TMK 403, vasinin ve kayyımın görevini tanımlar. Birinci fıkraya göre vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. İkinci fıkraya göre kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır. Üçüncü fıkraya göre kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır. Vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açabilmesi için vesayet makamının izni gerekir (TMK m. 462); avukata verilen vekâletnamede de boşanma gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar için özel yetki bulunmalıdır (HMK m. 74). Gerekçeye göre vasinin yetkisi genişletilmiş ve vasiye vesayet altındaki kişinin kişilik haklarına ilişkin davaları açma yetkisi de tanınmıştır.
- Vasi
- Vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının menfaatlerini koruyan ve onu hukuki işlemlerde temsil eden kişi.
- Kayyım
- Belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanan kişi.
- Temsil
- Vasinin vesayet altındaki kişi adına hukuki işlem yapması.
- Kişiye sıkı sıkıya bağlı hak
- Boşanma davası açma hakkı gibi, kişiliğe sıkı biçimde bağlı olan hak.
- Özel yetki
- Vekâletnamede belirli bir işlem için açıkça verilen yetki.
TMK 403 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Vasinin koruma görevi | Kişilik ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatler | TMK m. 403/1 |
| Vasinin temsil görevi | Hukuki işlemlerde temsil | TMK m. 403/1 |
| Kayyım | Belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır | TMK m. 403/2 |
| Atıf | Vasi hükümleri aksi belirtilmedikçe kayyıma da uygulanır | TMK m. 403/3 |
| Dava açma | Vesayet makamının izni gerekir | TMK m. 462/8 |
| Vekâlet | Kişiye sıkı sıkıya bağlı davalar için özel yetki gerekir | HMK m. 74 |
| Kişisel işler | Vasi kısıtlıyı korur ve bütün kişisel işlerinde ona yardım eder | TMK m. 447 |
| Kaynak | 743 m. 353 | Gerekçe, s. 139 |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 353. maddesini karşılamaktadır. Eski Kanun'daki "küçüğün ve mahcurun şahsına takayyüt ve mallarını idare ve medenî tasarruflarda onu temsil" ifadesi, maddede "küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil" biçimine dönüştürülmüştür. Gerekçeye göre böylece vasinin yetkisi genişletilmiş, vasiye vesayet altındaki kişinin kişilik haklarına ilişkin davaları açma yetkisi de tanınmıştır; başka hüküm değişikliği yoktur. Tasarının 403. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 458).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, vasinin görevinin koruma ve temsil olarak iki yönlü olmasıdır; koruma, malvarlığıyla birlikte kişilikle ilgili menfaatleri de kapsar. İkinci nokta, vasinin temsil yetkisinin sınırsız olmamasıdır: dava açma, sulh olma ve bazı önemli işlemler için vesayet makamının izni gerekir (TMK m. 462); boşanma gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalarda vasinin avukata verdiği vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır (HMK m. 74). Üçüncü nokta, kayyımın vasiden farklı olarak belirli bir iş veya malvarlığının yönetimi için atanmasıdır; ancak aksi belirtilmedikçe vasi hükümleri kayyıma da uygulanır.
Birinci fıkra: vasinin koruma ve temsil görevi
- Koruma: Kişilik ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatler.
- Temsil: Hukuki işlemlerde vesayet altındaki kişi adına hareket.
- Kapsam: Vesayet altındaki küçük veya kısıtlı.
Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Koruma görevi malvarlığıyla sınırlı değildir; vasi kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle de yükümlüdür (TMK m. 447). Yargıtay, vesayet altındaki ergin kişinin şahsına, bakımına ve üçüncü kişilerle kişisel ilişkisine ilişkin düzenlemelerin vesayet hukukunun konusunu oluşturduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2026/3240 E., 2026/6481 K., 11.06.2026).
Malvarlığının korunması dava yoluyla da gerçekleşir. Yargıtay, 403. madde uyarınca vasinin kısıtlının kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini korumakla yükümlü olduğunu belirterek, kısıtlının payı bulunan taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın elatılması hâlinde vasinin açtığı elatmanın önlenmesi davasının kabulü gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 1. HD, 2014/12841 E., 2014/13940 K., 10.09.2014).
Temsil görevi, kısıtlamanın görülmekte olan davaya etkisini de belirler. Dava sürerken kısıtlanan tarafı hukuki işlemlerde temsil hakkı vasiye geçer ve kısıtlanmadan önceki vekilin temsil yetkisi sona erer; vasi tarafından verilmiş bir vekâletname yoksa yetkisi sona eren vekilin temyiz dilekçesi dikkate alınmaz (Yargıtay 2. HD, 2021/1979 E., 2021/3053 K., 14.04.2021).
Vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açması
- İzin: Dava açma için vesayet makamının izni gerekir.
- Boşanma: Vasi, izin alarak vesayet altındaki kişi adına boşanma davası açabilir.
- Özel vekâlet: Avukata verilen vekâletnamede boşanma için özel yetki bulunmalıdır.
Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m. 462). Yargıtay, vesayet altındaki kişi adına davanın vasi tarafından vesayet makamının izniyle açılabileceğini, iznin dava şartı olmakla birlikte yargılama sırasında giderilebilecek şartlardan olduğunu ve vasiye izin kararını sunması için süre verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/8753 E., 2013/21953 K., 25.09.2013).
Gerekçeye göre vasiye vesayet altındaki kişinin kişilik haklarına ilişkin davaları açma yetkisi de tanınmıştır. Boşanma davası da vesayet makamından alınan izinle vasi tarafından açılabilir; bu davada ayırt etme gücü bulunmayan vesayet altındaki kişinin bizzat davadan feragat etmesi sonuç doğurmaz (Yargıtay 2. HD, 2011/7877 E., 2012/14314 K., 29.05.2012).
Vasi davayı bir avukat aracılığıyla takip ettirecekse, vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır: hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça vekil, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m. 74). Yargıtay, vasinin avukata verdiği genel vekâletnamenin kısıtlı adına boşanma davası açma ve açılmış davayı takip etme yetkisi içermediğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/24920 E., 2018/10822 K., 09.10.2018).
İkinci fıkra: kayyım
- Belirli iş: Kayyım belirli işleri görmek için atanabilir.
- Yönetim: Kayyım malvarlığını yönetmek için atanabilir.
- Türler: Temsil kayyımı ve yönetim kayyımı.
Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır. Vesayet makamı, örneğin ergin bir kişi hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi göremiyorsa ya da bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa temsil kayyımı atar (TMK m. 426). Yönetimi kimseye ait olmayan mallar için de, özellikle bir kimse uzun süreden beri bulunamıyor ve oturduğu yer bilinemiyorsa, bir yönetim kayyımı atanır (TMK m. 427).
Yargıtay, temsil kayyımının temsil ettiği gerçek ve tüzel kişinin tüm hak ve sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlü olduğunu ve ortaklığın giderilmesi davasında kayyım aracılığıyla temsil edilen paydaşların, kayyımlık kaldırılmadan kanun yoluna başvuru sıfatının bulunmadığını belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 2025/382 E., 2025/841 K., 17.02.2025).
Üçüncü fıkra: vasi hükümlerinin kayyıma uygulanması
- Kural: Vasi hükümleri aksi belirtilmedikçe kayyıma da uygulanır.
- Atama usulü: Vasi atanmasına ilişkin kurallar kayyım için de geçerlidir.
- Denetim: Kayyımın işlemlerine karşı vesayet makamına başvurulur.
Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır. Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır (TMK m. 431). Yargıtay, 403. maddedeki atıf nedeniyle vasinin eylem ve işlemlerine karşı öngörülen şikâyet ve itiraz yolunun kayyım için de geçerli olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 2018/8390 E., 2019/5997 K., 17.06.2019).
Vasi olarak atandıysanız, vesayet altındaki kişinin malvarlığıyla birlikte kişilikle ilgili menfaatlerini de korumakla yükümlü olduğunuzu göz önünde tutun. Vesayet altındaki kişi adına dava açacaksanız, önce vesayet makamından izin alın (TMK m. 462). Boşanma gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir davayı avukat aracılığıyla takip ettirecekseniz, vekâletnamede bu dava için özel yetki bulunmasına dikkat edin (HMK m. 74).
Yargıtay kararları
Aşağıdaki kararlar, vasinin ve kayyımın koruma ve temsil görevini farklı dava türlerinde uygulayan kararlardan seçilmiştir; aynı gerekçeyi tekrarlayan kararlar ayrıca kart olarak eklenmemiştir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Dava sürerken kısıtlanan tarafı hukuki işlemlerde temsil hakkı vasiye geçer; kısıtlanmadan önceki vekilin temsil yetkisi sona erer
Boşanma davası sürerken davalı kadın, özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olması sebebiyle kısıtlandı. Kısıtlanmadan önce verdiği vekâletnameye dayanan avukatı kararı temyiz etti; vasi tarafından verilmiş bir vekâletname dosyada bulunmuyordu.
