TMK 449, vasinin vesayet altındaki kişi adına yapamayacağı işlemleri sayar. Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır. Kanun bu işlemleri, vesayet makamının veya denetim makamının iznine bağlı işlemlerden ayrı olarak "Yasak işlemler" başlığı altında düzenler (TMK m. 462, 463). Eski Kanun vasinin vesayet altındaki kişinin malını hiç bağışlayamayacağını öngörüyordu; yeni düzenleme yasağı önemli bağışlarla sınırlamıştır. Yargıtay, kısıtlı tarafından yeni bir vakıf kurulması söz konusu olmayan bir takas işleminde vakıf kurma yasağının uygulanamayacağını, bu işlem için vesayet makamının izninin aranacağını belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2014/2592 E., 2014/9161 K., 26.05.2014). Madde eski Kanun'un 392. maddesini karşılar.
- Kefalet
- Kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme (TBK m. 581).
- Vakıf
- Gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan, tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu (TMK m. 101).
- Önemli bağış
- Kanun "önemli" kavramını tanımlamaz; gerekçeye göre yasak, önemli olma koşulunu taşıyan bağışlara ilişkindir.
- Yasak işlem
- Kanun'un vasinin vesayet altındaki kişi adına yapmasını yasakladığı işlem.
TMK 449 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kefalet | Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak yasaktır | TMK m. 449 |
| Vakıf | Vesayet altındaki kişi adına vakıf kurmak yasaktır | TMK m. 449 |
| Bağış | Vesayet altındaki kişi adına önemli bağışlarda bulunmak yasaktır | TMK m. 449 |
| İzne bağlı işlemler | Yasak işlemlerden ayrı olarak vesayet ve denetim makamının iznine bağlıdır | TMK m. 462, 463 |
| Bağışlama ehliyeti | Fiil ehliyetine sahip olan herkes bağışlama yapabilir | TBK m. 286 |
| Eski Kanun | 743 sayılı Kanun m. 392 | Gerekçe, s. 148 |
TBMM gerekçesine göre madde eski Kanun'un 392. maddesini karşılar. Gerekçe, eski maddede vasinin bağış yapamayacağı öngörülmüşken yeni düzenlemede yasak olarak yapılan bağışın önemli olması koşulunun getirildiğini açıklar (S. Sayısı 723, s. 148). Tasarının 449. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 469).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, üç işlemin izne bağlı değil yasak olarak düzenlenmesidir. İkinci nokta, bağış yasağının önemli bağışlarla sınırlı olmasıdır; eski Kanun ise bağışı hiç ayırt etmeden yasaklıyordu (743 s. K. m. 392). Üçüncü nokta, yasakların kapsamının maddenin sözüyle belirlenmesidir: kısıtlının yeni bir vakıf kurması söz konusu olmayan bir takas işlemi vakıf kurma yasağına girmez (Yargıtay 18. HD, 2014/2592 E., 2014/9161 K., 26.05.2014).
Üç yasak işlem
- Kefil olmak: Vesayet altındaki kişi adına kefalet sözleşmesi yapılamaz.
- Vakıf kurmak: Vesayet altındaki kişi adına vakıf kurulamaz.
- Önemli bağış: Vesayet altındaki kişi adına önemli bağışlarda bulunulamaz.
Maddeye göre vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır. Madde, Kanun'da vasinin temsil yetkisini düzenleyen 448. maddenin hemen ardından ve "Yasak işlemler" kenar başlığıyla yer alır; vasi vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil etse de bu üç işlemi onun adına yapamaz (TMK m. 448).
Kanun, vasinin yapabileceği ancak vesayet makamının iznine bağlı tuttuğu işlemleri ayrıca saymıştır: taşınmazların alımı, satımı ve rehnedilmesi, ödünç verme ve alma, kambiyo taahhüdü altına girme, dava açma ve sulh olma gibi işlemler vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462). Ömür boyu aylık veya gelir bağlama, ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ve mirasın reddi gibi işlemler için vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gerekir (TMK m. 463). Kanunen gerektiği hâlde izin alınmadan yapılan işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir (TMK m. 465). 449. madde ise bu işlemlerden farklı olarak bir izin usulü öngörmez.
Eski Kanun, vasinin vesayeti altındaki kimsenin malını hibe veya vakfedemeyeceğini ve onun hesabına kefalet de yapamayacağını öngörüyordu (743 s. K. m. 392).
Bağış yasağı ve önemli bağış koşulu
- Yeni düzenleme: Yasak yalnız önemli bağışlara ilişkindir.
- Eski düzenleme: Vasi vesayet altındaki kişinin malını bağışlayamazdı.
- Bağışlama ehliyeti: Fiil ehliyetine sahip olan herkes bağışlama yapabilir.
Gerekçe, eski maddede vasinin bağış yapamayacağı öngörülmüşken yeni düzenlemede yasak olarak yapılan bağışın önemli olması koşulunun getirildiğini belirtir (S. Sayısı 723, s. 148). Kanun "önemli" kavramını tanımlamaz. Borçlar Kanunu'na göre fiil ehliyetine sahip olan herkes, eşler arasındaki mal rejiminden veya miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere bağışlama yapabilir; bağışlamayı izleyen bir yıl içinde başlatılmış bir yargılama sonucunda bağışlayanın savurganlığı yüzünden kısıtlanmasına karar verilirse, o bağışlama mahkemece iptal edilebilir (TBK m. 286). Kısıtlının kendisine yapılan bağışlar bakımından ise fiil ehliyeti bulunmayan kişi ayırt etme gücüne sahipse bağışlamayı kabul edebilir; yasal temsilci kabulü yasaklar veya bağışlanan şeyin geri verilmesini emrederse bağışlama ortadan kalkar (TBK m. 287).
Hukuk Genel Kurulu, eski Kanun döneminde yapılan bir bağış işleminde, vasinin vesayet altındaki kişinin malını bağışlayamayacağına ilişkin hükmün velayete de kıyasen uygulandığını ve eylem yeteneği bulunmayanların yasal temsilcileri eliyle de bağışlama yapamayacağını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2005/1-298 E., 2005/308 K., 04.05.2005). Kurul, küçük adına yapılan bağışın geçerli olmadığını kabul etmekle birlikte, ergin olduktan sonra uzun süre işleme karşı çıkmayan paydaşın iptal istemini objektif iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz bulmuştur.
Vakıf kurma yasağının kapsamı
- Yasak: Vesayet altındaki kişi adına yeni bir vakıf kurulması.
- Kapsam dışı: Mevcut bir vakfın taşınmazının kısıtlının taşınmazıyla takası gibi işlemler.
- Bu işlemlerde: Vesayet makamının izni aranır.
Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır (TMK m. 101). Yargıtay, bir vakfın kuruluşunda kendisine özgülenen taşınmazların, kısıtlıya miras yoluyla geçen taşınmazlarla takasına ilişkin davada, kısıtlı tarafından yeni bir vakıf kurulması söz konusu olmadığından 449. maddenin uygulanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 2014/2592 E., 2014/9161 K., 26.05.2014). Daire'ye göre bu durumda vasinin vesayet makamından izin alması için süre verilmesi, izin verilirse davanın kabul edilmesi gerekir.
Kefil olma yasağı
- Yasak: Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak.
- Ayrım: Ödünç alma ve kambiyo taahhüdü altına girme ise vesayet makamının iznine bağlıdır.
Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 581). Vasi, vesayet altındaki kişi adına bu sorumluluğu üstlenemez. Buna karşılık ödünç verme ve alma ile kambiyo taahhüdü altına girme yasak değil, vesayet makamının iznine bağlı işlemlerdir (TMK m. 462). Bu sayfa hazırlanırken kefil olma yasağını doğrudan uygulayan bir karara rastlanmamıştır.
Velayetle ilişkisi
- Kural: Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velayetteki temsilde de uygulanır.
Kanun'a göre vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velayetteki temsilde de uygulanır (TMK m. 342). Eski Kanun döneminde Hukuk Genel Kurulu, vasiye ilişkin bağış yasağını velayete de kıyasen uygulamıştır (Yargıtay HGK, 2005/1-298 E., 2005/308 K., 04.05.2005).
Vasi olarak kısıtlı adına bir kredi veya borç için kefil olmanız istenirse, bu işlemi yapamazsınız (TMK m. 449). Kısıtlının malvarlığından önemli bir bağış yapılması veya onun adına vakıf kurulması isteniyorsa, bu da yasaktır. Yasak kapsamına girmeyen ancak izne bağlı bir işlem söz konusuysa, örneğin kısıtlıya ait bir taşınmazın takası veya satışı gibi, vesayet makamından izin isteyin (TMK m. 462).
Yargıtay kararları
Bu sayfa hazırlanırken 449. maddedeki yasakları doğrudan uygulayan az sayıda karara rastlanmıştır. Aşağıdaki kararlar, vakıf kurma yasağının kapsamını ve eski Kanun döneminde yasal temsilci eliyle yapılan bağışın sonuçlarını gösteren kararlardan seçilmiştir. İlgililerin kimlik ve sağlık bilgilerine yer verilmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Vakıf kurma yasağı, kısıtlıya miras yoluyla geçen taşınmazın mevcut bir vakfın taşınmazıyla takasına uygulanmaz; bu işlem için vesayet makamının izni gerekir
Bir vakıf, kuruluşunda kendisine özgülenen ve bakım ve onarımı güçleşen taşınmazlarının, vakıf kurucusuna ait başka taşınmazlarla takas edilmesine izin verilmesini istedi. Vakıf kurucusunun ölümüyle bu taşınmazlar tek mirasçısına geçmişti; mirasçı kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmıştı. Vakfın yetkili organları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü takası uygun bulmuştu. Mahkeme istemi 449. maddeye aykırı bularak reddetti; karar vakıf vekilince temyiz edildi.
“kısıtlı tarafından yeni bir vakıf kurulması söz konusu olmadığından somut olayda uygulama imkanı olmayan Türk Medeni Yasasının 449. maddesine dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 449. maddedeki vakıf kurma yasağının kapsamını gösterir. Daire, kısıtlı tarafından yeni bir vakıf kurulması söz konusu olmadığından maddenin olayda uygulanamayacağını belirtmiştir. Takasa konu taşınmazlar kısıtlıya miras yoluyla geçtiğinden, kısıtlının veya vasinin davayı kabule ilişkin beyanları hukuki sonuç doğurmaz; mahkemenin vasiye vesayet makamından izin alması için süre vermesi, izin verilirse davayı kabul etmesi, aksi hâlde bu nedenle reddetmesi gerekir (TMK m. 462). Hüküm bu gerekçeyle bozulmuştur.
Eski Kanun döneminde yasal temsilci eliyle küçük adına yapılan bağış geçersizdir; ancak ergin olduktan sonra uzun süre işleme karşı çıkmayan kişinin iptal istemi dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz
Bir taşınmazın paydaşları, 1994 yılında jandarma hizmet binası yapılması için taşınmazı Hazineye bağışladı. O tarihte küçük olan paydaşlardan birinin payı, velayet sahibi ebeveyninin bir kişiye verdiği vekâletle bağışlanmıştı. Bu paydaş, ergin olduktan yaklaşık altı yıl sonra diğer paydaşlarla birlikte bağışın geçersizliğine dayanarak tapu kaydının iptalini ve tescilini istedi. Yerel mahkeme davayı kabul etti; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararı bozdu, mahkeme önceki kararında direndi.
“Üstelik, Medeni Kanunun 392 nci maddesi, aynı Kanunun 269 ncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, kıyasen velayete de uygulandığından, kanun hükmünün kesin açıklığı nedeniyle, eylem yeteneği bulunmayanların, diğer bir ifadeyle tam ve sınırlı ehliyetsizlerin, yasal temsilcileri eliyle de bağışlama yapmaları olanaksızdır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 449. maddenin eski Kanun'daki karşılığına (743 s. K. m. 392) dayanır. Kurul, vasinin vesayet altındaki kişinin malını bağışlayamayacağına ilişkin eski hükmün velayete de kıyasen uygulandığını, bu nedenle eylem yeteneği bulunmayanların yasal temsilcileri eliyle de bağışlama yapamayacağını ve küçük adına yapılan bağışın geçerli olmadığını kabul etmiştir. Ancak paydaş ergin olduktan sonra uzun süre işleme karşı çıkmadığından ve taşınmaz üzerine hizmet binası inşa edildiğinden, bu pay yönünden kaydın iptalinin istenmesini objektif iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz bulmuş ve direnme kararını bozmuştur (TMK m. 2). Bu pay yönünden bozma gerekçesi oyçokluğuyla, diğer davacılar yönünden oybirliğiyle kabul edilmiştir. Bugünkü 449. madde bağış yasağını önemli bağışlarla sınırlamıştır.
Madde gerekçesi
Madde 449- Madde, yürürlükteki 392 nci maddeyi karşılamaktadır. Yürürlükteki maddede vasinin bağış yapamayacağı öngörülmüşken yeni düzenlemede yasak olarak yapılan bağışın önemli olması koşulu getirilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 148Tasarının 449. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 469).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 392. maddeydi; madde "Temsil" başlığı altında "Memnu tasarruflar" kenar başlığını taşıyordu.
Vasi, vesayeti altındaki kimsenin malını hibe veya vakfedemiyeceği gibi onun hesabına kefalet de yapamaz.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 392 | 4721 sayılı Kanun m. 449 | |
|---|---|---|
| Kenar başlık | Memnu tasarruflar | Yasak işlemler |
| Bağış | Vasi vesayet altındaki kişinin malını hibe edemez | Önemli bağışlarda bulunmak yasaktır |
| Vakıf | Vasi vesayet altındaki kişinin malını vakfedemez | Vakıf kurmak yasaktır |
| Kefalet | Onun hesabına kefalet yapamaz | Onun adına kefil olmak yasaktır |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 449. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 448: Vasinin temsil yetkisi.
- TMK m. 450: Vesayet altındaki kişinin görüşünün alınması.
- TMK m. 462: Vesayet makamının izni.
- TMK m. 463: Denetim makamının izni.
- TMK m. 465: İznin bulunmaması.
- TMK m. 342: Velayette çocuğun temsil edilmesi.
- TMK m. 406: Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim.
Vesayet altındaki bir yakınınızın malvarlığıyla ilgili işlemler, vasinin yetkileri, velayet ve vesayet ya da aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 449 ne diyor?
Vesayet altındaki kişi adına kefil olmanın, vakıf kurmanın ve önemli bağışlarda bulunmanın yasak olduğunu düzenler.
Vasi kısıtlı adına kefil olabilir mi?
Hayır; vesayet altındaki kişi adına kefil olmak yasaktır.
Vasi kısıtlı adına bağış yapabilir mi?
Önemli bağışlarda bulunamaz. Eski Kanun her türlü bağışı yasaklıyordu; yeni düzenleme yasağı önemli bağışlarla sınırlamıştır (S. Sayısı 723, s. 148).
"Önemli bağış" nedir?
Kanun bu kavramı tanımlamaz; gerekçe yalnızca yasak olarak yapılan bağışın önemli olması koşulunun getirildiğini belirtir.
Bu yasaklar vesayet makamının izniyle aşılabilir mi?
Kanun bu işlemleri izne bağlı işlemler arasında değil, "Yasak işlemler" başlığı altında düzenler; madde bir izin usulü öngörmez (TMK m. 449, 462, 463).
Kısıtlıya ait bir taşınmazın bir vakıfla takası vakıf kurma yasağına girer mi?
Kısıtlı tarafından yeni bir vakıf kurulması söz konusu değilse girmez; bu işlem için vesayet makamının izni gerekir (Yargıtay 18. HD, 2014/2592 E., 2014/9161 K., 26.05.2014).
Vasi kısıtlı adına borç alabilir mi?
Ödünç alma yasak değil, vesayet makamının iznine bağlı bir işlemdir (TMK m. 462).
Kısıtlıya yapılan bağış geçerli midir?
Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı bağışlamayı kabul edebilir; yasal temsilci kabulü yasaklar veya bağışlanan şeyin geri verilmesini emrederse bağışlama ortadan kalkar (TBK m. 287).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 392. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2, 101, 342, 406, 448, 449, 462, 463, 465
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 286, 287, 581
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 392 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 449 gerekçesi s. 148, Tasarı ve Komisyon metni s. 469
- Yargıtay HGK, 2005/1-298 E., 2005/308 K., 04.05.2005
- Yargıtay 18. HD, 2014/2592 E., 2014/9161 K., 26.05.2014
