13. Bölüm · Üçüncü Kısım: Çocuklar

İştirak Nafakası

Yargıtay İçtihatları Işığında Anlaşmalı Boşanma Davası kitabının 13. bölümü. Kitabın tamamı bu sitede ücretsiz okunur.

Bu sayfada
  1. Anlaşmalı boşanmada çocuğun nafakasından vazgeçilebilir mi?
  2. İştirak nafakası nasıl belirlenir?
  3. Okul masraflarını protokolde ayrıca yazmak doğru mu?
  4. Nafaka artışı protokolde nasıl yazılmalı?
  5. İştirak nafakası sonradan değiştirilebilir mi?
Kısaca

İştirak nafakası çocuğun hakkıdır; kamu düzenine ilişkindir ve hâkim talep olmasa bile kendiliğinden hükmedebilir. Eşler protokolde çocuk için nafaka istemediklerini yazsa da bu kayıt çocuğu bağlamaz: Hukuk Genel Kurulu, babanın peşin para bıraktığı ve nafaka istenmeyeceği yazılan bir protokole rağmen altı yıl sonra çocuk için nafakaya hükmedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Tutar çocuğun ihtiyaçlarına ve ana babanın gücüne göre belirlenir, sonradan değişen koşullarda artırılır veya azaltılır. En sık uyuşmazlık eğitim giderlerindedir: Daire’nin yeni kararlarına göre okul masrafları iştirak nafakasından ayrı bir yükümlülük değildir ve “okul masraflarını baba öder” gibi kalıplar icra kabiliyetinden yoksundur; Hukuk Genel Kurulu ise özgür iradeyle üstlenilen eğitim giderlerinin bağlayıcı olduğunu vurgulamıştır. Doğrusu, bütün giderleri kapsayan, belirli bir aylık TL nafaka yazmak ve artış oranını açıkça göstermektir. Yüksek ve sabit artış oranları indirilebilir: Genel Kurul yüzde 20 yerine resmî endeksi hakkaniyete uygun bulmuştur.

Anlaşmalı boşanmada çocuğun nafakasından vazgeçilebilir mi?#

Hayır. Velayet kendisine bırakılmayan eş, “çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır” (TMK m. 182/3). Bu yükümlülük eşlerin iradesine bırakılmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, Daire tarafından da aktarılan kararına göre:

ana babanın bakım yükümünün doğal sonucu olan iştirak nafakası, çocuğun korunmasına yönelik olup, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenledir ki hâkim talep bulunmasa dahi kendiliğinden iştirak nafakasına hükmetmelidir (Yargıtay 2. HD, 2025/10739 E., 2026/2494 K., 04.03.2026’te aktarılan Hukuk Genel Kurulu kararı).

Bu nedenle eşlerin kendi aralarındaki vazgeçme, çocuğun nafaka hakkını ortadan kaldırmaz. Öğretide de iştirak nafakasının anlaşmada mutlaka yer alması gerektiği, istenmemiş olsa bile sonradan gündeme gelebileceği belirtilir (Doğan, s. 776; dn. 92’de aktarılan Yargıtay 3. HD, 21.01.2015, E. 2014/14833, K. 2015/1207).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2017/2613 E. · 2019/1191 K.14.11.2019

Protokolde “nafaka ödenmeyecek” yazması ve peşin para bırakılması, çocuk için sonradan nafaka istenmesine engel değildir

Eşler 2007’de anlaşmalı olarak boşanmıştı. Protokole göre bankadaki para çocuğun şahsi ve eğitim giderleri için annede kalacak, iştirak ve yoksulluk nafakası ödenmeyecekti. Anne, kararın kesinleşmesinden altı yılı aşkın süre sonra çocuk için nafaka davası açtı. Mahkeme, protokol karşısında istemi reddederek direndi. Genel Kurul oyçokluğuyla direnme kararını bozmuştur:

“…boşanma kararının kesinleştiği tarih olan 12.07.2007 tarihinden dava tarihi 07.10.2013 tarihine kadar 6 yılı aşkın bir sürenin geçmiş olması, … değişen ve gelişen durumlar ile çocuğun ihtiyaçları ve üstün yararı da gözetilip, şahsî ve eğitim giderlerinin doğal olarak artmış olacağı dikkate alınarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları da göz önünde bulundurularak müşterek çocuk yararına 4721 sayılı TMK’nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekir.”

