TMK 363, çocuk mallarının geri verilmesinde ana ve babanın sorumluluğunu düzenler. Ana ve baba bu konuda vekil gibi sorumludur. Dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine yalnız aldıkları karşılığı geri verirler. Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmazlar. Gerekçeye göre eski Kanun'daki "intifa hakkı sahibi gibi" sorumluluk yerine "vekil gibi" sorumluluk getirilmiş, sorumsuz harcamaların kapsamına aile için yapılanlar eklenmiştir. Ana ve babanın sorumluluğuna dayanan davaların zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2017/4451 E., 2019/2815 K., 14.03.2019).
- Vekil gibi sorumluluk
- Ana ve babanın çocuk mallarını sadakat ve özenle yönetme ve geri verme yükümlülüğü.
- Geri verme
- Yönetim sona erince çocuğun mallarının çocuğa, vasisine veya kayyıma teslimi.
- Dürüstlük kuralına uygun devir
- Çocuğun yararına ve iyi niyetle yapılan satış veya başka devir.
- Kanuna uygun harcama
- Kanun'un izin verdiği ölçüde çocuk veya aile için yapılan harcama.
TMK 363 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Sorumluluk ölçüsü | Geri vermede vekil gibi | TMK m. 363/1 |
| İyi niyetli devir | Yalnız alınan karşılık geri verilir | TMK m. 363/2 |
| Harcamalar | Kanuna uygun çocuk veya aile harcamalarından tazminat yok | TMK m. 363/3 |
| İspat | Sadakat ve özenle yönetimi ana ve baba ispat eder | Yargıtay 2. HD, 2026/6131 K. |
| Süre | Zamanaşımı veya hak düşürücü süre yok | Yargıtay 2. HD, 2019/2815 K. |
| Görev | Aile mahkemesi | Yargıtay 2. HD, 2025/12098 K. |
| Kaynak | 743 m. 288; İsviçre MK m. 327; Öntasarı m. 278 | Gerekçe, s. 132 |
TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'un 288. maddesini karşılamaktadır ve İsviçre Medenî Kanunu'nun 327. maddesinden alınmıştır; 1984 tarihli Öntasarının 278. maddesi de bu kaynaktan esinlenmiştir. Gerekçe üç farkı vurgular: ana ve baba geri vermede artık "intifa hakkı sahibi gibi" değil "vekil gibi" sorumludur; ikinci fıkra eski metindeki kuralı daha açık bir dille ifade eder; üçüncü fıkrada sorumsuz harcamaların çerçevesi genişletilmiş ve aile için yapılanlar da eklenmiştir. Adalet Komisyonu, ikinci fıkradaki "temlik ettikleri" ibaresini diğer maddelere paralel olarak "devrettikleri" şeklinde değiştirmiştir (S. Sayısı 723, s. 315).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, ispat yükünün ana ve babada olmasıdır; çocuğun mallarını sadakat ve özenle yönettiklerini onlar ispat etmelidir (Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026). İkinci nokta, iyi niyetli devir ile kötüye kullanma arasındaki ayrımdır: iyi niyetli devirde çocuk yalnız alınan karşılığı isteyebilir, satış parasıyla başkası adına alınan taşınmazların tapusunu isteyemez (Yargıtay 2. HD, 2012/11065 E., 2012/17098 K., 21.06.2012). Üçüncü nokta, çocuğun olağan bakım giderlerinin ana ve babanın kendi yükümlülüğü olmasıdır; bu giderler "kanuna uygun harcama" diye çocuk mallarından düşülemez (Yargıtay 2. HD, 2016/10748 E., 2016/13562 K., 05.10.2016).
Birinci fıkra: geri vermede vekil gibi sorumluluk
- Ölçü: Ana ve baba geri vermede vekil gibi sorumludur.
- İspat: Sadakat ve özenle yönetimi ana ve baba ispat eder.
- Süre: Sorumluluğa dayanan davalar zamanaşımına tabi değildir.
Ana ve baba velâyet süresince çocuğun mallarını yönetir ve kural olarak hesap ve güvence vermez (TMK m. 352); yönetim sona erince malları hesabıyla birlikte devreder (TMK m. 362). 363. madde, bu geri vermede ana ve babanın hangi ölçüde sorumlu olduğunu belirler: ana ve baba vekil gibi sorumludur. Vekil gibi sorumluluk, vekâlet sözleşmesindeki sadakat ve özen ölçüsünü akla getirir; Türk Borçlar Kanunu'na göre vekil üstlendiği işleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütür (TBK m. 506). Gerekçe, eski Kanun'daki "intifa hakkı sahibi gibi" sorumluluğun "vekil gibi" sorumlulukla değiştirildiğini vurgular.
