TMK 171'e göre ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilir ve süre, karar tarihinden değil, ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren işler. Yargıtay, "karar tarihinden itibaren" verilen ayrılık kararını bu yönden düzelterek onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/11933 E., 2018/2327 K., 21.02.2018). Süre içinde evlilik ve sadakat yükümlülüğü devam eder; tedbir nafakası da ayrılık süresinin sonuna kadar sürer (Yargıtay 2. HD, 2010/20232 E., 2012/4124 K., 28.02.2012). Süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer ve ortak hayat kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172).
- Ayrılık süresi
- Ayrılık kararıyla belirlenen, bir yıldan üç yıla kadar süren ve kararın kesinleşmesiyle başlayan süre (TMK m. 171).
- Kesinleşme
- Kararın kanun yoluna başvurulamayacak hâle gelmesi; ayrılık süresi bu tarihte işlemeye başlar.
- Kesinleşme şerhi
- Mahkemenin, kararın kesinleştiğini ve kesinleşme tarihini karar üzerine yazması.
- Ayrılık süresinin bitimi
- Sürenin dolmasıyla ayrılık durumunun kendiliğinden sona ermesi; ortak hayat kurulmamışsa her eş boşanma davası açabilir (TMK m. 172).
- Fiili ayrılık süresi
- Boşanma davasının reddi kararının kesinleşmesinden itibaren işleyen ve dolduğunda evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayıldığı bir yıllık süre (TMK m. 166/4).
TMK 171 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Süre | Bir yıldan üç yıla kadar | TMK m. 171 |
| Takdir | Sınırlar içinde, istek çerçevesinde hâkim belirler | Yargıtay 2. HD, 2013/6875 K. |
| Yıl ve ay | Bir yıl altı ay gibi süreler mümkündür | Yargıtay 2. HD, 2010/18641 K. |
| Başlangıç | Karar tarihi değil, kesinleşme tarihi | TMK m. 171; Yargıtay 2. HD, 2018/2327 K. |
| Hesap | 14.09.2010'da kesinleşen iki yıllık ayrılık 14.09.2012'de biter | Yargıtay 8. HD, 2014/2610 K. |
| Tebliğ | Tebliğ edilmeyen karar kesinleşmez, süre işlemez | Yargıtay 2. HD, 2017/2568 K. |
| Süre içinde nafaka | Tedbir nafakası ayrılık süresinin sonuna kadar | Yargıtay 2. HD, 2012/4124 K.; Yargıtay 2. HD, 2014/1126 K. |
| Nafakanın niteliği | Ayrılık süresiyle sınırlı, TMK 197/2'ye dayanan tedbir nafakası | Yargıtay 2. HD, 2012/21934 K. |
| Süre içinde yeni olay | Yeni olaylara dayanan dava süre dolmadan da açılabilir | Yargıtay 2. HD, 2013/16885 K. |
| Çocuklar | Velayet ve kişisel ilişki ayrılık süresince düzenlenir | TMK m. 182/1, 336/2; Yargıtay 2. HD, 2011/1786 K. |
| Süre bitince | Ayrılık kendiliğinden sona erer; her eş boşanma davası açabilir | TMK m. 172 |
| Fiili ayrılık farkı | Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl | TMK m. 166/4 |
TBMM gerekçesine göre madde, eski Kanun'un 139. maddesindeki bir ile üç yıllık sınırları aynen korumuş; yalnız sürenin ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren işleyeceğini açıkça düzenlemiştir. Eski Kanun'daki sürenin bitimine ilişkin hükümler ise 172. maddeye alınmıştır.
Ayrılık süresi karar tarihinden değil, kararın kesinleşmesinden itibaren işler; bu nedenle kararın tebliğini ve kesinleşme şerhini takip edin. Ayrılık süresince nafaka istiyorsanız bunu açıkça talep edin; Yargıtay bu nafakanın talebe bağlı bir tedbir nafakası olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/2173 E., 2012/21934 K., 20.09.2012). Süre bitince tedbir nafakası kendiliğinden sona erer (Yargıtay 8. HD, 2013/16405 E., 2014/2610 K., 18.02.2014).
Ayrılık ne kadar süreyle verilir? (TMK m. 171, birinci cümle)
- Kural: Hâkim ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verebilir (TMK m. 171). Kanun yalnız alt ve üst sınırı gösterir; bu aralıkta sürenin ne olacağı hâkimin takdirindedir.
- Takdir istek çerçevesinde yapılır: Yargıtay, yalnız ayrılık istenen ve boşanma sebebinin ispatlandığı davada, istek çerçevesinde ve kanunda gösterilen alt ve üst sınır arasında takdir edilecek bir süre için ayrılığa karar verilmesi gerektiğini belirterek ret kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2012/5709 E., 2013/6875 K., 14.03.2013). Davacı belirli bir süre istemişse, hâkimin taleple bağlılık kuralını (HMK m. 26) gözetmesi gerekir.
- Yıl ve ay: Süre tam yıl olmak zorunda değildir; Yargıtay bir yıl altı ay süreli ayrılık kararını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2009/16905 E., 2010/18641 K., 08.11.2010).
