Türk Medeni Kanunu · Soybağının Hükümleri

TMK Madde 324: Kişisel İlişkinin Sınırları ve Kaldırılması

Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesine göre ana ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür; belirli hâllerde kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kaldırılabilir; velâyet sahibi kişisel ilişki düzenlemesine uymazsa velâyet değiştirilebilir. Bu sayfada bu üç kuralın nasıl uygulandığını, kaldırma için aranan eşiği, ispat yolunu, madde gerekçesini ve güncel kararları bulacaksınız.

Av. Aydın AydarAv. Aydın AydarHazırlayan · Boşanma avukatı 10 yüksek mahkeme kararı Güncelleme: 25 Eylül 2026
Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Beşinci Ayırım: Soybağının Hükümleri › C. Çocuk ile kişisel ilişki › I. Ana ve baba ile

2. Sınırları

Madde 324

  1. (1)Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.
  2. (2)Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.
  3. (3)(Ek üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/38 md.) Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.
Yürürlük: 01.01.2002 · Yürürlüğe girdiğinden beri değişmedimevzuat.gov.tr

Fıkra numaraları atıf kolaylığı için eklenmiştir; metin, mevzuat.gov.tr'deki güncel resmî metinle aynıdır.

Bu sayfada
  1. Madde metni
  2. TMK 324 ne düzenler?
  3. Birinci fıkra: zedelememe yükümlülüğü
  4. İkinci fıkra: kaldırma sebepleri
  5. Kaldırma sayılmayan hâller
  6. Düzenlemenin ölçüsü
  7. Üçüncü fıkra: velâyet değişikliği ve ihtar
  8. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
  9. Madde gerekçesi
  10. 743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
  11. Değişiklik geçmişi
  12. İlgili maddeler
  13. Sık sorulan sorular
Kısaca

TMK 324, kişisel ilişki hakkının sınırlarını üç fıkrada çizer. Birinci fıkra bir yükümlülük koyar: ana ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmak zorundadır. İkinci fıkra kaldırma sebeplerini sayar: çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, hakkın bu yükümlülüğe aykırı kullanılması, ebeveynin çocukla ciddi olarak ilgilenmemesi ve diğer önemli sebepler varsa kişisel ilişki reddedilebilir veya kaldırılabilir. Üçüncü fıkra 2021'de eklenmiştir: velâyet sahibi kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velâyet değiştirilebilir ve bu husus kararda taraflara ihtar edilir. Uygulamadaki ana kural şudur: kaldırma son çaredir ve ancak hak amacına aykırı kullanılıyorsa veya çocuğun yüksek yararına açıkça aykırıysa mümkündür (Yargıtay 2. HD, 2025/2649 E., 2025/5503 K., 29.05.2025).

Zedelememe yükümlülüğü
Her iki ebeveynin, diğerinin çocukla ilişkisine engel olmama ödevi.
Reddetme
Kişisel ilişki talebinin baştan kabul edilmemesi.
Kaldırma
Kurulmuş kişisel ilişkinin ebeveynden alınması.
İhtar
Kişisel ilişkiye uyulmazsa velâyetin değişebileceğinin kararda taraflara bildirilmesi.

TMK 324 ne düzenler?

KonuKuralDayanak
YükümlülükDiğerinin kişisel ilişkisini zedelememekTMK m. 324/1
Kaldırma sebepleriHuzurun tehlikesi, aykırı kullanım, ilgisizlik, önemli sebepTMK m. 324/2
Kaldırma eşiğiAmacına aykırı kullanım veya açık aykırılıkYargıtay 2. HD, 2025/5503 K.
Cezaevindeki ebeveynKural olarak engel değildirYargıtay 2. HD, 2021/706 K.
İspatİddianame yetmez, uzman raporu gerekirYargıtay 2. HD, 2021/9653 K.
SınırlandırmaŞartları kanıtlanmalıYargıtay 2. HD, 2023/1386 K.
Çocuğun görüşüÜstün yararına aykırı olmamak kaydıylaYargıtay 2. HD, 2023/1386 K.
Alt sınırAnalık veya babalık duygularını tatmine elverişliYargıtay 2. HD, 2024/4445 K.
Üst sınırÇocuğun yaşına uygun süreYargıtay 2. HD, 2023/3019 K.
Velâyet değişikliğiKişisel ilişkiye uymayan velâyet sahibi içinTMK m. 324/3
İhtarKişisel ilişki kararında yapılırYargıtay 2. HD, 2025/9980 K.
Yurt dışıVelâyet sahibinin yetkisidirYargıtay 2. HD, 2023/2329 K.

TBMM gerekçesine göre madde, yürürlükteki Kanun'da bulunmayan ve İsviçre Medenî Kanunu'nun 274. maddesinin ilk iki fıkrasını örnek alan bir düzenlemedir ve bir önceki maddeyle tanınan kişisel ilişkinin sınırlarını belirler. Gerekçe iki fıkrayı ayrı ayrı açıklar. Birinci fıkraya göre ana ve babadan her biri çocuğun diğeri ile kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmak zorundadır. İkinci fıkrada ise kişisel ilişki kurma taleplerinin reddedilebileceği veya bu hakkın ellerinden alınabileceği hâller sayılmaktadır. Gerekçenin kullandığı "reddedilebilir" ve "alınabilir" ifadeleri, hâkime bir takdir alanı bırakıldığını gösterir; kanun bu hâllerde kişisel ilişkinin zorunlu olarak kaldırılacağını söylemez. Üçüncü fıkra ise 2002 metninde yoktu; 2021'de 7343 sayılı Kanunla eklenmiştir ve bu nedenle Tasarı gerekçesinde yer almaz. Tasarının 324. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almamış, madde Tasarıdaki hâliyle kanunlaşmıştır (S. Sayısı 723, s. 311-315).

