TMK 314, evlât edinmenin doğurduğu sonuçları sayar. Birinci fıkra velâyetle ilgilidir: ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer. İkinci fıkra mirasla ilgilidir: evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur; buna karşılık kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder — bu kural Adalet Komisyonunun tercihiyle miras hükümleri arasına taşınmıştır (TMK m. 500). Üçüncü fıkra ad ve soyadıyla ilgilidir: küçük evlâtlık evlât edinenin soyadını kendiliğinden alır, ergin evlâtlık ise ancak dilerse alabilir. Dördüncü fıkra nüfus kaydına ana baba adı yazılmasını düzenler; bu fıkra Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş (AYM, E. 2023/3, K. 2023/139, 26.07.2023) ve 2024 yılında daha geniş biçimde yeniden düzenlenmiştir. Beşinci fıkra kütükler arasında bağ kurulmasını, altıncı fıkra ise evlât edinmeye ilişkin kayıt ve bilgilerin gizliliğini güvence altına alır.
- Velâyetin geçmesi
- Ana babaya ait hak ve yükümlülüklerin evlât edinene geçmesi (TMK m. 314/1).
- Çift yönlü mirasçılık
- Evlâtlığın hem evlât edinene hem kendi ailesine mirasçı olması (TMK m. 314/2, 500).
- Kütükler arası bağ
- İki aile kütüğü arasında kurulan kayıt bağlantısı (TMK m. 314/5).
- Gizlilik
- Evlât edinme kayıt ve bilgilerinin açıklanamaması (TMK m. 314/6).
TMK 314 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Velâyet | Ana babaya ait haklar evlât edinene geçer | TMK m. 314/1 |
| Genetik soybağı | Sona ermez | Yargıtay 18. HD, 2015/625 K. |
| Kişisel ilişki | Genetik ana babanın hakkı devam eder | Yargıtay 18. HD, 2015/625 K. |
| Mirasçılık | Evlâtlık evlât edinenin mirasçısı olur | TMK m. 314/2 |
| Kendi ailesi | Mirasçılığı devam eder | TMK m. 500 |
| Babalık davası | Evlât edinme engel değildir | Yargıtay 18. HD, 2016/3588 K. |
| Küçük evlâtlık | Soyadını kendiliğinden alır | TMK m. 314/3 |
| Ergin evlâtlık | Dilerse alır, seçim kendisinindir | Yargıtay 2. HD, 2011/12456 K. |
| Soyadı davası | Daha önce dava açılmış olması engel değil | Yargıtay 18. HD, 2011/10822 K. |
| Nüfusa ana baba adı | Dördüncü fıkra iptal edilip yeniden düzenlendi | AYM, E. 2023/3, K. 2023/139 |
| Kütükler | Aralarında her türlü bağ kurulur | TMK m. 314/5 |
| Gizlilik | Kayıt ve bilgiler açıklanamaz | Yargıtay 2. HD, 2022/2513 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, 743 sayılı Kanun'un 257. maddesini karşılamaktadır. Gerekçe üç fıkrayı açıklar. Birinci fıkra için, ana ve babaya ait hak ve yükümlülüklerin — yani velâyetin ve velâyetten doğan hak ve yükümlülüklerin — evlât edinmenin gerçekleşmesiyle birlikte evlât edinene geçeceği belirtilir. İkinci fıkra için gerekçe şunu söyler: "evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur, ancak kendi ailesine karşı kan bağından doğan mirasçılığını da korur." Ancak bu ikinci cümle bugünkü madde metninde yer almaz: Adalet Komisyonu, evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığının devam edeceğine ilişkin hükmün miras hükümleri arasında yer almasının daha doğru olacağını düşünerek bunu madde metninden çıkarmış ve Tasarının 500. maddesine üçüncü fıkra olarak taşımıştır (S. Sayısı 723, s. 314). Dolayısıyla kural yürürlüktedir; yalnızca yeri değişmiştir. Üçüncü fıkra için gerekçe, küçük ile ergin arasındaki farkı özellikle vurgular: evlâtlık ergin ise evlât edinenin soyadını kendiliğinden almış olmaz; soyadını alıp almaması tamamen kendi seçimine bağlıdır. Maddenin dört, beş ve altıncı fıkraları gerekçede açıklanmamıştır; bunlar 743 sayılı Kanun'un 257. maddesine 1983 yılında eklenen fıkralardan gelmektedir.
Bu maddede en çok yanlış anlaşılan nokta, evlât edinmenin çocuğu biyolojik ailesinden tamamen kopardığı sanısıdır. Doğru değildir. Evlât edinmeyle velâyet ve ondan doğan haklar evlât edinene geçer; ancak çocuk ile genetik ana babası arasındaki soybağı ilişkisi sona ermez, genetik ana babanın kişisel ilişki kurma hakkı devam eder ve evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı korunur (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2014/18203 E., 2015/625 K., 19.01.2015). Bunun uzantısı olarak, evlât edinilmiş bir çocuk adına babalık davası da açılabilir (Yargıtay 18. HD, 2015/8094 E., 2016/3588 K., 01.03.2016). İkinci nokta soyadıdır: ergin evlâtlık soyadını kendiliğinden almaz; talebini evlât edinilme sırasında açıkça ileri sürmelidir (Yargıtay 2. HD, 2010/10461 E., 2011/12456 K., 18.07.2011). Üçüncü nokta nüfus kaydıdır ve yakın tarihte köklü biçimde değişmiştir: dördüncü fıkra iptal edilmiş (AYM, E. 2023/3, K. 2023/139, 26.07.2023), iptalin yürürlüğü dokuz ay ertelenerek 19.07.2024'te sonuç doğurmuş, fıkra 07.11.2024 tarihli düzenlemeyle yeniden yazılmıştır. Bugünkü metne göre ana baba adı olarak evlât edinenlerin adları hem birlikte hem tek başına evlât edinmede yazılır; evlât edinilen diğer kişiler hakkında ise talepleri hâlinde aynı hüküm uygulanır. Dosyanızda hangi metnin uygulanacağını, işlem veya karar tarihine göre belirleyin.