Değerlendirme. Kurulda, bırakılan paranın dava tarihinde tükenmesinin mümkün olmadığı görüşü ileri sürülmüş, çoğunlukça benimsenmemiştir. Peşin ödeme, babanın çocuğa katkısını gösterir ve nafaka miktarında gözetilebilir, ama çocuğun hakkını kapatmaz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Daire de aynı yaklaşımı sürdürmektedir. 2021’de anlaşmalı olarak boşanan eşlerin protokolünde baba nakdî nafaka ödemeyecek, özel okul, servis, kıyafet ve sağlık sigortası giderlerini karşılayacak, eşler de birbirinden nafaka istemeyecekti. Anne 2023’te iştirak nafakası davası açtı. Daire, bu giderlerin iştirak nafakasından ayrı bir yükümlülük olmadığını, kapsamlarının açıklattırılıp tarafların güncel durumunun araştırılmasını ve hepsini kapsayan tek bir iştirak nafakası belirlenmesini istemiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026).

İştirak nafakası nasıl belirlenir?#

Protokolde eşler serbestçe bir tutar kararlaştırabilir; hâkim çocuğun menfaatine uygunluğunu denetler. Ölçü, “çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri”dir ve çocuğun gelirleri de gözetilir (TMK m. 330/1). Nafaka her ay peşin ödenir (TMK m. 330/2). Süre, kural olarak çocuğun ergin olmasına kadardır; eğitimi devam eden ergin çocuk için bakım borcu eğitim sona erinceye kadar sürebilir (TMK m. 328).

Hâkim önerisi kabul edilmeden iştirak nafakasını değiştiremez (bkz. 9. Bölüm) (Yargıtay 2. HD, 2016/25723 E., 2018/12450 K., 05.11.2018). Eşler tutarı kararlaştırmamışsa mahkeme anlaşmalı boşanma koşullarının oluşup oluşmadığını yeniden değerlendirmelidir: Hukuk Genel Kurulu, duruşmada çocuk için nafaka istendiği halde miktarı konusunda açıklama alınmayan dosyayı bu yüzden bozmuştur (Yargıtay HGK, 2017/2643 E., 2019/484 K., 18.04.2019).

Okul masraflarını protokolde ayrıca yazmak doğru mu?#

Hayır, en güvenli yol bu giderleri nafakanın içinde hesaplamaktır. Uygulamada en çok dava bu konudan çıkar. Yargıtay’ın kararları iki yöne bakar:

Üstlenilen eğitim gideri bağlayıcıdır. Hukuk Genel Kurulu, velayeti alan babanın “tüm eğitim giderleri (servis-okul yemek-gerekirse özel ders ücretleri de dâhil olmak üzere)” karşılayacağı yazılan protokolde, babanın bu giderleri serbest iradesiyle üstlendiğini, kesinleşen kararla “sözleşme niteliğinde olan protokol hükümleri taraflar için bağlayıcı hâle” geldiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019, oyçokluğuyla). Velayet sonradan anneye geçse de bu taahhüt geçerliliğini korumaktadır. Daire’nin 2025 tarihli bir kararında da özel okul ücretine ilişkin hükmün kaldırılması istemi reddedilmiş ve karar oyçokluğuyla onanmıştır; karşı oy, böyle bir hükmün ikinci bir yükümlülük getirdiğini ve belirli olmadığı için infazının neredeyse imkânsız olduğunu savunmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/1519 E., 2025/9250 K., 23.10.2025).

Belirsiz gider icra edilemez. Son dönem kararlarda ise ayrı kalem olarak yazılan eğitim giderinin icra edilemezliği öne çıkmaktadır:

  • Protokole çocuğun “tüm okul masrafları ve servis giderlerinin müşterek olarak yarı yarıya” karşılanacağı yazılmıştı. Daire, bu düzenlemenin “borç konusunun belirli olması en azından belirlenebilir olması ilkesine aykırı olup icra kabiliyeti” bulunmadığını belirtmiş, iştirak nafakasının eğitim giderlerini de kapsadığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/3365 E., 2026/6507 K., 11.06.2026).
  • Babanın aylık nafakanın yanında okul ücretinin yarısını ödeyeceği yazılan dosyada, Daire ilamdaki okul ücretinin kapsamının belirsiz ve infazı kabil olmadığını, eğitim masraflarını da kapsayan bir nafaka belirlenmesi gerektiğini söylemiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/2775 E., 2026/4877 K., 29.04.2026).
  • Hukuk Genel Kurulu da hâkimin kendiliğinden, talep dışında “iştirak nafakası dışında eğitim-öğretim, okul gideri adı altında ayrı bir alacağa” hükmetmesinin infazda karışıklığa yol açacağını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2017/1894 E., 2019/918 K., 19.09.2019).

Bu iki yön birlikte okunmalıdır. Kanaatimizce protokoldeki eğitim gideri taahhüdü, borçlu bakımından sözleşmesel bir yükümlülük olarak ayakta kalır, ancak icra dairesinde doğrudan tahsile elverişli olmayabilir; alacaklı, bu giderleri de kapsayan bir nafaka artırım davası açarak sonuç alır. Belirli bir tutara bağlanmayan gider maddesi hem borçluyu hem alacaklıyı yıllarca belirsizlik içinde bırakır.