Dikkat

Bu maddede en sık yapılan hata, kaldırma talebini bir suçlamaya dayandırmaktır. Bir şikâyet dilekçesi veya iddianame, kişisel ilişkinin kaldırılması için yeterli değildir; ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükmü hukuk hâkimini bağlar, iddianame bağlamaz. Mahkemenin yapması gereken, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan bilirkişi heyetinden rapor almak ve bütün delilleri birlikte değerlendirmektir (Yargıtay 2. HD, 2021/9465 E., 2021/9653 K., 16.12.2021). İkinci uyarı ara çözümlere ilişkindir: kaldırma son çaredir; mahkeme önce refakatçili ve yatısız görüşme gibi seçenekleri değerlendirmek zorundadır. Üçüncü uyarı cezaevindeki ebeveyne ilişkindir: tutuklu veya hükümlü olmak kural olarak kişisel ilişkiye engel değildir; ilişki infaz mevzuatındaki görüş imkânları ölçüsünde kurulur (Yargıtay 2. HD, 2021/180 E., 2021/706 K., 28.01.2021). Son olarak, velâyet sahibiyseniz kişisel ilişkiye uymamanın artık açık bir yaptırımı vardır: velâyetiniz değiştirilebilir.

Birinci fıkra: zedelememe yükümlülüğü

  • Kapsam: Her iki ebeveyn için geçerlidir (TMK m. 324/1).
  • Velâyet sahibi için: Diğer ebeveynle ilişkiyi engellememek.
  • Velâyet dışı ebeveyn için: Çocuğun eğitimini ve yetiştirilmesini engellememek.
  • Tipik ihlaller: Çocuğu teslim etmemek, görüşme günü şehir dışına götürmek, çocuğu diğer ebeveyne karşı kışkırtmak.
  • Sınır: Velâyet sahibinin yurt dışına götürme yetkisi velâyetin sonucudur (Yargıtay 2. HD, 2023/694 E., 2023/2329 K., 10.05.2023).
  • Yaptırım: Velâyet değişikliği ve disiplin hapsi (Yargıtay 2. HD, 2025/5404 E., 2025/9980 K., 20.11.2025).

İkinci fıkra: kaldırma sebepleri

SebepAçıklamaUygulamadaki örnek
Çocuğun huzurunun tehlikeye girmesiKişisel ilişki çocuğun bedensel veya ruhsal gelişimini tehdit ediyorsaUzman raporuyla tespit edilen ağır zarar
Yükümlülüğe aykırı kullanımHak, diğer ebeveynin ilişkisini veya çocuğun eğitimini zedeleyecek biçimde kullanılıyorsaÇocuğu diğer ebeveyne karşı yönlendirme
Ciddi olarak ilgilenmemeEbeveyn uzun süre çocukla hiç ilgilenmiyorsaKişisel ilişki günlerine yıllarca gelmeme
Diğer önemli sebeplerKanunun açık bıraktığı genel hâlSomut olayın koşullarına göre
  • Eşik: Amacına aykırı kullanım veya çocuğun yüksek yararına açık aykırılık (Yargıtay 2. HD, 2025/2649 E., 2025/5503 K., 29.05.2025).
  • Takdir: Kanun "reddedilebilir" der; zorunluluk öngörmez.
  • Ara çözümler: Refakatçili, yatısız, uzman gözetiminde görüşme.

Kaldırma sayılmayan hâller

Düzenlemenin ölçüsü

Üçüncü fıkra: velâyet değişikliği ve ihtar

  • Kural: Kişisel ilişkiye uymayan velâyet sahibinin velâyeti değiştirilebilir (TMK m. 324/3).
  • Koşul: Çocuğun menfaatine aykırı olmamak.
  • İhtar: Kişisel ilişki kararında taraflara yapılır.
  • Yürürlük: 7343 sayılı Kanunla 2021'de eklendi.
  • İlişki: Durumun değişmesi hükmüyle birlikte uygulanır (TMK m. 183).
  • Kesinlik: Velâyet değişikliğinde bölge adliye mahkemesi kararı kesindir (Yargıtay 2. HD, 2025/2649 E., 2025/5503 K., 29.05.2025).
Uygulamada

