TMK 379, aile malları ortaklığında malların kime ait olduğunu ve ortaklığın borçlarından kimin sorumlu olduğunu düzenler. Birinci fıkraya göre ortaklar, ortaklığa giren malların elbirliği hâlinde malikidir. İkinci fıkraya göre ortaklar, ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumludur; alacaklı borcun tamamını ortaklardan dilediğinden isteyebilir (TBK m. 163). Üçüncü fıkraya göre ortakların ortaklık dışında bıraktıkları mallar ile, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklık sürerken miras yoluyla veya karşılıksız kazanma yoluyla edindikleri mallar kişisel mallarıdır. Tasarı, aksi kararlaştırılmış olmadıkça ortaklık sürerken edinilen bütün malları edinen ortağın kişisel malı sayıyordu; Adalet Komisyonu üçüncü fıkrayı eski Kanun'a ve kaynak İsviçre hükmüne paralel olarak yeniden düzenlemiştir.
- Ortak mal
- Ortaklığa giren ve ortakların elbirliği hâlinde malik olduğu mal.
- Elbirliği mülkiyeti
- Ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının malların tamamına yaygın olduğu mülkiyet.
- Müteselsil sorumluluk
- Alacaklının borcun tamamını borçlulardan dilediğinden isteyebilmesi.
- Kişisel mal
- Ortaklığa girmeyen ve ortağın kendisine ait olan mal.
- Karşılıksız kazanma
- Bağış gibi, karşılık ödenmeden yapılan edinme.
TMK 379 ne düzenler?
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ortak mallar | Ortaklar ortaklığa giren malların elbirliği hâlinde malikidir | TMK m. 379/1 |
| Borçlar | Ortaklar ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumludur | TMK m. 379/2 |
| Kişisel mallar | Ortaklık dışında bırakılan mallar ile ortaklık sürerken miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallar | TMK m. 379/3 |
| Aksi anlaşma | Ortaklık sürerken karşılıksız edinilen mallar için ortaklar aksini kararlaştırabilir | TMK m. 379/3 |
| Paylar | Ortaklık sürerken pay istenemez, pay üzerinde tasarruf yapılamaz | TMK m. 376/3 |
| Komisyon | Üçüncü fıkra eski Kanun ve İsviçre MK m. 342 ile paralel hâle getirildi | S. Sayısı 723, s. 315 |
| Kaynak | 743 m. 329; Öntasarı m. 310; İsviçre MK m. 342 | Gerekçe, s. 135-136 |
TBMM gerekçesine göre 1984 tarihli Öntasarının 310. maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanun'un 329. maddesini karşılamaktadır ve eski metinden farklı olarak üç fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. Gerekçe, Tasarının önemli farkını ortaklık döneminde bedelli veya bedelsiz ya da miras yoluyla edinilen bütün malların, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, edinen ortağın kişisel malı sayılması olarak açıklar. Adalet Komisyonu ise üçüncü fıkrayı eski Kanun'un 329. maddesi ve kaynak İsviçre Medeni Kanunu'nun 342. maddesiyle paralelliği sağlamak amacıyla yeniden düzenlemiştir (S. Sayısı 723, s. 315 ve 453). Yürürlükteki metin bu nedenle ortaklık sürerken edinilen mallardan yalnız miras yoluyla veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilenleri kişisel mal sayar.
Bu maddede dikkat edilecek ilk nokta, ortak mallar üzerindeki hakkın elbirliği mülkiyeti olmasıdır: ortakların belirlenmiş payları yoktur ve her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır (TMK m. 701). İkinci nokta, ortaklığın borçlarından doğan müteselsil sorumluluktur: alacaklı borcun tamamının ifasını ortaklardan dilediğinden isteyebilir (TBK m. 163). Üçüncü nokta, gerekçenin Tasarı metnini anlatmasıdır: Adalet Komisyonu üçüncü fıkrayı değiştirdiği için kişisel mallar yürürlükteki metne göre belirlenir ve karşılık ödenerek yapılan edinimler bu sayımda yer almaz.
Birinci fıkra: ortak mallar ve elbirliği mülkiyeti
- Kural: Ortaklar ortaklığa giren malların elbirliği hâlinde malikidir.
- Pay: Ortakların belirlenmiş payları yoktur.
- Tasarruf: Ortaklık sürerken pay istenemez, pay üzerinde tasarruf yapılamaz.
Birinci fıkraya göre ortaklar, ortaklığa giren malların elbirliği hâlinde malikidir. Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir; bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır (TMK m. 701). Aile malları ortaklığı, hısımların aralarında resmî şekilde yapacakları sözleşmeyle kurulan böyle bir topluluktur (TMK m. 373, TMK m. 374).
Elbirliği niteliğinin sonuçları maddenin çevresindeki hükümlerde görülür. Ortaklar, ortaklık devam ettiği sürece paylarını isteyemez ve bu payları üzerinde tasarruf işlemi yapamaz (TMK m. 376); sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece paylaşma yapılamaz (TMK m. 702). Ortaklık tüm ortakların elbirliği ile yönetilir; olağan yönetim işlerini ise her ortak diğerlerinin katılması gerekmeksizin yapabilir (TMK m. 377). Ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir ve bu korumadan bütün ortaklar yararlanır (TMK m. 702).
Aynı ilke ortaklığın alacaklarında da geçerlidir. Hukuk Genel Kurulu, aile malları ortaklığına giren alacak haklarında elbirliği hâlinde alacaklılık bulunduğunu ve bu alacakların ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle borçludan istenebileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 2011/6-165 E., 2011/298 K., 11.05.2011).
İkinci fıkra: ortaklığın borçlarından müteselsil sorumluluk
- Kural: Ortaklar ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumludur.
- Alacaklı: Borcun tamamını ortaklardan dilediğinden isteyebilir.
- İç ilişki: Payından fazla ödeyen ortak diğerlerine payları oranında rücu edebilir.
İkinci fıkraya göre ortaklar, ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumludur. Türk Borçlar Kanunu'na göre birden çok borçludan her biri borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirmedikçe müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar (TBK m. 162); 379. maddenin ikinci fıkrası bu hâllerden biridir. Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse ortakların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir; ortakların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder (TBK m. 163).
Ortaklar arasındaki iç ilişkide ise aksi kararlaştırılmadıkça veya aralarındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, her ortak alacaklıya yapılan ifadan eşit payla sorumludur; kendisine düşen paydan fazla ödeyen ortak, fazlayı diğer ortaklardan ancak payları oranında isteyebilir (TBK m. 167). Bu kural, aile malları ortaklığındaki eşitlik ilkesiyle örtüşür: aksi kararlaştırılmış olmadıkça ortaklardan her biri eşit hakka sahiptir (TMK m. 376).
Ortaklığın borçları dışında, bir ortağın payının haczedilmesi ve satışının istenmesi ortaklığı sona erdiren sebepler arasında sayılmıştır (TMK m. 380).
Üçüncü fıkra: kişisel mallar
- Ortaklık dışında bırakılanlar: Ortaklığa konulmayan mallar.
- Sonradan karşılıksız edinilenler: Miras veya başka bir karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallar.
- Aksi anlaşma: Ortaklar bu edinimlerin ortaklığa girmesini kararlaştırabilir.
Üçüncü fıkra iki grup malı ortakların kişisel malı sayar. İlk grup, ortakların ortaklık dışında bıraktıkları mallardır: ortaklık hısımlara geçen mirasın tamamı veya bir bölümüyle kurulabildiğinden (TMK m. 373), ortaklığa konulmayan mallar ortağın kişisel malı olarak kalır. İkinci grup, ortaklığın devamı sırasında miras yoluyla veya herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallardır; bu mallar da aksi kararlaştırılmış olmadıkça edinen ortağın kişisel malıdır. Eski Kanun'un 329. maddesi de şeriklerden birinin şirkete koymadığı veya şirket süresince miras yoluyla ya da herhangi bir suretle karşılıksız edindiği malların, aksine şart olmadıkça şirket mallarından sayılmayacağını öngörüyordu.
Karşılık ödenerek yapılan edinimler bu sayımda yer almaz. Tasarı, aksi kararlaştırılmış olmadıkça ortaklığın devamı sırasında edinilen bütün malları kişisel mal sayıyordu; gerekçe bu farkı bedelli veya bedelsiz ya da miras yoluyla edinilen bütün mallar bakımından açıklar. Adalet Komisyonu ise fıkrayı eski Kanun ve kaynak İsviçre hükmüyle paralel olacak biçimde yeniden düzenleyerek, ortaklık sürerken edinilip kişisel mal sayılan malları miras ve karşılıksız kazanma yoluyla edinilenlerle sınırlamıştır (S. Sayısı 723, s. 315).