Velâyet ve ana babaya ait haklar
- Kural: Ana babaya ait haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer (TMK m. 314/1).
- Kapsam: Velâyet ve velâyetten doğan bütün hak ve yükümlülükler.
- An: Evlât edinme kararıyla birlikte (TMK m. 315).
- Genetik soybağı: Sona ermez (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2014/18203 E., 2015/625 K., 19.01.2015).
- Kişisel ilişki: Genetik ana babanın hakkı devam eder.
- Evlenme yasağı: Evlât edinenle evlâtlık arasında sürer (TMK m. 129).
Mirasçılık
- Kural: Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur (TMK m. 314/2).
- Nitelik: Kan hısımı gibi mirasçı olur (TMK m. 500).
- Altsoy: Evlâtlığın altsoyu da aynı konumdadır.
- Çift yönlü değil: Evlât edinen, evlâtlığa mirasçı olmaz.
- Kendi ailesi: Evlâtlığın mirasçılığı devam eder.
- Babalık davası: Evlât edinme engel değildir (Yargıtay 18. HD, 2015/8094 E., 2016/3588 K., 01.03.2016).
Soyadı ve ad
- Küçük evlâtlık: Evlât edinenin soyadını kendiliğinden alır (TMK m. 314/3).
- Yeni ad: Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir.
- Ergin evlâtlık: Ancak dilerse alır.
- Zamanı: Talep evlât edinilme sırasında ileri sürülmelidir (Yargıtay 2. HD, 2010/10461 E., 2011/12456 K., 18.07.2011).
- Vazgeçme: Talepten dönülürse soyadı değişmez.
- Ayrı dava: Önceki soyadı davası engel değildir (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2011/8200 E., 2011/10822 K., 27.10.2011).
Nüfus kaydına ana baba adı
- Eski kural: Yalnızca birlikte evlât edinilen ayırt etme gücü olmayan küçükler.
- Sonuç: Ergin evlât edinilende yazılamıyordu (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2014/21067 E., 2015/10109 K., 11.06.2015).
- İptal: Kural Anayasa'ya aykırı bulundu (AYM, E. 2023/3, K. 2023/139, 26.07.2023).
- Yürürlük: İptal dokuz ay ertelenerek 19.07.2024'te sonuç doğurdu.
- Yeni metin: Birlikte ve tek başına evlât edinmeyi kapsar (TMK m. 314/4).
- Diğer kişiler: Talepleri hâlinde aynı hüküm uygulanır.
Kütükler arası bağ ve gizlilik
- Bağ: İki aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur (TMK m. 314/5).
- Amaç: Miras ve diğer hakların zedelenmemesi.
- Karar: Kesinleşmiş hüküm her iki kütüğe işlenir.
- Gizlilik: Kayıt, belge ve bilgiler açıklanamaz (TMK m. 314/6).
- İstisna: Mahkeme kararı veya evlâtlığın istemi.
- Usul: Bu davada tensiple ret doğru değildir (Yargıtay 2. HD, 2021/5782 E., 2022/2513 K., 16.03.2022).
Eski tarihli evlâtlık ilişkileri
- 743 dönemi: Hâkimin izni üzerine resmî senetle kurulurdu (Yargıtay HGK, 2017/2147 E., 2020/495 K., 30.06.2020).
- Bugün: Yalnızca mahkeme kararıyla (TMK m. 315).
- Geçerlilik: Eski sözleşmeler bütün hükümleriyle korunur (4722 s. K. m. 14).
- Uygulanacak kanun: İşlemin yapıldığı tarihteki kanun (4722 s. K. m. 1).
- Şekil: Resmî senet geçerlilik şartıydı.
- Sonuç: Eski ilişki bugünkü maddeye göre denetlenemez.
Bu maddeyle çalışırken en çok işe yarayacak şey, evlât edinmenin neyi değiştirip neyi değiştirmediğini ayırmaktır. Değişenler: velâyet ve ondan doğan bütün hak ve yükümlülükler evlât edinene geçer; küçük evlâtlık evlât edinenin soyadını alır; evlâtlık evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur. Değişmeyenler: çocuk ile genetik ana babası arasındaki soybağı ilişkisi sona ermez; genetik ana babanın kişisel ilişki kurma hakkı devam eder; evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı korunur; evlât edinilmiş bir çocuk adına babalık davası açılabilir. Bu ayrım, uygulamada pek çok yanlış davayı ve yanlış savunmayı önler. Soyadı konusunda ergin evlât edinme dosyalarında talebi dilekçede açıkça yazın ve duruşmada teyit ettirin; bu seçim kendiliğinden işlemez ve sonradan da kullanılamaz. Daha önce başka bir sebeple soyadı davası açmış olmak yeni talebe engel değildir. Nüfus kaydı konusunda tarihe bakın: 19.07.2024'ten önce eski dar kural, 07.11.2024'ten sonra ise yeni geniş kural geçerlidir; ikisi arasındaki dönemde yazılı bir kural bulunmamaktadır. Bugün ergin olarak evlât edinilmiş bir kişi, nüfus kaydındaki ana baba adının düzeltilmesini talep edebilir; bu, iptal kararından sonra (AYM, E. 2023/3, K. 2023/139, 26.07.2023) kanun koyucunun getirdiği yeni bir imkândır. Gizlilik konusunda evlât edinmeye ilişkin kayıt ve bilgilerin ancak mahkeme kararıyla ya da evlâtlığın kendi istemiyle açıklanabileceğini unutmayın; bu hüküm aynı zamanda bir dava hakkının dayanağıdır ve mahkeme böyle bir davayı duruşma açmadan reddedemez. Son olarak, 01.01.2002'den önce kurulmuş evlâtlık ilişkilerinde önce hangi kanunun uygulanacağını belirleyin; o dönemde evlât edinme bir mahkeme kararı değil, hâkimin izniyle düzenlenen resmî bir senetti ve bu ilişkiler bütün hükümleriyle geçerliliğini korur.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Nüfus kaydına ana baba adı yazılmasının yalnızca eşlerce birlikte evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklere özgülenmesi iptal edilmiştir
Ergin statüsündeki bir evlât edinilenin anne adının, sonradan evlât edinen eşin adı olarak değiştirilmesi istemiyle açılan davada mahkeme, kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptali için başvurdu. O tarihteki dördüncü fıkra, ana baba adının yazılmasını yalnızca eşler tarafından birlikte evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklere tanıyordu.
