Protokol sözleşme gibi bağlar, ama her zaman değişmez kalmaz. Nafaka için özel hükümler vardır: Çocuk nafakası durumun değişmesiyle (TMK m. 331), yoksulluk nafakası mali durumun değişmesi veya hakkaniyet gereğiyle (TMK m. 176/4) yeniden belirlenebilir. Diğer edimler için aşırı ifa güçlüğü hükmü (TBK m. 138) uygulanır. Yargıtay protokollerde uyarlamayı istisna sayar: Öngörülmeyen, olağanüstü ve borçludan kaynaklanmayan bir değişiklik ve edimler arasındaki dengenin katlanılamaz biçimde bozulduğu ispatlanmalıdır. Kısa sürede açılan ve değişiklik ispatlanamayan davalar reddedilmiştir. Buna karşılık Hukuk Genel Kurulu, on sekiz yıl sonra açılan davada dövizli yoksulluk nafakasının Türk lirasına uyarlanmasını kabul etmiş, protokoldeki yüzde 20’lik sabit artışı da hakkaniyete aykırı bulmuştur. Boşanmayı sağlamak için üstlenilen okul giderinin sonradan kaldırılmasını isteyen baba ise dürüstlük kuralına takılmıştır. Eşlerin kendi aralarındaki yeni bir belge kesinleşmiş hükmü değiştirmez.
Protokol sonradan değiştirilebilir mi?#
Evet, ama kural sözleşmeye bağlılıktır: “sözleşme yapıldığı andaki gibi uygulanır.” (Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019) Eşler anlaşsa bile nafaka gibi kesinleşmiş bir hüküm haricî bir belgeyle değiştirilemez; bunun için görevli mahkemede dava açılmalıdır (Yargıtay 12. HD, 2023/6110 E., 2024/3128 K., 28.03.2024). Anlaşamazlarsa konuya göre aşağıdaki yollardan biri kullanılır:
| Konu | Dayanak | Ölçü |
|---|---|---|
| İştirak nafakası | TMK m. 182, 331 | Durumun değişmesi |
| Yoksulluk nafakası | TMK m. 176/3-4 | Kaldırma sebepleri; mali durumun değişmesi, hakkaniyet |
| Velayet ve kişisel ilişki | TMK m. 183, 324 | Yeni olgular, çocuğun yararı |
| Para, devir ve diğer edimler | TBK m. 138 | Olağanüstü durum, öngörülemezlik, borçludan kaynaklanmama, aşırı güçlük |
| Protokolün tamamı | HMK m. 374 vd. | Yargılamanın iadesi (23. Bölüm) |
Aşırı ifa güçlüğü nedir ve protokole uygulanır mı?#
Evet, uygulanır; ama koşulları dardır. TBK m. 138’e göre sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkıp ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirirse borçlu uyarlama isteyebilir. Hüküm yabancı para borçlarında da uygulanır (TBK m. 138/2). Hukuk Genel Kurulu bu hükmü protokoldeki nafakaya da uygulamıştır:
Protokolle kararlaştırılan dövizli nafaka, on sekiz yıl sonra esaslı değişiklik nedeniyle Türk lirasına uyarlandı
Eşler anlaşmalı olarak boşanmış, protokolle aylık 1.500 ABD Doları yoksulluk nafakası kararlaştırmıştı. Erkek on sekiz yıl sonra uyarlama davası açtı. Mahkeme nafakanın Türk lirası cinsinden ödenmesine karar verdi. Genel Kurul oyçokluğuyla bu kararı isabetli bulmuştur:
“…aradan geçen uzun süre içerisinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında gerçekleşen esaslı değişiklik, yoksulluk nafakasının niteliği ve amacı, makul insanlardan beklenen öngörü, zamansal olarak bakıldığında davanın on sekiz yıl sonra açılmış olması, esaslı değişikliğin nafaka yükümlüsünden kaynaklanmaması, taraflar arasındaki menfaat dengesinin orantısız hale gelmesi ve özellikle dürüstlük kuralı uyarınca aradan geçen uzun yıllar sonucunda artık ifanın borçludan beklenebilir olmadığı, 6098 sayılı Kanun’un 138 hükmünde belirtilen uyarlama koşullarının gerçekleştiği kabul edilmiştir.”
Değerlendirme. Kurulda, ekonomik durumda değişiklik olmadığı ve kurdaki değişikliğin öngörülebilir olduğu görüşü de ileri sürülmüş, benimsenmemiştir. Karar, uyarlamanın kolay bir yol olmadığını da gösterir: Gerekçe kısa bir kur dalgalanması değil, on sekiz yıllık süre ve yükümlünün döviz cinsinden gelir elde etmemesidir.
Daire kısa süreli uyarlama istemlerini ise kabul etmemiştir:
- Protokolde baba, çocukların yurt içi ve yurt dışı özel okul ücretleri dâhil tüm eğitim masraflarını üstlenmişti. Protokol 10.09.2019’da kesinleşmiş, uyarlama davası 24.06.2020’de açılmıştı. Bölge adliye mahkemesi yükümlülüğü yarıya indirdi. Daire, erkeğin “durumunda önemli bir değişiklik olduğu ve bu nedenle protokol hükümlerinin katlanılamaz hale geldiğini” kanıtlayamadığını, uyarlama koşullarının gerçekleşmediğini belirterek kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2024/4192 E., 2024/6979 K., 08.10.2024).
- Çocuklar için ayrı ayrı aylık 600 euro ödenmesine ilişkin maddenin kaldırılmasını isteyen babanın davasında, “öngörülemez veya katlanılamaz nitelikte olağanüstü bir değişiklik” ispat edilemediği için davanın reddi onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2024/5154 E., 2024/5807 K., 12.09.2024).
Hukuk Genel Kurulu’nun 2010 tarihli kararında da protokoldeki her yıl yüzde 30 artış nedeniyle nafakanın azaltılmasını isteyen babanın, uyarlama için gereken koşulları kanıtlayamadığı belirtilmiştir. Kurul, iştirak nafakasının dayanağının TMK m. 176/4 değil, m. 182 olduğunu da açıklığa kavuşturmuştur (Yargıtay HGK, 2010/3-288 E., 2010/297 K., 02.06.2010).
Boşanmak için üstlenilen gider sonradan kaldırılabilir mi?#
Kural olarak hayır; yükümlülüğü bilerek üstlenen eş, koşullar esaslı biçimde değişmedikçe bundan kaçamaz. Bir dosyada baba, çocukların okul giderlerini karşılayacağı maddenin kaldırılmasını ve nafakanın kaldırılmasını veya indirilmesini istedi. Bölge adliye mahkemesi iki istemi ayırmıştır. Maddenin kaldırılmasını, “boşanmayı sağlayabilmek için müşterek çocukların okul giderleri ile ilgili yükümlülüğü bilerek ve isteyerek protokolle üstlenen davacı babanın sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması yönünde talepte bulunmasının iyiniyet, doğruluk-dürüstlük ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri ile bağdaşmayacağı” gerekçesiyle reddetmiştir. Buna karşılık ÜFE artışıyla 17.182 TL’ye ulaşan çocuk başına nafakayı, öngörülemeyen artış nedeniyle 10.000 TL’ye indirmiştir. Karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/3503 E., 2023/2433 K., 17.05.2023).
Protokoldeki nafaka artış oranı değiştirilebilir mi?#
Evet, oran hakkaniyete açıkça aykırıysa. Hukuk Genel Kurulu 2019 tarihli kararında, protokoldeki her yıl yüzde 20’lik artışın “bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın ise fakirleşmesine” yol açacak nitelikte olduğunu kabul ederek dava tarihinden sonraki dönemler için artış oranının ÜFE-TEFE’ye göre belirlenmesini doğru bulmuştur. Aynı kararda nafaka miktarının indirilmesine ilişkin direnme ise bozulmuş; mali durumda bozulma olmadığı ve çocuğun ihtiyaçları gözetilerek mevcut tutar uygun görülmüştür (Yargıtay HGK, 2017/1513 E., 2019/1182 K., 14.11.2019). Yani artış oranının değişmesi, miktarın da indirileceği anlamına gelmez.
Protokoldeki nafaka nasıl indirilir veya kaldırılır?#
Boşanma tarihindeki durum ile dava tarihindeki durum karşılaştırılarak. TMK m. 176/4 ve 331 yolları protokolle kapanmaz. Hukuk Genel Kurulu’na göre mahkeme, anlaşmalı boşanma kararının verildiği tarihteki ekonomik ve sosyal durumu belirlemeli, dava tarihindeki durumla kıyaslamalı, “başlangıçtaki denge” gözetilerek ve “çoğun içinde az da bulunur” kuralı gereği nafakanın tamamen kaldırılması yerine hakkaniyet ölçüsünde indirim yapılabileceğini de düşünerek karar vermelidir (Yargıtay HGK, 2017/1532 E., 2017/1465 K., 29.11.2017).
Çocuk bakımından protokolün gücü daha sınırlıdır; çünkü iştirak nafakası kamu düzenine ilişkindir ve protokol, çocuğun değişen ihtiyaçları için nafaka istenmesine engel olamaz (13. Bölüm) (Yargıtay HGK, 2017/2613 E., 2019/1191 K., 14.11.2019).
Protokol tamamen kaldırılabilir mi?#
Uyarlama sözleşmeyi bütünüyle ortadan kaldırmaz, yeni koşullara uydurur. Uyarlama mümkün değilse TBK m. 138 dönme hakkı verir; sürekli edimli sözleşmelerde borçlu kural olarak fesih hakkını kullanır. Ancak boşanma kararıyla birleşmiş bir protokol için bu dar bir ihtimaldir. Kararın kendisine karşı başvurulacak yol yargılamanın iadesidir (23. Bölüm). Dava açmadan önce, istenen sonucun nafaka artırımı, azaltımı veya tavzihle sağlanıp sağlanamayacağı düşünülmelidir.
Protokol kural olarak yazıldığı gibi uygulanır. Uyarlama için sözleşme tarihinde öngörülmeyen, olağanüstü, borçludan kaynaklanmayan ve edim dengesini katlanılamaz biçimde bozan bir değişiklik ispat edilmelidir; nafakalarda ise TMK m. 176/4 ve 331 ayrıca uygulanır (Yargıtay HGK, 2023/582 E., 2025/24 K., 12.02.2025; Yargıtay 2. HD, 2024/4192 E., 2024/6979 K., 08.10.2024; Yargıtay HGK, 2017/1532 E., 2017/1465 K., 29.11.2017).
Uyarlama davası açmadan önce iki tabloyu yan yana koyun: Protokol tarihindeki gelir, gider, döviz kuru, çocuk sayısı ve yaşı; dava tarihindeki aynı veriler. Değişiklik yoksa dava kaybedilir ve karşı taraf vekâlet ücreti ödenir. Protokol yazarken uzun vadeli ödemeler için güncel bir endeks, üst sınır ve yeniden görüşme maddesi koymak bu davaları azaltır. Dövizli borçlarda borçlunun gelirinin para birimi gözetilmelidir.