“Dosya incelendiğinde davalı kadının dava devam ederken Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesine göre kısıtlandığı anlaşılmaktadır. O halde, Türk Medeni Kanunu'nun 403. maddesine göre hukuki işlemlerde kendisini temsil etme hakkı da vasiye geçer. Türk Borçlar Kanunu'nun 513. maddesi gereğince davalı kadının kısıtlanmadan önceki vekilinin temsil yetkisi sona erer. Davalı kadın vasisi tarafından da davalı kadın vekiline verilmiş bir vekaletname dosya arasında bulunmadığına göre, yetkisi sona eren vekil tarafından verilen temyiz dilekçesi dikkate alınamayacağından usulüne uygun yapılmış bir temyiz kanun yolu başvurusundan söz edilemez.”
Ne anlama geliyor? Karar, kısıtlamanın görülmekte olan davaya etkisini 403. madde üzerinden açıklar. Daire, vasinin kısıtlının kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü olduğunu hatırlatmış; davalı kadın dava devam ederken kısıtlandığından hukuki işlemlerde onu temsil hakkının vasiye geçtiğini ve kısıtlanmadan önceki vekilin temsil yetkisinin Türk Borçlar Kanunu'nun 513. maddesi gereğince sona erdiğini belirtmiştir. Vasi tarafından verilmiş bir vekâletname bulunmadığından yetkisi sona eren vekilin temyiz dilekçesi dikkate alınmamış ve dosya iade edilmiştir. Kısıtlama sebebini düzenleyen 407. madde 2024 yılında 7499 sayılı Kanun'la değiştirilmiştir (TMK m. 407).
Vasinin avukata verdiği genel vekâletname, kısıtlı adına boşanma davası açma ve takip etme yetkisi vermez
Boşanma davasında kısıtlı davalı, vasinin avukata verdiği genel vekâletnameyle temsil edildi; karar davalı erkek adına temyiz edildi. Temyiz aşamasında davalının kısıtlılık hâlinin ortadan kalktığı anlaşıldı.
“Açıkça yetki verilmemiş ise vekil, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m.74). Bu bakımdan, adı geçen avukatlardan "kısıtlı adına boşanma davası açma ve takip etme" yetkisini taşıyan davalının yasal temsilcisi (vasisi) tarafından verilmiş vekaletnameyi sunmasının istenmesi, özel yetki taşıyan vekaletname sunulmadığı takdirde kararın kısıtlılık halinin ortadan kalktığı anlaşılmakla davalı asıla tebliğinden ve yasal temyiz süresi beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi.”
Ne anlama geliyor? Karar, vasinin boşanma davasındaki temsil yetkisini kullanırken uyması gereken özel vekâlet koşulunu gösterir. Daire, vasinin avukata verdiği genel vekâletnamenin kısıtlı adına boşanma davası açma ve açılmış davayı takip etme yetkisi içermediğini, açıkça yetki verilmemişse vekilin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamayacağını ve takip edemeyeceğini belirtmiştir. Özel yetkili vekâletname sunulmazsa, kısıtlılık hâli ortadan kalktığından kararın davalının kendisine tebliğ edilmesi gerektiği açıklanarak dosya iade edilmiştir (TMK m. 462).
Vesayet altındaki kişi adına dava, vasi tarafından vesayet makamının izniyle açılabilir; izin eksikliği yargılama sırasında giderilebilir
Vesayet altındaki kadın adına vasisi tedbir nafakası davası açtı ve mahkeme davayı kabul etti. Vasiye, vesayet altındaki kadın adına dava açması için vesayet makamınca verilmiş bir izin bulunmuyordu.
“Dava kanuni temsilcisi (vasisi) tarafından vesayet makamının izni (TMK.md.462/8) ile açılabilir. Dava vasi tarafından açılmakla birlikte; vasiye kısıtlı adına dava açması yönünde vesayet makamınca verilen bir izin bulunmamaktadır. Bu husus dava şartı olmakla birlikte, yargılama sırasında giderilmesi mümkün şartlardan (HMK.md.115/2) olduğundan; davacının vasisine, vesayet makamından açılan tedbir nafakası davası ile ilgili "dava açma izin kararı " (TMK.md.462/8) alıp ibraz etmek üzere süre verilmesi, dava şartı giderildiği takdirde de kadın tarafından açılan nafaka davasının esasına girilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden nafaka davasının esasının incelenip karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, vasinin temsil yetkisinin dava açma bakımından vesayet makamının iznine bağlı olduğunu gösterir. Daire, vesayet altındaki kadın adına davanın kanuni temsilcisi olan vasi tarafından ancak vesayet makamının izniyle açılabileceğini, iznin dava şartı olmakla birlikte yargılama sırasında giderilebilecek şartlardan olduğunu belirtmiştir. Vasiye izin kararını alıp sunması için süre verilmeden nafaka davasının esasına girilmesi bozma sebebi sayılmıştır (TMK m. 462).