Bu madde iki taraf için ayrı ayrı okunmalıdır. Kişisel ilişkinin kaldırılmasını ya da daraltılmasını istiyorsanız üç şeyi göstermeniz gerekir. Birincisi, ikinci fıkradaki sebeplerden hangisinin gerçekleştiğini somut olaylarla anlatın; "çocuk huzursuz dönüyor" gibi genel ifadeler yetmez. İkincisi, bu olayları delillendirin: uzman raporu, okul rehberlik servisinin gözlemi, sağlık kayıtları, varsa ceza mahkemesinin kesinleşmiş hükmü. Bir şikâyet ya da iddianame tek başına yeterli değildir; mahkemeden psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten rapor alınmasını açıkça isteyin. Üçüncüsü, neden ara çözümlerin — refakatçili görüşme, yatısız görüşme, uzman gözetimi — de yetmediğini açıklayın; mahkeme kaldırmadan önce bunları değerlendirmek zorundadır. Kişisel ilişkinizin korunmasını ya da genişletilmesini istiyorsanız ise savunmanızı ölçüler üzerine kurun: mevcut düzenin analık veya babalık duygularını tatmine elverişli olmadığını, çocuğun yaşının ve okul durumunun daha uzun ya da yatılı bir düzene elverdiğini, sosyal inceleme raporunun bunu desteklediğini gösterin. Cezaevinde, yurt dışında ya da başka bir şehirde bulunuyorsanız bu, kişisel ilişkinin biçimini belirler; hakkınızı ortadan kaldırmaz. Velâyet sahibi karşı taraf kişisel ilişkiyi engelliyorsa önce kararın yerine getirilmesi için adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurun, teslim emrine uyulmazsa bir ay içinde disiplin hapsi için şikâyette bulunun; ihlal süregelirse üçüncü fıkraya dayanarak velâyetin değiştirilmesini isteyin. Bu davada kişisel ilişki kararındaki ihtarı ve müdürlük tutanaklarını mutlaka dosyaya koyun; velâyet değişikliği davasında bölge adliye mahkemesinin kararı kesin olduğundan, delillerinizi ilk derece ve istinaf aşamasında eksiksiz sunmanız gerekir (Yargıtay 2. HD, 2025/2649 E., 2025/5503 K., 29.05.2025).

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları

Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/5404 E. · 2025/9980 K.20.11.2025

Kişisel ilişkiye engel olan velâyet sahibi, velâyetin değiştirilmesi davasıyla karşılaşabilir

Velâyeti annede olan çocukların, babayla kişisel ilişki günlerinde yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlanması istendi. Daire, kişisel ilişkiye engel olan davranışların kanundaki sonuçlarını sıraladı.

“Kişisel ilişki hakkının sınırlarını belirleyen 4721 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesi, ana ve babanın, çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkını kullanırken uymaları gereken yükümlülükleri ve sınırları belirlemiştir. Maddenin üçüncü fıkrası ise velayet hakkına sahip anne veya babanın, kişisel ilişki kurulmasının gereklerini yerine getirmezse, velayetin değiştirilebileceği düzenlenmiştir. Çocukla kişisel ilişki kurma halinde yükümlülük altına giren velayet hakkı sahibi taraf, çocukla kişisel ilişki kurma hakkına sahip kişiler arasında kurulacak kişisel ilişkiye engel olacak davranışlardan kaçınmalıdır. Aksi halde 4721 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği velayet hakkı kendisinde olan taraf velayetin değiştirilmesi davası ile karşı karşıya kalabilir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin 2021'de eklenen üçüncü fıkrasını somutlaştırır. Birinci fıkra her iki ebeveyne de diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelememe yükümlülüğü yükler; üçüncü fıkra bu yükümlülüğün velâyet sahibi tarafından ihlalini doğrudan bir yaptırıma bağlar: kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmeyen velâyet sahibinin, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velâyeti değiştirilebilir. Kanun bir usul güvencesi de koymuştur: bu sonuç, kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir. Daire aynı kararda, velâyet sahibinin ihlaline karşı ayrıca şikâyet üzerine disiplin hapsi yolunun da açık olduğunu belirtmiştir (TMK m. 323). Kişisel ilişki kararınızın hüküm fıkrasında bu ihtarın yer alıp almadığını kontrol edin; ihtar, sonradan açılacak velâyet davasında güçlü bir dayanaktır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2025/2649 E. · 2025/5503 K.29.05.2025

Kişisel ilişki ancak hak amacına aykırı kullanılıyorsa veya çocuğun yüksek yararına açıkça aykırıysa kaldırılabilir

Velâyeti anneye bırakılan çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişki tümüyle kaldırılmıştı; baba bu karara karşı kanun yoluna başvurdu.

“Ana veya baba, amacına aykırı kullanmadıkça veya çocuğun yüksek yararına açıkça aykırı düşmedikçe çocukla kişisel ilişki hakkından yoksun bırakılamaz. Somut olayda, babanın, velâyeti kendisine bırakılmayan çocuğu ile kişisel ilişki hakkının tamamen kaldırılması ortak çocuğun yüksek yararına olmayıp, babayı bu haktan yoksun kılmakta doğru değildir. O halde, velayeti anneye bırakılan ortak çocuk ile baba arasında refakatçi eşliğinde ve yatısız olacak şekilde uygun kişisel ilişki tesisi de düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kişisel ilişkinin tümden kaldırılması şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Maddenin ikinci fıkrası kişisel ilişkinin reddedilebileceği veya kaldırılabileceği dört hâli sayar: çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, hakkın birinci fıkradaki yükümlülüklere aykırı kullanılması, ebeveynin çocukla ciddi olarak ilgilenmemesi ve diğer önemli sebepler. Bu karar, bu sebeplerin nasıl uygulanacağını gösterir: kaldırma, hak amacına aykırı kullanılıyorsa veya ilişki çocuğun yüksek yararına açıkça aykırıysa mümkündür; aksi hâlde mahkeme kaldırma yerine ara çözümleri düşünmek zorundadır. Kararda gösterilen ara çözüm refakatçi eşliğinde ve yatısız kişisel ilişkidir. Kanun metnindeki "reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir" ifadesi de bu yorumu destekler: kanun "reddedilir" demiyor, hâkime takdir tanıyor; takdir ise ölçülülük ilkesiyle kullanılmalıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2021/180 E. · 2021/706 K.28.01.2021

Ebeveynin cezaevinde tutuklu veya hükümlü olması kural olarak kişisel ilişkiye engel değildir

Boşanma kararıyla çocuğun velâyeti anneye verilmiş, baba cezaevinde bulunduğu için çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına yer olmadığına karar verilmişti.