- Süre hükümde açıkça yazılır: Hüküm sonucunda taraflara tanınan haklar ve yüklenen yükümlülükler açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilir (HMK m. 297/2). Ayrılık kararında sürenin kendisi ve kesinleşmeden itibaren işleyeceği hüküm fıkrasında yer almalıdır.
- Süresiz ayrılık yoktur: Türk hukukunda ayrılık belirli bir süre için verilir ve süre bitince kendiliğinden sona erer (TMK m. 171, 172/1). Yargıtay, İsviçre'de verilen ve süre içermeyen bir ayrı yaşama kararının TMK m. 171'deki ayrılık kararı olmadığını, evliliğin devamı sırasında alınan önlemlere ilişkin olduğunu belirterek tanınması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2014/25959 E., 2015/7165 K., 09.04.2015).
Süre ne zaman başlar ve nasıl hesaplanır? (TMK m. 171, ikinci cümle)
- Kural: Ayrılık süresi ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m. 171). TBMM gerekçesine göre bu cümle, eski Kanun'da açık olmayan başlangıç tarihine açıklık getirmek için eklenmiştir.
- Karar tarihi değil, kesinleşme tarihi: Yargıtay, eşlerin "karar tarihinden itibaren" bir yıl süreyle ayrı yaşamalarına hükmeden kararı, ayrılık kararının kesinleşmeden itibaren verilmesi gerektiğini belirterek düzeltmiş ve onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/11933 E., 2018/2327 K., 21.02.2018).
- Hesap örneği: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 14.09.2010'da kesinleşen iki yıllık ayrılık kararında sürenin 14.09.2012'de sona erdiğini kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 2013/16405 E., 2014/2610 K., 18.02.2014). Kanun yoluna başvurulursa süre, karar kanun yolu incelemesinden geçip kesinleştiği tarihten başlar.
- Tebliğ edilmeyen karar kesinleşmez: Karar taraflara usulüne uygun tebliğ edilip kanun yolu süreleri dolmadıkça kesinleşmez, bu nedenle ayrılık süresi de işlemez. Yargıtay, 2012'de verilen ayrılık kararını uzun süre tebliğe çıkarmayan ve karşı taraf kararı yıllar sonra tebliğ ettirince ayrılık süresinin kısa olduğunu ileri sürerek temyiz eden davacının vekili hakkında kötüniyetli temyiz nedeniyle idari para cezasına hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/10693 E., 2017/2568 K., 09.03.2017).
- Kısmi kesinleşme: Hukuk Genel Kurulu, boşanma hükmüne karşı kanun yoluna gidilmezse fer'iler temyiz edilse bile boşanmanın kesinleşeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 2024/128 E., 2025/521 K., 17.09.2025). Bu ilkeler ve kesinleşme şerhinin önemi TMK m. 170 sayfasında anlatılmıştır.
Ayrılık süresince eşlerin durumu
- Evlilik devam eder: Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez. Yeniden evlenmek isteyen kişi önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorunda olduğundan (TMK m. 130), ayrılık süresinde eşler yeniden evlenemez. Boşanan eşlerin birbirinin yasal mirasçısı olamayacağına ilişkin kural (TMK m. 181/1) ayrılık için öngörülmemiştir.
- Sadakat yükümlülüğü sürer: Yargıtay, ayrılık süresi içinde kocanın başka bir kadınla birlikte yaşadığını ileri sürerek zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebeplerine dayanan yeni bir dava açan kadının davasının, ayrılık süresi içinde açıldığı gerekçesiyle reddedilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/4922 E., 2013/16885 K., 17.06.2013). Buna karşılık yeni bir kusur ispatlanmadan ve TMK m. 172'ye dayanmadan, süre dolmadan açılan dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2016/24367 E., 2018/10693 K., 08.10.2018).
- Süre içindeki davranışlar sonradan önem taşır: Yargıtay, ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun ispatlandığı dosyada eşleri eşit kusurlu saymış ve kadın yararına tazminata hükmedilmesini hatalı bulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2007/15085 E., 2008/8798 K., 17.06.2008). Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur (TMK m. 172/3).
- Tedbir nafakası: Yargıtay'a göre ayrılık kararı verilince tedbir nafakası kararın kesinleşmesine kadar değil, ayrılık süresinin sonuna kadar devam eder (Yargıtay 2. HD, 2010/20232 E., 2012/4124 K., 28.02.2012); nafakayı kesinleşmeyle kaldıran hüküm de bu yönden düzeltilmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/19148 E., 2014/1126 K., 22.01.2014).
- Nafakanın niteliği: Daire bir kararında, TMK m. 169'daki önlemlerin yalnız dava süresiyle sınırlı olduğunu, ayrılık süresi için verilecek nafakanın ayrılık süresiyle sınırlı ve TMK m. 197/2'deki talep koşuluna bağlı bir tedbir nafakası olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/2173 E., 2012/21934 K., 20.09.2012). Bu nedenle ayrılık davasında ayrılık süresi için nafaka açıkça istenmelidir.
- Çocuklar: Yargıtay'a göre ayrılık kararı verilirken velayetin ayrılık süresince hangi eşçe kullanılacağı ve kişisel ilişki de düzenlenmelidir (Yargıtay 2. HD, 2010/23278 E., 2011/1786 K., 07.02.2011); bu düzenleme ayrılık süresiyle sınırlı, tedbir ve geçici niteliktedir (Yargıtay 2. HD, 2012/12738 E., 2013/943 K., 17.01.2013). Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 336/2).