Kararlarda ana ve babanın, çocuğun mallarında meydana gelen zarardan sorumlu olmadıklarını ispat için mallarını sadakat ve özenle yönettiklerini ispat etmeleri gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026). Ana ve babanın sorumluluğuna dayalı davaların herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı belirtilmiş (Yargıtay 2. HD, 2017/4451 E., 2019/2815 K., 14.03.2019), vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayanan ayın isteklerinin süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2011/20244 E., 2012/19378 K., 10.07.2012).
Velâyetin kötüye kullanılması ve üçüncü kişiler
- Kötü niyetli alıcı: Veliyle işbirliği içinde yapılan sözleşme çocuğu bağlamaz.
- İspat: Tapu iptali için alıcının kötü niyeti ispatlanmalıdır.
- Sınır: Sorumluluk çocuk mallarıyla sınırlıdır.
Ana ve baba velâyet çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir ve kural olarak çocuk mallarını hâkimden izin almaksızın satabilir; ancak bunu yaparken çocuğun menfaatini gözetmek zorundadır (TMK m. 342). Payları velâyet sahibinden satın alan kişi kötü niyetli olup veliyle çıkar ve işbirliği içinde sözleşme yapmışsa, çocuk bu sözleşmeyle bağlı sayılmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2011/20244 E., 2012/19378 K., 10.07.2012). Buna karşılık üçüncü kişiye karşı açılan tapu iptali davasında alıcının veliyle işbirliği içinde hareket ettiği ispat edilemezse istem reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026).
Velâyetin kötüye kullanılması hâlinde ana veya babanın sorumluluğu çocuk mallarıyla sınırlıdır. Bu nedenle çocuk mallarının satış parasıyla başkaları adına üçüncü kişilerden satın alınan taşınmazların tapusunun çocuk adına tescili istenemez (Yargıtay 2. HD, 2012/11065 E., 2012/17098 K., 21.06.2012).
İkinci fıkra: dürüstlük kuralına uygun devir
- Kural: Yalnız alınan karşılık geri verilir.
- Komisyon: "Temlik ettikleri" ibaresi "devrettikleri" olarak değiştirildi.
- Sonuç: Çocuk ana veya babaya karşı alınan karşılığı isteyebilir.
İkinci fıkra, ana ve babanın dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri mallar için özel bir kural koyar: bu malların yerine yalnız aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler. Gerekçeye göre fıkra, içerik bakımından eski metnin birinci fıkrasındaki cümlenin ikinci bölümüyle aynıdır, ancak daha açık bir dille kaleme alınmıştır. Tasarı metninde "başkasına temlik ettikleri" ifadesi yer alıyordu; Adalet Komisyonu bu ibareyi diğer maddelere paralel olarak "devrettikleri" şeklinde değiştirmiştir. Terekeye ait malların velâyet kapsamında dürüstlük kuralına uygun olarak devredilmesinin, çocuklara ana veya babaya karşı yalnız "aldığı karşılığı" isteme hakkı verdiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/11065 E., 2012/17098 K., 21.06.2012).
Üçüncü fıkra: kanuna uygun harcamalar
- Kural: Kanuna uygun çocuk veya aile harcamalarından tazminat yok.
- Yenilik: Aile için yapılan harcamalar kapsama alındı.
- Sınır: Olağan bakım giderleri ana ve babanın kendi yükümlülüğüdür.
Üçüncü fıkra, ana ve babanın kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmayacaklarını öngörür. "Kanuna uygun" harcamalar, Kanun'un izin verdiği harcamalardır: çocuk mallarının gelirleri öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için, hakkaniyete uyduğu ölçüde aile ihtiyaçları için harcanabilir (TMK m. 355); sermaye biçimindeki ödemeler ve çocuğun diğer malları ise belirli şartlarla ve gerektiğinde hâkim izniyle kullanılabilir (TMK m. 327, TMK m. 356). Gerekçeye göre bu fıkrayla sorumsuz harcamaların çerçevesi genişletilmiş ve aile için yapılanlar da eklenmiştir.
Bu sınır dışında kalan harcamalar ana ve babayı sorumluluktan kurtarmaz. Annenin çocuğun bakımı ve eğitimi için yaptığı olağan giderlerin kendi yasal yükümlülüğünden doğduğu ve çocuk mallarından mahsup edilemeyeceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/10748 E., 2016/13562 K., 05.10.2016). Ergin çocuğun babaya karşı açtığı tazminat davasında mahkemenin bu harcama kurallarını ve 363. maddeyi birlikte değerlendirmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2015/8027 E., 2015/12281 K., 10.06.2015).
Usul: görev, kapsam, faiz ve ıslah
- Görev: Aile mahkemesi.
- Kapsam: Dava velâyet sahibine karşı açılır.
- Faiz ve ıslah: Genel usul kuralları uygulanır.
Ergin çocuğun velâyet sahibine karşı 363. maddeye dayanarak açtığı iade davasında aile mahkemesi görevlidir (Yargıtay 2. HD, 2025/4646 E., 2025/12098 K., 29.12.2025). 352 ila 363. maddeler velinin sorumluluğuna ilişkin olduğundan, velâyet sahibine değil diğer mirasçılara yöneltilen bir dava bu hükümlere göre çözülmez (Yargıtay 8. HD, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014). Kısıtlanarak velâyet altına bırakılan ergin çocuk bakımından da vesayete ilişkin sorumluluk hükümleri değil, velâyet hükümleri ve 363. madde uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2021/6267 E., 2022/2139 K., 07.03.2022).
Faizin, mirasbırakanın ölüm tarihinden değil, velâyet sahibinin daha önce açılan çocuk mallarının korunması davasıyla temerrüde düştüğü tarihten başlatılması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/6346 E., 2016/9427 K., 09.05.2016); bozmadan sonra yapılan ıslaha ise geçerlilik tanınmamıştır (Yargıtay 2. HD, 2017/4856 E., 2018/13248 K., 21.11.2018).
Ergin olduysanız ve velâyet döneminde mallarınızın kötü yönetildiğini düşünüyorsanız, satış ve tapu kayıtlarını, banka hareketlerini ve kira gelirlerine ilişkin belgeleri toplayın ve davayı aile mahkemesinde açın. Malı satın alan üçüncü kişiye karşı dava açacaksanız, onun veliyle işbirliği içinde hareket ettiğini gösteren delilleri hazırlayın. Velâyet sahibiyseniz, çocuk malları için yaptığınız satışların ve harcamaların çocuk yararına olduğunu gösteren kayıtları saklayın; sadakat ve özenle yönetimi ispat yükü sizdedir.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi, 363. maddedeki tazminat hakkını çocuğun mallarını koruyan güvenceler arasında saymıştır
Çocuk mallarının korunması davasına bakan aile mahkemesi, 352. maddenin birinci fıkrası ile 353 ve 354. maddelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Anayasa Mahkemesi, ana ve babanın yönetim ve kullanma hakkının çocuğun mülkiyet hakkına orantısız bir sınırlama oluşturup oluşturmadığını incelerken Kanun'daki koruma tedbirlerini değerlendirdi.
“Öte yandan çocuğa, 363. maddeye göre yönetme ve kullanma hakkını gereği gibi kullanmayan ana ve babadan zararının tazmin edilmesini talep etme hakkı tanınmıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. maddenin çocuk mallarını koruyan sistemdeki yerini gösterir. Anayasa Mahkemesi, 345. maddedeki sınırlamayı, 360. maddedeki önlem alma yetkisini ve 361. maddedeki kayyıma devir imkânını saydıktan sonra, çocuğa yönetme ve kullanma hakkını gereği gibi kullanmayan ana ve babadan zararının tazminini isteme hakkı tanındığını belirtmiştir. Bu güvenceleri birlikte değerlendiren Mahkeme, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar vermiştir (TMK m. 360, TMK m. 361). Karar 14.01.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Dürüstlük kuralına uygun devirde çocuk yalnız alınan karşılığı isteyebilir; kötüye kullanmada sorumluluk vekil gibidir ve çocuk mallarıyla sınırlıdır
Babalarının ölümünden sonra velâyetleri annelerinde kalan davacılar, annelerinin babalarından kalan malların satış parasını davalı kardeşlerine verdiğini ve onların bu parayla üçüncü kişilerden taşınmaz satın aldığını ileri sürerek bu taşınmazların tapu kayıtlarının miras payları oranında iptalini ve adlarına tescilini istedi. Mahkeme istemi kabul etti; davalılardan bir kısmı kararı temyiz etti.
“Velayet hakkının kötüye kullanılması halinde ise, velayet hakkına sahip olan ana veya baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu olurlar. Bu sorumluluk da "çocuk mallarıyla" sınırlıdır. Bu bakımdan, dava konusu taşınmazlar, davacıların iddia ettikleri gibi mirasbırakandan intikal eden taşınır ve taşınmaz malların satışından elde edilen para ile alınmış olsa dahi, böyle bir durum, davacılara, davalının üçüncü kişilerden iktisap ettikleri taşınmazların iptalini ve tescilini isteme hakkı vermez.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. maddenin iki sorumluluk hâlini ayırır. Daireye göre terekeye ait malların velâyet kapsamında dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devredilmesi, çocuklara ana veya babaya karşı yalnız alınan karşılığı isteme hakkı verir; velâyetin kötüye kullanılması hâlinde ise ana veya baba çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludur ve bu sorumluluk çocuk mallarıyla sınırlıdır. Dava konusu taşınmazlar tereke malı olmayıp kardeşlerce üçüncü kişilerden satın alındığından, satış parasıyla alınmış olsalar bile çocuklara bu taşınmazların tapusunun iptalini isteme hakkı vermez; kabul kararı bozulmuştur.
Veliyle işbirliği içindeki kötü niyetli alıcıyla yapılan sözleşme çocuğu bağlamaz; vekil gibi sorumluluğa dayanan ayın istekleri süreye bağlı değildir
Velâyet altındayken davacıya ait taşınmaz payları veli tarafından velâyeten satılmıştı. Davacı, payları satın alan kişinin veliyle işbirliği içinde hareket ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istedi; mahkeme istemi kısmen kabul etti ve karar temyiz edildi.
“devreden veli ile çıkar ve işbirliği içinde sözleşme yaptığının anlaşılmasına, bu sözleşme ile davacının bağlı sayılamayacağına, velayet hakkına sahip olan, çocuk mallarının geri verilmesinde " vekil" gibi sorumlu olduğuna (TMK m. 363/1) göre, vekilin, vekalet görevini kötüye kullandığı iddiasına dayalı ayın isteklerinin, süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebileceğine göre”
Ne anlama geliyor? Karar, kötü niyetli üçüncü kişiyle yapılan devrin sonuçlarını gösterir. Daireye göre payları velâyet sahibinden satın alan kişi kötü niyetli olup veliyle çıkar ve işbirliği içinde sözleşme yapmışsa, davacı bu sözleşmeyle bağlı sayılamaz. Velâyet sahibi çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu olduğundan, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayanan ayın istekleri süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir. Kararın esasa ilişkin bölümü onanmış, vekâlet ücretine ilişkin kısım düzeltilmiştir.
Ana ve babanın sorumluluğuna dayanan davalar zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi değildir
Babalarının ölümünden sonra velâyetleri annelerinde kalan davacılar, annelerinin kendilerine miras kalan taşınmaz paylarını ihtiyaç olmadığı hâlde ve muvazaalı olarak sattığını ileri sürerek satış bedellerine ilişkin alacak istedi. Mahkeme, alacağın beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle davayı reddetti.
“Davacılar, temlikin velayet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini ileri sürdüklerine göre dava, Türk Medeni Kanunun 363.ncü maddesine dayanmaktadır. Ana ve baba velayetleri veya yönetim hakları sona erince, çocuğun mallarını, hesabıyla birlikle ergin çocuğa, vasi sine veya kayyıma devrederler (TMK m.362). Anne ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar. Dürüstlük kuralına uygun olarak başkalarına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler (TMK m.363). Çocuğun mallarının yönetimi çocuğun menfaatine uygun olmalı, çocuğun menfaati ile bağdaşabildiği ölçüde ana ve babanın ortak menfaatlerine hizmet etmelidir. Ana baba yönetim görevini sadakat ve özenle yerine getirmelidir. Ana ve babanın, çocuğun mallarında meydana gelen zarardan sorumlu olmadıklarını, zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, yani çocuğun mallarını sadakat ve özenle yönettiklerini ispat etmeleri gerekir. Ana ve babanın sorumluluğuna dayalı davalar herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. maddeye dayanan davaların süre bakımından niteliğini açıklar. Daireye göre temlikin velâyet görevinin kötüye kullanılmasıyla yapıldığı ileri sürüldüğünde dava 363. maddeye dayanır; ana ve baba yönetimin sonunda malları hesabıyla devreder, geri vermede vekil gibi sorumludur ve malları sadakat ve özenle yönettiklerini ispat etmelidir. Ana ve babanın sorumluluğuna dayalı davalar herhangi bir zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi olmadığından, beş yıllık zamanaşımı gerekçesiyle verilen ret kararı bozulmuştur (TMK m. 362).
Ana ve baba çocuğun mallarını sadakat ve özenle yönettiklerini ispat etmelidir; üçüncü kişiye karşı tapu iptali için ise alıcının veliyle işbirliği ispatlanmalıdır
Velâyet altındayken davacıya düşen taşınmaz payları annesi tarafından davalı idareye satılmıştı. Davacı, satış bedelinin ertesi gün idareye iade edildiğini, işlemin gerçekte bağışlama olduğunu ve annesinin velâyet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istedi; istem kabul edildi, istinaf başvurusu esastan reddedildi.
