Kişisel ilişki, velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla görüşme hakkıdır ve anlaşmalı boşanmanın zorunlu konusudur. Hukuk Genel Kurulu, kişisel ilişki hakkında eşlerin düzenleme yapmadığı ve hâkimin de öneride bulunmadığı bir dosyada verilen anlaşmalı boşanma kararını bozmuştur. Kişisel ilişki takvimi somut olmalı, gün, saat, teslim yeri ve tatiller yazılmalıdır; belirsiz hükümler infazda tereddüt doğurur. Hâkim düzenlemeyi kendi başına değiştiremez, eşlere önerir. 2021’den beri mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar etmek zorundadır. Eşlerin kişisel ilişkiden vazgeçmesi veya genişletilmesi için dava açmama taahhüdü geçersizdir; düzenleme her zaman değişen koşullara göre yeniden yapılabilir.
Kişisel ilişki protokolde yazılmak zorunda mı?#
Evet. Hukuk Genel Kurulu “çocukların durumu” ifadesinden velayet ve iştirak nafakasıyla birlikte “velayet verilmeyen eş ile çocuklar arasında kurulacak kişisel ilişki”yi anlar (Yargıtay HGK, 2017/1941 E., 2019/475 K., 18.04.2019). Bu konuda düzenleme yapılmayan dosyalarda karar bozulur: Kişisel ilişki hakkında taraflarca bir düzenleme getirilmeyen, hâkim tarafından da bir öneride bulunulmayan dosyada Genel Kurul, zorunlu unsurlar hakkında “duraksama yaratmayacak şekilde” beyan alınmadığını belirterek anlaşmalı boşanma kararını bozmuştur (Yargıtay HGK, 2017/2643 E., 2019/484 K., 18.04.2019).
Kanunun dayanağı TMK m. 323’tür: “Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.” Düzenlemede “çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur” (TMK m. 182/3).
Kişisel ilişki maddesi nasıl yazılmalı?#
Kısa ve genel ifadeler (“baba çocuğu dilediği zaman görebilir”) infaz edilemez ve her buluşmayı yeni bir pazarlığa çevirir. Kişisel ilişki hükmü icra dairesinde uygulanabilecek açıklıkta olmalıdır. Bir kişisel ilişki dosyasında bölge adliye mahkemesi, ilk derece kararındaki ilaç teslimi, adres bildirimi, özel günlerde karşılıklı görüşme gibi hükümlerin “infazında güçlük ve tereddüt yaşanacak şekilde” kurulduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/7109 E., 2024/8846 K., 20.11.2024, bölge adliye mahkemesi gerekçesinin aktarımı). Anlaşmalı boşanmadaki protokollerde de aynı ölçü gözetilmelidir.
Örnek bir maddenin içermesi gereken başlıklar şunlardır:
| Başlık | Örnek |
|---|---|
| Hafta sonu | Her ayın 1. ve 3. hafta sonu, Cumartesi 10.00 – Pazar 18.00 (yatılı) |
| Dinî bayramlar | Bayramların ikinci günü 10.00’dan üçüncü günü 18.00’e kadar |
| Sömestr | Yarıyıl tatilinin ilk haftası |
| Yaz tatili | Her yıl 1 Temmuz 10.00 – 31 Temmuz 18.00 |
| Özel günler | Babalar/Anneler Günü, çocuğun doğum günü |
| İletişim | Haftada iki gün belirli saatlerde telefon veya görüntülü görüşme |
| Teslim | Çocuk velayet sahibinin adresinden alınıp aynı adrese teslim edilir |
| Taşınma | Adres değişikliğinde en az 30 gün önce bildirim ve yeni takvim |
Bu kalıp çocuğun yaşına göre uyarlanmalıdır. Çok küçük çocuklar için kısa süreli, yatısız ve kademeli artan bir takvim daha doğru olur; hâkim de bu yönde öneride bulunabilir.
Hâkim kişisel ilişkiyi kendisi belirleyebilir mi?#
Protokole göre karar verilen dosyada eşlerin kabulü olmadan belirleyemez. Mahkemenin kişisel ilişkiyi kendisinin düzenleyip eşlerin kabul beyanını almadan hüküm kurması bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2015/23289 E., 2015/24243 K., 16.12.2015). Eşlerin bu konuyu hâkimin takdirine bırakması hâlinde de Daire, kişisel ilişki konusunda taraflara öneride bulunulmasını, kabul edilmezse davanın çekişmeli olarak sürdürülmesini istemiştir (Yargıtay 2. HD, 09.05.2016, E. 2015/17609, K. 2016/9479 (aktaran Doğan, s. 775, dn. 89)). Protokoldeki kişisel ilişki maddelerinin çıkarılıp diğer hükümlerin onaylandığı bir dosya ise eşler kanun yolundan feragat ettiği için kesinleşmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/4089 E., 2025/7681 K., 23.09.2025); kanaatimizce bu tür kısmi onay, Genel Kurul kararının aradığı açıklığı sağlamaz, kişisel ilişki için ayrıca dava gerektirir.