- Mal rejimi: Ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir (TMK m. 180). Ayrılığın diğer sonuçları TMK m. 167 sayfasında anlatılmıştır.
Süre bitince ne olur? (TMK m. 172)
- Kendiliğinden sona erer: Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172/1-2). Yargıtay, kesinleşmeden itibaren işleyen bir yıllık ayrılık süresinde eşlerin bir araya gelmediği dosyada TMK m. 172'nin koşullarının gerçekleştiğini belirterek boşanmaya karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/11544 E., 2009/15799 K., 16.09.2009).
- Nafaka da sona erer: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'ne göre ayrılık davasında verilen tedbir nafakası ayrılık süresinin bitiminde sona erer; süre sonrası nafaka ayrı bir davanın konusudur (Yargıtay 8. HD, 2013/16405 E., 2014/2610 K., 18.02.2014).
- Kesinleşen kusur bağlayıcıdır: Yargıtay'a göre ayrılık kararındaki kusur belirlemesi temyiz edilmeden kesinleşirse, ayrılık süresi sonunda açılan boşanma davasında da bağlayıcıdır (Yargıtay 2. HD, 2024/4229 E., 2025/1264 K., 11.02.2025). Süre sonundaki boşanma davası TMK m. 172 sayfasında ayrıntılı anlatılacaktır.
Ayrılık süresi ile fiili ayrılık süresi (TMK m. 166/4)
- İki ayrı süre: Ayrılık süresi, ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren bir ile üç yıl arasındadır (TMK m. 171). Fiili ayrılık süresi ise boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren işler; 7532 sayılı Kanun'la bu süre bir yıla indirilmiştir (TMK m. 166/4). Anayasa Mahkemesi önceki üç yıllık süreyi iptal etmiş (AYM, E. 2023/116, K. 2024/56, 22.02.2024), yeni bir yıllık süreyi ise ölçülü bulmuştur (AYM, E. 2025/203, K. 2026/39, 12.02.2026).
- Kesinleşme her ikisinde de şarttır: Yargıtay, önceki ret kararının tebligatı usulsüz olduğu için karar kesinleşmediğinden fiili ayrılık süresinin başlamadığını kabul eden kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2023/8400 E., 2024/6697 K., 01.10.2024).
- Üç yıllık üst sınır bir ölçü mü? Daire'nin 2022 ve 2025 tarihli iki kararına yazılan karşı oylarda, TMK m. 171'deki üç yıllık üst sınır ve fiili ayrılık süresinden hareketle, haklı bir sebep olmadan üç yıl ve daha uzun süre eylemli olarak ayrı yaşayan eşler bakımından evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabul edilmesi gerektiği savunulmuştur; Daire çoğunluğu ise bu dosyalarda davanın reddini onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2022/1726 E., 2022/3306 K., 06.04.2022; Yargıtay 2. HD, 2024/6830 E., 2025/2932 K., 24.03.2025).
Ayrılık istiyorsanız dilekçenizde istediğiniz süreyi ve ayrılık süresi için nafaka, velayet ve kişisel ilişki taleplerinizi açıkça yazın. Kararın hüküm fıkrasında sürenin kesinleşmeden itibaren işleyeceğinin yazıldığını kontrol edin. Ayrılık süresi karar kesinleşmeden başlamadığından kararın taraflara tebliğini ve kesinleşme şerhini takip edin; kesinleşme tarihini not ederek sürenin bitiş tarihini hesaplayın. Ayrılık süresinde eşinizin yeni bir kusurlu davranışı olursa bunu belgeleyin; hem süre içinde yeni bir dava açmanız hem de süre sonundaki boşanma davasında kusur değerlendirmesi için önem taşır. Süre bitince tedbir nafakası kendiliğinden sona erer; nafaka ihtiyacınız sürüyorsa bunu ayrıca talep etmeniz gerekir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları
Aşağıdaki kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Yalnız ayrılık istenen davada sebep ispatlanınca, kanundaki alt ve üst sınır arasında takdir edilecek bir süre için ayrılığa karar verilir
Kadının açtığı ayrılık davası ile kocanın açtığı boşanma davası birleştirildi. Kocanın sebepsiz olarak ortak konutu terk ettiği ve evin giderlerine katılmadığı anlaşıldı; mahkeme buna rağmen kadının ayrılık istemini reddetti. Kadın, ayrılık davası hakkındaki hükmü temyiz etti.
“Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesindeki boşanma sebebi ispatlanmıştır. O halde, istek çerçevesinde Yasada (TMK md. 171/1) gösterilen alt ve üst sınır arasında takdir edilecek bir süre ayrılığa karar verilmesi gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve boşanma sebebinin ispatlandığını kabul ederek, istek çerçevesinde ve TMK m. 171'de gösterilen bir ile üç yıl arasında takdir edilecek bir süre için ayrılığa karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Süre tam yıl olmak zorunda değildir; Daire, bir yıl altı ay süreli ayrılık kararlarını da onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2009/16905 E., 2010/18641 K., 08.11.2010).