“Düzenli kişisel ilişki kurmak ve bu ilişkiyi sürdürmek, çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de bir haktır. Bu hak, sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kendilerinden alınabilir (Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi m. 4). Babanın cezaevinde tutuklu veya hükümlü olması kural olarak çocukla kişisel ilişki kurmasına engel değildir. Ceza ve tutukevinin, tutuklu ve hükümlülerin yakınlarıyla mevzuat çerçevesinde görüşme imkanı ölçüsünde, çocukla tutuklu veya hükümlü ebeveyni arasında kişisel ilişki tesis edilebilir. Nitekim, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 83. maddesi ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan "Ceza ve İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün" (R.G. 6.4.2006 tarih ve 26131 sayı) 126. maddesi, hükümlülere üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile görüşme ve ziyaret hakkı tanımış, "Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Fdilmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin" (R.G. 17.6.2005 tarih 25848 sayı) 9. ve 14'üncü maddeleri de, hükümlü ve tutukluya çocuğu ile görüşme hakkı ve açık görüş imkanı vermiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, uygulamada sıkça yapılan bir hatayı düzeltir: ebeveynin cezaevinde olması tek başına kaldırma veya ret sebebi değildir. Daire, ceza infaz mevzuatının hükümlü ve tutuklulara çocuklarıyla görüşme ve açık görüş imkânı tanıdığını hatırlatmış; kişisel ilişkinin bu imkânlar ölçüsünde kurulması gerektiğini belirtmiştir. Hak, Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'ne göre de ancak çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir. Ayrım şudur: cezaevinde bulunmak bir fiilî durumdur ve kişisel ilişkinin biçimini belirler; ret veya kaldırma ise ancak ilişkinin çocuğa zarar verdiği hâllerde gündeme gelir. Suçun niteliği ve çocuğa yönelik bir tehlike varsa bu ayrıca değerlendirilir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2021/180 E. · 2021/706 K.28.01.2021

Cezaevindeki ebeveyn için kişisel ilişki; çocuğun yaşı, eğitimi, görüş günleri ve cezaevine uzaklık dikkate alınarak düzenlenir

Aynı dosyada Daire, cezaevindeki ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin nasıl kurulacağını da gösterdi.

“Buna göre; çocuğun yaşı, eğitim çağında olması, görüş günleri, ortak çocuğun bulunduğu yer ile hükümlü babanın bulunduğu cezaevi arasındaki mesafe dikkate alınarak, infazda tereddüt oluşmayacak şekilde davalı baba ile çocuk arasında kişisel ilişki düzenlenmesi gerekmekte iken davalının cezaevinde olduğu gerekçesiyle davalı baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesis edilmemesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu bölüm, kişisel ilişkinin somut koşullara göre biçimlendirilmesi gerektiğini gösterir. Cezaevindeki bir ebeveyn için hafta sonu yatılı görüşme düzenlemek mümkün değildir; ama kişisel ilişkiyi hiç kurmamak da doğru değildir. Mahkemenin dikkate alması gereken ölçütler kararda tek tek sayılmıştır: çocuğun yaşı, eğitim çağında olup olmadığı, cezaevinin görüş günleri ve çocuğun bulunduğu yer ile cezaevi arasındaki mesafe. Bu ölçütlere göre kurulan düzen, infazda tereddüt oluşturmayacak açıklıkta olmalıdır. Aynı mantık, uzun süreli hastanede yatan, yurt dışında yaşayan ya da farklı bir şehirde çalışan ebeveynler için de geçerlidir: kişisel ilişkinin biçimi değişir, hakkın kendisi ortadan kalkmaz.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2021/9465 E. · 2021/9653 K.16.12.2021

Kaldırma için iddianame yetmez; mahkûmiyet hükmü hukuk hâkimini bağlar ve uzman heyetinden rapor alınmalıdır

Bölge adliye mahkemesi, babanın çocuğa şiddet uyguladığı iddiasıyla açılmış bir kamu davasının iddianamesine dayanarak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına yer olmadığına karar verdi.

“Ceza mahkemesinin mahkumiyet hükmü hukuk hakimini bağlar. Dosyada sadece iddianame bulunmaktadır. Henüz davacı-karşı davalı erkek hakkında”

Ne anlama geliyor? Bu karar, kaldırma sebeplerinin nasıl ispat edileceğini gösterir. Bir iddianame, bir suçlamadır; henüz ispatlanmış bir olgu değildir. Ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükmü hukuk hâkimini bağlar, iddianame ise bağlamaz. Daire bu nedenle, yalnızca iddianameye dayanılarak kişisel ilişkinin kaldırılmasını eksik inceleme saymış ve izlenecek yolu göstermiştir: aile mahkemesinin psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan bilirkişi heyetinden kişisel ilişki düzenlemesine ilişkin rapor alması, ardından bütün delilleri birlikte değerlendirmesi. Bu, çocuğun korunmasından vazgeçmek anlamına gelmez: ceza yargılaması sürerken mahkeme, uzman raporuna dayanarak geçici olarak refakatçili veya sınırlı bir düzen kurabilir. Önemli olan, kararın bir suçlamaya değil, değerlendirilmiş delile dayanmasıdır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/8297 E. · 2024/4445 K.10.06.2024

Kişisel ilişki çocuğun gelişimi kadar ebeveynin analık veya babalık duygularını tatmine de elverişli olmalıdır

Boşanma kararıyla çocuğun velâyeti babaya verilmiş, anne ile çocuk arasında dar bir kişisel ilişki kurulmuştu. Anne, bu düzenlemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek kanun yoluna başvurdu.

