TMK 426, temsil kayyımı atanmasını gerektiren hâlleri düzenler. Vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar. Madde üç hâl sayar: ergin bir kişinin hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görememesi ve bir temsilci de atayamaması; bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaatinin çatışması; yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunması. Kanunda gösterilen diğer hâllerde de temsil kayyımı atanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, velayetin değiştirilmesi davasında çocuk ile anne ve baba arasında menfaat çatışması bulunduğunu kabul ederek çocuğa temsil kayyımı atanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2486 E., 2018/1148 K., 30.05.2018). Gerekçeye göre madde eski Kanun'un 376. maddesini karşılar; ilk bentteki "gaip olmak" ifadesi, gaiplik kurumuyla karıştırılmaya elverişli olduğundan "başka bir yerde bulunma" olarak değiştirilmiştir.
- Temsil kayyımı
- Belirli bir işte bir kişiyi temsil etmek üzere vesayet makamınca atanan kayyım.
- Yasal temsilci
- Küçüğün veya kısıtlının velisi ya da vasisi.
- Menfaat çatışması
- Yasal temsilcinin bir işteki menfaatinin, temsil ettiği küçüğün veya kısıtlının menfaatiyle bağdaşmaması.
- İvedi iş
- Beklemeye elverişli olmayan, acele görülmesi gereken iş.
- Yönetim kayyımı
- Yönetimi kimseye ait olmayan mallar için atanan kayyım (TMK m. 427).
TMK 426 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Atayan makam | Vesayet makamı | TMK m. 426 |
| Atama yolu | İlgilisinin isteği üzerine veya re'sen | TMK m. 426 |
| Birinci hâl | Ergin kişinin ivedi işini görememesi ve temsilci atayamaması | TMK m. 426/1 |
| İkinci hâl | Yasal temsilci ile küçüğün veya kısıtlının menfaat çatışması | TMK m. 426/2 |
| Üçüncü hâl | Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel | TMK m. 426/3 |
| Diğer hâller | Kanunda gösterilen hâller | TMK m. 426 |
| Görevin sona ermesi | Görevlendirildiği işin bitirilmesi | TMK m. 477 |
| Kaynak | 743 m. 376 | Gerekçe, s. 143 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 376. maddesini karşılamaktadır. Bu maddeyle başlayan beşinci ayırımın başlığı, içeriğine uygun olarak "yasal danışmanlık" deyimi de eklenerek "Kayyımlık ve Yasal Danışmanlık" biçiminde düzenlenmiş; maddede "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Gerekçeye göre maddede başka bir hüküm değişikliği yoktur; yalnızca ilk bentteki "gaip olmak" ifadesi gaiplik kurumuyla karıştırılmaya elverişli olduğundan "başka bir yerde bulunma" ifadesine yer verilmiştir. Buna göre kayyım atanması için kişinin nerede olduğunun bilinmemesi gerekmez; nerede olduğu bilinmesine rağmen ivedi bir işini kendisi görebilecek durumda olmaması yeterlidir. Tasarının 426. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 463).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, temsil kayyımlığının belirli bir işle sınırlı olmasıdır; kayyımın görevi, yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer (TMK m. 477). İkinci nokta, menfaat çatışmasının değerlendirilmesinde kayyım atanmasını isteyenin değil, çocuğun menfaatinin aranmasıdır (Yargıtay 8. HD, 2017/2435 E., 2017/11319 K., 21.09.2017). Üçüncü nokta, vasi olan eşin kısıtlı eşe karşı açtığı boşanma davasında temsil kayyımı atanmasının taraf sıfatlarının birleşmesini gidermemesi ve kısıtlıya yeni vasi atanması gerekmesidir (Yargıtay 2. HD, 2025/3158 E., 2025/9456 K., 04.11.2025).
Temsil kayyımı atanmasını gerektiren hâller
- Ergin kişinin ivedi işi: Hastalık, başka bir yerde bulunma veya benzeri bir sebep.
- Menfaat çatışması: Yasal temsilci ile küçük veya kısıtlı arasında.
- Yasal temsilcinin engeli: Temsilcinin görevini yerine getirememesi.
- Kanunda gösterilen diğer hâller: Örneğin soybağının reddi davasını açmak üzere çocuğa atanan kayyım.
426. madde, kayyımlığı gerektiren hâllerin ilki olan temsil kayyımlığını düzenler. Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır; Kanun'un vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır (TMK m. 403). Vesayet makamı, maddede sayılan hâllerde veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine ya da re'sen temsil kayyımı atar. Ergin olmayan çocuğa soybağının reddi davasını açmak üzere atanan kayyım (TMK m. 291), babalık davasının ihbar edildiği kayyım (TMK m. 301) ve çocuğun ana veya babasıyla yapacağı bazı hukuki işlemlere katılan kayyım (TMK m. 345) bu diğer hâllere örnektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da temsil kayyımının 426. maddede sayılan hâllerin yanında Kanun'un gösterdiği başka durumlarda da atanabileceğini belirtmiş ve bunlar arasında 291, 301, 345 ve 360. maddeleri saymıştır (Yargıtay HGK, 2017/2486 E., 2018/1148 K., 30.05.2018).