Ayrılık süresi karar tarihinden değil, kararın kesinleşmesinden itibaren işler
Mahkeme kocanın davasını kısmen kabul ederek eşlerin karar tarihinden itibaren bir yıl süreyle ayrı yaşamalarına karar verdi. Karar temyiz edildi.
“Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. ( TMK m. 171). Mahkemece davacı erkeğin davasının kısmen kabulüyle karar tarihinden itibaren bir yıl süreyle tarafların ayrı yaşamalarına karar verilmiştir. Ayrılık kararının kararın kesinleşmesinden itibaren verilmesi gerekirken karar tarihinden itibaren ayrılık kararı verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK m. 438/7).”
Ne anlama geliyor? Daire, ayrılık kararının kesinleşmeden itibaren verilmesi gerektiğini, karar tarihinden itibaren ayrılık kararı verilmesinin doğru olmadığını belirtmiş; yanlışlık yeniden yargılama gerektirmediği için hükmü düzelterek onamıştır. Hükümde ayrılık süresinin kararın kesinleşmesinden itibaren işleyeceği açıkça yazılmalıdır.
İki yıllık ayrılık, kararın kesinleştiği günden iki yıl sonra biter; tedbir nafakası da o gün sona erer
Ayrılık kararıyla eşlerin iki yıl süreyle ayrılığına, çocukların geçici velayetinin ayrılık süresi sona erene kadar anneye verilmesine ve anne ile çocuklar için tedbir nafakasına hükmedildi; karar 14.09.2010'da kesinleşti. Nafaka alacaklısı takip başlattı. Borçlu, ayrılık süresinin 14.09.2012'de sona erdiğini ileri sürerek bu tarihten sonra nafaka tahsil edilmemesini istedi; icra müdürlüğü ve icra mahkemesi istemi reddetti.
“TMK'nun 169. maddesi kapsamında ayrılık davası sırasında verilen tedbir nafakası TMK'nun 172/1 maddesi göz önünde bulundurulduğunda ayrılık süresinin bitiminde sona erer. Yerleşik Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir. (2.HD 28.02.2012 tarih 2010/20232 Esas- 2012/4124 Karar, 14.01.2013 tarih 2012/13092 Esas-2013/235 Karar, 22.01.2014 tarih 2013/19148 Esas-2014/1126 Karar sayılı ilamlarında olduğu gibi) .Yukarıda TMK'nun 172/1 maddesinde açıklandığı üzere ayrılık süresi, ayrılık ilamının kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Takibe konu ilam, 14.09.2010 tarihinde kesinleştiğine göre ayrılık süresi 14.09.2012 tarihinde hitam bulur.”
Ne anlama geliyor? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, ayrılık davasında verilen tedbir nafakasının ayrılık süresinin bitiminde sona erdiğini, bunun yerleşik Yargıtay uygulaması olduğunu belirterek şikâyetin kabulü gerektiği sonucuna varmıştır. Daire, ayrılık süresi içinde açılan nafaka artırım davasının nafakanın süre sonrasında da devam edeceği anlamına gelmediğini belirtmiş ve süre sonrası nafakanın TMK m. 197/2 ve 329/1'e göre açılacak ayrı bir tedbir nafakası davasının konusu olabileceğine işaret etmiştir.
Ayrılık kararını yıllarca tebliğe çıkarmayıp karşı taraf tebliğ ettirince süreyi kısa bularak temyiz etmek kötüniyetli sayılmıştır
Ayrılık davasında mahkeme 30.05.2012 tarihli kararla eşlerin bir yıl altı ay süreyle ayrılığına, çocukların velayetinin ayrılık süresince davacıya verilmesine ve nafakaya hükmetti. Davacı kararı uzun süre tebliğe çıkarmadı; davalının kararı yıllar sonra tebliğ ettirmesi üzerine davacı vekili, karar tarihinden yaklaşık dört yıl sonra ayrılık süresinin kısa olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etti.
“Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi gereğince temyiz isteminin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, Yargıtayca aynı Kanunun 422. maddesi hükümleri uygulanır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi gereğince, kötüniyetle temyize vekil sebebiyet vermiş ise idari para cezası vekil hakkında uygulanır. Dava ayrılık (TMK m.170) davası olup mahkemece 30/05/2012 tarihli karar ile tarafların "1 yıl 6 ay süre ile ayrılıklarına, ortak çocukların velayetlerinin ayrılık süresince davacıya verilmesine, çocuklarla baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, davacı ve ortak çocuklar için mahkemece belirlenen nafakanın davalı tarafça ödenmesine" karar verildiği, davacı tarafça, kararın aradan çok uzun zaman geçmesine karşın tebliğe çıkarılmadığı, davalı tarafın kararı yıllar sonra tebliğe çıkartması üzerine, davacı vekilince bu kez karar tarihinden yaklaşık dört yıl sonra 14/04/2016 tarihli dilekçe ile "ayrılık süresinin kısa olduğu, nafaka miktarlarının az olduğu ileri sürülerek karar temyiz edilmekle temyiz isteminin kötüniyetle yapıldığı kanaatine varıldığından, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m.434 yollamasıyla aynı Kanunun 422. maddesi uyarınca, kararı temyiz eden davacı vekilinin takdiren 2.000 TL idari para cezası ile cezalandırılması uygun bulunmuştur”
Ne anlama geliyor? Daire hükmü onamış ve temyizi kötüniyetli bularak davacı vekili hakkında idari para cezasına hükmetmiştir. Ayrılık süresi kararın kesinleşmesiyle başladığından, karar tebliğ edilip kesinleşmedikçe süre de işlemez.