“Ana ve baba, çocuğun mallarında meydana gelen zarardan sorumlu olmadıklarını ispat için, zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının olmadığını, yani çocuğun mallarını sadakat ve özenle yönettiklerini ispat etmeleri gerekir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. madde kapsamındaki ispat yükünü iki yönden gösterir. Daireye göre ana ve baba çocuğun mallarında meydana gelen zarardan sorumlu olmadıklarını ispat için mallarını sadakat ve özenle yönettiklerini ispat etmelidir; ana ve baba hâkimden izin almaksızın çocuğa ait malları satabilir, ancak bunu yaparken çocuğun menfaatini gözetmek zorundadır. Taşınmazı satın alan üçüncü kişiye karşı açılan tapu iptali davasında ise davacı, alıcının kötü niyetli olarak veliyle çıkar ve işbirliği içinde hareket ettiğini ispat edememiştir. Bu nedenle istemin reddi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Olağan bakım ve eğitim giderleri ana ve babanın kendi yükümlülüğüdür; bu giderler çocuk mallarından mahsup edilemez
Babasının ölümünden sonra velâyeti annesinde kalan davacı, ergin olduktan sonra annesinin kendisine miras kalan taşınmaz paylarını velâyeten sattığını, satış bedellerini ve kira gelirlerini kendisinden gizleyerek velâyet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek tazminat istedi. Anne, satış bedellerinin davacı için kullanıldığını savundu; mahkeme davayı reddetti.
“davalı annenin çocuğun bakımı ve eğitimi için yaptığı olağan giderleri karşılaması annenin yasal yükümlülüğünden doğan masraflardan olup, bu masrafları çocuk mallarından mahsup etme hakkına sahip değildir. Davalı anne yoksul olduklarını veya çocuğun özel durumunun olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiğini ve bu sebeple çocuk mallarının kullanıldığını da iddia ve ispat etmemiştir. Aynı şekilde, dava konusu 2536 ada 1 ve 2 nolu parsel sayılı taşınmazların satışından aldığı karşılığı davacıya verdiğini ya da satıştan elde edilen karşılığı davacı yararına sadakat ve özenle yönettiğini de kanıtlayamamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. maddenin üçüncü fıkrasındaki kanuna uygun harcama sınırını gösterir. Daireye göre annenin çocuğun bakımı ve eğitimi için yaptığı olağan giderler kendi yasal yükümlülüğünden doğar ve çocuk mallarından mahsup edilemez. Anne, yoksul olduklarını veya çocuğun özel durumunun olağanüstü harcama gerektirdiğini de ispat etmemiş, satıştan aldığı karşılığı davacıya verdiğini ya da davacı yararına sadakat ve özenle yönettiğini kanıtlayamamıştır. Velâyet dönemi eski Kanun'a denk geldiğinden uyuşmazlık 743 sayılı Kanun'a göre çözülmüş, ret kararı bozulmuştur (TMK m. 327).
Ergin çocuğun velâyet sahibine karşı açtığı tazminat davası 363. maddeye dayanır; hâkim hukuki nitelendirmeyi kendiliğinden yapar
Ergin olan çocuk, velâyet sahibi babasına karşı velâyet hakkının kötüye kullanılması nedeniyle tazminat istedi; mahkeme davayı reddetti.
“Somut olayımızda ;davanın konusu ergin olan çocuk tarafından baba aleyhine açılan Türk Medeni Kanununun 363. maddesine dayalı ana ve babanın sorumluluğundan kaynaklanan tazminattır. Hakim, Türk hukukunu resen uygular (HMK madde 33). Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen maddeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hukuki vasıflandırmada hataya düşülerek, yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. maddeye dayanan tazminat davalarında mahkemenin değerlendirme çerçevesini gösterir. Daire, ana ve babanın çocuğun bakım giderlerini karşılama yükümlülüğünü, hâkim izniyle çocuk mallarından harcama yapılabilecek hâlleri ve 363. maddedeki sorumluluğu birlikte hatırlatmıştır. Davanın ergin çocuk tarafından babaya karşı açılan ve ana ve babanın sorumluluğundan kaynaklanan bir tazminat davası olduğunu, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağını belirterek, hukuki nitelendirmede hataya düşülerek verilen ret kararını bozmuştur (TMK m. 327, TMK m. 356).
Velâyet altındaki kısıtlı ergin çocuğun mallarından doğan sorumlulukta vesayet hükümleri değil velâyet hükümleri ve 363. madde uygulanır
Ergin olduğu hâlde kısıtlanarak annesinin velâyeti altına bırakılan kişi için sonradan velâyet kaldırılıp vasi atandı. Vasi, eski velinin velâyet döneminde kötü niyetli ve tedbirsiz yönetimi nedeniyle kısıtlının uğradığı zararın eski veliden ve devletten tazminini istedi; mahkeme vesayete ilişkin sorumluluk hükümlerine dayanarak davayı kabul etti.