“Bu yönüyle kural, evlat edinme yoluyla kurulan aile ilişkisinde evlat edinen/edinenlerin ana ve/veya baba olarak nüfus siciline kaydını belirli hâllere özgülemek suretiyle özel hayata saygı hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturmaktadır.”
Ne anlama geliyor? Anayasa Mahkemesi kuralı oybirliğiyle iptal etmiştir. Gerekçe iki ayağa dayanır. Birincisi gizliliktir: maddenin beşinci ve altıncı fıkraları, evlât edinme ilişkisinin taraflar dışındaki kişilere karşı gizli kalmasını amaçlar; oysa nüfus kaydında ana baba adının gerçek ana babanın adı olarak görünmeye devam etmesi bu amacı işlevsiz kılar. İkincisi etkili başvurudur: birinci fıkra ana babaya ait bütün hak ve yükümlülükleri evlât edinene geçirirken, kural kapsamı dışında kalan evlât edinme ilişkilerinde fiilî durumun sicile yansımasını sağlayacak etkili bir hukuk yolu tanınmamıştır. İptal hükmünün yürürlüğü, doğacak boşluk kamu yararını ihlâl edeceğinden dokuz ay ertelenmiş ve karar Resmî Gazete'de 19.10.2023 tarihinde yayımlandığından iptal 19.07.2024'te yürürlüğe girmiştir. Kanun koyucu bu tarihten sonra fıkrayı yeniden düzenlemiştir (7531 s. K. m. 12).
Evlât edinme, çocuk ile genetik ana babası arasındaki soybağı ilişkisini sona erdirmez; kütükler arasında bağ kurulur ve evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı devam eder
Evlilik dışı ilişkiden doğan bir küçük, başka bir çift tarafından evlât edinilmiş ve adı değiştirilmişti. Biyolojik baba olduğunu ileri süren kişi, çocuğu tanımak istedi. Mahkeme, evlât edinmeyle kurulan soybağı sebebiyle tanımanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
“Önemle belirtmek gerekir ki, evlatlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur ve Türk Medeni Kanunu'nun 500. maddesine göre de evlatlık ve alt soyu evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar, evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, birinci ve ikinci fıkranın sınırını gösterir. Evlât edinmeyle ana babaya ait haklar ve yükümlülükler (velâyet ve velâyetten doğanlar) evlât edinene geçer; ancak çocuk ile genetik ana babası arasındaki soybağı ilişkisi sona ermez. Kararın çıkardığı sonuçlar şunlardır: genetik ana ve babanın çocukla kişisel ilişki kurma hakkı devam eder; evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin kütüğü arasında her türlü bağ kurulur (TMK m. 314/5); ve evlâtlık ile altsoyu evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olurken kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder (TMK m. 500). Bu son nokta, maddenin ikinci fıkrasını doğru okumanın anahtarıdır: fıkra yalnızca 'evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur' der; kendi ailesine karşı mirasçılığın devam ettiği hükmü, Adalet Komisyonunun tercihiyle miras hükümleri arasına taşınmıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Bir başka aile tarafından evlât edinilmiş olmak, çocukla biyolojik babası arasındaki soybağının babalık davasıyla belirlenmesine engel değildir
Evlilik dışında doğan ve sonradan başka bir aile tarafından evlât edinilen çocuk adına babalık davası açıldı. Mahkeme, evlât edinmeyle soybağı kurulduğu gerekçesiyle davayı reddetti.
“evlilik dışında doğan çocuğun bir başka aile tarafından evlat edinilmiş olması bu çocukla biyolojik baba arasındaki kan bağına dayanan soybağının mahkemece belirlenmesine engel teşkil etmez. Evlat edinme yoluyla kurulmuş olan soybağı da kan bağına dayanan soybağının belirlenmesini hedefleyen babalık davasının görülmesine mani değildir. Bu soybağının belirlenmesi çocuğun mirasçılık hakları bakımından yararına olacaktır.”
Ne anlama geliyor? Karar, bir önceki ilkeyi somutlaştırır ve pratik sonucunu gösterir. Evlât edinmeyle kurulan yapay soybağı, kan bağına dayanan soybağının belirlenmesini engellemez; evlât edinilmiş bir çocuk adına babalık davası açılabilir (TMK m. 301). Kararın gerekçesi doğrudan mirasla ilgilidir: evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığının devam edebilmesi, ancak doğal soybağı ilişkisinin kurulmuş olmasına bağlıdır (TMK m. 500). Başka bir deyişle, biyolojik babayla soybağı hiç kurulmamışsa evlâtlığın o taraftaki mirasçılığı da doğmaz. Bu nedenle evlât edinilmiş bir çocuk bakımından babalık davası açmakta hukukî yarar vardır ve dava evlât edinme sebebiyle reddedilemez.