Ayrılık kararı verilince tedbir nafakası kararın kesinleşmesine kadar değil, ayrılık süresinin sonuna kadar sürer
Ayrılık davasında mahkeme eşlerin bir yıl süreyle ayrılığına ve davacı yararına dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakasına hükmetti. Davacı nafakanın miktarını ve ayrılık süresinde nafaka verilmemesini, davalı ise ayrılık kararını temyiz etti.
“2-Mahkemece, ayrılık kararı verildiğine göre, davacı lehine takdir edilen tedbir nafakasının, 1 yıllık ayrılık süresinin sonuna kadar devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hükmün kesinleşmesine kadar devamına şeklinde karar tesisi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, bir yıllık ayrılık kararında tedbir nafakasının ayrılık süresinin sonuna kadar devam etmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Kararın karşı oy yazısında, ayrılık süresi için alınacak önlemler konusunda kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı ve TMK m. 197'deki önlemlerin kıyasen uygulanması gerektiği savunulmuştur.
Tedbir nafakasını kararın kesinleşmesiyle kaldıran ayrılık kararı düzeltilir; nafaka ayrılık süresi boyunca devam eder
Boşanma davasında mahkeme eşlerin ayrılığına karar verdi ve kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının karar kesinleşince kaldırılmasına hükmetti. Taraflar kararı temyiz etti.
“2-Mahkemece ayrılık kararı verildiğine göre, davalı kadın yararına hükmolunan tedbir nafakasının ayrılık süresinin sonuna kadar devamına karar verilmesi gerekirken, karar kesinleşince kaldırılmasına şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK md. 438/7).”
Ne anlama geliyor? Daire, ayrılık kararı verildiğinde tedbir nafakasının ayrılık süresinin sonuna kadar devamına karar verilmesi gerektiğini belirtmiş; yanlışlık yeniden yargılama gerektirmediği için hükmü bu yönden düzelterek onamıştır. Aynı dosyada kocanın güven sarsıcı davranışları ile kadının hakaret ve tehdit içeren sözleri de kabul edilmiştir.
Ayrılık süresi için verilecek nafaka, ayrılık süresiyle sınırlı ve TMK 197/2'deki talep koşuluna bağlı bir tedbir nafakasıdır
Kadının açtığı ayrılık davası kabul edildi ve eşlerin bir yıl süreyle ayrılığına karar verildi; ancak ayrılık süresi için kadın yararına tedbir nafakası takdir edilmedi. Karar temyiz edildi.
“Ayrılık davasında (TMK.md.170) Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca hakim tarafından alınması gereken önlemler, sadece davanın devam ettiği süreyle sınırlıdır. Davacı-davalı kadının davası kabul edilip ayrılığa karar verildiğine göre, birlikte yaşamaya ara verilmesinin haklı bir sebebe dayandığı da, bu kabulün bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. O halde, ayrılık süresi içindeki bu nafakanın hukuki niteliğinin ayrılık süresiyle sınırlı Türk Medeni Kanununun 197/2. maddesindeki talep koşuluna bağlı olarak hükmedilebilecek bir tedbir nafakası olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken, mahkemece tarafların bir yıl süre ile ayrılığına karar verildiği halde; ayrılık süresi için gerekli olacak şekilde davacı-davalı kadın yararına tedbir nafakası takdir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, TMK m. 169'daki önlemlerin yalnız davanın devam ettiği süreyle sınırlı olduğunu, ayrılık kararı verilmesinin birlikte yaşamaya ara verilmesinin haklı bir sebebe dayandığını da gösterdiğini belirtmiştir. Bu nedenle ayrılık süresi için nafaka TMK m. 197/2'ye dayanır ve talebe bağlıdır; talep varsa hükmedilmelidir.
Ayrılık süresi içinde gerçekleşen yeni olaylara dayanarak açılan boşanma davası, süre dolmadı diye reddedilemez
Eşlerin daha önceki karşılıklı boşanma davalarında on sekiz ay süreyle ayrılıklarına karar verilmişti. Kadın, ayrılık süresi içinde kocanın başka bir kadınla birlikte yaşadığını ileri sürerek zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebeplerine dayanan yeni bir boşanma davası açtı. Mahkeme davayı ayrılık süresi içinde açıldığı gerekçesiyle reddetti.
“Kadının ayrılık kararına dayalı boşanma davası (TMK md. 172) bulunmamaktadır. Davalı-davacı kadın ayrılık süresi içerisinde kocanın başka bir bayanla birlikte yaşadığını belirterek Türk Medeni Kanununun 161. ve 166. maddeleri uyarınca boşanma talep ettiğine göre, delillerin toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ayrılık süresi içinde açıldığından bahisle davanın reddi doğru bulunmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire, kadının davasının TMK m. 172'ye değil, ayrılık süresi içinde gerçekleştiği ileri sürülen yeni olaylara ve TMK m. 161 ile 166'ya dayandığını, bu nedenle delillerin toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrılık süresi içinde evlilik ve sadakat yükümlülüğü devam eder. Buna karşılık yeni bir kusur ispatlanamadan ve TMK m. 172'ye dayanmadan, süre dolmadan açılan dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 2016/24367 E., 2018/10693 K., 08.10.2018).
