Protokole yazılan para borçları, cezai şart, kredi üstlenme ve diğer edimler, kararın kesinleşmesiyle istenebilen borçlara dönüşür. Hukuk Genel Kurulu’na göre protokol, hâkimin onayından sonra genel sözleşme hükümlerine tabidir. Süre belirsizse edim dürüstlük kuralı gereği makul sürede yerine getirilmelidir; bunun için ayrıca ihtar gerekmeyebilir. Satış gibi bir koşula bağlanan ödemede, borçlu koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde engellerse koşul gerçekleşmiş sayılır (TBK m. 175). Cezai şart geçerlidir, ama karşı tarafın edimini rehin tutmaya izin vermez ve aşırı ise indirilir. Gizlilik maddesi, boşandığını söylemeyi yasaklamaz. Banka ve üçüncü kişiler protokolle bağlı değildir: Borcun iç üstlenilmesi yalnız eşler arasında sonuç doğurur. Protokolden önce verilen bir senet ise protokolde açıkça kaldırılmadıkça ayakta kalabilir.
Protokole yazılan para borcu nasıl istenir?#
Kesinleşen karar ve protokole dayanılarak icra takibi veya eda davasıyla istenir (yol seçimi için 20. Bölüm). Bir dosyada protokole göre erkek adına kayıtlı dairenin yarı payı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde kadına devredilecek; erkek 31.12.2018’e kadar 500.000 TL tasfiye alacağı öderse kadın bu payı ona iade edecekti. Protokole uyulmaması için 100.000 TL cezai şart yazılmıştı. Erkek ödeme yapmayınca kadının açtığı dava kabul edilmiş; mahkeme, onaylanan protokolün “boşanma kararının eki” olarak hukuki sonuç doğurduğunu, beyanların “mahkeme için ikrar niteliğinde olup, her iki tarafı bağladığını” belirtmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/9267 E., 2024/4045 K., 30.05.2024).
Hukuk Genel Kurulu da anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesiyle “sözleşme niteliğinde olan protokol hükümleri taraflar için bağlayıcı hâle” geldiğini vurgular (Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019). Kurul’un 2026 tarihli kararına göre de “protokol, hâkimin onayından sonra genel sözleşme hükümlerine tâbi” olur (Yargıtay HGK, 2025/718 E., 2026/429 K., 01.07.2026). Bu nedenle protokolün yorumunda TBK m. 19 uyarınca tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınır (Yargıtay 2. HD, 2023/7856 E., 2024/3157 K., 06.05.2024). Bir bölge adliye mahkemesi kararında protokol hükümlerinin özel hukuk sözleşmeleri gibi yorumlanamayacağı söylenmişse de (Yargıtay 2. HD, 2022/11197 E., 2024/3926 K., 28.05.2024), bu görüş Kurul’un yaklaşımıyla bağdaşmaz.
Tarih yazılmamışsa borç ne zaman ödenir?#
Dürüstlük kuralı süreyi tamamlar ve edim makul sürede yerine getirilmelidir. Daire’nin 2026 tarihli kararı bu konuda ölçüdür:
Esnek bir tarih edimi süresiz ertelemez; makul süre geçtiyse ayrıca ihtar gerekmez
Eşler 2020’de anlaşmalı olarak boşanmıştı. Protokole göre erkek adına kayıtlı konut satılacak, bankaya olan borç düşüldükten sonra kalan para ikiye bölünecekti. Evin dört ay içinde satılacağı, ama ileri bir tarihte satılırsa da sorun olmayacağı yazılmıştı. Ev satılmadı. Kadının tavzih talebi reddedildi; kadın, boşanmanın kesinleşmesinden iki yıl üç ay sonra protokolün yerine getirilmesi için dava açtı. Aile mahkemesi davayı kabul etti; bölge adliye mahkemesi, ödeme günü açıkça belirlenmediği ve erkek temerrüde düşürülmediği için reddetti. Daire kararı bozmuştur; iki yıl üç ay geçmesine rağmen edimin yerine getirilmemesinin geçerli bir sebebi de gösterilmemiştir:
“…davalı erkek tarafından kesinleşmiş boşanma ilamının eki niteliğindeki protokolde kendisine yüklenen edimi, TMK 2. maddesi uyarınca iyi niyet kuralları çerçevesinde, makul bir süre içerisinde yerine getirilmesi gerektiği, bunun için ayrıca ihtara gerek olmadığı…”
Değerlendirme. Protokole “ileri bir tarihte de satılırsa sorun olmayacağı” yazılması edimi süresiz ertelemeye izin vermez. Yine de açık bir son tarih ve satılmazsa uygulanacak çözüm yazılmalıdır.
Ödeme bir koşula bağlanmışsa borçlu kaçabilir mi?#
Hayır, borçlu koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde engelleyerek borçtan kurtulamaz. “Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır” (TBK m. 175). Hukuk Genel Kurulu 2026’da, evlilik içinde edinilen taşınmazın satılması hâlinde 12.300 ABD Doları ödeneceği yazılan ve erkeğin yıllarca satışa yanaşmadığı bir dosyada, bendin mal rejiminin tasfiyesine yönelik bir anlaşma olduğunu, satış için makul sürenin geçtiğini ve koşulun gerçekleşmiş sayılacağını kabul etmiştir. Kararda dürüstlük kuralı vurgulanır: “Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Kurulda, erkeğin taşınmazı satmamakla edimini yerine getirdiği görüşü ileri sürülmüş, çoğunlukça benimsenmemiştir (Yargıtay HGK, 2025/718 E., 2026/429 K., 01.07.2026).
Aynı sorun yalnız taşınmazda değil, araçta da çıkar:
“Satış durumunda” yazılması, satmayan eşi borçtan kurtarmaz
Eşler 2018’de boşanmıştı. Protokolde bir ticari aracın “satış durumunda” bedelinin eşit paylaşılacağı yazılı, ama tarih yoktu. Araç satılmadı; kadın 2021’de alacak davası açtı. İlk derece mahkemesi, aracın dava dışı şirket adına kayıtlı olmasının borcu ortadan kaldırmayacağını belirterek 642.500 TL’ye hükmetti. Bölge adliye mahkemesi, açık bir vade bulunmadığını söyleyerek davayı reddetti. Daire bu kararı bozmuştur:
“Protokolde aracın satışına dair bir vade belirtilmemesi protokol hükümlerini geçersiz kılmaz.”
Değerlendirme. Daire’ye göre aksi hâlde “davacının hiçbir zaman talepte bulunmayacağı sonucu oluşacaktır”. Boşanmadan dava tarihine kadar makul süre geçmiştir ve satışa yanaşmamak hakkın kötüye kullanılmasıdır. Yine de bu kalıp dava açmayı zorunlu kılar; son satış tarihi ve satılmazsa ödenecek değer protokole yazılmalıdır.
Satış hiç gerçekleşmemişse sonuç dosyaya göre değişebilir. Ortak çocuğun protokole dayanarak babasına karşı açtığı bir davada Daire, henüz satılmayan parseller için “dava şartı olan satış işleminin dava tarihi itibariyle gerçekleşmediği” gerekçesiyle verilen reddi yerinde bulmuş, satılan mesken için ise babanın payına düşen tutarın satış tarihindeki rayiç bedel üzerinden ödenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2025/7003 E., 2026/1106 K., 04.02.2026). Bu nedenle satış koşuluna bağlanan her borçta son tarih yazılmalıdır.
Vade ile koşul ayrımı da önemlidir. Maddi tazminat olarak, kadının 2016 yılı içinde talep etmesi hâlinde 3.000.000 ABD Doları değerinde bir taşınmazın erkek tarafından satın alınıp kadın adına tescil edileceği yazılan protokolde, aile mahkemesi talebin 2016’da yapılmadığını söyleyerek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi “buradaki süre vade niteliğindedir, şart olarak nitelendirilmesi mümkün değildir” diyerek 3.000.000 doların karşılığına hükmetmiştir. Daire, kadının alacak isteminde hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiş; ancak ihtarda gösterilen iki taşınmazdan, ihtar tarihi itibarıyla en düşük bedelli olanın değerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek kararı oyçokluğuyla bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2025/8207 E., 2026/5354 K., 11.05.2026). Alacaklı ihtarında somut bir mal gösterirse alacak o malın değeriyle sınırlanabilir; bu nedenle ihtar da hesaplı yazılmalıdır.
Cezai şart protokolde geçerli mi?#
Evet, geçerlidir; TBK m. 179–182 uygulanır. Taraflar miktarı serbestçe belirler (TBK m. 182/1). Yargıtay’ın kararlarından çıkan kurallar şunlardır:
- Alacaklı, cezayı gerekçe göstererek kendi ediminden kaçamaz. Protokole göre kadın adına kayıtlı konut erkeğe veya erkeğin göstereceği kişiye devredilecek, kredi taksitlerini erkek ödeyecek, taksit temerrüdü için 30.000 TL cezai şart ödenecekti. Erkek bir taksiti geciktirdi; kadın, tapuda devir sırasında önce cezanın ödenmesini istedi ve işlem yapılamadı. Mahkeme, cezai şartın “otomatik olarak ödenmesi gerekli bir husus olmadığı”nı, kadının cezayı dava yoluyla istemesi gerektiğini, devirden kaçınmasının haksız olduğunu belirtmiştir. Konut erkek adına tescil edilmiş, kadına da 30.000 TL cezai şart ödenmesine karar verilmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/693 E., 2024/294 K., 17.01.2024).
- Alacaklı kural olarak ya edimi ya cezayı ister. Aynı dosyada erkek hem devri hem cezai şartı istemiş; “hem edimin hem de cezai şartı talep edemeyeceği” gerekçesiyle ceza talebi reddedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2023/693 E., 2024/294 K., 17.01.2024; TBK m. 179/1). Ceza, borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi için konmuşsa asıl borçla birlikte istenebilir (TBK m. 179/2).
- Ceza, devir hakkını kaldırmaz. Devrin gerçekleşmemesi hâlinde tazminat ödeneceği yazılan maddede, bu hüküm cezai şart sayılmış ve kadının devri istemesi kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2022/10111 E., 2023/3343 K., 20.06.2023).
- Hâkim aşırı cezayı indirir. “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir” (TBK m. 182/3).
Gizlilik maddesi ne kadar geniştir?#
Eşler boşanma ve özel hayat hakkında açıklama yapmamayı kararlaştırabilir, ama bu madde kişinin kendi medeni hâlini söylemesini yasaklamaz. Bir protokolde tarafların boşanmaya ve özel hayatlarına ilişkin hiçbir basın ve sosyal medya zemininde beyanda bulunmayacağı, birbirleri hakkında olumsuz kanaat yaratacak söylemden kaçınacağı, ihlalin 100.000 ABD Doları cezai şart doğuracağı yazılıydı. Erkek, eski eşinin röportajları nedeniyle dava açtı. Mahkeme, kadının boşandıklarını söylemesinin ve kendisine yöneltilen aldatma iddiasını reddetmesinin kendi medeni durumuna ve kişilik haklarına ilişkin olduğunu belirtmiştir. Maddenin aksi yorumu “her iki tarafın da medeni hallerine ilişkin bile kimseye bir açıklama yapamayacak şekilde kısıtlanmasını” gerektirirdi. Dava reddedilmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/5940 E., 2023/5566 K., 23.11.2023). Bu dava önce asliye hukukta açılmış, görevsizlikle aile mahkemesine gönderilmiştir.
Kredi ve banka borcu protokolle üstlenilebilir mi?#
Evet, ama banka bundan etkilenmez. Protokolde bir eşin diğerinin kredi taksitlerini ödemesi kararlaştırılabilir; bu, eşler arasında borcun iç üstlenilmesidir (Doğan, s. 779). Borcu üstlenen eş ödemezse diğer eş bankaya ödeyip protokole göre rücu eder. Rücunun sınırı da vardır: Asıl borçlu eşin kendi rızasıyla kredi vadesinden önce toplu ödeme yaptığı bir dosyada Daire, takipten önce temerrüt bulunmadığı için ödeme tarihinden takip tarihine kadar faiz istenemeyeceğini belirtmiştir: “Borcu üstlenen davalı ancak asıl borçlunun vaktinden önce yaptığı ödeme tutarından sorumludur.” (Yargıtay 2. HD, 2014/1890 E., 2014/3858 K., 25.02.2014) Kefiller ve ipotek de protokolle değişmez; bu konuda yol yazılmalıdır.
Çocuk yararına para veya ev taahhüdü kim tarafından istenir?#
Protokolün tarafı olan anne veya baba isteyebilir (TBK m. 129/1). Erkeğin iki ay içinde çocuklar adına 400.000 TL’yi geçmeyen bir ev alacağı protokolde, ev alınmayınca annenin bedel için takip yapması kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi, önce TBK m. 113’e göre edimin başkasına yaptırılması için izin davası açılması gerektiğini söyleyerek davayı reddetmişti. Bölge adliye mahkemesi bu yaklaşımı kabul etmemiş; TBK m. 113’ün alacaklıya seçim hakkı tanıdığını, onu bu maddeye göre hareket etmeye zorlamanın mümkün olmadığını belirterek davayı kabul etmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/11197 E., 2024/3926 K., 28.05.2024). Hukuk Genel Kurulu da velayeti alan babanın çocukların bütün eğitim giderlerini üstlendiği taahhüdün, velayet sonradan anneye geçse bile bağlayıcı olduğunu kabul etmiştir (13. Bölüm) (Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019, oyçokluğuyla).
Protokole yazılmayan vaat bağlar mı?#
Protokolün parçası olmaz; geçerliliği ve ispatı genel hükümlere göre değerlendirilir. Üç örnek bu sınırı gösterir:
- Hâkimin onaylamadığı ek protokol, genel hükümlere tabi bir sözleşmedir (Yargıtay 2. HD, 2017/3517 E., 2018/13958 K., 04.12.2018).
- Protokolden önce verilen senet, protokolde açıkça kaldırılmadıkça ayakta kalabilir. Bir eş, oturdukları daire karşılığı verildiği yazılı 300.000 TL’lik senede dayanarak dava açmıştır. Karşı taraf protokoldeki ziynet ve katılma alacağı feragatiyle senedin geçersiz hâle geldiğini savunmuş; mahkeme protokolde “davaya konu senede açık atıf olmadığı” gerekçesiyle davayı kabul etmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/5388 E., 2024/2918 K., 29.04.2024).
- Tutulmayan sözlü vaat, yapılan usul işlemini ortadan kaldırmaz. Eşinin üç fındık bahçesini devredeceği sözünü tutmadığını ileri sürerek istinaftan feragatinin geçersizliğini savunan erkeğin başvurusu, feragatten dönülemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2024/1195 E., 2024/8595 K., 12.11.2024).
Sonuç açıktır: Anlaşmanın karşılığı olan her edim protokole yazılmalı ve hâkimin onayından geçirilmelidir.
Hâkim onayıyla kararın eki olan protokol hükümleri bağlayıcıdır ve genel sözleşme hükümlerine tabidir. Protokolde belirsiz bırakılan süre dürüstlük kuralına göre makul süreyle tamamlanır; koşulun gerçekleşmesini engelleyen borçlu bundan yararlanamaz. Cezai şart geçerlidir, ama karşı edimi durdurma hakkı vermez (Yargıtay HGK, 2017/1895 E., 2019/630 K., 30.05.2019; Yargıtay HGK, 2025/718 E., 2026/429 K., 01.07.2026; Yargıtay 2. HD, 2025/5783 E., 2026/4535 K., 22.04.2026; Yargıtay 2. HD, 2023/693 E., 2024/294 K., 17.01.2024).
Her para ve edim maddesini şu kalıpla kontrol edin: Borçlu kim, alacaklı kim, tutar veya edim ne, vade ne, ödeme yeri ne, yerine getirilmezse ne olacak? Satışa bağlı ödemelerde son tarih ve satılmazsa ödenecek bedel yazılmalıdır. Karşılıklı edimlerde sıra açıkça gösterilmeli, birbirine bağlı olanlar belirtilmelidir. Cezai şart, ifa edilmeyen edimin önemiyle orantılı olmalıdır. Kredi, kefalet ve ipotek bilgilerini bankadan alarak yazın; kredinin yapılandırılması veya erken kapatılması hâlinde ne olacağını da düşünün. Protokol öncesi verilmiş senetler varsa protokolde akıbetlerini açıkça yazın.
Bu bölümde anılan öğreti
- Doğan, Burak, “Türk Hukukunda Anlaşmalı Boşanma (TMK m. 166/III)”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, 2024, s. 755–787