Temsil kayyımlığı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için atanan yönetim kayyımlığından (TMK m. 427) ve isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri bulunan ergin kişiye kendi isteğiyle atanan kayyımdan (TMK m. 428) ayrılır. Yargıtay, kayyım isteminin 426. madde kapsamında temsil kayyımlığına mı yoksa 427. madde kapsamında yönetim kayyımlığına mı ilişkin olduğunun önce açıklattırılması, ardından ilgili maddenin koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/2830 E., 2017/12263 K., 05.10.2017).
Ergin kişinin ivedi işi
- Kişi: Ergin olmalıdır.
- Sebep: Hastalık, başka bir yerde bulunma veya benzeri bir sebep.
- Koşul: İvedi işini kendisi göremiyor ve bir temsilci de atayamıyor olmalıdır.
Maddenin ilk bendi, kendi işini görmeye ehil olan ergin bir kişinin geçici olarak işini görememesi hâlini düzenler. Gerekçeye göre "başka bir yerde bulunma" ifadesi, kayyım atanması için kişinin nerede olduğunun bilinmemesini şart koşmaz; nerede olduğu bilinmesine rağmen ivedi bir işini kendisi görebilecek durumda olmaması yeterlidir. Bu yönüyle bent, uzun süreden beri bulunamayan ve oturduğu yer de bilinmeyen kişinin malları için öngörülen yönetim kayyımlığından (TMK m. 427) ayrılır. Kişi ivedi işi için kendisi bir temsilci atayabiliyorsa, bu bende göre kayyım atanması gerekmez.
Ortaklığın giderilmesi davasında paydaşın temsili
- Kimliği belirlenemeyen paydaş: Davada temsil için 426. maddeye göre temsil kayyımı.
- Kimliği belli paydaş: Adresi bulunamıyorsa ilanen tebligat.
- Hazinenin menfaati: 3561 sayılı Kanun'a göre mal memurunun yönetim kayyımı olarak atanması.
Paylı mülkiyette açılan ortaklığın giderilmesi davaları, kayyım istemlerinin görüldüğü alanlardan biridir. Yargıtay, paydaşlardan birinin kimliği, adresi ve mirasçıları araştırmaya rağmen belirlenemediğinde, kayyım istemi görülmekte olan dava nedeniyle yapıldığından 3561 sayılı Kanun'a göre değil 426. maddeye göre temsil kayyımı atanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2016/7692 E., 2016/8514 K., 26.05.2016). Buna karşılık paydaşlar ve mirasçıları belli ise temsil kayyımı atanmasını gerektiren koşullar bulunmaz; adresi araştırmaya rağmen tespit edilemeyenlere ilanen tebligat yapılabilir (Yargıtay 18. HD, 2015/11497 E., 2015/12162 K., 08.09.2015). Kamulaştırma davası nedeniyle istenen kayyımda ise Yargıtay, malikin kim ve nerede olduğunun bilinmemesinin 426. maddede sayılan sebeplerden olmadığını ve bu durumda ancak 427. madde kapsamında yönetim kayyımı atanabileceğini oy çokluğuyla kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/2817 E., 2017/12259 K., 05.10.2017); bu nedenle kayyım isteminde hangi kayyımlık türünün istendiği açıkça belirtilmelidir (TMK m. 427).
Menfaat çatışması ve çocuğun temsili
- Yasal temsilci: Veli olan anne veya baba ya da vasi.
- Ölçüt: Kayyım isteyenin değil, çocuğun menfaati.
- Sonuç: Çatışma bulunan işte çocuk temsil kayyımıyla temsil edilir.
Maddenin ikinci bendi, yasal temsilcinin bir işteki menfaatinin temsil ettiği küçüğün veya kısıtlının menfaatiyle çatışması hâlini düzenler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, öğretide temsil olunanın menfaatinin ihlaline yönelik soyut bir tehlike olasılığının menfaat çatışmasının kabulü için yeterli sayıldığını belirtmiş ve temsil kayyımı atanmaksızın menfaat çatışması içinde yapılan hukuki işlemlerin kesin hükümsüz olduğunu vurgulamıştır (Yargıtay HGK, 2017/2486 E., 2018/1148 K., 30.05.2018). Aynı kararda velayetin değiştirilmesi davasında küçük ile davacı anne ve davalı baba arasında menfaat çatışması bulunduğu kabul edilmiş; küçüğü davada temsil etmek üzere kayyım atanması için yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulması, atanacak kayyımın duruşmaya çağrılması ve delillerinin toplanması gerektiği belirtilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun aynı dönemde verdiği başka bir kararda ise, velayetin değiştirilmesi davasında velayet kendisine bırakılan davalı anne ile çocuk arasında 426. maddenin ikinci bendinde öngörülen menfaat çatışmasının bulunmadığı ve temsil kayyımı atanmasının gerekmediği ön sorun olarak oy çokluğuyla kabul edilmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2069 E., 2018/1179 K., 06.06.2018). Bu iki karar, velayet davalarında temsil kayyımı gerekip gerekmediğinin somut olaya göre farklı değerlendirilebildiğini göstermektedir.
Soybağı ve babalık davalarında temsil kayyımı
- Soybağının reddi: Davalı çocuğa kayyım atanmadan esasa girilemez.
- Babalık davası: Anne ile çocuğun menfaati çatışabilir.
- Kanun yolu: Kayyım çocuk adına bağımsız olarak başvurabilir.