Ayrılık kararının kesinleşmesinden sonraki kusurlu davranışlar, süre sonunda açılan boşanma davasında kusur değerlendirmesine girer
Ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra ortak hayat kurulamadığı için kadın TMK m. 172/2'ye dayanarak boşanma davası açtı. Mahkeme davayı TMK m. 166/1'e göre kabul etti, kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetti. Koca kararı temyiz etti.
“a-Ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra davacı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu tanık beyanlarıyla gerçekleşmiştir. Evlilik birliğinin sona ermesinde taraflar eşit kusurludur. Eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. b-Davacı kadının düzenli ve sabit bir geliri olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların ekonomik durumları birbirine eşittir. Davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmolunması doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun tanık beyanlarıyla gerçekleştiğini, bu nedenle eşlerin eşit kusurlu olduğunu ve eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. Daire, istemin TMK m. 172/2'ye dayandığı hâlde davanın 166/1'e göre kabulünü de hatalı bulmuş, ancak bu yön temyiz edilmediği için bozma sebebi yapmamıştır. Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar da göz önünde tutulur (TMK m. 172/3).
Ayrılık kararı verilirken çocuğun ayrılık süresince kimde kalacağı ve kişisel ilişki de düzenlenmelidir
Mahkeme ayrılığa karar verdi, ancak ortak çocuğun ayrılık süresince geçici velayeti hakkında bir hüküm kurmadı. Karar temyiz edildi.
“3-Ayrılık kararı verilmesi durumunda hakim, ana babanın hakları, velayetin tedbiren hangi tarafça kullanılacağı ve çocukla olan kişisel ilişkilerin düzenlenmesine de karar verir (TMK.md.182/1). Bu yön gözetilmeksizin müşterek çocuğun ayrılık süresince geçici velayeti konusunda karar verilmemesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor? Daire, ayrılık kararıyla birlikte velayetin tedbiren hangi eşçe kullanılacağına ve çocukla kişisel ilişkiye karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (TMK m. 182/1). Bu düzenleme ayrılık süresiyle sınırlı, tedbir ve geçici niteliktedir (Yargıtay 2. HD, 2012/12738 E., 2013/943 K., 17.01.2013).
Kesinleşmeden itibaren işleyen ayrılık süresinde ortak hayat kurulamamışsa, süre sonunda açılan boşanma davası kabul edilir
Ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra boşanma davası açıldı; mahkeme davayı kabul etmedi. Karar temyiz edildi.
“Toplanan delillere göre ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren geçen bir yıllık ayrılık süresi içinde tarafların evlilik birliğini yeniden kurmak amacıyla biraraya gelmedikleri ve ortak hayatın yeniden kurulamadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 172. maddesi koşulları gerçekleşmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile boşanmaya karar verileceği yerde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor? Daire, bir yıllık ayrılık süresi içinde eşlerin evlilik birliğini yeniden kurmak amacıyla bir araya gelmediklerini ve TMK m. 172'nin koşullarının gerçekleştiğini belirterek kararı bozmuştur. Süre sonundaki boşanma davası TMK m. 172 sayfasında ayrıntılı anlatılacaktır.
Usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmeyen ret kararından sonra 166/4'teki fiili ayrılık süresi de başlamaz
Koca, daha önce reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden sonra ortak hayatın kurulamadığını ileri sürerek TMK m. 166/4'e dayanan boşanma davası açtı. Bölge adliye mahkemesi, önceki ret kararının kadına usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve kesinleşmediğini belirterek davayı reddetti. Koca kararı temyiz etti.
“Kartal 2. Aile Mahkemesi'nin 2008/1119 E. Sayılı dosyasında gerekçeli karara ilişkin tebligatta tebligatı yapan memurun isminin bulunmadığı dolayasıyla tebligatın usulsüz olduğu ve kararın kesinleşmediği, 3 yıllık fiili ayrılık süresinin başlamadığı”
Ne anlama geliyor? Daire, önceki karara ilişkin tebligatta tebliğ memurunun adı bulunmadığı için tebligatın usulsüz olduğunu, kararın kesinleşmediğini ve fiili ayrılık süresinin başlamadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Ayrılık süresi için de kural aynıdır: süre ancak usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşen karardan itibaren işler (TMK m. 171).