Nafaka artışı protokolde nasıl yazılmalı?#

Kanun, hâkimin istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabileceğini söyler (TMK m. 182/4, 330/3). Eşler de protokole artış kuralı yazabilir. Bu kural belirli olmalı ve hakkaniyeti aşmamalıdır:

  • Sabit yüksek oranlar indirilebilir. Protokolde iştirak nafakasının her yıl yüzde 20 artırılacağı yazılmıştı. Hukuk Genel Kurulu, bu hükmün “bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın ise fakirleşmesine” yol açacak nitelikte olduğunu belirterek dava tarihinden sonraki dönemler için yıllık artışın ÜFE-TEFE’ye göre belirlenmesini TMK m. 4 gereği hakkaniyete uygun bulmuştur (Yargıtay HGK, 2017/1513 E., 2019/1182 K., 14.11.2019). Genel Kurul nafakanın “nafaka yükümlüsünü cezalandırıcı bir nitelik” taşımaması gerektiğini de eklemiştir.
  • Endeks açıkça gösterilmelidir. Bugün kullanılan resmî endeksin adı (TÜİK’in on iki aylık ortalama ÜFE veya TÜFE değişim oranı gibi) ve artışın uygulanacağı ay yazılmalıdır.
  • Artış maddesi yoksa nafaka donmaz. Eşler veya çocuk adına artırım davası açılabilir (TMK m. 331).

İştirak nafakası sonradan değiştirilebilir mi?#

Evet. “Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır” (TMK m. 331). Protokolle belirlenmiş olması bu hakkı ortadan kaldırmaz; ancak azaltma isteyen tarafın değişikliği ispatlaması gerekir. Protokolün onaylandığı tarih ile dava tarihi arasında önemli bir değişiklik ispatlanamadığı bir dosyada uyarlama talebinin reddi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/4192 E., 2024/6979 K., 08.10.2024). Uyarlama koşulları 21. Bölümde ele alınmıştır. Nafakanın ödenmemesi hâlinde tazyik hapsi ve icra yolları 20. Bölümdedir.

Yargıtay’ın ilkesi

İştirak nafakası çocuğun korunmasına yönelik ve kamu düzenine ilişkindir; protokoldeki vazgeçme veya peşin ödeme, değişen koşullarda çocuk için nafaka istenmesini engellemez. Eğitim giderleri iştirak nafakasının kapsamındadır; belirli olmayan ayrı gider hükümlerinin icra kabiliyeti yoktur. Üstlenilen açık bir taahhüt ise protokol kesinleşince bağlar (Yargıtay HGK, 2017/2613 E., 2019/1191 K., 14.11.2019; Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019; Yargıtay 2. HD, 2026/3365 E., 2026/6507 K., 11.06.2026; Yargıtay 2. HD, 2025/8708 E., 2026/6569 K., 15.06.2026).

Uygulama notu

Protokole şu maddeyi yazın: “… , müşterek çocuk … için aylık … TL iştirak nafakasını boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren her ayın en geç … gününe kadar … IBAN numaralı hesaba öder. Nafaka, çocuğun eğitim, sağlık, giyim, barınma, ulaşım ve sosyal ihtiyaçları dâhil tüm giderlerini kapsar ve her yıl Ocak ayında TÜİK’in açıkladığı bir önceki yılın on iki aylık ortalama ÜFE oranında artırılır.” Özel okul gibi yüksek bir gider varsa bunu aylık nafakanın hesabında gösterin ya da okulun adı, sınıfı ve tutarı belirli bir ek maddeyle sınırlayın. Karar kesinleşinceye kadarki dönem için tedbir nafakasını da yazın.

Bu bölümde anılan öğreti

  • Doğan, Burak, “Türk Hukukunda Anlaşmalı Boşanma (TMK m. 166/III)”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, 2024, s. 755–787
Av. Aydın Aydar
Av. Aydın AydarBoşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Bu kitabı Av. Murat Aydar ve Av. Eren Aydar ile birlikte, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının resmî metinlerine dayanarak hazırladı.

Atıf: Aydın Aydar, Murat Aydar, Eren Aydar, Yargıtay İçtihatları Işığında Anlaşmalı Boşanma Davası, 2026, İştirak Nafakası, https://www.avukataydinaydar.com/anlasmali-bosanma-davasi/tam-metin/istirak-nafakasi/

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş değildir. Mevzuat ve içtihat 7 Kasım 2026 itibarıyla dikkate alınmıştır.

Hemen Ara WhatsApp