Soybağı davaları, yasal temsilci ile çocuk arasındaki menfaat çatışmasının ortaya çıkabildiği davalardır. Yargıtay, kayıtlı babanın soybağının reddi, annenin de babalık davası açmaması karşısında yasal temsilciler ile çocuğun menfaatlerinin çatıştığını ve bu davaların açılabilmesi için çocuğa kayyım atanması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/7974 E., 2018/374 K., 15.01.2018). Kocanın açtığı soybağının reddi davasında davalı küçüklere kayyım atanmadan işin esasının incelenmesi eksik hasımla yargılama olarak değerlendirilmiştir (Yargıtay 8. HD, 2019/4650 E., 2019/8781 K., 09.10.2019).
Anayasa Mahkemesi, annenin soybağının reddi davası açamayacağını öngören TMK m. 286 birinci fıkrasını iptal etmiştir (AYM, E. 2023/37, K. 2023/140, 26.07.2023). Bu karardan sonra annenin açtığı soybağının reddi davasında çocuğa temsil kayyımı atanarak taraf teşkilinin sağlanması ve işin esasının incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/8602 E., 2024/7762 K., 23.10.2024; Yargıtay 2. HD, 2026/2257 E., 2026/4224 K., 15.04.2026).
Babalık davasında çocuğa atanan temsil kayyımı, çocuk yararına hükmedilen nafakanın miktarına karşı anneden bağımsız olarak kanun yoluna başvurabilir; Yargıtay'a göre bu talep hakkı ile kanun yoluna başvurma hakkı birbirinden bağımsızdır (Yargıtay 2. HD, 2025/9608 E., 2026/535 K., 19.01.2026). Anne tarafından açılan babalık davasına çocuğa atanan temsil kayyımı devam etmişse davanın çocuk adına velayeten açıldığı kabul edilir ve çocuk tarafından açılan babalık davalarında hak düşürücü süre bulunmadığı gözetilir (Yargıtay 2. HD, 2024/2346 E., 2024/8355 K., 06.11.2024).
Kısıtlının temsili ve boşanma davası
- Vasi karşı tarafsa: Menfaat çatışması doğar.
- Boşanma davası: Vasi olan eşin açtığı davada kısıtlıya yeni vasi atanır.
- Diğer davalar: Menfaat çatışması araştırılır; varsa temsil kayyımı atanır.
Kısıtlı ile vasisi arasında menfaat çatışması bulunan işlerde de 426. maddenin ikinci bendi uygulanır. Yargıtay, bir tapu iptali ve tescili davasında kısıtlı ile vasi arasında dava konusunda menfaat çatışması bulunup bulunmadığının araştırılması, çatışma tespit edilirse kısıtlıya temsil kayyımı atanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/9069 E., 2017/3294 K., 09.03.2017).
Vasi olan eşin kısıtlı eşe karşı açtığı boşanma davasında ise Yargıtay, davacı ve davalı sıfatlarının birleştiğini, temsil kayyımı atanmasının bu durumu ortadan kaldırmadığını ve davayı takip etmek üzere kısıtlıya yeni vasi atanması için vesayet makamına bildirimde bulunulması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/15821 E., 2018/5629 K., 25.04.2018; Yargıtay 2. HD, 2025/3158 E., 2025/9456 K., 04.11.2025). Vasi atanmasına ilişkin karar dosyaya alındıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Görevin sınırı ve sona ermesi
- Belirli iş: Kayyım yalnızca görevlendirildiği işte temsil eder.
- Sona erme: İşin bitirilmesiyle.
- Yeni iş: Başka bir iş için yeniden atama gerekir.
Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer (TMK m. 477). Yargıtay, bir çocuğa soybağının reddi davası için atanmış kayyımın velayetin kaldırılması davasında o çocuğu temsil edemeyeceğini, temsil kayyımının görevlendirildiği iş dışında başka bir işte küçüğü temsil etmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2017/7421 E., 2018/458 K., 16.01.2018). Bu nedenle atama kararında kayyımın hangi iş için atandığının açıkça belirtilmesi, kayyımın yetkisinin sınırını gösterir.
Çocuğunuzun velayeti, soybağı veya babalık davası söz konusuysa, sizin menfaatinizle çocuğun menfaati çatışabileceğinden mahkemenin çocuğa temsil kayyımı atanması için vesayet makamına ihbarda bulunup bulunmadığını takip edin (TMK m. 426). Vasisi olduğunuz eşinizle boşanma söz konusuysa, eşinize davayı takip etmek üzere yeni vasi atanması gerekeceğini göz önünde tutun. Ortaklığın giderilmesi davasında bir paydaşa ulaşılamıyorsa, isteminizin temsil kayyımlığına mı yönetim kayyımlığına mı ilişkin olduğunu açıkça belirtin.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, 426. maddedeki temsil kayyımlığını çocuğun, kısıtlının ve paydaşın temsili yönünden gösteren kararlardan seçilmiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Velayetin değiştirilmesi davasında çocuk ile anne ve baba arasında menfaat çatışması bulunduğu kabul edilerek çocuğa temsil kayyımı atanması gerektiği belirtilmiştir
Anlaşmalı boşanmada ortak çocuğun velayeti babaya verilmişti. Anne, babanın velayetten doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek velayetin kendisine verilmesini istedi. Davayı kabul eden yerel mahkeme kararı Özel Dairece bozuldu; mahkeme önceki kararında direndi.