Vesayet makamının izniyle vasi tarafından açılan boşanma davasında, vesayet altındaki kişinin kendi feragati sonuç doğurmaz
Vesayet makamından alınan izinle vasi, vesayet altındaki kişi adına boşanma davası açtı. Mahkeme, vesayet altındaki kişinin bizzat verdiği feragat dilekçesine dayanarak davayı feragat nedeniyle reddetti; karar vasi tarafından temyiz edildi.
“Vasisinin vesayet makamının izniyle verdiği bir feragat dilekçesi de bulunmamaktadır. Bu durumda toplanan deliller çerçevesinde inceleme yapılıp, işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu gibi davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, vasinin boşanma davasındaki temsil yetkisini ve vesayet altındaki kişinin kendi işlemlerinin sonucunu gösterir. Daire, boşanma davasının vesayet makamından alınan izinle vasi tarafından açıldığını, ayırt etme gücü bulunmayan vesayet altındaki kişinin bizzat davadan feragat etmesinin sonuç doğurmayacağını ve vasinin vesayet makamının izniyle verdiği bir feragat dilekçesi bulunmadığını belirtmiştir. Toplanan deliller çerçevesinde işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken davanın feragat nedeniyle reddedilmesi bozma sebebi sayılmıştır (TMK m. 462).
Vasi, kısıtlının malvarlığını korumakla yükümlüdür; kısıtlının payı bulunan taşınmaza haksız elatmanın önlenmesini dava edebilir
Vasi, kısıtlının paydaşı olduğu taşınmaza davalıların haklı bir sebep olmaksızın ekip dikerek müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesini istedi. Mahkeme davayı reddetti.
“Diğer taraftan; aynı Yasanın 403. maddesi uyarınca da, vasi, vesayet altındaki kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.”
Ne anlama geliyor? Karar, vasinin kısıtlının malvarlığını koruma görevini dava yoluyla nasıl yerine getirdiğini gösterir. Daire, malikin her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebileceğini ve 403. madde uyarınca vasinin kısıtlının kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü olduğunu belirtmiştir. Vasinin dava öncesinde çektiği ihtarla kullanıma verilen muvafakatin geri alındığı ve davalıların kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı açıklanarak, davanın kabulü gerekirken reddedilmesi bozma sebebi sayılmıştır.
Temsil kayyımı, temsil ettiği kişinin hak ve sorumluluklarını yerine getirir; kayyımla temsil edilen paydaş kayyımlık kalkmadan kanun yoluna başvuramaz
Ortaklığın giderilmesi davasında bazı paydaşlar için kayyım atanmış ve bu paydaşlar davada kayyım aracılığıyla temsil edilmişti. Karar kesinleştikten sonra kayyımlık kaldırıldı; paydaşların vekilinin başvurusu temyiz dilekçesi olarak incelendi.
“Temsil kayyımı, temsil ettiği gerçek ve tüzel kişinin tüm hak ve sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlüdür.”
Ne anlama geliyor? Karar, 403. maddenin ikinci fıkrasındaki kayyımın temsil görevini gösterir. Daire, 403. maddeyi de aktararak temsil kayyımının temsil ettiği gerçek ve tüzel kişinin tüm hak ve sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlü olduğunu belirtmiş; paydaşların ortaklığın giderilmesi davasında usulüne uygun olarak kayyım aracılığıyla temsil edildiğini ve temyiz eden sıfatının ancak kayyımlığın kaldırılmasından itibaren doğacağını açıklamıştır. Karar kesinleşinceye kadar paydaşlar kayyım aracılığıyla temsil edildiğinden temyiz dilekçesi sıfat yokluğundan reddedilmiştir (TMK m. 426).