Kişisel malların ayrımı ortaklık sona erdiğinde de önem taşır. Ortaklık mallarının paylaşılması veya ayrılan ortağın payının hesaplanması, ortaklık mallarının paylaşma veya ayrılma zamanındaki değerine ve durumuna göre yapılır (TMK m. 383); kişisel mallar bu paylaşmanın konusu değildir.
Ortaklık sözleşmesi hazırlıyorsanız, ortaklığa hangi malların gireceğini ve hangilerinin dışarıda kalacağını açıkça yazın; dışarıda bıraktığınız mallar kişisel malınız olarak kalır. Ortaklık sürerken mirasla veya bağışla mal edinirseniz, bu mal aksi kararlaştırılmadıkça sizin kişisel malınızdır. Ortaklığa borç veren bir alacaklıysanız, alacağınızın tamamını ortaklardan dilediğinizden isteyebilirsiniz; payından fazla ödeme yapan ortak diğer ortaklara payları oranında rücu edebilir.
Yargıtay kararları
Bu sayfa hazırlanırken 379. maddeyi doğrudan uygulayan bir karara rastlanmamıştır; aşağıdaki kararlar aile malları ortaklığına ilişkindir. Kararlar resmî karar arama sistemlerinden alınmıştır. Her kartta kararın vardığı ilke, olayın özeti, karardan birebir bir alıntı ve kararın uygulamadaki anlamı yer alır. Konuya göre süzmek için düğmeleri kullanabilirsiniz.
Aile malları ortaklığına giren alacak hakları elbirliği hâlinde alacaklılık oluşturur; bu alacaklar ancak bütün alacaklıların birlikte hareketiyle istenebilir
Mirasbırakanın kiraya verdiği taşınmaz payı için atanan miras ortaklığı temsilcisi, kiracıdan ödenmeyen kira bedellerini istedi. Mahkeme, kiranın bölünerek bir kısım mirasçılara ödendiğini ve bu ödemelerin iyiniyetli kiracıyı borcundan kurtardığını belirterek istemi reddetti ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direndi.
“Elbirliği halinde alacaklılık durumları bazı kanun hükümlerinde özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, adi ortaklıkta ortaklık alacakları (818 sayılı Borçlar Kanunu m.534);miras ortaklığı devam ettiği sürece mirasçıların mirasbırakandan intikal eden alacak hakları (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.640);eşler arasında mal ortaklığı rejimi varsa bunların ortaklık kapsamına giren alacakları (TMK m.256);aile malları ortaklığında bu ortaklığa giren alacak hakları (TMK. m.373) için elbirliği halinde alacaklılık söz konusudur. Bu emredici kanun hükümlerine göre, söz konusu alacak hakları ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle borçludan talep edilebilir.”
Ne anlama geliyor? Karar, aile malları ortaklığının elbirliği niteliğinin alacaklar bakımından sonucunu gösterir. Hukuk Genel Kurulu, elbirliği hâlinde alacaklılığın kanunda özel olarak düzenlendiği hâller arasında adi ortaklık alacaklarını, miras ortaklığı sürerken mirasbırakandan intikal eden alacakları, mal ortaklığı rejimindeki ortaklık alacaklarını ve aile malları ortaklığına giren alacak haklarını saymış; bu alacakların ancak bütün alacaklıların birlikte hareket etmesiyle borçludan istenebileceğini belirtmiştir. Somut olayda miras ortaklığına ilişkin bu ilke uygulanmış, mirasçılardan birine veya birkaçına yapılan ödemenin kiracıyı terekeye karşı borcundan kurtarmayacağı belirtilerek direnme kararı bozulmuştur (TMK m. 376).
Mirasçılar terekedeki tarım arazisini aile malları ortaklığına devredebilir; ancak bu imkânı getiren hüküm, yürürlüğünden önce ölen mirasbırakanın arazilerine uygulanamaz
Mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılardan biri, terekedeki tarım arazilerinin ehil mirasçı olarak tarımsal gelir değeri üzerinden kendisine devrini istedi. Bir kısım davalılar derdest ortaklığın giderilmesi davasını ileri sürdü ve başka bir mirasçının ehil mirasçı olduğunu savundu; mahkeme davayı kabul etti.