“Görüldüğü üzere, velayetin değiştirilmesine ilişkin davalar çocuğun güvenliğini doğrudan ilgilendiren davalardır. Bu kadar önemli bir davada, velayet hakkına sahip anne ya da babanın, kural olarak temsil olunanın menfaatine hareket ettiği kabul edilse dahi her zaman çocuğun yararına davranmayacağı, herhangi bir sebeple çocuk aleyhine hareket ederek onun zararına bir durum yaratma ihtimali olduğu da tartışmasızdır. Olağandır ki, bu tür davalarda davanın açılış amacı da diğer tarafın çocuğun menfaatine aykırı davrandığı iddiasıdır. O hâlde çocuk ile yasal temsilcisi arasında bir menfaat çatışmasının olduğu kabul edilerek TMK'nın 426. maddesinin ikinci fıkrası gereğince küçüğe bir temsil kayyımı atanması gerekmektedir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 426. maddenin ikinci bendinin velayet davalarındaki uygulamasını gösterir. Hukuk Genel Kurulu, temsil olunanın menfaatinin ihlaline yönelik soyut bir tehlike olasılığının menfaat çatışmasının kabulü için yeterli olduğunu belirten öğreti görüşüne yer vermiş, temsil kayyımı atanmaksızın menfaat çatışması içinde yapılan hukuki işlemlerin kesin hükümsüz olduğunu belirtmiştir. Somut olayda küçük ile davacı anne ve davalı baba arasında menfaat çatışması bulunduğu kabul edilmiş; küçüğü davada temsil etmek üzere kayyım atanması için yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulması, atanacak kayyımın duruşmaya çağrılması ve göstermesi hâlinde delillerinin toplanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Kısıtlının vasisi olan eş boşanma davası açmışsa davada temsil kayyımı atanması taraf sıfatlarının birleşmesini gidermez; kısıtlıya yeni vasi atanmalıdır
Kısıtlanan kocaya eşi vasi olarak atanmıştı. Kadın boşanma davası açtı; sulh hukuk mahkemesi kocayı bu davada temsil etmek üzere bir avukatı kayyım olarak atadı. Boşanma davası kabul edildi, istinaf başvurusu esastan reddedildi ve karar kayyım tarafından temyiz edildi.
“Davada tarafların davacı ve davalı sıfatları birleşmiş olup temsil kayyımı atanması bu hususu ortadan kaldırmaz. O halde mahkemece kısıtlı erkeğin açılan boşanma davasında vasi olan davacı kadın ile menfaati çatışmakta olduğundan açılan boşanma davasını takip etmek üzere kendisine yeni vasi atanması için vesayet makamına bildirimde bulunulması, vasi atanmasına ilişkin karar dosyaya alındıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 426. maddenin ikinci bendindeki menfaat çatışmasının vasi ile kısıtlı arasındaki boşanma davasında hangi yolla giderileceğini gösterir. Daire, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceğini belirtmiştir. Vasi olan davacı kadın ile kısıtlı erkeğin menfaatleri çatıştığından, davayı takip etmek üzere kısıtlıya yeni vasi atanması için vesayet makamına bildirimde bulunulması ve vasi atama kararı dosyaya alındıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Temsil kayyımı atanmış olması, davacı ve davalı sıfatlarının aynı kişide birleşmesini ortadan kaldırmamaktadır.
Temsil kayyımı yalnızca görevlendirildiği işte küçüğü temsil edebilir; başka bir dava için atanmış kayyım bulunması yeni bir dava için atama yapılmasına engel değildir
Koruma ve bakım altındaki üç çocuk için açılan velayetin kaldırılması davasında çocukları temsil etmek üzere kayyım atanması istendi. Sulh hukuk mahkemesi, çocuklardan birine başka bir dosyada daha önce kayyım atandığı gerekçesiyle onun yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmetti; karar bu yönden temyiz edildi.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426 ve devamı maddelerinde temsil kayyımlığı düzenlenmiştir. Bu madde de kayyım olarak atanacak kişi belirtilmemiş, resen temsil kayyımı atanacağını öngörmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 477. maddesinde; "Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer. " hükmüne yer verilmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, temsil kayyımlığının belirli bir işle sınırlı olduğunu gösterir. Daire, 426. maddede kayyım olarak atanacak kişinin belirtilmediğini ve re'sen temsil kayyımı atanabileceğini, temsil kayyımlığının kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erdiğini (TMK m. 477) hatırlatmıştır. Çocuğa daha önce atanan kayyımın bir soybağının reddi davası için atandığı, velayetin kaldırılması davası için olmadığı tespit edilmiş; temsil kayyımının görevlendirildiği iş dışında başka bir işte küçüğü temsil edemeyeceği belirtilerek bu çocuk yönünden de talebin kabul edilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra annenin açtığı soybağının reddi davasında çocuğa temsil kayyımı atanarak taraf teşkili sağlanmalıdır
Anne, çocuk ile nüfusta kayıtlı babası arasındaki soybağının reddini istedi. Annenin daha önce açtığı aynı nitelikteki dava sıfat yokluğundan reddedilmişti; ilk derece mahkemesi yeni davayı da sıfat yokluğundan reddetti, istinaf başvurusu esastan reddedildi.
“Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli, 2023/37 Esas sayılı dosyası ile anne tarafından soybağının reddi davasının açılamayacağını öngören 4721 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrasının iptaline karar verilmiştir. Usul ekonomisi, adil yargılanma hakkı ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 25.10.2019 tarihinde davacı anne tarafından açılan ve sıfat yokluğundan reddedilen soybağının reddi davasının, eldeki dosya yönünden kesin hüküm oluşturmayacağının ve annenin bu davayı açabileceğinin kabulü gerekir. Hal böyle iken Mahkemece çocuğa temsil kayyımı atanmasını sağlayarak taraf teşkili sağlandıktan sonra delillerin toplanması ve işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 426. maddenin ikinci bendinin soybağı davalarındaki uygulamasını gösterir. Anayasa Mahkemesi, annenin soybağının reddi davası açamayacağını öngören TMK m. 286 birinci fıkrasını iptal etmiştir. Daire, usul ekonomisi, adil yargılanma hakkı ve iptal kararını birlikte değerlendirerek annenin daha önce sıfat yokluğundan reddedilen davasının kesin hüküm oluşturmayacağını ve annenin bu davayı açabileceğini kabul etmiştir. Annenin açtığı davada çocuğa temsil kayyımı atanarak taraf teşkilinin sağlanması, ardından delillerin toplanıp işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Babalık davasında çocuğa atanan temsil kayyımı, çocuk yararına hükmedilen nafakanın miktarına karşı anneden bağımsız olarak kanun yoluna başvurabilir
Babalık davasında çocuğun menfaati ile annenin menfaati çatıştığı için çocuğa temsil kayyımı atanmıştı. Mahkeme babalığın tespitine ve çocuk yararına nafakaya karar verdi. Kayyım nafakanın miktarına karşı istinaf yoluna başvurdu; bölge adliye mahkemesi, nafakanın annenin talebiyle hükmedildiği gerekçesiyle başvuruyu usulden reddetti.
“Menfaat çatışmasına ilişkin hükmün amacı, çocuğun annesi tarafından yeterince korunamaması tehlikesini ortadan kaldırmaktır. Çocuğun üstün yararına ilişkin işlerde usul kuralları çocuğun aleyhine olacak şekilde yorumlanamaz. İştirak nafakası çocuk yararına hükmedildiğine göre; çocuk yararına hükmedilecek nafakayı, velâyeten annesi veya Mahkeme kararı ile atanan temsil kayyımı talep edebilir. Bu talep hakkı ve verilen karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurma hakları birbirlerinden bağımsız olup bu hakkın kullanılması için diğerinin işlem yapmasına gerek yoktur. Çünkü aslında nafaka, çocuğun hakkıdır. Kayyım ve veli aynı hakka temsil hakkına münferit olarak sahiptir.”
Ne anlama geliyor? Karar, temsil kayyımının çocuk adına kanun yollarına başvurma yetkisini gösterir. Daire, babalık davasıyla birlikte anne tarafından istenen nafakanın çocuk yararına hükmedilen bir nafaka olduğunu, annenin kendisi yararına babalık davasıyla birlikte nafaka isteme hakkının bulunmadığını belirtmiştir. Çocuk yararına hükmedilecek nafakayı velayeten anne veya mahkeme kararıyla atanan temsil kayyımı isteyebilir; bu talep hakkı ile kanun yoluna başvurma hakkı birbirinden bağımsızdır. Kayyımın çocuğun üstün yararına uygun olarak yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiği belirtilerek bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.
Anne tarafından açılan babalık davasında çocuğa temsil kayyımı atanıp dava kayyım tarafından sürdürülmüşse dava çocuk adına açılmış sayılır; hak düşürücü süre uygulanmaz
Anne, çocuğun babalığının hükmen tespiti için dava açtı. Yargılama sırasında sulh hukuk mahkemesi çocuğa temsil kayyımı atadı ve kayyım davaya devam etti. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti; bölge adliye mahkemesi ise davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davayı reddetti.
“Somut olayda, anne tarafından açılan babalık davasında, çocuğa İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13.02.2020 tarihli ve 2019/166 Esas, 2020/239 Karar sayılı kararı ile temsil kayyım atandığına ve kayyım tarafından davaya devam edildiğine göre davanın çocuk adına anne tarafından velâyeten açıldığının kabulü ile çocuk tarafından açılan babalık davalarında hak düşürücü süre olmadığı hususunun gözetilerek yargılamanın adil ve en kısa sürede bitirilmesi olarak açıklanan usul ekonomisi ilkesi gereğince davanın kabulüne ve babalığın tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, temsil kayyımının davaya katılmasının davanın niteliğine etkisini gösterir. Daire, çocuğa temsil kayyımı atandığını ve kayyımın davaya devam ettiğini gözeterek davanın çocuk adına anne tarafından velayeten açıldığını kabul etmiştir. Çocuk tarafından açılan babalık davalarında hak düşürücü süre bulunmadığı ve usul ekonomisi ilkesi gözetilerek davanın kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur. Babalık davası ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir (TMK m. 301).
Kayıtlı baba soybağının reddi davası, anne de babalık davası açmıyorsa çocuk ile yasal temsilcileri arasında menfaat çatışması vardır; çocuğa kayyım atanmalıdır
Çocuğun biyolojik babası olduğunu ileri süren kişi, kayıtlı babanın soybağının reddi davası, annenin de babalık davası açmadığını belirterek çocuğa kayyım atanmasını istedi. Sulh hukuk mahkemesi, anne ile çocuk arasında menfaat çatışması bulunmadığı ve çocuğun ergin olunca süresi içinde dava açabileceği gerekçesiyle talebi reddetti.