Vasi hakkındaki hükümler 403. maddedeki atıf nedeniyle kayyım için de uygulanır; kayyımın işlemlerine karşı vesayet makamına başvurulur
Bir taşınmazdaki bazı paydaşların payları için mal memuru kayyım olarak atanmıştı. Kayyım bürosunun davacıya gönderdiği ecrimisil ihbarnamesinin iptali istendi; mahkeme ihbarnamenin idari işlem olduğunu kabul ederek davayı yargı yolu nedeniyle reddetti.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 461. maddesinde ise; "Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikayette bulunabilir. Vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir." denilmek sureti ile vasinin (403. maddedeki atıf nedeni ile aynı zamanda kayyımın) işlem ve eylemlerine karşı vesayet makamı olarak sulh hukuk mahkemesine şikayet ya da itiraz yolu ile başvurulabileceği düzenlenmiştir. Vesayet makamının kararına karşı da denetim makamı olarak asliye hukuk mahkemesine başvurulabileceği düzenlenmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 403. maddenin üçüncü fıkrasındaki atfın uygulamadaki sonucunu gösterir. Daire, mal memurunun kayyım olarak atanmasına ilişkin özel kanunun Türk Medeni Kanunu'na atıf yaptığını, 403. maddedeki atıf nedeniyle vasinin eylem ve işlemlerine karşı öngörülen şikâyet ve itiraz yolunun kayyım için de geçerli olduğunu belirtmiştir. Kayyımın ecrimisil ihbarnamesi idari işlem sayılmayarak uyuşmazlığın adli yargıda çözülmesi gerektiği açıklanmış ve karar bozulmuştur (TMK m. 461).
Vesayet altındaki ergin kişiyle kişisel ilişki kurulması vesayet hukukunun konusudur; istemi vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi inceler
Davacı, vasi olan kardeşinin, kendisinin vesayet altındaki diğer kardeşiyle görüşmesini haksız olarak engellediğini ileri sürerek, vesayet altındaki kardeşi ile arasında kişisel ilişki kurulmasını istedi. Aile mahkemesi davayı kabul etti; bölge adliye mahkemesi davacının istinaf başvurusunu esastan reddetti.
“Açıklanan hükümler dikkate alındığında vesayet altındaki ergin kısıtlının şahsına, bakımına ve üçüncü kişilerle hangi zamanlarda ve ne şekilde kişisel ilişki kurulacağına ilişkin düzenlemeler vesayet hukukunun konusunu oluşturmaktadır. Kısıtlının kimlerle, ne şekilde görüşeceği ve kişisel ilişki kuracağı hususu da bu koruyucu yardım, gözetim ve bakım kapsamındadır.”
Ne anlama geliyor? Karar, 403. maddedeki kişilikle ilgili menfaatleri koruma görevinin kapsamını gösterir. Daire, vasinin kısıtlanmış kişiyi korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle, vesayet organlarının iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlü olduğunu belirtmiş; kısıtlının kimlerle ve ne şekilde görüşeceğinin bu koruyucu yardım, gözetim ve bakım kapsamında olduğunu açıklamıştır. İstemi inceleme görevinin vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine ait olduğu belirtilerek karar bozulmuştur (TMK m. 447).
Aksi belirtilmedikçe vasi hakkındaki hükümler kayyım hakkında da uygulanır; kayyımlığın kaldırılması davasında istinaf kararı kesindir
Davacı, kayyımlığın kaldırılmasını istedi. Sulh hukuk mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi davacının istinaf başvurusunu esastan reddetti ve kararı yalnız vekâlet ücreti yönünden düzeltti.
“6100 sayılı HMK'nin 362/1-b maddesi gereği ilk derece sulh hukuk mahkemesinin kayyımlığın kaldırılmasına dair kararı hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği karar kesin olup temyizi kabil olmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, 403. maddenin üçüncü fıkrasını kayyımlığa ilişkin davalarda uygular. Daire, 396. maddede vesayet organlarının vesayet daireleri ile vasi ve kayyım olarak sayıldığını, aksi belirtilmiş olmadıkça vasi hakkındaki hükümlerin kayyım hakkında da uygulanacağını belirtmiştir. Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren kayyımlığın kaldırılması davasında bölge adliye mahkemesinin verdiği kararın kesin olduğu açıklanarak temyiz dilekçesi reddedilmiştir (TMK m. 431).
Madde gerekçesi
Madde 403- Yürürlükteki Kanunun 353 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda mevcut "küçüğün ve mahcurun şahsına takayyüt ve mallarını idare ve medenî tasarruflarda onu temsil" şeklindeki ifade, maddede "küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil" şekline dönüştürülmüş ve böylece vasinin yetkisi, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak genişletilmiş, vasiye vesayet altındaki kişinin kişilik haklarına ilişkin davaları açma yetkisi de tanınmıştır. Başka hüküm değişikliği yoktur.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 139Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 353. maddesini karşıladığını ve vasinin görevini tanımlayan ifadenin genişletildiğini gösterir. Bu değişiklikle vasinin görevi kişiliğe ilişkin menfaatleri de kapsayacak biçimde tanımlanmış ve vasiye kişilik haklarına ilişkin davaları açma yetkisi tanınmıştır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 353. maddeydi.
Vasi, vesayet altındaki küçüğün ve mahcurun şahsına takayyüt ve mallarını idare ve medeni tasarruflarda onu temsil eder. Kayyım, bir malın idaresi veya muayyen bir iş için nasbolunur. Kanunda hilafına sarahat olmadıkça vasiye ait hükümler, kayyım hakkında da caridir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 353 | 4721 sayılı Kanun m. 403 | |
|---|---|---|
| Vasinin görevi | Küçüğün ve mahcurun şahsına özen, mallarını yönetme ve medeni tasarruflarda temsil | Kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatleri koruma ve hukuki işlemlerde temsil |
| Kayyım | Bir malın yönetimi veya belirli bir iş için atanır | Belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır |
| Atıf | Kanunda aksine açıklık yoksa vasi hükümleri kayyıma uygulanır | Aksi belirtilmedikçe vasi hükümleri kayyıma uygulanır |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 403. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 462: Vesayet makamının izni.
- TMK m. 447: Kısıtlılarda vasinin kişisel özeni.
- TMK m. 426: Temsil kayyımı.
- TMK m. 431: Kayyım ve yasal danışmanın atanma usulü.
Vesayet altındaki eşle boşanma, vasinin temsil yetkisi veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 403 ne diyor?
Vasinin vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini koruyacağını ve onu hukuki işlemlerde temsil edeceğini; kayyımın belirli işler veya malvarlığının yönetimi için atanacağını ve vasi hükümlerinin kayyıma da uygulanacağını düzenler.
Vasinin görevi nedir?
Vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmek.
Vasi ile kayyım arasındaki fark nedir?
Vasi genel olarak korur ve temsil eder; kayyım belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.
Vasi kısıtlı adına dava açabilir mi?
Evet; ancak acele hâllerde geçici önlemler dışında dava açmak için vesayet makamının izni gerekir (TMK m. 462).
Vasi kısıtlı adına boşanma davası açabilir mi?
Gerekçeye göre vasiye kişilik haklarına ilişkin davaları açma yetkisi tanınmıştır; boşanma davası vesayet makamından alınan izinle vasi tarafından açılabilir.
Vasinin avukata verdiği genel vekâletname boşanma davası için yeterli mi?
Hayır; kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar için vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır (HMK m. 74).
Dava sürerken taraf kısıtlanırsa ne olur?
Hukuki işlemlerde onu temsil hakkı vasiye geçer; kısıtlanmadan önceki vekilin temsil yetkisi sona erer.
Vasi hakkındaki kurallar kayyıma da uygulanır mı?
Evet; aksi belirtilmedikçe uygulanır.
Eski Kanun'dan farkı nedir?
Vasinin görevi, kişiliğe ilişkin menfaatleri de kapsayacak biçimde genişletilmiş ve vasiye kişilik haklarına ilişkin davaları açma yetkisi tanınmıştır.
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 353. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 396, 403, 407, 426, 427, 431, 447, 461, 462
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 513
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74, 362
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 353 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 403 gerekçesi s. 139, Tasarı ve Komisyon metni s. 458
- Yargıtay 2. HD, 2026/3240 E., 2026/6481 K., 11.06.2026
- Yargıtay 2. HD, 2021/1979 E., 2021/3053 K., 14.04.2021
- Yargıtay 2. HD, 2016/24920 E., 2018/10822 K., 09.10.2018
- Yargıtay 2. HD, 2013/8753 E., 2013/21953 K., 25.09.2013
- Yargıtay 2. HD, 2011/7877 E., 2012/14314 K., 29.05.2012
- Yargıtay 1. HD, 2014/12841 E., 2014/13940 K., 10.09.2014
- Yargıtay 7. HD, 2025/382 E., 2025/841 K., 17.02.2025
- Yargıtay 8. HD, 2017/17128 E., 2019/9079 K., 16.10.2019
- Yargıtay 8. HD, 2018/8390 E., 2019/5997 K., 17.06.2019
