TMK 375, aile malları ortaklığının süresini ve ortaklıktan çıkmayı düzenler. Ortaklık belirli veya belirsiz süre için kurulabilir. Süre belirlenmemişse ortaklardan her biri altı ay önceden bildirmek koşuluyla ortaklıktan çıkabilir. Tarımsal işletmeyle ilgili bir ortaklıkta bu bildirim, ancak ürünlerin yetiştiği yere göre olağan hasat mevsiminin sonu için geçerlidir. Gerekçeye göre eski metindeki "ziraat mevsimi" ifadesi "hasat" olarak değiştirilmiştir. Fesih bildirimi ortaklığın sona erme sebeplerinden biridir; öteki ortaklar ayrılan ortağın haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK m. 380, 381).
- Belirli süreli ortaklık
- Süresi sözleşmede gösterilen ortaklık.
- Belirsiz süreli ortaklık
- Süresi belirlenmemiş ortaklık.
- Fesih bildirimi
- Ortağın ortaklıktan çıkma iradesini öteki ortaklara bildirmesi.
- Tarımsal işletme
- Toprağın işlenmesine veya ürün yetiştirilmesine dayanan işletme.
- Olağan hasat mevsimi
- Ürünlerin yetiştiği yerde ürünün alındığı olağan dönem.
TMK 375 ne düzenler?
| Unsur | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Süre | Belirli veya belirsiz | TMK m. 375/1 |
| Çıkma | Süre belirlenmemişse altı ay önceden bildirim | TMK m. 375/1 |
| Tarımsal işletme | Bildirim olağan hasat mevsiminin sonu için geçerli | TMK m. 375/2 |
| Sona erme | Fesih bildirimi ve sürenin bitmesi sona erme sebepleridir | TMK m. 380 |
| Devam | Öteki ortaklar ayrılanın haklarını ödeyerek sürdürebilir | TMK m. 381 |
| Değişiklik | "Ziraat mevsimi" yerine "hasat" | Gerekçe, s. 135 |
| Kaynak | 743 m. 325; Öntasarı m. 306 | Gerekçe, s. 135 |
TBMM gerekçesine göre 1984 tarihli Öntasarının 306. maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanun'un 325. maddesini karşılamaktadır; yürürlükteki metinde yer alan "ziraat mevsimi" ifadesi "hasat" olarak değiştirilmiştir. Tasarının 375. maddesi Adalet Komisyonunca aynen kabul edilmiştir (S. Sayısı 723, s. 452).
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, altı aylık bildirim imkânının yalnız süresi belirlenmemiş ortaklıklar için öngörülmesidir; belirli süreli ortaklık, süre açıkça veya örtülü olarak uzatılmadıkça sürenin bitmesiyle sona erer (TMK m. 380). İkinci nokta, tarımsal işletmelerde bildirimin ancak olağan hasat mevsiminin sonu için geçerli olmasıdır. Üçüncü nokta, ortaklardan birinin çıkmasının ortaklığı her zaman sona erdirmemesidir: öteki ortaklar ayrılan ortağın haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK m. 381).
Birinci fıkra: belirli veya belirsiz süre
- Belirli süre: Süre bitince, uzatılmadıkça ortaklık sona erer.
- Belirsiz süre: Ortak altı ay önceden bildirerek çıkabilir.
- Bildirim: Ortaklıktan çıkma iradesinin öteki ortaklara açıklanması.
Aile malları ortaklığı belirli veya belirsiz süre için kurulabilir. Süre belirlenmişse ortaklık, açıkça veya örtülü olarak uzatılmadığı takdirde sürenin bitmesiyle sona erer (TMK m. 380). Süre belirlenmemişse ortaklardan her biri altı ay önceden bildirmek koşuluyla ortaklıktan çıkabilir. Fesih bildirimi, bütün ortakların anlaşması, ortaklardan birinin payının haczedilmesi ve satışının istenmesi, iflası ve haklı sebebe dayanan istemi ile birlikte ortaklığın sona erme sebepleri arasında sayılır (TMK m. 380).
Ortaklardan birinin çıkması ortaklığı her zaman sona erdirmez. Öteki ortaklar, ayrılan ortağın veya alacaklılarının haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir; evlenen ortak ise fesih bildirimine gerek olmaksızın ortaklıktaki hakkının kendisine ödenmesini isteyebilir (TMK m. 381). Ayrılan ortağın payı, ortaklık mallarının ayrılma zamanındaki değerine ve durumuna göre hesaplanır; hesaplaşma uygun olmayan bir zamanda istenemez (TMK m. 383).
İkinci fıkra: tarımsal işletmelerde bildirim
- Kapsam: Tarımsal işletmeyle ilgili ortaklık.