“Somut olayda davacının talebi kayıt babası tarafından soybağının reddi, anne tarafından ise babalık davası açılmaması yasal temsilcileri ile çocuğun menfaati çatıştığı gerekçesiyle bu davaların açılabilmesi için çocuğa kayyım atanması istenildiğine göre, yukarıdaki Kanun ve TMK'nın 426/2 maddesi "Bir işte Yasal temsilci ile küçük veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa ilgilinin isteği üzerine yada resen temsil kayyımı atanır" hükümleri gereğince küçüğe kayyım atanması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 426. maddenin ikinci bendinin 291. maddeyle birlikte uygulanmasını gösterir. Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açar (TMK m. 291). Daire, kayıtlı babanın soybağının reddi, annenin de babalık davası açmaması karşısında yasal temsilciler ile çocuğun menfaatlerinin çatıştığını kabul etmiş ve bu davaların açılabilmesi için çocuğa kayyım atanması gerektiğine karar vermiştir.
Temsil kayyımı isteminde kayyım atanmasını isteyenin değil, çocuğun menfaati aranır
Çocuğun babası olduğunu iddia eden kişi, babalık ve soybağının reddi davalarının açılabilmesi için çocuğa kayyım atanmasını istedi. Sulh hukuk mahkemesi, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 426. maddesinde; bir işte yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatışıyorsa re'sen veya ilgilisinin isteği üzerine temsil kayyımı atanacağı hükme bağlandığından, eldeki davada çocuğa kayyım atanacak olması sebebiyle, davacınm değil çocuğun menfaati aranmalıdır. İleride görülmesi muhtemel soybağı davasında veli ile çocuk arasında menfaat çatışmasının doğacağıda açıktır. Bu itibarla; mahkemece, dosyanın durumuna göre esasa girilerek inceleme yapılması ve talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, temsil kayyımı istemlerinde hangi menfaatin esas alınacağını gösterir. Daire, kayyımın çocuğa atanacak olması nedeniyle davacının değil çocuğun menfaatinin aranması gerektiğini ve ileride görülmesi muhtemel soybağı davasında veli ile çocuk arasında menfaat çatışması doğacağını belirtmiştir. Talebin hukuki yarar yokluğundan reddi yerinde görülmemiş, esasa girilerek inceleme yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Temsil kayyımı, 426. maddeye göre ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen atanabilir.
Kocanın açtığı soybağının reddi davasında davalı küçüklere kayyım atanmadan eksik hasımla işin esasına girilemez
Koca, evlilik birliği içinde doğan çocukların biyolojik babası olmadığını ileri sürerek çocuklar ve anneleri aleyhine soybağının reddi davası açtı. Mahkeme, davalılara ulaşılamadığı ve inceleme için örnek alınamadığı gerekçesiyle davayı ispatlanamamış sayarak reddetti.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426/2. maddesinde, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, vesayet makamınca ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Mahkemece, davalı küçüklere kayyım tayin ettirilerek husumetin kayyıma yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanılması, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekliği halde, bu husus göz ardı edilerek eksik hasımla işin esasının incelenmesi”
Ne anlama geliyor? Karar, temsil kayyımının soybağının reddi davasında taraf teşkili yönünden önemini gösterir. Daire, soybağının reddi istenen çocuğa kayyım atanmadığını tespit etmiş; davalı küçüklere kayyım atattırılarak husumetin kayyıma yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kararda derdestlik ve soybağının tespiti için yapılacak inceleme yönünden de bozma sebepleri yer almaktadır.
Ortaklığın giderilmesi davasında kimliği ve mirasçıları belirlenemeyen paydaş için 3561 sayılı Kanun'a göre değil, 426. maddeye göre temsil kayyımı atanmalıdır
Ortaklığın giderilmesi davasında paydaşlardan birinin kim olduğu jandarma, nüfus ve tapu kayıtları üzerinden yapılan araştırmaya rağmen belirlenemedi. Bu paydaş için Hazinenin kayyım atanması istendi; sulh hukuk mahkemesi mal müdürünü yönetim kayyımı olarak atadı ve karar kayyım adayı tarafından temyiz edildi.
“Somut olayda yapılan araştırma sonucunda taşınmaz hissedarı ....in adresi, kimliği ve mirasçılarına ulaşılamamışsa da ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle kayyım atanması talep edildiğinden Türk Medeni Kanununun 426. maddesi uyarınca temsil kayyımı atanması gerekirken 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanuna göre kayyım tayin edilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 426. madde ile 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun arasındaki ayrımı gösterir. 3561 sayılı Kanun, TMK m. 427 uyarınca bir malın resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasını gerektiren hâllerde Hazinenin hak ve menfaati varsa mal memurunun yönetim kayyımı atanmasını öngörür. Daire, kayyım isteminin görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle yapıldığını gözeterek, paydaşın adresi, kimliği ve mirasçılarına ulaşılamamış olsa da davada temsil için 426. maddeye göre temsil kayyımı atanması gerektiğine karar vermiştir.