“Mirasçılar, terekede bulunan tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazinin mülkiyeti hakkında; a) Bir mirasçıya veya yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerini karşılaması durumunda birden fazla mirasçıya devrini,b) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 373 üncü ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devrini, c) Mirasçıların tamamının miras payı oranında hissedarı oldukları 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kuracakları limited şirkete devrini, ç) Mülkiyetin üçüncü kişilere devrini, kararlaştırabilirler.”
Ne anlama geliyor? Karar, aile malları ortaklığının tarım arazilerinin mirasçılar arasında korunmasındaki yerini gösterir. Daire, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/C maddesini aktararak mirasçıların terekedeki tarımsal arazinin bir mirasçıya, 373 ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına, limited şirkete ya da üçüncü kişilere devrini kararlaştırabileceklerini belirtmiştir. Ancak bu hükmün ve geçiş hükmünün yürürlüğe girmesinden önce mirasbırakan öldüğünden, 8/C maddesine dayanılarak hüküm kurulamayacağı ve davanın reddi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Madde gerekçesi
Madde 379- 1984 tarihli Öntasarının 310 uncu maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 329 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinden farklı olarak üç fıkra hâlinde kaleme alınan maddenin hem yürürlükteki metin hem de kaynak İsviçre Medenî Kanununun 342 nci maddesine göre içerik açısından sahip olduğu önemli fark, ortaklık döneminde ortaklar tarafından, bedelli veya bedelsiz ya da miras yoluyla, edinilen bütün malların, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, onu edinen ortağın kişisel malı olduğunun kabul edilmesidir. Böylece madde, söz konusu kurumun amacına daha uygun hâle getirilmiştir.
Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), s. 135-136- Tasarının 379 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, yürürlükteki Kanunun 329 uncu ve kaynak İsviçre Medeni Kanununun 342 nci maddesiyle paralelliği sağlamak amacıyla yeniden düzenlenmiştir.
Gerekçe, Tasarı metnini anlatır: Tasarıya göre ortaklık döneminde bedelli veya bedelsiz ya da miras yoluyla edinilen bütün mallar, aksi kararlaştırılmış olmadıkça edinen ortağın kişisel malı sayılacaktı. Adalet Komisyonu üçüncü fıkrayı eski Kanun'un 329. maddesi ve İsviçre Medeni Kanunu'nun 342. maddesiyle paralelliği sağlamak amacıyla yeniden düzenlemiştir. Yürürlükteki metin, ortaklık sürerken edinilen mallardan yalnız miras yoluyla veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilenleri kişisel mal sayar; gerekçede anlatılan fark bu nedenle kanunlaşan metne yansımamıştır.
| Tasarı m. 379/3 | Kanun m. 379/3 | |
|---|---|---|
| Ortaklık dışında bırakılan mallar | Kişisel mal | Kişisel mal |
| Ortaklık sürerken edinilen mallar | Aksi kararlaştırılmış olmadıkça bütün edinimler kişisel mal | Aksi kararlaştırılmış olmadıkça yalnız miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilenler kişisel mal |
| Dayanak | Gerekçe, s. 135-136; Tasarı metni, s. 453 | Komisyon değişikliği, s. 315; Komisyon metni, s. 453 |
743 sayılı eski Medeni Kanun'daki karşılığı
Eski Kanun'da maddenin karşılığı 329. maddeydi.
Şirkete dahil olan mallar, şeriklerin müşterek mülküdür. Şerikler borçlardan müteselsilen mesuldürler. Şeriklerden birinin şirkete koymadığı veya şirket esnasında miras tarikiyle yahut her hangi bir suretle ıvazsız iktisap ettiği mallar, hilafına şart olmadıkça şirket emvalinden sayılmaz.