- Kural: Bildirim olağan hasat mevsiminin sonu için geçerlidir.
- Ölçü: Ürünlerin yetiştiği yer.
İkinci fıkraya göre bildirim, tarımsal işletme ile ilgili bir ortaklıkta ancak ürünlerin yetiştiği yere göre olağan hasat mevsiminin sonu için geçerlidir. Böylece ortaklıktan çıkma bildirimi, o yerde ürünlerin olağan olarak alındığı dönem sona ermeden hüküm doğurmaz. Gerekçe, eski metindeki "ziraat mevsimi" ifadesinin "hasat" olarak değiştirildiğini belirtir; eski metin, zirai bir işe ilişkin ortaklıkta ihbardan sonra geçmesi gereken sürenin mahallî örfe göre o iş için gerekli ziraat mevsiminden ibaret olduğunu öngörüyordu.
Mirasçılar terekedeki tarımsal araziyi 373 ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına da devredebilir (5403 s. K. m. 8/C); böyle bir ortaklık tarımsal işletmeyle ilgili olduğunda ortaklıktan çıkma bildirimi ikinci fıkradaki hasat kuralına tabidir.
Aile malları ortaklığı sözleşmesinde süreyi açıkça belirleyin; belirlemezseniz ortaklardan her biri altı ay önceden bildirerek ortaklıktan çıkabilir. Ortaklık bir tarımsal işletmeyle ilgiliyse, çıkma bildirimi ancak olağan hasat mevsiminin sonu için hüküm doğurur. Bir ortak ayrılırsa, öteki ortaklar onun haklarını ödeyerek ortaklığı sürdürebilir.
Yargıtay kararları
Bu sayfa hazırlanırken 375. maddeyi doğrudan uygulayan bir karara rastlanmamıştır; aşağıdaki kararlar aile malları ortaklığına ilişkindir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Aile malları ortaklığına giren alacak hakları elbirliği hâlinde alacaklılık oluşturur; bu alacaklar ancak bütün alacaklıların birlikte hareketiyle istenebilir
Mirasbırakanın kiraya verdiği taşınmaz payı için atanan miras ortaklığı temsilcisi, kiracıdan ödenmeyen kira bedellerini istedi. Mahkeme, kiranın bölünerek bir kısım mirasçılara ödendiğini ve bu ödemelerin iyiniyetli kiracıyı borcundan kurtardığını belirterek istemi reddetti ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi.
“Elbirliği halinde alacaklılık durumları bazı kanun hükümlerinde özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, adi ortaklıkta ortaklık alacakları (818 sayılı Borçlar Kanunu m.534);miras ortaklığı devam ettiği sürece mirasçıların mirasbırakandan intikal eden alacak hakları (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.640);eşler arasında mal ortaklığı rejimi varsa bunların ortaklık kapsamına giren alacakları (TMK m.256);aile malları ortaklığında bu ortaklığa giren alacak hakları (TMK. m.373) için elbirliği halinde alacaklılık söz konusudur. Bu emredici kanun hükümlerine göre, söz konusu alacak hakları ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle borçludan talep edilebilir.”
Ne anlama geliyor? Karar, aile malları ortaklığının elbirliği niteliğinin alacaklar bakımından sonucunu gösterir. Hukuk Genel Kurulu, elbirliği hâlinde alacaklılığın kanunda özel olarak düzenlendiği hâller arasında adi ortaklık alacaklarını, miras ortaklığı sürerken mirasbırakandan intikal eden alacakları, mal ortaklığı rejimindeki ortaklık alacaklarını ve aile malları ortaklığına giren alacak haklarını saymış; bu alacakların ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle borçludan istenebileceğini belirtmiştir. Somut olayda miras ortaklığına ilişkin bu ilke uygulanmış, mirasçılardan birine veya birkaçına yapılan ödemenin kiracıyı terekeye karşı borcundan kurtarmayacağı belirtilerek direnme kararı bozulmuştur (TMK m. 376).
Mirasçılar terekedeki tarım arazisini aile malları ortaklığına devredebilir; ancak bu imkânı getiren hüküm, yürürlüğünden önce ölen mirasbırakanın arazilerine uygulanamaz
Mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılardan biri, terekedeki tarım arazilerinin ehil mirasçı olarak tarımsal gelir değeri üzerinden kendisine devrini istedi. Bir kısım davalılar derdest ortaklığın giderilmesi davasını ileri sürdü ve başka bir mirasçının ehil mirasçı olduğunu savundu; mahkeme davayı kabul etti.