Madde gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 139 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddede ayrılık süresinin alt ve üst sınırı aynen korunmuştur. Ancak ayrılık süresinin işlemeye başladığı tarihe açıklık getirmek üzere, bu sürenin ayrılığa ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başladığı kabul edilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 73Adalet Komisyonu maddeyi Tasarıdaki gibi aynen kabul etmiştir (S. Sayısı 723, s. 402). Gerekçeden anlaşıldığı üzere maddenin yeni olan tek unsuru sürenin başlangıcıdır; eski Kanun sürenin ne zaman işlemeye başlayacağını açıkça göstermiyordu.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Ayrılığa bir seneden üç seneye kadar bir müddet için hükmedilir. Tayin olunan müddetin hitamında tefrik kendiliğinden nihayet bulur. Fakat karı koca bu müddet içinde barışmamışlarsa, iki taraftan her biri boşanma talebinde bulunabilir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.trEski Kanun'un 139. maddesi hem ayrılık süresini hem de sürenin bitiminde olacakları tek maddede düzenliyordu. 4721 sayılı Kanun bu konuları ayırmış; süreyi ve başlangıcını 171. maddeye, sürenin bitimini ve sonrasında açılacak boşanma davasını 172. maddeye almıştır.
| 743 sayılı Kanun m. 139 | 4721 sayılı Kanun m. 171 | |
|---|---|---|
| Süre | Bir seneden üç seneye kadar | Bir yıldan üç yıla kadar |
| Hâkimin kararı | Ayrılığa bu süre için "hükmedilir" | Ayrılığa bu süre için "karar verilebilir" |
| Başlangıç | Açıkça düzenlenmemişti | Ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar |
| Sürenin bitimi | Aynı maddede düzenlenmişti | TMK m. 172'de ayrıca düzenlenmiştir |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde yürürlüğe girdiği günden beri değiştirilmemiştir. Anayasa yargısının norm denetimi kararları arasında 171. madde hakkında verilmiş bir karara rastlamadım.
İlgili maddeler
- TMK m. 167: Davanın konusu, boşanma veya ayrılık.
- TMK m. 169: Geçici önlemler.
- TMK m. 170: Boşanma veya ayrılık kararı.
- TMK m. 172: Ayrılık süresinin bitimi.
- TMK m. 180: Ayrılık hâlinde mal rejimi.
- TMK m. 182: Çocuklar bakımından hâkimin takdir yetkisi.
- TMK m. 185: Evliliğin genel hükümleri.
- TMK m. 336: Ana ve baba evli iken velayet.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26 ve 297: Taleple bağlılık ve hüküm sonucu.
Ayrılık kararının süresi, kesinleşmesi, ayrılık döneminde nafaka ve velayet ya da süre sonunda açılacak boşanma davası konusunda dosyanızı değerlendirmek isterseniz İstanbul boşanma avukatı sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 171 ne diyor?
TMK m. 171'e göre ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Madde 2002'de yürürlüğe girmiştir ve o tarihten beri değiştirilmemiştir.
Ayrılık kararı en az ve en çok ne kadar sürer?
En az bir, en çok üç yıl. Hâkim bu sınırlar içinde süreyi takdir eder; Yargıtay, yalnız ayrılık istenen ve boşanma sebebinin ispatlandığı davada istek çerçevesinde ve kanundaki alt ve üst sınır arasında bir süre için ayrılığa karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/5709 E., 2013/6875 K., 14.03.2013).
Ayrılık süresi yıl ve ay olarak belirlenebilir mi?
Evet. Süre tam yıl olmak zorunda değildir; Yargıtay bir yıl altı ay süreli ayrılık kararını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2009/16905 E., 2010/18641 K., 08.11.2010).
Ayrılık süresi ne zaman başlar?
Ayrılık kararının kesinleşmesiyle. Yargıtay, eşlerin karar tarihinden itibaren ayrı yaşamalarına hükmeden kararı, sürenin kesinleşmeden itibaren işlemesi gerektiği için düzelterek onamıştır (Yargıtay 2. HD, 2016/11933 E., 2018/2327 K., 21.02.2018).
Ayrılık süresi nasıl hesaplanır?
Kesinleşme tarihinden itibaren belirlenen süre sayılır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 14.09.2010'da kesinleşen iki yıllık ayrılık kararında sürenin 14.09.2012'de sona erdiğini kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 2013/16405 E., 2014/2610 K., 18.02.2014).
Karar bana tebliğ edilmediyse ayrılık süresi işler mi?
Hayır. Karar tebliğ edilip kanun yolu süreleri dolmadıkça kesinleşmez, süre de işlemez. Yargıtay, kararı yıllarca tebliğe çıkarmayan ve karşı taraf tebliğ ettirince süreyi kısa bularak temyiz eden davacının vekili hakkında kötüniyetli temyiz nedeniyle para cezasına hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 2016/10693 E., 2017/2568 K., 09.03.2017).
Ayrılık süresince nafaka alabilir miyim?
Alabilirsiniz. Yargıtay'a göre ayrılık kararı verilince tedbir nafakası kararın kesinleşmesine kadar değil, ayrılık süresinin sonuna kadar devam eder (Yargıtay 2. HD, 2010/20232 E., 2012/4124 K., 28.02.2012). Daire bir kararında bu nafakayı ayrılık süresiyle sınırlı ve TMK m. 197/2'deki talep koşuluna bağlı bir tedbir nafakası olarak nitelendirmiştir (Yargıtay 2. HD, 2012/2173 E., 2012/21934 K., 20.09.2012); bu nedenle talebinizi açıkça yazın.
Ayrılık süresi bitince nafaka devam eder mi?
Hayır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'ne göre ayrılık davasında verilen tedbir nafakası ayrılık süresinin bitiminde sona erer (Yargıtay 8. HD, 2013/16405 E., 2014/2610 K., 18.02.2014). Süre sonrası için nafaka ayrı bir davanın konusudur.
Ayrılık süresinde çocuklar kimde kalır?