“Bununla birlikte, veli TMK m. 363/1-2 ve 3. fıkraları gereği, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludur. Mahkemece TMK 467. maddesi uyarınca yargılama yapılmış ve buna dayalı olarak hüküm verilmiş olması hatalı, olmuştur. O halde, velayet altındaki kısıtlı ergin çocuğun mallarının yönetiminde TMK 335 ve devamındaki maddeler ile 352 madde ve devamındaki maddelerin somut olaya uyan hükümleri uygulanarak bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. maddenin kısıtlı ergin çocuklar bakımından da uygulandığını gösterir. Daireye göre kısıtlanıp vesayet altına değil ana veya babanın velâyeti altına bırakılan ergin çocuk bakımından velâyet hükümleri uygulanır; veli çocuk mallarını hâkimden izin almaksızın yönetir, ancak geri vermede vekil gibi sorumludur. Vesayete ilişkin sorumluluk hükümlerine göre yargılama yapılması ve devlete husumet yöneltilmesi hatalı bulunmuş, velâyet ve çocuk mallarına ilişkin hükümler uygulanarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur (TMK m. 352).
352 ila 363. maddeler velinin sorumluluğuna ilişkindir; velâyet sahibine değil diğer mirasçılara yöneltilen dava bu hükümlere göre çözülmez
Velâyet sahibi annenin çocuklar adına imzaladığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali, mirasbırakanın diğer mirasçılarına karşı açılan davada istendi. Asliye hukuk mahkemesi, uyuşmazlığın çocuk mallarına ilişkin hükümlere göre çözülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi.
“mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı TMK'nun 352-363. maddeleri, çocuk malları konusunda velinin, velayet görevini kötüye kullanmasına ilişkin sorumluluk kuralları olup, böyle bir davanın velayet hakkı sahibine karşı açılması gerekir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. maddenin ve çocuk mallarına ilişkin hükümlerin uygulama alanını sınırlar. Daireye göre 352 ila 363. maddeler, çocuk malları konusunda velinin velâyet görevini kötüye kullanmasına ilişkin sorumluluk kurallarıdır ve bu nitelikteki dava velâyet hakkı sahibine karşı açılmalıdır. Velâyet sahibine değil mirasbırakanın diğer mirasçılarına yöneltilen mirastan feragat sözleşmesinin iptali davası miras hukukuna ilişkin olduğundan, çocuk mallarına ilişkin olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı bozulmuştur.
Ergin çocuğun velâyet sahibine karşı 363. maddeye dayanarak açtığı iade davasında aile mahkemesi görevlidir
Ergin olan çocuk, velâyet sahibi babasının kendisine ait taşınmazı dürüstlük kuralına aykırı olarak başkasına devrettiğini ileri sürerek taşınmazın iadesini istedi. Asliye hukuk mahkemesi işin esasına girerek karar verdi; istinaf başvurusu esastan reddedildi.
“Somut olayda dava konusu uyuşmazlık ergin olan çocuk tarafından baba aleyhine Türk Medeni Kanununun 363. maddesine dayalı olarak açılan velayet hakkı sahibinin dürüstlük kurallarına aykırı olarak başkasına devrettiği taşınmazın iadesi isteğine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgilidir. Yargılamanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m. 118-395, 5133 S.K m. 2-3) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Açıklanan hükümler çerçevesinde görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. O halde; Aile Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması hatalı olup kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. maddeye dayanan istemlerde görevli mahkemeyi belirler. Daire, uyuşmazlığın ergin çocuk tarafından babaya karşı açılan ve velâyet sahibinin dürüstlük kuralına aykırı olarak başkasına devrettiği taşınmazın iadesine ilişkin bir dava olduğunu, 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kanun'un aile hukuku kitabından doğan davalara aile mahkemesinde bakılacağını belirtmiştir. Görev kendiliğinden gözetilmesi gerektiğinden, görevsizlik kararı yerine esasa girilerek verilen karar bozulmuştur.
Çocuk mallarına ilişkin hükümlere aykırılıktan doğan alacakta faiz, mirasbırakanın ölümünden değil temerrütten başlar
Velâyet sahibinin çocuk mallarının korunmasına ilişkin hükümlere aykırı davrandığı gerekçesiyle açılan alacak davasında mahkeme, alacağa mirasbırakanın ölüm tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verdi.