“Anne ve babasından veya bunlardan birinden ayrılan çocuğun ana veya babasıyla düzenli kişisel ilişki kurması ve sürdürmesi, çocuk için bir hak olduğu gibi ana veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında analık veya babalık duygularını tatmini de önemlidir. 4721 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 324 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kişisel ilişki düzenlenmesinde çocuğun sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından üstün yararı esas tutulur. Somut uyuşmazlıkta toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; velâyeti babaya verilen ortak çocuk ile annesi arasında kurulan kişisel ilişki annelik duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuğun fikri ve sosyal gelişmesi için de yetersizdir. İlk Derece Mahkemesince anne ile ortak çocuk arasında daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması uygun görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin alt sınırını gösterir. Kişisel ilişki yalnızca kâğıt üzerinde var olmamalı; ebeveynin analık veya babalık duygularını tatmine elverişli ve çocuğun fikrî ve sosyal gelişmesine yeterli olmalıdır. Kararın vurguladığı iki taraflılık önemlidir: düzenli kişisel ilişki kurmak ve sürdürmek hem çocuğun hem ebeveynin hakkıdır. Bu nedenle, velâyet sahibi ebeveynin veya mahkemenin "çocuğun düzeni bozulmasın" gerekçesiyle kişisel ilişkiyi en aza indirmesi, maddenin amacına aykırıdır. Kişisel ilişki talebinizde süreyi somut olarak gerekçelendirin: çocuğun yaşı, okul durumu, mesafe ve daha önceki ilişkinin yoğunluğu, hangi sürenin yeterli olduğunu belirleyen ölçütlerdir.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/9549 E. · 2024/2079 K.26.03.2024

Çocuk anne şefkatine olduğu gibi baba şefkatine de muhtaçtır; sosyal inceleme engel görmüyorsa yatılı kişisel ilişki kurulmalıdır

Anlaşmalı boşanmada kurulan kademeli ve kısa süreli kişisel ilişkinin genişletilmesi istendi. Sosyal inceleme raporu, çocuğun babayla yatılı kalmasına engel bir hâl bulunmadığını ve yatılı düzenlemenin çocuğun üstün yararına olacağını belirtiyordu.

“velâyeti annesinde bulunan ortak çocuğun anne şefkatine olduğu gibi baba şefkatine de muhtaç olduğu, babanın da çocuğuyla yatılı bir şekilde vakit geçirebilmesi gerektiği, dinlenen tanık beyanlarında, baba ile çocuk arasında yatılı bir şekilde kişisel ilişki kurulmasına engel teşkil edebilecek, babanın çocuğuna karşı olumsuz herhangi bir tutum ve davranışından söz edilmediği, aksine tanık beyanlarından baba ile çocuk arasındaki sevgi bağının güçlü olduğunun anlaşıldığı, isteğin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle çocuğun anayasal hakkı olan baba ile birbirlerini tanımak, iyi ilişki kurmak ve manevi bağlarının devamını sağlamak gerektiği hususları gözetilerek ve çocuğun yaşam koşulları, eğitim, sağlık ve ulaşım durumları, çocuğun üstün yararı dikkate alınarak babalık duygularını tatmine elverişli ve çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli şekilde kişisel ilişki tesisi yoluna gidilmesi gerektiği, boşanma davasında kurulan kişisel ilişkinin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, genişletme talepleri için bir yol haritasıdır. Daire; sosyal inceleme raporunun yatılı düzenlemeyi desteklediğini, tanık anlatımlarında babanın çocuğa olumsuz bir tutumundan söz edilmediğini ve aralarındaki sevgi bağının güçlü olduğunu birlikte değerlendirmiştir. Kararın dikkat çekici bir ifadesi de vardır: kişisel ilişki talebi kamu düzenine ilişkindir ve çocuğun anayasal hakkı olan ebeveynle birbirini tanıma, iyi ilişki kurma ve manevî bağların devamını sağlama amacına hizmet eder. Anlaşmalı boşanmada kabul edilen dar bir kişisel ilişki düzenlemesi, koşullar değiştiğinde ve çocuk büyüdüğünde yeniden düzenlenebilir; protokolde imzalanmış olması bunu engellemez.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/4385 E. · 2023/3019 K.07.06.2023

Kişisel ilişki çocuğun yaşına uygun olmalıdır; okul çağına gelmemiş küçük çocuk için çok uzun kesintisiz süreler de yararına aykırıdır

Bölge adliye mahkemesi, okul çağına gelmemiş küçük bir çocuk ile baba arasında yarıyıl tatilinde bir hafta ve temmuz ayının tamamı boyunca kesintisiz kişisel ilişki kurmuştu.