743 sayılı Kanun döneminde evlâtlık ilişkisi hâkimin izni üzerine düzenlenen resmî senetle kurulurdu; bugün ise yalnızca mahkeme kararıyla kurulur
1962 yılında düzenlenen bir belgeyle evlâtlık edinilmek istendiği belirtilen kişinin, evlât edinmek isteyenlerin hanesine sanki kendilerinden doğmuş gibi kaydedildiği ileri sürülerek nüfus kaydının iptali istendi. Dava 1996 yılında açılmıştı; bu nedenle uyuşmazlığa hangi kanunun uygulanacağı tartışıldı.
“Yürürlükteki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca evlat edinme sadece mahkeme kararı neticesinde kurulurken, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nde "hakimin izni" ve "resmi senet" şeklinde olacağı düzenlenmiştir. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi zamanında, evlatlık ilişkisinin kurulması, hâkimin izni ile yapılabilen resmî şekle bağlı medeni hukuk sözleşmesi olarak tanımlanmıştır”
Ne anlama geliyor? Bu karar, maddenin zaman bakımından uygulanmasını anlamak için gereklidir. 743 sayılı Kanun döneminde evlât edinme bir sözleşmeydi: hâkimin izni alınır, sonra noterde resmî senet düzenlenirdi ve ilişki senedin düzenlenmesiyle doğardı. Bugün ise evlâtlık ilişkisi yalnızca mahkeme kararıyla kurulur (TMK m. 315). Bu ayrımın pratik önemi büyüktür: 01.01.2002'den önce kurulmuş evlât edinme sözleşmeleri bütün hükümleriyle birlikte geçerliliğini korur (4722 s. K. m. 14) ve bu ilişkilerin geçerliliği ile sonuçları, yapıldıkları tarihte yürürlükte olan kanuna göre belirlenir (4722 s. K. m. 1). Dolayısıyla eski tarihli bir evlâtlık ilişkisi tartışıldığında önce hangi kanunun uygulanacağını tespit etmek gerekir; bugünkü madde, o tarihte kurulmuş bir ilişkinin geçerliliğini denetlemek için ölçüt olamaz.
Ergin evlâtlık, evlât edinenin soyadını ancak evlât edinilme sırasında dilerse alabilir; bu talebinden vazgeçerse soyadı değişikliğine karar verilemez
Ergin bir kişinin evlât edinilmesine karar verilmiş ve hükümde evlât edinenin soyadını alacağı da belirtilmişti. Evlât edinilen, karar tarihinden sonra verdiği dilekçeyle soyadını alma talebinden vazgeçtiğini bildirdi. Karar bu yönüyle temyiz edildi.
“Davacı tarafından evlat edinilmesine karar verilen davalı, ergindir. Evlat edinme kararı kesinleşmeden, evlat edinenin soyadını alma talebinden karar tarihinden sonra verdiği 29.03.2010 tarihli dilekçe ile vazgeçmiştir. Bu nedenle davalının, davacının soyadını almasına dair kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Üçüncü fıkra, küçük ile ergin arasında keskin bir ayrım yapar. Küçük evlâtlık, evlât edinenin soyadını kendiliğinden alır; evlât edinen isterse ona yeni bir ad da verebilir. Ergin evlâtlık ise soyadını kendiliğinden almaz; bu tamamen kendi seçimine bağlıdır ve madde gerekçesi de bunu açıkça vurgular. Kararın gösterdiği ikinci ayrıntı zamanlamadır: bu seçim evlât edinilme sırasında kullanılmalıdır. Evlât edinilen kişi talebinden vazgeçerse hâkim soyadı değişikliğine hükmedemez; hükümdeki bu bölüm çıkarılarak karar düzeltilerek onanır. Ergin evlât edinme dosyalarında bu talebi dilekçede açıkça belirtin ve duruşmada teyit ettirin; aksi hâlde soyadı değişmez.
Evlât edinilen kişi, daha önce bir kez soyadı değişikliği davası açmış olsa bile evlât edinmeye dayanarak yeniden soyadı değişikliği isteyebilir
Davacının soyadı 1997 yılında verilen bir kararla değiştirilmişti. Daha sonra evlât edinilen davacı, 2009 yılında evlât edinmeye dayanarak yeniden soyadı değişikliği davası açtı ve dava kabul edildi. Karar, nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kez açılabileceği gerekçesiyle kanun yararına temyiz edildi.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu evlat edinilenlere yeni durumları itibariyle soyadlarını, diledikleri takdirde yasalardaki koşullara uygun biçimde değiştirme hakkı tanımıştır. Bu hakkın, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası'nın 36/b madde ve bendiyle ortadan kaldırıldığı düşünülemez. Bu dava niteliği itibariyle Türk Medeni Kanunu'nun 314. maddesine uygun şekilde açılmış bir davadır.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, iki kanun arasındaki görünürdeki çatışmayı çözer. Nüfus mevzuatına göre aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir (5490 s. K. m. 36/1-b). Buna karşılık Medenî Kanun, evlât edinilenlere yeni durumları sebebiyle soyadlarını değiştirme hakkı tanımıştır. Daire, bu hakkın nüfus mevzuatındaki tek dava sınırıyla ortadan kaldırıldığının düşünülemeyeceğini belirtmiştir; çünkü evlât edinmeye dayanan dava, niteliği itibarıyla bu maddeye uygun biçimde açılmış ayrı bir davadır. Uygulamadaki karşılığı şudur: geçmişte başka bir sebeple soyadı davası açmış olmak, evlât edinme sonrasında yeni bir soyadı talebine engel değildir.