Hâkim ayrılık kararıyla birlikte velayetin ayrılık süresince hangi eşçe kullanılacağına ve kişisel ilişkiye karar verir. Yargıtay, çocuğun ayrılık süresince geçici velayeti hakkında karar verilmemesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2010/23278 E., 2011/1786 K., 07.02.2011).
Ayrılık süresinde yeniden evlenebilir miyim?
Hayır. Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez; yeniden evlenmek isteyen kişi önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorundadır (TMK m. 130). Ayrılık süresinde eşler evli kalır ve evliliğin genel hükümlerine bağlıdır.
Ayrılık süresinde eşim beni aldatırsa ne yapabilirim?
Sadakat yükümlülüğü ayrılık süresinde de devam eder. Yargıtay, ayrılık süresi içinde kocanın başka bir kadınla yaşadığını ileri sürerek zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebeplerine dayanan dava açan kadının davasının, süre dolmadı diye reddedilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2013/4922 E., 2013/16885 K., 17.06.2013).
Ayrılık süresi dolmadan boşanma davası açabilir miyim?
Yeni olaylara dayanıyorsanız açabilirsiniz. Ancak Yargıtay, yeni bir kusur ispatlanmadan ve TMK m. 172'ye dayanmadan, ayrılık süresi dolmadan açılan davada boşanma kararı verilmesini bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 2016/24367 E., 2018/10693 K., 08.10.2018).
Ayrılık süresi bitince ne olur?
Ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m. 172). Yargıtay, kesinleşmeden itibaren işleyen bir yıllık sürede eşlerin bir araya gelmediği dosyada boşanmaya karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 2009/11544 E., 2009/15799 K., 16.09.2009).
Ayrılık süresindeki davranışlar sonraki boşanma davasında dikkate alınır mı?
Evet. Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar da göz önünde tutulur (TMK m. 172/3). Yargıtay, ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun ispatlandığı dosyada eşleri eşit kusurlu saymıştır (Yargıtay 2. HD, 2007/15085 E., 2008/8798 K., 17.06.2008).
Ayrılık süresi ile fiili ayrılık süresi aynı şey mi?
Hayır. Ayrılık süresi ayrılık kararının kesinleşmesinden itibaren bir ile üç yıl arasındadır (TMK m. 171). Fiili ayrılık süresi ise reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren bir yıldır ve dolduğunda, ortak hayat kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır (TMK m. 166/4).
Uzun süre fiilen ayrı yaşamak tek başına boşanma sebebi midir?
Daire çoğunluğu, fiili ayrılığın tek başına boşanma sebebi olmadığı gerekçesiyle verilen ret kararlarını onamıştır; bu kararlara yazılan karşı oylarda ise TMK m. 171'deki üç yıllık üst sınırdan hareketle üç yıl ve daha uzun süreli eylemli ayrılığın evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösterdiği savunulmuştur (Yargıtay 2. HD, 2022/1726 E., 2022/3306 K., 06.04.2022; Yargıtay 2. HD, 2024/6830 E., 2025/2932 K., 24.03.2025). Reddedilen bir boşanma davasından sonra ise TMK m. 166/4'teki bir yıllık süre uygulanır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 130, 166, 169-172, 180-182, 197, 336
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26, 297
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 139 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 171 gerekçesi s. 73, Komisyon metni s. 402
- Anayasa Mahkemesi, E. 2025/203, K. 2026/39, 12.02.2026
- Anayasa Mahkemesi, E. 2023/116, K. 2024/56, 22.02.2024
- Yargıtay HGK, 2024/128 E., 2025/521 K., 17.09.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/6830 E., 2025/2932 K., 24.03.2025
- Yargıtay 2. HD, 2024/4229 E., 2025/1264 K., 11.02.2025
- Yargıtay 2. HD, 2023/8400 E., 2024/6697 K., 01.10.2024
- Yargıtay 2. HD, 2022/1726 E., 2022/3306 K., 06.04.2022
- Yargıtay 2. HD, 2016/24367 E., 2018/10693 K., 08.10.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/11933 E., 2018/2327 K., 21.02.2018
- Yargıtay 2. HD, 2016/10693 E., 2017/2568 K., 09.03.2017
- Yargıtay 2. HD, 2014/25959 E., 2015/7165 K., 09.04.2015
- Yargıtay 2. HD, 2013/19148 E., 2014/1126 K., 22.01.2014
- Yargıtay 2. HD, 2013/4922 E., 2013/16885 K., 17.06.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/5709 E., 2013/6875 K., 14.03.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/12738 E., 2013/943 K., 17.01.2013
- Yargıtay 2. HD, 2012/2173 E., 2012/21934 K., 20.09.2012
- Yargıtay 2. HD, 2010/20232 E., 2012/4124 K., 28.02.2012
- Yargıtay 2. HD, 2010/23278 E., 2011/1786 K., 07.02.2011
- Yargıtay 2. HD, 2009/16905 E., 2010/18641 K., 08.11.2010
- Yargıtay 2. HD, 2009/11544 E., 2009/15799 K., 16.09.2009
- Yargıtay 2. HD, 2007/15085 E., 2008/8798 K., 17.06.2008
- Yargıtay 8. HD, 2013/16405 E., 2014/2610 K., 18.02.2014