“kurulan kişisel ilişkinin, ortak çocuğun okul çağında olmadığı ve yaşı dikkate alındığında uzun olup, çocuğun bedeni ve fikri gelişmesine engel olacağı gibi üstün yararına da aykırıdır. Bu husus gözetilerek daha uygun sürelerde kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, kişisel ilişkinin üst sınırını gösterir ve bir önceki kararla birlikte okunmalıdır. Ölçü yalnızca "yeterli" olmak değil, çocuğun yaşına uygun olmaktır. Çok küçük bir çocuğun, bakımını üstlenen ebeveynden bir ay boyunca kesintisiz ayrı kalması, bedensel ve fikrî gelişimine engel olabilir. Daire bu nedenle süreyi uzun bulmuş ve düzenlemeyi düzelterek onamıştır. Pratik sonuç şudur: küçük yaştaki çocuklar için kısa ve sık görüşme, büyük çocuklar ve okul çağındakiler için daha uzun ve yatılı görüşme düzenlenir. Çocuk büyüdükçe süre genişletilebilir; ancak bu genişleme ileride ayrıca istenmelidir, çünkü geleceğe dönük kademeli takvim kurulamamaktadır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/32 E. · 2023/1386 K.28.03.2023

Sınırlandırma şartları gerçekleşmedikçe kişisel ilişki daraltılamaz; çocuğun görüşü üstün yararına aykırı olmamak kaydıyla dikkate alınır

Velâyet sahibi ebeveyn, diğer ebeveynle çocuk arasındaki kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını istedi; bölge adliye mahkemesi talebi kabul etti.

“kurulan kişisel ilişkinin sınırlandırılması şartları oluşmadığı gibi kısıtlamanın çocuğun üstün yararına olduğu olgusunun da oluşmadığı, çocuğun görüşünün üstün yararına aykırı olmamak kaydıyla dikkate alınabileceği, bu itibarla davanın kabulü şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor? Karar iki kuralı birlikte koyar. Birincisi ispat yüküne ilişkindir: maddenin ikinci fıkrasındaki sebeplerden biri kanıtlanmadıkça kişisel ilişki daraltılamaz; sınırlandırmanın çocuğun üstün yararına olduğu da ayrıca ortaya konmalıdır. İkincisi çocuğun görüşüne ilişkindir: çocuğun görüşü önemlidir ve dikkate alınır, ancak üstün yararına aykırı olmamak kaydıyla. Bu kayıt, uygulamada sık karşılaşılan bir soruna cevap verir: çocuğun "görüşmek istemiyorum" demesi tek başına belirleyici değildir; bu beyanın çocuğun kendi iradesini mi yansıttığı, yoksa velâyet sahibi ebeveynin etkisiyle mi oluştuğu uzman incelemesiyle değerlendirilmelidir. Çocuğun direnci gerçekse ve ciddi bir sebebe dayanıyorsa, çözüm çoğu zaman kaldırma değil, uzman eşliğinde kademeli bir yeniden yakınlaşmadır.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi2023/694 E. · 2023/2329 K.10.05.2023

Velâyet sahibi, velâyetin doğal sonucu olarak çocuğu yurt dışına götürebilir; diğer ebeveynin muvafakatinin aranmaması için dava açılması gereksizdir

Velâyeti kendisinde olan anne, çocukların yurt dışına çıkışı için izin verilmesini ve babanın muvafakatinin aranmamasını istedi; bölge adliye mahkemesi talebi kabul etti.

“Ortak çocukların velâyetinin annede bulunması ve çocukalrın yasal temsilcisinin anne olması karşısında velâyet hakkının niteliği gereği annenin ortak çocukları yurt dışına götürme yetkisi bulunmaktadır.”

Ne anlama geliyor? Bu karar, kişisel ilişkinin velâyet karşısındaki sınırını diğer yönden gösterir. Velâyet sahibi ebeveyn, çocuğun yasal temsilcisidir ve çocuğu yurt dışına götürme yetkisi velâyetin doğal sonucudur; bunun için ayrıca mahkemeden izin almasına veya diğer ebeveynin muvafakatinin aranmamasına karar verilmesine gerek yoktur. Daire bu nedenle davada hukukî yarar bulunmadığını ve davanın usulden reddedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını koruyan araç ise başkadır: velâyet sahibi, bu yetkisini kişisel ilişkiyi engelleyecek biçimde kullanırsa maddenin birinci fıkrasındaki yükümlülüğü ihlal etmiş olur ve üçüncü fıkradaki velâyet değişikliği yaptırımı gündeme gelir. Aynı yönde, kişisel ilişki günlerinde yurt dışı çıkışının diğer ebeveynin rızasına bağlanması talebi de hukukî yarar yokluğundan reddedilmektedir (Yargıtay 2. HD, 2025/5404 E., 2025/9980 K., 20.11.2025).

Kaynak: Yargıtay Karar Arama (mevzuat.adalet.gov.tr)Kararın tam metni

Madde gerekçesi

Madde gerekçesi

Madde 324- Yürürlükteki Kanunda bulunmayan ve İsviçre Medenî Kanununun 274 üncü maddesinin ilk iki fıkrasını örnek alan bu maddede, ana ve babanın çocuk ile bir önceki madde gereğince kurabilecekleri kişisel ilişkilerinin sınırları belirlenmiştir. Birinci fıkraya göre, ana ve babadan her biri çocuğun diğeri ile kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmak zorundadır. İkinci fıkrada ise, ana ve babanın çocuk ile kişisel ilişki kurma taleplerinin reddedilebileceği veya bu hakkın ellerinden alınabileceği hâller sayılmaktadır. Buna göre, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, ana ve babanın bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanmaları veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmemeleri yahut başka önemli sebeplerin varlığı hâlinde, kişisel ilişki kurma talebi reddedilebilir ya da kişisel ilişki kurma hakkı ana ve babadan alınabilir.

Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 123

Gerekçenin ilk cümlesi maddenin yerini gösterir: bu hüküm, bir önceki maddeyle tanınan kişisel ilişki hakkının sınırlarıdır. Yani iki madde birlikte okunur: hak kuraldır (TMK m. 323), sınırlar istisnadır. Bu okuma, kaldırma sebeplerinin dar yorumlanması gerektiği sonucunu doğurur ve "kaldırma son çaredir" yaklaşımının dayanağıdır (Yargıtay 2. HD, 2025/2649 E., 2025/5503 K., 29.05.2025). Gerekçenin ikinci önemli yanı, birinci fıkradaki yükümlülüğün iki yönlü olmasıdır: yalnızca velâyet sahibi değil, velâyeti olmayan ebeveyn de yükümlüdür. Velâyet sahibi diğer ebeveynin kişisel ilişkisini zedelememeli; velâyeti olmayan ebeveyn ise çocuğun eğitimini ve yetiştirilmesini engellememelidir. Bu ikinci yön uygulamada gözden kaçar: kişisel ilişki günlerinde çocuğu velâyet sahibine karşı yönlendiren, okul düzenini bozan ya da tedavisini aksatan ebeveyn de bu fıkrayı ihlal eder ve ikinci fıkra gereği hakkı kısıtlanabilir.

Gerekçenin kullandığı fiiller de dikkat çekicidir: kişisel ilişki talebi "reddedilebilir", hak "alınabilir". Kanun koyucu bu hâllerde zorunlu bir sonuç öngörmemiş, hâkime takdir yetkisi tanımıştır. Takdir ise çocuğun üstün yararı ve ölçülülük ilkesiyle kullanılır; bu nedenle kaldırmadan önce refakatçili veya yatısız görüşme gibi daha hafif tedbirlerin değerlendirilmesi gerekir (Yargıtay 2. HD, 2025/2649 E., 2025/5503 K., 29.05.2025). Maddenin üçüncü fıkrası ise 2021'de eklendiği için Tasarı gerekçesinde yer almaz.

743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı

Gerekçenin açıkça belirttiği gibi, eski Kanun'da bu maddenin karşılığı yoktur. 743 sayılı Kanun kişisel ilişki hakkını genel bir hükümle tanımadığı için, bu hakkın sınırlarını da genel olarak düzenlememişti; kişisel ilişkinin hangi hâllerde reddedilebileceği veya kaldırılabileceği kanunda sayılmamış, mesele hâkimin boşanma kararındaki takdirine bırakılmıştı. Yeni Kanun iki şeyi birlikte yapmıştır. Birincisi, ölçütleri kanuna yazmıştır: çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, hakkın aykırı kullanılması, çocukla ciddi olarak ilgilenmeme ve diğer önemli sebepler. İkincisi, yükümlülüğü karşılıklı kılmıştır: her iki ebeveyne de diğerinin ilişkisini zedelememe ödevi yüklenmiştir. 2021'de bu yapıya bir üçüncü unsur eklenmiş ve velâyet sahibinin kişisel ilişkiye uymamasının doğrudan bir velâyet sonucu doğurabileceği kanuna yazılmıştır.

743 sayılı Kanun4721 sayılı Kanun m. 324
Zedelememe yükümlülüğüKanunda yoktuHer iki ebeveyn için vardır
Kaldırma sebepleriSayılmamıştıDört hâl sayılmıştır
Hâkimin takdiriGenel takdirSebeplere bağlı takdir
Velâyet sahibinin ihlaliÖzel yaptırım yoktuVelâyet değiştirilebilir (2021)
İhtarYoktuKararda yapılır (2021)
Yerine getirmeİcra dairesiAdli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü (2021)

Değişiklik geçmişi

TarihGelişmeDayanak
01.01.2002Madde iki fıkra olarak yürürlüğe girdi4721 s. K.
24.11.2021Üçüncü fıkra eklendi: kişisel ilişki düzenlemesine uymayan velâyet sahibinin velâyeti değiştirilebilir, bu husus kararda ihtar edilir7343 s. K. m. 38

Maddenin ilk iki fıkrası 2002'den bu yana değişmemiştir. Üçüncü fıkra, çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesini baştan düzenleyen 2021 reformunun parçası olarak eklenmiştir. Aynı reformla kararların yerine getirilmesi icra dairelerinden alınarak adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine verilmiş ve teslim emrine aykırı davranana şikâyet üzerine disiplin hapsi öngörülmüştür (TMK m. 323). Üçüncü fıkranın getirdiği yenilik, velâyet sahibinin kişisel ilişkiyi engellemesini velâyet hukukuna bağlamasıdır: daha önce bu engelleme, ancak genel olarak "durumun değişmesi" kapsamında değerlendirilebiliyordu (TMK m. 183). Bugün ise kanun, bu davranışın velâyet değişikliğine yol açabileceğini açıkça söylemekte ve bunun kişisel ilişki kararında önceden ihtar edilmesini istemektedir. Uygulamada bu ihtarın hüküm fıkrasına yazılıp yazılmadığını kontrol etmek, iki taraf için de önemlidir (Yargıtay 2. HD, 2025/5404 E., 2025/9980 K., 20.11.2025).

İlgili maddeler

İlgili maddeler

Kişisel ilişkinin kaldırılması, daraltılması veya kişisel ilişkiye uymayan velâyet sahibine karşı velâyet değişikliği talebinizi değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMK 324 ne diyor?