“Mirasçılar, terekede bulunan tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazinin mülkiyeti hakkında; a) Bir mirasçıya veya yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerini karşılaması durumunda birden fazla mirasçıya devrini,b) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 373 üncü ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devrini, c) Mirasçıların tamamının miras payı oranında hissedarı oldukları 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kuracakları limited şirkete devrini, ç) Mülkiyetin üçüncü kişilere devrini, kararlaştırabilirler.”
Ne anlama geliyor? Karar, aile malları ortaklığının tarım arazilerinin mirasçılar arasında korunmasındaki yerini gösterir. Daire, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/C maddesini aktararak mirasçıların terekedeki tarımsal arazinin bir mirasçıya, 373 ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına, limited şirkete ya da üçüncü kişilere devrini kararlaştırabileceklerini belirtmiştir. Ancak bu hükmün ve geçiş hükmünün yürürlüğe girmesinden önce mirasbırakan öldüğünden, 8/C maddesine dayanılarak hüküm kurulamayacağı ve davanın reddi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Madde gerekçesi
Madde 375- 1984 tarihli Öntasarının 306 ncı maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 325 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde yer alan ziraat mevsimi ifadesi, hasat olarak değiştirilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 135Gerekçe, maddenin eski Kanun'un 325. maddesini karşıladığını ve tek değişikliğin tarımsal işletmelere ilişkin fıkrada "ziraat mevsimi" yerine "hasat" ifadesinin kullanılması olduğunu gösterir.
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 325. maddeydi.
Mal ortaklığı, muayyen veya gayri muayyen bir müddet için olabilir. Müddet, muayyen olmadığı takdirde; ortaklardan her biri, altı ay evvel ihbar edilmek şartiyle şirketle alakasını kesebilir. Şirket, zirai bir işe dair olduğu takdirde; ihbardan sonra geçmesi lazımgelen müddet, mahalli örfe göre, o iş için muktazi ziraat mevsiminden ibarettir.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 325 | 4721 sayılı Kanun m. 375 | |
|---|---|---|
| Süre | Muayyen veya gayri muayyen | Belirli veya belirsiz |
| Çıkma | Altı ay evvel ihbarla şirketle alakayı kesme | Altı ay önceden bildirimle ortaklıktan çıkma |
| Tarımsal iş | İhbardan sonra mahallî örfe göre gerekli ziraat mevsimi | Bildirim olağan hasat mevsiminin sonu için geçerli |
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir; Tasarı metni Adalet Komisyonunda da değiştirilmemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 375. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 373: Aile malları ortaklığının koşulları.
- TMK m. 374: Aile malları ortaklığında şekil.
- TMK m. 380: Ortaklığın sona erme sebepleri.
- TMK m. 381: Fesih bildirimi, ödemeden aciz, evlenme.
Aile malları ortaklığının süresi, ortaklıktan çıkma veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 375 ne diyor?
Aile malları ortaklığının belirli veya belirsiz süre için kurulabileceğini, süre belirlenmemişse ortakların altı ay önceden bildirerek çıkabileceğini ve tarımsal işletmelerde bildirimin olağan hasat mevsiminin sonu için geçerli olduğunu düzenler.
Aile malları ortaklığı süreli kurulabilir mi?
Evet; belirli veya belirsiz süre için kurulabilir.
Süre belirlenmemişse ortaklıktan nasıl çıkılır?
Altı ay önceden bildirmek koşuluyla.
Belirli süreli ortaklıktan bildirimle çıkılabilir mi?
Madde altı aylık bildirimi süresi belirlenmemiş ortaklık için öngörür; belirli süreli ortaklık, uzatılmadıkça sürenin bitmesiyle sona erer (TMK m. 380).
Tarımsal işletmede bildirim ne zaman hüküm doğurur?
Ancak ürünlerin yetiştiği yere göre olağan hasat mevsiminin sonu için.
Bir ortağın çıkması ortaklığı sona erdirir mi?
Her zaman değil; öteki ortaklar ayrılan ortağın haklarını ödeyerek ortaklığı sürdürebilir (TMK m. 381).
Evlenen ortak ne yapabilir?
Fesih bildirimine gerek olmaksızın ortaklıktaki hakkının kendisine ödenmesini isteyebilir (TMK m. 381).
Ayrılan ortağın payı nasıl hesaplanır?
Ortaklık mallarının ayrılma zamanındaki değerine ve durumuna göre (TMK m. 383).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 325. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 373, 375, 380, 381, 383
- 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8/C
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 325 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 375 gerekçesi s. 135, Tasarı ve Komisyon metni s. 452
- Yargıtay HGK, 2011/6-165 E., 2011/298 K., 11.05.2011
- Yargıtay 14. HD, 2017/1289 E., 2021/226 K., 21.01.2021