Paydaşların ve mirasçılarının kimliği belli ise ortaklığın giderilmesi davası için temsil kayyımı atanmaz; adresi bulunamayanlara ilanen tebligat yapılabilir
Ortaklığın giderilmesi davasında, tapuda paydaş görünen üç kişinin sağ olup olmadığının ve mirasçılarının bulunup bulunmadığının bilinmediği ileri sürülerek bu paydaşları temsil etmek üzere defterdarın kayyım atanması istendi. Mahkeme talebi kabul etti; karar kayyım adayı defterdar vekilince temyiz edildi.
“Diğer taraftan ortaklığın giderilmesi davasının konusu olan taşınmazın paydaşları bellidir. Bu kişilerin adreslerinin araştırmaya rağmen tespit edilememesi halinde, ilanen tebligat yapma yolu mevcuttur. Türk Medeni Kanununun 426. maddesinde sayılan temsil kayyımı atanmasını gerektiren haller ve şartlar da bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 426. maddenin ilk bendindeki koşulların bulunmadığı bir durumu gösterir. Daire, yapılan araştırmada ölmüş paydaşların kimlikleri ile mirasçılarının sağ ve adreslerinin belli olduğunu, Hazinenin menfaati de bulunmadığından 3561 sayılı Kanun'un uygulanma koşullarının oluşmadığını belirtmiştir. Paydaşları belli olan davada adresleri araştırmaya rağmen tespit edilemeyenlere ilanen tebligat yapılabileceği, temsil kayyımı atanmasını gerektiren hâllerin de bulunmadığı kabul edilerek karar bozulmuştur.
Kayyım isteminin temsil kayyımlığına mı yönetim kayyımlığına mı ilişkin olduğu önce açıklattırılmalı, ardından ilgili maddenin koşulları incelenmelidir
Kadastro mahkemesinde görülen bir dosya nedeniyle, bir taşınmazda pay sahibi olan kişiye kayyım atanması istendi. Sulh hukuk mahkemesi defterdarı kayyım olarak atadı; karar kayyım adayı vekilince temyiz edildi.
“Kayyım atanması talebinin yukarıda açıklanan kanun hükümleri gözetilerek, kanunun amacı da dikkate alınmak suretiyle değerlendirilip sonuçlandırılması gerekir. Buna göre mahkemece, ilk önce kayyım atanması için ihbarda bulunan mahkemeden kayyım atanması isteminin Türk Medeni Kanununun 426.maddesi kapsamında temsil kayyımı atanması mı yoksa 427. maddesi kapsamında yönetim kayyımı atanması istemi olduğu açıklattırılmalı, bundan sonra temsil veya yönetim kayyımlığı şartlarının oluşup oluşmadığı kanun maddelerinde sayılan sebepler kapsamında değerlendirilmelidir.”
Ne anlama geliyor? Karar, temsil kayyımlığı ile yönetim kayyımlığı arasındaki ayrımı gösterir. Daire, 426. maddede temsil kayyımı atanmasını gerektiren üç sebebi sıralamış; yönetim kayyımlığının ise gerekli yönetimden yoksun kalan ve yönetimi başka yollarla sağlanamayan malvarlığının yönetilmesi amacına hizmet ettiğini belirtmiştir (TMK m. 427). İstem yönetim kayyımlığına ilişkinse 3561 sayılı Kanun hükümleri de gözetilerek tapu, vergi ve nüfus kayıtlarının araştırılması gerektiği açıklanmış, eksik incelemeyle verilen karar bozulmuştur.
Madde gerekçesi
Madde 426- Yürürlükteki Kanunun 376 ncı maddesini karşılamaktadır. Bu madde ile başlayan birinci bölümün beşinci ayırımın başlığı içeriğine uygun olarak, "yasal danışmanlık" deyiminin de eklenmesi suretiyle "Kayyımlık Ve Yasal Danışmanlık" biçiminde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinde yer alan "sulh mahkemesi" deyimi yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Maddede başka bir hüküm değişikliği yoktur. Sadece (1) numaralı bendindeki "gaip olmak" ifadesi gaiplik kurumu ile karıştırmaya elverişli olduğundan bunun yerine "başka bir yerde bulunma" ifadesine yer verilmiştir. Buna göre, kayyım atanması için kişinin mutlaka nerede olduğunun bilinmemesi gerekmeyip, nerede olduğu bilinmesine rağmen ivedi bir işini kendisi görebilecek durumda olmaması yeterli sayılmıştır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 143Tasarının 426. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 463).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 376. maddeydi; madde "Kayyımlık" başlıklı beşinci faslın ilk maddesiydi.
Sulh mahkemesi, aşağıdaki hallerde ve kanunun tayin ettiği diğer yerlerde alakadarının istidası üzerine veya doğrudan doğruya kayyım tayin eder: 1 – Reşit olan bir kimse hastalık veya gaip olmak ile yahut bunlara benzer sebeplerden biriyle müstacel bir işini bizzat yapamadığı gibi bir mümessil tayinine de muktedir olamazsa. 2 – Bir işte kanuni mümessilin menfaati ile küçüğün veya mahcurun menfaati birbirine zıt olursa. 3 – Kanuni mümessilin bir manii zuhur ederse.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 376 | 4721 sayılı Kanun m. 426 | |
|---|---|---|
| Atayan makam | Sulh mahkemesi | Vesayet makamı |
| Atama yolu | Alakadarın istidası üzerine veya doğrudan doğruya | İlgilisinin isteği üzerine veya re'sen |
| Birinci hâl | Hastalık veya gaip olmak ya da benzer sebep | Hastalık, başka bir yerde bulunma veya benzeri sebep |
| İkinci hâl | Kanuni mümessil ile küçük veya mahcurun menfaatlerinin zıtlığı | Yasal temsilci ile küçük veya kısıtlının menfaat çatışması |
| Üçüncü hâl | Kanuni mümessilin manii | Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel |
| Ayırım başlığı | Kayyımlık | Kayyımlık ve Yasal Danışmanlık |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 426. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 403: Vasi ve kayyım.