743 sayılı Kanun, mevzuat.gov.tr| 743 sayılı Kanun m. 329 | 4721 sayılı Kanun m. 379 | |
|---|---|---|
| Ortak mallar | Şirkete dahil olan mallar şeriklerin müşterek mülküdür | Ortaklığa giren mallar ortakların elbirliği hâlinde mülkiyetindedir |
| Borçlar | Şerikler borçlardan müteselsilen sorumludur | Ortaklar ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumludur |
| Kişisel mallar | Şirkete konulmayan ve şirket süresince miras yoluyla veya herhangi bir suretle karşılıksız edinilen mallar, aksine şart yoksa şirket malı sayılmaz | Ortaklık dışında bırakılan ve ortaklık sürerken miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallar, aksi kararlaştırılmamışsa kişisel maldır |
| Fıkra düzeni | Tek fıkra | Üç fıkra |
Adalet Komisyonunun değişikliğiyle üçüncü fıkra, eski Kanun'un 329. maddesindeki kuralı yeni dille sürdürmüştür.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Gelişme | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasarı aşaması | Adalet Komisyonu üçüncü fıkrayı eski Kanun'un 329. maddesi ve İsviçre MK m. 342 ile paralel olacak biçimde yeniden düzenledi | S. Sayısı 723, s. 315 |
| 01.01.2002 | Madde yürürlüğe girdi | 4721 s. K. |
Madde 2002'den bu yana değişmemiştir. Tasarı aşamasında Adalet Komisyonu üçüncü fıkrayı yeniden düzenlemiştir. Bu sayfa hazırlanırken norm denetimi karar bankasında 379. maddenin itiraz veya iptal konusu olduğu bir karara rastlanmamıştır.
İlgili maddeler
- TMK m. 373: Aile malları ortaklığının koşulları.
- TMK m. 376: Elbirliği ile işletme.
- TMK m. 380: Ortaklığın sona erme sebepleri.
- TMK m. 383: Paylaşma kuralları.
Aile malları ortaklığında ortak mallar, kişisel mallar veya aile hukukundan doğan diğer sorularınız için boşanma avukatı İstanbul sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
TMK 379 ne diyor?
Ortakların ortaklığa giren malların elbirliği hâlinde malik olduğunu, ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumlu olduklarını ve ortaklık dışında bırakılan mallar ile ortaklık sürerken miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilen malların, aksi kararlaştırılmamışsa, kişisel mal olduğunu düzenler.
Ortaklığa giren mallar kimindir?
Ortakların elbirliği hâlindeki mülkiyetindedir; ortakların belirlenmiş payları yoktur ve her birinin hakkı malların tamamına yaygındır (TMK m. 701).
Ortaklık sürerken payımı isteyebilir miyim?
Hayır; ortaklar ortaklık devam ettiği sürece paylarını isteyemez ve payları üzerinde tasarruf işlemi yapamaz (TMK m. 376).
Ortaklığın borcundan kim sorumludur?
Ortakların hepsi müteselsil olarak; alacaklı borcun tamamını ortaklardan dilediğinden isteyebilir (TBK m. 163).
Borcun tamamını ödeyen ortak ne yapabilir?
Kendisine düşen paydan fazla ödediği miktarı diğer ortaklardan payları oranında isteyebilir (TBK m. 167).
Ortaklığa koymadığım mallar ne olur?
Kişisel malınız olarak kalır.
Ortaklık sürerken mirasla edindiğim mal ortaklığa girer mi?
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça girmez; kişisel malınızdır.
Bağış yoluyla edinilen mal için de aynı kural geçerli mi?
Evet; herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallar da aksi kararlaştırılmamışsa kişisel maldır.
Gerekçe ile kanun metni neden farklı?
Gerekçe Tasarı metnini anlatır; Adalet Komisyonu üçüncü fıkrayı eski Kanun'a ve İsviçre Medeni Kanunu'na paralel olarak yeniden düzenlemiştir (S. Sayısı 723, s. 315).
Eski Kanun'da karşılığı var mıydı?
Evet; 743 sayılı Kanun'un 329. maddesi.
Madde yürürlüğe girdiğinden beri değişti mi?
Hayır.
Kaynaklar ve Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 373, 374, 376, 377, 379, 380, 383, 701, 702
- 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8/C
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 162, 163, 167
- 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 329 (mülga)
- Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM S. Sayısı: 723 (21. Dönem), m. 379 gerekçesi s. 135-136, Komisyon değişiklik listesi s. 315, Tasarı ve Komisyon metni s. 453
- Yargıtay HGK, 2011/6-165 E., 2011/298 K., 11.05.2011
- Yargıtay 14. HD, 2017/1289 E., 2021/226 K., 21.01.2021