İptal kararından önceki dönemde, ayırt etme gücüne sahip ergin kişilerin nüfus kayıtlarına ana ve baba adı olarak evlât edinenlerin adları yazılamıyordu
Ergin bir kişinin evlât edinilmesine karar verilmiş, hükümde ayrıca nüfus kaydına ana baba adı olarak evlât edinenlerin adlarının yazılmasına da hükmedilmişti. Karar temyiz edilmeksizin kesinleşti ve kanun yararına temyiz edildi.
“Türk Medeni Kanununun 314/4.maddesinde "Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır." hükmünün bulunduğu, bu sebeple, ayırt etme gücüne sahip ergin kişilerin evlat edinilmesi halinde, nüfus kayıtlarına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin isimlerinin yazılacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığı açıktır.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki hukukî durumu gösterir ve bugün tarihî değer taşır. O dönemde dördüncü fıkra ana baba adının yazılmasını yalnızca eşler tarafından birlikte evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklere tanıyordu; bu kapsam dışında kalan ergin evlât edinilenlerin nüfus kaydındaki ana baba adı, biyolojik ana babanın adı olarak kalıyordu. Uygulamadaki sonuç, evlât edinme ilişkisinin nüfus kaydından anlaşılabilir hâle gelmesiydi; Anayasa Mahkemesi de tam bu noktayı, gizlilik amacını işlevsiz kılan ve etkili bir hukuk yolu bırakmayan bir eksiklik olarak görmüştür. Fıkra 2024 yılında yeniden düzenlenmiş ve kapsam tek başına evlât edinmeyi de içerecek biçimde genişletilerek diğer evlât edinilenlere talepleri hâlinde aynı imkân tanınmıştır.
Eşler tarafından birlikte de olsa, ergin olarak evlât edinilen kişinin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlât edinenlerin adları yazılamıyordu
Ergin olarak bir çift tarafından evlât edinilen kişi, nüfus kaydında ana baba adı ve soyadı olarak onların adlarını görmek istediğini belirterek düzeltme davası açtı. Mahkeme davayı kısmen kabul etti.
“eşler tarafından birlikte evlat edinilen ergin kişilerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılamayacağından, mahkemece evlat edinenin ana ve baba adının değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, iptal öncesi dönemde iki koşulun birlikte arandığını gösterir: evlât edinmenin eşlerce birlikte yapılmış olması ve evlât edinilenin ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük olması. Bir çift tarafından birlikte evlât edinilmiş olmak tek başına yetmiyordu; kişi ergin olduğu için istem reddediliyordu. İşte Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun somut zemini de budur: ergin evlât edinilenler, aralarında tam bir aile ilişkisi kurulmuş olmasına rağmen nüfus kaydında biyolojik ana babalarının adıyla görünmeye devam ediyordu ve bunu değiştirecek hiçbir hukuk yolu bulunmuyordu. Bugün bu kişiler, yeniden düzenlenen fıkra uyarınca talepte bulunarak kayıtlarının düzeltilmesini isteyebilir.
Tek başına evlât edinilen küçükler bakımından aracılık tüzüğü aynı yöntemi öngörmüştür; ana adı bu hükme dayanarak düzeltilebilir
Bir kişi, küçüğü tek başına evlât edinmişti; ancak nüfus kaydında çocuğun anne adı olarak biyolojik ananın adı yazılı kalmıştı. Bu durumun sorun yarattığını belirterek anne adının düzeltilmesini istedi. Mahkeme, kanunun yalnızca eşlerce birlikte evlât edinmeyi düzenlediği gerekçesiyle davayı reddetti.
“15.03.2009 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzüğün 20. maddesinin dördüncü bendinde "eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır. Tek başına evlat edinilmesi halinde de aynı yöntem uygulanır" şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşıldığından, evlat edinme ve tüzük tarihleri dikkate alınarak ana adı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Karar, kanun metnindeki dar kapsamın ikincil mevzuatla genişletilmiş olduğunu gösterir. Aracılık tüzüğü, kanundaki hükmü tekrarladıktan sonra tek başına evlât edinilmesi hâlinde de aynı yöntemin uygulanacağını öngörmüştür. Daire, evlât edinme tarihi ile tüzüğün yürürlük tarihini karşılaştırarak ana adı yönünden davanın kabulü gerektiğine hükmetmiştir. Bu çözüm, dördüncü fıkranın kapsamındaki daralmanın uygulamada yarattığı sıkıntının erken bir örneğidir. Bugün sorun kanun düzeyinde çözülmüştür: yeniden düzenlenen fıkra hem birlikte hem tek başına evlât edinmeyi açıkça kapsamakta, evlât edinilen diğer kişiler hakkında ise talepleri hâlinde aynı hükmün uygulanacağını belirtmektedir.
İptal kararının yürürlüğe girmesinden önceki geçiş döneminde mahkemeler yürürlükteki kuralı uygulamaya devam etmiştir
Bir çift, ergin bir kişiyi birlikte evlât edinmek için dava açtı; mahkeme evlât edinmeye karar verdi ancak nüfus kaydında ana baba adının değiştirilmesine hükmetmedi. Evlât edinilen bu yönden istinafa başvurdu. Karar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra ama iptalin yürürlüğe girmesinden önce temyiz incelemesinden geçti.
“ayırt etme gücüne sahip ergin kişilerin evlat edinilmesi halinde nüfus kayıtlarına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adlarının yazılacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.”
Ne anlama geliyor? Bu karar, iptal kararının ertelenmiş yürürlüğünün pratik sonucunu gösterir. Anayasa Mahkemesi dördüncü fıkrayı 26.07.2023 tarihinde iptal etmiş, ancak doğacak boşluk sebebiyle iptalin yürürlüğünü dokuz ay ertelemiştir; karar 19.10.2023'te yayımlandığına göre iptal 19.07.2024'te yürürlüğe girmiştir. Bu tarihe kadar eski kural yürürlükte kalmış ve mahkemeler onu uygulamayı sürdürmüştür; nitekim bu dosyada Anayasa Mahkemesi kararı 'ilgili hukuk' arasında sayılmasına rağmen istem reddedilmiştir. Uygulamada dikkat edilecek nokta şudur: bir dosyada hangi kuralın uygulanacağı, işlemin veya kararın hangi tarihte yapıldığına bağlıdır. 19.07.2024 ile fıkranın yeniden düzenlendiği 07.11.2024 arasındaki dönemde ise ortada yazılı bir kural bulunmamaktadır.
Evlât edinmeye ilişkin kayıt, belge ve bilgilerin açıklanamayacağını düzenleyen fıkra, bunu isteyen kişiye dava açmakta hukukî yarar sağlar
Davacı, evlât edinmeye ilişkin kayıtlarla ilgili bir istemle dava açtı. Mahkeme duruşma dahi açmadan, tensiple davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun m. 314/6 gereğince evlat edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz. O halde, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olduğu ve bu nedenle aktif dava ehliyeti olduğunun kabulü ile dava dilekçesinin ve eklerinin davalıya tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, davacının iddiasını ispata yönelik bildirdiği delillerinin toplanılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken duruşma dahi açmadan tensiple davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor? Altıncı fıkra, evlât edinme ilişkisini gizlilik korumasına alır: kayıtlar, belgeler ve bilgiler ancak mahkeme kararıyla veya evlâtlığın kendi istemiyle açıklanabilir. Karar, bu hükmün yalnızca bir yasak değil, aynı zamanda bir dava hakkının dayanağı olduğunu gösterir: hükümden yararlanmak isteyen kişinin dava açmakta hukukî yararı ve aktif dava ehliyeti vardır. Bunun usul yönünden sonucu nettir: mahkeme böyle bir davayı tensiple reddedemez; dilekçe karşı tarafa tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmalı, deliller toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Gizlilik kuralı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında da belirleyici olmuştur: nüfus kaydının ilişkiyi ele vermesi, bu fıkrayla güdülen amacı işlevsiz kılmaktadır.
Madde gerekçesi
Madde 314- Evlât edinmenin hukukî sonuçlarını düzenleyen bu madde, yürürlükteki Kanunun 257 nci maddesini karşılamaktadır. Birinci fıkrada, ana ve babaya ait hak ve yükümlülüklerin (velâyetin ve velâyetten doğan hak ve yükümlülüklerin) evlât edinmenin gerçekleşmesiyle birlikte evlât edinene geçeceği hükme bağlanmaktadır. İkinci fıkrada, evlât edinmenin mirasçılık üzerindeki etkileri düzenlenmiştir. Buna göre, evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur, ancak kendi ailesine karşı kan bağından doğan mirasçılığını da korur. Üçüncü fıkrada, evlâtlığın ergin olmaması hâlinde evlât edinenin soyadını alacağı; evlât edinenin isterse, ergin olmayan evlâtlığa yeni bir ad verebileceği ve ergin olan evlâtlığın ise, ancak evlât edinme sırasında o isterse, evlât edinenin soyadını alabileceği hükme bağlanmaktadır. Böylece, evlâtlık ergin ise, evlât edinenin soyadını kendiliğinden almış olmaz; onun evlât edinenin soyadını alıp almaması tamamen kendi seçimine bağlıdır.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 120Gerekçenin ikinci fıkraya ilişkin cümlesi, bugünkü madde metniyle karşılaştırıldığında dikkat çekici bir fark ortaya çıkar. Gerekçe, evlâtlığın kendi ailesine karşı kan bağından doğan mirasçılığını da koruyacağını söyler; oysa yürürlükteki ikinci fıkra yalnızca "Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur." demektedir. Bunun sebebi bir Komisyon tercihidir: Tasarının 314. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığının devam edeceğine ilişkin hüküm, Tasarının 500. maddesinde üçüncü fıkra olarak yer almasının daha doğru olacağı düşünülerek metinden çıkarılmıştır (S. Sayısı 723, s. 314). Yani kural yürürlüktedir; yalnızca miras hükümleri arasına taşınmıştır. Bu ayrıntı pratikte önemlidir: yalnızca 314. maddeyi okuyan biri, evlâtlığın biyolojik ailesine mirasçı olmaya devam ettiğini göremez. Gerekçenin ikinci katkısı üçüncü fıkraya ilişkindir ve uygulamada doğrudan sonuç doğurur: ergin evlâtlık, evlât edinenin soyadını kendiliğinden almaz; bu tamamen kendi seçimine bağlıdır. Gerekçe, maddenin dört, beş ve altıncı fıkralarını açıklamaz; bunlar 743 sayılı Kanun'un 257. maddesine 1983 yılında eklenen fıkralardan aktarılmıştır.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Maddenin doğrudan karşılığı, 743 sayılı Kanun'un 257. maddesidir ve içerik bakımından iki metin büyük ölçüde örtüşür. Eski madde de evlâtlığın evlât edinenin aile ismini taşıyacağını, onun mirasçısı olacağını, asıl ailesindeki mirasçılığına hâlel gelmeyeceğini ve ana babaya ait hak ve vazifelerin evlât edinene geçeceğini söylüyordu. 1983 yılında eklenen fıkralarla ayrıca üç kural getirilmişti: karı koca tarafından birlikte evlât edinilen mümeyyiz olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana baba adı olarak evlât edinen karı kocanın adlarının yazılması; evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin kütüğü arasında her türlü bağ kurulması; ve evlât edinmeye ilişkin kayıtların mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe açıklanamaması. Bugünkü dört, beş ve altıncı fıkralar bu hükümlerin devamıdır. Yeni Kanun'un getirdiği farklar şunlardır. Birincisi, eski metin evlâtlığın evlât edinenin aile ismini taşıyacağını ayrım yapmadan söylüyordu; yeni metin küçük ile ergin arasında ayrım yapmış ve ergine seçim hakkı tanımıştır. İkincisi, eski metinde bulunan "evlâtlığın, reşit olduktan sonra asıl ana babasının ismini kullanma hakkı saklıdır" hükmü yeni Kanun'a alınmamıştır. Üçüncüsü, eski metin evlât edinme sözleşmesinden önce yapılacak resmî bir senetle mirasçılığa ilişkin aykırı hükümler kabul edilmesine izin veriyordu; yeni Kanun bu imkânı kaldırmıştır. Dördüncüsü ve en önemlisi, evlâtlık ilişkisi artık bir sözleşmeyle değil mahkeme kararıyla kurulur (Yargıtay HGK, 2017/2147 E., 2020/495 K., 30.06.2020).
Madde 257 – Evlatlık, kendisini evlatlığa alanın aile ismini taşır ve onun mirasçısı olur. Asıl ailesindeki mirasçılığa da halel gelmez. Ana babaya ait hak ve vazifeler, evlat edinen kimseye geçer. Karı koca tarafından birlikte evlat edinilen ve mümeyyiz olmayan küçüklerin nüfus kaydında ana baba adı olarak, evlat edinen karı kocanın adları yazılır. (Ek fıkra: 16/6/1983 - 2846/2 md.) Evlatlığın, miras ve başka haklarının halele uğramaması, aile bağlarının devam etmesi için evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. (Ek fıkra: 16/6/1983 - 2846/2 md.) Evlat edinme ile ilgili kayıtlar mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz. (Ek fıkra: 16/6/1983 - 2846/2 md.)
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun | 4721 sayılı Kanun m. 314 | |
|---|---|---|
| Velâyet | Ana babaya ait hak ve vazifeler geçer (m. 257) | Haklar ve yükümlülükler geçer (m. 314/1) |
| Mirasçılık | Evlât edinene mirasçı olur | Aynı (m. 314/2) |
| Asıl aile | Mirasçılığa hâlel gelmez (m. 257) | Ayrı maddede (m. 500) |
| Soyadı | Ayrım yapılmadan alınırdı | Küçükte kendiliğinden, erginde seçimlik (m. 314/3) |
| Nüfusa ana baba adı | Birlikte edinilen mümeyyiz olmayan küçük | 2024'te kapsam genişletildi (m. 314/4) |
| Kütükler arası bağ | 1983'te eklendi | Korundu (m. 314/5) |
| Gizlilik | 1983'te eklendi | Korundu ve genişletildi (m. 314/6) |
| Kuruluş | Hâkimin izniyle resmî senet | Mahkeme kararı (TMK m. 315) |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; ergine soyadı seçim hakkı tanındı, asıl ailedeki mirasçılık 500. maddeye taşındı | 4721 s. K. |
| 19.10.2023 | Dördüncü fıkra iptal edildi; iptalin yürürlüğü dokuz ay ertelendi | AYM, E. 2023/3, K. 2023/139, 26.07.2023 |
| 19.07.2024 | İptal yürürlüğe girdi; fıkra yürürlükten kalktı | Anayasa m. 153 |
| 07.11.2024 | Dördüncü fıkra daha geniş biçimde yeniden düzenlendi | 7531 s. K. m. 12 |
Maddenin son iki yılı hareketli geçmiştir. İptalden önceki dördüncü fıkra, nüfus kaydına ana baba adı olarak evlât edinenlerin adlarının yazılmasını yalnızca eşler tarafından birlikte evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklere tanıyordu. Bunun dışında kalan bütün hâllerde — tek başına evlât edinmede, ayırt etme gücüne sahip küçüklerde ve erginlerde — nüfus kaydındaki ana baba adı biyolojik ana babanın adı olarak kalıyor, bunu değiştirecek bir yol da bulunmuyordu (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2015/22670 E., 2016/5384 K., 30.03.2016). Bu daralma iki sebeple Anayasa'ya aykırı bulunmuştur (AYM, E. 2023/3, K. 2023/139, 26.07.2023): kapsam dışında kalan ilişkilerde nüfus kaydı evlât edinme olgusunu ele vermekte ve böylece maddenin beşinci ile altıncı fıkralarındaki gizlilik amacı işlevsiz kalmakta; ayrıca fiilî durumun sicile yansımasını sağlayacak etkili bir hukuk yolu bulunmamaktadır. Karar oybirliğiyle alınmış, doğacak boşluk kamu yararını ihlâl edeceğinden iptalin yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir. Bu geçiş döneminde mahkemeler yürürlükteki eski kuralı uygulamayı sürdürmüştür (Yargıtay 2. HD, 2023/7541 E., 2024/1196 K., 26.02.2024). Kanun koyucu fıkrayı 07.11.2024 tarihinde yeniden yazmış ve kapsamı genişletmiştir: bugün ana baba adı olarak evlât edinenlerin adları hem birlikte hem tek başına evlât edinmede yazılır; evlât edinilen diğer kişiler hakkında ise talepleri hâlinde aynı hüküm uygulanır.
İlgili maddeler
- TMK m. 129: Evlât edinmeden doğan evlenme yasağı.
- TMK m. 282: Soybağının kurulması.
- TMK m. 301: Babalık davası.
- TMK m. 305: Küçüklerin evlât edinilmesinde genel koşullar.
- TMK m. 313: Erginlerin ve kısıtlıların evlât edinilmesi.
- TMK m. 315: Evlât edinme kararının hüküm anı.
- TMK m. 316: Evlât edinmede araştırma.
- TMK m. 317: Rızanın bulunmaması.
- TMK m. 318: Diğer noksanlıklar.
Evlât edinmenin dosyanızda hangi sonuçları doğurduğunu ve nüfus kaydına ilişkin yeni düzenlemeden nasıl yararlanabileceğinizi değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 314 ne diyor?
Evlât edinmenin velâyet, mirasçılık, soyadı ve nüfus kaydı üzerindeki sonuçlarını düzenler.
Velâyet kime geçer?
Ana babaya ait haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer (TMK m. 314/1).
Bu geçiş ne zaman olur?
Evlât edinme kararıyla birlikte (TMK m. 315).
Biyolojik ana babayla bağ tamamen kopar mı?
Kopmaz; soybağı ilişkisi sona ermez (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2014/18203 E., 2015/625 K., 19.01.2015).
Genetik ana baba çocuğu görebilir mi?
Kişisel ilişki kurma hakkı devam eder.
Evlâtlık kime mirasçı olur?
Evlât edinene mirasçı olur (TMK m. 314/2).
Kendi ailesine mirasçılığı devam eder mi?
Devam eder (TMK m. 500).
Bu kural neden 314'te yazmıyor?
Adalet Komisyonu tercihiyle miras hükümleri arasına taşınmıştır.
Evlât edinen, evlâtlığa mirasçı olur mu?
Olmaz; mirasçılık tek yönlüdür.
Evlât edinilmiş çocuk babalık davası açabilir mi?
Neden açabilir?
Kendi ailesindeki mirasçılığı soybağının kurulmasına bağlıdır.
Küçük evlâtlık soyadını kendiliğinden alır mı?
Alır (TMK m. 314/3).
Evlât edinen yeni ad verebilir mi?
Ergin olmayan evlâtlığa verebilir.
Ergin evlâtlık soyadı alır mı?
Ancak dilerse alır.
Bu talep ne zaman ileri sürülmeli?
Evlât edinilme sırasında (Yargıtay 2. HD, 2010/10461 E., 2011/12456 K., 18.07.2011).
Talepten vazgeçilebilir mi?
Vazgeçilirse soyadı değişikliğine karar verilemez.
Daha önce soyadı davası açtıysam yeniden açabilir miyim?
Açabilirsiniz (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2011/8200 E., 2011/10822 K., 27.10.2011).
Nüfus kaydına ana baba adı olarak kimin adı yazılır?
Evlât edinenlerin adları yazılır (TMK m. 314/4).
Bu kural her zaman böyle miydi?
Hayır; eskiden yalnızca birlikte evlât edinilen küçükleri kapsıyordu.
Eski kuralda ergin evlât edinilende ne oluyordu?
Ana baba adı değiştirilemiyordu (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2014/21067 E., 2015/10109 K., 11.06.2015).
Bu kural iptal mi edildi?
İptal sebebi neydi?
Gizlilik amacının işlevsizleşmesi ve etkili bir hukuk yolunun bulunmaması.
İptal ne zaman yürürlüğe girdi?
Dokuz ay ertelenerek 19.07.2024 tarihinde.
Geçiş döneminde ne uygulandı?
Yürürlükteki eski kural (Yargıtay 2. HD, 2023/7541 E., 2024/1196 K., 26.02.2024).
Yeni düzenleme ne zaman yapıldı?
07.11.2024 tarihinde (7531 s. K. m. 12).
Yeni kural kimleri kapsıyor?
Birlikte ve tek başına evlât edinmeyi.
Ergin olarak evlât edinilenler ne yapabilir?
Talepte bulunarak aynı hükümden yararlanabilir.
Tek başına evlât edinmede eskiden ne yapılıyordu?
Tüzük hükmüne dayanılıyordu (Yargıtay (Kapatılan) 18. HD, 2014/4981 E., 2014/11378 K., 26.06.2014).
Kütükler arasında bağ kurulur mu?
Kurulur (TMK m. 314/5).
Bu bağın amacı nedir?
Miras ve diğer hakların zedelenmemesi.
Evlât edinme kayıtları açıklanabilir mi?
Mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe açıklanamaz (TMK m. 314/6).
Bu hükme dayanarak dava açılabilir mi?
Açılabilir (Yargıtay 2. HD, 2021/5782 E., 2022/2513 K., 16.03.2022).
Mahkeme bu davayı tensiple reddedebilir mi?
Reddedemez; taraf teşkili sağlanmalıdır.
2002 öncesi evlâtlık ilişkileri geçerli mi?
Bütün hükümleriyle geçerliliğini korur (4722 s. K. m. 14).
O dönemde evlât edinme nasıl kuruluyordu?
Hâkimin izni üzerine resmî senetle (Yargıtay HGK, 2017/2147 E., 2020/495 K., 30.06.2020).
Görevli mahkeme hangisidir?
Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 129, 282, 301, 305, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 500
- 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 1, 14
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 36
- 7531 sayılı Kanun m. 12
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 257
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 314 gerekçesi s. 120, Komisyon değişiklik listesi s. 314
- Anayasa Mahkemesi, E. 2023/3, K. 2023/139, 26.07.2023
- Yargıtay HGK, 2017/2147 E., 2020/495 K., 30.06.2020
- Yargıtay 2. HD, 2023/7541 E., 2024/1196 K., 26.02.2024
- Yargıtay 2. HD, 2021/5782 E., 2022/2513 K., 16.03.2022
- Yargıtay 2. HD, 2010/10461 E., 2011/12456 K., 18.07.2011
- Yargıtay 18. HD, 2015/22670 E., 2016/5384 K., 30.03.2016
- Yargıtay 18. HD, 2015/8094 E., 2016/3588 K., 01.03.2016
- Yargıtay 18. HD, 2014/21067 E., 2015/10109 K., 11.06.2015
- Yargıtay 18. HD, 2014/18203 E., 2015/625 K., 19.01.2015
- Yargıtay 18. HD, 2014/4981 E., 2014/11378 K., 26.06.2014
- Yargıtay 18. HD, 2011/8200 E., 2011/10822 K., 27.10.2011