- TMK m. 427: Yönetim kayyımlığı.
- TMK m. 428: İstek üzerine kayyım.
- TMK m. 477: Kayyımlığın sona ermesi.
- TMK m. 291: Soybağının reddinde diğer ilgililerin dava hakkı.
- TMK m. 301: Babalık davasında dava hakkı.
Bir yakınınıza temsil kayyımı atanması, velayet veya soybağı davasında çocuğun temsili, kısıtlı eşle boşanma davası veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 426 ne diyor?
Vesayet makamının, maddede sayılan üç hâlde veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine ya da re'sen temsil kayyımı atayacağını düzenler.
Temsil kayyımı hangi hâllerde atanır?
Ergin bir kişi ivedi bir işini kendisi göremiyor ve bir temsilci de atayamıyorsa, bir işte yasal temsilci ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa ve yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.
Temsil kayyımını kim atar?
Vesayet makamı; ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen.
Velayet davasında çocuğa kayyım atanır mı?
Hukuk Genel Kurulu, velayetin değiştirilmesi davasında çocuk ile anne ve baba arasında menfaat çatışması bulunduğunu kabul ederek temsil kayyımı atanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2486 E., 2018/1148 K., 30.05.2018). Aynı dönemde verilen başka bir kararda ise somut olayda böyle bir çatışma bulunmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay HGK, 2017/2069 E., 2018/1179 K., 06.06.2018).
Kayyım atanmasını isteyenin menfaati mi aranır?
Hayır; kayyım çocuğa atanacağı için çocuğun menfaati aranır (Yargıtay 8. HD, 2017/2435 E., 2017/11319 K., 21.09.2017).
Vasi olan eş kısıtlı eşine karşı boşanma davası açarsa ne olur?
Temsil kayyımı atanması yeterli görülmez; kısıtlıya davayı takip etmek üzere yeni vasi atanması için vesayet makamına bildirimde bulunulur (Yargıtay 2. HD, 2025/3158 E., 2025/9456 K., 04.11.2025).
Temsil kayyımının görevi ne zaman sona erer?
Görevlendirildiği işin bitirilmesiyle (TMK m. 477); kayyım başka bir işte küçüğü temsil edemez (Yargıtay 8. HD, 2017/7421 E., 2018/458 K., 16.01.2018).
Temsil kayyımı nafaka kararına karşı kanun yoluna başvurabilir mi?
Evet; babalık davasında çocuğa atanan kayyım, çocuk yararına hükmedilen nafakanın miktarına karşı anneden bağımsız olarak başvurabilir (Yargıtay 2. HD, 2025/9608 E., 2026/535 K., 19.01.2026).
Ortaklığın giderilmesi davasında ulaşılamayan paydaşa kayyım atanır mı?
Kimliği ve mirasçıları belirlenemeyen paydaş için 426. maddeye göre temsil kayyımı atanır (Yargıtay 18. HD, 2016/7692 E., 2016/8514 K., 26.05.2016); paydaşlar belliyse adresi bulunamayanlara ilanen tebligat yapılabilir (Yargıtay 18. HD, 2015/11497 E., 2015/12162 K., 08.09.2015).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 376. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 286, 291, 301, 345, 360, 403, 426, 427, 428, 477
- 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun m. 2
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 376 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 426 gerekçesi s. 143, Tasarı ve Komisyon metni s. 463
- Anayasa Mahkemesi, E. 2023/37, K. 2023/140, 26.07.2023
- Yargıtay HGK, 2017/2069 E., 2018/1179 K., 06.06.2018
- Yargıtay HGK, 2017/2486 E., 2018/1148 K., 30.05.2018
- Yargıtay 2. HD, 2026/2257 E., 2026/4224 K., 15.04.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/9608 E., 2026/535 K., 19.01.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/3158 E., 2025/9456 K., 04.11.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/2346 E., 2024/8355 K., 06.11.2024
- Yargıtay 2. HD, 2024/8602 E., 2024/7762 K., 23.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2016/15821 E., 2018/5629 K., 25.04.2018
- Yargıtay 8. HD, 2019/4650 E., 2019/8781 K., 09.10.2019
- Yargıtay 8. HD, 2017/7421 E., 2018/458 K., 16.01.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/7974 E., 2018/374 K., 15.01.2018
- Yargıtay 8. HD, 2017/2830 E., 2017/12263 K., 05.10.2017
- Yargıtay 8. HD, 2017/2817 E., 2017/12259 K., 05.10.2017
- Yargıtay 8. HD, 2017/2435 E., 2017/11319 K., 21.09.2017
- Yargıtay 8. HD, 2017/9069 E., 2017/3294 K., 09.03.2017
- Yargıtay 18. HD, 2016/7692 E., 2016/8514 K., 26.05.2016
- Yargıtay 18. HD, 2015/11497 E., 2015/12162 K., 08.09.2015