Ebeveynlerin diğerinin kişisel ilişkisini zedelememe yükümlülüğünü, kişisel ilişkinin reddedilebileceği veya kaldırılabileceği hâlleri ve kişisel ilişkiye uymayan velâyet sahibinin velâyetinin değiştirilebileceğini düzenler.

Zedelememe yükümlülüğü kime aittir?

Her iki ebeveyne.

Velâyeti olmayan ebeveyn neyle yükümlüdür?

Çocuğun eğitimini ve yetiştirilmesini engellememekle.

Kişisel ilişki hangi hâllerde kaldırılabilir?

Çocuğun huzuru tehlikeye girerse, hak aykırı kullanılırsa, ebeveyn çocukla ciddi olarak ilgilenmezse veya başka önemli sebepler varsa.

Bu hâllerde kaldırma zorunlu mu?

Hayır; kanun "reddedilebilir" der, hâkime takdir tanır.

Kaldırma için aranan eşik nedir?

Amacına aykırı kullanım veya çocuğun yüksek yararına açık aykırılık (Yargıtay 2. HD, 2025/2649 E., 2025/5503 K., 29.05.2025).

Kaldırmadan önce ne denenir?

Refakatçili, yatısız veya uzman gözetiminde görüşme.

Cezaevindeki ebeveynin kişisel ilişkisi kaldırılır mı?
Cezaevinde kişisel ilişki nasıl kurulur?

Görüş günleri, çocuğun yaşı ve cezaevine uzaklık dikkate alınarak.

Hakkında şikâyet ya da iddianame olan ebeveynin kişisel ilişkisi kaldırılır mı?

İddianame tek başına yetmez; mahkûmiyet hükmü bağlar (Yargıtay 2. HD, 2021/9465 E., 2021/9653 K., 16.12.2021).

Mahkeme hangi delili toplamalıdır?

Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetin raporu.

Çocuk görüşmek istemiyorsa ne olur?

Görüşü dikkate alınır, ancak üstün yararına aykırı olmamak kaydıyla (Yargıtay 2. HD, 2023/32 E., 2023/1386 K., 28.03.2023).

Kişisel ilişkiyi daraltmak için ne gerekir?

Sınırlandırma şartlarının kanıtlanması.

Kişisel ilişkinin süresi ne kadar olmalı?

Ebeveynlik duygularını tatmine elverişli ve çocuğun yaşına uygun (Yargıtay 2. HD, 2023/8297 E., 2024/4445 K., 10.06.2024).

Çok uzun süre de sorun olur mu?

Olur; küçük çocuk için uzun kesintisiz süreler yararına aykırı sayılabilir (Yargıtay 2. HD, 2023/4385 E., 2023/3019 K., 07.06.2023).

Yatılı kişisel ilişki ne zaman kurulur?

Sosyal inceleme engel görmüyorsa (Yargıtay 2. HD, 2023/9549 E., 2024/2079 K., 26.03.2024).

Anlaşmalı boşanmadaki dar düzen değiştirilebilir mi?

Evet; koşullar değişince yeniden düzenlenebilir.

Velâyet sahibi kişisel ilişkiyi engellerse ne olur?

Velâyeti değiştirilebilir (TMK m. 324/3).

Bunun koşulu nedir?

Çocuğun menfaatine aykırı olmaması.

İhtar ne demek?

Kişisel ilişki kararında bu sonucun taraflara önceden bildirilmesi.

Bu fıkra ne zaman eklendi?

2021'de, 7343 sayılı Kanunla.

Engellemeye karşı başka yol var mı?

Müdürlüğe başvuru ve disiplin hapsi şikâyeti (Yargıtay 2. HD, 2025/5404 E., 2025/9980 K., 20.11.2025).

Velâyet sahibi çocuğu yurt dışına götürebilir mi?

Götürebilir; bu velâyetin doğal sonucudur (Yargıtay 2. HD, 2023/694 E., 2023/2329 K., 10.05.2023).

Bunun için dava açmak gerekir mi?

Gerekmez; bu yönde hukukî yarar yoktur.

Götürme kişisel ilişkiyi engelliyorsa?

Zedelememe yükümlülüğü ihlal edilmiş olur.

Diğer ebeveynin yeni evliliği kaldırma sebebi midir?

Tek başına değildir; yeni olgu olarak değerlendirilir (TMK m. 183).

Velâyet değişikliği kararı temyiz edilebilir mi?

Edilemez; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (Yargıtay 2. HD, 2025/2649 E., 2025/5503 K., 29.05.2025).

Kişisel ilişki kararı kesin hüküm oluşturur mu?

Oluşturmaz; her zaman yeniden dava konusu yapılabilir.

Büyükanne ve büyükbaba için aynı sınırlar geçerli mi?

Kıyas yoluyla uygulanır (TMK m. 325).

Madde hangi kaynaktan alınmıştır?

İsviçre Medenî Kanunu'nun 274. maddesinin ilk iki fıkrasından; eski Kanun'da karşılığı yoktur.

Av. Aydın Aydar
Av. Aydın Aydar Boşanma avukatı · İstanbul Barosu

1986'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu; 35 yılı aşkın süredir boşanma ve aile hukuku davalarında çalışıyor. Madde şerhleri resmî metin, TBMM gerekçesi ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanır ve güncellenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun metni yayın tarihindeki yürürlükteki metindir. Yayın: 25 Eylül 2026 · Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Hemen Ara WhatsApp