“Toplanan delillerden davacının annesi tarafından 15.07.2004 tarihinde açılan çocuk mallarının korunması davasında davalının velayeti kötüye kullandığı tespit edilmiş ve bu karar 13.05.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı kesinleşen bu dava ile temerrüde düşürülmüştür. Açıklanan sebeple faizin murisin ölüm tarihinden itibaren başlatılması doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. madde kapsamındaki alacaklarda faizin başlangıcını gösterir. Daireye göre davalının velâyeti kötüye kullandığı, daha önce açılan çocuk mallarının korunması davasında tespit edilmiş ve bu dava ile davalı temerrüde düşürülmüştür. Bu nedenle faizin mirasbırakanın ölüm tarihinden başlatılması doğru bulunmamış, başlangıç tarihi önceki davanın açıldığı tarih olarak düzeltilmiş ve karar onanmıştır.
363. maddeye dayanan tazminat davasında bozmadan sonra yapılan ıslaha geçerlilik tanınamaz
Ergin olan davacı, annesinden miras kalan taşınmazdaki payının babası tarafından velâyeten satıldığını ve bedelin kendisine verilmediğini ileri sürerek 363. madde kapsamında tazminat istedi. Bozma kararından sonra dava değerini ıslahla artırdı; mahkeme ıslah edilen miktara hükmetti.
“Ancak ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (HMK m. 177/1). Yargıtayca hüküm bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmak mümkün değildir (04.02.1948 tarihli 10/3 sayılı İçt. Bir. Kararı). Açıklanan sebeple, bu husus nazara alınmadan dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerekirken bozmadan sonra yapılan ıslaha geçerlilik tanınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 363. maddeye dayanan davaların usul kurallarına tabi olduğunu gösterir. Daire, ilk bozma kararında talebin 363, 327 ve 356. maddeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirttiğini hatırlatmış; ıslahın ancak tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğini ve bozmadan sonra bu yoldan yararlanılamayacağını belirterek, dava dilekçesindeki miktar yerine ıslah edilen miktara hükmedilmesini doğru bulmamış ve kararı bozmuştur.
Madde gerekçesi
Madde 363- Yürürlükteki Kanunun 288 inci maddesini karşılamaktadır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 327 nci maddesinden alınmıştır; 1984 tarihli Öntasarının 278 inci maddesi de, anılan kaynak maddeden esinlenmiştir. Yürürlükteki metnin birinci fıkrasından farklı olarak, ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde "intifa hakkı sahibi gibi" değil, "vekil gibi" sorumludur. İkinci fıkra, esasen, içerik açısından, yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki cümlenin ikinci bölümünün aynı olmakla birlikte, daha açık bir dille kaleme alınmıştır. Üçüncü fıkrada ise, ana ve babanın çocuk mallarından yaptıkları ve tazminatla yükümlü tutulamayacakları harcamaların çerçevesi, yürürlükteki metne nazaran genişletilmiş ve bu harcamalar içine aile için yapılanlar da eklenmiştir. Yürürlükteki metnin üçüncü fıkrasının sözü ise, yalnızca çocuk için yapılan harcamaları kapsamaktadır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 132- Tasarının 363 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "temlik ettikleri" ibaresi diğer maddelere paralel olarak "devrettikleri" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe, maddenin eski Kanun'dan ayrıldığı üç noktayı açıkça gösterir: sorumluluk ölçüsü "intifa hakkı sahibi gibi" olmaktan çıkarılıp "vekil gibi" yapılmış, iyi niyetli devre ilişkin kural daha açık yazılmış ve sorumsuz harcamalara aile için yapılanlar eklenmiştir. Adalet Komisyonu ise ikinci fıkrada yalnızca bir ifade değişikliği yapmıştır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 288. maddeydi.
Ana baba çocuğun mallarını iadede intifa hakkı sahibi gibi mesuldür; hüsnü niyetle sattıkları malların semenini verirler. Ana baba, çocuğun malından anın menfaati için, salahiyetleri dairesinde yaptıkları masrafı zamin olmazlar.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 288 | 4721 sayılı Kanun m. 363 | |
|---|---|---|
| Sorumluluk ölçüsü | İntifa hakkı sahibi gibi | Vekil gibi |
| İyi niyetle devredilen mallar | İyi niyetle satılan malların bedeli verilir | Dürüstlük kuralına uygun devredilen malların yerine yalnız alınan karşılık verilir |
| Harcamalar | Çocuğun menfaati için yetki dairesinde yapılan masraflardan sorumluluk yok | Kanuna uygun çocuk veya aile harcamalarından tazminat yok |
Velâyet dönemi 743 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu zamana denk gelen uyuşmazlıklarda eski Kanun hükümleri uygulanır (Yargıtay 2. HD, 2016/10748 E., 2016/13562 K., 05.10.2016).
