekçenin ifadesiyle bir içtihadı birleştirme kararıyla ve yalnızca büyükana ile büyükbabalar bakımından doldurulmuştu. 4721 sayılı Kanun bu içtihadı üç yönden aşmıştır: hak sahiplerini genişletmiş, koşulları kanuna yazmış ve ana ve baba için öngörülen sınırlamaları üçüncü kişilere uygulanabilir kılmıştır. Yeni Kanun'un ilk yıllarında Yargıtay, büyükanne ve büyükbabanın torunlarıyla kişisel ilişki isteme ve dava açma hakkını velinin isteğine aykırı düşse bile tanımıştır (Yargıtay 2. HD, 2008/679 E., 2008/2251 K., 25.02.2008); aynı ifade, güncel bir dosyada Daire'nin onadığı bölge adliye mahkemesi gerekçesinde de yer almıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/9245 E., 2024/42 K., 09.01.2024).

743 sayılı Kanun4721 sayılı Kanun m. 325
Dayanakİçtihadı birleştirme kararıKanun hükmü
Hak sahipleriYalnızca büyükana ve büyükbabaDiğer kişiler, özellikle hısımlar
KoşullarKanunda yoktuOlağanüstü hâl ve çocuğun menfaati
SınırlamalarKanunda yoktuAna ve baba için öngörülenler kıyasen uygulanır
Uluslararası çerçeveYoktuÇocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde iki fıkra olarak yürürlüğe girdi4721 s. K.
17.11.2011Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi Resmî Gazete'de yayımlandı6066 s. K., RG 28115

Madde metni 2002'den bu yana değişmemiştir. Maddeyi bugün okurken dikkate alınması gereken gelişme ise uluslararası alandadır. Türkiye'nin taraf olduğu Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 5. maddesi, çocuğun yüksek yararına bağlı olarak çocukla ana ve babası dışındaki aile bağları bulunan kişiler arasında kişisel ilişki kurulabileceğini öngörür. Yargıtay, bu Sözleşmenin Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca kanun hükmünde olduğunu ve davada doğrudan uygulanabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/12060 E., 2015/14471 K., 02.07.2015). Güncel kararlarda Daire, TMK 325'in yanında Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3, 9 ve 12. maddelerini ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 3, 4 ve 6. maddelerini de uygulanacak hukuk olarak sayar (Yargıtay 2. HD, 2024/3096 E., 2024/5322 K., 04.07.2024).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Torununuzla veya yeğeninizle kişisel ilişki kurulması ya da bu yönde açılmış bir davaya karşı savunmanız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 325 ne diyor?

Olağanüstü hâller varsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde ana ve baba dışındaki kişilere, özellikle hısımlara da çocukla kişisel ilişki hakkı tanınabileceğini söyler.

Büyükanne ve büyükbaba torunlarıyla görüşmek için dava açabilir mi?

Evet; uygulamadaki davaların büyük kısmı bu taleptir.

Hangi koşullar aranır?

Olağanüstü hâl ve kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygunluğu.

Olağanüstü hâl ne demek?

Üçüncü kişinin çocukla olağan yollardan ilişki kuramamasına yol açan istisnai durum.

Ebeveynin ölümü olağanüstü hâl midir?
Annenin ölümü de sayılır mı?

Evet; bu durumda anne tarafı büyükanne ve büyükbaba dava açabilir (Yargıtay 2. HD, 2023/1060 E., 2023/1698 K., 06.04.2023).

Ebeveyn başka şehirde yaşıyorsa yeterli mi?
Babaya kişisel ilişki verilmişse büyükanne ve büyükbaba ayrıca dava açabilir mi?

Hakları bağımsızdır, ama olağanüstü hâli ayrıca göstermeleri gerekir.

Koşulları kim ispat eder?
Anne ile büyükanne arasındaki husumet davayı düşürür mü?

Tek başına düşürmez.

Miras davası olması engel mi?

Tek başına engel sayılmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/599 E., 2024/2571 K., 18.04.2024).

Çocuk görüşmek istemezse ne olur?

Görüşü dikkate alınır; üstün yararına uygunsa aksine karar verilebilir.

Çocuk kötü davranış anlatıyorsa?
Kişisel ilişki ne kadar sürer?

Ana ve babaya tanınan genişlikte olamaz, ama torun sevgisini tatmaya yetmelidir (Yargıtay 2. HD, 2025/10915 E., 2026/2212 K., 26.02.2026).

Yatılı kişisel ilişki kurulabilir mi?

Kurulabilir; özellikle çocuk büyükanne ve büyükbabanın yanında kalmaya alışkınsa (Yargıtay 2. HD, 2024/3096 E., 2024/5322 K., 04.07.2024).

Yaz tatili de verilir mi?

Verilebilir; bu sayfadaki kararlarda beş ila yedi gün.

Süre çok kısa tutulursa itiraz edilebilir mi?

Evet; kısa süre de bozma sebebi olabilir (Yargıtay 2. HD, 2024/4358 E., 2024/7329 K., 14.10.2024).

Hala, amca, dayı veya teyze de dava açabilir mi?

Açabilir; çocukla fiilî ve yakın bağ gösterilmelidir.

Kardeşler arasında kişisel ilişki istenebilir mi?

Kanun "diğer kişiler" ve "hısımlar" dediği için istenebilir; sonuç çocuğun menfaatine göre belirlenir.

Yabancı uyruklu büyükanne ve büyükbaba da dava açabilir mi?
Dava kime karşı açılır?

Velâyet sahibine.

Ana ve baba evliyse?
Hangi mahkeme görevlidir?

Aile mahkemesi.

Hangi yer mahkemesinde açılır?

Çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m. 326).

Mahkeme hangi delilleri toplar?

Sosyal inceleme raporu, uzman heyeti raporu ve tanık beyanları.

Dava sürerken kişisel ilişki kurulabilir mi?

Mahkeme tedbiren kişisel ilişkiye karar verebilir.

Büyükanne ve büyükbabanın kişisel ilişkisi kaldırılabilir mi?

Evet; TMK 324'teki sebepler kıyasen uygulanır (TMK m. 324).

Kaldırma için ne gerekir?
Kaldırma davasında çocuk dinlenir mi?

İdrak çağındaysa dinlenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2015/13700 E., 2015/16335 K., 17.09.2015).

Davayı kaybeden velâyet sahibi masrafları öder mi?

Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulabilir.

Kişisel ilişki isteyen büyükanne nafaka ödemek zorunda mı?

Kişisel ilişki nafaka yükümlülüğü doğurmaz; yardım nafakası kendi koşullarına bağlıdır (TMK m. 364).

Anayasa Mahkemesi bu konuda ne diyor?

Yakın akrabalarla ilişki aile hayatı kapsamında korunabilir (AYM, Sezen Acar Özfidan, B. No: 2014/16746, 25.01.2018).

Kişisel ilişki kararı kesin midir?

Hayır; koşullar değişirse yeniden düzenlenebilir.

Eski Medeni Kanun'da bu hüküm var mıydı?

Yoktu; büyükana ve büyükbabanın hakkı bir içtihadı birleştirme kararıyla tanınmıştı.

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

İsviçre Medenî Kanunu'nun 274a maddesinden.

Kaynaklar ve Mevzuat

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp