TMK 306, evli kişiler bakımından evlât edinmenin çerçevesini çizer: eşler ancak birlikte evlât edinebilir. Eski Medenî Kanun'da eşlerden birinin evlât edinmesi için diğerinin rızası yeterliydi; yeni Kanun'da bu mümkün değildir (Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021). Eşlerin ayrıca en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir; bu iki koşul seçimliktir, birinin gerçekleşmesi yeterlidir (Yargıtay 2. HD, 2009/21451 E., 2011/2998 K., 22.02.2011). Kuralın iki istisnası vardır: eşlerden biri diğerinin çocuğunu tek başına evlât edinebilir (m. 306/3) ve belirli hâllerde otuz yaşını doldurmuş eş tek başına evlât edinebilir (TMK m. 307). Üçüncü fıkradaki "diğerinin çocuğu" ifadesi, üvey çocukların yanında eşin evlâtlıklarını da kapsayacak biçimde geniş yorumlanmaktadır (Yargıtay 18. HD, 2012/12536 E., 2013/146 K., 14.01.2013).
- Birlikte evlât edinme
- Eşlerin ikisinin de evlât edinen sıfatını kazanması (TMK m. 306/1).
- Beş yıl koşulu
- Evlenme tarihinden dava tarihine kadar geçen süre (TMK m. 306/2).
- Otuz yaş koşulu
- Eşlerin otuz yaşını doldurmuş bulunması (TMK m. 306/2).
- Üvey çocuk evlât edinme
- Eşlerden birinin diğerinin çocuğunu evlât edinmesi (TMK m. 306/3).
TMK 306 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel kural | Eşler ancak birlikte evlât edinebilir | TMK m. 306/1 |
| Evli olmayanlar | Birlikte evlât edinemez | TMK m. 306/1 |
| Eski Kanun | Eşin rızası yeterliydi | Yargıtay HGK, 2021/1155 K. |
| İkinci koşul | En az beş yıllık evlilik | TMK m. 306/2 |
| Alternatif | Otuz yaşını doldurmuş olma | TMK m. 306/2 |
| Nitelik | İki koşul seçimliktir | Yargıtay 2. HD, 2011/2998 K. |
| Sürenin hesabı | Evlenme tarihinden dava tarihine | Yargıtay 2. HD, 2011/5087 K. |
| Birinci istisna | Eşin çocuğunu evlât edinme | TMK m. 306/3 |
| İstisnanın koşulu | İki yıllık evlilik veya otuz yaş | TMK m. 306/3 |
| Kapsam | Eşin evlâtlıkları da girer | Yargıtay 18. HD, 2013/146 K. |
| İkinci istisna | Belirli hâllerde tek başına evlât edinme | TMK m. 307/2 |
| Erginlerde | Kıyasen uygulanır | Yargıtay HGK, 2021/1155 K. |
TBMM gerekçesine göre madde, İsviçre Medenî Kanunu'nun 264a maddesinden bazı değişiklikler yapılarak alınmıştır. Gerekçe fıkraları tek tek açıklar. Birinci fıkra hem birlikte evlât edinmenin ancak birbiriyle evli kişilerce yapılabileceğini hem de eşlerin kural olarak tek başlarına evlât edinemeyeceklerini hükme bağlar. İkinci fıkra bakımından gerekçe seçimlik yapıyı örnekle anlatır: iki yıldan beri evli olmakla birlikte otuz yaşını doldurmuş eşler evlât edinebilecekleri gibi, otuz yaşını doldurmamış olmakla birlikte en az beş yıldır evli olan eşler de evlât edinebilir; madde böylece eşlerin ya evlenme yoluyla ya da yaş itibarıyla belli bir olgunluğa erişmelerini aramaktadır. Üçüncü fıkra birlikte evlât edinme gerekliliğinin bir istisnasıdır: eşlerden biri diğerinin çocuğunu tek başına evlât edinebilir; bunun için ya eşlerin en az iki yıldır evli olması ya da evlât edinecek eşin otuz yaşını doldurmuş olması gerekir. Gerekçe son olarak yaş sınırının kaynak metinden ayrıldığını belirtir: otuz yaşın gerekli olgunluğu sağlayabileceği düşüncesiyle sınır otuz beşten otuza indirilmiştir. Tasarının 306. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
Bu maddede en sık yapılan hata, eşin rızasının yeterli sanılmasıdır. Eski Medenî Kanun döneminde eşlerden biri, diğerinin rızasıyla tek başına evlât edinebilirdi ve rıza veren eş evlât edinen sıfatını kazanmazdı. Bugün böyle bir yol yoktur: eşler ancak birlikte evlât edinebilir. Duruşmada "eşimin evlât edinmesine bir diyeceğim yok" beyanı, eşi evlât edinen hâline getirmez ve eksikliği gidermez; bu eksiklikle kurulan evlâtlık ilişkisi sonradan kaldırılabilir. İkinci nokta koşulların seçimli olmasıdır: beş yıllık evlilik ile otuz yaş arasında "ve" değil "veya" bağlacı vardır; biri gerçekleşmişse yeterlidir. Üçüncü nokta üçüncü fıkranın dar sınırıdır: eşlerden biri yalnızca diğerinin çocuğunu evlât edinebilir; eşin torunu ya da başka bir yakını bu kapsamda değildir. Dördüncü nokta, bu maddenin yalnızca küçükler için değil, erginlerin ve kısıtlıların evlât edinilmesinde de kıyasen uygulanmasıdır (TMK m. 313). Son olarak koşulların gerçekleşmesi davanın kabulü demek değildir; mahkeme ayrıca kapsamlı araştırma yapar ve uzman raporu alır (Yargıtay 2. HD, 2022/3924 E., 2022/5102 K., 30.05.2022).
Temel kural: birlikte evlât edinme
- Kural: Eşler ancak birlikte evlât edinebilir (TMK m. 306/1).
- Yasak: Evli olmayanlar birlikte evlât edinemez.
- Eski düzen: Eşin rızası yeterliydi (Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021).
- Bugün: Rıza beyanı eşi evlât edinen yapmaz.
- Eksiklik: İlişki sonradan kaldırılabilir (TMK m. 318).
- Sonuç: İki eş de evlât edinen sıfatını kazanır.
Beş yıl veya otuz yaş
- Koşul: En az beş yıldan beri evli olma (TMK m. 306/2).
- Alternatif: Otuz yaşını doldurmuş bulunma.
- Bağlaç: İkisi seçimliktir (Yargıtay 2. HD, 2009/21451 E., 2011/2998 K., 22.02.2011).
- Hesap: Evlenme tarihinden dava tarihine (Yargıtay 2. HD, 2010/2504 E., 2011/5087 K., 22.03.2011).
- Gerekçe: Evlenme yoluyla ya da yaş itibarıyla olgunluk.
- Kaynak farkı: Yaş sınırı otuz beşten otuza indirilmiştir.
Eşin çocuğunu evlât edinme
- İstisna: Eşlerden biri diğerinin çocuğunu evlât edinebilir (TMK m. 306/3).
- Koşul: En az iki yıllık evlilik veya otuz yaş.
- Kapsam: Üvey çocuk.
- Genişletme: Eşin evlâtlıkları da girer (Yargıtay 18. HD, 2012/12536 E., 2013/146 K., 14.01.2013).
- Sınır: Eşin torunu bu kapsamda değildir (Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021).
- Yorum ölçüsü: Evlât edinilenin yararı.
Tek başına evlât edinme
- Evli olmayan: Otuz yaşını doldurmuşsa (TMK m. 307).
- Evli olan: Kural olarak mümkün değildir.
- İstisna 1: Diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli yoksunluğu.
- İstisna 2: İki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmemesi.
- İstisna 3: Mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir ayrı yaşama.
- İspat: Bu hâllerin kanıtlanması gerekir.
Erginlerde uygulama
- Kıyas: Küçüklere ilişkin koşullar erginlerde de uygulanır (Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021).
- Kapsam: 306. maddenin her üç fıkrası.
- Ek koşul: Altsoyun açık muvafakati (TMK m. 313).
- Yaş farkı: En az on sekiz yıl (TMK m. 308).
- Rıza: Ayırt etme gücüne sahip evlât edinilenin rızası.
- Eksiklik: Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması sebebidir.
Yargılama
- Araştırma: Kapsamlı inceleme zorunludur (TMK m. 316).
- Uzman: Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı (Yargıtay 2. HD, 2022/3924 E., 2022/5102 K., 30.05.2022).
- Çocukla görüşme: Gerektiğinde yapılır.
- Soyut rapor: Hükme esas alınamaz.
- Vekâletname: Özel yetki aranır.
- Hatalı karar: Etkili yol ilişkinin kaldırılmasıdır (Yargıtay 8. HD, 2021/2076 E., 2021/5412 K., 23.06.2021).
Evli iseniz evlât edinme başvurunuzu birlikte yapın; bu, tercih değil zorunluluktur. Eşlerden yalnız birinin davacı olduğu, diğerinin duruşmada "itirazım yok" dediği dosyalarda koşul gerçekleşmiş sayılmaz ve kurulan evlâtlık ilişkisi sonradan kaldırılabilir. İkinci adım koşul hesabıdır: beş yıllık evlilik ya da otuz yaş koşullarından hangisine dayandığınızı dilekçenizde açıkça belirtin. Beş yıllık süre evlenme tarihinizden dava tarihine kadar hesaplanır; aile cüzdanınızı ve nüfus kayıt örneğinizi baştan ekleyin. Koşullar "veya" ile bağlıdır, ikisini birden sağlamanız gerekmez. Eşinizin çocuğunu evlât edinmek istiyorsanız üçüncü fıkraya dayanın; burada süre koşulu farklıdır: en az iki yıllık evlilik ya da sizin otuz yaşınızı doldurmuş olmanız yeterlidir. Bu fıkranın kapsamına eşinizin üvey çocuğu ile evlâtlığı girer; ancak eşinizin torunu ya da başka bir yakını girmez, bu durumda birlikte evlât edinme kuralına dönersiniz. Evli olduğunuz hâlde tek başına evlât edinmek zorundaysanız 307. maddenin ikinci fıkrasındaki üç hâlden birine dayanmanız ve bunu ispat etmeniz gerekir; mahkeme kararıyla ayrı yaşıyorsanız ilgili kararı dosyaya koyun. Son olarak koşulların tamamlanması yeterli değildir: mahkeme kapsamlı bir araştırma yapacak ve uzman raporu alacaktır. Rapor olumsuz gelirse heyetin psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşup oluşmadığını ve çocukla görüşülüp görüşülmediğini kontrol edin; soyut verilere dayanan rapor hükme esas alınamaz.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Eski Kanun'da eşin rızası yeterliyken yeni Kanun'da eşler ancak birlikte evlât edinebilir; tek başına evlât edinme yalnızca iki istisnada mümkündür
Evli bir kişi, eşinin torununu tek başına evlât edindi; eş duruşmada buna diyeceği olmadığını beyan etmişti. Evlât edinenin ölümünden sonra, daha önce onun tarafından evlât edinilmiş olan kişi, koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını istedi. Mahkeme davayı reddetti ve bozmaya direndi.
“Anılan Kanun maddelerine bakıldığında sadece evli kişilerin birlikte evlat edinebilecekleri görülmektedir. MK'da eşlerden birinin evlat edinmesi diğer eşin bu duruma rıza göstermesi şartına bağlıyken, bu rıza, rıza veren eşin de evlat edinen sıfatını kazanmasına neden olmamaktaydı. TMK'nın 306. maddesi karşısında artık bu mümkün olmayıp, eşler ancak birlikte evlat edinebilirler. Evli olan bir kimsenin istisnaen tek başına evlat edinebileceği TMK'nın 307/2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi, ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri ayrı yaşamakta olması nedeniyle birlikte evlat edinmesinin mümkün olmadığını ispat ederek tek başına evlat edinebilir. Ayrıca eşlerden biri, diğerinin çocuğunu tek başına evlat edinebilir.”
Ne anlama geliyor? Bu pasaj maddenin en çok yanlış bilinen yönünü düzeltir. Eski Medenî Kanun'da eşlerden birinin evlât edinmesi diğerinin rızasına bağlıydı; rıza veren eş evlât edinen sıfatını kazanmazdı. Yeni Kanun'da bu mümkün değildir: eşler ancak birlikte evlât edinebilir, evli olmayanlar ise birlikte evlât edinemez. Kuralın yalnızca iki istisnası vardır. Birincisi 307. maddenin ikinci fıkrasıdır: otuz yaşını doldurmuş eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli yoksunluğunu, iki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmediğini ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir ayrı yaşadığını ispat ederek tek başına evlât edinebilir. İkincisi 306. maddenin üçüncü fıkrasıdır: eşlerden biri diğerinin çocuğunu tek başına evlât edinebilir. Bu dosyada evlât edinilen, eşin çocuğu değil torunuydu; bu nedenle istisna uygulanmamış ve evlâtlık ilişkisi kaldırılmıştır (TMK m. 307).
Küçüklerin evlât edinilmesine ilişkin koşullar, bu arada eşlerin birlikte evlât edinmesi kuralı, erginlerin ve kısıtlıların evlât edinilmesinde de kıyasen uygulanır
Ergin bir kişinin evlât edinilmesinde koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışıldı. Genel Kurul, ergin evlât edinmede hangi hükümlerin kıyasen uygulanacağını tek tek saydı.
“Erginlerin veya kısıtlıların evlat edinilmesinde diğer bir koşul da, küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin koşulların, kıyas yoluyla erginlerin veya kısıtlıların evlat edinilmesi bakımından da uygulanmasıdır. Buna göre, evlat edinmenin evlat edinilenin yararına olması (TMK m. 305/2); evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması (TMK m. 308/1); ayırt etme gücüne sahip evlat edinilenin rızasının olması (TMK m. 308/2); evlat edinilenin kısıtlı olması hâlinde, vesayet dairelerinin izninin alınması (TMK m. 308/3); evli kişilerin ancak birlikte evlat edinebilmeleri (TMK m. 306/1); eşlerin de en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları (TMK m. 306/2); eşlerden birinin, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlat edinebilmesi (TMK m. 306/3); evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilmesi (TMK m. 307/1) gibi küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin koşullar, ergin veya kısıtlıların evlat edinilmesinde de uygulanır.”
Ne anlama geliyor? Madde "küçüklerin evlât edinilmesi" bölümünde yer alır; ancak uygulaması bununla sınırlı değildir. Genel Kurul, ergin veya kısıtlıların evlât edinilmesinde kıyasen uygulanacak hükümleri sayarken 306. maddenin her üç fıkrasını da listeye alır: evli kişilerin ancak birlikte evlât edinebilmesi, eşlerin en az beş yıldır evli olması veya otuz yaşını doldurmuş bulunması ve eşlerden birinin diğerinin çocuğunu evlât edinebilmesi. Listeye ayrıca evlât edinmenin evlât edinilenin yararına olması, on sekiz yaş farkı, ayırt etme gücüne sahip evlât edinilenin rızası, kısıtlıysa vesayet dairelerinin izni ve evli olmayan kişinin otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlât edinebilmesi de girer. Ergin evlât edinme dosyalarında bu koşulları atlamak, ilişkinin sonradan kaldırılmasına yol açar (TMK m. 313).
Beş yıllık evlilik koşulu evlilik tarihi ile dava tarihi arasındaki süreye göre hesaplanır; koşul gerçekleşmişse mahkeme kapsamlı araştırmaya geçmelidir
Eşler 23.05.2003 tarihinde evlenmiş, evlât edinme davasını 18.05.2009 tarihinde açmışlardı. Mahkeme, kanun maddesini yanlış yorumlayarak koşulun gerçekleşmediği sonucuna vardı.
“Eşler; ancak birlikte evlat edinebilirler. Eşlerin en az "beş yıldan beri evli olmaları" veya "otuz yaşını doldurmuş bulunmaları" gerekir. (TMK.md.306) Davacıların 23.5.2003 tarihinde evlendikleri, davanın 18.5.2009 tarihinde açıldığı, dava tarihine kadar evlilik süresinin beş yılı geçtiği anlaşılmaktadır. Bu durumda eşlerin (davacıların) birlikte evlat edinmelerine ilişkin yasal koşul (TMK.md.306) gerçekleşmiştir.”
Ne anlama geliyor? Hesap basittir ama uygulamada karıştırılır: beş yıllık süre evlenme tarihinden dava tarihine kadar geçen süredir. Bu dosyada evlilik 2003, dava 2009 tarihli olduğundan koşul gerçekleşmiştir. Kararın ikinci mesajı usule ilişkindir: koşulun gerçekleşmesi davanın kabulü anlamına gelmez; mahkeme bundan sonra kapsamlı bir araştırma yapmalı, delilleri bu çerçevede değerlendirmeli ve sonucuna göre karar vermelidir (TMK m. 316). Dava dilekçenize evlenme tarihinizi ve aile cüzdanınızı ekleyin; süre tartışmasını baştan kapatmış olursunuz.
Beş yıllık evlilik ile otuz yaş koşulu seçimliktir; evlilik beş yılı doldurmamış olsa bile eşler otuz yaşını doldurmuşsa koşul gerçekleşir
Evlât edinmek isteyen eşlerin evliliği beş yılı doldurmamıştı; buna karşılık her ikisi de otuz yaşını doldurmuştu. Mahkeme, koşulun gerçekleşmediği sonucuna vararak karar verdi.
“Birlikte evlat edinmede; eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir. (TMK.md.306/2) Dosya kapsamından davacılar yönünden beş yıllık evlilik koşulu gerçekleşmemiş ise de otuz yaşını doldurmuş olma koşulunun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece delillerin toplanması, Türk Medeni Kanununun 316. maddesinde öngörülen araştırmaların yapılması ve gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.”
Ne anlama geliyor? Maddedeki "veya" bağlacı belirleyicidir: iki koşuldan birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Gerekçe bunu örnekle anlatır: iki yıldan beri evli olmakla birlikte otuz yaşını doldurmuş eşler evlât edinebilecekleri gibi, otuz yaşını doldurmamış olmakla birlikte en az beş yıldır evli olan eşler de evlât edinebilir. Gerekçeye göre madde böylece eşlerin ya evlenme yoluyla ya da yaş itibarıyla belli bir olgunluğa erişmelerini aramaktadır. Bu dosyada evlilik süresi kısaydı ama yaş koşulu gerçekleşmişti; bu nedenle mahkemenin delilleri toplayıp araştırmayı yapması gerekiyordu. Dilekçenizde hangi seçeneğe dayandığınızı açıkça yazın.
Üçüncü fıkradaki "diğerinin çocuğu" ifadesi üvey çocukların yanında eşin evlâtlıklarını da kapsar
Eşler 1969 yılında evlenmiş, bu evlilikten çocukları olmamıştı. Eşlerden biri, diğerinin muvafakatiyle bir kişiyi evlât edinmiş; evlâtlık o tarihten beri çiftin yanında müşterek çocukları gibi yaşamış ve davacıyı anne olarak kabul etmişti. Davacı, eşinin evlâtlığını kendisinin de evlât edinmesini istedi; mahkeme davayı reddetti.
“TMK'nun 306. maddesinde yer alan "diğerinin çocuğunu evlat edinebilir" deyimini, evlât edinilenin lehine ve yararına uygun olarak geniş yorumlayıp bu deyimin, üvey çocukların yanında ayrıca evlatlıkları da kapsadığını kabul etmenin kanunun ruhuna daha uygun bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Üçüncü fıkra, eşlerden birinin diğerinin çocuğunu tek başına evlât edinmesine izin verir; buradaki "çocuk" ifadesinin kapsamı uygulamada tartışılmıştır. Karar, ifadeyi evlât edinilenin lehine geniş yorumlayarak üvey çocuklar yanında eşin evlâtlıklarını da kapsadığını kabul etmiştir; gerekçe olarak bunun kanunun ruhuna daha uygun olduğu belirtilmiştir. Bu yorum, eski dönemde eşlerden yalnız biri tarafından evlât edinilmiş ve fiilen iki eşin çocuğu gibi büyümüş kişilerin durumunu düzeltmeye yarar. Bu fıkraya dayanacaksanız ayrıca süre koşulunu da kontrol edin: eşlerin en az iki yıldır evli olması ya da evlât edinecek eşin otuz yaşını doldurmuş bulunması gerekir.
Soyut verilere dayalı sosyal inceleme raporuyla yetinilemez; psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan rapor alınmalı ve vekâletnamede özel yetki aranmalıdır
Kolluk araştırması, küçüğün bir yıldan uzun süredir evlât edinmek isteyen eşlerin yanında kaldığını, bakım, eğitim ve yetiştirilmesinin onlar tarafından sağlandığını ortaya koydu. Mahkeme buna rağmen, soyut verilere dayanan bir sosyal inceleme raporuna göre davayı reddetti.
“Bu sebeple mahkemece, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan yeniden inceleme ve rapor istenip, dosya tarafları ve gerektiğinde evlat edinilmek istenilen çocuk ile görüşülmek suretiyle küçüğün üstün yararına uygun şekilde görüşünün uzmanlar tarafından alınması, evlat edinme davasının, şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımı niteliğinde olduğu gözetilerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi gereğince davacılar vekilinden "Evlat edinme" davasını açabilmesi için özel yetkiyi içeren vekâletnamenin istenmesi, toplanan diğer delillerle birlikle değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken soyut verilere dayalı sosyal inceleme raporu dikkate alınarak yanılgılı değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş”
Ne anlama geliyor? Koşullar sağlandığında dosyanın kaderini uzman raporu belirler; bu nedenle raporun niteliği önemlidir. Karar üç ölçü koyar: rapor psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan bir heyetten alınmalı, taraflarla ve gerektiğinde çocukla görüşülmeli, çocuğun üstün yararına uygun biçimde görüşü alınmalıdır. Soyut ve genel ifadeler içeren bir rapora dayanarak verilen ret kararı bozulur. Kararın ikinci hatırlatması usuldedir: evlât edinme davası kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımıdır; vekil eliyle açılıyorsa vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır. Rapor olumsuzsa peşinen teslim olmayın; heyetin oluşumunu ve çocukla görüşülüp görüşülmediğini tutanağa geçirterek yeni rapor isteyin.
Koşulları taşımayan bir evlât edinme kararı kanun yararına bozulsa bile taraflar bakımından sonuç doğurmaz; asıl yol evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davasıdır
Kanun yolundan geçmeden kesinleşmiş bir evlât edinme kararı, Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına temyiz edildi. Kararda, eşin zaten evlâtlığı olan kişi yönünden yeniden evlât edinme kararı verilmesi ve ergin kişinin nüfus kaydına ana baba adı yazılması gibi aykırılıklar saptandı.
“Kanun yararına bozma kararının, mahkemelerce verilen ve kanun yolundan geçmeden kesinleşen hükmün, usul ve kanuna aykırılığının tespitine münhasır olduğu, bozma ilamının sonuca etkili olmadığı, daha etkin olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 318.maddesi kapsamında "Evlât edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir." hükmü gereği evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını her ilgili veya Cumhuriyet savcısı tarafından mahkemeden istenebileceği unutulmamalıdır.”
Ne anlama geliyor? Hatalı bir evlât edinme kararıyla karşılaşıldığında iki yol vardır ve etkileri farklıdır. Kanun yararına bozma, yalnızca hükmün usul ve kanuna aykırılığını tespit eder; taraflar bakımından sonuç doğurmaz, yani evlâtlık ilişkisi ayakta kalır. Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması davası ise sonuç doğurur: evlât edinme esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa Cumhuriyet savcısı veya her ilgili bu davayı açabilir (TMK m. 318). Kararın uyarısı açıktır: etkili olan ikinci yoldur. Bir evlât edinme kararının koşulsuz verildiğini düşünüyorsanız kanun yararına bozma beklemek yerine hak düşürücü süreler içinde dava açın (TMK m. 319).
Madde gerekçesi
Madde 306- Madde İsviçre Medenî Kanununun 264a maddesinden bazı değişiklikler yapılmak suretiyle alınmıştır. Birinci fıkrada, hem birlikte evlât edinmenin ancak birbiriyle evli olan kişilerce yapılabileceği hem de eşlerin (üçüncü fıkra ve bir sonraki madde göz önüne alınırsa) kural olarak tek başlarına evlât edinemeyecekleri hükme bağlanmıştır. Birbiriyle evli olmayan kişiler ise birlikte evlât edinemezler. İkinci fıkra, eşlerin evlât edinebilmelerini en az beş yıldan beri birbirleriyle evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları koşuluna bağlamaktadır. Örneğin iki yıldan beri evli olmakla birlikte otuz yaşını doldurmuş bulunan eşler evlât edinebilecekleri gibi; otuz yaşını doldurmuş olmamakla birlikte en az beş yıldır evli olan eşler de evlât edinebilirler. Madde böylece, eşlerin ya evlenme yoluyla ya da yaş itibarıyla belli bir olgunluğa erişmelerini, evlât edinme için gerekli kılmaktadır. Üçüncü fıkrada, eşlerin birlikte evlât edinmesi gerekliliğine bir istisna getirilmektedir. Buna göre, eşlerden biri diğerinin çocuğunu tek başına evlât edinebilir. Bunun için, ya eşler en az iki yıldır evli bulunmalıdırlar ya da evlât edinecek eş otuz yaşını doldurmuş olmalıdır. Maddedeki yaş sınırı, İsviçre Medenî Kanunundan farklı olarak ve otuz yaşın gerekli olgunluğu sağlayabileceği düşüncesiyle otuzbeşten otuza indirilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 118-119Gerekçenin üç ayrı katkısı vardır. Birincisi, kuralın kapsamını netleştirir: birinci fıkra yalnızca "evli olmayanlar birlikte evlât edinemez" demez, aynı zamanda eşlerin kural olarak tek başlarına da evlât edinemeyeceklerini ifade eder. Gerekçe bunu söylerken parantez içinde istisnalara da işaret eder: üçüncü fıkra ile bir sonraki madde. Böylece sistem tamamlanır: kural birlikte evlât edinme, istisnalar eşin çocuğunu evlât edinme ve 307. maddedeki hâllerdir. İkincisi, seçimli koşulu örnekle anlatır ve uygulamadaki tereddüdü baştan giderir: iki yıllık evlilik + otuz yaş yeterlidir; otuz yaş olmasa da beş yıllık evlilik yeterlidir. Gerekçenin bunu "olgunluk" kavramıyla açıklaması, koşulun amacını da gösterir: kanun koyucu evlât edinecek eşlerin ya evlilik deneyimi ya da yaş yoluyla belli bir olgunluğa erişmiş olmasını aramıştır. Üçüncüsü, kaynak metinden ayrılmayı açıklar: İsviçre Medenî Kanunu'nda otuz beş olan yaş sınırı, otuz yaşın gerekli olgunluğu sağlayabileceği düşüncesiyle otuza indirilmiştir. Bu ayrıntı, eski Medenî Kanun'un 253. maddesindeki otuz beş yaş sınırının da terk edildiğini gösterir. Tasarının 306. maddesi Adalet Komisyonunun değişiklik listesinde yer almadığından Tasarıdaki hâliyle kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 311-314).
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da birlikte evlât edinme bugünkü anlamda düzenlenmemişti. 255. maddeye göre eşlerden birinin evlât edinmesi veya evlâtlık olması diğerinin rızasına bağlıydı; sürekli olarak temyiz kudretinden yoksun eşin rızası aranmaz, hâkim onun kanunî temsilcisini dinler ve haklı sebeplerin varlığı hâlinde talebi kabul ederdi. Maddenin ikinci fıkrası ise bir kimsenin iki kişi tarafından birlikte evlâtlığa alınmasının ancak karı koca için mümkün olduğunu söylüyordu. Aradaki fark büyüktür. Eski düzende asıl olan tek başına evlât edinmedir; eşin rolü rıza vermekle sınırlıdır ve rıza veren eş evlât edinen sıfatını kazanmaz, dolayısıyla evlâtlıkla arasında soybağı da kurulmaz. Yeni düzende asıl olan birlikte evlât edinmedir; eşlerin ikisi de evlât edinen sıfatını kazanır ve evlâtlıkla her ikisi arasında soybağı kurulur (Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021). Yeni Kanun ayrıca eski Kanun'da bulunmayan süre ve yaş koşullarını getirmiştir: eski 253. maddede yalnızca evlât edinenin en az otuz beş yaşında olması aranıyor, evlilik süresine ilişkin bir ölçüt bulunmuyordu. Nihayet yeni Kanun, eşlerden birinin diğerinin çocuğunu evlât edinmesini ayrı bir istisna olarak düzenlemiştir; eski Kanun'da böyle özel bir hüküm yoktu.
Madde 255 – (Değişik: 14/11/1990 - 3678/6 md.) Eşlerden birinin evlat edinmesi veya evlatlık olması diğerinin rızasına bağlıdır. Devamlı olarak temyiz kudretinden mahrum eşin rızası aranmaz. Bu halde hakim temyiz kudretinden mahrum eşin kanuni mümessilini dinler, haklı sebeplerin varlığı halinde talebin kabulüne karar verir. Bir kimsenin iki kişi tarafından beraberce evlatlığa alınabilmesi ancak karı koca için mümkündür.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 255 | 4721 sayılı Kanun m. 306 | |
|---|---|---|
| Asıl kural | Tek başına evlât edinme | Birlikte evlât edinme |
| Diğer eşin rolü | Rıza vermek | Birlikte evlât edinen olmak |
| Rıza veren eşin sıfatı | Evlât edinen sayılmaz | — |
| Evlilik süresi koşulu | Yok | En az beş yıl veya otuz yaş |
| Yaş sınırı | En az otuz beş (m. 253) | Otuz |
| Eşin çocuğu | Özel hüküm yok | Ayrı istisna (m. 306/3) |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi; birlikte evlât edinme kuralı ve süre-yaş koşulları geldi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Uygulamasını şekillendiren iki içtihat eksenini not etmek gerekir. Birincisi kuralın katılığıdır: eşin duruşmadaki olumlu beyanı, birlikte evlât edinme koşulunun yerine geçmemekte ve bu eksiklikle kurulan evlâtlık ilişkisi kaldırılabilmektedir (Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021). İkincisi üçüncü fıkranın esnek yorumudur: "diğerinin çocuğu" ifadesi, evlât edinilenin yararı gözetilerek üvey çocukların yanında eşin evlâtlıklarını da kapsayacak biçimde anlaşılmaktadır (Yargıtay 18. HD, 2012/12536 E., 2013/146 K., 14.01.2013).
İlgili maddeler
- TMK m. 282: Genel olarak soybağının kurulması.
- TMK m. 305: Küçüklerin evlât edinilmesinde genel koşullar.
- TMK m. 307: Tek başına evlât edinme.
- TMK m. 308: Küçüğün rızası ve yaşı.
- TMK m. 309: Ana ve babanın rızası.
- TMK m. 313: Erginlerin ve kısıtlıların evlât edinilmesi.
- TMK m. 314: Evlât edinmenin hükümleri.
- TMK m. 316: Evlât edinmede araştırma.
- TMK m. 318: Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması.
- TMK m. 319: Hak düşürücü süre.
Evlât edinme koşullarının dosyanızda gerçekleşip gerçekleşmediğini ve hangi fıkraya dayanmanız gerektiğini değerlendirmek için boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 306 ne diyor?
Evli kişilerin ancak birlikte evlât edinebileceğini ve aranan süre ile yaş koşullarını düzenler.
Eşlerden biri tek başına evlât edinebilir mi?
Kural olarak hayır; iki istisna vardır.
Eşimin rızası yeterli olmaz mı?
Hayır; eski Kanun'da yeterliydi, yeni Kanun'da değil (Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021).
Eşim duruşmada itirazı olmadığını söylerse ne olur?
Bu beyan eşinizi evlât edinen yapmaz; eksiklik giderilmiş sayılmaz.
Evli olmayan iki kişi birlikte evlât edinebilir mi?
Hayır (TMK m. 306/1).
Aranan süre koşulu nedir?
En az beş yıldan beri evli olma (TMK m. 306/2).
Otuz yaş koşulu ne zaman devreye girer?
Beş yıllık evlilik yoksa; iki koşul seçimliktir (Yargıtay 2. HD, 2009/21451 E., 2011/2998 K., 22.02.2011).
İkisini birden sağlamam gerekir mi?
Hayır; maddede "veya" bağlacı kullanılmıştır.
Beş yıl nasıl hesaplanır?
Evlenme tarihinden dava tarihine kadar (Yargıtay 2. HD, 2010/2504 E., 2011/5087 K., 22.03.2011).
Otuz yaş koşulunu eşlerden biri mi sağlamalı?
İkinci fıkra eşler bakımından düzenlenmiştir; dosyanızdaki duruma göre değerlendirilir.
Eşimin çocuğunu evlât edinebilir miyim?
Evet (TMK m. 306/3).
Bunun koşulu nedir?
En az iki yıllık evlilik veya sizin otuz yaşınızı doldurmuş olmanız.
"Diğerinin çocuğu" kimleri kapsar?
Üvey çocukların yanında eşin evlâtlıklarını da (Yargıtay 18. HD, 2012/12536 E., 2013/146 K., 14.01.2013).
Eşimin torununu tek başıma evlât edinebilir miyim?
Hayır; bu kapsam dışındadır (Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021).
Evliyim ama eşim ortada yok, ne yapabilirim?
Koşulları varsa tek başına evlât edinebilirsiniz (TMK m. 307).
Hangi hâllerde tek başına evlât edinilebilir?
Eşin sürekli ayırt etme gücünden yoksunluğu, iki yılı aşkın kayıplığı veya mahkeme kararıyla iki yılı aşkın ayrı yaşama.
Bu hâlleri ispat etmem gerekir mi?
Evet; madde açıkça ispat aramaktadır.
Evli değilsem evlât edinebilir miyim?
Otuz yaşınızı doldurmuşsanız tek başına edinebilirsiniz.
Yaş sınırı neden otuz?
Gerekçeye göre otuz yaşın gerekli olgunluğu sağlayacağı düşünülmüştür.
Eski Kanun'da yaş sınırı neydi?
En az otuz beşti.
Bu madde erginlerin evlât edinilmesinde de uygulanır mı?
Evet; kıyasen uygulanır (Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021).
Ergin evlât edinmede başka koşul var mı?
Altsoyun açık muvafakati aranır (TMK m. 313).
Koşullar tamamsa dava kabul edilir mi?
Mahkeme ayrıca kapsamlı araştırma yapar (TMK m. 316).
Uzman raporu kimlerden alınır?
Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten (Yargıtay 2. HD, 2022/3924 E., 2022/5102 K., 30.05.2022).
Soyut bir rapora dayanılarak dava reddedilebilir mi?
Hayır; rapor somut verilere dayanmalıdır.
Çocukla görüşülmesi gerekir mi?
Gerektiğinde çocuğun görüşü de alınır.
Vekâletname için özel koşul var mı?
Evet; özel yetki aranır.
Koşulsuz verilmiş bir evlât edinme kararı ne olur?
Evlâtlık ilişkisinin kaldırılması istenebilir (TMK m. 318).
Kanun yararına bozma yeterli mi?
Hayır; taraflar bakımından sonuç doğurmaz (Yargıtay 8. HD, 2021/2076 E., 2021/5412 K., 23.06.2021).
Bakım süresi koşulu ayrıca aranır mı?
Evet; küçüklerde bir yıllık bakım koşulu vardır (TMK m. 305).
Görevli mahkeme hangisidir?
Aile mahkemesi (4787 s. K. m. 4).
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 282, 305, 306, 307, 308, 309, 313, 314, 316, 318, 319
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74, 363
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 253, 255
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 306 gerekçesi s. 118-119, Komisyon değişiklik listesi s. 311-314
- Yargıtay HGK, 2017/2518 E., 2021/1155 K., 05.10.2021
- Yargıtay 2. HD, 2022/3924 E., 2022/5102 K., 30.05.2022
- Yargıtay 2. HD, 2010/2504 E., 2011/5087 K., 22.03.2011
- Yargıtay 2. HD, 2009/21451 E., 2011/2998 K., 22.02.2011
- Yargıtay 8. HD, 2021/2076 E., 2021/5412 K., 23.06.2021
- Yargıtay 18. HD, 2012/12536 E., 2013/146 K., 14.01.2013