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarı aşaması | Adalet Komisyonu ikinci fıkradaki "temlik ettikleri" ibaresini "devrettikleri" olarak değiştirdi | S. Sayısı 723, s. 315 |
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Tasarı aşamasında Adalet Komisyonu ikinci fıkrada yalnızca bir ifade değişikliği yapmıştır. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 363. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır; Anayasa Mahkemesinin çocuk mallarına ilişkin kararı maddeyi koruma güvenceleri arasında anmaktadır (AYM, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025).
İlgili maddeler
- TMK m. 327: Bakım borcunun kapsamı.
- TMK m. 342: Çocuğun temsili.
- TMK m. 352: Çocuk mallarının yönetimi.
- TMK m. 355: Gelirlerin sarfı.
- TMK m. 356: Kısmen sarf.
- TMK m. 360: Çocuk mallarının korunması için önlemler.
- TMK m. 361: Yönetimin kayyıma devri.
- TMK m. 362: Velâyet sona erince malların devri.
Velâyet döneminde çocuk mallarının yönetimi, geri verilmesi veya ana ve babanın sorumluluğuyla ilgili sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 363 ne diyor?
Ana ve babanın çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumlu olduğunu, dürüstlük kuralına uygun olarak devrettikleri malların yerine yalnız aldıkları karşılığı geri vereceklerini ve kanuna uygun çocuk veya aile harcamalarından tazminatla yükümlü tutulmayacaklarını söyler.
"Vekil gibi sorumlu" ne demek?
Ana ve baba çocuğun mallarını sadakat ve özenle yönetmek ve geri vermekle yükümlüdür; eski Kanun'daki "intifa hakkı sahibi gibi" sorumluluğun yerine bu ölçü getirilmiştir.
İspat yükü kimdedir?
Ana ve babadadır; mallarını sadakat ve özenle yönettiklerini ispat etmeleri gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026).
Ana veya baba çocuğun malını iyi niyetle sattıysa ne öder?
Yalnız aldığı karşılığı geri verir.
Satış parasıyla başkası adına alınan taşınmaz istenebilir mi?
Hayır; sorumluluk çocuk mallarıyla sınırlı olduğundan bu taşınmazların tapusu istenemez (Yargıtay 2. HD, 2012/11065 E., 2012/17098 K., 21.06.2012).
Alıcı veliyle işbirliği yaptıysa ne olur?
Kötü niyetli alıcıyla yapılan sözleşme çocuğu bağlamaz (Yargıtay 2. HD, 2011/20244 E., 2012/19378 K., 10.07.2012); ancak işbirliğinin ispatlanması gerekir.
Bu davalarda zamanaşımı var mı?
Ana ve babanın sorumluluğuna dayalı davaların zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2017/4451 E., 2019/2815 K., 14.03.2019).
Ana ve baba hangi harcamalardan sorumlu değildir?
Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan.
Olağan bakım giderleri çocuğun malından düşülebilir mi?
Hayır; bu giderler ana ve babanın kendi yükümlülüğüdür (Yargıtay 2. HD, 2016/10748 E., 2016/13562 K., 05.10.2016).
Dava hangi mahkemede açılır?
Aile mahkemesinde (Yargıtay 2. HD, 2025/4646 E., 2025/12098 K., 29.12.2025).
Faiz ne zamandan başlar?
Velâyet sahibinin temerrüde düştüğü tarihten (Yargıtay 2. HD, 2016/6346 E., 2016/9427 K., 09.05.2016).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 288. maddesi, ana ve babayı intifa hakkı sahibi gibi sorumlu tutuyordu.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır; yalnız Tasarı aşamasında Adalet Komisyonu bir ifade değişikliği yapmıştır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 327, 342, 352, 355, 356, 360, 361, 362, 363
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 506
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 288 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 363 gerekçesi s. 132, Komisyon değişiklik listesi s. 315, Tasarı ve Komisyon metni s. 449
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/44, K. 2025/218, 06.11.2025
- Yargıtay 2. HD, 2025/9883 E., 2026/6131 K., 03.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2025/4646 E., 2025/12098 K., 29.12.2025
- Yargıtay 2. HD, 2021/6267 E., 2022/2139 K., 07.03.2022
- Yargıtay 2. HD, 2017/4451 E., 2019/2815 K., 14.03.2019
- Yargıtay 2. HD, 2017/4856 E., 2018/13248 K., 21.11.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/10748 E., 2016/13562 K., 05.10.2016
- Yargıtay 2. HD, 2016/6346 E., 2016/9427 K., 09.05.2016
- Yargıtay 2. HD, 2015/8027 E., 2015/12281 K., 10.06.2015
- Yargıtay 2. HD, 2011/20244 E., 2012/19378 K., 10.07.2012
- Yargıtay 2. HD, 2012/11065 E., 2012/17098 K., 21.06.2012
- Yargıtay 8. HD, 2013/21057 E., 2014/20451 K., 07.11.2014