Kişisel ilişkiye uyulmazsa ne olur?#
Üç yol vardır:
- İcra yoluyla kişisel ilişki. Kararın gereği icra dairesi aracılığıyla yerine getirilebilir. Anayasa Mahkemesinin incelediği bir dosyada babanın icra kanalıyla kişisel ilişkiyi sağladığı anlatılmıştır (AYM (Birinci Bölüm), B. No: 2022/57145, 06.06.2024, § 10). Kişisel ilişki hükmü ne kadar açıksa bu yol o kadar işler.
- Velayetin değiştirilmesi. 7343 sayılı Kanunla 2021’de eklenen hükümlere göre “Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir.” Mahkeme bunu kararında ihtar eder (TMK m. 182/2, 324/3). Bu nedenle anlaşmalı boşanma kararında da bu ihtarın bulunması gerekir; hükümde yer almıyorsa avukat tavzih veya tamamlama yolunu değerlendirmelidir.
- Cezai şart. Eşler kişisel ilişkinin engellenmesi için protokole para cezası koyabilir. Kanaatimizce bu mümkündür, ancak çocuğun iradesi ve üstün yararı karşısında hâkim cezai şartı indirebilir (TBK m. 182/3); çocuk gitmek istemiyorsa velayet sahibinin her zaman kusurlu olduğu söylenemez.
Büyükanne ve büyükbaba torunla kişisel ilişki isteyebilir mi?#
Ancak olağanüstü hâller varsa. “Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir” (TMK m. 325/1). Anlaşmalı boşanma kararında çocukla baba arasında kişisel ilişki kurulmuş bir dosyada babaanne ve dede ayrıca dava açmıştı. Daire, onların “babaya tanınan kişisel ilişki süresi içerisinde torunlarını görme, aile bağlarını koruma ve geliştirme imkânına sahip oldukları”nı, babanın farklı bir şehirde yaşamasının olağanüstü hâl sayılamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini söylemiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/2961 E., 2026/5564 K., 13.05.2026). Bu nedenle büyükanne ve büyükbabanın görüşmeleri, ayrı bir hak gibi değil, baba veya annenin kişisel ilişki süresi içinde düşünülmelidir.
Kişisel ilişki sonradan değiştirilebilir mi?#
Evet. Protokolle kurulan düzen kesin değildir. Yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim gerekli önlemleri alır (TMK m. 183); çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ebeveyn yükümlülüklerini yerine getirmezse kişisel ilişki reddedilebilir ya da kaldırılabilir (TMK m. 324/2). Uygulamada eşler sonraki bir sulh protokolüyle takvimi genişletebilir; bir dosyada kişisel ilişki günleri, eşlerin ortaklaşa hazırladığı sulh protokolü gözetilerek yeniden belirlenmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/2986 E., 2024/5319 K., 04.07.2024). Kişisel ilişkinin genişletilmesi için dava açılmayacağı yönündeki taahhütler ise geçersizdir (Yargıtay 2. HD, 04.02.2014, E. 2013/11644, K. 2014/1866 (aktaran Doğan, s. 776, dn. 91)).
Değişiklik ek kararla yapılamaz. Anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra babanın vasisi kişisel ilişkinin genişletilmesini istemiş, mahkeme ek kararla çocukların cezaevindeki görüşler için babaanneye teslimine hükmetmişti. Daire’ye göre “ek karar ile yapılan ekleme, hükmün tamamlanması niteliğinde olmayıp asıl hükmün genişletilmesi niteliğindedir”; ek karar bozulmuştur (HMK m. 305/A) (Yargıtay 2. HD, 2025/9671 E., 2026/1930 K., 19.02.2026). Yol, yukarıda anlatılan TMK m. 183 istemidir.
Kişisel ilişki anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsurudur. Eşler düzenleme yapmaz ve hâkim de öneride bulunmazsa anlaşmalı boşanma kararı verilemez; hâkim düzenlemeyi eşlere açıklamadan ve kabul beyanlarını almadan hüküm kuramaz (Yargıtay HGK, 2017/2643 E., 2019/484 K., 18.04.2019; Yargıtay 2. HD, 2015/23289 E., 2015/24243 K., 16.12.2015).
Takvimi yazarken çocuğun okul düzenini, ebeveynlerin çalışma saatlerini ve şehirler arası mesafeyi göz önünde tutun. Ayrı şehirde yaşayan ebeveyn için yol masrafının kimde olacağını ve teslim yerini yazın. “Tarafların anlaşması ile” gibi kapı aralayan ifadeler ekleyebilirsiniz, ama asıl takvim anlaşma olmasa da işleyecek açıklıkta olmalıdır. Kararda TMK m. 182/2 ihtarının bulunup bulunmadığını kontrol edin.
Bu bölümde anılan öğreti
- Doğan, Burak, “Türk Hukukunda Anlaşmalı Boşanma (TMK m. 166/III)”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, 2024, s. 755–787
